YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · Ahlak ve Değerler · DİN-D05-L03
Çevre ahlakı
TYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Pazar akşamüstü, Ankara'da Eymir Gölü'nün kıyısı. Irmak'ın ailesi mangalı söndürmüş, eşyaları arabaya taşıyor. Irmak son kez çevreye bakarken üç şey görüyor: yandaki masanın sahipleri gitmiş ama bıraktıkları kömür külü hâlâ tütüyor, üstelik genç bir çam fidanının dibine dökülmüş; çeşmenin musluğu açık kalmış, su boşa akıyor; patikanın tam ortasında da kırık bir cam şişe duruyor. Babası «Bizim çöpümüz değil, karışma» diyor. Irmak musluğu kapatıyor, şişenin parçalarını bir poşete topluyor, külün üstüne pet şişedeki suyu döküyor. Arabada aklına bir soru takılıyor: Kimsenin onu görmediği, kimsenin ondan bir şey istemediği bu üç küçük hareketin bir adı var mı? Ertesi gün din dersinde öğretmen tahtaya «israf», «canlılara merhamet» ve «yoldan eziyeti kaldırmak» yazınca cevabın birden fazla kavrama bölündüğünü görüyor.
2Hedefler
- Çevre ahlakını tanımlar, israf, tebzir ve iktisat kavramlarını gündelik tüketim örnekleriyle birbirinden ayırırsın.
- Hayvanlara ve bitkilere karşı sorumluluğu ilgili ayet ve hadislerden çıkarırsın.
- Ortak alanın temizliği ve yoldan eziyet veren şeyi kaldırma üzerine kısa bir metinde öne çıkan ilkeyi belirlersin.
- Gelecek kuşakların hakkını emanet ve kul hakkı kavramlarıyla ilişkilendirirsin.
3Konu anlatımı
Çevreye uzanan ahlak
Ahlakın konusu yalnız insanlar arası ilişki değildir. İnsanın suyla, toprakla, ağaçla, hayvanla ve paylaştığı sokakla kurduğu ilişkiye yön veren ilkelere çevre ahlakı denir. Çevre iki katmanda düşünülür: göl, orman, hava, toprak ve canlılardan oluşan doğal çevre; park, okul bahçesi, otobüs durağı, sahil gibi herkesin birlikte kullandığı yapılı çevre. Irmak'ın gördüğü üç sahnenin ikisi doğal, biri yapılı çevreyle ilgilidir.
Bu davranışların dinî gerekçesi birkaç kavrama dayanır. Bakara suresinin 30. ayetinde insanın yeryüzünde halife kılındığı bildirilir. Rahmân suresinde göğün yükseltilip mizanın konduğu ve ölçüde taşkınlık edilmemesi istendiği anlatılır (55/7–8). Önceki derste gördüğün emanet kavramı da çevreyi kapsar. Bu kavramların ayrıntısı, dinin tabiata bakışını işleyen «Din ve çevre» dersine aittir. Bu derste ağırlık davranıştadır: neyi nasıl kullandığın, neye zarar vermekten kaçındığın, kimin hakkını gözettiğin.
Kur'an'da bozgunculuk (fesat) kavramı çevreyle de ilişkilendirilir. A'râf suresinin 56. ayetinde yeryüzü düzene konduktan sonra orada bozgunculuk yapılmaması istenir. Rûm suresinin 41. ayetinde ise karada ve denizde ortaya çıkan bozulmanın insanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden olduğu bildirilir. Ders kitapları bu ayeti çevre sorunlarının insan eliyle doğduğuna dikkat çeken bir metin olarak anar.
İsraf ve tebzir: ölçüyü kaçırmak
İsraf, bir şeyi ihtiyacın ve meşru ölçünün ötesinde harcamaktır. Kelime sınırı aşmak anlamına gelir. Tebzir ise malı saçıp savurmak, yersiz ve gereksiz yere dağıtmaktır; bazı âlimler tebziri meşru olmayan bir yere harcama diye israftan ayırır. İsrâ suresinin 26 ve 27. ayetlerinde saçıp savurmak yasaklanır ve saçıp savuranlar şeytanın kardeşleri diye nitelenir. Yemeyi ve içmeyi serbest bırakan A'râf 7/31 ise aynı cümlede israfı da yasaklar ve Allah'ın israf edenleri sevmediğini ekler.
İsrafın karşıtı cimrilik değildir. Furkan suresinin 67. ayetinde Rahmân'ın kulları, harcarken ne israfa ne de cimriliğe kaçan, ikisinin arasında orta bir yol tutan kimseler diye tarif edilir. Bu orta yola iktisat denir. Türkçede ekonomi karşılığı olarak da kullanılan kelimenin sözlük anlamı ölçülü davranmak, orta yolu tutmaktır.
