Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Teşhis görüşmesi yeniden yazımdan önce yapılır; işi çözmek değil, öğrenmektir.
- Yazarın amacı onun kendi kelimeleriyle yazılır.
- Mecra ve hedef izleyici, yazarın sözüyle ve okurun beğenisinden ayrı kaydedilir.
- Vazgeçilmez unsur kısa bir listedir; nedeni sorulunca asıl korunanı gösterir.
- Bilinen sorun, yazarın kendi bulduğu aksaklıktır; örtüşmeyen bulgu o gün tartışılmaz.
- Yapımcı notları aktarılmışsa aktarma olarak işaretlenir.
- Kesilebilir maliyet bazen bir hikâye düğümünün üstünde durur.
- Başarı ölçütü yazarın sayfada sınayabileceği bir şeye bağlanır.
- Teslim gününü kimin koyduğu da yazılır.
- Görüşme bir karar toplantısı değildir; kararlar defter okunduktan sonra verilir.
- Çözüm perhizi görüşme boyunca sürer; geri söyleme görüşmeyi kapatır.
- Burcu'nun görüşmesinde vazgeçilmez olanın martılar değil, gülme olduğu geri okumada ortaya çıktı.
Açılış sahnesi
Semt kütüphanesinin arka tarafında, kapısı kapanan küçük bir çalışma odası var. Burcu odayı sabah için ayırtmış. Ne yapımcının ofisi, ne kendi mutfağı, ne atölye. İki tarafa da ait olmayan bir masa.
Yazar erken geliyor. Çantasından SON SEFER'in basılı bir kopyasını çıkarıyor. Kenarları kurşun kalemle dolu, bazı sayfaların köşesi kıvrık. Burcu'nun önünde yalnız kendi raporu ve boş bir defter var. Okuma bittiğinde kendi kopyasını silmişti.
Kapsam üzerinde anlaştıktan sonra ilk kez yüz yüzeler. Yazar oturur oturmaz kopyayı ortaya itiyor. «Raporu okudum. İkinci yarı dağılıyor, tamam. Ne yapayım?»
Burcu'nun aklında bir cevap var. Raporu yazarken kenara not ettiği birkaç fikir. Hiçbiri rapora girmemişti. Biri özellikle çekici, finalle ilgili. Söylese yazar hemen yazmaya oturabilir. Ama o zaman bu sabahın geri kalanı Burcu'nun filmini konuşarak geçer.
Defterini açıyor. İlk sayfanın tepesine tek kelime yazıyor: Dinle. Sonra kalemi bırakıyor.
«Bunu birlikte bulacağız. Ama önce sizin ne yazmak istediğinizi bilmem gerekiyor. Raporda yalnız benim okuduğum film var.»
Bir metne el atmadan önce, onu yazanın ne istediğini, neyi bırakmayacağını ve işin hangi koşullarda yapılacağını önce yazarın kendi ağzından duymak, ancak sonra konuşmak.
Bu derste ne olacak
Kütüphanedeki küçük odada, Burcu'nun yazarla ilk görüşmesine baştan sona oturacağız. Önce bir teşhis görüşmesinin rapordan ve sohbetten nasıl ayrıldığını konuşacağız. Sonra görüşmenin sorularını sırayla izleyeceğiz: yazarın amacı, mecra ve izleyici, vazgeçilmez unsurlar, yazarın kendi bildiği sorunlar. Ardından masaya dışarıdan gelenler girecek: yapımcının notları, bütçe, teslim günü. En sonda başarının neye göre ölçüleceğini soracağız. Burcu bütün görüşme boyunca tek bir çözüm vermeyecek. Bunun ona neye mal olduğunu da göreceğiz. Filmler bir oyuncak kutusundan, bir bisiklet hırsızlığından, bir yetimhanenin borcundan, Los Angeles'ta bir gece kulübünden ve New York'a çıkan bir denizkızından geliyor.
