M01-D01
Psikoloji neyi inceler
Psikolojinin konusunu davranış, zihin ve beden üzerinden ayırır ve gündelik "psikoloji" kullanımından ayırt eder.
Temel Psikoloji Akademisi — M01, Psikolojinin doğuşu ve büyük yaklaşımlar · 2.548 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 17 dk dinleme
Klinik tarafı Terapi Akademisi’nde: S00-P01-D01
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Psikolojinin incelediği şeylerin çoğu doğrudan görülmeyen yapılardır; zekâ, kaygı ve öz saygı izlerinden çıkarılır.
Bir yapıya üç kapıdan ulaşılır: kişinin söylediği, yaptığı ve bedeninde olan. Bu kapılar sık sık birbirinden ayrılır ve bu ayrılık psikolojinin en verimli sorularından birini doğurur.
Kişi yaşantısına ayrıcalıklı bir erişime sahiptir ama davranışının nedenlerine her zaman sahip değildir; gerekçeler çoğu zaman sonradan kurulur.
Aynı olay sinir hücresinden kültüre kadar birden çok düzeyde açıklanabilir ve bu açıklamalar birbirini dışlamaz. Bir olgunun beyinde karşılığının bulunması, nedeninin yalnız biyolojik olduğunu göstermez.
Betimlemek, açıklamak, öngörmek ve değiştirmek ayrı işlerdir; bir araştırmanın hangisini yaptığını bilmek, ondan ne beklenebileceğini belirler.
Açılış sahnesi
Sabah sekiz kırk. Selin sınav binasının kapısında duruyor. Elleri titriyor, kalbi göğsünü dövüyor, ağzı kurumuş. Bir arkadaşı yanına gelip bir şey soruyor ve Selin cevabı bildiği hâlde bulamıyor: "Kafam bomboş."
Bir an arkasını dönüp gitmeyi düşünüyor. Sonra kapıdan giriyor.
Bu otuz saniyeyi altı ayrı psikoloğa izlettiğini düşün. Biri, beyindeki tehdit devrelerinin ve stres hormonlarının bedeni nasıl alarma geçirdiğini anlatır. Bir başkası Selin'in o sabah kafasından geçen cümleye bakar: "Bu sınav bütün geleceğimi belirliyor." Üçüncüsü geçmişe döner ve sınav ile utancın kaç kez birlikte yaşandığını sorar. Dördüncüsü ailenin beklentisini, beşincisi kapıdaki arkadaşların varlığını, altıncısı da tek bir sınavın bir gencin hayatına bu kadar ağırlık verdiği bir eğitim sistemini konuşur.
Altısı da haklı. Hiçbiri tek başına yeterli değil. Psikoloji tam olarak bu altı açıklamanın aynı anda doğru olabildiği yerde duruyor.
Bu derste ne olacak
Terapi Akademisi'nin açılış dersi (S00-P01-D01) psikolojiyi bir bilim alanı olarak tanımladı: davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel yöntemle incelenmesi. Bu ders o tanımı tekrar etmeyecek. Tanımın içine gireceğiz ve konusunun neye benzediğine bakacağız.
İlk durak, psikolojinin insana ulaştığı kapılar: kişinin söylediği, yaptığı ve bedeninde olan. Bu kapıların sık sık birbiriyle çeliştiğini göreceğiz ve bu çelişkinin bir arıza olmadığını, alanın en öğretici verisi olduğunu.
Sonra Selin'in sabahına geri döneceğiz ve aynı olayın neden birden çok düzeyde açıklanması gerektiğini konuşacağız.
Ardından psikolojinin ne yapmaya çalıştığına geçeceğiz: bir şeyi betimlemek, açıklamak, öngörmek ve değiştirmek birbirinden farklı işler.
Son olarak "psikoloji" sözcüğünün gündelik dilde taşıdığı anlamları alanın kendisinden ayıracağız.
Bu derste geçen kişiler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir.
Sıfır noktası
Türkçede "psikoloji" sözcüğü bilim adı olmaktan çok bir ruh hâli adı olarak dolaşıyor. Bunu ayırmadan başlarsak dersin geri kalanı bulanık kalır.
