İçeriğe geç

Ders 109.2

Coverage bileşenleri

Senaryo Akademisi — Bölüm VIII, Modül 109

3.572 kelime5 film örneği≈ 16 dk okuma≈ 24 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Coverage'ın bölümleri okurun metni hangi sırayla tanıyacağını belirler.
  • Rapor iskeleti içerik yazılmadan önce kurulur.
  • Üst bilgi metni yorumsuz tanıtır: başlık, yazar, format, tür, sayfa, mekân, okuyan.
  • Yazar satırı yalnız adı taşır, yazar hakkında hiçbir izlenimi taşımaz.
  • Sayfa satırı biçim yerindeyse filmin uzunluğunu haber verir.
  • Rapor logline'ı sayfalardan kurulur ve sorun taşımaz.
  • Sinopsisin uzunluğu okurun ihtiyacına göre seçilir.
  • Güçlü yönlerle sorunların sırası karar sorusuna bağlıdır.
  • İlk sayfa tek başına doğru bir resim vermelidir.
  • Tavsiye kutusu ilk sayfada durur, en son doldurulur, gerekçesiz kalmaz.
  • Bağ beyanı üst bilginin hemen altında, bulgulardan önce durur.
  • Her bulgunun raporda tek bir yuvası vardır.
  • Hedef kitle bir deneyim tarifidir, bir pazar tahmini değil.
  • Burcu'nun ilk sayfası hazır, öbür bölümleri boş başlık olarak bekliyor.

Açılış sahnesi

Burcu raporun yarım sayfasını masanın ortasına koyuyor. Yanında dört satırlık kâğıt duruyor. Sayfanın başında bağ beyanı var. Altında martılar üstüne yazdığı paragraf, sonra boşluk.

Emre sayfayı okuyup geri veriyor. «Başlamışsın işte. Martıdan devam et, öbür sorunlara geç.»

Selim sayfayı ters çevirip arkasına bakıyor. Arka yüz boş. «Bunu okuyan yapımcı neyle karşılaşıyor? Önce senin yapımcıyla bağın. Sonra martılar. Metnin ne olduğunu nerede öğreniyor?»

Burcu cevap veremiyor. Yapımcı metni hiç açmadı. Türünü bilmiyor. Uzunluğunu bilmiyor. Derya'nın kim olduğunu bilmiyor. Hikâyenin bir adada geçtiğini bile bilmiyor. Ama martıların gerilimi iki kez söndürdüğünü ilk sayfada öğreniyor.

Emre omuz silkiyor. «Yapımcı senaryoyu gönderen kişi. Ne olduğunu biliyordur.»

«Biliyor. Ama rapor ondan sonra da bir dosyada duracak. Aylar sonra açan biri bilmeyecek.»

Nermin Hanım yarım sayfayı alıp kenara koyuyor. Önüne boş bir kâğıt sürüyor. «Paragrafın yanlış değil. Yalnız yanlış sırada. Yapımcı bu kâğıdı eline alınca ilk neyi görmeli? İkinci neyi? Sona ne kalmalı?»

Burcu boş kâğıda bakıyor. Martı paragrafını yazdığı gece yalnız bir bulguyu düşünmüştü. Şimdi bir okurun yolunu düşünmesi gerekiyor.

Bir raporun bölümleri, okurun metni hangi sırayla tanıyacağını belirler; o sıra bulgulardan değil, okurun ihtiyacından doğar.

Bu derste ne olacak

İskeleti Burcu'yla birlikte kuracağız. Önce coverage'ın bölümlerini tanıyacağız. Proje bilgileri, format, tür ve sayfa sayısı raporun üst bilgisini oluşturur. Sonra logline, sinopsis, genel değerlendirme, güçlü yönler, sorunlar, hedef kitle ve tavsiye kategorisi gelir. Her bölümün okura ne yaptığını soracağız. Hangisinin ilk sayfada durması gerektiğini de. Burcu üst bilgiyi dolduracak, yazarın adının rapora girip girmeyeceğine karar verecek. Logline'ı konsept cümlesinden kısaltıp son hâline getirecek. Öbür bölümler şimdilik boş başlık olarak bekleyecek. Filmler bir lokanta masasından, bir Los Angeles bürosundan, bir stüdyo yönetim odasından, bir ödül töreninin ertesinden ve sahte bir savaşın çekildiği bir platodan geliyor.

