İçeriğe geç

YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · İslam Düşüncesinde Yorumlar · DİN-D07-L05

Alevilik ve Bektaşilik

TYTAYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm

1Kanca

Muharrem ayının on üçüncü sabahı, Ankara'da dört katlı bir apartman. Kapı çalınıyor; karşı daireden Meltem Teyze elinde bir tepsi aşureyle duruyor. «On iki gün matem orucu tuttuk kızım, dün akşam cemde lokmamızı paylaştık, bu da sizin payınız.» Nehir teşekkür edip tepsiyi alıyor; «cem» ile «lokma»nın tam olarak ne olduğunu sormaya utanıyor. Odasına dönüp deneme kitabını açtığında karşısına çıkan paragraf neredeyse aynı sahneyi anlatıyor: bir dede, saz çalan bir zakir, birlikte dönülen semah, sonra herkese eşit bölünen yemek. Kök tek bir kavram soruyor, seçeneklerde de cem, lokma, musahiplik ve düşkünlük yan yana diziliyor. Nehir aşurenin kokusunu alıyor ama hangi kelimenin hangi uygulamayı adlandırdığını ayıramıyor.

2Hedefler

  • Alevilik ve Bektaşiliğin Hz. Ali ve Ehl-i beyt sevgisi etrafında biçimlenen temel çizgisini kendi kavramlarıyla açıklayabilirsin.
  • Cem, semah, lokma, musahiplik, düşkünlük, Muharrem ve Hızır oruçları gibi uygulamaları tanımlarıyla eşleştirebilirsin.
  • «Eline, beline, diline sahip ol» ilkesini ve dört kapı kırk makam öğretisini verilen bir paragrafta tanıyabilirsin.
  • Alevilik ile Bektaşiliğin ortak noktalarını ve örgütlenmedeki ayrımlarını karşılaştırabilirsin.

3Konu anlatımı

Bir yolun iki adı

Meltem Teyze kendi inancından söz ederken çoğu zaman «yol» der: «yolumuzda böyledir», «yola girmek». Alevilik ve Bektaşilik de kendilerini önce bir yol, bir yaşayış biçimi olarak tanımlar. Ders kitapları bu geleneği İslam düşüncesindeki tasavvufi yorumlar içinde ele alır ve onu kendi kaynaklarındaki kavramlarla tanıtır. Alevî kelimesi «Ali'ye mensup, Ali'yi seven» anlamına gelir. Bektaşi adı ise on üçüncü yüzyılda Anadolu'da yaşamış Hacı Bektaş Veli'ye nispetle kullanılır. İki ad aynı inanç ve gelenek çizgisinin iki kolunu gösterir; aralarındaki farka anlatımın sonunda döneceğiz.

Hz. Ali sevgisi ve Ehl-i beyt muhabbeti

Bu yolun merkezinde Hz. Ali'ye ve Ehl-i beyte duyulan sevgi durur. Ehl-i beyt, «ev halkı» demektir; Alevi-Bektaşi geleneğinde Hz. Peygamber, Hz. Ali, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i, ardından onların soyundan gelen imamları anlatır. Cemlerde okunan dualarda «Allah, Muhammed, Ali» adları birlikte anılır ve on iki imam saygıyla hatırlanır. Kur'an'da Hz. Peygamber'e, tebliğine karşılık insanlardan yakınlara sevgiden başka bir şey istemediğini söylemesi bildirilir (Şûrâ 42/23). Alevi-Bektaşi geleneği bu ayeti Ehl-i beyt muhabbetinin dayanakları arasında sayar.

Bu sevgi iki kavramla ifade edilir. Tevellâ, Ehl-i beyt'i ve onu sevenleri sevmektir. Teberrâ ise Ehl-i beyt'e düşmanlık edenlerden uzak durmaktır. Kerbelâ'da Hz. Hüseyin ve yakınlarının şehit edilmesi, bu geleneğin hafızasında derin bir yas olarak yaşar; Muharrem ayındaki oruç da bu yasın ibadete dönüşmüş biçimidir.

