İçeriğe geç

YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · Ahlak ve Değerler · DİN-D05-L02

Aile ve toplum ahlakı

TYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm

1Kanca

Pazar akşamı, Eskişehir'de dört katlı bir apartman. Defne'nin babaannesi kalça ameliyatından sonra onlarla yaşamaya başlayalı üç hafta oldu; gece ilaç saatinde kalkan da, odasını onunla paylaşan da Defne. Kapı çalıyor: alt kattaki Aysel Hanım bir tencere tarhana çorbası getirmiş. Aynı dakikalarda apartmanın mesaj grubuna biri, üçüncü kata yeni taşınan ailenin «borç yüzünden şehir değiştirdiğini» yazıyor; altına üç gülen yüz düşüyor. Sonra kuzeni Cem arıyor: babası ile Defne'nin babası iki yıldır küs, bayramda gelsinler mi? Defne masasına oturup test kitabını açtığında sayfada «sıla-i rahim», «komşu hakkı», «gıybet» yazıyor. Üçü de bu akşam kapısından girmişti.

2Hedefler

  • Anne babaya iyilik, akrabalık bağı, komşuluk ve misafirlik ödevlerini dayandıkları ayet ve hadislerle açıklarsın.
  • Kul hakkını Allah hakkından ayırır, helalleşmenin neden hak sahibine bağlandığını gerekçelendirirsin.
  • Gıybet, iftira, kötü zan, alay ve koğuculuğu tanımlarından yola çıkarak birbirinden ayırırsın.
  • Toplumsal ilişkiler üzerine kurulmuş bir metinde öne çıkan ödevi ve kime yöneldiğini belirlersin.

3Konu anlatımı

Bir hak, bir görev

Defne'nin akşamına yeniden bakalım. Babaannenin bakım görmeyi hak etmesi, Defne'nin gece kalkmasını gerektiriyor; Aysel Hanım'ın huzurla uyuyabilmesi, üst kattakilerden gece sessiz kalmalarını bekliyor. Kişiler arası her bağda bir tarafın alacağı, öteki tarafın borcu olarak durur. İslam ahlakında bu karşılıklılık iki büyük başlık altında toplanır. Allah hakkı (hukukullah) kulun Allah'a karşı yükümlülükleridir; namaz, oruç gibi ibadetler bu alana girer. Kul hakkı (hukuku'l-ibâd) ise insanın başka insanlara, hatta canlılara karşı sorumluluklarından doğan haklardır: borç, emek, şeref, mahremiyet, söz.

Ders kitaplarında kul hakkının ayırt edici yanı şöyle anlatılır: bu hakkın bağışlanması hak sahibinin rızasına bağlıdır. Bu yüzden zarar verilen kişiyle helalleşmek, alınanı geri vermek ve özür dilemek gerekir. Sahih-i Buhârî'deki bir rivayet, kardeşine karşı şerefiyle ya da başka bir şeyle ilgili bir haksızlığı olan kişinin, altının ve gümüşün geçmeyeceği gün gelmeden bugün onunla helalleşmesini ister. Müslim'deki «müflis» hadisi aynı düşünceyi daha çarpıcı biçimde kurar: Hz. Peygamber gerçek iflas edenin, namaz, oruç ve zekâtla gelip de birine sövmüş, birine iftira atmış, birinin malını yemiş olan kişi olduğunu söyler; onun sevapları hak sahiplerine dağıtılır. İbadet ile kul hakkı burada aynı terazide durur, ama biri ötekinin yerini tutmaz.

Anne babaya iyilik

Aile, kul hakkının ilk öğrenildiği yerdir. İslam ahlakında anne babaya iyilik birrü'l-vâlideyn diye adlandırılır; onları incitmek, onlara karşı gelip kalplerini kırmak ise ukûk terimiyle anılır. Hem Buhârî hem Müslim, ukûku Allah'a ortak koşmanın hemen yanında, büyük günahların en ağırları arasında sayan bir hadise yer verir.

Kur'an bu iyiliği gerekçesiyle birlikte verir. Lokmân suresinin 14. ayetinde insana anne babası hakkında tavsiyede bulunulduğu, annesinin onu güçsüzlük üstüne güçsüzlükle taşıdığı hatırlatılır ve insandan hem Allah'a hem anne babasına şükretmesi istenir. İyilik burada bir karşılık bilinci olarak kurulur: insan, kendisi güçsüzken taşınmıştır. İsrâ suresinin 23 ve 24. ayetleri aynı ilişkiyi zamanın öteki ucundan anlatır. Anne babadan biri ya da ikisi yaşlanıp evladın yanında kaldığında, bıkkınlık bildiren tek bir hece bile söylenmemesi, onlara tatlı ve saygılı konuşulması, merhametle alçak gönüllülük kanadının onlara gerilmesi ve «Rabbim, onlar beni küçükken nasıl yetiştirdilerse sen de onlara öyle merhamet et» diye dua edilmesi istenir. Yaşlılıkta bakım bu yüzden ders kitaplarında yalnız yemek ve ilaçla sınırlanmaz; yalnız bırakmamak, sabırlı konuşmak, kararlarda onların fikrini almak da bu bakımın parçasıdır.