Sıfır noktası
Bir senaryoya yardım etmeye çağrılan kişi çoğu zaman metni çoktan okumuştur. Belki bir rapor da yazmıştır. Sorunları biliyor gibidir. Bu yüzden ilk buluşmada hemen çözüme geçmek ister. Yazar da çoğu zaman bunu bekler.
Ama okurun bildiği, metnin sayfalarda ne yaptığıdır. Yazarın ne yapmak istediğini bilmez. İkisi aynı şey değildir. Bir sahne okura gereksiz görünebilir, yazar için filmin kalbi olabilir. Bir son okura rastlantı gibi gelebilir, yazar onu bilerek kurmuş olabilir.
Bu yüzden yeniden yazıma geçmeden önce bir görüşme yapılır. Görüşmenin işi bilgi toplamaktır. Yazar konuşur, yardım eden dinler. Kararlar sonra, bu bilgiye dayanarak verilir.
Görüşmede iki tür bilgi toplanır. Birincisi metnin içinden gelir: yazar ne anlatmak istedi, neyi bırakmayacak, nerede tökezlediğini kendisi biliyor mu? İkincisi metnin dışından gelir: film hangi mecraya, kime yazılıyor, kim para veriyor, ne kadar, ne zamana kadar? İkinci türü atlamak kolaydır, çünkü sanat konuşması daha çekicidir. Ama bir yeniden yazım çoğu zaman bu soruların birinde tıkanır.
Bu yüzden görüşme yazılı soru listesiyle değil, yüz yüze yapılır. Yazar bir soruya cevap verirken duraksar, bir kelimeyi geri alır, bir sahneyi anlatırken hızlanır. Bunlar e-postaya girmez. Ama yazarın neye bağlı olduğunu en açık bunlar gösterir.
Kararlar da o sabah verilmez. Kimse bir sahneyi kesmeye ya da taşımaya söz vermez. Yazarın da yardım edenin de elinde yalnız bir defter kalır. Kararlar o defter okunduktan sonra, ayrı bir günde verilir.
Görüşmenin bir de sırası var. Önce yazarın kendi sözleri gelir, sonra dışarıdan gelen koşullar. Sıra ters olursa yazar kendi amacını bütçeye ya da yapımcıya göre kırparak anlatmaya başlar.
Görüşme bir rapor sunumu da değildir. Rapor zaten yazıldı, yazar okudu. Görüşmede raporu yeniden savunmak, yazarı yeniden yargılanan biri yapar. Rapor masada durabilir. Ama sözü yazar almalıdır.
Burcu'nun önündeki yazar ilk kez sesiyle karşısında. Ona dair bildiği tek dış bilgi, yapımcının e-postasındaki kısa bir kişi notu. O kart hâlâ ters duruyor. Burcu bu sabah yazarı o nota göre değil, söylediklerine göre dinleyecek.
Mekanizma
Görüşmenin kendisi
Burcu defterin sayfasını ikiye bölmüyor. Sorularını önceden yazmış, ama yazara okumuyor. Sorular bir sırayla aklında. Yazar nereden başlarsa oradan başlayacak.
İlk sorusu kısa. «Bu filmi neden yazdınız?»
Yazar bir an kopyasının kapağına bakıyor. «Gece çalışan biri. Herkes uyurken ayakta olan biri. Önüne bir bavul düşüyor ve kimse görmüyor. O ne yapar?» Sonra ekliyor: «Derya'nın filmi olsun istemiştim.»
Burcu yalnız son cümleyi yazıyor, tırnak içinde. Yazarın amacı artık yazarın kendi kelimeleriyle defterde.
Raporun ilk büyük notu da aynı yere çıkıyordu: ikinci yarıda seçimleri Derya yapmıyor. Ama Burcu bunu söylemiyor. Yazar amacını kendisi koydu. Rapor ona dışarıdan bir hüküm gibi gelebilirdi. Defterdeki cümle ise onun kendi sözü. İleride bir sahne konuşulurken Burcu bu cümleyi okuyacak, raporu değil.