Su israfı bu konunun en çok örneklenen başlığıdır. Enes b. Mâlik'in aktardığına göre Hz. Peygamber bir müd suyla abdest alır, bir sa' ile beş müd arasında bir suyla da gusül yapardı (Buhârî, Müslim). Müd, iki avucun alabileceği kadar bir ölçek olarak tarif edilir. Rivayetteki ölçü, ibadet için kullanılan suda bile azla yetinmeyi gösterir. Gıda israfı tabakta bırakılan yemek, bayatladı diye çöpe atılan ekmek, ihtiyaçtan fazla alınıp bozulan alışveriştir. Enerji israfı boş odada yanan lamba, kimsenin izlemediği televizyon, pencere açıkken çalışan kalorifer peteğidir. Üçünde de ortak olan, bir nimetin kimseye yarar sağlamadan tükenmesidir. Eymir'deki açık musluk, harcayanı belli olmayan bir israftır: suyu kimse içmiyor ama göl de, şehrin şebekesi de ondan eksiliyor.
Canlılara karşı sorumluluk
En'âm suresinin 38. ayetinde yeryüzünde yürüyen her canlının ve iki kanadıyla uçan her kuşun insanlar gibi birer topluluk (ümmet) olduğu bildirilir. Ayet, hayvanı yalnız insanın kullanacağı bir eşya olarak görmeyi zorlaştırır. Hayvanlara merhamet konusunda en bilinen iki rivayet, susuz köpeğe su veren kişi ile kediyi hapsedip aç bırakan kadının anlatıldığı hadislerdir; ikisi «Örnek kişiliği» dersinde işlendi.
Merhametin yanında bir de sınır konur. Müslim'deki bir hadiste canlı bir varlığın nişan tahtası yapılması yasaklanır. Yine Müslim'in kaydettiği başka bir hadise göre Allah her işte iyiliği (ihsan) emretmiştir; hayvan kesilecekse bıçak bilenmeli, hayvan rahatlatılmalıdır. Ders kitapları bu iki metinden şu sonucu çıkarır: hayvandan yararlanmak meşrudur, ama ona gereksiz acı çektirmek, onu eğlence için incitmek sorumluluğun dışına çıkmaktır. Gücünün üstünde yük taşıttırmamak, beslediğin hayvanın bakımını aksatmamak, sıcak günlerde sokaktaki hayvanlara bir kap su bırakmak bu ilkenin gündelik karşılıklarıdır.
Bitkiler de bu sorumluluğun içindedir. Enes b. Mâlik'in rivayet ettiği bir hadise göre bir Müslümanın diktiği ağaçtan ya da ektiği ekinden bir kuş, bir insan ya da bir hayvan yerse bu onun için sadaka olur (Buhârî, Müslim). Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde geçen bir rivayette ise kıyamet kopmak üzereyken birinin elinde bir fidan varsa ve onu dikmeye vakti yetiyorsa dikmesi istenir. İkinci metin dikilen şeyin meyvesini kimin göreceğini sormaz; dikmeyi tek başına değerli sayar. Fidanın dibine dökülen sıcak kül de bu açıdan bir canlıya verilmiş zarardır.
Temizlik ve ortak alan
İbadet konusundaki temizlik dersinde abdest ve guslü, yani bedenin arınmasını görmüştün. Çevre ahlakı aynı ilkeyi bedenden dışarıya taşır. Temizliği imanın yarısı sayan hadisi Müslim kaydetmiştir. Bir başka hadiste, yine Müslim'de, insanların gelip geçtiği yolu ve gölgelendikleri yeri kirletmek, lanete yol açan davranışlar arasında sayılır. Durgun suya idrar yapmayı yasaklayan hadis de (Buhârî, Müslim) ortak kullanılan bir su kaynağını korumaya yöneliktir.
Bu metinlerin ortak noktası, kirletilen yerin herkese ait olmasıdır. Ders kitaplarında ortak alana verilen zarar kul hakkıyla ilişkilendirilir: sahibi tek bir kişi olmadığı için hakkı çiğnenen insan sayısı da belirsizdir ve helalleşmek bu yüzden kolay değildir. Plaja gömülen sigara izmariti, otobüs koltuğuna yapıştırılan sakız, park bankına kazınan yazı bu açıdan aynı başlığa girer.