Psikolojinin konusu, Terapi Akademisi'nde tanımlandığı biçimiyle davranış ve zihinsel süreçlerdir. Bu dersin eklediği ilk kavram, o süreçlerin çoğunun doğrudan görülemeyişiyle ilgili.
Yaygın yanlış"Psikoloji, sağduyunun süslü adıdır."
Sağduyu çoğu zaman birbirine zıt iki atasözüyle aynı anda yaşar: "Zıt kutuplar birbirini çeker" ile "Benzer benzeri sever" aynı kültürde rahatça dolaşır. Sağduyu hangisinin ne zaman geçerli olduğunu söylemez. Psikolojinin işi tam olarak bunu sınamaktır ve sonuç her zaman sağduyunun tercih edeceği yönde çıkmaz.
Mekanizma
Üç kapı: söylenen, yapılan, bedende olan
Bir yapıyı ölçmek istediğinde psikolojinin önünde üç kapı var. Hangisinden gireceğin, neyi bulacağını değiştiriyor.
Öz bildirim yaşantının kendisine en yakın kapı. Kaygının nasıl hissettirdiğini yalnız kaygılanan kişi söyleyebilir. Aynı yakınlık onu kırılgan da yapıyor: kişi neyi hatırladığını, neyi fark ettiğini ve neyi söylemeye razı olduğunu bildiriyor.
Üç kapının ayrışması ilk bakışta bir sıkıntı gibi görünüyor. Aslında psikolojinin en verimli sorularından biri tam buradan doğuyor: söylenen ile yapılan neden ayrılıyor?
Yaygın yanlış"Kişi neden öyle davrandığını en iyi kendisi bilir."
Kişinin kendi yaşantısına ayrıcalıklı bir erişimi var, ama davranışının nedenlerine her zaman yok. İnsanlar kararlarının gerekçesini çoğu zaman sonradan, akla yatkın bir hikâye olarak kuruyor ve bu hikâyenin kararı gerçekten yönlendiren etkenle örtüşmesi garanti değil.
Aynı olay, birden çok düzey
Selin'in sabahına dönelim. Altı psikoloğun her biri farklı bir düzeyde konuşuyordu.
Bu düzeyler birbirinin rakibi değil, aynı şeyin farklı yakınlıktan çekilmiş fotoğrafları. Selin'in titreyen ellerini stres hormonları açıklıyor. O hormonları harekete geçiren şey ise bir düşünce, düşünceye o ağırlığı veren şey de bir eğitim düzeni.
Yaygın yanlış"Bir davranışın beyindeki karşılığı bulununca, psikolojik açıklama gereksizleşir."
Öğrendiğin her şeyin de beyinde bir karşılığı var: bu dersten aklında kalacak bir cümle de bir sinirsel iz bırakacak. Bir olgunun biyolojik bir ilintisinin bulunması, nedenin yalnız biyolojik olduğunu göstermez. Hangi düzeyde müdahalenin işe yarayacağı da ayrı bir sorudur ve deneyle cevaplanır.
Psikoloji ne yapmaya çalışır
Bir olguyla karşılaşan psikolog birbirinden farklı dört iş yapabilir ve hangisini yaptığını bilmesi gerekir. Betimlemek, bir şeyin nasıl göründüğünü ve ne sıklıkla olduğunu ortaya koymaktır. Açıklamak, neden olduğunu göstermektir. Öngörmek, ne zaman olacağını kestirmektir. Değiştirmek ise olayın seyrine müdahale etmektir.
Usta katmanı
Bir yapının adı ile içeriği
Psikolojik yapılar doğrudan görülmediği için, onlara ne ad verildiği ile neyin ölçüldüğü arasında kolayca bir boşluk açılıyor. Bu boşluk iki yönde işliyor: aynı adla farklı şeyler ölçülebiliyor, farklı adlarla aynı şey ölçülebiliyor.
Yaygın yanlış"Ölçülemeyen şey psikolojinin konusu olamaz."
