Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Çelişen notlar çoğu zaman not verenlerin yerlerinin çatışmasıdır.
- Not hedefi önerilen çözümden ayrıdır ve başka bir yoldan da karşılanabilir.
- Ters iki notun altında çoğu zaman paylaşılan bir kaygı durur.
- Geri dönen not, ilk retin gerekçesinin ulaşmadığını gösterir.
- Karar haritası kimin neye karar verdiğini gösterir; yazarın elinde sayfa ve gerekçe vardır.
- Yaratıcı ilke önceden yazılır; amaç ile araç ayrılır.
- Deneme sayfası notu en iyi hâliyle sınar; baltalanmış deneme hiçbir şey ölçmez.
- Ölçüt okumadan önce yazılır.
- Hedef izleyiciye en yakın okurun cevabı, o seyirci adına konuşabilecek tek cevaptır.
- Okurun istediği çözüm bazen filmin kendi tür işaretlerinden doğar.
- Yağhane'de denenen ad güçlü çıktı ama filmin sorusunun cevabını değiştirdi; final aynı kaldı, sayfa gerekçesiyle kesilenler dosyasına girdi.
Açılış sahnesi
Atölye masasında iki kâğıt var. Biri yapımcının e-postasının çıktısı. Öbürü Ayça'nın soru kâğıdından basılmış bir fotoğraf. Burcu ikisinin arasına kurşun kalemle bir çizgi çekmiş.
Emre çizginin bir ucundaki satırı okuyor. Yapımcı finalde ağabeyin adını bir kez, açık sesle duymak istiyor. Biraz yukarıda bir istek daha duruyor: Raşit'in başına ne geldiği sonda öğrenilsin. Yapımcıya göre seyirci bunu hak ediyor.
Selim öbür uca bakıyor. Ayça ağabeye ne olduğunu bilmeden çıkmış taslaktan. Yanına da şunu eklemiş: «Sormak da istemedim.»
«Aynı finali okumuşlar,» diyor Emre. «Biri bir ses bekliyor. Öbürü sessizlikten şikâyetçi değil.»
Burcu çantasından tek bir sayfa çıkarıyor. Taşın kalktığı an. Ustanın seslenişi, toprağın içinde bir çakı. Ardından Nüzhet'in ağzından tek kelime: ağabeyinin adı.
Emre başını sayfadan kaldırıyor. «Ad hiç söylenmeyecekti.»
«Belki söylenmeyecek,» diyor Burcu. «Ama hayır demeden önce bir kez söyletip dinlemek istiyorum.»
Nermin Hanım sayfaya dokunmuyor. «Neyi dinleyeceğini yazdın mı? Okumadan önce?»
Burcu sayfayı çeviriyor. Arkası bomboş. Selim bir kalem uzatıyor, Burcu almıyor. Ne duymak istediğini henüz bilmiyor. Yalnız neden korktuğunu biliyor: sayfa iyi çıkarsa yapımcıya ne diyecek?
Birbirini tutmayan notlar arasında yazar önce ortak kaygıyı arar; reddedeceği notu da en iyi hâliyle sayfada sınar ve ölçütünü sınamadan önce yazar.
Bu derste ne olacak
Bu ders Yağhane'nin finaline yönelen birkaç ayrı beklentiyi tek tek açıyor. Her not verenin neyi korumak istediğini soracağız. Birbirini tutmayan iki cevabın altında ortak bir endişe olup olmadığına bakacağız. Bir kez reddedilip yeniden gelen bir isteği tartacağız. Filmin kime ve hangi türün sözüyle konuştuğunu çıkaracağız. Kararın kimde olduğunu bir kâğıda dökeceğiz. Burcu'nun pazarlığa açmadığı satırları okuyacağız. Sonra reddedilecek notu dürüst bir sayfada sınayıp sonucu ölçeceğiz. Kararlar deneme. Filmler bir vampirin anlattıklarından, bir mezarlığın altındaki kentten, insansız bir masal dünyasından, geçmişe savrulmuş bir satış elemanından ve kuşatılmış bir kentten geliyor.