Sıfır noktası

Coverage serbest bir yazı değildir. Çoğu raporda aynı bölümler aynı sırayla bulunur. Bunun nedeni okurdur. Karar verici her hafta pek çok rapor okur. Her raporda aradığı şeyi aynı yerde bulmak ister. Biçimi tanıyan bir okur, içeriğe daha hızlı geçer.

Raporun ilk kısmı metni tanıtır. Başlık, yazar, format, tür ve sayfa sayısı burada durur. Okur bu satırlardan neyle karşılaşacağını öğrenir. Bir dizi pilotu mu, bir uzun metraj mı? Bir komedi mi, bir gerilim mi? Bir gecede okunur mu, iki günde mi?

Sonra hikâyenin kendisi gelir. Önce tek cümle, yani logline. Ardından olayların düz anlatımı, yani sinopsis. Sinopsisin kısası da var, uzunu da. Hangisinin seçileceği okurun ne kadar bilgiye ihtiyacı olduğuna bağlıdır. Bu kısımda okurun görüşü yer almaz. Metin ne anlatıyorsa o yazılır.

Üçüncü kısım okurun yorumudur. Genel bir değerlendirme yazılır. Metnin güçlü yönleri ve sorunları ayrı ayrı sıralanır. Hedef kitle, filmin kime seslendiğini söyler. Bazı raporlarda bir değerlendirme tablosu da bulunur. Tabloda her ölçüt kısa bir dereceyle işaretlenir.

En sonda bir tavsiye kategorisi durur. Okur metnin bir sonraki adıma geçip geçmeyeceğini kısa bir kategoriyle söyler. Bu kategori bazen raporun ilk sayfasına da taşınır. Karar verici, yorumun tamamını okumadan hükmü görmek ister.

Bu sıranın bir mantığı var. Tanıtım ile anlatım okurun görüşünü taşımaz. Yorum ile hüküm taşır. İkisini ayrı bölümlerde tutmak, karar vericiye bir seçenek verir. Metnin ne olduğunu okurun ne düşündüğünden ayrı okuyabilir. Okurun hükmüne katılmasa bile anlatıma güvenebilir. İki kısım birbirine karışırsa bu güven de kaybolur.

Bölümlerin adı rapordan rapora değişebilir. Kimi raporda sinopsis «özet» diye geçer. Kimi raporda güçlü yönler ile sorunlar tek bir yorumun içinde akar. Ama işleri hep aynıdır. Önce metni tanıt, sonra anlat, sonra tart, en sonda hükmünü ver.

Burcu'nun önündeki boş kâğıt bu sırayı bekliyor. Martı paragrafı bu sıranın üçüncü kısmına ait. Bağ beyanı ise metnin tanıtımının hemen ardından, bütün bulgulardan önce gelmeli. Karar verici yorumu okumadan önce yorumu yazanın kim olduğunu bilmeli.

Mekanizma

Boş başlıklar

Burcu boş kâğıdı yatay çizgilerle bölüyor. Her bölmenin başına bir başlık yazıyor. İçlerini doldurmuyor. Önce sırayı görmek istiyor.

Martı paragrafını yarım sayfadan makasla kesiyor. Bir zarfa koyup üstüne «Sorunlar» yazıyor. Paragraf silinmedi. Yalnız sırası gelince yerine girecek.

Bağ beyanı ilk sayfada kalıyor, yalnız biraz aşağı iniyor. Üst bilginin altında raporun ilk paragrafı olacak. Kapsam sayfasında böyle karar verilmişti. Okur raporun kimden geldiğini, bulgulardan önce bilmeli.

Metnin kimliği

Burcu ilk bölmeyi dolduruyor. Başlık: SON SEFER. Format: uzun metraj sinema filmi; kimse sipariş etmeden yazılmış bir spec senaryo. Mekân ve zaman: Marmara'da adsız, küçük bir ada; kış; bir gece ile onu izleyen sabah ve gün. Taslak: kapaktaki ibare, olduğu gibi. Gönderen: yapımcı, yazarın bilgisiyle. Okuyan: Burcu.

Tür satırında duraksıyor. Emre «gerilim komedi» yazmasını öneriyor. Burcu yazmıyor. Metin bir gerilim vaat ediyor, konsept sayfası da bunu söylüyordu. Martı sahneleri ise bir damar, bir tür değil. Satıra şunu yazıyor: «Gerilim; kara mizah damarı var.» Okur martılarla karşılaştığında şaşırmayacak. Ama başka bir film beklemeye de başlamayacak.