Mecra ve izleyici
Burcu sırada mecrayı soruyor. Yazarın cevabı tereddütsüz: sinema. Karanlık bir salon, kış gecesi bir film. Vapurun düdüğünü, iskelenin gıcırtısını büyük seste duymak isteyen biri.
Hedef izleyiciyi sorunca yazar biraz duruyor. «Gerilim seven biri. Ama gülmeyi de seven.» Burcu bunu da olduğu gibi yazıyor. Kendi beğenisini, gerilime gözünü kaçıran okuru, bu satırın dışında tutuyor.
Bırakılmayanlar
«Ne olursa olsun neyin kalmasını istersiniz?»
Yazar hızlı cevap veriyor. Ada, kış, tek gece. Çay ocağı. Son görüntüde kimsesiz iskele, rüzgârda sallanan ip. Bir de martılar.
Burcu martıları da öbürleri gibi deftere geçiriyor, hiçbir işaret koymadan. Raporunda o sahnelerin yerini sormuştu. Şimdi yazar onları bırakılmayanların arasına koydu. İkisi aynı anda doğru olabilir. Bunu bu sabah çözmeyecek.
Yazarın kendi listesi
«Raporu okumadan önce sizi rahatsız eden neydi?»
Yazar kopyasını açıp kenar notlarını gösteriyor. Ortadaki telefon konuşması. «Yazarken bile sıkıldım.» Hayri'nin eski polisliği. «Birden çıktı, biliyorum.» Bir sahnede gecenin bir anda gündüze dönmesi. Onu da bulmuş.
Sonra finali soruyor Burcu. Yazar başını sallıyor. «Sahil güvenlik orada olabilir. Gerilimde böyle şeyler olur.» Raporun ikinci büyük notu, yazarın listesinde yok.
Burcu bunu tartışmıyor. Defterde iki sütun açıyor: yazarın gördüğü, raporun gördüğü. Final yalnız ikinci sütunda.
Telefon, Hayri ve gece hatası iki sütunda da var. Onlarla ilgili konuşma kısa sürecek; yazar zaten ikna. Final ise tek başına duruyor. Burada iş, yazarı haksız çıkarmak değil. Sonun yazar için neyi taşıdığını öğrenmek. Burcu tek bir şey öğrenmek istiyor: «Sahil güvenlik geldiğinde Derya ne yapıyor?» Yazar kopyasının son sayfalarını çeviriyor. Bir süre okuyor, sonra cevap vermeden kopyayı kapatıyor. Burcu bu sessizliği de not ediyor.
Dışarıdan gelenler
Yapımcının adı geçince Burcu bir şeyi bir kez söylüyor: kendi filmi de aynı yapımcının masasında. Yazar bunu biliyor, başını sallıyor. Konu orada kapanıyor.
Yapımcının notlarını yazar kendi ağzından aktarıyor. İkisi kısa. Yapımcı ikinci yarının toplanmasını istiyor. Martılarda gülmüş, onlara dokunulmasın demiş. Burcu yapımcının sözlerini yazarın aktardığı hâliyle geçiriyor. Satırın başına tek kelime ekliyor: aktarma.
Bütçe sorusu gelince yazar gülümsüyor. «Tekne. Yapımcı bunu söyledi.» Sahil güvenlik teknesi, gece denizde ışıklarıyla. Vapuru ve iskeleyi kimse kesmeyi düşünmüyor, onlar filmin kendisi.
Burcu yine yalnız yazıyor. Ama defterde iki satır aynı nesneye çıkıyor: finalin rastlantısı ve bütçenin kesilebilir kalemi. Tekne. Bunu yazara şimdi söylemiyor.
Teslimi yazar biliyor. Yapımcı yeni hâli ayın son cuması okumak istiyor. Burcu tarihi kimin koyduğunu da yazıyor: yapımcı.