Sıfır noktası
Bir senaryo birkaç okura gidince notlar birbirini tutmaz. Bu bir aksilik değildir. Her okur sayfaya kendi yerinden bakar. Arkadaş kendi deneyimini anlatır. Yapımcı parasını ve salonu düşünür. Kaynak eseri bilen okur romanın sesini arar. Notlar çatıştığında çoğu zaman film değil, bu yerler çatışır.
Yeni yazar çelişkiye iki kolay yoldan cevap verir. Birincisi ortayı bulmaktır. Biri ses istiyor, öbürü sessizlik; o zaman fısıltı. Bu çözüm iki okuru da yarım memnun eder ve sahneyi kimsenin istemediği bir yere çeker. İkinci kolay yol, en güçlü okuru dinlemektir. Parayı veren ne derse o. Bu yol kısa vadede kavgayı bitirir. Ama yazar kendi filmini anlatamaz olur.
Üçüncü bir yol daha var ve daha yavaştır. Önce her notun neyi korumak istediği sorulur. Önerilen çözüm bir kenara konur, istenen etki ortaya çıkarılır. Sonra çatışan notların altında ortak bir kaygı aranır. Çoğu zaman bulunur. İki okur aynı yerde bir şey hissetmiştir; yalnız o şeye başka adlar vermiştir.
Ardından iki soru gelir. Bu filmde hangi kararı kim verir? Yazar hangi satırları baştan beri pazarlığa kapatmıştı? Bu sorular yazara bir savunma hazırlamaz. Neyi tartışabileceğini, neyi tartışamayacağını gösterir.
Son adım sınamadır. Reddedilmek üzere olan not bir kez dürüstçe denenir. Denenmeden verilen ret bir inat gibi duyulur. Denenip verilen ret ise bir bilgi taşır.
Sınamanın bir şartı var: ölçüt sonuçtan önce yazılır. Yazar sayfayı okuduktan sonra ölçüt ararsa, beğendiği sonucu haklı çıkaracak bir ölçüt bulur. Önceden yazılan birkaç satır bu kaymayı önler.
Kararın kimde olduğu da sınamanın anlamını değiştirir. Son söz yazarda değilse deneme bir ikna aracıdır. Yazar kazanmak için değil, gördüğünü göstermek için dener.
Burada bir uyarı gerekir. Çatışan notlardan biri yanlış değildir. Yapımcının istediği son da iyi bir son olabilir. Ama başka bir filmin sonudur. Yazarın sorusu hangisinin daha güzel olduğu değil, bu filmin hangisi olduğudur.
Mekanizma
Kim neyi koruyor
Burcu her okura bir kart ayırıyor. Kartın üstüne okurun adını, altına onun korumaya çalıştığı şeyi yazıyor.
Yapımcının kartına şunu yazıyor: seyirci salondan doymuş çıksın. Filmi o finanse ediyor ve salonu o dolduracak. Adın yüksek sesle duyulması bu amacın önerilen bir yolu. Ayça'nın kartında yalnız kendi okuması var. O okumada bir eksik duymamış. Üçüncü kartı romanı okumuş okura ayırıyor. Dilber Hanım'ın zarfı masada, ama dört satırının hiçbiri addan söz etmiyor. Burcu teyzesinin ağzına bir görüş koymuyor. Kartın altına yalnız romandan bildiğini yazıyor: Nüzhet o adı köyde hiç sesli söylemez. Romanı bilen biri salona bu sessizliği bilerek girer. Dördüncü kart Nermin Hanım'ın eski kuralı: atölye Raşit'in akıbetini ne bu filmde ne devamında bağlar.
Ortadaki endişe
Emre kartları masaya yayıyor. «Yapımcı bir ses istiyor, Ayça istemiyor. Burada ortak bir şey yok.»
