Öğrenme hedefi
Açık ve samimi bir sanatçı beyanı yazabileceksin. Bir serinin sanatçı metni ile bütün pratiğini anlatan genel sanatçı beyanı arasındaki farkı ve beyan ile sanatçı biyografisinin ayrı işlerini açıklayabilecek; beyanın ne yaptığını, nasıl yaptığını ve neden yaptığını anlatan bölümlerini kurabilecek; uluslararası sanat İngilizcesi diye anılan şişirilmiş dilden kaçınıp özgül ayrıntılarla yazabilecek; beyanını sesli okuma testiyle denetleyebilecek ve çalışmaların farklı tenleri ya da kimlikleri konu alıyorsa bunları egzotikleştiren ya da genelleyen bir dile düşmeden, kendi gözleminle anlatabileceksin.
Kanca
Sanatçı beyanı neden herkesi korkutur?
Aylarca bir tuvalin başında çalışabilen pek çok ressam, kendi işi hakkında birkaç paragraf yazmak gerektiğinde donup kalır. Kelimeler ya çok büyük gelir, ya çok küçük; yazılan metin ya bir sergi broşüründen kopyalanmış gibi süslü, ya da bir alışveriş listesi gibi kuru görünür. Çoğu ressam resmi zaten söylemek istediğini söylemek için yaptığını, bir de bunu kelimelerle anlatmanın gereksiz olduğunu düşünür. Oysa bir başvuru, bir sergi ya da bir galeri, eserlerinin yanında senin sesini de duymak ister ve iyi bir beyan, izleyiciye resimlerine girmek için bir kapı açar.
Bağlam
Japon ressam ve baskı sanatçısı Katsushika Hokusai, 1834'te Fuji Dağı'nın Yüz Görünümü (Fugaku Hyakkei) adlı resimli kitap dizisinin ilk cildini yayımladı. Kitap, siyah ve gri tonlarla, son derece ince oyulmuş tahta kalıplardan basılmış tek renkli sayfalardan oluşur; dizinin ikinci cildi 1835'te, üçüncüsü yaklaşık 1849'da çıktı. Hokusai bu dönemde «resme deli ihtiyar» anlamına gelen bir adla imza atıyordu. Bugün ciltlerin örnekleri New York'taki Metropolitan Müzesi dahil birçok koleksiyonda bulunur.
İlk cildin sonuna, yetmişli yaşlarının ortasındaki Hokusai kısa bir sonsöz ekledi. Farklı çevirilerde küçük farklarla aktarılan bu metinde, altı yaşından beri şekilleri kopyalama tutkusu taşıdığını, elli yaşından sonra ün kazanan işler yaptığını ama yetmiş yaşından önce yaptığı hiçbir şeyin kayda değer olmadığını yazar. Yetmiş üç yaşında kuşların, hayvanların, böceklerin, balıkların ve bitkilerin yapısını biraz kavramaya başladığını, çalışmayı sürdürürse doksanında onların özüne ulaşacağını ve yüz yaşını geçtiğinde çizdiği her noktanın ve her çizginin canlı olacağını umduğunu söyler. Bu birkaç cümle, bir sanatçının ne yaptığını, nasıl çalıştığını ve neyin peşinde olduğunu anlatan en kısa ve en unutulmaz beyanlardan biridir.
Ana anlatım
Sanatçı beyanı neyi anlatır?
Bütünlüklü seri dersinde tek bir seriye eşlik eden kısa sanatçı metnini görmüştük. Genel sanatçı beyanı (practice statement) ise tek bir seriyi değil, bir sanatçının bütün pratiğini, yani yıllar içinde sürdürdüğü ilgileri, çalışma biçimini ve sorularını birinci ağızdan anlatan metindir. Seri metni bir serinin kapısını açar; genel beyan ise bir sanatçının atölyesinin kapısını.
Sanatçı biyografisi (artist bio), bir sanatçının eğitimini, sergilerini, ödüllerini ve yaşadığı yeri, çoğu zaman üçüncü tekil şahısla ve olgulara dayanarak veren kısa metindir. Beyan ile biyografi sık sık karıştırılır; oysa biri «ne ve neden» sorusuna, öbürü «kim, nerede ve ne zaman» sorusuna cevap verir. İyi bir başvuru dosyası ikisini ayrı ayrı içerir.