Ölçü
Son soru başarı ölçütü. «Bu iş bittiğinde neyin değiştiğine bakarsak, iyi gitti diyeceksiniz?»
Yazarın ilk cevabı: «Yapımcı alırsa.» Burcu kalemini kaldırmıyor. «O sizin elinizde değil. Sayfada neyi görürseniz?»
Yazar bir süre düşünüyor. «Okuyan biri filmi bana anlatırken Derya'dan başlasın. Sonunda da Derya'dan bahsetsin.» Burcu bunu sabahın ilk cümlesinin altına yazıyor.
Çözüm sorulduğunda
Ölçü sorusundan biraz önce yazar sabırsızlanmıştı. «Siz olsaydınız sonu nasıl yazardınız?»
«Aklımdan bir şeyler geçiyor. Bugün söylemeyeceğim. Ben söylersem, siz kendi sonunuzu aramayı bırakırsınız.» Burcu sorunun kendisini deftere yazıyor. Sonra bir sonraki soruya geçiyor.
Geri okuma
Burcu defterini yazara dönük çeviriyor ve okuyor. Amaç, mecra, izleyici, bırakılmayanlar, bilinen sorunlar, yapımcının iki notu, tekne, cuma, ölçü.
Martılara gelince yazar elini kaldırıyor. «Martılar değil aslında. Gülmek. Filmin bir yerinde gülmek istiyorum. Martı başka bir şey de olabilir.»
Burcu satırı düzeltiyor. Vazgeçilmez olan martı değil, kara mizah damarı. Görüşmenin en önemli bulgusu son on dakikada geliyor. Geri okunmasa defterde yanlış durmaya devam edecekti.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Görüşmenin yerini nötr seç. Ne senin evin, ne yapımcının ofisi. Yazar, karşısındakinin kimin adına oturduğunu odadan da okur.
Raporu masada kapalı tut. Yazar okudu. Açarsan görüşme raporun savunmasına döner.
İlk soruyu açık sor. «Neden yazdınız?» cevabı yönlendirmez. «İkinci yarıyı nasıl düzeltelim?» yazarı senin gündemine sokar.
Amacı yazarın kelimeleriyle yaz. Kendi cümlene çevirirsen ileride yazara kendi amacını değil, senin yorumunu hatırlatırsın.
Vazgeçilmez listesini sorduktan sonra nedenini sor. «Neden?» sorusu çoğu zaman listedeki nesnenin arkasındaki asıl şeyi çıkarır. Martının arkasında gülme vardı.
Yazarın bilinen sorunlarını raporundan önce dinle. Örtüşen yerler kolay başlangıçtır. Örtüşmeyen yerler ise en çok zamanı alacak konuşmalardır.
Örtüşmeyen bulguyu o gün tartışma. Yazar finali sorun saymıyorsa bunu not et. İkna, kararlar konuşulurken gelir. Teşhis günü değil.
Aktarılan notu aktarma diye işaretle. Yapımcının sözünü yazarın ağzından duyarsın. Yazar hatırladığı, anladığı ya da işine gelen biçimde aktarır. Gerekirse kaynağa sor.
Bütçeyi erken sor. Sanat konuşması bittikten sonra gelen bütçe sorusu, konuşulan her şeyi geri alabilir. Kesilebilir kalem bazen bir hikâye düğümünün tam üstündedir.
Teslim gününü kimin koyduğunu yaz. Yazarın günü esnetilebilir. Yapımcının günü çoğu zaman esnemez. İkisini karıştırırsan takvim konuşması yanlış kişiyle yapılır.
Başarı ölçütünü yazarın elindeki bir şeye bağla. «Yapımcı alırsa» bir umut. «Okuyan Derya'dan başlasın» sayfada sınanabilir bir ölçü.
Kişi notunu görüşmeye sokma. Başkasının yazar hakkında söylediği bir cümle, dinlerken duyduğunu boyar. Yazarı yalnız o sabah söylediklerinden tanı.