Selim iki kâğıdın aynı sayfayı gösterdiğini fark ediyor: mektubun bittiği yer. İki okur da finalden sonra elinde ne kaldığını tartmış. Yapımcı orada bir boşluk bulmuş ve onu bir sesle doldurmak istiyor. Ayça aynı yerde yeterince şey bulmuş.
Emre ortayı bulmayı deniyor. Nüzhet adı fısıldasın, yalnız Ceren duysun. Nermin Hanım başını sallamıyor. Fısıltı yapımcıya sesin yarısını, Ayça'ya sessizliğin yarısını verir. İki okur da eksik bir şey alır. Burcu kartların ortasına tek bir soru yazıyor: seyirci salondan elinde neyle çıkıyor? Filmin cevabı bir çakı ve bir mektup. Ad sesle değil, bir kâğıtla torunun eline geçiyor. Yapımcı bunu bir cevap olarak görmemiş olabilir.
İkinci kez gelen istek
Nermin Hanım klasörün en eski bölmesini açıyor. Yapımcının iki isteği de yeni değil.
Uyarlama daha konuşulurken yapımcı Raşit'e ne olduğunun bulunmasını şart koşmuştu. Atölye reddetti. Uyarlama belgesi tartışılırken adın meydanda bağırılmasını da istedi. O öneri tartıldı ve rahatlama son mektuba taşındı. Şimdi iki istek de daha yumuşak bir sesle dönüyor: bir kere, finalde. Burcu bundan şunu çıkarıyor. Yapımcıya o zaman bir «hayır» gitti, bir «neden» gitmedi. Bu kez cevap gerekçesiyle gidecek.
Hangi salon
Burcu'nun niyet sayfasında bir hedef izleyici yazılı: romanı okumamış, büyükannesi köyde yaşayan biri. Ayça romanı hiç duymamıştı. Bu tarife en yakın okur o. Romanı okumuş okur başka bir yerden bakıyor. Yapımcının seyircisi ise ikisini de kapsayan geniş bir salon.
Selim bir şey daha görüyor. Bir kayboluş, sabah kapıya gelen bir jandarma, taşın altından çıkan bir çakı. Bunlar bir gizem filminin işaretleri. O türün vaadi bir çözümdür. Yapımcı çakıyı bir ipucu gibi okuduysa akıbeti sorması şaşırtıcı değil. Ayça'nın tür satırı başka bir vaadi gösteriyor: annesiyle sinemada izlenecek bir film. Burcu bunu bir veda filmi olarak okuyor. Park listesine de bir satır ekliyor: çakı ipucu gibi mi okunuyor?
Son söz kimde
Burcu haritayı dört satırla kuruyor. Romanın hakları Ferhunde Hanım'ın ailesinde. Para ve filmin son hâli yapımcıda. Sayfalar Burcu'nun, kapakta onun adı var. Atölyenin kuralı yalnız atölyeyi bağlıyor. Nermin Hanım haritaya bakıp açık konuşuyor. «Yapımcı isterse bu sayfaları başka bir yazara da yazdırabilir. Senin elinde sayfa var, bir de gerekçe.» Harita Burcu'ya bir yetki vermiyor. Elindeki tek aracı gösteriyor: göstermek.
Pazarlığa kapalı satırlar
Niyet sayfasının altında üç satır duruyor. Raşit'in akıbeti açık kalır. Ad perdede yalnız yazıyla görünür. Seyirci adı hiç işitmeden onun yokluğunu bir eksiklik gibi taşır. Nermin Hanım sorusunu soruyor. «Bunların hangisi ilke, hangisi araç?» Yapımcının ad notunun yanında Nermin Hanım'ın elinden çıkma kısa bir kenar notu var: «Diyalog değil.»
Burcu o kenar notundan yola çıkıyor. Not tek bir repliği değil, filmin sorusunu yokluyor. Üçüncü satır amacın kendisi. İkincisi ona giden bir yol olabilir. Öyleyse yapımcının notu ikinci satırı sınayabilir. Birinci satır ise sınanmayacak. O satır kaynağın çekirdeği ve atölyenin kuralı. Akıbet sorusuna bu yüzden bir deneme sayfası yazılmıyor, yalnız bir gerekçe yazılıyor.