Bir genel beyan üç soruya cevap vermeye çalışır. Ne yapıyorum: hangi konularla, hangi malzemelerle, hangi ölçekte çalışıyorum? Nasıl yapıyorum: çalışma sürecim, gözlem biçimim, yöntemim nedir? Neden yapıyorum: beni bu konulara ve bu yönteme ne götürüyor, hangi soruların peşindeyim? Hokusai'nin sonsözü bu üç soruyu birkaç cümlede cevaplar: şekilleri kopyalıyor, canlıların yapısını anlamaya çalışıyor ve her çizginin canlı olacağı bir noktaya ulaşmak istiyor.
Beyan neden kötü yazılır?
Sanatçı beyanlarının en yaygın sorunu şişirilmiş dildir. Yazar Alix Rule ve sanatçı David Levine, 2012'de Triple Canopy dergisinde yayımlanan «Uluslararası Sanat İngilizcesi» adlı makalelerinde, sanat dünyasında dolaşan binlerce basın bülteninin dilini incelediler. Uluslararası sanat İngilizcesi (International Art English), soyut isimlere, uzun ve iç içe geçmiş cümlelere ve «sorgulamak», «yeniden tanımlamak», «gerilim» gibi sık tekrarlanan kelimelere yaslanan, çoğu zaman anlamdan çok etki uyandırmayı amaçlayan sanat yazısı dilidir. Rule ve Levine bu dilin başka dillere de yayıldığını ve sanatçılara bir tür giriş belgesi gibi dayatıldığını gözlemlediler.
Bu dil Türkçede de tanıdıktır: «eserlerim, bellek ve mekân arasındaki gerilimi sorgulayarak izleyiciyi görme biçimlerini yeniden düşünmeye davet ediyor» türünden cümleler, hemen her sanatçının hemen her işine uyabilir. Bir cümle, adını değiştirip başka bir sanatçının beyanına konduğunda da doğru kalıyorsa, o cümle senin hakkında bir şey söylemiyordur.
Beyanlar başka nedenlerle de kötü yazılır. Kimi sanatçı eserlerini tek tek açıklar ve izleyicinin kendi okumasına yer bırakmaz; kimi yalnızca teknik bilgiler verir ve neden sorusunu hiç sormaz; kimi de ünlü ressamların adlarını art arda sıralayarak kendi sesini onların arkasına saklar. Hepsinin ortak sonucu, metnin okuru sanatçıya değil, genel bir sanat dünyasına götürmesidir.
İyi bir beyan nasıl yazılır?
Özgül ayrıntı (specific detail), bir metni başka hiçbir sanatçının metniyle karıştırılamayacak kadar kişisel ve somut kılan, gözleme ya da deneyime dayanan belirli ayrıntıdır. «Işıkla ilgileniyorum» cümlesi herkesindir; «yıllardır mutfağımın batıya bakan penceresinden öğleden sonra dört ile altı arasında giren ışığı boyuyorum» cümlesi ise yalnızca senindir. Hokusai'nin sonsözünü güçlü kılan da budur: altı yaş, elli yaş, yetmiş üç yaş, kuşlar, böcekler ve balıklar.
İyi bir beyan için önce çok yazmak, sonra kısaltmak işe yarar. Bir kâğıda ne yaptığını, nasıl yaptığını ve neden yaptığını, cümleleri güzelleştirmeye çalışmadan, konuşur gibi yaz. Sonra bu metinden en özgül ayrıntıları taşıyan cümleleri seç, genel ve süslü cümleleri çıkar. Birinci tekil şahısla, kısa cümlelerle ve etken fiillerle yazmak, metni sana yaklaştırır. Çoğu başvuru yüz elli ile üç yüz kelime arası bir beyan ister; bazıları ise elli kelimelik bir özet ister. Aynı beyanın kısa, orta ve uzun üç sürümünü hazır tutmak işini kolaylaştırır.
Sesli okuma testi (read-aloud test), bir metni yüksek sesle okuyup nefesin tıkandığı, dilin sürçtüğü ya da kendini tuhaf hissettiğin yerleri işaretleyerek şişirilmiş ya da içtenliksiz cümleleri bulma yöntemidir. Bir beyanı birine yüksek sesle okuyup sonra ona «bu sanatçı ne yapıyor?» diye sormak da iyi bir denetimdir; dinleyicinin cevabı senin söylemek istediğine yakınsa beyan işini yapıyordur.
Ten ve kimlik hakkında nasıl yazılır?
Resimlerin farklı insanları, farklı tenleri ve kimlikleri konu alıyorsa, beyanında bunları nasıl andığın önemlidir. «Egzotik», «etnik» ya da «farklı kültürlerden yüzler» gibi genel ve dışarıdan bakan ifadeler, resmettiğin insanları birer tür örneğine dönüştürür. Bunun yerine kimi, nerede ve hangi ilişki içinde resmettiğini somut olarak anlatmak daha dürüsttür: «mahallemdeki terzinin ve onun ailesinin portrelerini, dükkânın floresan ışığında yapıyorum» gibi.