Mekân satırı da yalnız bir adres değil. Kış, gece, deniz ve bir ada iskelesi. Yapımcı bu satırı okurken çekimin yükünü de okur. Burcu satıra bir maliyet yorumu eklemiyor. Satırın kendisi yeterince konuşuyor.

Tarih satırını boş bırakıyor. Oraya raporun gönderildiği gün yazılacak.

Ad ve not

Yazar satırı bir karar istiyor. Atölyede yazarın adı hiç söylenmedi. Hep «genç bir yazar» dendi. Nermin Hanım yarışmada okurken adları görmediğini hatırlatıyor. Ad, okumayı etkilemesin diye kapatılırmış.

Burcu bunu tartıyor. Okuma bitti, ad artık hükmü değiştiremez. Rapor da metinle birlikte dolaşacak. Aylar sonra yapımcının masasında açılırsa, hangi metne ait olduğu belli olmalı. Ad rapora girecek.

Ama atölye masasındaki kopyada yer almayacak. Burcu satırı boş bırakıp ucuna kurşun kalemle minik bir yıldız çiziyor. Adı evde, gönderilecek kopyaya kendi eliyle yazacak.

Yapımcının e-postasındaki kişi notu ise hiçbir satıra girmiyor. O not yazar hakkında bir izlenimdi. Yazar satırı yalnız bir ad taşır.

Uzunluk

Burcu son sayfanın numarasına bakıyor. Yüzün biraz üstünde bir sayı. Önce metnin standart senaryo biçiminde yazılıp yazılmadığını denetliyor. Kenar boşlukları, yazı tipi, diyalog sütunu yerli yerinde. Sayı güvenilir.

Emre kendi dosyasını hatırlıyor. Bir kelime işlemcide yazdığı taslak kısa görünüyordu. Standart şablona geçince sayfa sayısı birden arttı. «Sayıyı okuyan biri benim filmimi kısa sanırdı.»

Sayfa satırı bu yüzden bir sayıdan fazlasını söyler. Biçim yerindeyse okur filmin süresini kabaca tahmin eder. Biçim bozuksa sayı yanıltır. SON SEFER'in sayısı bir uzun metraja uygun düşüyor. Burcu satıra sayıyı geçiriyor, yorum eklemiyor.

Tek cümle

Sıra logline'a geliyor. Konsept sayfasında iki cümle duruyor. Kış gecesi, ada iskelesi, çay ocağı, Derya, bavul, kardeşin borcu ve iki adam. Burcu bunu bir rapor logline'ına çevirecek. Rapor logline'ı okurun kendi sözleriyle yazdığı tek cümledir. Metinle birlikte dolaşır.

İlk iş iki cümleyi bire indirmek. İkinci iş adı çıkarmak. Yapımcı Derya'yı tanımıyor. Adın yerine onu tanıtan bir iş ve bir yük geliyor: çay ocağında çalışan, kardeşinin borcunu sırtlanmış bir kadın.

Üçüncü iş fiili sayfalara uydurmak. Konsept cümlesinde Derya bavulu «bulur». Sayfalarda ise bavulu ayağının ucuyla tezgâhın altına sürüyor. Bulmak bir rastlantı, saklamak bir seçim. Burcu fiili değiştiriyor.

Son iş baskıyı tek parçaya toplamak. Adamlar bavulu arıyor. Ama ada da kapalı. Sabahın ilk vapuruna kadar kimse çıkamaz. Burcu cümleyi bu kapanmış saatle bitiriyor:

Kış gecesi bir ada iskelesinde, çay ocağında çalışıp kardeşinin borcunu sırtlanan bir kadın sahipsiz bir para bavulunu saklar; sabaha dek adadan ne o çıkabilir ne bavulu arayan iki adam.

Cümlede final yok, sahil güvenlik yok, Umut'un gelişi yok. Martılar da yok. Logline bir sorunu anlatmaz. Metnin vaadini, sayfalarda gerçekten kurulduğu biçimiyle söyler.

Kime

Hedef kitle satırı kısa kalıyor. Burcu çekirdeğini konsept sayfasından alıyor: gerilimden hoşlanan yetişkinler. Ama yalnız bir tür adıyla bırakmıyor. Satırı bir izleme deneyimine bağlıyor: kapanmış bir yerde, az kişiyle geçen gece gerilimleri. Yanına kardeş borcunun açtığı aile hikâyesini kısa bir ek olarak koyuyor. Pazar tahmini yapmıyor. Kaç kişinin izleyeceğini bilmiyor, yazmıyor.