Saygının bir sınırı da vardır. Lokmân suresinin 15. ayetinde anne baba kişiyi Allah'a ortak koşmaya zorlarsa onlara bu konuda uyulmaması, ama dünya işlerinde onlarla iyi geçinilmesi bildirilir. İtaat Allah'ın buyruğuna aykırı bir isteğe uzanmaz; iyilik ise o durumda bile sürer. Sınavda «anne baba ile görüş ayrılığı» içeren bir metin geldiğinde bu ikili ayrım aranır.

Hadislerde annenin payı ayrıca vurgulanır. İki Sahih'te de yer alan rivayete göre bir adam, iyi davranmasına en layık kişiyi sorar; Hz. Peygamber üç kez «annen», dördüncüsünde «baban» der. İyilik ölümle de bitmez: Müslim'deki bir hadiste kişinin babasının sevdiği insanlarla ilişkiyi sürdürmesi en güzel iyiliklerden sayılır. Dua etmek, vasiyetlerini yerine getirmek ve dostlarını aramak da bu kapsamda anlatılır.

Kardeşler, akrabalar ve sıla-i rahim

Sıla-i rahim, akrabayı ziyaret etmek, hâlini sormak, ihtiyacı varsa yardım etmek demektir. «Sıla» ulaşmak, kavuşmak; «rahim» akrabalık bağı anlamına gelir. Ziyaretin yanında bir telefon, bayram tebriği ya da hastalıkta yanında bulunmak da bu bağı canlı tutar. Kardeşler arasında miras, ev ya da eski kırgınlık yüzünden yıllarca konuşmamak, ders kitaplarında bu bağın koparılması (kat'-ı rahim) örneği olarak verilir.

Rızkının genişlemesini ve ömrünün bereketlenmesini dileyen kişiye akrabasını gözetmesi tavsiye edilir (Buhârî, Müslim). Buhârî'deki başka bir rivayet ise ölçüyü yükseltir: akrabalık bağını gerçekten gözeten, kendisine iyilik yapılınca karşılık veren değil, bağ koparıldığında onu yeniden kurandır. Defne'nin babasının durumu tam bu rivayete denk düşer; kimin haklı olduğundan bağımsız olarak, ilk adımı atan bağı kurmuş olur.

Komşuluk ve misafirlik

Nisâ suresinin 36. ayeti iyilik edilecekleri sayarken anne babadan sonra akrabayı, yetimi, yoksulu, ardından yakın komşuyu ve uzak komşuyu anar. Müfessirler «yakın komşu»yu ya kapısı bitişik olan ya da hem komşu hem akraba olan kişi diye yorumlar; uzak komşu ise akrabalık bağı bulunmayan, belki başka inançtan olan komşudur. İki yorumda da komşuluk hakkı, akrabalığa ya da inanca bağlanmaz.

Hz. Peygamber, Cebrail'in kendisine komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulunduğunu anlatır ki komşuyu komşuya mirasçı kılacağını sanmıştır (Buhârî, Müslim). Yine bu iki eserde, Allah'a ve ahirete inanan kimsenin komşusuna eziyet etmemesi, misafirine ikram etmesi ve ya hayır söylemesi ya da susması istenir. Bu tek hadis üç ödevi bir araya getirir: komşuya zarar vermemek, misafiri ağırlamak, dili korumak. Apartman hayatında gece geç saatte gürültü, ortak merdivene bırakılan çöp, başkasının otopark yerini kapatmak bu eziyetin gündelik biçimleridir. Kapıya bırakılan bir tabak yemek, yaşlı bir komşunun ilacını eczaneden almak ise ikramın biçimleridir.

Misafirlik ev sahibine ikram görevi yükler; Kur'an'da Zâriyât suresinde Hz. İbrahim'in, tanımadığı misafirlerine hemen bir yemek hazırlattığı anlatılır. Misafirin de ödevleri vardır: Nûr suresinin 27. ayetinde başkasının evine izin alıp ev halkına selam vermeden girilmemesi istenir. Haber vermeden gelmemek, ev sahibini sıkıntıya sokacak kadar uzun kalmamak bu ayetten çıkan edep olarak anlatılır.