Hacı Bektaş Veli ve Anadolu

Hacı Bektaş Veli, Türkistan ve Horasan dervişlerinin Anadolu'ya taşıdığı tasavvuf mirasının en çok anılan temsilcilerindendir. Horasan'da doğduğu, bugün Nevşehir'e bağlı Hacıbektaş ilçesinde yaşayıp öğretisini orada yaydığı kabul edilir. Öğretisi Makâlât adlı eserinde yer alır; hayatı ve eseri «Anadolu'da İslam» modülünde ayrıntılı işlenir. Burada bilmen gereken, Alevi-Bektaşi geleneğinin temel ahlak öğretilerini büyük ölçüde ona dayandırmasıdır. Hacıbektaş'taki dergâhı yüzyıllar boyunca bu yolun merkezlerinden biri oldu; bugün de her yıl ağustos ayında düzenlenen anma törenleri Türkiye'nin dört bir yanından insanı bir araya getirir.

Yolun ahlakı: el, bel, dil

Geleneğin en çok bilinen ilkesi kısa bir cümleyle söylenir: «Eline, beline, diline sahip ol.» Her organ bir sorumluluk alanını temsil eder. Ele sahip olmak, başkasının malına ve canına uzanmamak, hırsızlık ve şiddetten uzak durmaktır. Bele sahip olmak, namusu korumak ve evlilik dışı ilişkiden kaçınmaktır. Dile sahip olmak, yalan söylememek, gıybet etmemek, kimseyi sözle incitmemektir. Cemde dedenin talibe sorduğu sorular da çoğu zaman bu üç alana yöneliktir.

Hacı Bektaş Veli'ye dayandırılan dört kapı kırk makam öğretisi, yolda ilerlemeyi basamaklarla anlatır. Dört kapı şeriat, tarikat, marifet ve hakikattir; her kapının on makamı vardır ve toplam kırk makam eder. Şeriat kapısı inanmayı, ibadet etmeyi, helal kazanmayı içerir. Tarikat kapısı yola girip bir rehbere bağlanmayı, hizmet etmeyi anlatır. Marifet kapısı edebi, sabrı, kendini bilmeyi öne çıkarır. Hakikat kapısında ise kişi bütün varlığı aynı kaynaktan gelmiş görür ve hiçbir yaratılmışı incitmez. Bu basamakların vardığı yer, eksiklerinden arınmış olgun insandır; geleneğin diliyle insan-ı kâmil.

Cem: birlikte ibadet

Alevilerin toplu ibadetine cem denir; «bir araya gelmek, toplanmak» anlamındaki kökten gelir. Cemin yapıldığı yere cemevi adı verilir. Alevi anlatısına göre cem, Hz. Peygamber'in Miraç dönüşü katıldığı Kırklar Meclisi'ne dayanır: kadın erkek kırk kişinin bir arada bulunduğu bu mecliste ilk semahın döndüğü anlatılır. Bu yüzden cemde kadın ve erkek birlikte bulunur.

Cemi dede yürütür. Dedeler, Ehl-i beyt soyundan geldiğine inanılan ailelere, yani ocaklara mensuptur ve bu görev soydan soya geçer. Talip, yani yola bağlanan kişi, yolda bir rehber eşliğinde ilerler; rehberin üstünde pir bulunur. Bu basamakların adları ve işleyişi ocaktan ocağa değişebilir. Cemde on iki hizmet yerine getirilir: bunlardan bazıları saz çalıp deyiş okuyan zakir, cemin ışığını yakan çerağcı ve meydanın düzenini gözeten gözcüdür.

Cemin bir parçası da semahtır. Semah, saz eşliğinde, kadın ve erkeklerin birlikte belirli figürlerle döndüğü ibadet ritüelidir. Turna semahı, Kırklar semahı gibi türleri vardır ve yöreden yöreye figürleri değişir. Mevlevîlerin semahanede ayin içinde dönen semazenlerinin semasından hem biçim hem bağlam olarak ayrılır; adlarının benzemesi seni yanıltmasın.

Cemin sonunda lokma paylaşılır. Lokma, cem için getirilen ya da adanan yiyecektir; dede tarafından dua edildikten sonra katılanlar arasında eşit biçimde bölüştürülür. Kimin ne getirdiğine bakılmadan herkesin aynı payı alması, eşitliğin ve paylaşmanın simgesidir. Meltem Teyze'nin getirdiği aşure de bu paylaşma anlayışının sofraya taşınmış hâlidir.