Önce gelen sayfa

Selim ilk sayfayı yapımcının gözüyle okuyor. Üst bilgi, bağ beyanı, logline, hedef kitle. Altta bir boşluk kalıyor. «Yapımcı burada durursa ne biliyor?»

Metnin ne olduğunu biliyor. Okurun kim olduğunu biliyor. Okurun ne düşündüğünü bilmiyor. Burcu boşluğa bir kutu çiziyor.

Kutunun içinde iki satır var: senaryo için ve yazar için. Altında gerekçe için bir satır daha. Üçü de boş. Burcu kutuyu ilk sayfaya koyuyor, ama en son dolduracak. Hüküm bütün raporun sonucudur. Önce yazılırsa raporun geri kalanı onu savunmaya döner.

Emre kutuya bakıyor. «Yazar bu kutuyu görünce gerisini okur mu?»

«Okumazsa gerekçe satırı ona kısa yolu gösterir.»

Kalan sayfalar

İkinci sayfadan sonrası boş başlıklarla duruyor. Önce sinopsis. Burcu kısa olanı seçiyor. Yapımcı metni okumadı, ama ayrıntıya da ihtiyacı yok. Karar vermek için olayların ana çizgisi ve finali yeter. Yazar ise kendi hikâyesini zaten biliyor. Uzun bir sinopsis ona yalnız kendi sayfalarını geri anlatır. Kapsam sayfası da tek bir okuma diyordu. Uzun sinopsis o kapsamın dışına taşardı.

Sonra değerlendirme tablosu. Ardından notlar: genel değerlendirme, güçlü yönler, sorunlar. Güçlü yönleri sorunlardan önce koyuyor. Yapımcının sorusu iki parçalıydı. Metin geliştirilmeye değer mi? Değerse iş ne kadar büyük? Güçlü yönler birinci soruya, sorunlar ikinciye cevap veriyor. Rapor bu soruların sırasını izleyecek.

Selim bir itiraz getiriyor. «Yazar güçlü yönleri okuyup rahatlar. Sorunlara gelince dikkati dağılmış olur.»

«O yüzden güçlü yönler kısa olacak. Ama önce gelecek.»

Zarf, «Sorunlar» başlığının yanında kapalı duruyor.

Filmlerden okuma

Usta katmanı

İskeleti içerikten önce kur. Boş başlıklar okurun yolunu gösterir. Bulguları önce yazarsan, sıra en çok sevdiğin bulgudan başlar.

Üst bilgiye yorum sokma. Format, tür, sayfa sayısı birer olgudur. «Uzun» ya da «iyi yazılmış» gibi bir sıfat üst bilgiye girerse, hüküm raporun en başına sızar.

Tür satırını okurun beklentisine göre yaz. Tek kelimelik tür adı okurun kafasında bir film kurar. Metin o filmden ayrılıyorsa, ayrılan damarı satıra ekle. Ama yeni bir tür uydurma.

Sayfa sayısını yazmadan biçimi denetle. Standart biçim bozuksa sayı yanıltır. Kısa görünen bir metin aslında uzun olabilir. Biçimi yerinde değilse bunu sayının yanına değil, notlara yaz.

Yazar satırına yalnız ad yaz. Yazar hakkında duyduğun her izlenim rapora girmeye çalışır. Yazar satırı onların giremeyeceği yerdir.

Logline'ı sayfalardan yeniden kur. Yazarın kendi cümlesi ya da kendi konsept cümlen vaadi anlatır. Rapor logline'ı sayfalarda kurulanı anlatmalı. Her fiili bir sahneyle doğrula.

Logline'a sorun sokma. Martılar, tesadüfi final, geç gelen bavul logline'ın konusu değil. Logline metnin ne olduğunu söyler. Ne kadar iyi olduğunu notlar söyler.

Sinopsis uzunluğunu okura göre seç. Sayfaları hiç açmayacak bir karar verici için kısa sinopsis yeter. Metni sonra başkalarına anlatacak biri için uzun sinopsis gerekebilir. Uzunluk bir özen ölçüsü değil, bir ihtiyaç ölçüsüdür.

Güçlü yönlerle sorunların sırasını karar sorusuna bağla. Karar verici önce neyi soruyorsa o önce gelir. Sıra bir nezaket meselesi sayılmaz; okurun yürüyeceği yolu çizer.