Yardımlaşma ve dayanışma

Mâide suresinin 2. ayetinde inananlardan iyilik ve takva üzerinde yardımlaşmaları, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmamaları istenir. Ayetin ikinci yarısı dayanışmaya bir ölçü koyar: kopya vermek için grup kurmak ya da birine zarar vermek için el birliği etmek, «yardımlaşma» sayılmaz. Hz. Peygamber de müminlerin birbirine sevgi ve merhamette bir bedene benzediğini, bir organ hastalanınca bütün bedenin uykusuzluk ve ateşle ona ortak olduğunu söyler (Buhârî, Müslim). Kişinin kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmayacağını bildiren hadis (Buhârî, Müslim) bu ortaklığın iç ölçüsünü verir. Anadolu'daki imece, bayramda yaşlıların ziyaret edilmesi, Aysel Hanım'ın çorbası bu dayanışmanın tanıdık biçimleridir.

Toplumu dilin bozduğu yer

Toplumsal ilişkileri en hızlı aşındıran şey çoğu zaman bir eylem değil, bir sözdür. Ders kitapları bu davranışları ayrı adlarla tanımlar ve sınav bu tanımları birbirine karıştırmayı ister:

  • Gıybet: Müslim'deki hadiste Hz. Peygamber gıybeti, kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmak diye tarif eder. «Ya söylediğim onda varsa?» sorusuna «Varsa gıybet etmiş olursun, yoksa ona iftira etmiş olursun» diye karşılık verir. Gıybetin ölçüsü sözün doğru olup olmaması değil, kişinin arkasından ve hoşlanmayacağı biçimde konuşulmasıdır.
  • İftira (bühtan): Kişide olmayan bir kusuru ona yüklemek. Mesaj grubundaki «borç yüzünden» cümlesi doğrulanmamış bir bilgiyse iftira, doğruysa gıybettir; iki durumda da komşunun şerefi zedelenir.
  • Kötü zan (sû-i zan): Kanıt yokken başkası hakkında olumsuz bir yargıya varmak. Buhârî ve Müslim'de zandan sakınılması istenir, çünkü zan sözlerin en yalanıdır. Karşıtı hüsn-i zan, yani aksi görülmedikçe insanlar hakkında iyi düşünmektir.
  • Alay ve lakap takmak: Hucurât suresinin 11. ayetinde bir topluluğun ötekiyle alay etmemesi, belki alay edilenlerin daha hayırlı olabileceği, birbirini karalamak ve kötü lakaplarla çağırmaktan kaçınılması bildirilir. Gülen yüz işareti bırakmak da bu alaya ortak olmaktır.
  • Koğuculuk (nemime): Bir sözü, araları bozmak için birinden ötekine taşımak. Hucurât suresinin 10. ayeti ise bunun tersini ister: müminler kardeştir, kardeşlerin arası düzeltilmelidir.

Bu davranışların ortak noktası, hepsinin kul hakkı doğurmasıdır. Hz. Peygamber'in Müslüman'ı, elinden ve dilinden insanların güvende olduğu kişi diye tanımlaması (Buhârî, Müslim) eli ve dili aynı cümlede anar: birinin malına uzanan el ile şerefine uzanan söz aynı türden bir hakkı çiğner.

Kavram kartı

Ödev ya da kusurNe demek?Dayandığı metinMetinde onu haber veren işaret
Birrü'l-vâlideynAnne babaya iyilik, yaşlılıkta bakımLokmân 31/14–15; İsrâ 17/23–24; «annen, annen, annen, sonra baban»«taşıdı», «yaşlandı», «öf», «alçak gönüllülük kanadı»
Sıla-i rahimAkrabayı ziyaret, gözetme, küslüğü bitirmeRızık ve ömür hadisi; «koparılanı birleştiren» rivayeti«akraba», «küs», «ziyaret», «bağ»
Komşu hakkıKomşuya eziyet etmemek, ikram etmekNisâ 4/36; Cebrail'in tavsiyesi hadisi«yakın komşu», «uzak komşu», «eziyet»
MisafirlikEv sahibinin ikramı, misafirin edebiZâriyât suresi (Hz. İbrahim); Nûr 24/27«ikram», «izin», «selam»
Yardımlaşmaİyilikte el birliği, kötülükte değilMâide 5/2; «bir beden gibi» hadisi«birlikte», «el ele», «ortak oldu»
Gıybet / iftiraVar olan kusuru arkadan anmak / olmayanı yüklemekMüslim'deki gıybet tarifi«arkasından», «hoşlanmayacağı», «onda yoksa»
Kul hakkıBağışlanması hak sahibine bağlı hakHelalleşme hadisi (Buhârî); müflis hadisi (Müslim)«helalleş», «hakkını yedi», «sevapları dağıtıldı»

