Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi. Her görsel kararın dört katmanı vardır: ne yaptığı, ne çağrıştırdığı, hangi kurala bağlandığı ve nasıl üretileceği.
İkincisi. Bu dört katman birbiriyle çelişir. İyi karar, dördünü de biraz memnun eden değil; hangisinin öne çıkacağına bilinçli karar verendir.
Üçüncüsü. Katmanların öncelik sırası mecraya göre değişir. Yönlendirmede işlev, kitap kapağında anlam, marka kimliğinde sistem, günlük yayında üretim öndedir.
Dördüncüsü. Tek katman düşünüldüğünde dört ayrı hata çıkar: yalnız işlev kişiliksiz, yalnız anlam okunaksız, yalnız sistem mekanik, yalnız üretim sıradan yapar.
Beşincisi. Anlam öğrenilmiş ve değişkendir, işlev ise ölçülebilir ve kalıcıdır. Bir tartışmayı çözmek istiyorsan onu işlev katmanına taşı.
Açılış sahnesi
Bir dur levhasına bak.
Kırmızı. Sekizgen. Beyaz harfler. Yol kenarında, göz hizasının biraz üstünde.
Şimdi şunu düşün: bu levhayı tasarlayan kişi kaç karar verdi.
Rengi kırmızı yaptı, çünkü uzaktan ve kötü havada bile ayrışması gerekiyordu. Ama kırmızıyı sadece görünürlük için seçmedi; kırmızı zaten tehlike demek. Sonra biçimi sekizgen yaptı ve bu çok tuhaf bir seçim gibi görünür. Sebebi şu: sekizgen başka hiçbir levhada kullanılmaz. Yani kar kaplasa, boyası solsa, arkadan görsen bile o biçim tek bir şey söyler. En sonda malzemeyi seçti; gece far ışığını geri yansıtan, on yıl güneşte durunca pembeye dönmeyen bir yüzey.
Dört ayrı karar. Ve dördü de aynı levhanın içinde.
Şimdi asıl soru şu. Bunlardan biri atlansaydı ne olurdu.
Bugünkü dersin tamamı bu sorunun cevabı.
Bu derste ne olacak
Önce her görsel kararın taşıdığı dört katmanı tek tek açacağız: işlev, anlam, sistem ve üretim. Sonra bu katmanların birbiriyle nasıl çeliştiğine bakacağız, çünkü asıl zorluk katmanları bilmek değil, çakıştıklarında seçim yapmak. Ardından her katman tek başına düşünüldüğünde ortaya çıkan dört ayrı hata türünü göreceğiz. Sonra on altı filmden örneklerle bunu okuyacağız. Ders bittiğinde bir görsel karara bakıp dört katmanı ayrı ayrı adlandırabiliyor ve hangisinin ihmal edildiğini söyleyebiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Levhaya geri dönelim, çünkü bu benzetme ders boyunca bizimle kalacak.
Şimdi bunu daha yakın bir örnekle deneyelim. Bir sayfada kırmızı bir başlık kullandığını düşün.
İşlev katmanında kırmızı başlık dikkat çeker ve sayfadaki okuma sırasını belirler. Göz oraya önce gider. Bu ölçülebilir bir şeydir.
Anlam katmanında kırmızı tehlike, enerji, aciliyet ya da tutku çağrıştırabilir. Hangisi olduğu bağlama bağlıdır. Bir indirim sayfasında enerji, bir sağlık uygulamasında uyarı demektir.
Sistem katmanında bir soru doğar: bu kırmızı bundan sonra ne zaman kullanılacak. Sadece önemli uyarılarda mı, her başlıkta mı, rastgele mi. Cevap verilmezse üçüncü sayfada kırmızı anlamını kaybeder.
Üretim katmanında ise şu sorulur: bu kırmızı baskıda aynı çıkacak mı, küçük ekranda okunacak mı, renk körü bir kullanıcı bu bilgiyi başka bir yoldan alabilecek mi.
Dört katman. Tek bir renk kararı.
Bu benzetme bir yere kadar doğru. Şurada bozulur: trafik levhasında dört katman birbiriyle çelişmez, çünkü levhanın tek bir işi vardır. Yaratıcı işlerde ise katmanlar sürekli birbiriyle kavga eder. Asıl meslek orada başlar.
Mekanizma
Dört katmanı tek tek açalım
Katmanlar çakıştığında ne olur
Şimdi asıl meseleye gelelim.
Bir kararın dört katmanı aynı anda mükemmel olamayabilir. Çoğu zaman biri kazanır ve diğerleri geri çekilir. Ustalık, hangisinin kazanacağına bilinçli karar vermektir.
Bir örnek verelim. Bir uygulama tasarlıyorsun ve silme düğmesini kırmızı yapmak istiyorsun.
İşlev diyor ki: kırmızı yap, çünkü kullanıcı yanlışlıkla basmasın diye ayrışması lazım.
Anlam diyor ki: kırmızı yap, çünkü tehlike demek.
Sistem diyor ki: dur bir dakika, kırmızıyı zaten hata mesajlarında kullanıyorsun. Aynı rengi hem hata hem eylem için kullanırsan ikisi de zayıflar.