Yoldan eziyeti kaldırmak
Müslim'deki iman hadisine göre iman yetmiş küsur şubedir; en üstünü «Allah'tan başka ilah yoktur» demek, en alttakisi yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmaktır, hayâ da imanın bir şubesidir. Hadis, imanı en yüksek inanç cümlesinden yerdeki bir taşa kadar uzanan bir yelpaze olarak anlatır. Buhârî ve Müslim'in birlikte aktardığı bir başka rivayette yolda yürürken önüne çıkan dikenli bir dalı kenara çeken adamın bu davranışı yüzünden bağışlandığı anlatılır. Yine iki Sahih'te geçen, insanın her eklemi için her gün bir sadaka gerektiğini bildiren hadiste yoldan eziyet veren şeyi kaldırmak da sadakalar arasında sayılır.
Bu üç metinden çıkan kavram, küçük ve görünmeyen bir iyiliğin değeridir. Patikadaki kırık şişe, kaldırıma park edilmiş araç, merdivende bırakılmış bisiklet bugünün «yoldaki dikeni»dir. Eziyeti kaldıran kişi onu oraya koyan olmak zorunda değildir; Irmak'ın babasının «bizim çöpümüz değil» itirazı tam bu noktada metinle çelişir.
Gelecek kuşakların hakkı
Çevre ahlakının zaman boyutu da vardır. Bugün tüketilen su, kesilen orman, kirletilen toprak henüz doğmamış insanların da payıdır. Ders kitapları bu hakkı emanet kavramıyla açıklar: insan dünyayı kullanır, ama onu kendinden sonrakilere devretmekle de yükümlüdür. Fidan rivayeti bu açıdan yeniden okunabilir: meyvesini dikenin değil, ondan sonra gelenlerin toplayacağı bir ağaç da dikilmeye değer.
Önceki derste ahlakın yerleşik huy olduğunu, tek seferlik davranıştan bu yönüyle ayrıldığını görmüştün. Çevre ahlakı için de aynı ölçü geçerlidir: bir temizlik kampanyasına bir kez katılmak güzel bir davranıştır; musluğu kapatmak, artan yemeği saklamak, yere bir şey atmamak düşünmeden yapılır hâle geldiğinde huy olur.
Kavram kartı
| Kavram | Kısa tanımı | Bağlı metin | Eymir'deki karşılığı | Soruda onu gösteren iz |
|---|---|---|---|---|
| İsraf | İhtiyacın ve ölçünün ötesinde harcamak | A'râf 7/31; müd ile abdest rivayeti | Açık kalan musluk | «boşa», «fazla», «artan», «tükendi» |
| Tebzir | Saçıp savurmak, yersiz harcamak | İsrâ 17/26–27 | Gösteriş için alınıp atılan yiyecek | «saçıp savurdu», «gereksiz yere» |
| İktisat | İsrafla cimrilik arasındaki orta yol | Furkan 25/67 | İhtiyaç kadar su ve yiyecek getirmek | «ölçülü», «ne az ne çok» |
| Canlılara sorumluluk | Hayvana ve bitkiye zarar vermemek, ihsanla davranmak | En'âm 6/38; nişan ve bıçak hadisleri; ağaç dikme hadisi | Fidanın dibindeki kül | «hayvan», «fidan», «acı», «sadaka» |
| Ortak alanın korunması | Herkesin kullandığı yeri kirletmemek | Temizlik imanın yarısı; yol ve gölgelik hadisi | Piknik alanında kalan çöp | «park», «yol», «herkesin», «kamu» |
| Eziyeti kaldırmak | Başkasına zarar verecek engeli gidermek | İman şubeleri hadisi; dikenli dal rivayeti | Patikadaki kırık şişe | «yoldan», «kenara çekti», «engel» |
Metin çözümü
Metin: «Bir Müslüman bir ağaç diker ya da bir ekin eker de ondan bir kuş, bir insan ya da bir hayvan yerse, bu onun için sadaka olur.» (Buhârî, Müslim; anlamca)
- Adım 1 — Eylemi bul. Metindeki iş dikmek ve ekmektir. Bir şey tüketilmiyor, tersine yeryüzüne bir canlı ekleniyor; israf ya da kirletme kavramları bu yüzden metnin dışında kalır.
- Adım 2 — Yararlananları say. Kuş, insan ve hayvan birlikte anılıyor. Yarar insanla sınırlı tutulmadığı için metin canlılara karşı sorumluluğa ve iyiliğin bütün canlılara ulaşmasına işaret eder.
- Adım 3 — Karşılığa bak. Sonuç «sadaka» diye adlandırılıyor. Sadaka bilinçli bir verme işidir; burada ise diken kişi kuşun meyveyi yediğini görmeyebilir. Metin, sahibi farkında olmadan da süren bir iyiliği anlatır.
