Rastgele atamanın neden nedensellik iddiasının ön koşulu olduğunu açıklar ve kontrol grubunu tasarlar.
Temel Psikoloji Akademisi — M02, Araştırma yöntemleri · 2.848 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme
Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S00-P02-D06
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İki değişkenin birlikte değişmesi bir neden-sonuç ilişkisini göstermez; araya giren karıştırıcı bir değişken ikisini birden etkiliyor olabilir.
Bir neden-sonuç iddiası için birlikte değişme, zamanda önce gelme ve başka hiçbir açıklamanın birlikteliği daha iyi açıklamaması gerekir; deney bu üçüncü koşul için icat edildi.
Deneyin üç parçası var: araştırmacının koşulu kendisinin değiştirmesi, bir kontrol grubu ve katılımcıların koşullara şansla atanması.
Rastgele atama, bilinen ve bilinmeyen bütün özellikleri ortalamada iki gruba benzer biçimde yayar; eşleştirme ise yalnızca ölçülen etkenleri dengeler.
Rastgele atama ile rastgele seçim farklı şeyler: biri bulgunun bir nedeni gösterip göstermediğini, öteki bulgunun kimlere genellenebileceğini belirler.
Açılış
Açılış sahnesi
Bir üniversitenin kantininde iki öğrenci tartışıyor. Biri, sınavdan önce kahve içen arkadaşlarının hep daha yüksek not aldığını söylüyor. Kendi notlarına bakmış, sınıftakilere sormuş: kahve içenlerin ortalaması gerçekten daha yüksek.
Öteki öğrenci kahveye inanmıyor. "Belki kahve içenler zaten sınavdan önce erken kalkıp ders çalışanlardır," diyor. "Belki sabah kahvesini evde içip sınava dinç gelenlerdir. Belki de kahve yalnızca uykusuz geçen bir geceyi biraz telafi ediyordur ve uyuyanlar zaten iyi yapıyordur."
İlk öğrenci bir veri buldu. İkincisi, o verinin neden kahvenin etkisini göstermediğini söylüyor. Kim haklı?
Bu tartışmayı kantinde bitirmenin bir yolu yok. Ama bir laboratuvarda bitirmenin yolu var ve o yol psikolojinin, belki de bütün deneysel bilimin, en güçlü fikirlerinden biri: kimin kahve içeceğine öğrenciler değil, bir yazı turası karar versin.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önceki ders (M02-D02) kavramları ölçülebilir değişkenlere çevirdi. Bu derste o değişkenler arasında bir ilişki bulunduğunda, bunun bir neden-sonuç ilişkisi olup olmadığını nasıl anlayacağımızı göreceğiz.
Terapi Akademisi'nin araştırma yöntemleri dersi (S00-P02-D06) randomize kontrollü çalışmanın klinikteki biçimini ve kör tutmayı anlattı. Burada daha temeldeki mantığa iniyoruz: bir deneyi gözlemden ayıran şey tam olarak nedir ve şansın bu işte neden bu kadar önemli bir rolü var?
Önce bir ilişkinin neden kendiliğinden bir neden göstermediğini, araya giren üçüncü etkenler üzerinden kuracağız.
Sonra deneyin üç parçasını göreceğiz: koşulu araştırmacının değiştirmesi, bir karşılaştırma grubu ve kimin hangi gruba gireceğine şansın karar vermesi.
Ardından rastgele atamanın neyi çözdüğünü, neyi çözmediğini ve onunla en sık karıştırılan kavramı ayıracağız.
Kantindeki öğrenciler, web sitesi deneyleri ve okul örnekleri kurgu; deniz yolculuğundaki hekim, çay tadan hanım ve hormon tedavisi çalışmaları ise belgelenmiş.
Sıfır noktası
İki değişken birlikte değişiyor diye biri ötekine yol açmıyor. Bu, psikoloji öğrencisinin ezberlediği ilk cümlelerden biri; ama asıl zor olan, bu birlikteliğin neden doğduğunu her somut durumda görebilmek.
Yaygın yanlış"İki şey birlikte görülüyorsa ve biri öbüründen önce geliyorsa, önce gelen sonrakinin nedenidir."
Doğrusu
Zamanda önce gelmek bir neden olmanın gerekli koşullarından biri, ama yeterli değil. Kahve sınavdan önce içiliyor; uykusuz bir gece de kahveden önce geliyor. Bir neden-sonuç iddiası için üç şey birlikte gerekir: iki değişkenin birlikte değişmesi, nedenin sonuçtan önce gelmesi ve başka hiçbir açıklamanın bu birlikteliği daha iyi açıklamaması. Üçüncüsü en zoru ve deney tam olarak onun için icat edildi.
Mekanizma
Deneyin parçaları
Deneyin fikri yeni değil. Psikolojiden çok önce, hekimler de aynı sorunla boğuşuyordu: bir tedavi işe yarıyor mu, yoksa hasta kendiliğinden mi iyileşiyor?
Şansın yaptığı iş
Rastgele atamanın gücü, bilmediğin şeyleri de dengelemesinden geliyor. Bir araştırmacı yaş, cinsiyet ve önceki notlar gibi aklına gelen her şeyi iki grupta eşitlemeye çalışabilir. Ama aklına gelmeyen bir etken, örneğin öğrencilerin o sabah kahvaltı edip etmediği, yine de bir grupta yığılabilir. Şans böyle bir ayrım yapmaz.
Yaygın yanlış"Gruplar yaş, cinsiyet ve eğitime göre eşleştirilirse rastgele atamaya gerek kalmaz."
