Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Aklında kalması gereken beş şey var.
Birincisi, salondaki sesler tek bir şeyin dereceleri değil, farklı mekanizmalardan gelen farklı sinyallerdir; kahkaha, kıkırdama, alkış, iç çekme, homurdanma ve sessizlik ayrı ayrı okunur.
İkincisi, alkış onaydır ve mizah mekanizması içermek zorunda değildir; alkışla beslenen set, seyirci profili değiştiğinde taşınmaz.
Üçüncüsü, sessizliğin en az altı sebebi vardır ve bunlardan biri dikkattir; sessizlik veri olabilir ama hüküm değildir.
Dördüncüsü, gülmenin yüksekliği kadar süresi de bilgidir; uzun süren gülme, o bölümün büyümeye elverişli olduğunu söyler.
Beşincisi, gülme bulaşıcıdır; oturma düzeni, doluluk ve ilk ortak ses, malzemenin kendisi kadar sonucu etkiler.
Açılış sahnesi
Bir komedyen sahnede. Yedinci dakika.
Bir cümle söylüyor. Odadaki herkesin zaten inandığı bir şey; herkesin canını sıkan bir durum hakkında, kimsenin itiraz etmeyeceği bir tespit.
Ve salon patlıyor. Alkış geliyor. Birkaç kişi ıslık çalıyor. Bir kişi bağırıyor.
Komedyen sahneden inerken bir şeyden emin: setin en güçlü cümlesini bulmuş. Ertesi gün o cümleyi setin ortasından alıp finale koyuyor. Etrafına iki bölüm daha yazıyor. O cümlenin üstüne bir gösteri kuruyor.
Üç hafta sonra, başka bir şehirde, başka bir salonda aynı cümleyi söylüyor.
Hiçbir şey olmuyor.
Komedyen bunu seyirciye yorar. Oda soğuktu, ses sistemi kötüydü, bu şehir farklı. Oysa olan şey çok daha basit. O cümle hiçbir zaman komik değildi. O cümle, seyircinin zaten katıldığı bir görüşün yüksek sesle söylenmesiydi ve karşılığında gelen şey kahkaha değil, katılım alkışıydı.
Komedyen üç haftasını yanlış bir veriye harcadı. Çünkü kulağına gelen sesi ölçemedi.
Şimdi sana kötü haberi vereyim: bir salonda çıkan sesler tek bir şeyin farklı seviyeleri değildir. Bambaşka şeylerdir. Ve bunları ayırt edemeyen kişi her gece yanlış veriyle eve gider.
Bu derste ne olacak
Önce bir salonda çıkabilecek altı ayrı tepkiyi tek tek açacağız ve her birinin ne kodladığını göreceğiz. Sonra en tehlikeli tuzağa, yani alkışı kahkaha sanmaya bakacağız. Ardından sessizliğin en az altı farklı anlama gelebildiğini ve bunları ayırmadan hiçbir şakanın silinemeyeceğini göreceğiz. Sonra odanın kendi fiziğine, yani gülmenin neden bulaşıcı olduğuna bakacağız. Ardından on altı özgün örnekle bütün bunları gerçek malzemede okuyacağız. Ders bittiğinde bir performans kaydını dinleyip tepkileri türlerine göre işaretleyebiliyor ve hangi şakanın gerçekten çalıştığını, hangisinin sadece onay topladığını ayırabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Bir doktor düşün.
Hastanın ateşi var. Öksürüyor. Cildinde kızarıklık var. Doktor bu üçünü "kötü belirti" diye tek bir torbaya atmıyor. Ateş bir şeyi, öksürük başka bir şeyi, kızarıklık üçüncü bir şeyi gösteriyor. Hepsi aynı hastalıktan olabilir, hepsi ayrı sebeplerden de olabilir. Doktorun becerisi, aynı hastadan gelen farklı sinyalleri birbirine karıştırmamakta.
Seyirci de aynı şekilde konuşur.
Salondaki her ses bir sinyaldir ve her sinyal başka bir şeyi kodlar. Komedyenin kulağı, doktorun eli gibidir: aynı organ, farklı okumalar. Acemi komedyen bütün sesleri tek bir eksende sıralar; sessizlikten kahkahaya doğru giden bir termometre olduğunu sanır. Bu termometre yoktur.
Şöyle düşün: tatlı, tuzlu ve ekşi aynı şeyin farklı dereceleri değildir. Bir yemeğe daha çok şeker koyarak onu tuzlu yapamazsın. Aynı şekilde, bir şakaya daha çok enerji koyarak alkışı kahkahaya çeviremezsin. Farklı ses, farklı mekanizmadan gelir.