Metin çözümü

Metin: «Allah'a kulluk edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya iyilik edin; akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altındakilere de iyilik edin.» (Nisâ 4/36, anlamca)

  • Adım 1 — Sıralamayı oku. Ayet Allah'a kulluk buyruğuyla açılır ve hemen anne babaya iyiliğe geçer. Kul hakkı listesinin başında anne babanın durması, aile içi ödevin öncelikli sayıldığını gösterir.
  • Adım 2 — Halkaları ayır. Sayılanlar üç halka oluşturur: aile ve akraba; toplumun korunmaya muhtaç kesimleri (yetim, yoksul, yolda kalmış); bir arada yaşanan insanlar (komşu, yol ve iş arkadaşı, emir altındakiler). Ayet iyiliği aileden başlatıp gittikçe genişletir.
  • Adım 3 — Ölçütü bul. Listede inanç, soy ya da zenginlik şartı yoktur; «uzak komşu» bile sayılır. İyiliğin ölçütü yakınlık ve ihtiyaçtır.
  • Adım 4 — Soruya bağla. Soru «ayetin öne çıkardığı değer» diye soruyorsa cevap iyiliğin ve sorumluluğun aileden topluma uzanmasıdır; yalnız bireysel ibadet ya da yalnız aile içi hukuk gibi daraltan seçenekler elenir.

Ayetteki halkalar insanla bitiyor: anne baba, akraba, komşu, yolcu. Oysa ders kitaplarında aynı iyilik ve emanet bilinci insanın elinin değdiği her şeye taşınır. Sıradaki derste bu halkanın dışına çıkacağız: hayvanlara karşı merhamet, suyu ve ağacı israf etmeden kullanmak, ortak yaşam alanlarını temiz tutmak ve doğanın insana bırakılmış bir emanet olarak görülmesiyle çevre ahlakını işleyeceğiz.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Doğru söz de kusur olabilir mi?

Soru: Bir sınıfta Batuhan, arkadaşı orada yokken onun geçen yıl sınıfta kaldığını, arkadaşının bundan utandığını bile bile anlatıyor. «Yalan mı söyledim? Doğru» diyerek kendini savunuyor. Müslim'deki gıybet tarifine göre Batuhan'ın davranışı için hangisi söylenebilir?

  • A) Söylediği doğru olduğu için hiçbir ahlaki sorun yoktur.
  • B) Kişide olmayan bir kusur yüklendiği için iftiradır.
  • C) Kişinin hoşlanmayacağı gerçek bir durum arkasından anlatıldığı için gıybettir.
  • D) Yalnız koğuculuk sayılır, çünkü söz bir yerden başka yere taşınmıştır.
  • E) Hüsn-i zannın örneğidir.

Çözüm: Batuhan'ın savunması, gıybet ile iftiranın ayrıldığı noktayı karıştırıyor. Hadiste sahabe aynı itirazı yapar: «Ya söylediğim onda varsa?» Cevap açıktır: varsa gıybet, yoksa iftira. Batuhan'ın anlattığı doğru olduğu için iftira değil, arkadaşının duymak istemeyeceği bir şeyi onun yokluğunda anlattığı için gıybettir. Koğuculukta amaç iki kişinin arasını bozmaktır; burada böyle bir taşıma yok. Cevap: C.

Örnek 2 — İtaatin sınırı, iyiliğin sürekliliği

Soru: Kur'an'da anne baba, evlatlarını Allah'a ortak koşmaya zorlarsa onlara bu konuda uyulmaması, ama dünyada onlarla iyi geçinilmesi bildirilir. Bu ifadeden çıkarılabilecek en doğru sonuç hangisidir?

  • A) Anne babaya iyilik, onların her isteğine uymakla aynı şeydir.
  • B) Görüş ayrılığı olduğunda anne babayla ilişki koparılmalıdır.
  • C) Anne babaya iyilik yalnız onlar dindar olduğunda geçerlidir.
  • D) Allah'ın buyruğuna aykırı isteğe uyulmaz, ama onlara iyi davranma ödevi sürer.
  • E) Anne baba hakkı, Allah hakkından daha önceliklidir.

Çözüm: Metin iki şeyi birbirinden ayırıyor: belirli bir istekte itaat etmemek ve ilişkinin bütününde iyiliği sürdürmek. A itaati iyilikle özdeşleştirerek ilk yarıyı, B ilişkiyi kopararak ikinci yarıyı bozuyor. C iyiliği bir şarta bağlıyor; oysa ayetteki anne baba, inanç bakımından evladıyla ayrı düşmüş kişilerdir ve iyilik yine de istenir. Cevap: D.

Örnek 3 — Hangi halka?

