İçeriğe geç

Ders 52.2

Diyalogsuz karakter tanıtımı

Senaryo Akademisi — Bölüm V, Modül 52

1.996 kelime≈ 9 dk okuma≈ 13 dk seslendirmesıfırdan ileri

Ne yapacaksın

Bugün kendi senaryondaki bir karakteri, ağzını hiç açmadan seyirciye tanıtan bir sahne yazacaksın. Sahne bir sayfa, en fazla bir buçuk sayfa olacak. Kural sert: replik yok, dış ses yok, karakterin kendi kendine mırıldanması da yok. Telefonda konuşma, ekranda okunan uzun bir mesaj ya da duvara yazılmış bir açıklama da söz sayılır. Ses serbest: bir kapı, bir teker, uzak bir alarm. Sahneyi yedi parçadan kuracaksın. Bir mekân, elde tutulan bir nesne, tekrar eden bir rutin. Küçük ve görünür bir amaç, o amacın önüne çıkan bir engel. Karakterin o engel karşısında verdiği, ona özgü bir karar. Ve sahnenin sonunda karakterin başka bir yüzünü gösteren bir görsel dönüş. Bu yedi parçanın hiçbiri sahnede adıyla görünmeyecek. Seyirci yalnızca birinin işini yaptığını izleyecek. Yazdıktan sonra sahneyi senaryonu hiç okumamış birine okutacak, karakteri nasıl tarif ettiğini dinleyeceksin. Onun kelimeleri ile senin aklındaki karakter arasındaki fark, sahnenin neyi gösterip neyi göstermediğini ortaya koyacak.

Neden bu alıştırma

Bir karakteri tanıtmanın en kolay yolu onu konuşturmaktır. Karakter kim olduğunu, ne istediğini, neyden korktuğunu söyler. Seyirci de bilgiyi alır. Ama alınan bilgi, görülen davranış kadar akılda kalmaz. Seyirci bir insanı sözünden değil, bir sıkışma anında ne yaptığından tanır. Üstelik insanlar kendileri hakkında çoğu zaman yanılır ya da yalan söyler. Kendini sabırlı diye anlatan bir karakter sözüyle bir şey kurar, davranışıyla başka bir şey. Seyirci ikisi çatıştığında davranışa inanır.

Sözü elinden alınan yazar başka araçlara uzanmak zorunda kalır. Mekânı süs olmaktan çıkarır, çünkü artık bilgiyi o taşıyacaktır. Nesneyi rastgele seçemez, çünkü nesne karakterin işini ve alışkanlığını ele vermelidir. En önemlisi, karakteri bir engelin önüne koymak zorunda kalır. Engelsiz bir sahnede sessiz bir karakter yalnızca dolaşır. Engel karşısında ise seçer, seçimi de onu anlatır.

Bu alıştırma ayrıca senaryonun ilk sayfalarındaki tembelliği yakalar. Çoğu taslak, karakteri sıfatlarla tarif eden bir paragrafla açılır: yorgun, zeki, içine kapanık. O sıfatları oyuncu oynayamaz, kamera çekemez. Diyalogsuz sahne her sıfatı bir eyleme çevirmeni ister. Çeviremediğin sıfat ya karakterde yoktur ya da sen onu henüz tanımıyorsundur. İkisi de bilmeye değer.

Son bir kazanç daha var. Sözsüz yazılmış bir tanıtım, sonradan eklenecek repliklere de yük bindirmez. Karakter konuşmaya başladığında seyirci onu zaten tanır. Replik artık bilgi taşımak zorunda kalmaz, karakterin sesini taşıyabilir.

Hazırlık

Senaryondan tanıtılmamış ya da kötü tanıtılmış bir karakter seç. Başkarakter olmak zorunda değil. Bir yan karakter bu alıştırmada çoğu zaman daha iyi çalışır, çünkü onun için ayıracağın süre zaten kısadır.

Bir kâğıda karakteri anlatan üç sıfat yaz. Bu kâğıt sahneye girmeyecek. Sahne bittiğinde okurunun sözleriyle karşılaştıracağın ölçü olarak kenarda duracak.

Karakterin bir gününü düşün ve en sıradan anını bul. Büyük bir olayın ortası değil, her gün tekrar ettiği bir iş. Sahnenin saatini ve yerini tek satırla yaz. Yedi parçanın adını da ayrı bir kâğıda alt alta sırala. Her parçanın yanına sahnede hangi satırda görüneceğini sonra işaretleyeceksin.