Benzetmeyi burada kırayım, çünkü kırılacak.
Doktorun elinde ölçü aleti vardır; ateşi dereceyle ölçer. Komedyenin elinde alet yoktur, sadece kulağı vardır ve o kulak sahnede yüksek gerilim altındadır. Bir performans sırasında kendi tepkini de dinlemek zorundasın: heyecan, sesleri olduğundan büyük duymanı sağlar. Bu yüzden gerçek ölçüm sahnede değil, kayıtta yapılır. On birinci modülde bunun sistemini kuracağız. Bu derste kulağı eğitiyoruz.
Mekanizma
Altı ses, altı anlam
Bir salonda çıkan sesleri altı türe ayırabiliriz. Her biri bambaşka bir şeyin göstergesi.
Bu altı sesin en tehlikelisi hangisi biliyor musun? Alkış. Çünkü kulakta en iyi hissettiren o.
Alkış tuzağı
Alkış geldiğinde beden bunu başarı sayar. Ses yüksektir, toplu gelir ve doğrudan sana yöneliktir. Kahkahadan bile daha kişisel duyulur.
Ama alkışın ne ölçtüğüne bak.
Seyirci alkışladığında genellikle şunlardan birini söylüyordur: sana katılıyorum, seni takdir ediyorum, ya da bu söylediğin şeyin söylenmesi gerekiyordu. Üçü de değerlidir. Üçü de komedi değildir.
Bunu test etmenin basit bir yolu var. Alkış alan cümleyi al ve içindeki mizah mekanizmasını bul. Bir yanıltma mı var? Bir tersine çevirme mi? Beklenmedik bir ikinci anlam mı? Bulamıyorsan o cümle bir görüş beyanıdır ve alkışı da bu yüzden almıştır.
Buradaki tuzağın asıl kısmı şu: görüş beyanları odaya bağlıdır. Aynı görüşü paylaşan bir odada alkış patlar, paylaşmayan bir odada hiçbir şey olmaz. Yani alkışla beslenen bir set, seyirci profili değiştiği anda çöker. Kahkaha ise mekanizmadan geldiği için çok daha taşınabilirdir; farklı odalarda benzer sonuç verir.
Bu, alkış almanın kötü olduğu anlamına gelmez. Güçlü bir görüşün alkış alması sağlıklıdır. Tehlike, alkışı kahkaha yerine koymakta ve setin ağırlığını oraya kaydırmakta.
Bir de tersi var, ve daha az konuşulur. Büyük kahkaha da her zaman iyi malzeme demek değildir. Ucuz bir aşağılama, tanıdık bir klişe ya da odanın önyargısını okşayan bir cümle de yüksek ses üretebilir. Yani ne alkış ne kahkaha tek başına kalite ölçüsüdür. Ustalık, tepkinin türünü doğru okumak ve o türü kendi hedefinle karşılaştırmaktır.
Sessizliğin altı anlamı
Sessizlik, acemi komedyenin en çok yanlış okuduğu sinyal. Çünkü bedeni onu tehdit olarak algılar ve teşhis yapamayacak kadar panikler.
Oysa sessizlik en az altı farklı şey olabilir.
Duyulmamış olabilir. Ses sistemi zayıftır, komedyen mikrofonu ağzından uzak tutmuştur ya da önceki gülmenin üstüne konuşmuştur.
Anlaşılmamış olabilir. Bir zamir belirsizdir, bir referans odanın bilmediği bir şeydir, bilgi sırası karışıktır.
Beklenti kurulmamış olabilir. Kurulum seyirciyi yeterince yönlendirmemiş, dolayısıyla değişecek bir beklenti oluşmamıştır.
Tahmin edilmiş olabilir. Vuruş açık ipucu bıraktığı için seyirci sonu önceden görmüştür ve gülme, tahmin edilen şeye gelmez.
Dikkat olabilir. Anlatı ilgi çekicidir, seyirci takip etmektedir ve gülmeyi bekleyecek yerde susmuştur. Bu iyi bir sessizliktir ve hikâye bölümlerinde beklenir.
Ya da tepki vermeme tercihi olabilir. Seyirci anlamıştır, hatta komik bulmuştur, ama söylenen şeye gülmek istememektedir. Bu, hassas malzemede sık görülür ve komedyene önemli bir bilgi verir.
