İçeriğe geç

M06-D03

Plan, kesit ve görünüş

Bir set için ölçekli plan, bir kesit ve iki görünüş çizer.

Yapım Tasarımı Akademisi — M06, Çizim ve teknik çizim · 2.322 kelime · 8 tasarım durumu · 2 film örneği · ≈ 11 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Perspektif kameranın göreceğini gösterir; plan, kesit ve görünüş ise inşa edecek ekibin okuyacağı ölçüleri verir. Bu çizimlerde hiçbir şey uzaklaştıkça küçülmez, bu yüzden ölçüler doğrudan okunabilir; bedeli, mekânı bir kerede tek bir yüzüyle görmektir.

Plan, mekânı yukarıdan ve yaklaşık bir ile bir buçuk metre yükseklikten kesilmiş gibi gösterir; kapıların açılış yayları, mobilyalar ve kameranın yeri onun üzerinde çizilir. Kesit yükseklikleri gösterir; bir merdivenin altı, bir pencereden görülen manzara, bir askının bir süslemeyi kesip kesmediği orada görünür. Görünüş bir duvarı karşıdan gösterir; raflar, desenler, kaplamalar ve oyuncunun eli orada ölçülür. Çizimler birbirini doğrulamalıdır; her ölçü tek bir kaynaktan gelir ve her kesit çizgisi bakış yönüyle işaretlenir.

Bir görünüş, oturan ya da ayakta duran yüzlerin düştüğü yükseklik bandını ve o banttaki yüzeylerin değerlerini taşıyabilir. Bu bilgi kâğıda geçtiğinde, bir yüzün arkasındaki ton bir boyacının ya da bir rötuşçunun tahminine kalmaz; her tenden yüzün arkasında ne duracağı, inşaatın ve boyanın diline girer.

Açılış sahnesi

İnşaat şefi Yaşar, Suna'nın perspektif çizimlerini masaya yayıp uzun süre bakıyor. Beğeniyor; kameranın ne göreceğini ilk kez açıkça görüyor. Ama elindeki kurşun kalemi bir panelin ayağına dayayıp soruyor: "Bu ayak ne kadar derin? Arkasında memurun sandalyesi var mı, yok mu? Bu çizimde göremiyorum."

Suna perspektifin bu soruya cevap veremeyeceğini biliyor. Perspektifte bir panelin ayağı, duvara ne kadar uzak olduğuna göre kısalır ya da uzar; kâğıttaki boyundan gerçek derinliği okunamaz. Yaşar'ın istediği, salonu yukarıdan, ortasından kesilmiş ve tam karşıdan, her ölçüsü kâğıtta doğrudan okunabilecek biçimde gösteren çizimler.

İki gün sonra Suna masaya dört kâğıt koyuyor: salonun yukarıdan bir çizimi, salonu gişelerden girişe kesen bir çizim ve iki duvarın karşıdan çizimleri. Kesitin ilk taslağında, kimsenin fark etmediği bir çakışma da görünüyor. Bu derste bir seti plan, kesit ve görünüşlerle, inşa edecek ekibin okuyabileceği biçimde çizmeyi ele alıyoruz.

Bu derste ne olacak

Perspektif, bir mekânın kameradan nasıl görüneceğini gösterir; inşa edecek ekip ise ölçüleri, kalınlıkları, yükseklikleri ve uzaklıkları ister. Bunun için mimarlığın yüzyıllardır kullandığı üç çizim türü vardır. Her biri mekânı tek bir yönden, kısaltmadan ve bozmadan gösterir.

Önce salonu yukarıdan gösteren çizimi, yani planı kuracağız ve planın neden belli bir yükseklikten kesilerek çizildiğini göreceğiz. Ardından mekânı dikine kesen çizimi, kesiti ele alacağız; yükseklik sorunlarının ancak orada görünmesinin nedenine bakacağız. Sonra duvarları karşıdan gösteren görünüşlere geçeceğiz. Son olarak bu çizimlerin birbirini nasıl doğruladığına ve birbiriyle çeliştiklerinde neler olduğuna değineceğiz.

Suna'nın banka için çizdiği plan, kesit ve iki görünüşü, Yaşar'ın üç sorusuna verdikleri cevaplarla izleyeceğiz. Bir kasabanın planını bire bir ölçekte stüdyo zeminine çizen bir filme ve karşı apartmanın onlarca penceresini tek bir cephe olarak kuran bir filme bakacağız. Bir görünüşün, oturan yüzlerin yüksekliğini ve arkalarında duran yüzeyin değerini nasıl kâğıda geçirebileceğini de göreceğiz.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Bir mekânı kameranın gözünden değil, sonsuz uzaktan ve tam dik açıyla bakan bir gözden çizdiğimizi düşünelim. Bu gözde hiçbir şey uzaklaştıkça küçülmez, hiçbir çizgi bir noktaya kaçmaz; bir metrelik bir duvar, salonun önünde de dibinde de kâğıtta aynı boyda görünür. Bu yüzden böyle bir çizimden ölçü okunabilir. Bedeli, bir mekânı bir kerede tek bir yüzüyle görmektir; mekânın bütününü anlamak için birkaç çizim birlikte okunur.