Dürüst bir sayfa
Burcu sayfanın boş arkasına ölçütlerini yazıyor. Ad duyulduğunda seyirci bir şey kazanıyor mu? Filmin sorusunun cevabı aynı kalıyor mu? Mektup ve ters harf işlerini yapmayı sürdürüyor mu?
Emre bir yol öneriyor: Nüzhet adı haykırsın, ağlasın. Burcu reddediyor.
Haykırış sahneyi abartır ve notu kolayca düşürür. Burcu sayfayı notun en güçlü hâline göre kuruyor. Tek kelime, alçak ses, müzik yok. Ad, ustanın seslenişinin hemen ardından geliyor:
İÇ. YAĞHANE — SABAH (BUGÜN)
Taş bir karış kalkar. Toz çöker.
REFİK USTA
Nüzhet Hanım!
Kuru toprakta bir çakı. Ceren görür, elini uzatmaz. Nüzhet eğilir, çakıyı alır, silmez. Doğrulur. Açık kapıdan sekiye bakar. Selahattin ayağa kalkar.
NÜZHET
(alçak sesle)
Raşit.
Kimse konuşmaz. Makine bekler.
Mutfakta ve masada
Burcu sayfayı önce mutfak masasında, tek başına, sesli okuyor. Ustanın seslenişinden sonra gelen ad bir cevap gibi duyuluyor. Biri kadını adıyla çağırıyor, o ağabeyinin adıyla karşılık veriyor. Ensesi ürperiyor. Ölçüt kâğıdının ilk satırına «evet» yazıyor.
Akşam atölyede final, mektubun son satırına kadar iki kez okunuyor: önce bugünkü hâli, sonra deneme. Selim ustayı, Emre mektuptaki sesi okuyor. Nermin Hanım aksiyon satırlarını okuyor.
Emre kabul ediyor: belki de bütün taslağın en çarpıcı saniyesi. Yapımcı sesin gücünde haklı. Ama ikinci ölçüt kırılıyor. Selahattin kapıdan bakıyor ve ad onun önünde söyleniyor. Filmin sorusu Nüzhet'in adı köyün önüne koyup koymayacağıydı. Bu sayfada koyuyor. Cevap hayırdan evete dönüyor. Selim üçüncü satırı okuyor. Ad duyulduktan sonra mektubun susuşu bir tekrar gibi geliyor. Ceren'in ters harfi tanıması bir yankıya iniyor.
Emre bir şey daha söylüyor. «Ad söylenince ben de nereye gittiğini sormak istedim.» Ayça'nın tersi. Deneme sayfası öbür notu da büyütmüş.
Final yerinde kalıyor. Deneme sayfası kesilenler dosyasına giriyor, Emre'nin tebeşirli sonunun yanına. Üstüne gerekçesi yazılı. Burcu yapımcı için kısa bir paragraf hazırlıyor: ne denedi, ne kazandı, neyi kaybetti. Sayfa da hazır, istenirse gösterilecek. Nermin Hanım son sözü söylüyor. «Yapımcının filmi kötü bir film olmazdı. Yalnız o film başka bir soruyu cevaplardı.»
Filmlerden okuma
Usta katmanı
Notları okumadan kendi ilkelerini yaz. İlke notlardan sonra yazılırsa savunmaya dönüşür. Proje başında yazılan üç satır, gelen notu ölçecek bir cetvel olur.
İlkeyi araçtan ayır. «Ad söylenmez» bir araç olabilir, «seyirci yokluğu taşır» bir amaç. Notla yalnız aracı sına. Amaç pazarlığa girerse film başka bir şeye döner.
Önerinin altındaki hedefi sor. «Adı duyalım» bir öneridir. Arkasındaki hedef seyircinin doymuş çıkmasıdır. Hedefi başka bir yoldan karşılayabiliyorsan öneriyi reddetmen kolaylaşır.
