İçeriğe geç

S00-P01-D08

Belirti, sendrom, bozukluk ve tanı

Terapi Akademisi — S00, Ruh sağlığı okuryazarlığı · 2.030 kelime · 11 örnek durum · 5 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Belirti kişinin anlattığı tek bir yaşantıdır ve tek başına hiçbir tabloya işaret etmez; bulgu ise görüşmede gözlenendir ve ikisi ayrıştığında bu bilgi taşır.

Sendrom birlikte gitme eğilimindeki kümedir ve nedeni bilmeyi gerektirmez; bozukluk o kümenin sınırları çizilmiş hâli, tanı ise o sınırın bir kişiye uygulanması kararıdır.

Sınıflama sistemleri doğanın sınırlarını keşfetmek için değil, farklı kişilerin aynı şeyden söz ettiğini güvence altına almak için yapılmıştır.

Aynı kategori altındaki iki kişi çok farklı tablolar taşıyabilir; kategori adı kişiyi tarif etmez, yalnızca yerleştirir.

Bir tanı nedeni söylemez. Neden arayan iş ayrıdır ve bu akademide vaka formülasyonu diye geçer.

Açılış sahnesi

Bir muayenehanede iki cümle.

Birinci cümle: "Başım ağrıyor."

Kimse bunu duyunca "demek ki başağrısı hastalığı var" demez. Doktor sorar: ne zamandır, nerede, nasıl bir ağrı, başka ne var? Çünkü herkes bilir ki baş ağrısı bir sonuç, bir başlangıç noktası.

İkinci cümle: "Kaygılıyım."

Bu cümle çoğu zaman aynı işlemi görmez. Duyulduğu anda bir kutuya konur. Kişi bazen kendi koyar: "bende kaygı bozukluğu var." Bazen bir yakını koyar. Bazen bir arama motoru koyar.

Aynı düzeyde iki ifade, iki farklı muamele.

Bu ders o asimetriyi düzeltmekle ilgili. Aradaki mesafeyi katedebilmek için dört ayrı sözcüğe ihtiyacımız var ve gündelik dilde dördü de birbirinin yerine kullanılıyor.

Bu derste ne olacak

Dört katmanı sırayla kuracağız: tek bir yaşantıdan bir örüntüye, örüntüden bir kategoriye, kategoriden o kategoriyi bir kişiye verme kararına.

Sonra her katman arasındaki geçişin neye mal olduğunu göreceğiz. Her geçiş bilgi ekliyor ama her geçiş bir şey de kaybediyor.

Ardından sınıflama sistemlerinin ne için yapıldığına bakacağız. Bir amaçları var ve o amaç "gerçeği bulmak" değil.

Son bölümde bir tanının kişide ne yaptığına geleceğiz. Bu, kavramsal bir ders olmaktan çıkıp doğrudan pratiğe dokunduğu yer.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

En küçük birimle başlayalım.

Şimdi ikinci katman.

Bu, tıbbın çok eski ve çok verimli bir adımı. Bir arada yürüyen şeyleri adlandırmak, nedenlerini bilmeden önce onları takip etmeyi mümkün kılıyor.

Yaygın yanlış"Bir belirtim var, demek ki o hastalık bende."
Doğrusu

Belirti bir kümeye ait olduğu için anlam kazanıyor. Tek başına bir uykusuzluk, tek başına bir kaygı, tek başına bir unutkanlık bir tablo kurmuyor. Bunu atlamak, arama motorunda tek bir sözcük aratıp çıkan ilk kategoriyi üstüne almaya yol açıyor ve bu, bu dersin engellemeye çalıştığı şey.

Mekanizma

Üçüncü katman ve dördüncü

Dört katman şöyle sıralanıyor: bir yaşantı, bir küme, bir kategori, bir karar. Her adımda bilgi artıyor ve her adımda bir şey de kayboluyor.

Yaygın yanlış"Tanı, sorunun nedenini söyler."
Doğrusu

Söylemiyor. Ruhsal bozukluk kategorilerinin neredeyse tamamı belirti örüntüsüne göre tanımlı, nedene göre değil. Birine bir tanı konması, çöküntüsünün neden başladığını açıklamıyor; yalnızca tablosunun tanımlı bir kümeye uyduğunu söylüyor. Nedeni arayan iş ayrı ve bu akademide vaka formülasyonu diye geçiyor.