Adımlar

Çözümlü örnek

Emre, Figen'i seyirciye kabul masasından önce bir kez yalnız göstermek istiyor. Filmde Figen hastalara adıyla seslenir. Bu sahnede ise tek söz yok. Emre'nin işi, o adla seslenme alışkanlığını sessiz bir davranışa çevirmek. Sahne şimdilik bir atölye denemesi. Filme girip girmeyeceğine henüz karar verilmedi.

İlk taslak üç satır. "Gece, hastane koridoru. Figen, kırklarında, deneyimli, yorgun ama şefkatli bir hemşire. Masasında aile fotoğrafına bakıyor, iç çekiyor, bir hastaya gülümseyerek geçiyor."

Nermin Hanım satırları tahtaya yazıp yedi parçanın adını yanlarına diziyor. Mekân yalnızca bir başlık. Nesne herkesin masasında duran bir fotoğraf. Rutin, amaç ve engel hiç yok. Karar da dönüş de yok. Kalan şey üç sıfat ve bir iç çekiş. Selim kırmızı kalemle tek bir kelimenin altını çiziyor: şefkatli. "Bunu nasıl çekeceğiz?"

Emre önce adları sayfaya taşımayı deniyor. Figen her kabın kapağına bir hastanın adını yazıyor, kamera kapakları tek tek okuyor. Selim kalemi bırakıyor. Yazı da söz sayılır. Üstelik kapağa ad yazan her hemşire aynı işi yapar. Figen'i ayıran şey adları yazması değil, onlara bakmaya ihtiyaç duymaması olmalı.

Emre ikinci taslağı yazıyor.

Gece, dahiliye koridoru boşalmış. Zeminde tek renk, yeşil çıkış levhasının ışığı. Figen masasında küçük ilaç kaplarını arabaya diziyor. Dosyaya bakmıyor. On bir kap, on bir oda. Duvardaki saat ikiye yaklaşıyor.

Arabayı itiyor. Bir tekeri gıcırdıyor. İlk kapıda duruyor, yatağın başındaki karta bakmadan bir kap alıyor. İçeride yaşlı bir kadının ayaklarına battaniyenin ucunu katlıyor. Sonraki kapıda yine karta bakmıyor.

Bir odanın önünde refakatçi sandalyesi eşiğe kadar çekilmiş. Üstünde bir adam uyuyor, başı kasaya düşmüş. Araba geçmez. Gıcırtı onu uyandırır.

Figen arabayı koridorda bırakıyor. Kabı avucuna alıp yan dönerek sandalyenin yanından süzülüyor. Hasta ilacını içiyor. Figen boş bardağı alıp aynı yoldan çıkıyor. Adam kıpırdamıyor.

Arabada tek kap kalıyor. Son odada yatak boş. Şilte çıplak, dolabın kapağı aralık. Figen kabı bir süre elinde tutuyor. Masaya dönüyor, kabı arabadan alıp çekmecesine koyuyor. Sahnede ilk kez oturuyor. Bir alarm çalıyor, masadan net duyuluyor. Figen kalkıyor. Oturuş üç saniye sürmüş.

Emre yedi parçayı kenara işaretliyor. Mekân, yeşil ışığa kalmış boş bir gece koridoru. Nesne gıcırdayan araba, rutin karta bakmadan alınan kaplar. Amaç saat ikiye yetişen bir tur, engel eşikte uyuyan adam. Karar arabayı geride bırakmak. Başka bir hemşire adamı uyandırıp sandalyeyi çektirirdi. Figen gıcırtıyı odadan uzak tutuyor. Dönüş ise boş yatak ve ilk oturuş. Turu kusursuz yürüten kadın, eksik kalan tek kabın başında duruyor. Kabı çöpe atmıyor, saklıyor. Alarm onu kalktığı yere geri çağırınca seyirci bu gecenin onun için hiç bitmediğini anlıyor.

En çok işe yarayan ayrıntı en küçüğü çıkıyor. Figen hiçbir kapıda karta bakmıyor. Bu, adla seslenmenin sözsüz karşılığı. Seyirci ona ilk kez adıyla seslendiğini duyduğunda şaşırmıyor, çünkü bunu zaten görmüştü.

Selim bir şey daha fark ediyor. Seyirci bu sahnede gıcırtıyı Figen'le birlikte öğreniyor. Sonraki gecelerde aynı ses babanın odasında duyulduğunda, kimin geldiğini kimse söylemek zorunda kalmıyor.

Kendini değerlendir

Sahneyi bitirdiğinde her parçaya şu sorularla bak.

Sahnede tek bir söz kaldı mı? Telefon ekranı, not kâğıdı, mırıltı da dahil. Kaldıysa onu bir eyleme çevirebilir misin?

Yedi parçanın her birini bir satırla gösterebiliyor musun? Gösteremediğin parça büyük olasılıkla bir sıfatın içinde saklanıyor.