Görgü, musahiplik ve düşkünlük

Yılda bir kez yapılan görgü ceminde taliplerin bir yıl boyunca birbirine karşı nasıl davrandığı gözden geçirilir. Küs olanlar barıştırılır, hakkı olan hakkını alır; topluluk birbirinden razı olmadan cem yürümez. Bu «razılık» hâline rıza denir.

Musahiplik, iki evli çiftin dede huzurunda ikrar vererek ömür boyu yol kardeşi olmasıdır. Musahipler birbirinin maddi ve manevi sorumluluğunu üstlenir, sıkıntıda birbirine yetişir. Gelenek bu kardeşliği, Hz. Peygamber'in Medine'de muhacirlerle ensar arasında kurduğu kardeşliğe ve kendisiyle Hz. Ali arasındaki kardeşliğe dayandırır.

Düşkünlük, yolun kurallarını ağır biçimde çiğneyen kişinin topluluktan uzaklaştırılmasıdır. Düşkün sayılan kişi cemlere alınmaz ve topluluk onunla ilişkisini keser. Bu karar cemde, dede huzurunda verilir; ceza süreli olabilir ve süresi dolan ya da hakkı ödenen kişi yeniden topluluğa kabul edilebilir.

Muharrem ve Hızır oruçları

Muharrem orucu, Kerbelâ'da şehit edilen Hz. Hüseyin ve yakınlarının yasını tutmak için Muharrem ayında genellikle on iki gün tutulan oruçtur; bu yüzden matem orucu da denir. On iki gün sayısı on iki imamı anar. Bu günlerde eğlenceden ve canlı kesmekten uzak durulur, bazı yörelerde su da içilmez. Oruç bitince aşure pişirilip komşulara dağıtılır.

Hızır orucu şubat ayında üç gün tutulur. Bu oruçta, Alevi-Bektaşi inancında darda kalana yetiştiğine inanılan Hızır anılır. Oruçtan sonra lokma dökülür ve dualar edilir.

Deyişler, nefesler ve ozanlar

Alevi-Bektaşi inancı büyük ölçüde şiirle aktarılır. Alevi ozanların cemlerde saz eşliğinde okunan şiirlerine deyiş, Bektaşi şairlerin şiirlerine çoğunlukla nefes denir. On iki imamı anan şiirlere düvazimam, Kerbelâ yasını işleyen şiirlere mersiye adı verilir. Geleneğin en çok anılan ozanları arasında on altıncı yüzyılda Sivas yöresinde yaşamış Pir Sultan Abdal ile Bektaşi şairi Kaygusuz Abdal sayılır. Gelenek Yunus Emre'yi de kendi ozanları arasında anar; onun şiirleri cemlerde de okunur.

Alevilik ile Bektaşilik

İki kol inançta, ahlak ilkelerinde ve temel kavramlarda büyük ölçüde örtüşür: Ehl-i beyt sevgisi, el-bel-dil ilkesi, dört kapı öğretisi ve Hacı Bektaş Veli'ye bağlılık ikisinde de vardır. Ayrıldıkları yer daha çok örgütlenmedir. Alevilik tarih boyunca daha çok kırsal Anadolu'da, soya dayalı ocak düzeni içinde yaşadı; yola doğumla girilir ve dedelik soydan geçer. Bektaşilik ise daha çok şehirlerde ve Balkanlar'da, dergâh düzeni etrafında örgütlendi; yola kişinin kendi isteğiyle girip nasip alarak bağlanılır. Bektaşilik içinde, kendini Hacı Bektaş Veli'nin soyuna bağlayan Çelebiler ile yol evladı sayılan Babagânlar diye iki kol bulunur. İki kolun ilişkisinin nasıl tanımlanacağı konusunda araştırmacılar arasında farklı görüşler vardır.