Kategoriler neden birbirine giriyor

Bir olgu daha var ve sistemin kendi mantığıyla ilgili.

Usta katmanı

Tanının kişide ne yaptığı

Buraya kadarki kısım kavramsaldı. Şimdi tanının bir kişinin hayatına dokunduğu yere geliyoruz ve etki iki yönlü.

Yaygın yanlış"Tanı kalıcı bir kimliktir."
Doğrusu

Kategoriler zaman içinde değişir, kişiler değişir ve ölçütleri karşılama durumu da değişir. Bir dönem ölçütleri karşılayan biri başka bir dönem karşılamayabilir. "Ben buyum" ile "şu dönemde bu tabloyu taşıyordum" arasındaki fark, kişinin hayatını neye göre kuracağını belirliyor.

Ne zaman ada ihtiyaç var

Son bir soru: tanı her zaman gerekli mi?

Yaygın yanlış"Ölçütleri okursam tanı koyabilirim."
Doğrusu

Ölçüt listesi bir kontrol listesine benziyor; yanıltıcılığı da buradan geliyor. Her maddenin ne sayılacağına karar vermek — bu bir ilgi kaybı mı yoksa yorgunluk mu, bu süre yeterli mi, bu sıkıntı ölçüte uyuyor mu — eğitimin ve denetimli uygulamanın işi. Listenin okunabilir olması, uygulanabilir olduğu anlamına gelmiyor.

Sınır ve güvenlik

Bu ders dört sözcüğün ayrımını verdi. Ayrımı bilmek tanı koyma yetkisi getirmiyor — ne kendin için ne bir yakının için.

Ayrımı bilmek işin kolay yarısı. Zor yarısı, bir kişinin anlattığı şeyin bir ölçüte uyup uymadığına karar vermek: sürenin yeterli olup olmadığı, sıkıntının o düzeye ulaşıp ulaşmadığı, tablonun başka bir nedenle daha iyi açıklanıp açıklanmadığı. Bu kararların her biri bir yargı ve yargının arkasında denetimli uygulama var. Bu ders onu vermiyor.

Bu dersteki bilgiyle yapılabilecek en zararlı şey, bir yakınına ölçüt listesi uygulayıp bir ad koymak. Konan ad çoğu zaman yanlış oluyor; ama yanlış olması en büyük sorun değil. Daha büyük sorun, bir kez konduktan sonra hem konan kişinin hem çevresinin ona göre bakmaya başlaması ve bu değişimin geri alınmasının zor olması.

Aynı şekilde, birinin taşıdığı bir tanıyı "aslında bu bir etiket" diyerek geçersiz kılmaya çalışmak da bu dersin sonucu değil. Kategorilerin sınırlarının tartışmalı olması, o kişinin yaşadığı tablonun gerçek olmadığı anlamına gelmiyor ve tedavisinden caydırmak için gerekçe olamaz.

Yapabileceğin şey ise gerçekten yararlı: bir tanı adı duyduğunda arkasındaki iki soruyu sormak. Hangi belirtiler bu adı taşıyor, ve bu ad hangi kararı değiştiriyor? İkisinin de cevabı yoksa, ad henüz bir iş yapmıyor demektir.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Belirti kişinin anlattığı tek bir yaşantıdır ve tek başına hiçbir tabloya işaret etmez; bulgu ise görüşmede gözlenendir ve ikisi ayrıştığında bu bilgi taşır.

Sendrom birlikte gitme eğilimindeki kümedir ve nedeni bilmeyi gerektirmez; bozukluk o kümenin sınırları çizilmiş hâli, tanı ise o sınırın bir kişiye uygulanması kararıdır.

Sınıflama sistemleri doğanın sınırlarını keşfetmek için değil, farklı kişilerin aynı şeyden söz ettiğini güvence altına almak için yapılmıştır.

Aynı kategori altındaki iki kişi çok farklı tablolar taşıyabilir; kategori adı kişiyi tarif etmez, yalnızca yerleştirir.

Bir tanı nedeni söylemez. Neden arayan iş ayrıdır ve bu akademide vaka formülasyonu diye geçer.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir adın ne olduğunu ve ne olmadığını konuştuk. Bir yerde durup şunu söyledik: ad konduğunda hem konan hem çevresi ona göre bakmaya başlıyor.

O cümlenin arkasında koca bir alan var ve tedaviye başvurmayı geciktiren en büyük etkenlerden biri orada duruyor. Damgalama.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.