Bu altı ihtimalin hepsi farklı bir tamir gerektirir. Sessizliği tek bir şey sanan komedyen, altı ihtimalden birine göre tamir yapar ve genellikle yanlış olanını seçer. On birinci modülde bunun için bir karar ağacı kuracağız; şimdilik aklında kalması gereken tek şey şu: sessizlik veri olabilir, ama hüküm değildir.
Odanın fiziği
Son bir mekanizma, ve bu teknik.
Gülme bulaşıcıdır. İnsan tek başına izlerken güldüğünden çok daha fazla gülüyor, çevresindekiler gülüyorsa. Bu, komedyenin kontrol edemediği ama hesaba katması gereken bir gerçek.
Bunun üç pratik sonucu var.
Birincisi oturma düzeni malzemeyi etkiler. Seyirci birbirine yakın oturduğunda gülme çoğalır, dağınık oturduğunda bölünür. Aynı set, aynı sayıda kişiyle, iki farklı düzende iki farklı sonuç verir.
İkincisi doluluk oranı ses seviyesinden daha önemlidir. Yarı boş bir salonda insan gülerken kendini duyar ve kısar. Dolu bir salonda kendini duymaz ve serbest bırakır.
Üçüncüsü ilk gülme kritiktir. Oda ilk kez birlikte güldüğünde, seyirci birbirinin varlığını fark eder ve o andan sonra tek bir grup gibi davranmaya başlar. Bu yüzden açılışın görevi en büyük şakayı yapmak değil, ilk ortak sesi mümkün olduğunca erken çıkarmaktır. Sekizinci modülde set mimarisi çalışırken bu ilkeye geri döneceğiz.
Örneklerden okuma
Şimdi örneklere bakalım. Bu bölümdeki soru her seferinde aynı: bu cümle hangi sesi hedefliyor ve neden?
Kahkaha hedefleyen yapı
Tanıma gülmesi ile kahkaha arasındaki fark
Alkış alan cümle nasıl görünür
Sessizliğin altı sebebi, örnekler üzerinde
Homurdanmayı hedefleyen malzeme
Usta katmanı
Az önce altı ses saydım. İşin biraz daha incesi, bu seslerin iki ayrı boyutu olduğu: yükseklik ve süre. Ve bu ikisi farklı şeyler ölçer.
Yüksek ama kısa bir gülme genellikle şaşkınlıktır. Sürpriz yerine oturmuş, boşalma hızlı olmuştur. Daha alçak ama uzun süren bir gülme ise çoğu zaman görüntünün gücünden gelir; seyirci kafasında oluşan resmi izlemeye devam ettiği için gülme sürer. İkincisi malzeme açısından daha değerlidir, çünkü ek vuruş için alan açar. Kayıt dinlerken sadece ne kadar yüksek olduğuna değil, ne kadar sürdüğüne de bak. Süre, o bölümün büyümeye elverişli olup olmadığını söyler.
İkinci nüans tanıma gülmesi hakkında. Seyirci bazen görüşe değil, tanıdıklığa güler. "Herkes böyle yapıyor" diyen bir cümle sıcak bir tepki alır ve komedyen bunu başarı sanır. Oysa o gülme, cümlenin komikliğinden değil, seyircinin kendini görmesinden gelir. Ayırt etmenin yolu şu: aynı gözlemi tanımayan bir odada söyle. Tanıma gülmesi taşınmaz, mekanizma taşınır.
Üçüncüsü, önceki derste konuştuğumuz ölçek etkisinin buradaki karşılığı. Kırk kişilik bir odada gelen üçüncü seviye bir gülme, sekiz yüz kişilik salonda ikinci seviye duyulabilir. Aynı malzeme, aynı icra, farklı ses. Bu yüzden tepki puanlarını oda büyüklüğünden bağımsız tutmak yanlış veri üretir. Performans günlüğüne seyirci sayısını yazmak, şakanın kendisini yazmak kadar önemlidir.
Dördüncüsü ve en sık yapılan icra hatası: gülmenin üstüne konuşmak. Komedyen sessizlikten kaçtığı için gülme bitmeden sonraki cümleye geçer. Bunun iki bedeli var. Birincisi o cümle duyulmaz. İkincisi ve daha kötüsü, gülme kesilir; çünkü seyirci konuşan birini duyduğunda gülmeyi keser. Yani komedyen kendi tepkisini kendi eliyle kısaltmış olur. Kayıtta bunun izi çok nettir: gülmenin dalgası tam yükselirken aniden düşer.