Kavram kartı

KavramGeleneğin tanımıNerede görünürParagraftaki ipucu
CemKadın erkek birlikte yapılan toplu ibadetCemevi, Kırklar Meclisi anlatısı«dede, zakir, on iki hizmet»
SemahSaz eşliğinde birlikte dönülen ritüelCemin içinde«turna», «kırklar», «döndüler»
LokmaDuadan sonra eşit bölünen yiyecekCem sonu, Hızır orucu sonrası«herkese aynı pay»
Musahiplikİki evli çiftin ömür boyu yol kardeşliğiDede huzurunda ikrar«ahiret kardeşi», «birbirine yetişmek»
DüşkünlükAğır kusur işleyenin topluluktan uzaklaştırılmasıGörgü cemi«cemlere alınmadı»
Muharrem orucuKerbelâ yası için on iki günlük oruçMuharrem ayı, aşure«matem», «on iki gün»
Dört kapı kırk makamŞeriat, tarikat, marifet, hakikat basamaklarıMakâlât, Hacı Bektaş Veli«kapı», «makam», «insan-ı kâmil»

Metin çözümü: bir görgü ceminden

Metin (ders kitabı düzeyinde özgün açıklama): «Cemin başında dede, meydana gelen iki aileyi önüne çağırdı. Aileler birbirine kardeş olmak istediklerini söyledi. Dede onlara sordu: Bu yolda birbirinizin yükünü taşır mısınız, biriniz darda kalınca öbürü yetişir mi, malınıza, sözünüze, namusunuza birlikte sahip çıkar mısınız? İkrarları alındıktan sonra cem devam etti, zakir sazını aldı.»

  • Adım 1 — Bağlamı belirle. Dede, meydan, zakir ve ikrar kelimeleri bir cemden söz edildiğini gösteriyor. Soru bu cemin içinde yapılan özel bir uygulamayı arıyor.
  • Adım 2 — Taraflara bak. Uygulamaya tek bir kişi değil, iki aile katılıyor. Bu ayrıntı, kişiyi topluluktan uzaklaştıran düşkünlüğü ve bireyin yola girişini dışarıda bırakır.
  • Adım 3 — Yükümlülüğü oku. «Birbirinizin yükünü taşır mısınız», «darda kalınca yetişir mi» soruları karşılıklı ve kalıcı bir sorumluluk kuruyor. Bu, musahipliğin tanımıdır.
  • Adım 4 — İlkeyi fark et. Mala, söze ve namusa sahip çıkma sorusu, el-bel-dil ilkesinin kendisidir; metin musahipliği bu ahlak ilkesine bağlıyor. Cevap: musahiplik, dayandığı ilke ise «eline, beline, diline sahip ol».

Meltem Teyze'nin aşuresi bir yasın sonunu, Hızır orucu ise darda kalana yetişileceği inancını taşır; ikisinde de insan kendi elinde olmayan bir olayın karşısında dua eder, paylaşır, sorumluluğunu yerine getirir. Bu tablo, bir sonraki modülün sorusunu hazırlıyor: olup biten her şeyi Allah'ın önceden bilip belirlemesi ile bu belirlemenin vakti gelince gerçekleşmesi neden iki ayrı adla, kader ve kaza diye anılır? Kader ve kaza dersinde bu iki kavramın ayrımını ve insanın kendi tercihlerinin sorumluluğunu kadere yükleyip yükleyemeyeceğini göreceksin.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Uygulamayı tanımlamak

Soru: «Cemin sonunda getirilen yiyecekler dua edildikten sonra katılanlar arasında bölüştürüldü; kim ne getirmiş olursa olsun herkese aynı pay düştü.» Paragrafta anlatılan uygulama hangisidir?

  • A) Musahiplik
  • B) Lokma
  • C) Düşkünlük
  • D) Semah
  • E) Görgü

Çözüm: Paragrafın iki ipucu var: cemde dua edilip dağıtılan yiyecek ve herkesin eşit payı. Bu, lokmanın tanımıdır. Musahiplik iki aile arasındaki kardeşlik, semah saz eşliğinde dönülen ritüel, düşkünlük bir yaptırım, görgü ise topluluğun yıllık hesaplaşmasıdır. Cevap: B.

Örnek 2 — İlkeyi metinden çıkarmak

Soru: Bir dede taliplere şöyle sesleniyor: «Kimsenin hakkına uzanmayın, kimseyi sözünüzle kırmayın, namusunuzu koruyun.» Bu öğüt Alevi-Bektaşi geleneğindeki hangi ilkeyle doğrudan örtüşür?

