Görüşme ve tematik analizin hangi sorulara cevap verdiğini ve nicel yöntemle nasıl birleştiğini açıklar.
Temel Psikoloji Akademisi — M02, Araştırma yöntemleri · 2.758 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 18 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Nitel araştırma "ne kadar" sorusuna değil, bir yaşantının nasıl yaşandığı ve ne anlam taşıdığı sorusuna cevap arar; küçük örneklem sıklık hakkında bir şey söylememenin nedenidir, anlam hakkında söylememenin değil.
Yarı yapılandırılmış görüşme, bir soru rehberini izlerken katılımcının kendi hikâyesini kurmasına alan bırakır; kapalı ve yönlendirici sorular bu alanı daraltır.
Odak grupları ortak deneyimlere bir dil kazandırabilir ama hassas konularda ve güç farklarının olduğu gruplarda bazı sesleri bastırabilir.
Tematik analiz, metni kodlara, kodları temalara dönüştürür ve temaları veriyle sürekli karşılaştırır; iyi bir analiz araştırmacının beklemediği şeyleri bulabildiği ölçüde değerlidir.
Nitel araştırmanın titizliği, araştırmacının etkisini yok saymak değil, düşünümsellikle görünür kılmaktır; nitel ve nicel yöntemler birlikte kullanıldığında biri neyin olduğunu, öbürü neden olduğunu gösterebilir.
Açılış
Açılış sahnesi
Okul bahçesindeki araştırma bitti. Anket, öğrencilerin dörtte birinden fazlasının bir ay içinde dışlandığını gösterdi. Ama müdürün aklına takılan bir soru var ve bu soruya hiçbir sayı cevap vermiyor: "Bu çocuklar neden bize gelip anlatmıyor?"
Araştırma ekibi yeni bir şey deniyor. Zorbalığa uğradığını söyleyen yirmi öğrenciyle, aileleri de izin vererek, okulda sessiz bir odada birer saatlik görüşmeler yapıyorlar. Soruların çoğu açık uçlu: "Bana o dönemi anlatır mısın?", "O gün eve döndüğünde ne düşündün?", "Bir öğretmene söylemeyi hiç düşündün mü?"
Görüşmeler kaydediliyor ve yazıya dökülüyor. Ortaya yüzlerce sayfalık bir metin çıkıyor. Bir öğrenci "söylersem daha kötü olur, onlar da biliyor ki ben söylemeyeceğim" diyor. Bir başkası "öğretmen gördü ama sadece 'barışın' dedi" diyor. Bir üçüncüsü "aslında bana bir şey yapmıyorlardı, sadece yokmuşum gibi davranıyorlardı" diyor.
Bu yüzlerce sayfadan nasıl bilgi çıkar? Bir araştırmacı bu sözcükleri kendi beklentilerine göre seçip anlatmaktan nasıl kaçınır? Bu dersin konusu tam olarak bu.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önceki ders (M02-D06) gözlem, anket ve vaka çalışmasını aynı soru üzerinden karşılaştırdı. Bu ders, vaka çalışmasının derinliğini birden çok kişiye taşımak için geliştirilmiş araştırma geleneğine bakıyor.
Terapi tarafında S00-P02-D06, nitel araştırmanın ne olduğunu, örneklemin ne zaman yeterli sayıldığını ve sayısal yöntemle nasıl birleştirileceğini kısaca tanımladı. Bu ders o tanımları tekrar etmeyecek; nitel bir araştırmanın içine girip adım adım nasıl yapıldığını gösterecek.
Önce veri toplamanın iki temel yoluna bakacağız: bire bir görüşme ve grup görüşmesi.
Sonra yüzlerce sayfalık metnin nasıl kodlara, kodların nasıl temalara dönüştüğünü izleyeceğiz.
Ardından nitel araştırmanın kendi titizlik ölçütlerini, araştırmacının kendi bakışını nasıl hesaba kattığını ve sayısal araştırmayla nasıl birlikte çalıştığını tartacağız.
Görüşülen öğrenciler, ekip üyeleri ve yas tutan aileler kurgu; hastanede ölüm deneyimini inceleyen iki sosyolog ile görüşme sayısı ve anket soruları üzerine anılan çalışmalar ise gerçek.
Sıfır noktası
Nitel araştırmanın sorusu "ne kadar" ya da "kaç kişide" değil, "nasıl" ve "ne anlam taşıyor". Bu tür sorular, insanların yaşantılarını kendi sözcükleriyle anlatmalarına izin veren araçlar gerektiriyor.
Yaygın yanlış"Nitel araştırmalarda örneklem küçük olduğu için sonuçları hiçbir işe yaramaz."
Doğrusu
Nitel bir araştırmanın amacı bir olgunun bir toplumda ne sıklıkla görüldüğünü kestirmek değil, o olgunun nasıl yaşandığını, hangi süreçlerden geçtiğini ve insanlar için ne anlam taşıdığını anlamaktır. Bu amaç için yirmi kişiyle yapılan derinlemesine görüşmeler, bin kişiye uygulanan kısa bir anketten çok daha fazla şey söyleyebilir. Küçük örneklem, sıklık hakkında bir şey söylememenin nedeni; anlam hakkında söylememenin değil.
Mekanizma
Metinden temaya
Görüşmeler bitince ekibin elinde yüzlerce sayfalık bir döküm var. Bu metinden bir sonuç çıkarmanın en yaygın yollarından biri, onu sistemli biçimde kodlamak ve kodları temalara toplamak.