Soru: «Hasta yatağındaki dayısını yıllardır aramayan Bora, hastalığı duyunca, aralarındaki eski kırgınlığı bir kenara bırakıp her hafta sonu ziyaretine gitmeye başlar.» Bu davranış en çok hangi kavramla açıklanır?

  • A) Sıla-i rahim
  • B) Komşu hakkı
  • C) Misafirlik
  • D) Birrü'l-vâlideyn
  • E) Hüsn-i zan

Çözüm: İlişkinin tarafı dayıdır; yani anne baba değil, akrabadır. Bu yüzden birrü'l-vâlideyn çeldiricidir. Davranış koparılmış bir akrabalık bağını yeniden kurmaktır; Buhârî'deki rivayette övülen de karşılık bekleyen değil, kopmuş bağı birleştiren kişidir. Cevap: A.

Örnek 4 — Yardımlaşmanın ölçüsü

Soru: Bir grup öğrenci, yazılı sınavda birbirlerine cevap iletmek için gizli bir mesaj grubu kuruyor ve bunu «dayanışma» diye adlandırıyor. Mâide suresinin 2. ayeti göz önüne alındığında bu adlandırma için hangisi söylenebilir?

  • A) Ayet her türlü el birliğini övdüğü için yerindedir.
  • B) Ayet yardımlaşmayı yalnız aile içinde istediği için konu dışıdır.
  • C) Ayet yalnız maddi yardımı kapsadığı için bu durumla ilgisizdir.
  • D) Grup üyeleri birbirine merhamet ettiği için adlandırma doğrudur.
  • E) Ayet günah ve haksızlık üzerinde yardımlaşmayı yasakladığı için yerinde değildir.

Çözüm: Ayetin iki yarısı vardır: iyilik ve takvada yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. Kopya, öteki öğrencilerin hakkını çiğneyen bir haksızlıktır; el birliğiyle yapılması onu dayanışma yapmaz, ikinci yarıdaki yasağa sokar. A ayetin yalnız ilk yarısını okur. Cevap: E.

5Tuzaklar

  • Doğru sözün gıybet olamayacağını sanmak. Hadisteki tarif, kişinin yokluğunda ve hoşlanmayacağı biçimde anılmasına bakar; söz doğruysa gıybet adını alır. Söylenen kişide yoksa kusur ağırlaşır ve iftiraya dönüşür.
  • Anne babaya iyiliği koşulsuz itaatle karıştırmak. Lokmân 31/15 Allah'ın buyruğuna aykırı istekte itaati kaldırır, iyi geçinme ödevini kaldırmaz. «İlişkiyi kesmek gerekir» diyen seçenek çeldiricidir.
  • Akrabayı anne babayla aynı kavrama koymak. Dayı, hala, kuzen, kardeş için kavram sıla-i rahimdir; birrü'l-vâlideyn yalnız anne babaya karşı iyiliği anlatır.
  • Komşu hakkını aynı inançtan olanlarla sınırlamak. Nisâ 4/36 «uzak komşu»yu da sayar; komşuluk hakkı inanca ya da akrabalığa bağlanmaz.
  • Kul hakkının ibadetle ödenebileceğini düşünmek. Müflis hadisi bunun tersini anlatır: hak, sahibine ödenir ya da onunla helalleşilir; çok ibadet ederek kapatılmaz.
  • Her el birliğini yardımlaşma saymak. Mâide 5/2 yardımlaşmayı iyilik ve takvaya bağlar; haksızlıkta el birliği aynı ayette yasaklanır.

6Tekrar kartı

  • Allah hakkı (hukukullah): ibadetler; kul hakkı (hukuku'l-ibâd): başkalarına karşı sorumluluklardan doğan haklar. Kul hakkının bağışlanması hak sahibinin rızasına bağlı; helalleşme hadisi (Buhârî), müflis hadisi (Müslim).
  • Birrü'l-vâlideyn: anne babaya iyilik; karşıtı ukûk, büyük günahlar arasında sayılır. Lokmân 31/14 (taşınmanın zahmeti), İsrâ 17/23–24 (yaşlılıkta söz ve tavır, dua).
  • İtaatin sınırı: Lokmân 31/15; Allah'a ortak koşmaya zorlama durumunda itaat yok, iyi geçinme var. «Annen, annen, annen, sonra baban» (Buhârî, Müslim).
  • Sıla-i rahim: akrabayı ziyaret ve gözetme; bağı koparmak kat'-ı rahim. Gerçek sıla, kopan bağı yeniden kurmaktır (Buhârî).
  • Komşu: Nisâ 4/36 yakın ve uzak komşu; Cebrail'in tavsiyesi hadisi; «komşusuna eziyet etmesin, misafirine ikram etsin, ya hayır söylesin ya sussun».
  • Misafirlik: Hz. İbrahim'in ikramı (Zâriyât suresi); misafirin edebi, izin ve selam (Nûr 24/27).
  • Yardımlaşma: Mâide 5/2 iyilik ve takvada evet, günah ve düşmanlıkta hayır; «bir beden gibi»; kendin için istediğini kardeşin için iste.
  • Dil kusurları: gıybet (var olanı arkadan anmak), iftira/bühtan (olmayanı yüklemek), sû-i zan, alay ve lakap (Hucurât 49/11), koğuculuk (nemime); ıslah: Hucurât 49/10.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Anne babaya iyilik etmeyi anlatan terim hangisidir?