  • A) Tevellâ ve teberrâ
  • B) Dört kapı kırk makam
  • C) Muharrem orucu
  • D) Eline, beline, diline sahip ol
  • E) Ocak düzeni

Çözüm: Öğüt üç alanı sayıyor: hak (el), söz (dil) ve namus (bel). Bu üç alanı birlikte anan ilke «eline, beline, diline sahip ol»dur. Tevellâ ve teberrâ Ehl-i beyt sevgisiyle, dört kapı yolda ilerlemenin basamaklarıyla, ocak düzeni dedeliğin soya bağlanmasıyla ilgilidir. Cevap: D.

Örnek 3 — Kardeşlik bağı

Soru: İki evli çift dede huzurunda ikrar verip ömür boyu birbirinin maddi ve manevi sorumluluğunu üstleniyor. Gelenek bu bağı, Hz. Peygamber'in Medine'de muhacirlerle ensar arasında kurduğu kardeşliğe dayandırıyor. Anlatılan kavram hangisidir?

  • A) Musahiplik
  • B) Rıza
  • C) Teberrâ
  • D) Nasip
  • E) Zakirlik

Çözüm: Karşılıklı, kalıcı ve dede huzurunda kurulan yol kardeşliği musahipliktir; Medine kardeşliğine dayandırılması bu kavramın geleneksel açıklamasıdır. Rıza topluluğun birbirinden razı olması, nasip Bektaşilikte yola bağlanma, zakirlik cemdeki bir hizmettir. Cevap: A.

Örnek 4 — İki kolu ayırmak

Soru: Aşağıdakilerden hangisi Bektaşiliği Alevilikten ayıran bir özellik olarak ders kitaplarında anlatılır?

  • A) Hz. Ali ve Ehl-i beyt'i sevmek
  • B) Hacı Bektaş Veli'yi yolun piri saymak
  • C) «Eline, beline, diline sahip ol» ilkesini benimsemek
  • D) Dört kapı kırk makam öğretisini kabul etmek
  • E) Daha çok şehirlerde dergâh düzeni içinde örgütlenmek ve yola isteğe bağlı nasip alarak girmek

Çözüm: İlk dört seçenek iki kolun ortak noktalarıdır. Ayrım örgütlenmede ortaya çıkar: Alevilik soya dayalı ocak düzeninde, Bektaşilik şehirlerdeki dergâh düzeninde gelişmiş ve yola nasip alarak girilmiştir. Cevap: E.

5Tuzaklar

  • Semahı Mevlevî semasıyla karıştırmak. Semah cemin içinde kadın ve erkeklerin birlikte döndüğü Alevi-Bektaşi ritüelidir; Mevlevîlikteki sema ayrı bir gelenek ve ayrı bir törendir. Seçeneklerde benzer adlara değil bağlama bak.
  • Musahiplik ile düşkünlüğü yer değiştirmek. Biri iki aileyi kardeş yapar, öteki ağır kusur işleyen kişiyi topluluktan uzaklaştırır. Paragrafta «bağlandılar» mı yoksa «cemlere alınmadı» mı yazdığını ayırt et.
  • Muharrem orucunu Ramazan orucunun kurallarıyla okumak. Muharrem orucu Kerbelâ yasına bağlı bir matem orucudur; süresi, anlamı ve uygulaması Alevi-Bektaşi geleneğinin kendi kaynaklarına göre anlatılır.
  • Dedeyi seçimle gelen bir görevli sanmak. Alevilikte dedelik ocaklara bağlıdır ve soydan geçer; Bektaşiliğin Babagân kolunda ise babalığa soyla değil, yolda yetişmekle ulaşılır.
  • Bir yorumu öbürünün ölçüsüyle değerlendiren seçeneği işaretlemek. Ders kitapları Aleviliği ve Bektaşiliği kendi kavramlarıyla anlatır; «eksik», «sapma» gibi yargı taşıyan bir ifade ders kitabının diline uymaz.