Yaygın yanlış"Bir nitel araştırmada ne kadar çok kişiyle görüşülürse, sonuçlar o kadar güvenilir olur."
Doğrusu
Nitel araştırmada güvenilirliği görüşme sayısından çok, görüşmelerin derinliği, katılımcıların soruya göre ne kadar düşünülerek seçildiği ve analizin ne kadar titiz yapıldığı belirler. Yüz kişiyle yapılan yüzeysel görüşmeler, yirmi kişiyle yapılan derin görüşmelerden daha az şey söyleyebilir; üstelik veri çok büyüdüğünde her görüşmeye gösterilen özen azalabilir. Önemli olan, sorunun gerektirdiği çeşitliliğe ulaşmak ve yeni görüşmelerin yeni bir şey getirmeyi bıraktığı noktayı dikkatle izlemek.
Kuramı veriden kurmak
Bazı nitel araştırmalar var olan bir kuramı sınamak yerine, veriden yeni bir kuram çıkarmayı hedefler.
İleri katman
Usta katmanı
Araştırmacının kendisi
Nitel araştırmada araştırmacı bir ölçüm aracının dışında durmaz; görüşmeyi yapan, soruları soran, metni yorumlayan odur. Bu, nitel araştırmanın hem gücü hem de en sık eleştirilen yanıdır.
Yaygın yanlış"İyi bir nitel araştırmacı tamamen yansız olmalı; kendi bakışı hiç işin içine girmemeli."
Doğrusu
Bir görüşmeyi yapan, soruları seçen ve sözcükleri yorumlayan bir insanın bakışını tamamen dışarıda bırakması mümkün değil. Nitel araştırmanın titizlik anlayışı, bu etkiyi yok saymak değil, onu açıkça tanımlamak, sınamak ve okura göstermek üzerine kurulu. Kendi beklentilerini yazıya döken, farklı okumalarla yüzleşen ve beklemediği bulgulara alan açan bir araştırmacı, yansız olduğunu iddia edenden daha güvenilir.
Sayılarla birlikte
Kanıtın sınırı
Nitel araştırma bir olgunun bir toplumda ne sıklıkla görüldüğünü ya da bir müdahalenin etkisinin boyutunu söyleyemez. Bu bir kusur değil, sorulan sorunun türüyle ilgili bir sınır; ama nitel bulguların bu tür sorulara cevap gibi sunulması, sık yapılan bir hata.
Nitel analizde neyin titizlik sayılacağı alanın kendi içinde tartışmalı. Farklı nitel yaklaşımlar farklı ölçütler öneriyor: bazıları kodlayıcılar arası uyumu, bazıları katılımcıların bulguları onaylamasını, bazıları araştırmacının düşünümselliğini ve ayrıntılı betimlemeyi öne çıkarıyor. Tek bir doğru ölçüt üzerinde uzlaşma yok.
Doygunluk kavramı da sanıldığı kadar net değil. Yeni görüşmelerin yeni bir şey getirmediği nokta, araştırmacının neye "yeni" dediğine, analizin ne kadar ince yapıldığına ve örneklemin ne kadar çeşitli olduğuna bağlı. Bazı araştırmacılar bu kavramın nitel örneklem büyüklüğünü belirlemek için tek başına yeterli olmadığını savunuyor.
Son olarak, nitel bulguların yayımlanma biçimi de bir sınır yaratıyor. Bir makalede yer alan birkaç alıntı, yüzlerce sayfalık bir verinin küçük bir kesiti. Okur, bu kesitin nasıl seçildiğini ve verinin geri kalanının ne söylediğini, raporun ne kadar şeffaf olduğuna bağlı olarak değerlendirebiliyor.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Nitel araştırma "ne kadar" sorusuna değil, bir yaşantının nasıl yaşandığı ve ne anlam taşıdığı sorusuna cevap arar; küçük örneklem sıklık hakkında bir şey söylememenin nedenidir, anlam hakkında söylememenin değil.
Yarı yapılandırılmış görüşme, bir soru rehberini izlerken katılımcının kendi hikâyesini kurmasına alan bırakır; kapalı ve yönlendirici sorular bu alanı daraltır.
Odak grupları ortak deneyimlere bir dil kazandırabilir ama hassas konularda ve güç farklarının olduğu gruplarda bazı sesleri bastırabilir.
Tematik analiz, metni kodlara, kodları temalara dönüştürür ve temaları veriyle sürekli karşılaştırır; iyi bir analiz araştırmacının beklemediği şeyleri bulabildiği ölçüde değerlidir.
Nitel araştırmanın titizliği, araştırmacının etkisini yok saymak değil, düşünümsellikle görünür kılmaktır; nitel ve nicel yöntemler birlikte kullanıldığında biri neyin olduğunu, öbürü neden olduğunu gösterebilir.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu derste yirmi öğrencinin anlattıklarından bir anlam çıkarmayı ve bu anlamın başka bir okula ne ölçüde taşınabileceğini tartıştık. Bir önceki derslerde ise binlerce kişiden oluşan anketlere ve deneylere baktık.
Ama her iki durumda da aynı soru gölgede duruyor: bu insanlar kimler? Psikolojinin ders kitaplarına giren bulguların çok büyük kısmı, dünyanın belirli birkaç ülkesinde, belirli bir yaş grubundan, çoğu zaman üniversite öğrencilerinden geliyor. Bu bulgular dünyanın geri kalanı için ne kadar geçerli? Sonraki ders, psikolojinin kimin üzerine kurulduğunu ve genellemenin nerede durması gerektiğini soruyor: örneklem ve WEIRD sorunu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.