Çözüm sorusunu soru olarak kaydet. Yazar «siz ne yapardınız» diye sorduğunda bu bir veri. Yazarın nerede yalnız kaldığını gösterir.
Sessizliğe izin ver. Yazar bir soruya hemen cevap vermiyorsa doldurma. En iyi cevaplar çoğu zaman o boşluktan sonra gelir.
Maliyet satırı ile sorun satırının buluştuğu yeri işaretle. Kesilebilir bir kalem, raporun bir sorunuyla aynı sahnede duruyorsa orası işin düğümüdür. Yapımcının tasarrufu ile yazarın onarımı aynı kararda birleşebilir. Bunu görüşmede söyleme; deftere yaz ve kararlar konuşulurken aç.
Hızlı kabulü de not et. Yazar bir sorunu hemen kabul ediyorsa bu her zaman ikna olmuş olduğu anlamına gelmez. Bazen konuyu kapatmak ister. Kabulün hızını da defterine geçir.
Görüşmeyi geri söyleyerek kapat. Okuman, yanlış anlaşılanı yakalamanın son fırsatı. Yazarın düzelttiği satır çoğu zaman görüşmenin en değerli satırıdır.
Yazarın başka bir filmi anlatmaya başladığı anı fark et. Bazen yazar amacını anlatırken bambaşka bir hikâyeye kayar. Bunu yanlış diye düzeltme; işaret olarak oku. Belki metindeki film ile kafasındaki film ayrılmıştır. O anı not et, düzeltmeye kalkma.
Yazarın soru sorduğu yerleri ayrıca topla. Yazar sana bir şey sorduğunda, metnin o noktasında yalnız kalmıştır. Bu sorular, yeniden yazımın nereden başlayacağını çoğu zaman rapordan daha iyi gösterir.
Bir soruyu iki kez sorma cesareti göster. İlk cevap çoğu zaman hazır cevaptır. Aynı soruyu biraz sonra başka kelimelerle sorarsan yazar bu kez düşünerek cevap verir.
Kendi bağını bir kez söyle. Aynı yapımcıyla başka bir işin varsa yazar bunu biliyor olsa bile görüşmede bir kez dile getir. Sonra o işten hiç söz etme.
Aynı gün kısa bir özet gönder. Defterdeki satırlar yazılı hâle gelince iki taraf da aynı metne bakar. Özette karar yoktur. Yalnız duyulan şey vardır, yazarın düzelttiği hâliyle.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Raporu yazan kişi metnin sorununu zaten bilir."
Rapor, sayfanın okura ne yaptığını bilir. Yazarın ne istediğini bilmez. Teşhis ikisinden birlikte çıkar.
Yaygın yanlış"İlk görüşmede bir çözüm vermek güven yaratır."
Erken çözüm yazarın kendi aramasını keser. Güven, yazarın dinlendiğini görmesinden gelir.
Yaygın yanlış"Vazgeçilmez listesi ne kadar uzunsa yazar o kadar kararlıdır."
Uzun liste yeniden yazıma yer bırakmaz. Kısa listenin her maddesi ise gerçekten korunabilir.
Yaygın yanlış"Yazarın vazgeçilmezi sorunsa onu ikna etmek gerekir."
Önce neyi koruduğunu anlamak gerekir. Çoğu zaman korunan nesne değil, o nesnenin taşıdığı duygudur.
Yaygın yanlış"Bütçe yapımcının işidir, görüşmede yeri yoktur."
Kesilecek bir kalem bir sahneyi de götürebilir. Bunu bilmeden kurulan yeniden yazım, ikinci kez kurulur.
Yaygın yanlış"Yazarın aktardığı yapımcı notu kesin bir talimattır."
Aktarılan not bir yorumdur. Yazarın hatırladığı biçimdir. Gerektiğinde kaynağından doğrulanır.