Üretim diyor ki: bu düğme koyu temada da çalışacak ve senin kırmızın orada okunmuyor.
Dört katman, dört ayrı cevap. Ve doğru cevap bunların ortalaması değildir. Doğru cevap, bu ürün için hangi katmanın öncelikli olduğuna karar vermektir.
Yaygın yanlışBurada çok yaygın bir yanlış var: iyi tasarım, dört katmanı da aynı anda memnun eden tasarımdır.
Kulağa doğru geliyor. Ama pratikte bu, her katmandan biraz taviz veren ve hiçbirinde iyi olmayan bir sonuç üretir. Güçlü işler genellikle bir katmanı bilinçli olarak öne çıkarır ve diğerlerinin bedelini kabul eder.
Dört katman, dört ayrı hata
Şimdi de her katmanın tek başına düşünülmesi hâlinde ne olduğuna bakalım. Bu dört hata, portfolyolarda en sık gördüğüm dört hatadır.
Yalnızca işlev düşünülürse iş kişiliksiz olur. Her şey okunur, her şey yerli yerindedir ve hiçbir şey akılda kalmaz. Bu, teknik olarak doğru ama hiçbir şey söylemeyen tasarımdır.
Yalnızca anlam düşünülürse iş okunaksız olur. Çağrışım güçlüdür, atmosfer vardır, ama bilgi kaybolmuştur. Afişte hangi gün, hangi saat, nerede yazdığı belli değildir.
Yalnızca sistem düşünülürse iş mekanik olur. Her şey kurala uyar, ızgara mükemmeldir ve sonuç bir tablo gibi durur. Sistem, aracı olmaktan çıkıp amaç hâline gelmiştir.
Yalnızca üretim düşünülürse iş sıradan olur. Ucuz, hızlı ve sorunsuz üretilebilir; ama kimsenin dönüp bakmayacağı bir şeydir.
Bu dört hatanın hepsinin ortak özelliği şu: hiçbiri beceriksizlik değildir. Dördü de yetenekli insanların, tek bir katmana fazla bağlanınca yaptığı hatalardır.
Teoriyi bırakıp perdeye bakalım.
Filmlerden okuma
Örnekleri üç grupta topladım. Önce tek bir nesnenin dört katmanı birden taşıdığı filmler. Sonra sistem katmanının en görünür olduğu filmler. En sonda da üretim katmanının kararı belirlediği filmler.
Önce tek nesne, dört katman
Sonra sistem katmanı en görünür olanlar
Türkiye'den iki örnek
Ve üretim katmanının kararı belirlediği üçü
Buraya kadar üretim çoğunlukla arka plandaydı. Şimdi üretimin doğrudan öne çıktığı örneklere bakalım.
Ve kuralı bilerek çiğneyen biri
Usta katmanı
Az önce dört katmanın çakışabildiğini söyledim. İşin aslı biraz daha ince: katmanlar arasındaki öncelik sırası projeye göre değil, mecraya göre değişir.
Bir kitap kapağında anlam öndedir; kapak bir vaattir ve okunmaktan çok hissettirmesi gerekir. Bir havaalanı yönlendirme sisteminde işlev öndedir ve anlam neredeyse hiç önemli değildir; kimse tabelanın karakterini merak etmez. Bir marka kimliğinde sistem öndedir, çünkü asıl sınav ilk görselde değil beş yüzüncüde verilir. Bir gazetede ise üretim öndedir; her gün, saat kısıtıyla, farklı ellerle basılabilmesi gerekir. Aynı dört katman, dört mecrada dört farklı sıraya girer.
İkinci nüans anlam katmanının kırılganlığıyla ilgili. Anlam öğrenilmiş bir şeydir ve öğrenilmiş her şey değişebilir. Bir yazı karakteri, bir dönem güven duygusu verirken bir süre sonra ucuzluk çağrıştırmaya başlayabilir; çünkü hangi markaların onu kullandığı değişmiştir. Bu yüzden anlam üzerine kurulmuş bir karar, işlev üzerine kurulmuş bir karardan daha çabuk eskir. Bunu bilmek, bir kimliğin hangi kısmının yıllarca dayanacağını hangi kısmının tazelenmesi gerektiğini seçmeni sağlar.
Üçüncüsü işlev katmanının hafife alınan bir kısmıdır. Kontrast yalnızca bir okunabilirlik meselesi değildir; kimin okuyabildiği meselesidir. Bir sayfada bilgi sadece renkle verildiğinde, renk ayrımını göremeyen okuyucu o bilgiyi hiç almaz. Aynı şey kadrajda da geçerlidir. Farklı ten tonları aynı ışıkta aynı şekilde davranmaz. Tek bir tene göre kurulmuş bir aydınlatma ya da palet, kadrajdaki diğer oyuncuları ya kaybeder ya da öne fırlatır. Bu bir nezaket meselesi değil, işlev katmanının kendisidir.
