Ortak öykü bu türde
Aynı fikir her türde başka bir omurgaya dönüşür. Bu tür onu böyle kurar.
Ortak öykü fikri · Baba evi
Otuz yedi yaşındaki Nevin, babası öldükten sonra, yirmi yıldır uğramadığı kasabası Kireçli'ye baba evini satmak için döner. Evin alıcısı hazırdır: kasabanın taş ocağını işleten Rıfat Bey. Nevin üç günde imzayı atıp İstanbul'a dönmeyi planlar.
Her türün kursunda bu fikir o türün sorusuyla yeniden kurulur. Kişiler, kasaba ve ev aynı kalır; değişen, hikâyenin neyi tehlikeye attığı ve izleyiciye ne vaat ettiğidir.
Bu türde logline: Babasının ölümünün kaza olmadığını anlayan Nevin, evi satmak yerine kasabada kalır ve babasının ocakta ölümünden sorumlu tuttuğu Rıfat Bey'i kendi işinin içinden çökertmeye karar verir; ama intikamın izini sürdükçe babasının da bir zamanlar Rıfat'ın ailesini yıktığını öğrenir.
Kaybedilecek olan
Nevin'in babasıyla telefondaki son konuşması: yarım kalmış bir tartışma, «gel artık» cümlesine verilmemiş bir cevap. Babayı ancak bu sesle tanıyoruz.
Haksızlık
Kasabaya gelen Nevin, babasının taş ocağında «düşerek» öldüğünü ve evin satışının ölümden önce Rıfat'ın avukatınca hazırlandığını öğrenir.
Resmî adaletin çöküşü
Karakoldaki ince dosya, bağlı bağcıklar ve satış tarihini bilen astsubay. Kapı kapanır.
Karar
Nevin satış masasına oturur, imzayı atmaz, «bir ay daha düşünmek istiyorum» der ve Rıfat'ın ocağında muhasebede işe girer. Yalan kurulmuştur.
Hazırlık
Defterler, kaçak patlatma çizelgeleri, işçilerin sustuğu şeyler. Genç işçi Yusuf Nevin'e güvenir; ona babasının gece neyi gördüğünü anlatır.
İlk kan
Nevin çizelgeyi değiştirerek bir kaçak patlatmayı denetim gününe denk getirir. Ocak mühürlenir. Rıfat ilk kez kayıp yaşar ve Nevin ilk kez bir zaferin tadını alır.
Orta nokta
Mühür kırılınca açılan eski bir dosya: Nevin'in babası yıllar önce Rıfat'ın ağabeyine karşı tanıklık etmiş, ağabey cezaevinde ölmüştür. Haksızlığın kökü daha eskidir.
Masuma değen bedel
Değiştirilmiş başka bir çizelge Yusuf'un yaralanmasına yol açar. Nevin'in hamlesi, onu bu kasabada seven tek kişiyi yaralamıştır.
Ayna
Rıfat'ın evinde çay. Solmuş kurdeleli fotoğraf ve Nevin'in çantasındaki kendi el yazısı. İkisi de bir babanın ya da ağabeyin hesabını tutuyor.
Dip
Yusuf'un ailesi Nevin'i suçlar; kasaba kapılarını kapatır. Nevin evi satmaya karar verir, çantasını hazırlar.
Son yaklaşma
Satış masasında Nevin bir son şey ister: babasının öldüğü yeri görmek. Rıfat onu oraya kendisi götürür; ikisi de bir itiraf bekliyordur.
Yüzleşme ve seçim
Şafakta uçurum kenarı. Rıfat itiraf eder, Nevin kaydeder; kayan zemin Rıfat'ı kenara iter. Nevin bağcıkları çözer ve elini uzatır.
Sonrası
Kayıt savcılıktadır; ev satılmamıştır. Nevin kapının önünde, Yusuf'un küçük kardeşine bağcık bağlamayı öğretiyor. Son görüntü: çocuğun ayakkabısı, sıkı bir fiyonk.
Açıklamalı sekans: Baba evi · Birinci perde
Ortak öykünün bu türdeki birinci perdesi, senaryo biçiminde ve kesintisiz. Her sahnenin yanında hangi vuruşun işlediği ve yazarın kararı.
Aşağıdaki metin, ortak öykü fikrinin intikam sürümünün birinci perdesidir: açılış imgesinden, başkarakterin geri dönüşü zor kararına kadar. Yaklaşık sekiz senaryo sayfası tutar. Gerçek bir uzun metrajda birinci perde genellikle yirmi beş sayfa civarındadır; burada vuruşlar görünür olsun diye sıkıştırıldı ve ara sahneler atlandı. Sol sütun senaryo, sağ sütun o sahnede hangi vuruşun işlediği ve yazarın hangi kararı verdiğidir. Okurken kendine şunu sor: bu sahne çıkarılsa hikâyeden ne eksilirdi?