Yaygın yanlış"Başarı ölçütü filmin satılmasıdır."
Satış birçok kişinin kararına bağlıdır. Ölçüt, yazarın sayfada kendisinin sınayabileceği bir şey olmalıdır.
Yaygın yanlış"Yazar finali sorun görmüyorsa rapor yanılmıştır."
Görüş ayrılığı bir bulgudur. Kimin haklı olduğu, ikinci yarı yeniden kurulurken sayfada görülür.
Yaygın yanlış"Teşhis görüşmesi raporun sözlü özetidir."
Rapor okurun gördüğünü anlatır. Görüşme yazarın gördüğünü toplar. Biri öbürünün yerine geçmez.
Yaygın yanlış"Yazar sorunlarını söylemez, saklar."
Çoğu yazar metninin nerede aksadığını sezer. Ona bunu söyleyebileceği güvenli bir soru sorulmadığı için söylemez.
Yaygın yanlış"Yapımcının yazar hakkındaki izlenimi görüşmeye iyi bir hazırlıktır."
Böyle bir izlenim dinlemeyi önceden boyar. Yazarın her cümlesi o izlenimi doğrulayan ya da yalanlayan bir kanıta dönüşür. Görüşme ise yazarı değil, metni ve işi anlamak içindir.
Yaygın yanlış"Hedef izleyici pazarlamanın sorusudur."
Yazarın kimi düşündüğü, hangi sahnenin uzayıp hangisinin kısalacağını da belirler. Yeniden yazımda bu soru her sahnede geri gelir.
Yaygın yanlış"Teslim günü yazarın işidir, yardım edenin değil."
Takvim, yeniden yazımın büyüklüğünü sınırlar. Günü bilmeyen biri, o süreye sığmayacak bir iş önerebilir.
Yaygın yanlış"İyi bir dinleyici not almaz, göz teması kurar."
Not almak, söylenenin ciddiye alındığını gösterir. Yeter ki not, konuşmanın önüne geçmesin.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Teşhis görüşmesi yeniden yazımdan önce yapılır; işi çözmek değil, öğrenmektir.
- Yazarın amacı onun kendi kelimeleriyle yazılır.
- Mecra ve hedef izleyici, yazarın sözüyle ve okurun beğenisinden ayrı kaydedilir.
- Vazgeçilmez unsur kısa bir listedir; nedeni sorulunca asıl korunanı gösterir.
- Bilinen sorun, yazarın kendi bulduğu aksaklıktır; örtüşmeyen bulgu o gün tartışılmaz.
- Yapımcı notları aktarılmışsa aktarma olarak işaretlenir.
- Kesilebilir maliyet bazen bir hikâye düğümünün üstünde durur.
- Başarı ölçütü yazarın sayfada sınayabileceği bir şeye bağlanır.
- Teslim gününü kimin koyduğu da yazılır.
- Görüşme bir karar toplantısı değildir; kararlar defter okunduktan sonra verilir.
- Çözüm perhizi görüşme boyunca sürer; geri söyleme görüşmeyi kapatır.
- Burcu'nun görüşmesinde vazgeçilmez olanın martılar değil, gülme olduğu geri okumada ortaya çıktı.
Sonraki derse köprü
Burcu'nun defteri dolu: bir amaç cümlesi, kısa bir vazgeçilmez listesi, iki sütun, bir tekne, bir cuma. Rapordaki notlar şimdi bu bilgiyle yeniden okunacak. Kamera komutları birkaç satırlık bir iş. Ama finale dokunan bir karar, iki adamın repliklerini de yeniden açabilir. Hangi not metnin yüzeyinde kalıyor, hangisi omurgaya iniyor? Yukarıda verilecek bir karar aşağıdaki işleri boşa çıkarır mı? SON SEFER boş sayfaya mı dönüyor, yoksa korunacak bir temeli var mı? Sıradaki ders müdahale seviyeleri.