    1. A)Sıla-i rahim
    2. B)Birrü'l-vâlideyn
    3. C)Nemime
    4. D)Hüsn-i zan
    5. E)Bühtan
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Birrü'l-vâlideyn doğrudan anne babaya gösterilen iyilik ve saygının adıdır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Akrabayı ziyaret etmek, hâlini sormak ve ihtiyacını gidermek hangi kavramla ifade edilir?

    1. A)İkram
    2. B)Gıybet
    3. C)Ukûk
    4. D)Sıla-i rahim
    5. E)Müflis
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Sıla akrabalık bağına ulaşmak demektir; kavram akraba ziyaretini ve gözetmeyi anlatır.

  3. Soru 3 · Kolay

    Bir kişinin söylediği bir sözü, arayı bozmak amacıyla başka birine taşımaya ne ad verilir?

    1. A)Koğuculuk (nemime)
    2. B)Hüsn-i zan
    3. C)Sıla-i rahim
    4. D)İkram
    5. E)Islah
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Söz taşıyarak insanların arasını açmak ders kitaplarında koğuculuk olarak tanımlanır.

  4. Soru 4 · Kolay

    Kanıt olmadan başkası hakkında olumsuz yargıya varmak hangi kavramla adlandırılır?

    1. A)Hüsn-i zan
    2. B)Birrü'l-vâlideyn
    3. C)Sıla-i rahim
    4. D)Misafirlik
    5. E)Sû-i zan
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Sû-i zan kötü zan demektir; karşıtı insanlar hakkında iyi düşünmek anlamındaki hüsn-i zandır.

  5. Soru 5 · Orta

    Kul hakkını Allah hakkından ayıran en belirgin özellik hangisidir?

    1. A)Yalnız maddi konularda doğması
    2. B)Yalnız akrabalar arasında geçerli olması
    3. C)Bağışlanmasının hak sahibinin rızasına bağlı olması
    4. D)İbadetlerle kendiliğinden ödenmesi
    5. E)Yalnız yetişkinler arasında doğması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Kul hakkında hak sahibi helal etmedikçe sorumluluk düşmez; helalleşme bu yüzden istenir.

  6. Soru 6 · Orta

    «Annesi onu güçsüzlük üstüne güçsüzlükle taşımıştır.» ifadesi anne babaya iyiliğin hangi gerekçesini öne çıkarır?

    1. A)Çocukken görülen emeğe karşılık verme bilinci
    2. B)Mirasın paylaşım kuralları
    3. C)Komşuluk hakkının önemi
    4. D)Misafire ikram ödevi
    5. E)Akrabalarla bağın sürdürülmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Lokmân suresindeki bu söz, annenin katlandığı zahmeti hatırlatarak iyiliği bir karşılık bilincine bağlar.

  7. Soru 7 · Orta

    Çatı katındaki bir aile her gece yarısından sonra çamaşır makinesini çalıştırıyor ve alt kattakilerin uyarılarına aldırmıyor. Bu davranış en çok hangi hadisin uyarısına aykırıdır?

    1. A)«Müminler bir beden gibidir»
    2. B)«Annen, sonra annen, sonra annen»
    3. C)«Zan sözlerin en yalanıdır»
    4. D)«Kopan bağı birleştiren gerçek akrabayı gözetendir»
    5. E)«Allah'a ve ahirete inanan, komşusuna eziyet etmesin»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Komşuyu her gece rahatsız etmek, hadiste yasaklanan komşuya eziyetin gündelik bir biçimidir.

  8. Soru 8 · Orta

    Hz. Peygamber'e iyi davranılmaya en layık kişinin kim olduğu sorulduğunda üç kez «annen», sonra «baban» demesi neyi vurgular?

    1. A)Babaya iyiliğin gereksiz olduğunu
    2. B)Anne babaya iyilikte annenin emeğinin ayrıca öne çıkarıldığını
    3. C)Akrabaların anne babadan önce geldiğini
    4. D)İyiliğin yalnız sözle yapılacağını
    5. E)Anne babanın yalnız yaşlılıkta iyiliği hak ettiğini
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Tekrar, babanın hakkını kaldırmadan annenin özel payına dikkat çekmek için yapılmıştır.