Sahne 1 DIŞ. KİREÇLİ – HAYRİ'NİN CEVİZ BAHÇESİ – ŞAFAK
Kireç tozu her şeyin üstünde: yapraklarda, çitin tellerinde, bahçe kapısının boyasında. Uzakta, tepenin yarısı kesilmiş, bembeyaz bir yara gibi: TAŞ OCAĞI.
HAYRİ (70'ler), ince, kemikli, ağır kalkan bir adam. Ayağında eski deri ayakkabılar; bağcıkları sarkıyor, topuğuna basarak giymiş. Yerden cevizleri tek tek topluyor, bir çuvala atıyor.
Bir cevizi avucunda tartıyor. Kırıyor. İçine bakıyor. Memnun.
Yer kısa, boğuk bir sarsıntıyla titriyor. Ağaçtan beş altı ceviz birden düşüyor. Hayri başını kaldırıp ocağa bakıyor. Saatine bakıyor: 05.10.
Cebinden küçük, kareli bir defter çıkarıyor. Bir şey yazıyor. Defteri cebine koyup cevizleri toplamaya devam ediyor.
Sahne 2 İÇ. NEVİN'İN İSTANBUL'DAKİ DAİRESİ – GECE
Masada açık bir dizüstü, yarım bir sunum. Telefon titriyor: BABAM. NEVİN (37) üçüncü çalışta açıyor, hoparlöre alıp yazmaya devam ediyor.
HAYRİ (TEL.)
Cevizler döküldü. Bu sene iri.
NEVİN
Baba, toplantıdayım sayılır.
HAYRİ (TEL.)
Rıfat yine geldi. Kâğıt getirdi.
Nevin yazmayı bırakıyor.
NEVİN
Ver gitsin şu evi. Ne yapacaksın tek başına o kadar odayı?
Sessizlik. Hattın öbür ucunda bir kapı gıcırtısı, sonra rüzgâr.
HAYRİ (TEL.)
Ceviz beklemez. Ayın on beşine gel.
Hat kesiliyor. Nevin ekrana bakıyor, geri aramıyor. Takvim uygulamasını açıyor: on beşinde bir toplantı. Siliyor. Sonra geri alıyor.
Sahne 3 İÇ. İSTANBUL – REKLAM AJANSI – TOPLANTI ODASI – GÜNDÜZ
Cam duvarlar. Nevin bir müşteriye sunum yapıyor; ekranda bir maden suyu şişesi, dağ manzarası, «Saf kaynak» yazısı.
Masadaki telefon titriyor. Ekranda: KİREÇLİ MUHTARLIĞI. Nevin bakmadan ters çeviriyor.
Telefon yeniden titriyor. Yeniden. Üçüncüsünde müşteri susup telefona bakıyor.
NEVİN
Pardon. Kaynak suyu gibi berrak bir mesaj, diyorduk.
Telefonun kenarında bir bildirim beliriyor. Nevin göz ucuyla okuyor: «Başın sağ olsun kızım. Hayri Usta'yı sabah ocakta bulduk.»
Nevin cümlesini bitiriyor. Bir sonraki slayta geçiyor. Kumandayı tutan eli titremiyor. Ekranda dağ manzarası.
Sahne 4 İÇ. ŞEHİRLERARASI OTOBÜS – GECE
Karanlık cam. Nevin'in yansıması. Kucağında telefon; takvim açık. Ayın on beşi. Tek bir kayıt: TOPLANTI – MÜŞTERİ.
Kaydı siliyor. Bu kez geri almıyor.
Yeni bir kayıt açıyor. Başlık kutusuna bir şey yazıp siliyor. Yazıp siliyor. Sonunda boş bırakıp kaydediyor.
Sahne 5 DIŞ. KİREÇLİ – MEYDAN – SABAH
Otobüs tozu kaldırarak duruyor. Nevin iniyor; siyah montu birkaç saniyede beyaza kesiyor.
Meydanda üzeri RIFAT TAŞÇILIK yazılı iki kamyon. Kahvenin önündeki adamlar susuyor. Biri ayağa kalkıyor.
KAHVECİ
Hayri Usta'nın kızı. Başın sağ olsun.
Nevin başıyla teşekkür ediyor. Kamyonlardan birinin kapısında, kirli camın arkasında, YUSUF (19) direksiyonun başında. Nevin'le göz göze geliyor; bakışını kaçırıyor.