İki notu aynı sayfaya koy. Birbirine ters iki not çoğu zaman aynı sayfayı gösterir. Sayfa ortaksa kaygı da ortaktır. Önce o sayfaya bak.
Geri dönen notu ciddiye al. Bir not ikinci kez geliyorsa ilk ret yeterli olmamıştır. Bu kez cevabı gerekçesiyle gönder ya da notu sına.
Haritayı erkenden çiz. Kimin neye karar verdiğini sözleşmeden, yazışmalardan öğren. Belirsiz bir satır varsa bir hukukçuya ya da yapımcıya sor. Kavga sırasında çizilen harita kızgın çizilir.
Deneme sayfasını iyi yaz. Notu kötü bir sayfayla düşürmek kolaydır. Ama yapımcı farkı görür. Notun en güçlü hâlini yaz ki ret ona da inandırıcı gelsin.
Ölçütü sayfanın arkasına önceden yaz. Okuduktan sonra yazılan ölçüt sonuca göre kurulur. Önceden yazılan ölçüt seni kendi beğenine karşı korur.
Kazancı da kaydet. Deneme sayfası notun haklı yanını da gösterir. Burcu sesin gücünü yazdı. Ret paragrafında bu kazanç da yer almalı.
Akıbet ile biçimi ayır. Raşit'e ne olduğu kaynağın çekirdeğine dokunur. Adın nasıl duyulduğu bir biçim sorusudur. Biçim sınanabilir, çekirdek sınanmaz.
Notun büyüttüğü öbür notu izle. Ad söylenince akıbet sorusu da büyüdü. Notlar birbirine bağlıysa birini kabul etmek ötekinin kapısını açar.
Tür işaretlerini tara. Okurun sorusu bazen filmin kendi işaretlerinden doğar. Çakı bir ipucu gibi okunuyorsa okur bir çözüm bekler. Notu reddetmeden önce işareti kontrol et.
Deneme sayfasını saklayıp adlandır. Kesilenler dosyasına giren sayfanın üstünde neden kesildiği yazmalı. Yıllar sonra bile o gerekçe okunabilir olmalı.
Romanı okumuş okuru ayrı tart. O okur filmi kaynağın sesiyle karşılaştırır. Beklentisi değerlidir ama hedef izleyicinin yerine geçmez. İkisini aynı sütuna yazma.
Hedef izleyiciye en yakın okuru bul. Notların ağırlığı yalnız not verenin yetkisinden gelmez. Niyet sayfandaki seyirciye en çok benzeyen okurun cevabı, o seyircinin yerine konuşabilecek tek cevaptır.
Notu yazanla ilk konuşmayı ret üzerine kurma. Önce neyi denediğini, sonra neyi gördüğünü söyle. Ret cümlesi en sona kalsın ve gerekçesiyle gelsin.
Aynı sayfayı iki kez, aynı akşam oku. Mevcut sürümle deneme sürümü arasına gün girerse hafıza birini cilalar. Ardışık okumada fark kulağa çıplak gelir.
Kaybedeceğin kararı da düşün. Son söz sende değilse kendi sürümünü ve gerekçesini sakla. Karar başka yöne giderse elinde bir dayanak kalır.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Çelişen iki notun ortası en güvenli çözümdür."
Ortalama çoğu zaman kimsenin istemediği bir sahne üretir. Fısıltıyla söylenen ad ne yapımcının sesini verir ne Ayça'nın sessizliğini korur.
Yaygın yanlış"Parayı veren haklıdır."
Parayı veren son kararı verebilir. Haklı olup olmadığı başka bir sorudur. Yazarın işi kararı vermeden önce gerekçeyi ona ulaştırmaktır.
Yaygın yanlış"Bir notu reddetmek için denemeye gerek yok."
Denenmeden verilen ret inat gibi duyulur. Deneme reddi bir bilgiye çevirir.