Tavsiye kutusunu en son doldur. Kutu ilk sayfada durur, ama raporun sonucudur. Önce yazılırsa bütün rapor onu doğrulamaya çalışır.

Hükmü gerekçesiz bırakma. Kategori kısadır, rapordan kopup elden ele geçebilir. Altındaki gerekçe satırı, onu okuyan yazara nereye bakacağını söyler.

İlk sayfayı tek başına sına. Yalnız ilk sayfayı birine okut. Metnin ne olduğunu doğru anlatabiliyor mu? Anlatamıyorsa eksik olan satırı bul.

Bağ beyanını üst bilginin hemen altına koy. Okur metni tanıdıktan sonra okurun kim olduğunu öğrenmeli. Bağ beyanı bulgulardan sonra gelirse, okur o bulguları beyanı bilmeden tartmış olur.

Mekân satırını kısa ama eksiksiz yaz. Yer, mevsim, gece ya da gündüz, hikâyenin süresi. Yapımcı bu satırdan çekimin yükünü kendisi okur. Senin maliyet yorumuna gerek kalmaz.

Boş başlığı silme. Henüz yazılmamış bir bölüm, iskeletin içinde yerini korumalı. Başlık silinirse o bölüm unutulur ya da yanlış yere yazılır.

Bir bulgu iki bölüme birden girmesin. Martılar sorunlarda anılıyorsa logline'da, sinopsiste ve üst bilgide anılmaz. Her bulgunun tek bir yuvası olur. Bulgu iki yerde geçerse okur onu iki ayrı sorun sanar.

Raporu bir taslağa bağla. Taslak satırını kapaktan aynen geçir. Yazar yeni bir taslak yazdığında eski rapor onun yanında dolaşmaya devam eder. Hangi sayfalara ait olduğu yazmıyorsa, yeni taslak eski hükümle okunur.

Kendi biçimini sabit tut. Her raporda aynı başlıkları aynı sırayla kullanırsan, okurun seni tanır. Biçimi değiştirdiğin rapor, okurun gözünde bir sinyal olur. Değiştirmen gerekiyorsa nedenini ilk satıra yaz.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Üst bilgi bir formalitedir."
Doğrusu

Karar verici çoğu zaman önce oraya bakar. Yanlış bir tür ya da eksik bir format satırı, okuyacağı her şeyi yanlış bir çerçeveye oturtur.

Yaygın yanlış"Logline yazarın kendi cümlesi olmalı."
Doğrusu

Yazarın cümlesi niyeti taşır. Rapor logline'ı ise okurun sayfalardan çıkardığı cümledir. İkisi farklı çıkarsa bu bir bulgudur.

Yaygın yanlış"Logline ne kadar çekici olursa rapor o kadar iyidir."
Doğrusu

Rapor logline'ı bir satış cümlesi değildir. Sayfaların taşımadığı bir çekicilik, karar vericiyi yanlış bir beklentiye sokar.

Yaygın yanlış"Uzun sinopsis özenli sinopsistir."
Doğrusu

Uzunluk okurun ihtiyacına göre seçilir. Gereksiz uzun bir sinopsis, karar vericiye ayıklama işini geri verir.

Yaygın yanlış"Sorunlar önce gelmeli, rapor ciddi görünsün."
Doğrusu

Sıra ciddiyetin değil, karar sorusunun ölçüsüdür. Soru önce değeri soruyorsa güçlü yönler önce gelir.

Yaygın yanlış"Tavsiye kategorisi raporun sonunda kalmalı."
Doğrusu

Birçok raporda ilk sayfada durur. Karar verici hükmü ararken bütün sayfaları çevirmek zorunda kalmamalı. Ama kutu ilk sayfada dursa bile en son doldurulur.

Yaygın yanlış"Yazarın adı raporda yazılmaz, tarafsızlık bozulur."
Doğrusu

Kör okuma bazı yarışmaların kuralıdır. Rapor bir yapımcıya gidiyorsa ad onu doğru metne bağlar. Tarafsızlığı bozan ad değil, adın yanına yazılan izlenimdir.

Yaygın yanlış"Hedef kitle bir pazar tahminidir."
Doğrusu

Hedef kitle filmin kime seslendiğini söyler. Kaç kişinin izleyeceğini söylemez. Okurun elinde böyle bir sayı yoksa uydurmamalı.