  9. Soru 9 · Orta

    Nisâ suresinin 36. ayetinde «uzak komşu»nun da iyilik edilecekler arasında sayılması hangi sonuca ulaştırır?

    1. A)Komşuluk yalnız akrabalar arasında kurulur.
    2. B)İyilik yalnız aynı binada oturanlara yapılır.
    3. C)Komşu hakkı yalnız Müslümanlar için geçerlidir.
    4. D)Komşuluk hakkı akrabalığa ya da inanca bağlı değildir.
    5. E)Uzak komşuya iyilik yalnız bayramlarda yapılır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ayet yakın komşunun yanında bağı uzak olan komşuyu da anarak hakkı genelleştirir.

  10. Soru 10 · Orta

    Arkadaşının çantasını izinsiz karıştırıp bulduğu kişisel bir notu sınıf grubunda paylaşan öğrenci, sonra kendini «Notu o yazdı, ben uydurmadım» diye savunuyor. Bu savunma hangi noktayı gözden kaçırır?

    1. A)Notu yazanın iftira atmış olduğunu
    2. B)Sözün kime ait olduğunun hiç önemli olmadığını
    3. C)Sözün gerçek olmasının, kişinin mahremiyetini ve şerefini çiğnemeyi meşru kılmadığını
    4. D)Paylaşmanın yalnız hüsn-i zan kapsamında kaldığını
    5. E)Grubun sıla-i rahim için kurulduğunu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Bilginin doğru olması gıybeti ve mahremiyet ihlalini ortadan kaldırmaz; kul hakkı yine doğar.

  11. Soru 11 · Orta

    Bir mahallede yangında evi zarar gören aileye komşular eşya, emek ve geçici barınak sağlıyor. Bu dayanışma en çok hangi hadisle açıklanır?

    1. A)«Müminler birbirini sevmede ve merhamette bir beden gibidir»
    2. B)«Ya hayır söylesin ya sussun»
    3. C)«Zandan sakının»
    4. D)«Varsa gıybet, yoksa iftira»
    5. E)«Annen, annen, annen»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Bir organın acısına bütün bedenin ortak olması, bir ailenin zararına mahallenin ortak olmasıyla örtüşür.

  12. Soru 12 · Zor

    İsrâ suresinin 23 ve 24. ayetlerinde yaşlanan anne babaya bıkkınlık bildiren bir söz bile söylenmemesi, tatlı konuşulması ve alçak gönüllülük kanadının gerilmesi istenir. Bu ifadelerden hareketle yaşlılıkta bakım için hangisi söylenebilir?

    1. A)Bakım yalnız maddi ihtiyaçların karşılanmasıyla tamamlanır.
    2. B)Ayetler yalnız anne babası ölmüş kişilere seslenir.
    3. C)Bakım ödevi kardeşlerden yalnız birine düşer.
    4. D)Anne babaya iyilik yaşlılıkta sona erer.
    5. E)Bakım, konuşma biçimini ve tavrı da kapsayan bir sorumluluktur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ayetler yemek ve ilaçtan değil, söz, ses tonu ve alçak gönüllülükten söz ederek bakımı tavra da yayar.

  13. Soru 13 · Zor

    Ahmet, çocukluk arkadaşından yıllar önce borç aldığı parayı geri vermemiş; bu sırada her yıl hacca ve umreye gidiyor, çok sadaka veriyor. Müflis hadisi göz önüne alındığında bu durum için en doğru değerlendirme hangisidir?

    1. A)Sadakalar borcun yerine geçtiği için hak ödenmiştir.
    2. B)İbadetler kul hakkını düşürmez; borç ödenmeli ya da alacaklıyla helalleşilmelidir.
    3. C)Borç küçükse ahlaki bir sorun oluşmaz.
    4. D)Hac, kul haklarını kendiliğinden ortadan kaldırır.
    5. E)Borç yalnız hukuki bir konudur, ahlakın alanına girmez.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Hadiste ibadetle gelen kişinin sevapları hak sahiplerine dağıtılır; ibadet ile kul hakkı birbirinin yerini tutmaz.

  14. Soru 14 · Zor

    Dilan'ın teyzesi aile toplantılarında hep Dilan'ın annesini eleştiriyor; Dilan'ın annesi de bu yüzden teyzeyle görüşmeyi bırakmak istiyor. Buhârî'deki «gerçek sıla, kopan bağı birleştirmektir» anlamındaki rivayete göre hangi tutum bu rivayetle en uyumludur?