- Adım 4 — Soru kökünü eşleştir. Soru «metnin teşvik ettiği davranış» diyorsa cevap ağaç dikmek ve doğayı zenginleştirmektir; «öne çıkan kavram» diyorsa canlılara yarar sağlayan kalıcı iyiliktir. «Temizlik» ya da «tasarruf» içeren seçenek metne dayanmaz.
Bu derste ahlakın nesnesi insanın dışındaydı: musluk, fidan, patikadaki şişe. Ancak Irmak'ın şişeyi toplaması ile babasının «karışma» demesi arasındaki fark, bu iki insanın değerlerini nereden ve nasıl edindiğiyle ilgilidir. Sıradaki derste soru insanın kendisine dönüyor: davranışa yön veren ölçüler, yani değerler, bir gence aileden, okuldan ve arkadaş çevresinden nasıl geçer; kimlik arayışındaki bir genç bunları nasıl kendi ölçüsüne dönüştürür ve bağımlılık yapan alışkanlıklara karşı kendini neyle korur?
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Orta yolu bulmak
Soru: Hatice Hanım kışın faturayı düşürmek için kombiyi hiç yakmıyor, evdekiler üşüyüp hastalanıyor. Komşusu Gülay Hanım ise evde kimse yokken de bütün odaları sonuna kadar ısıtıyor. Furkan suresinin 67. ayetindeki ölçüye göre iki tutum için hangisi söylenebilir?
- A) Yalnız Gülay Hanım'ın tutumu ayetin eleştirdiği bir uçtur.
- B) Hatice Hanım'ın tutumu ayetin övdüğü orta yolun örneğidir.
- C) İki tutum da ayetin dışında bırakılan uçlardır; övülen, ihtiyaç kadar harcamaktır.
- D) Isınma ihtiyacı ahlakın konusu dışında kaldığı için ayetle ilgisi yoktur.
- E) İki tutum da iktisat kavramının örneğidir.
Çözüm: Ayet harcarken ne israfa ne de cimriliğe kaçmayanları över ve ikisinin arasındaki yolu gösterir. Boş evi ısıtmak israftır; ailenin sağlığını tehlikeye atacak kadar kısmak ise cimrilik ucuna düşer. B, israftan kaçmayı orta yol sanan çeldiricidir. Övülen ölçü, ihtiyaç kadar ısınmaktır. Cevap: C.
Örnek 2 — Hadisten kavram çıkarmak
Soru: «İman yetmiş küsur şubedir; en üstünü 'Allah'tan başka ilah yoktur' demek, en alttakisi yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmaktır.» (Müslim, anlamca) Bu hadisten aşağıdaki sonuçlardan hangisi çıkarılabilir?
- A) Yoldaki engeli kaldırmak yalnız belediyenin görevidir.
- B) İman yalnız kalpte kalan bir inançtır, davranışla ilgisi yoktur.
- C) Küçük görünen bir iyilik de imanla ilişkilendirilmiştir.
- D) Yoldan eziyeti kaldırmak imanın en üst derecesidir.
- E) Hadis yalnız ibadetlerin sırasını anlatır.
Çözüm: Hadis imanı, en yüksek inanç cümlesinden yerdeki bir engeli kaldırmaya uzanan bir yelpaze olarak anlatır. Böylece gündelik ve küçük bir davranış imanın içine alınmış olur. D hadisin sıralamasını tersine çevirir; eziyeti kaldırmak en alttaki şube olarak geçer. B ise hadisin tam karşıtını söyler. Cevap: C.
Örnek 3 — Kimin hakkı?
Soru: Bir kasabada yeraltı suyu, tarlaları sulamak için kontrolsüz açılan kuyularla hızla çekiliyor. Yaşlı bir çiftçi «Bu suyu biz bitirirsek torunlarımız bu toprakta tarım yapamaz» diyor. Çiftçinin itirazı en çok hangi kavrama dayanır?
- A) Gelecek kuşakların hakkını gözeten emanet anlayışı
- B) Hayvanlara merhamet
- C) Yoldan eziyeti kaldırmak
- D) Ortak alanın temizliği
- E) Tebzirin şeytanla ilişkilendirilmesi
Çözüm: İtirazın odağında henüz bu toprağı kullanmayan, sonra gelecek olanlar var. Ders kitapları bu hakkı, dünyanın bir sonraki kuşağa devredilecek bir emanet olduğu düşüncesiyle açıklar. Su tükenmesi israfla da ilgilidir, ama seçeneklerde israf yok; metindeki ipucu «torunlarımız» sözüdür. Cevap: A.