Ten rengi çalışmanın bir parçasıysa, bunu da gözleminle yaz. «Farklı ten renklerini yansıtıyorum» demek yerine, örneğin «koyu tenlerin gün ışığında taşıdığı mor, mavi ve altın yansımaları ve bunları bir sıcak-soğuk düzeninde kurmayı araştırıyorum» demek, hem neyi yaptığını gösterir hem de insanları bir kategoriye indirgemeden onlara duyduğun dikkati anlatır. Kendi kimliğin çalışmanda önemli bir yer tutuyorsa, onu da aynı somutlukla, kendi deneyiminden yazmak, okura bir etiket değil bir bakış açısı sunar.
Uygulama
Bu kısa deneme, ilk taslaktaki cümlelerin ne kadarının gerçekten sana ait olduğunu ve iyi bir beyanın genellikle eklemekten çok çıkarmakla yazıldığını gösterecek.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışŞişirilmiş, soyut ve herkese uyan cümlelerle yazmak.
Okur senin hakkında hiçbir şey öğrenmez. Cümleyi başka bir sanatçının adıyla okuyup doğru kalıp kalmadığını dene; kalıyorsa özgül bir ayrıntıyla değiştir.
Yaygın yanlışBeyan ile biyografiyi karıştırmak.
Sergi ve ödül listesi beyanın değil biyografinin işidir. Beyanda ne yaptığını, nasıl ve neden yaptığını anlat.
Yaygın yanlışHer eseri tek tek açıklamak.
İzleyicinin kendi okumasına yer kalmaz. Beyanda pratiğinin genel sorularını ve yöntemini anlat, yorumu izleyiciye bırak.
Yaygın yanlışResmettiğin insanları «egzotik» ya da «etnik» gibi dışarıdan etiketlerle anlatmak.
İnsanlar birer kategoriye indirgenir. Kimi, nerede ve hangi ilişki içinde resmettiğini somut olarak yaz.
Kapanış
Sanatçı beyanı neden herkesi korkutur? Çünkü resimde gizli kalabilen soruları kelimelerle açığa çıkarmayı ister ve çoğu ressam bu sorulara hazır, parlak cevaplar bulmaya çalışırken kendi sesini kaybeder. İyi bir genel sanatçı beyanı ne yaptığını, nasıl ve neden yaptığını özgül ayrıntılarla anlatır; biyografiden ayrıdır, uluslararası sanat İngilizcesinin şişirilmiş dilinden kaçar ve sesli okuma testinden geçer. Hokusai'nin 1834'te Fuji Dağı'nın Yüz Görünümü'ne eklediği sonsöz, yaşları, kuşları ve böcekleri sayarak birkaç cümlede bir ömrün tutkusunu anlatır. Ödevde kendi sanatçı beyanını yazacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Genel sanatçı beyanı | Practice statement | Bir sanatçının bütün pratiğini, ilgilerini, yöntemini ve sorularını birinci ağızdan anlatan metin |
| Sanatçı biyografisi | Artist bio | Eğitimi, sergileri, ödülleri ve yaşanan yeri olgulara dayanarak veren kısa metin |
| Uluslararası sanat İngilizcesi | International Art English | Soyut isimlere ve tekrarlanan kalıp kelimelere yaslanan, anlamdan çok etki arayan sanat yazısı dili |
| Özgül ayrıntı | Specific detail | Bir metni başka hiçbir sanatçınınkiyle karıştırılamayacak kadar kişisel ve somut kılan ayrıntı |
| Sesli okuma testi | Read-aloud test | Metni yüksek sesle okuyarak şişirilmiş ya da içtenliksiz cümleleri bulma yöntemi |
Ödev
Sanatçı beyanını yaz.
- Uygulamadaki serbest yazma denemesini yap ve özgül ayrıntıları genel cümlelerden ayır.
- Bu malzemeden yaklaşık iki yüz elli kelimelik bir genel sanatçı beyanı yaz; ne yaptığını, nasıl yaptığını ve neden yaptığını anlatan bölümler bulunsun ve birinci tekil şahısla yaz.
- Aynı beyanın yaklaşık elli kelimelik kısa bir sürümünü ve ayrı olarak üçüncü tekil şahısla yazılmış kısa bir sanatçı biyografisi hazırla.
