İçeriğe geç

S0-M01-D03·Akademiye giriş

Kendi hızında öğrenme sistemi

sıfırdan ileri1.951 kelime13 yaratıcı örnek2 karşı örnek≈ 13 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kendi hızında öğrenme bir hak verir, bir düzen kurmaz; takvimin yerine geçecek küçük ve tekrarlanan çapayı sen koyarsın.

Akademi kesintisizliği ödüllendirmez ve kesintiyi cezalandırmaz; seri sayacı, kayıp puan ve yargılayıcı hatırlatma bilinçli olarak yoktur.

Yerine geri dönüşü kolaylaştıran şeyler konur: kaldığın yer, özet ve on dakikayı geçmeyen bir dönüş görevi.

Süre takvimle değil aktif çalışmayla ölçülür; bir modüle üç haftaya yayılmış dört saat, dört saatlik bir çalışmadır.

Hız başarıyla eşitlenmez ve "tamamlandı" yalnızca katılımı söyler; öğrendiğini gösteren şey işaretlenen ders değil, portfolyona giren üretimdir.

Açılış sahnesi

Bir kullanıcı otuz gün üst üste akademiye giriyor. Her gün bir ders, her gün bir uygulama. Otuz birinci gün hasta oluyor ve giremiyor.

Ertesi gün de girmiyor. Sonraki gün de.

Ona sorsan sebebini "işler yoğunlaştı" diye anlatır. Ama gerçek sebep başka ve o sebebi kendisi de fark etmiyor: otuz gün boyunca ölçtüğü şey öğrenme değildi, kesintisizlikti. Kesinti bir kez oluştuğunda ölçtüğü şey sıfırlandı ve elinde tutunacak bir şey kalmadı.

Şimdi başka birine bakalım. O da altı hafta hiç girmiyor, ama sebebi taşınmak. Yedinci hafta giriyor ve karşısında şunu görüyor: en son nerede kaldığın, o dersin üç cümlelik özeti ve on dakikalık küçük bir dönüş görevi.

Görevi yapıyor ve devam ediyor. Altı hafta kayıp değil, sadece ara.

İkisi arasındaki fark irade değil. Fark, birinin sistemi kesintisizlik üzerine kurmuş olması, diğerininse geri dönüş üzerine.

Bu ders o ikinci sistemi kurmayı öğretiyor.

Bu derste ne olacak

Önce "kendi hızında" ifadesinin ne olduğunu ve neyle karıştırıldığını ayıracağız. Serbest tempo bir hak; ama hak kendiliğinden bir çalışma düzeni üretmiyor.

Sonra akademinin bilinçli olarak YAPMADIĞI şeyleri göreceğiz. Seri bozuldu mesajı, kaçırılan takvim cezası, yargılayıcı hatırlatma ve kayıp puan burada yok ve yokluklarının tek tek sebebi var.

Ardından yerine ne konduğuna bakacağız: kaldığın yer, özet, dönüş görevi ve esnek haftalık hedef.

Sonra takvim süresi ile aktif çalışma süresi arasındaki farkı kuracağız. İkisini karıştırmak, ilerlemeyi olduğundan yavaş ya da olduğundan hızlı gösteriyor.

Son olarak en hassas konuya geleceğiz: hızın başarıyla eşitlenmemesi ne demek ve "tamamlandı" işareti tam olarak neyi söylüyor?

Aşağıdaki öğrenen örnekleri kurgudur; amaç sistemi elle tutulur kılmak.

Sıfır noktası

Bir spor salonu üyeliğiyle bir antrenman planı arasındaki farkı düşün.

Üyelik sana bir hak verir: istediğin gün, istediğin saat girebilirsin. Bu hak değerlidir ama tek başına kimseyi çalıştırmaz. Salona ne zaman gideceğini üyelik söylemez; onu sen kurarsın.

Kendi hızında öğrenme de böyle bir hak. Akademi sana bir takvim dayatmıyor, bir sınıfa bağlamıyor, kaçırdığın hafta için ceza kesmiyor. Ama o boşluğu doldurmuyor da; doldurması zaten yanlış olurdu.

Mekanizma — ne yok, ne var

Akademinin bu konuda dört tane bilinçli YOKLUĞU var ve dördü de birer karar.

Seri bozuldu mesajı yok. Böyle bir mesaj kişiye bir şey öğretmez; yalnız suçluluk üretir ve suçluluk geri dönüşü kolaylaştırmaz, zorlaştırır.

Kaçırılan takvim için ceza ya da kayıp puan yok. Ceza kurmak, kendi hızında olmayı ilan edip arka kapıdan bir takvim dayatmak olurdu.

Hatırlatmalar yargılayıcı dille yazılmaz. "Nerelerdesin" ile "kaldığın yerde şu duruyor" arasındaki fark küçük görünür; geri dönme ihtimali üzerindeki etkisi küçük değildir.

Baskı kuran dil yok. Yaklaşan bir son tarih olmadığında panel öyleymiş gibi konuşmaz.

Şimdi yerine ne kondu, ona bakalım.

Şimdi ikinci mekanizmaya, süre meselesine gelelim.

Bu ayrım pratikte çok işe yarıyor. Seviyelerin yanında yazan süreler, örneğin birinci seviye için yirmi ilâ otuz saat, takvim süresi değil aktif süredir. Haftada iki saat ayıran biri için bu üç dört ay demektir ve o kişi "üç ay geride kaldım" diye düşünmez, çünkü karşılaştırdığı şey doğru birim.