Mekanizma

Plan: yukarıdan, kesilerek

Plan, sanki salonun duvarları göğüs hizasından, yaklaşık bir ile bir buçuk metre yükseklikten kesilmiş ve üst kısmı kaldırılmış gibi çizilir. Bu yükseklik seçilir, çünkü kapıları, pencereleri ve mobilyaların çoğunu keserek gösterir. Kesimin üstünde kalan önemli şeyler, bir tavan kirişi, bir askı, bir üst dolap, kesik çizgiyle işaretlenir.

Kesit: yükseklikler burada görünür

Plan yükseklik göstermez. Bir merdivenin altında kalan boşluk, bir pencerenin dışında kameranın ne göreceği, bir tavanın kirişlerinin bir oyuncunun başına ne kadar yakın olduğu ancak kesitte görülür. Kesit, plan üzerine çizilen bir kesit çizgisiyle bağlanır ve çizgi, mekânın en çok yükseklik sorununun toplandığı yerden geçirilir.

Görünüş: duvar karşıdan

Görünüş, bir yüzeyi süsleyecek, boyayacak ya da üzerine bir şey yerleştirecek olanların çizimidir. Rafların yüksekliği, bir duvar kâğıdının deseninin kapı kenarında nasıl kesileceği, bir pervazın kalınlığı, bir prizin yeri görünüşte okunur. Oyuncunun boyu da görünüşte ölçülür: bir rafa uzanacak bir el, bir pencereden bakacak bir göz.

Çizimler birbirini doğrular

Plan, kesit ve görünüşler aynı mekânın farklı yüzleridir; bir ölçü hepsinde aynı olmalıdır. Bir pencerenin eni planda ve görünüşte, yüksekliği kesitte ve görünüşte görünür. Çizimler birbirini doğrulamadığında, inşaat ekibi hangisine güveneceğini bilemez ve çoğu zaman yanlış olanı seçer.

Tasarım masasında

Suna planı her metre için iki santimetre çiziyor; salonun on iki metrelik eni kâğıtta yirmi dört, on dört metrelik derinliği yirmi sekiz santimetre tutuyor. Planı yerden bir metre yirmi santimetreden kesiyor; gişe masaları, sandalyeler, panellerin ayakları ve giriş kapısı kesimin altında kalıyor, tavandan sarkan eski pirinç lambalar ise kesik çizgiyle işaretleniyor.

Yaşar'ın ilk sorusu panellerin ayaklarıydı. Plan bunun cevabını hemen veriyor: yan duvarlarda paneller duvardan bir metre açıkta, arkalarındaki bir metrelik üçgen destekler ve kum torbaları için yer var. Ama gişe duvarında durum farklı. Memurun sandalyesi, gişe masasının arkasında, duvara yalnızca birkaç on santimetre uzakta. Bir metrelik bir destek oraya sığmıyor. Suna gişe duvarının panellerini duvardan otuz beş santimetre öne alıyor; beş santimetre kalınlığındaki panelin arkasında otuz santimetre derinliğinde, ağırlıklı çelik L ayaklar kalıyor. Panelleri üst kenarlarından birbirine bağlayan yatay bir kuşak, ayakların sığmadığı derinliği taşıyor. Bir önceki dersin kaba eskizlerinde bırakılan asılı kuşak fikri, burada gizli bir taşıyıcı olarak geri dönüyor.

İkinci soru, giriş duvarındaki iki metre kırk santimetrelik boşluğun yeriydi. Suna planın üzerine iki ters açının kamera yerlerini ve yirmi derecelik görüş çizgilerini çiziyor. Giriş kapısı duvarın ortasında, iki metre eninde. Rıza'nın görüş çizgisinin düştüğü bölge sağ köşeye yaklaşık doksan santimetre kalıyor; boşluk orada, eski sıvanın panelsiz bir parçası olarak işaretleniyor. Elif'in görüş çizgisi sol tarafa düşüyor; iki beyaz panel, sol köşeden doksan santimetre içeride başlayarak oraya geliyor. İkisi de kapıya değmiyor.

Üçüncü soru, gişelerle paneller arasındaki mesafeydi; bunu kesit cevaplıyor. Suna kesit çizgisini, A–A, gişe duvarından girişe doğru, Rıza'nın sandalyesinin içinden geçiriyor. Kesitte gişe duvarı, üç metreden yedi metreye kadar süslemeler, otuz beş santimetre öndeki panel, memurun sandalyesi, gişe masası, Rıza'nın sandalyesi ve yerdeki bej şerit art arda duruyor. Kesitin ilk taslağında bir şey daha görünüyor: bütçe toplantısında soğuk ışık panelleri için üç buçuk metre yükseklikte asılan askı, duvardan iki buçuk metre önde, gişe masasının üstünde. Suna girişteki kameradan, bir buçuk metre yükseklikten, askının içinden geçen bir çizgi çekip gişe duvarına uzatıyor. Çizgi duvara yaklaşık üç metre doksan santimetrede çarpıyor: askı, geniş planda, süsleme kuşağının alt kısmını yatay bir çubuk gibi kesecek.