6Tekrar kartı

  • Alevilik ve Bektaşilik: Hz. Ali ve Ehl-i beyt sevgisi etrafında biçimlenmiş bir yol; ders kitapları onu tasavvufi yorumlar içinde ele alır.
  • Tevellâ: Ehl-i beyt'i sevenleri sevmek. Teberrâ: Ehl-i beyt'e düşmanlık edenlerden uzak durmak.
  • Hacı Bektaş Veli: Horasan kökenli, Anadolu'da yaşamış mutasavvıf; eseri Makâlât; dergâhı bugünkü Hacıbektaş'ta.
  • Ahlak: «eline, beline, diline sahip ol»; dört kapı (şeriat, tarikat, marifet, hakikat) ve kırk makam; hedef insan-ı kâmil.
  • Cem ve cemevi: kadın erkek birlikte ibadet, dede yürütür, on iki hizmet; semah ve lokma cemin parçasıdır.
  • Görgü cemi ve rıza; musahiplik iki aile arasındaki yol kardeşliği, düşkünlük topluluktan uzaklaştırma.
  • Muharrem orucu: Kerbelâ yası, genellikle on iki gün, sonunda aşure. Hızır orucu: şubatta üç gün.
  • Alevilik ocak düzeni ve soy; Bektaşilik dergâh düzeni ve nasip; Bektaşilikte Çelebiler ve Babagânlar.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Alevilerin toplu olarak yerine getirdiği ibadetin adı hangisidir?

    1. A)Hatim
    2. B)Mevlit
    3. C)Cem
    4. D)Teravih
    5. E)Sema
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Kadın ve erkeğin birlikte katıldığı toplu ibadete cem, yapıldığı yere cemevi denir.

  2. Soru 2 · Kolay

    Makâlât adlı eserin sahibi olan ve Alevi-Bektaşi geleneğinin yolunu kendisine dayandırdığı mutasavvıf kimdir?

    1. A)Hacı Bektaş Veli
    2. B)Ahmet Yesevi
    3. C)Mevlânâ
    4. D)Abdülkâdir Geylânî
    5. E)Bahâeddîn Nakşibend
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Makâlât Hacı Bektaş Veli'nin eseridir ve Bektaşi adı ona nispetle kullanılır.

  3. Soru 3 · Kolay

    Muharrem ayında Kerbelâ yası için tutulan ve sonunda aşure pişirilen oruç hangi adla da anılır?

    1. A)Nafile orucu
    2. B)Kaza orucu
    3. C)Kefaret orucu
    4. D)Adak orucu
    5. E)Matem orucu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Hz. Hüseyin ve yakınlarının yasını tuttuğu için Muharrem orucuna matem orucu denir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Cemde saz çalıp deyiş okuyan hizmet sahibine ne ad verilir?

    1. A)Gözcü
    2. B)Zakir
    3. C)Çerağcı
    4. D)Rehber
    5. E)Musahip
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Cemin on iki hizmetinden biri olan zakir saz eşliğinde deyiş okur.

  5. Soru 5 · Orta

    Dört kapı kırk makam öğretisindeki kapılar hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    1. A)İman, İslam, ihsan, ihlas
    2. B)Zikir, fikir, şükür, sabır
    3. C)Tevbe, zühd, tevekkül, rıza
    4. D)Şeriat, tarikat, marifet, hakikat
    5. E)Edep, ikrar, nasip, hizmet
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Öğreti yolda ilerlemeyi şeriat, tarikat, marifet ve hakikat kapılarıyla, her birinde on makamla anlatır.

  6. Soru 6 · Orta

    Ehl-i beyt'e düşmanlık edenlerden uzak durmayı anlatan kavram hangisidir?

    1. A)Tevellâ
    2. B)Teberrâ
    3. C)Musahiplik
    4. D)Rıza
    5. E)İkrar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Ehl-i beyt'i sevenleri sevmek tevellâ, ona düşmanlık edenlerden uzak durmak teberrâdır.

  7. Soru 7 · Orta

    Bir talip, ağır bir kusuru ortaya çıktığı için görgü ceminde verilen kararla bir süre cemlere alınmıyor ve topluluk onunla ilişkisini kesiyor. Bu durumun adı hangisidir?

    1. A)Musahiplik
    2. B)Nasip
    3. C)Lokma
    4. D)İkrar
    5. E)Düşkünlük
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yolun kurallarını ağır biçimde çiğneyen kişinin topluluktan uzaklaştırılmasına düşkünlük denir.

  8. Soru 8 · Orta

    Alevi anlatısında cemin kaynağı olarak gösterilen meclis hangisidir?

    1. A)Hz. Peygamber'in Miraç dönüşü katıldığı Kırklar Meclisi
    2. B)Akabe biatlarındaki toplantı
    3. C)Darülerkam'daki ilk görüşmeler
    4. D)Hudeybiye'deki istişare
    5. E)Veda Haccı'ndaki toplanma
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Cem, kadın erkek kırk kişinin bulunduğu ve ilk semahın döndüğü anlatılan Kırklar Meclisi'ne dayandırılır.