Psikolojinin konusu ölçülebilir olanla sınırlı değil; doğrudan ölçülemeyeni dolaylı yoldan yakalamaya çalışmak, alanın yöntem tarihinin kendisi. İç ses, hayal kurma, rüya gibi yaşantılar uzun süre ulaşılmaz sayıldı ve bugün yeni yöntemlerle inceleniyor.
Alanın kalıcı soruları
Psikolojinin konusu, yüz elli yıldır cevaplanıp yeniden sorulan birkaç büyük soruyla da tanımlanabilir. Bir özelliğin ne kadarının doğuştan getirildiği ile ne kadarının yaşantıyla biçimlendiği sorusu biyolojik psikolojide (M04) ve gelişim modülünde (M11) karşına çıkacak. Davranışı kişinin kendisinin mi yoksa içinde bulunduğu durumun mu belirlediği sorusu sosyal psikolojinin ve kişilik araştırmasının ortak damarı. İnsanın yaşam boyu ne kadar değiştiği, bulguların ne kadarının bütün insanlar için geçerli olduğu ve bilincin ne olduğu da aynı listede. Bu akademinin modülleri bu soruların her birine farklı bir pencereden bakıyor.
Kanıtın sınırı
Bu derste kurulan çerçevenin de açık kalan yerleri var.
Analiz düzeylerinin birbirine nasıl bağlandığı büyük ölçüde bilinmiyor. Bir düşüncenin stres hormonlarını harekete geçirdiğini biliyoruz; bir düşüncenin sinirsel düzeyde tam olarak ne olduğu ise psikolojinin ve sinirbilimin hâlâ açık sorusu. Düzeyler arasında yapılan çeviriler bu yüzden çoğu zaman bir benzetme düzeyinde kalıyor.
Üç ölçüm kapısının birbiriyle zayıf uyuşması da tek bir yoruma bağlanmış değil. Bir görüşe göre aynı ad altında birden çok yapı ölçülüyor; bir başkasına göre davranışsal görevlerin kendileri yeterince güvenilir değil. Tartışma sürüyor ve bu derste anlatılan bulguların bir kısmı yeni çalışmalarla inceltilebilir.
Son olarak, buradaki kanıtların çoğu sınırlı bir insan kesiminden geldi. Terapi Akademisi'nin açılış dersi bu genelleme sorununu ele almıştı ve araştırma yöntemleri modülü (M02-D08) onu bir tasarım sorunu olarak yeniden açacak. Psikolojinin konusu bütün insanlar; şimdiye kadar ölçülen kesim ise o bütünün küçük bir parçası.
Kendin dene
Aklında kalsın
Psikolojinin incelediği şeylerin çoğu doğrudan görülmeyen yapılardır; zekâ, kaygı ve öz saygı izlerinden çıkarılır.
Bir yapıya üç kapıdan ulaşılır: kişinin söylediği, yaptığı ve bedeninde olan. Bu kapılar sık sık birbirinden ayrılır ve bu ayrılık psikolojinin en verimli sorularından birini doğurur.
Kişi yaşantısına ayrıcalıklı bir erişime sahiptir ama davranışının nedenlerine her zaman sahip değildir; gerekçeler çoğu zaman sonradan kurulur.
Aynı olay sinir hücresinden kültüre kadar birden çok düzeyde açıklanabilir ve bu açıklamalar birbirini dışlamaz. Bir olgunun beyinde karşılığının bulunması, nedeninin yalnız biyolojik olduğunu göstermez.
Betimlemek, açıklamak, öngörmek ve değiştirmek ayrı işlerdir; bir araştırmanın hangisini yaptığını bilmek, ondan ne beklenebileceğini belirler.
Sonraki derse köprü
Bu derste psikolojinin konusunu ölçüm kapılarıyla kurduk: söylenen, yapılan ve bedende olan.
Ama zihnin ölçülebileceği fikri bir zamanlar tuhaf, hatta imkânsız sayılıyordu. Yüzyıllar boyunca algı, bellek ve irade felsefecilerin koltukta düşünerek tartıştığı konulardı. Bir gün birileri bu soruları bir saat, bir ses ve bir tepki tuşuyla sınamaya karar verdi. Sonraki ders bu dönüşümü anlatıyor: felsefeden laboratuvara, ilk deney psikolojisi.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.