Örnek 4 — Ortak alanı kirletmek
Soru: Müslim'deki bir hadiste insanların gelip geçtiği yolu ve gölgelendikleri yeri kirletmek, lanete yol açan davranışlar arasında sayılır. Bu hadisin bugünkü bir karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Evinin içini düzenli temizlemeyen birinin durumu
- B) Herkesin oturduğu park bankının çevresine çekirdek kabuğu ve izmarit bırakmak
- C) Kendi bahçesine çiçek dikmek
- D) Abdest alırken suyu az kullanmak
- E) Sokak hayvanlarına su kabı bırakmak
Çözüm: Hadisin ölçütü kirletilen yerin herkese ait olmasıdır: yol ve gölgelik ortak kullanım alanlarıdır. Bugün park bankının çevresi aynı niteliği taşır. A özel alanla ilgilidir; C, D ve E hadisin yasakladığı değil, övülen davranışlardır. Cevap: B.
5Tuzaklar
- İsrafın karşıtını cimrilik sanmak. Furkan suresindeki ölçüye göre cimrilik de bir uçtur; israfın karşısındaki övülen tutum iktisat, yani orta yoldur. «Hiç harcamamak» diye kurulan seçenek orta yol değildir.
- İsrafı yalnız parayla sınırlamak. Su, yiyecek, elektrik, zaman ve sağlık da israf edilebilir. Metinde «boşa akan», «çöpe giden», «tükenen» gibi sözler varsa para geçmese bile cevap israf olabilir.
- Eziyeti kaldırmayı yalnız onu koyanın işi saymak. Dikenli dal rivayetinde dalı oraya koyan kişi anılmaz; bağışlanan, onu kenara çekendir. «Sorumlu, engeli oraya koyandır» seçeneği metne dayanmaz.
- Hayvandan yararlanmayı yasak sanmak. Metinler kesimi yasaklamaz, kesimin ihsanla yapılmasını ister; yasaklanan gereksiz acı ve canlıyı nişan tahtası yapmaktır.
- Çevre ahlakı ile çevrenin kavramsal temellerini karıştırmak. Halifelik, mizan ve tabiatın ayet oluşu dinin tabiata bakışını anlatır. Soru bir davranışı soruyorsa cevabı israf, merhamet, temizlik, eziyeti kaldırmak gibi davranış kavramlarında ara.
6Tekrar kartı
- Çevre ahlakı: insanın doğal ve yapılı çevreye karşı davranışlarını düzenleyen ilkeler. Gerekçeleri: halifelik (Bakara 2/30), mizan (Rahmân 55/7–8), emanet.
- Bozgunculuk: A'râf 7/56 (düzene konan yeryüzünde fesat yapmamak); Rûm 30/41 (bozulma insan eliyle).
- İsraf: ölçüyü aşmak, A'râf 7/31. Tebzir: saçıp savurmak, İsrâ 17/26–27. İktisat: orta yol, Furkan 25/67.
- Su: Hz. Peygamber bir müd suyla abdest, bir sa' ile beş müd arası suyla gusül (Buhârî, Müslim).
- Canlılar: En'âm 6/38 (birer ümmet); nişan tahtası yasağı ve bıçağı bileme (Müslim); köpek ve kedi rivayetleri «Örnek kişiliği» dersinde.
- Bitki: ağaç diken için sadaka (Buhârî, Müslim); kıyamet kopsa da fidanı dikmek (Ahmed b. Hanbel, Müsned).
- Ortak alan: temizlik imanın yarısı (Müslim); yolu ve gölgeliği kirletmek (Müslim); durgun suyu kirletmemek (Buhârî, Müslim). Ortak alana zarar kul hakkıdır.
- Eziyeti kaldırmak: imanın en alttaki şubesi (Müslim); dikenli dalı çeken adam (Buhârî, Müslim). Gelecek kuşakların hakkı emanet kavramıyla açıklanır.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Harcamada ne israfa ne de cimriliğe kaçmadan orta yolu tutmaya ne ad verilir?
- A)Tebzir
- B)Fesat
- C)İktisat
- D)İhsan
- E)Zühd
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Furkan suresinin 67. ayetinde övülen orta yol iktisat kavramıyla adlandırılır.
Soru 2 · Kolay
Malı saçıp savurmak, gereksiz ve yersiz yere harcamak anlamına gelen kavram hangisidir?
- A)Tebzir
- B)Kanaat
- C)İktisat
- D)Emanet
- E)Sadaka
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. İsrâ suresinde yasaklanan saçıp savurmanın adı tebzirdir.
Soru 3 · Kolay
Müslim'de geçen bir hadise göre imanın yarısı olarak bildirilen şey hangisidir?