  9. Soru 9 · Orta

    «Eline sahip ol» öğüdü hangi davranıştan kaçınmayı öncelikle anlatır?

    1. A)Gıybet etmekten
    2. B)Yalan söylemekten
    3. C)Başkasının malına ve canına uzanmaktan
    4. D)Evlilik dışı ilişkiden
    5. E)Cemi aksatmaktan
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. El başkasının hakkına uzanmayı temsil eder; dil yalan ve gıybeti, bel ise namusu korumayı anlatır.

  10. Soru 10 · Orta

    Hızır orucuyla ilgili bilgilerden hangisi doğrudur?

    1. A)Muharrem ayında on iki gün tutulur.
    2. B)Kerbelâ yasını anar.
    3. C)Ramazan orucunun kazasıdır.
    4. D)Şubat ayında üç gün tutulur ve ardından lokma dağıtılır.
    5. E)Yalnız dedeler tarafından tutulur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Hızır orucu şubatta üç gün tutulur; darda kalana yetişen Hızır anılır ve lokma dökülür.

  11. Soru 11 · Orta

    Alevi ozanlarının cemlerde saz eşliğinde okunan şiirlerine ne ad verilir?

    1. A)Kaside
    2. B)Gazel
    3. C)Mesnevi
    4. D)Tuyuğ
    5. E)Deyiş
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Alevi ozanların cemde okunan şiirleri deyiş, Bektaşi şairlerinin şiirleri çoğunlukla nefes diye adlandırılır.

  12. Soru 12 · Zor

    Bir köyde cemi yürüten kişinin bu göreve seçimle değil, Ehl-i beyt soyundan geldiğine inanılan bir aileye mensup olduğu için geldiği anlatılıyor. Bu bilgi Alevi-Bektaşi geleneğindeki hangi yapıya işaret eder?

    1. A)Ocak düzeni ve dedelik
    2. B)Bektaşi dergâhlarında nasip alma
    3. C)Musahiplik kardeşliği
    4. D)Cemdeki gözcü hizmeti
    5. E)Babagân kolu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Dedeliğin soydan geçmesi ve ocaklara bağlı olması Aleviliğin ocak düzenini gösterir.

  13. Soru 13 · Zor

    «Bu ritüelde kadınlar ve erkekler saz eşliğinde birlikte dönüyor, figürler turnaların uçuşunu andırıyor.» Bir öğrenci bu paragrafı Mevlevî ayini diye yorumluyor. Öğrencinin yanılgısını en iyi düzelten açıklama hangisidir?

    1. A)Anlatılan uygulama lokmadır, ritüelle ilgisi yoktur.
    2. B)Anlatılan semahtır; cemin içinde kadın erkek birlikte döner ve semahanedeki semazenlerin semasından ayrıdır.
    3. C)Anlatılan ritüel Hızır orucunun parçasıdır.
    4. D)Mevlevî ayini de kadın erkek birlikte ve saz eşliğinde yapılır, öğrenci haklıdır.
    5. E)Anlatılan uygulama musahipliktir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Turna figürü, saz ve kadın erkeğin birlikte dönmesi semahı gösterir; Mevlevî seması ayrı bir gelenektir.

  14. Soru 14 · Zor

    Aşağıdakilerden hangisi Alevilik ile Bektaşiliğin ortak noktalarından biri değildir?

    1. A)Hz. Ali ve Ehl-i beyt sevgisi
    2. B)Hacı Bektaş Veli'ye bağlılık
    3. C)El, bel ve dil ilkesi
    4. D)Yola doğumla girilmesi ve dedeliğin soydan geçmesi
    5. E)Dört kapı kırk makam öğretisi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Doğumla yola girme ve soya dayalı dedelik Aleviliğin ocak düzenine özgüdür; Bektaşilikte yola nasip alarak girilir.

  15. Soru 15 · Zor

    Görgü ceminde dede, aralarında küskünlük bulunan iki talibi barıştırmadan ceme devam etmiyor; topluluğa birbirinizden razı mısınız diye soruyor. Bu uygulamanın dayandığı kavram hangisidir?