Yaygın yanlış"Bağ beyanı raporun sonuna eklenir."
Doğrusu

Sonda kalan bir beyan, okur bulguları tarttıktan sonra okunur. Beyan okumanın çerçevesidir. Çerçeve bulgulardan önce kurulmalı.

Yaygın yanlış"Logline'a en önemli sorunu da eklemek okura zaman kazandırır."
Doğrusu

Logline metnin ne olduğunu söyler. İçine bir hüküm girerse, okur metni tanımadan yargılamaya başlar. Sorunun yeri notlardır.

Yaygın yanlış"Boş bir başlık, eksik bir rapor demektir."
Doğrusu

İskelet kurulurken boş başlık bir yer tutucudur. Rapor gönderilmeden önce dolar. Boş başlıkla gönderilen rapor ise gerçekten eksiktir.

Yaygın yanlış"Her rapor aynı başlıklarla yazılmalı."
Doğrusu

Bölümlerin adı ve sırası şirketten şirkete değişebilir. Değişmeyen şey işleridir: tanıtmak, anlatmak, tartmak, hükme varmak.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Coverage'ın bölümleri okurun metni hangi sırayla tanıyacağını belirler.
  • Rapor iskeleti içerik yazılmadan önce kurulur.
  • Üst bilgi metni yorumsuz tanıtır: başlık, yazar, format, tür, sayfa, mekân, okuyan.
  • Yazar satırı yalnız adı taşır, yazar hakkında hiçbir izlenimi taşımaz.
  • Sayfa satırı biçim yerindeyse filmin uzunluğunu haber verir.
  • Rapor logline'ı sayfalardan kurulur ve sorun taşımaz.
  • Sinopsisin uzunluğu okurun ihtiyacına göre seçilir.
  • Güçlü yönlerle sorunların sırası karar sorusuna bağlıdır.
  • İlk sayfa tek başına doğru bir resim vermelidir.
  • Tavsiye kutusu ilk sayfada durur, en son doldurulur, gerekçesiz kalmaz.
  • Bağ beyanı üst bilginin hemen altında, bulgulardan önce durur.
  • Her bulgunun raporda tek bir yuvası vardır.
  • Hedef kitle bir deneyim tarifidir, bir pazar tahmini değil.
  • Burcu'nun ilk sayfası hazır, öbür bölümleri boş başlık olarak bekliyor.

Sonraki derse köprü

İlk sayfa doldu. İkinci sayfanın başında yalnız «Sinopsis» yazıyor, altı boş. Yapımcı gecenin olaylarını yalnız oradan öğrenecek. Burcu kısa olanı seçti, ama kısa bir anlatı da kararlar ister. Gece, bavulun inişinden sabahın ilk seferine kadar hangi sırayla anlatılacak? Sinopsis kimin hikâyesi olacak, ikinci yarıda dümen Umut'a geçerken? Kimse çağırmadan sokulan tekne finalde nasıl yazılacak, analize kaymadan? Martılar o kısa metinde bir satır bile alacak mı? Sıradaki derste etkili bir sinopsisin nasıl kurulduğuna bakacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — yarım kalmış bir rapor sayfası; üstte bir paragraf, altta bir martı silueti, sonra boşluk.
  • Rapor iskeleti — boş bir kâğıt yatay çizgilerle bölmelere ayrılıyor; her bölmenin başında bir başlık beliriyor, içleri boş.
  • Üst bilgi — bir kimlik kartının satırları tek tek doluyor; tür satırında kalem bir an duruyor.
  • Yazar satırı — bir satırın üstünde küçük bir kurşun kalem işareti; yanında ters çevrilmiş bir kart.
  • Sayfa satırı — bir taslağın sayfaları yelpaze gibi açılıyor, şablona geçince kalınlaşıyor.
  • Logline — iki cümle birbirine yaklaşıp tek cümleye dönüşüyor; bir ad siliniyor, bir fiil değişiyor.
  • İlk sayfa okuması — bir el yalnız ilk sayfayı kaldırıyor, öbür sayfalar masada kalıyor.
  • Tavsiye kutusu — ilk sayfanın altında boş bir kutu; içinde iki boş satır ve bir gerekçe çizgisi.

Ritim

Ders bir makasın kâğıdı kesişiyle açılıyor. Başlıklar yazılırken kalemin kısa çizgileri duyuluyor. Bir zarfın kapağı kapanıyor. Film kutularına geçişte lokanta uğultusu, bir daktilo, bir stüdyo kapısı. Köprüde yalnız boş bir sayfanın çevrilişi kalıyor.