- A)Sabır
- B)Cömertlik
- C)Oruç
- D)Ağaç dikmek
- E)Temizlik
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Hadiste temizlik imanın yarısı diye anılır ve çevre temizliğinin dayanakları arasında gösterilir.
Soru 4 · Kolay
Karada ve denizde ortaya çıkan bozulmanın insanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden olduğunu bildiren ayet hangi suredendir?
- A)İhlâs
- B)Rûm
- C)Fâtiha
- D)Asr
- E)Kevser
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Bu anlamdaki ayet Rûm suresinin 41. ayetidir ve çevre sorunlarıyla ilişkilendirilir.
Soru 5 · Orta
Fikret yaz tatilinde gittiği bir ilçede, otel odasından çıkarken klimayı ve bütün ışıkları açık bırakıyor: «Parasını ödedim, istediğim gibi kullanırım.» Fikret'in gerekçesinde gözden kaçan nedir?
- A)Otel odasının bir ibadet yeri olması
- B)Elektriğin yalnız evde kullanılabilmesi
- C)Klimanın sağlığa her durumda zararlı olması
- D)Bedelini ödemenin, bir nimeti boşa tüketmeyi israf olmaktan çıkarmaması
- E)Tatilin dinî açıdan uygun görülmemesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İsraf ölçüyü aşarak tüketmektir; parasının ödenmiş olması enerjinin boşa harcandığı gerçeğini değiştirmez.
Soru 6 · Orta
Müslim'deki bir hadiste canlı bir varlığın nişan tahtası yapılması yasaklanır. Bu yasağın dayandığı ilke en çok hangisidir?
- A)İsrafın önlenmesi
- B)Canlılara gereksiz acı çektirmemek
- C)Ortak alanın temizliği
- D)Gelecek kuşakların hakkı
- E)Kamu malının korunması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Canlıyı hedef yapmak onu eğlence için incitmek demektir; yasak gereksiz acıyı önlemeye yöneliktir.
Soru 7 · Orta
Hz. Peygamber'in bir müd suyla abdest aldığını bildiren rivayet, çevre ahlakı bakımından en çok hangi tutumu destekler?
- A)Abdestin yalnız akan suyla alınması gerektiğini
- B)Su yoksa namazın terk edilebileceğini
- C)Abdestte organların bir kez yıkanmasının farz olmadığını
- D)Suyun yalnız ibadet için kullanılabileceğini
- E)İbadette bile suyu ölçülü kullanmayı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Rivayetteki az miktar, ibadet sırasında da suyun israf edilmemesi gerektiğine işaret eder.
Soru 8 · Orta
Yağmurlu bir sabah Işıl, okula giderken kaldırımın ortasında devrilmiş bir saksı ve dağılmış toprak görüyor; saksıyı kaldırıp kenara çekiyor. Işıl'ın davranışı en doğrudan hangi hadisle ilişkilendirilir?
- A)Yoldan eziyet veren şeyi kaldırmanın imanın şubelerinden sayıldığı hadis
- B)Temizliğin imanın yarısı olduğunu bildiren hadis
- C)Ağaç dikenin sadaka kazandığını bildiren hadis
- D)Durgun suyun kirletilmesini yasaklayan hadis
- E)Bıçağın bilenmesini isteyen hadis
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Gelip geçenlere engel olan bir şeyi yoldan almak, iman şubeleri hadisinin en alttaki şubesinde anılır.
Soru 9 · Orta
En'âm suresinin 38. ayetinde yürüyen her canlının ve uçan her kuşun insanlar gibi birer topluluk olduğu bildirilir. Bu ayetten çıkarılabilecek en uygun sonuç hangisidir?
- A)Hayvanlardan hiçbir biçimde yararlanılamaz.
- B)Kuşlar insanlardan üstün yaratılmıştır.
- C)Hayvanlar yalnız insanın kullanması için var olan eşyalar gibi görülemez.
- D)Ayet yalnız evcil hayvanları kapsar.
- E)Hayvanların da ibadetle yükümlü olduğu anlatılır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Canlıları birer topluluk olarak tanıtmak, onları yalnızca kullanım nesnesi sayan bakışı zorlaştırır.
Soru 10 · Orta
Bir öğrenci kantinde aldığı tostun yarısını yiyip kalanını çöpe atıyor; ertesi gün de aynısını yapıyor. Bu davranışın en çok çatıştığı ayet hangisidir?