Beşincisi, homurdanmanın hedef olabileceği. Bazı malzemeler kahkahayı değil, önce rahatsızlığı hedefler. Seyirci homurdanır, komedyen bunu kabul eder ve hemen ardından gerilim kahkahaya döner. Bu, kara mizahın temel hareketi. Ama koşulu var: homurdanma kabul edilmelidir. Komedyen homurdanmayı duymazdan gelip devam ederse, oda kapanır ve sonraki üç şaka da düşer. Homurdanmayı tanımak, on üçüncü modüldeki risk merdiveninin ilk basamağıdır.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBirinci yanlış: ne kadar çok ve yüksek gülme varsa şaka o kadar iyidir.
Bu kanı çok makul görünüyor, çünkü sonuçta gülme hedeflenen şeydir. Ama gülmenin yüksekliği kaynağını söylemez. Odanın önyargısını okşayan bir cümle, tanıdık bir klişe ya da savunmasız bir kişiyi hedef alan ucuz bir aşağılama da yüksek ses üretir. Bunlar kısa vadede gülme, uzun vadede güvensizlik üretebilir. Ayrıca yalnızca sese bakan komedyen, farklı odalarda taşınmayan malzeme biriktirir. Ölçü tek başına ses değil, sesin hangi mekanizmadan geldiğidir.
Yaygın yanlışİkinci yanlış: sessizlik başarısızlıktır ve sessiz kalan şaka silinir.
Bu kanının kaynağı bedenseldir; sessizlik sahnede fiziksel olarak kötü hissettirir. Ama sessizliğin altı ayrı sebebi olabilir ve bunlardan en az biri, yani dikkat, iyi bir işarettir. Üstelik tek bir gecenin sessizliği hiçbir şeyi kanıtlamaz; sıra, oda, saat ve önceki komedyen sonucu değiştirir. Bir şakayı silmeden önce en az birkaç farklı koşulda denemek gerekir. On birinci modülde bunun için sistematik bir yöntem kuracağız.
Yaygın yanlışÜçüncü yanlış: alkış en yüksek onaydır, dolayısıyla en iyi hedeftir.
Bu kanı sahnede en hızlı kuruluyor, çünkü alkış duyulduğunda gerçekten iyi hissettiriyor. Ama alkış çoğu zaman komedyenin görüşüne katılmanın sesidir ve mizah mekanizması içermeyebilir. Alkış üzerine kurulan bir set, seyirci profili değiştiğinde taşınmaz. Bunun bir de sanatsal maliyeti var: alkışı hedefleyen yazar, giderek daha keskin beyanlar yazar ve şaka yazmayı bırakır. Alkış hoş bir yan üründür; hedef hâline geldiğinde komedyeni yavaşça hatipliğe çeker.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
Aklında kalması gereken beş şey var.
Birincisi, salondaki sesler tek bir şeyin dereceleri değil, farklı mekanizmalardan gelen farklı sinyallerdir; kahkaha, kıkırdama, alkış, iç çekme, homurdanma ve sessizlik ayrı ayrı okunur.
İkincisi, alkış onaydır ve mizah mekanizması içermek zorunda değildir; alkışla beslenen set, seyirci profili değiştiğinde taşınmaz.
Üçüncüsü, sessizliğin en az altı sebebi vardır ve bunlardan biri dikkattir; sessizlik veri olabilir ama hüküm değildir.
Dördüncüsü, gülmenin yüksekliği kadar süresi de bilgidir; uzun süren gülme, o bölümün büyümeye elverişli olduğunu söyler.
Beşincisi, gülme bulaşıcıdır; oturma düzeni, doluluk ve ilk ortak ses, malzemenin kendisi kadar sonucu etkiler.
Sonraki derse köprü
Bu modülde stand-up'ın ne olduğunu, sahnedeki anlatının gerçekle nasıl bir ilişki kurduğunu ve seyircinin seslerini nasıl okuyacağını konuştuk.
Ama bir soruyu hiç sormadık. İnsanlar neden gülüyor?
Bir cümlenin sonunda beynimizde tam olarak ne oluyor da bedenimiz kontrolsüz bir ses çıkarıyor? Bunun tek bir cevabı yok; yüzyıllardır birbiriyle yarışan birkaç açıklama var. Ve bu açıklamaları bilmek, bir şaka çalışmadığında hangi mercekle bakacağını söylüyor.
Sıradaki modülde mizah kuramlarına giriyoruz. Amacımız felsefe yapmak değil; elimize dört ayrı teşhis merceği almak.