Mekân karakter hakkında bir şey söylüyor mu? Sahneyi başka bir yere taşıdığında ne kaybediyorsun?

Nesne yalnızca bu karaktere mi ait, yoksa sahnedeki herkesin elinde olabilir mi?

Amaç ilk üçte birde kurulmuş mu? Seyirci engel geldiğinde neyin tehlikede olduğunu biliyor mu?

Engel karşısındaki karar sayfada bir eylem olarak duruyor mu? Yoksa bir bakışa, bir yüz ifadesine mi bırakıldı?

Son görüntü ilk görüntüden farklı mı? Fark seyircinin görebileceği kadar açık mı?

Okurunun üç kelimesi senin üç sıfatınla ne kadar örtüştü? Örtüşmeyen sıfat için hangi parçayı yeniden yazdın?

Sahne bir buçuk sayfayı aştı mı? Aştıysa hangi satır karakteri değil, mekânı ya da olayı anlatıyor?

Son olarak sahneyi senaryonun geri kalanına karşı oku. Bu tanıtımda kurduğun rutin, nesne ya da ses sonraki sahnelerde yeniden kullanılabilir mi? Yalnız bir kez görünen bir alışkanlık tanıtımı süsler. Geri dönen bir alışkanlık ise karakteri film boyunca taşır.

Yaygın tuzaklar

Yaygın yanlışSahne tarifine sıfat koymak.
Doğrusu

"Yorgun ama kararlı" yazmak oyuncuya bir şey vermez. Yorgunluğu bir harekete, kararlılığı bir karara çevir.

Yaygın yanlışSözü başka bir kanaldan geri sokmak.
Doğrusu

Telefonda okunan uzun bir mesaj, bir günlük sayfası, kendi kendine konuşma diyaloğun kılık değiştirmiş hâlidir.

Yaygın yanlışKarakteri bir şey beklerken göstermek.
Doğrusu

Oturup bekleyen bir karakter hiçbir şey seçmez. Ona yapacak bir iş ver.

Yaygın yanlışEngeli büyük tutmak.
Doğrusu

Bir yangın, bir kaza, bir ölüm haberi karakteri değil, olayı öne çıkarır. Küçük bir pürüz kişiliği daha net gösterir.

Yaygın yanlışHerkesin vereceği kararı yazmak.
Doğrusu

Uyuyan birini uyandırmak da bir karardır, ama her karakter onu verir. Seç diye bir şey kalmaz.

Yaygın yanlışDönüşü dışarıdan getirmek.
Doğrusu

Sahnenin sonunda kapıdan biri giriyor ve her şey değişiyorsa, dönüşü yazar yapmış demektir. Dönüş sahnenin kendi malzemesinden doğmalı.

Yaygın yanlışSimgesel nesneye yaslanmak.
Doğrusu

Kırık bir saat, solmuş bir çiçek, eski bir fotoğraf her filmde aynı şeyi söyler. Karakterin işine ait sıradan bir nesne daha çok şey anlatır.

Yaygın yanlışSessizliği yavaşlıkla karıştırmak.
Doğrusu

Diyalogsuz sahne uzun sahne demek değildir. Her satır bir eylem taşımalı, boş geçen satır kesilmeli.

Yaygın yanlışRutini yalnız bir kez göstermek.
Doğrusu

Tek seferlik bir hareket rastlantı gibi okunur. Seyirci bir davranışı ikinci kez gördüğünde onu karaktere yazar.

Yaygın yanlışKararı yüz ifadesine bırakmak.
Doğrusu

"Duraksıyor, sonra vazgeçiyor" satırı oyuncuya iş verir ama okura bir şey göstermez. Vazgeçişi bir elin, bir adımın, bırakılan bir eşyanın içine koy.

Yaygın yanlışOkur sınamasını atlamak.
Doğrusu

Kendi karakterini bildiğin için sayfada olmayanı da görürsün. Ancak senaryonu bilmeyen biri sahnenin gerçekten ne gösterdiğini söyler.

Varyasyonlar

Sonraki adım

Bugünkü sahne tek bir karakterin etrafında döndü. Engeli de kararı da onunla mekân arasında kurdun; öteki insanlar yalnızca yolundaydı. Sıradaki birimde sahneye ikinci bir karakter giriyor ve söz yine yok. Bu kez iki kişi aynı yeri paylaşıyor, statüleri farklı. Biri oturuyor, öteki ayakta, aralarında bir mesafe var. Nöbet'in ilk gecelerinde odanın sahibi kim? Sandalyesinden kalkmayan Kadir mi, eşikten içeri adım atmayan Murat mı? Sahne bittiğinde o sahiplik el değiştirebilir mi?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.