Sahne 6 İÇ. BABA EVİ – GÜNDÜZ
Kapı gıcırdıyor. Telefondaki gıcırtının aynısı.
Sobanın yanında ağzı bağlı bir çuval ceviz. Masada bir tabak, bir çatal, bir bardak. Duvarda Nevin'in üniversite mezuniyet fotoğrafı; çerçevenin camında kireç tozu, yalnız yüzünün olduğu yer silinmiş.
Masanın üstünde bir dosya. Üzerinde bir avukatlık bürosunun antetli kâğıdı: SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ – TASLAK. Nevin açıyor. Alıcı: Rıfat Taşçılık. Satıcı hanesi boş.
Taslağın köşesinde basılı tarih. Nevin telefonundaki takvime bakıyor. Babasının ölümünden on gün önce.
Sayfanın altında, babasının el yazısıyla, kurşun kalemle tek kelime: HAYIR.
Sahne 7 İÇ. TAŞ OCAĞI – RIFAT'IN OFİSİ – GÜNDÜZ
Konteynerden bozma bir ofis, ama içi özenli: halı, semaver, duvarda ocağın açılış töreninden bir fotoğraf. RIFAT (60'lar), takım elbiseli, iri elli, ayağa kalkıp Nevin'in iki elini birden tutuyor.
RIFAT
Başın sağ olsun. Hayri ağabey bu ocağın otuz yıllık bekçisiydi. Ben buraya geldiğimde o buradaydı.
NEVİN
Nasıl oldu?
RIFAT
Gece turunu atıyormuş. Kenara çok yaklaşmış. Kaç kere dedim, yaşın oldu, bırak artık bu işi. İnat etti.
Çay koyuyor. Bardağı Nevin'in önüne bırakıyor.
RIFAT
Ev meselesini şimdi konuşmanın sırası değil. Ama bilesin: bedeli neyse veririm. Babanın hatırına. Cuma noterde imzalarız, sen de işine dönersin.
Nevin çaya dokunmuyor. Duvardaki açılış fotoğrafına bakıyor: kurdele kesen Rıfat, yanında genç bir adam. Ve kalabalığın arkasında, yarı görünen, Hayri.
Sahne 8 DIŞ. TAŞ OCAĞI – UÇURUM KENARI – GÜNDÜZ
Rüzgâr. Aşağıda kamyonlar karınca gibi. Yusuf, baretini koltuğunun altına sıkıştırmış, Nevin'in birkaç adım önünde yürüyor. Kenara üç metre kala duruyor.
YUSUF
Burası.
Nevin kenara yaklaşıyor. Yusuf içgüdüsel olarak kolunu uzatıyor, sonra geri çekiyor.
YUSUF
Hayri amca buradan geceleri fenersiz geçerdi. Adımlarını sayardı. Kırk iki. Ben de saydım bir kere, kırk iki.
NEVİN
O gece de saymış mı?
Yusuf cevap vermiyor. Aşağıda bir kamyon kornası. Yusuf baretini takıyor.
YUSUF
Benim inmem lazım abla.
Sahne 9 İÇ. KİREÇLİ JANDARMA KARAKOLU – GÜNDÜZ
Duvarda taş ocağının yeni yılı kutlayan takvimi. Altında RIFAT TAŞÇILIK yazıyor.
Astsubay KENAN (40'lar) bir dosyayı Nevin'e doğru itiyor. İnce. Üç sayfa.
KENAN
Fotoğraflar da var. Bakmak istemezsiniz.
Nevin bakıyor. Bir fotoğrafta babasının ayakkabıları: biri ayağında, biri iki metre ötede, bağcıkları bağlı.
NEVİN
Babam bağcık bağlamazdı. Kırk yıldır ayağını sokup çıkarırdı.
Kenan fotoğrafa uzanıp dosyayı kapatıyor. Elini dosyanın üstünde bırakıyor.
KENAN
Satış ne zaman? Rıfat Bey cumaya yetişir diyordu.
Nevin, Kenan'ın bu tarihi nereden bildiğini sormuyor. Kalkıyor. Kenan masanın altından bir naylon torba çıkarıp uzatıyor: babasının eşyaları. Bir saat, bir anahtar, bir çift ayakkabı.
Nevin torbayı alıyor. Kapıda takvime bir kez daha bakıyor.
Sahne 10 DIŞ. KİREÇLİ MEZARLIĞI – GÜN BATIMI
Taze toprak. Nevin mezarın başında çömelmiş, avucundaki cevizleri toprağın üstüne diziyor.