    1. A)Teberrâ
    2. B)Düşkünlük
    3. C)Rıza
    4. D)Matem
    5. E)Nasip
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Görgü ceminde topluluğun birbirinden razı olması aranır; bu razılık hâline rıza denir.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «İslam düşüncesinde yorumlar soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Kur'an'da Hz. Peygamber'in tebliğine karşılık yakınlara sevgiden başka bir şey istemediği bildirilir (Şûrâ 42/23). Alevi-Bektaşi geleneği bu ayeti hangi anlayışın dayanakları arasında sayar?

    1. A)Dört kapı kırk makam
    2. B)Düşkünlük
    3. C)Musahiplik
    4. D)Hızır orucu
    5. E)Ehl-i beyt muhabbeti
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Gelenek bu ayeti Hz. Peygamber'in ev halkına duyulan sevginin dayanakları arasında anar.

  2. Soru 2 · Orta

    Bektaşilik içinde kendini Hacı Bektaş Veli'nin soyuna bağlayan kol ile yol evladı sayılan kol hangi seçenekte sırasıyla verilmiştir?

    1. A)Babagânlar, Çelebiler
    2. B)Çelebiler, Babagânlar
    3. C)Dedeler, rehberler
    4. D)Zakirler, gözcüler
    5. E)Ocakzadeler, musahipler
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Soya dayanan kol Çelebiler, yol evladı sayılan kol Babagânlardır.

  3. Soru 3 · Zor

    «Bir talip önce inanıp ibadet eder ve helal kazanır; sonra bir rehbere bağlanıp hizmete girer; zamanla edebi ve sabrı öğrenip kendini tanır; en sonunda her varlığı aynı kaynaktan gelmiş görüp hiçbir yaratılmışı incitmez.» Bu paragraftaki aşamalar sırasıyla hangi kavramlara karşılık gelir?

    1. A)Şeriat, tarikat, marifet, hakikat
    2. B)Tarikat, şeriat, hakikat, marifet
    3. C)Marifet, hakikat, şeriat, tarikat
    4. D)Hakikat, marifet, tarikat, şeriat
    5. E)Şeriat, marifet, tarikat, hakikat
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. İbadet ve helal kazanç şeriat, rehbere bağlanma tarikat, kendini bilme marifet, varlığın birliğini görme hakikat kapısıdır.

  4. Soru 4 · Zor

    Muharrem ayında bir ailenin on iki gün oruç tuttuğu, ardından aşure pişirip komşularına dağıttığı anlatılıyor. Bu uygulamayla ilgili yorumlardan hangisi Alevi-Bektaşi kaynaklarındaki anlatımla uyumludur?

    1. A)On iki gün sayısı on iki ayı simgeler.
    2. B)Oruç Hızır'ın darda kalana yetişmesini anmak için tutulur.
    3. C)Aşure yalnız dedelere ikram edilir.
    4. D)Oruç Kerbelâ yasını tutar, gün sayısı on iki imamı anar, aşure paylaşmanın simgesidir.
    5. E)Uygulama musahipliğe girişin ön şartıdır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Muharrem orucu Kerbelâ yasına bağlı bir matem orucudur; on iki gün imamları anar, aşure komşularla paylaşılır.

  5. Soru 5 · Zor

    Bir öğrenci Alevilik ve Bektaşilik hakkında şunları yazıyor: «İkisinde de Ehl-i beyt sevgisi ve el-bel-dil ilkesi ortaktır. Alevilikte yol ocak düzeni içinde yaşar, Bektaşilikte dergâh düzeni öne çıkar. Bu yüzden iki kolun dedeliği de aynı biçimde soydan geçer.» Öğrencinin metnindeki yanlış nedir?

    1. A)Ehl-i beyt sevgisini ortak sayması
    2. B)El-bel-dil ilkesini iki kola birden vermesi
    3. C)Önceki cümlelerden yola çıkıp iki kolda da görevin soydan geçtiği sonucuna varması
    4. D)Dergâh düzenini Bektaşilikle ilişkilendirmesi
    5. E)Ocak düzeninden yalnız Alevilik bağlamında söz etmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Son cümle yanlıştır; Bektaşilikte yola nasip alarak girilir ve Babagân kolunda babalık soya bağlı değildir.

D07 — İslam Düşüncesinde Yorumlar

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.