Usta katmanı — hız, tamamlandı işareti ve ilerleme çubuğu tuzağı

Şimdi dersin en hassas kısmına geliyoruz.

Bu akademinin ilkelerinden biri şu: hız başarıyla eşitlenmez. Cümle kolay geliyor ama sonuçları düşünüldüğünde rahatsız edici olabiliyor, çünkü hepimiz hızlı ilerlemeyi iyi ilerleme sanmaya alışkınız.

Neden eşitlenmediğini görmek için ölçülen şeye bakmak gerekiyor. Bir modülü iki saatte bitirmek ile altı saatte bitirmek arasındaki fark, çoğu zaman ne kadar öğrenildiğini değil ne kadar UYGULANDIĞINI gösterir. Uygulama yapan kişi yavaş görünür ve elinde bir iş vardır; uygulamayı atlayan kişi hızlı görünür ve elinde yalnız bir okuma geçmişi vardır.

Şimdi "tamamlandı" işaretine gelelim ve burada net olmak gerekiyor.

Bir dersi tamamlandı olarak işaretlemek bir katılım bildirimidir. Öğrenme yeterliliğini göstermez ve göstermesi de beklenmez; sistemin ölçebildiği şey senin o dersle temas ettiğindir, o dersi ne kadar içselleştirdiğin değil.

Katılım sertifikası koşullarından biri rotadaki derslerin en az yüzde seksenini tamamlandı olarak işaretlemek. Bu koşul bir sınav eşiği değil ve herhangi bir sınavdan asgari puan alma şartı da yok. Yani işaretin anlamı dar ve bilinçli olarak dar tutuluyor.

Buradan pratik bir sonuç çıkıyor. Kendi ilerlemeni ölçmek için iki farklı gösterge kullan ve ikisini karıştırma.

Birincisi katılım göstergesi: kaç ders işaretlendi, hangi rota nerede. Bu sistemin ölçebildiği şey.

İkincisi üretim göstergesi: portfolyoda kaç çalışma var, bu ay hangi somut işi yaptın, hangi denemen işe yaramadı ve ne öğrendin. Bunu sistem ölçemez; senin kaydetmen gerekiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışKendi hızında öğrenmenin "istediğim zaman, yani hiçbir zaman" demek olduğu sanılır.
Doğrusu

Değildir. Serbest tempo bir haktır ve o hakkın karşılığı, temponun kurulmasının sana ait olması. Sistem takvim dayatmıyor; takvim yerine geçen küçük ve tekrarlanan bir çapa kurmak sana kalıyor.

Yaygın yanlışUzun aradan sonra geri dönmenin baştan başlamak gerektirdiği düşünülür.
Doğrusu

Gerektirmez. Kaldığın yer, o noktanın özeti ve küçük bir dönüş görevi seni bekliyor; ara ne kadar uzun olursa olsun ödenecek bir borç birikmiyor.

Yaygın yanlışHızlı bitirmenin daha iyi öğrenmek olduğu sanılır.
Doğrusu

İkisi ayrı şeyler. Hız çoğu zaman uygulamanın atlanmasını ölçer; aynı içerikte yavaş giden kişinin elinde bir iş, hızlı gidenin elinde bir okuma geçmişi kalır.

Yaygın yanlış"Tamamlandı" işaretinin bir yeterlilik bildirdiği düşünülür.
Doğrusu

Bildirmez ve bildirmesi beklenmez; yalnızca o derse katıldığını söyler. Sertifika koşulundaki yüzde seksen de bir sınav eşiği değildir, çünkü burada asgari puan alınacak bir sınav yoktur.

Aklında kalsın

Kendi hızında öğrenme bir hak verir, bir düzen kurmaz; takvimin yerine geçecek küçük ve tekrarlanan çapayı sen koyarsın.

Akademi kesintisizliği ödüllendirmez ve kesintiyi cezalandırmaz; seri sayacı, kayıp puan ve yargılayıcı hatırlatma bilinçli olarak yoktur.

Yerine geri dönüşü kolaylaştıran şeyler konur: kaldığın yer, özet ve on dakikayı geçmeyen bir dönüş görevi.

Süre takvimle değil aktif çalışmayla ölçülür; bir modüle üç haftaya yayılmış dört saat, dört saatlik bir çalışmadır.

Hız başarıyla eşitlenmez ve "tamamlandı" yalnızca katılımı söyler; öğrendiğini gösteren şey işaretlenen ders değil, portfolyona giren üretimdir.

Sonraki derse köprü

Bu derste iki gösterge kurduk ve ikincisini, üretim göstergesini, epeyce öne çıkardık. Ama bir şeyi henüz açmadık: üretim tam olarak ne demek?

Bir dersi okumakla bir alıştırmayı yapmak, bir alıştırmayı yapmakla bir proje yürütmek ve bir projeyi bitirmekle onu portfolyoya koymak aynı şey değil. Dördü ayrı iş, ayrı süre ve ayrı çıktı istiyor; dördünü tek kelimeyle "çalışmak" diye anmak, hangisinde eksik kaldığını görmeni engelliyor.

Sıradaki derste bu dördünü tek tek ayıracağız. İki dakikalık bir fark etme sorusuyla otuz günlük bir üretim serisi arasındaki ölçek farkını, hangi dersin hangi tür uygulamayı istediğini ve portfolyoya neyin girip neyin girmediğini göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.