Dördüncüsü bir meslek pratiği. Deneyimli tasarımcılar bir kararı savunurken hangi katmandan konuştuklarını açıkça söyler. "Bu kırmızı daha iyi duruyor" demek yerine "bu kırmızı küçük boyutta ayrışıyor, diğeri kayboluyor" demek tartışmayı zevkten çıkarır ve ölçülebilir bir zemine taşır. Bir toplantıda zevk tartışması başladığında yapılacak en iyi şey, tartışmayı dört katmandan birine sabitlemektir.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBirinci yaygın yanlış: renklerin sabit anlamları vardır.
Bu çok yaygın bir kanı ve internette bunun tabloları dolaşır; mavi güven, yeşil doğa, kırmızı tutku. Mantıklı görünüyor, çünkü bazı çağrışımlar gerçekten yaygındır. Ama anlam bağlamdan gelir. Aynı kırmızı bir bankada uyarı, bir spor markasında enerji, bir düğün davetiyesinde kutlamadır. Renk tablolarına göre çalışan tasarımcı, kendi projesinin bağlamını hiç sormamış olur.
Yaygın yanlışİkincisi: sistem yaratıcılığı öldürür.
Bu itiraz genellikle ilk kez bir kılavuza uymak zorunda kalan tasarımcıdan gelir ve anlaşılırdır. Ama sistem, kararların tekrar tekrar verilmesini engelleyerek asıl zor problemlere yer açar. Kuralsız çalışan ekipler yaratıcı olmaz; sadece her seferinde aynı küçük kararları yeniden tartışır ve yorulur.
Yaygın yanlışÜçüncüsü: üretim kısıtları yaratıcılığın düşmanıdır.
Az önce Gemide ve 2001 örneklerini konuştuk; ikisinde de kısıt doğrudan üsluba dönüştü. Sınırsız bütçeyle üretilen işlerin çoğu, sınırlı bütçeyle üretilenlerden daha az akılda kalır. Kısıt seçim yapmaya zorlar ve seçim, tasarımın kendisidir.
Yaygın yanlışDördüncüsü: bir karar dört katmanı da geçtiyse doğrudur.
Geçmeyebilir. Dört katman bir kontrol listesidir, bir kanıt değil. Bir karar teknik olarak kusursuz olup yine de yanlış problemi çözüyor olabilir. Önceki dersi hatırla: dört katman, doğru problem seçildikten sonra işe yarar.
Uygulama — kendin dene
Önce o görselde beş karar seç. Renk, yazı karakteri, ana görsel, boşluk ve ölçek iyi bir başlangıçtır.
Şimdi bir kâğıda beş satır ve dört sütun çiz. Satırlar kararlar olsun, sütunlar dört katman: işlev, anlam, sistem, üretim.
Her hücreyi tek bir cümleyle doldur. İşlev sütununda o kararın gözle görülen işini yaz. Anlam sütununda ne çağrıştırdığını. Sistem sütununda bu kararın tekrar edip etmediğini. Üretim sütununda ise bu kararın nasıl uygulandığını ya da uygulanırken neyin zor olduğunu tahmin et.
Yirmi hücrenin hepsini dolduramayacaksın ve bu normal. Asıl iş şu: boş kalan hücrelere bak.
Şuna dikkat et: hangi sütunun daha çok boş kaldığı, senin şu anda hangi katmanı görmediğini söyler. O sütun, önümüzdeki aylarda üzerinde çalışman gereken şeydir.
Kilit özet
Birincisi. Her görsel kararın dört katmanı vardır: ne yaptığı, ne çağrıştırdığı, hangi kurala bağlandığı ve nasıl üretileceği.
İkincisi. Bu dört katman birbiriyle çelişir. İyi karar, dördünü de biraz memnun eden değil; hangisinin öne çıkacağına bilinçli karar verendir.
Üçüncüsü. Katmanların öncelik sırası mecraya göre değişir. Yönlendirmede işlev, kitap kapağında anlam, marka kimliğinde sistem, günlük yayında üretim öndedir.
Dördüncüsü. Tek katman düşünüldüğünde dört ayrı hata çıkar: yalnız işlev kişiliksiz, yalnız anlam okunaksız, yalnız sistem mekanik, yalnız üretim sıradan yapar.
Beşincisi. Anlam öğrenilmiş ve değişkendir, işlev ise ölçülebilir ve kalıcıdır. Bir tartışmayı çözmek istiyorsan onu işlev katmanına taşı.
Sonraki derse köprü
Bu dersle Modül bir kapanıyor. Buraya kadar mesleğin ne olduğunu, kimin neye karar verdiğini, hangi problemi çözdüğümüzü ve tek bir kararın kaç katman taşıdığını konuştuk.
Ama bir şeyi hiç açmadım: bütün bunları görebilmek için önce bakmayı öğrenmek gerekiyor. Bir kareye baktığında gözün nereye gidiyor, neden oraya gidiyor ve bunu kim ayarladı. Sonraki modül tam olarak burayı açıyor; görsel okuryazarlıkla başlayıp hiyerarşi, Gestalt ve kompozisyona kadar gidiyoruz. Yani bundan sonra karar vermeyi değil, önce görmeyi çalışacağız.