- A)Bakara suresinde dinde zorlama olmadığını bildiren ayet
- B)Rûm suresinde bozulmanın insan eliyle olduğunu bildiren ayet
- C)Furkan suresinde Rahmân'ın kullarının harcamasını anlatan ayet
- D)A'râf suresinde yemeye ve içmeye izin verip israfı yasaklayan ayet
- E)Nahl suresinde arıya vahyedildiğini bildiren ayet
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Yiyecekte ölçüyü aşmayı doğrudan yasaklayan metin A'râf 7/31'dir.
Soru 11 · Orta
Ders kitaplarında ortak alana verilen zararın kul hakkıyla ilişkilendirilmesinin gerekçesi hangisidir?
- A)Ortak alanın sahibi olmadığı için zararın hiç kimseyi ilgilendirmemesi
- B)Kul hakkının yalnız borç ilişkilerinde geçmesi
- C)Ortak alanda yapılan davranışın ahlakın konusu olmaması
- D)Zararın yalnız belediyeyi ilgilendirmesi
- E)Alanı kullanan herkesin hakkı çiğnendiği ve hak sahiplerinin tek tek bilinememesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Hak sahipleri belirsiz ve çok sayıda olduğu için ders kitapları bu zararı kul hakkı kapsamında ele alır.
Soru 12 · Zor
Gökay bir vakfın bağış kampanyasında kendi bahçesine yirmi fidan dikiyor, fotoğrafını paylaşıp beğeni topluyor; iki hafta sonra hiçbirine su vermediği için fidanların hepsi kuruyor. Ağaç dikmeyi sadaka sayan hadis ve ahlakın yerleşik huy olduğu bilgisi birlikte düşünüldüğünde hangi değerlendirme en isabetlidir?
- A)Fidan dikildiği anda sorumluluk sona erdiği için Gökay her şeyi yapmıştır.
- B)Hadisteki sadaka, dikilen ağacın canlılara yarar sağlamasına bağlandığı için fidanın bakımını üstlenmemek bu yararı ortadan kaldırmıştır.
- C)Ağaç dikmek yalnız kamusal alanda değer taşır, bahçeye dikilen fidanın önemi yoktur.
- D)Fotoğraf paylaşmak tek başına israf sayılır.
- E)Bitkiler canlı sayılmadığı için kuruması ahlaki bir mesele değildir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Hadis dikme işini kuşun, insanın ve hayvanın ondan yararlanmasıyla birlikte anar; bakılmayan fidan bu sonuca ulaşamaz.
Soru 13 · Zor
Ahmed b. Hanbel'in Müsned'indeki rivayette, kıyamet kopmak üzereyken elinde fidan bulunan kişiye onu dikmesi söylenir. Bu metin en çok hangi düşünceyi destekler?
- A)Yapılan iyiliğin değeri, sonucunu yapanın görüp görmemesine bağlı değildir.
- B)Kıyametin ne zaman kopacağı bilinebilir.
- C)Ağaç dikmek yalnız tarım yapanlara düşen bir iştir.
- D)Fidan dikmek ibadetlerin yerine geçer.
- E)İnsan yalnız kendi yararlanacağı şeyi yapmalıdır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Meyvesini kimsenin göremeyeceği bir anda bile dikmenin istenmesi, iyiliğin sonucundan bağımsız değerini gösterir.
Soru 14 · Zor
Bir hadiste hayvan kesilecekse bıçağın bilenmesi ve hayvanın rahatlatılması istenir; başka bir hadiste canlının nişan tahtası yapılması yasaklanır. İki metin birlikte değerlendirildiğinde hangi sonuç çıkar?
- A)Hayvan kesmek her durumda yasaktır.
- B)Hayvanlar yalnız sahipleri tarafından korunmalıdır.
- C)Bıçağın keskinliği yalnız kesenin işini kolaylaştırmak içindir.
- D)Hayvandan meşru biçimde yararlanılabilir, ama ona gereksiz acı çektirilmez.
- E)Avcılık ve kesim aynı hükme tabidir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İlk metin yararlanmayı ihsan şartına bağlar, ikincisi eğlence için incitmeyi yasaklar; ortak payda gereksiz acıdan kaçınmaktır.
Soru 15 · Zor
Halil, köyündeki dere kenarına inşaat molozu döküldüğünü görünce muhtarlığa başvuruyor; muhtar «Molozu sen dökmedin, seni ilgilendirmez» diyor. Dikenli dalı yoldan çeken adamın bağışlandığını anlatan rivayete göre muhtarın sözüne hangi karşılık verilebilir?
- A)Rivayet yalnız dikenli dallarla ilgili olduğu için moloza uygulanamaz.
- B)Sorumluluk yalnız zararı verende olduğu için muhtar haklıdır.
- C)Rivayette övülen kişi engeli koyan değil, onu kaldırandır; zarara yol açmamış olmak gidermeye çalışmanın değerini düşürmez.