ŞÜKRAN (60'lar), komşu, başörtüsünün ucuyla gözünü siliyor; elinde bir termos.
ŞÜKRAN
Son ay hiç uyumadı. Gece ocağa çıktı, sabah bahçeye. Arada da oturup eski mahkeme kâğıtlarını okuyordu.
NEVİN
Ne mahkemesi?
ŞÜKRAN
Eski iş. Sen küçüktün. Rıfat'ın ağabeyi zamanından.
Şükran termosu açıp bir bardak çay dolduruyor, Nevin'e uzatıyor. Nevin içiyor.
ŞÜKRAN
(alçak sesle)
Bu kasabada kimse yüzüne söylemez kızım. Ama baban senin bu evi satmanı istemezdi.
Sahne 11 İÇ. BABA EVİ – GECE
Tek ampul. Nevin yerde, sırtı sobaya dayalı. Torbadaki eşyaları önüne dizmiş: saat, anahtar, ayakkabılar.
Telefonunda babasının sesli mesajlarını açıyor. Son mesaj, ölümünden iki gün önce. Hoparlöre alıyor.
HAYRİ (SESLİ MESAJ)
Açmadın. Neyse. Defteri sobanın arkasına koydum, sen bilirsin. Gelince bakarsın.
Nevin mesajı bir daha dinliyor. Sobanın arkasına uzanıyor. Toz, örümcek ağı. Parmakları bir şeye değiyor.
Kareli küçük defter. Açılış sahnesindeki. İçinde sayfa sayfa tarih ve saat: 03.40. 04.15. 05.10. Her birinin yanında bir işaret ve tek kelime: SARSINTI.
Son sayfada, babasının kalın harfleriyle: KIZIM GELİRSE.
Altı boş.
Sahne 12 İÇ./DIŞ. BABA EVİ – GECE (DEVAMLA)
Saat 03.38. Nevin defteri kucağında, uyuyakalmış.
Boğuk bir gümbürtü. Ev titriyor. Masadaki bardak kayıyor. Çuvaldaki cevizler yere dökülüyor, tahta zeminde yuvarlanıyor.
Nevin fırlıyor. Pencereye koşuyor. Tepede, ocakta, ışıklar. Bir toz bulutu yavaşça ay ışığını örtüyor.
Saatine bakıyor: 03.40. Defteri açıyor. Babasının kalemini alıyor. Yeni bir satır yazıyor: tarih, 03.40, SARSINTI.
Kendi el yazısına bakıyor. Babasınınkine hiç benzemiyor.
Sahne 13 İÇ. KİREÇLİ NOTERLİĞİ – CUMA – GÜNDÜZ
Küçük bir oda. Masanın bir yanında Rıfat ve AVUKATI, diğer yanında Nevin. Ortada sözleşme; satıcı hanesi artık dolu. Bir dolma kalem.
AVUKAT
Bedel konuştuğumuz gibi. Hesaba bugün geçer.
Nevin kalemi alıyor. Kapağını açıyor. Sayfanın altına, babasının «HAYIR» yazdığı yere denk gelen yere bakıyor.
Kapağı geri takıyor.
NEVİN
Bir ay düşünmek istiyorum.
Avukat Rıfat'a bakıyor. Rıfat gülümsüyor; gülümsemesi gözlerine ulaşmıyor.
RIFAT
Bir ay İstanbul'dan gidip gelmek zor olur.
NEVİN
Gidip gelmeyeceğim. Ocakta muhasebeci arıyormuşsunuz. Kahvede söylediler.
Uzun bir sessizlik. Rıfat kalemi Nevin'in önünden alıp kendi cebine koyuyor.
RIFAT
Babanın kızısın. Pazartesi sekizde.
Sahne 14 İÇ. BABA EVİ – PAZARTESİ – ŞAFAK
Nevin kapının eşiğinde oturuyor. Önünde naylon torbadan çıkan ayakkabılar: babasınınkiler. İki numara büyük.
Ayağına geçiriyor. Bağcıkları sıkı sıkı, iki kez düğümleyerek bağlıyor. Babasının hiç bağlamadığı gibi değil; birinin onun ayağına bağladığı gibi.
Kalkıyor. Defteri montunun iç cebine koyuyor.
DIŞ. KİREÇLİ – OCAK YOLU – ŞAFAK
Nevin tepeye çıkan toz yolda yürüyor. Kocaman ayakkabılar her adımda biraz kayıyor. Durmuyor.
Arkasında, kasabanın üstünde, kireç tozu ilk ışıkta altın rengine dönüyor.