Suna askıyı panellerin üst kuşağına, üç metre yüksekliğe ve duvarın dibine indirmeyi öneriyor; ışıklar yirmi santimetrelik bir pervazın arkasına giriyor ve kameradan bakınca panellerin üst çizgisinde kalıyor. Işık artık tavandan değil, duvarın üstünden gelecek; bunun yüzlere etkisi Aslı ile yapılacak denemenin konusu oluyor.

Suna son olarak giriş duvarının görünüşüne, yerden bir metre on ile bir metre otuz beş santimetre arasında yatay bir bant çiziyor: oturan bir yetişkinin yüzünün düştüğü yükseklik. Bandın içine iki yazı ekliyor. Elif'in panellerinin önünde "beyaz panel, değer sekiz; yüz değeri üç". Rıza'nın boşluğunda "eski sıva, değer beş; yüz değeri yedi". Boyacı Fikret bu bantta duvara hangi tonun gideceğini artık görünüşten okuyabilecek; o yükseklikteki bir rötuşun ya da lekenin iki yüzden birini nasıl etkileyeceğini de.

Usta katmanı

Deneyimli tasarımcılar bir set için önce planı çizer ve diğer çizimleri plandan türetir. Plan mekânın omurgasıdır; kesit çizgileri ve görünüşlerin hangi duvarlara ait olduğu plan üzerinde işaretlenir ve her çizimin köşesine, planın üzerindeki yerini gösteren küçük bir anahtar konur. Böylece bir çizim eline geçen herkes, o çizimin mekânın neresine ait olduğunu bilir.

İkinci incelik, kesitin nereden alınacağını seçmektir. Kesit, mekânın en sıradan yerinden değil, en çok sorunun toplandığı yerden geçirilir: bir merdivenden, bir pencereden, bir askının, bir kameranın ve bir oyuncunun aynı düzlemde buluştuğu yerden. İyi seçilmiş tek bir kesit, birkaç kötü seçilmiş kesitten daha çok sorun yakalar.

Yaygın yanlış"Plan yeterlidir; kesite ve görünüşe yalnızca karmaşık setlerde gerek vardır."
Doğrusu

Plan yükseklik göstermez. En sade bir odada bile bir kapının üstündeki boşluk, bir pencereden görülecek manzara, bir rafın bir oyuncunun eline göre yüksekliği ancak kesitte ve görünüşte okunur. Bankadaki askının süslemeleri kesmesi, planda hiç görünmeyen bir sorundu.

Yaygın yanlış"Plan, kesit ve görünüş inşaat ekibi içindir; tasarım kararlarıyla ilgisi yoktur."
Doğrusu

Bu çizimler bir tasarımı sınayan araçlardır. Bir kapının açılış yayı bir sahnenin hareketini, bir kesit bir ışığın yerini, bir görünüş bir yüzün arkasındaki tonu belirler. Bu çizimleri yapan tasarımcı, kararlarının inşa edildiğinde de çalışacağını kâğıt üzerinde görür.

Kendin dene

Aklında kalsın

Perspektif kameranın göreceğini gösterir; plan, kesit ve görünüş ise inşa edecek ekibin okuyacağı ölçüleri verir. Bu çizimlerde hiçbir şey uzaklaştıkça küçülmez, bu yüzden ölçüler doğrudan okunabilir; bedeli, mekânı bir kerede tek bir yüzüyle görmektir.

Plan, mekânı yukarıdan ve yaklaşık bir ile bir buçuk metre yükseklikten kesilmiş gibi gösterir; kapıların açılış yayları, mobilyalar ve kameranın yeri onun üzerinde çizilir. Kesit yükseklikleri gösterir; bir merdivenin altı, bir pencereden görülen manzara, bir askının bir süslemeyi kesip kesmediği orada görünür. Görünüş bir duvarı karşıdan gösterir; raflar, desenler, kaplamalar ve oyuncunun eli orada ölçülür. Çizimler birbirini doğrulamalıdır; her ölçü tek bir kaynaktan gelir ve her kesit çizgisi bakış yönüyle işaretlenir.

Bir görünüş, oturan ya da ayakta duran yüzlerin düştüğü yükseklik bandını ve o banttaki yüzeylerin değerlerini taşıyabilir. Bu bilgi kâğıda geçtiğinde, bir yüzün arkasındaki ton bir boyacının ya da bir rötuşçunun tahminine kalmaz; her tenden yüzün arkasında ne duracağı, inşaatın ve boyanın diline girer.

Sonraki derse köprü

Yaşar dört kâğıdı toplarken bir kez daha duruyor. Çizimler doğru, ama her ölçüyü bir cetvelle kâğıttan okuması ve ikiyle bölmesi gerekiyor; bir duvarın on iki metresini, bir panelin otuz beş santimetrelik ayağını çizimin üzerinde yazılı görmek istiyor. Kâğıdın küçülmesiyle gerçek boyut arasındaki oranı çizimin üstünde açıkça belirtmek ve ölçüleri inşaat ekibinin okuyacağı biçimde çizgilerin üzerine yazmak, M06-D04 "Ölçek ve ölçülendirme" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.