- D)Rivayet yalnız şehir yollarını kapsar.
- E)Dere kenarı ortak alan sayılmaz.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Rivayet dalı oraya kimin koyduğunu anmaz; bağışlanma onu kenara çeken kişiye bağlanır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Gençlik ve değerler» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
İnsanın yeryüzünde halife kılındığını bildiren ayet hangi suredendir ve çevre ahlakında hangi işlevle anılır?
- A)İhlâs suresinden; ibadetlerin vaktini belirler.
- B)Asr suresinden; zamanın değerini anlatır.
- C)Rûm suresinden; bozulmanın nedenini açıklar.
- D)Furkan suresinden; harcamada ölçü koyar.
- E)Bakara suresinden; insanın yeryüzüne karşı sorumluluğunun gerekçesi olarak anılır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Bakara suresinin 30. ayetindeki halifelik bildirimi çevreye karşı sorumluluğun kavramsal gerekçelerinden biridir.
Soru 2 · Orta
Durgun suya idrar yapmayı yasaklayan hadis (Buhârî, Müslim) en çok hangi çevre ilkesine dayanır?
- A)Hayvanlara merhamet
- B)Ağaç dikmenin teşviki
- C)Ortak kullanılan su kaynağının kirletilmemesi
- D)Malı saçıp savurmamak
- E)Enerji tasarrufu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Durgun su başkalarının da kullandığı bir kaynaktır; yasak onu herkes için temiz tutmaya yöneliktir.
Soru 3 · Zor
İlknur'un ailesi her hafta pazardan ihtiyacından fazla sebze alıyor, sebzelerin bir kısmı buzdolabında çürüyor. İlknur «Para bizim, kimseye zararımız yok» diyen babasına cevap vermek istiyor. Aşağıdakilerden hangisi bu derste işlenen kavramlarla kurulmuş en güçlü cevaptır?
- A)Nimeti boşa tüketmek israftır; ayrıca kaynakların sonraki kuşaklara da emanet olduğu düşünülürse zarar yalnız aileyle sınırlı kalmaz.
- B)Sebze almak dinen sakıncalıdır, yalnız tahıl alınmalıdır.
- C)Pazardan alışveriş ortak alana zarar verdiği için kul hakkıdır.
- D)Çürüyen sebze hayvanlara merhamet ilkesini çiğner.
- E)Fazla alışveriş tebzir değil iktisattır, bu yüzden övülür.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. İsraf ölçüyü aşarak nimeti boşa harcamaktır; emanet anlayışı bunun yalnız ödeyen kişiyi ilgilendirmediğini gösterir.
Soru 4 · Zor
«Yeryüzü düzene konduktan sonra orada bozgunculuk yapmayın» anlamındaki A'râf suresinin 56. ayeti ile «Karada ve denizde bozulma insanların elleriyle yaptıkları yüzünden ortaya çıktı» anlamındaki Rûm suresinin 41. ayeti birlikte okunduğunda hangi sonuç çıkar?
- A)Çevredeki bozulmanın nedeni yalnız doğal afetlerdir.
- B)Yeryüzündeki düzeni bozan insan davranışı hem yasaklanmış hem de bozulmanın kaynağı olarak gösterilmiştir.
- C)İki ayet yalnız savaş durumlarını anlatır.
- D)Bozgunculuk yalnız ibadetleri terk etmektir.
- E)Ayetler insanı yeryüzünden sorumlu tutmaz.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. İlki bozgunculuğu yasaklar, ikincisi bozulmayı insan eliyle ilişkilendirir; ikisi birlikte insan davranışını merkeze koyar.
Soru 5 · Zor
Hilmi Bey her sabah yürüyüş yaptığı sahil parkında yere atılmış maske, şişe ve poşetleri toplayıp çöp kutusuna atıyor; kimse ondan istemiyor, çoğu zaman kimse görmüyor da. Bu davranışın birden fazla ilkeye dokunduğu düşünülürse aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi metinle UYUŞMAZ?
- A)Ortak alanın temizliği — park herkesin kullandığı bir yerdir.
- B)Eziyeti kaldırmak — gelip geçenlere zarar verebilecek atık ortadan kalkar.
- C)Yerleşik huy — davranış her sabah tekrarlanmaktadır.
- D)Tebzir — Hilmi Bey malını saçıp savurmaktadır.
- E)Canlılara sorumluluk — sahile ve denize karışacak atık canlılara zarar verebilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Tebzir saçıp savurmaktır; atıkları toplayan Hilmi Bey'in davranışında böyle bir harcama yoktur.
D05 — Ahlak ve Değerler
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.