Doğrusu
Eşleştirme, bilinen ve ölçülen etkenler bakımından grupları benzer kılabilir ve bazı durumlarda rastgele atamayla birlikte kullanılır. Ama eşleştirme yalnızca araştırmacının aklına gelen ve ölçtüğü etkenleri dengeler. Motivasyon, sağlık bilinci ya da o dönemki yaşam olayları gibi ölçülmemiş farklar gruplarda kalmaya devam eder. Rastgele atamanın yerini tutamamasının nedeni tam olarak bu.
İleri katman
Usta katmanı
Rastgele atama ve rastgele seçim
Yaygın yanlış"Rastgele atama, katılımcıların toplumdan rastgele seçilmesi demektir."
Doğrusu
Bu iki kavram çok sık karıştırılır ve farklı sorunları çözer. Rastgele seçim, örneklemin hangi insanlardan oluşacağını belirler ve bulguların o topluma ne kadar genellenebileceğini etkiler. Rastgele atama ise zaten araştırmaya katılmış olanların hangi koşula gireceğini belirler ve bulgunun bir neden-sonuç ilişkisini gösterip göstermediğini etkiler. Bir deney yalnızca üniversite öğrencileriyle, yani rastgele seçilmemiş bir örneklemle yapılıp yine de rastgele atamayla güçlü bir nedensellik iddiası taşıyabilir. Örneklemin genellenebilirliği M02-D08'in konusu.
Yaygın yanlış"Bir şey için deney yapılamıyorsa, onun nedenleri hakkında hiçbir şey söylenemez."
Doğrusu
Kimseyi rastgele yoksulluğa, sigaraya ya da bir kayba atayamayız; bu soruların çoğunda deney imkânsız ya da etik dışı. Ama bu, bilginin imkânsız olduğu anlamına gelmiyor. Farklı gözlemsel desenlerden gelen bulguların aynı yönü göstermesi, doğal deneyler, zaman içindeki sıralamanın dikkatle izlenmesi ve karıştırıcı etkenlerin ölçülüp hesaba katılması, nedensellik hakkında giderek güçlenen ama hiçbir zaman deney kadar temiz olmayan çıkarımlar sağlıyor. Bu desenlerin her birinin neyi gösterip neyi gösteremediğini M02-D05 tartışıyor.
Gönüllü olmak bir seçimdir
Rastgele atama, araştırmaya katılmış olanları dengeler. Ama kimin araştırmaya katılacağına çoğu zaman yine insanlar kendisi karar verir.
Kanıtın sınırı
Rastgele atama grupları ancak ortalamada dengeler. Tek bir deneyde, özellikle küçük gruplarda, şans önemli dengesizlikler bırakabilir. Bu yüzden iyi raporlanmış deneyler grupların başlangıçta ne kadar benzer olduğunu gösterir ve tek bir deneyin sonucu, tekrarlarla desteklenmeden kesin sayılmaz.
Deney bir ortalama etkiyi ölçer. Kahvenin ortalamada test puanını artırdığını göstermek, her öğrenci için aynı etkiyi yaptığını göstermez; bazıları için hiçbir fark yaratmayabilir, bazıları için kaygıyı artırıp puanı düşürebilir. Grup düzeyindeki bir bulgudan tek bir kişi hakkında sonuç çıkarmak, deneyin söylemediği bir şeyi ona söyletmek olur.
Deneyin gücü kontrolünden gelir; kontrol arttıkça ortam yapaylaşabilir. Laboratuvarda yarım saat sonra çözülen kısa bir test ile gerçek bir sınav aynı şey değil. Bir deneyin iç geçerliği yüksek olabilirken, bulgusunun gerçek dünyaya ne kadar taşındığı ayrı bir soru olarak açık kalır.
Son olarak, bazı soruların deneyle cevaplanması etik değildir ve bu sınırların nasıl çizildiği tarih boyunca değişti. Araştırma etiğinin bugünkü kuralları ve onları doğuran olaylar M02-D10'da anlatılıyor.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
İki değişkenin birlikte değişmesi bir neden-sonuç ilişkisini göstermez; araya giren karıştırıcı bir değişken ikisini birden etkiliyor olabilir.
Bir neden-sonuç iddiası için birlikte değişme, zamanda önce gelme ve başka hiçbir açıklamanın birlikteliği daha iyi açıklamaması gerekir; deney bu üçüncü koşul için icat edildi.
Deneyin üç parçası var: araştırmacının koşulu kendisinin değiştirmesi, bir kontrol grubu ve katılımcıların koşullara şansla atanması.
Rastgele atama, bilinen ve bilinmeyen bütün özellikleri ortalamada iki gruba benzer biçimde yayar; eşleştirme ise yalnızca ölçülen etkenleri dengeler.
Rastgele atama ile rastgele seçim farklı şeyler: biri bulgunun bir nedeni gösterip göstermediğini, öteki bulgunun kimlere genellenebileceğini belirler.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Kahve deneyinde iki ayrı grup kurduk: bir grup kahve içti, öbürü kafeinsiz. Ama aynı soruyu başka bir yoldan da sorabilirdik: aynı öğrencilere bir sabah kahve, başka bir sabah kafeinsiz içirip her birinin iki puanını karşılaştırmak.
Bu ikinci yol daha az katılımcıyla daha hassas bir karşılaştırma vaat ediyor, çünkü her kişi kendi kendisinin kontrolü oluyor. Ama yeni bir sorun getiriyor: ikinci sabah test zaten tanıdık geliyorsa, puan neden yükseldi? Bir deneyin katılımcılarını gruplara mı ayıracağına, yoksa her katılımcıya bütün koşulları mı yaşatacağına karar vermek, sıra etkisi, örneklem büyüklüğü ve maliyet arasında bir denge kurmayı gerektiriyor. Sonraki ders bu iki yolu karşılaştırıyor: denek içi ve denekler arası desen.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.