Yaygın yanlış"Deneme sayfası zaten reddedileceği için özensiz yazılabilir."
Baltalanmış deneme bir şey ölçmez. Not verenin güvenini de harcar.
Yaygın yanlış"Reddedilen not bir daha gelmez."
Gerekçesi ulaşmayan not geri döner. Yağhane'de akıbet ve ad istekleri ikinci kez geldi.
Yaygın yanlış"İlke yazarın zevkidir."
Zevk tartışılır ve değişir. İlke filmin sorusunu ya da kaynağın çekirdeğini korur ve bu yüzden önceden yazılır.
Yaygın yanlış"Yapımcının istediği son yanlış bir sondur."
O son başka bir filmin sonudur. Adın söylendiği bir final güçlü olabilir. Yalnız cevapladığı soru bu filmin sorusu değildir.
Yaygın yanlış"Arkadaş okuyucunun notu yapımcının notundan hafiftir."
Ağırlık karar yetkisinde farklıdır. Bilgi değeri ise okurun hedef izleyiciye ne kadar yakın olduğuna bağlıdır.
Yaygın yanlış"Okur çözüm istiyorsa film çözüm vermelidir."
Okur bazen filmin kendi işaretleri yüzünden çözüm ister. Önce işarete bak, sonra çözümü tartış.
Yaygın yanlış"Deneme sayfası notu kabul etmek demektir."
Deneme bir soru sorar, bir söz vermez. Yapımcıya «denedim» demek, «uygulayacağım» demek değildir.
Yaygın yanlış"Ölçütler okuduktan sonra da yazılabilir."
Okunan sayfa ölçütü kendine benzetir. Önceden yazılmayan ölçüt, beğenilen sonucu onaylamak için kurulur.
Yaygın yanlış"Notlar çelişiyorsa okurlardan biri filmi anlamamıştır."
İki okur da filmi anlamış olabilir. Çelişki çoğu zaman filmin hassas bir yerini gösterir; orası iki ayrı yöne çekilebilen bir yerdir.
Yaygın yanlış"Kesilen sayfa kaybolmuştur."
Gerekçesiyle saklanan sayfa sonraki bir konuşmanın kanıtıdır. Kesilenler dosyası bir mezar değil, bir arşivdir.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Çelişen notlar çoğu zaman not verenlerin yerlerinin çatışmasıdır.
- Not hedefi önerilen çözümden ayrıdır ve başka bir yoldan da karşılanabilir.
- Ters iki notun altında çoğu zaman paylaşılan bir kaygı durur.
- Geri dönen not, ilk retin gerekçesinin ulaşmadığını gösterir.
- Karar haritası kimin neye karar verdiğini gösterir; yazarın elinde sayfa ve gerekçe vardır.
- Yaratıcı ilke önceden yazılır; amaç ile araç ayrılır.
- Deneme sayfası notu en iyi hâliyle sınar; baltalanmış deneme hiçbir şey ölçmez.
- Ölçüt okumadan önce yazılır.
- Hedef izleyiciye en yakın okurun cevabı, o seyirci adına konuşabilecek tek cevaptır.
- Okurun istediği çözüm bazen filmin kendi tür işaretlerinden doğar.
- Yağhane'de denenen ad güçlü çıktı ama filmin sorusunun cevabını değiştirdi; final aynı kaldı, sayfa gerekçesiyle kesilenler dosyasına girdi.
Sonraki derse köprü
Gerekçe paragrafı yazıldı, deneme sayfası dosyasına girdi. Ama yapımcının e-postasında başka notlar da duruyor. Jandarma sahnesinin başka bir filmden geldiğini söyleyen bir satır var. Başlığa yöneltilmiş bir itiraz var. Böyle bir notun karşısında akla gelen ilk cümle çoğu zaman bir açıklamadır: o sahne neden yazıldı? Sayfada görünmeyen bir niyeti anlatmak onu korur mu? Niyeti anlatmak ile sayfaya koymak aynı iş mi? Sıradaki ders notlara karşı savunma.