- Beyanı yüksek sesle oku, takıldığın cümleleri düzelt; sonra onu senin işini tanımayan birine okuyup «bu sanatçı ne yapıyor?» diye sor ve cevabını beyanının altına not et.
Kendini değerlendir
- Bitmişlik ve Sunum: Beyan, kısa sürümü ve biyografi ayrı ayrı, temiz ve yazım hatasız hazırlandı mı?
- Kompozisyon: Beyan ne, nasıl ve neden sorularına açık bir sırayla cevap veriyor mu?
- Kenar ve Ayrıntı: Metinde başka bir sanatçının beyanına konamayacak en az üç özgül ayrıntı var mı?
- Dinleyicinin «bu sanatçı ne yapıyor?» sorusuna verdiği cevap senin söylemek istediğine ne kadar yakındı?
Kendini sına
1. Genel sanatçı beyanı ile bir serinin sanatçı metni arasındaki fark nedir?
- A) Genel beyan yalnızca teknik bilgi verir.
- B) Seri metni daha uzundur.
- C) Genel beyan bir sanatçının bütün pratiğini, seri metni ise tek bir seriyi anlatır.
- D) Aralarında hiçbir fark yoktur.
2. Sanatçı biyografisi hangi soruya cevap verir?
- A) Kim, nerede ve ne zaman sorularına; eğitim, sergiler ve ödüller gibi olgulara.
- B) Neden resim yaptığına.
- C) Bir eserin nasıl yorumlanması gerektiğine.
- D) Resmin hangi fırçayla yapıldığına.
3. Uluslararası sanat İngilizcesi neyi anlatır?
- A) Sanat eserlerinin İngilizce adlarını.
- B) Sanat okullarında öğretilen dil derslerini.
- C) Uluslararası sergilerin çeviri kurallarını.
- D) Soyut isimlere ve kalıp kelimelere yaslanan, anlamdan çok etki arayan sanat yazısı dilini.
4. Bir beyandaki bir cümlenin yeterince özgül olup olmadığı nasıl denetlenebilir?
- A) Cümleyi daha uzun yaparak.
- B) Cümle başka bir sanatçının beyanına konduğunda da doğru kalıyorsa, özgül değildir.
- C) Cümleye ünlü bir ressamın adını ekleyerek.
- D) Cümleyi üçüncü tekil şahısla yazarak.
5. Resimlerin farklı tenleri ve kimlikleri konu alıyorsa beyanında ne yapmalısın?
- A) «Egzotik» ve «etnik» gibi genel ifadeler kullanmalısın.
- B) Bu konuyu hiç anmamalısın.
- C) Kimi, nerede ve hangi ilişki içinde resmettiğini ve ten renklerinde neyi gözlemlediğini somut olarak yazmalısın.
- D) Yalnızca kendi kimliğini anlatmalısın.
Cevaplar
- C — Seri metni bir serinin kapısını, genel beyan ise atölyenin kapısını açar.
- A — Beyan ise ne, nasıl ve neden sorularına cevap verir.
- D — Rule ve Levine bu dili binlerce basın bülteni üzerinden incelediler.
- B — Özgül ayrıntı metni başka hiçbir sanatçınınkiyle karıştırılamayacak kılar.
- C — Genel etiketler insanları bir kategoriye indirger; somut gözlem ise dikkati gösterir.
Referans görseller
- Özgün animasyon: aynı genel beyan cümlesinin üç farklı sanatçının adıyla okunduğunda da doğru kalması ve özgül bir ayrıntıyla değiştirildiğinde yalnızca birine ait hâle gelmesi.
- Özgün animasyon: serbest yazılmış bir sayfadan özgül cümlelerin iki renkle ayıklanıp yüz elli kelimelik bir paragrafa dönüşmesi.
- Özgün animasyon: bir beyan cümlesinin «farklı ten renkleri» gibi genel bir ifadeden, ışıkta belirli renkleri adlandıran somut bir gözleme dönüştürülmesi.
Sonraki derse köprü
Bir sanatçı beyanı ve iyi bir portfolyo, eserlerinin kapısını açar; ama bugün pek çok izleyici bu kapıya bir galeri ya da başvuru dosyası yerine bir telefon ekranından, bir paylaşımın içinden ulaşır. Orada görünürlük, bir platformun sıralama kurallarıyla ve sürekli yeni içerik talebiyle iç içe geçer. Sonraki derste sosyal medyada ve dijital ortamda, resim yapma ritmini bozmadan nasıl sürdürülebilir bir varlık kurulabileceğini ele alıyoruz.