    1. A)Teyze özür dileyene kadar ilişkiyi tamamen kesmek
    2. B)Teyzeyle yalnız teyze iyi davrandığında görüşmek
    3. C)Teyzenin sözlerini başka akrabalara aktarmak
    4. D)Kırgınlığı açıkça konuşup bağı sürdürmeye çalışmak
    5. E)Teyzenin her eleştirisine aynı biçimde karşılık vermek
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Rivayet karşılıklılığı değil, kopma noktasında bağı yeniden kurmayı övdüğü için ilişkiyi sürdürme çabası uyumludur.

  15. Soru 15 · Zor

    «Ey iman edenler! Bir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin; belki onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın.» (Hucurât 49/11, anlamca) Bu metinden en doğrudan çıkarılamayacak yargı hangisidir?

    1. A)İnsanların dış görünüşüyle değerlendirilmesi yanıltıcı olabilir.
    2. B)Lakap takmak toplumsal ilişkileri zedeleyen bir davranıştır.
    3. C)Gıybet ile iftiranın ayrımı sözün doğru olup olmamasına göre yapılır.
    4. D)Alay etmek, karşısındakini küçümsemeye dayanır.
    5. E)Toplulukların birbirine saygı göstermesi istenir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Gıybet ile iftira ayrımı Müslim'deki hadiste yapılır; ayette bu ayrıma ilişkin bir ifade yoktur.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Çevre ahlakı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Hasta olan yaşlı komşusunun ilacını eczaneden alan, kapısına sıcak yemek bırakan bir gencin davranışı Nisâ 4/36'daki hangi ifadeyle doğrudan örtüşür?

    1. A)Yolda kalmışa iyilik
    2. B)Allah'a ortak koşmama
    3. C)Yetimlere iyilik
    4. D)Komşuya iyilik
    5. E)Elinizin altındakilere iyilik
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ayette sayılan yakın komşuya iyilik, yaşlı komşuya gösterilen bu ilgiyle doğrudan eşleşir.

  2. Soru 2 · Orta

    Kur'an'da başkasının evine izin almadan ve ev halkına selam vermeden girilmemesi istenir. Bu ifade öncelikle hangi konuyla ilgilidir?

    1. A)Misafirin uyması gereken edep ve mahremiyete saygı
    2. B)Anne babaya yaşlılıkta bakım
    3. C)Mirasın paylaşılması
    4. D)Kul hakkının ibadetle ödenmesi
    5. E)Akrabalık bağının koparılması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Nûr suresindeki bu buyruk ev sahibinin mahremiyetini koruyarak misafire görev yükler.

  3. Soru 3 · Zor

    Apartman grubunda «Yeni taşınan ailenin borcu varmış» diye yazan kişi, bu bilgiyi yalnız tahmin üzerine yazdıysa davranışı hangi iki kavramla birlikte açıklanır?

    1. A)Sıla-i rahim ve ikram
    2. B)Hüsn-i zan ve yardımlaşma
    3. C)Birrü'l-vâlideyn ve ukûk
    4. D)Islah ve dayanışma
    5. E)Kötü zan ve iftira ihtimali
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Kanıtsız olumsuz yargı kötü zandır; söylenen kişide yoksa yüklenen kusur iftiraya dönüşür.

  4. Soru 4 · Zor

    Bir öğrenci, «Kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için istemedikçe iman etmiş olmazsınız» hadisini apartmandaki otopark tartışmasına uyguluyor. Hangi davranış bu hadisin ölçüsüyle en uyumludur?

    1. A)Kendi aracını herkesten önce en iyi yere park etmek
    2. B)Kuralı yalnız başkaları için talep etmek
    3. C)Kendi yerinin kapatılmasından rahatsız olduğu için başkasının yerini de kapatmamak
    4. D)Yöneticinin bilmediği bir yere park etmek
    5. E)Tartışmayı mesaj grubunda alayla sürdürmek
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Hadis kişinin kendisi için istemediğini başkasına yapmamasını ölçü alır; bu tutum o ölçüye uyar.

  5. Soru 5 · Zor

    Müslim'deki hadiste gerçek iflas edenin namaz, oruç ve zekâtla gelip başkalarına sövmüş, iftira atmış, malını yemiş kişi olduğu söylenir. Bu metnin en çok vurguladığı düşünce hangisidir?

    1. A)İbadetlerin ahlak açısından hiçbir değeri yoktur.
    2. B)Kul hakkı ibadetin yerine geçmeyen ayrı bir sorumluluktur ve hesabı verilir.
    3. C)Sövmek ve iftira yalnız dünyevi cezası olan suçlardır.
    4. D)Zekât veren kişi kul hakkından muaf tutulur.
    5. E)Ahirette yalnız ibadetler sorulur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Hadis ibadetleri inkâr etmez, ama kul haklarının sevaplardan ödendiğini söyleyerek iki sorumluluğu ayırır.

D05 — Ahlak ve Değerler

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.