Öğrenme hedefi
Aynı manzarada günün saatlerine ve mevsimlere göre değişen ışığı renk ve değerle aktarabileceksin. Bir konuyu dizi hâlinde boyamanın ışığı nasıl resmin asıl konusuna dönüştürdüğünü açıklayabilecek; sabah, öğle, akşam ve alacakaranlıkta ışığın renginin, gölgelerin uzunluğunun ve değer karşıtlığının nasıl değiştiğini gözlemleyebilecek; gölgelerde ışığın tamamlayıcısına çalan rengi ve mevsimlere özgü paletleri tanıyabilecek ve bir resmin genel renk anahtarını seçip aynı yeri farklı saatlerde boyayan küçük bir seri kurabileceksin.
Kanca
Monet aynı saman yığınını neden onlarca kez boyadı?
Bir tarlada birkaç saman yığını. Bir ressamın bir kez boyayıp geçebileceği, sıradan, hatta sıkıcı bir konu. Ama Claude Monet bu yığınları bir yıldan uzun bir süre boyunca, farklı saatlerde, farklı mevsimlerde, tekrar tekrar boyadı. Konu hep aynıydı. Değişen neydi ve Monet neyi arıyordu?
Bağlam
Monet'nin 1890–1891 yıllarına tarihlenen Buğday Yığınları (Yaz Sonu) adlı tablosu bugün Chicago'dadır, Art Institute koleksiyonunda. Tuvale yağlı boyayla yapılmış resim 60 × 100,5 santimetredir; sol altta turuncu-kırmızı boyayla «Claude Monet 91» imzası bulunur. Müzenin kataloğuna göre dizinin konusu olan yaklaşık beş altı metre yüksekliğindeki yığınlar, Monet'nin Giverny'deki evinin hemen dışında duruyordu. Monet 1890 ve 1891 boyunca bu diziyi hem tarlada, aynı anda birkaç şövalede çalışarak, hem de atölyede renk uyumlarını inceltip olgunlaştırarak yaptı.
Mayıs 1891'de Monet bu tuvallerden on beşini Paris'teki Durand-Ruel Galerisi'nde küçük bir odada yan yana astı. Katalog, serginin hem eleştiri hem de satış açısından benzeri görülmemiş bir başarı olduğunu ve Monet'nin kariyerinde bir dönüm noktası oluşturduğunu anlatır. Aynı yığınların yan yana asılması, izleyicinin konuyu değil, ışığı karşılaştırmasını sağlıyordu. Kancadaki sorunun yanıtı buradadır: Monet için asıl konu yığınlar değil, onların üzerine düşen ve sürekli değişen ışıktı.
Ana anlatım
Bir konuyu dizi hâlinde boyamak ne öğretir?
Seri çalışması (series painting), aynı konuyu aynı kadrajla, farklı ışık koşullarında birçok kez boyamaktır. Konu sabit kaldığında, resimler arasındaki bütün farklar ışıktan gelir. Bu, gözü ışığın rengine, gölgelerin uzunluğuna ve havanın durumuna karşı keskinleştirir. Tek bir resimde fark edilmeyen incelikler, yan yana konan birkaç resimde açıkça ortaya çıkar.
Monet'nin aynı anda birkaç şövalede çalışması, ışık penceresinin kısalığına verilmiş pratik bir yanıttı. Işık değiştiğinde bir tuvali bırakıp o ışığa ait başka bir tuvale geçiyor, ertesi gün aynı saatte ilk tuvale dönüyordu. Ama katalogun da belirttiği gibi, resimleri atölyede de sürdürdü. Seri, doğrudan gözlem ile sonradan kurulan renk uyumunun bir birleşimiydi.
Kendi seri çalışmalarında da aynı ilkeyi uygulayabilirsin. Sade bir konu belirle, kadrajı ve tuval boyutunu sabitle, her çalışmaya aynı kısa süreyi ayır ve farklı saatlerde ya da günlerde aynı yere dön. Konunun sıradanlığı bir engel değil, bir avantajdır: dikkatini konudan ışığa taşır.
Günün saatleri ışığı nasıl değiştirir?
Işığın rengi (colour of light), güneşin yüksekliğine ve havanın durumuna göre gün boyunca değişir. Sabah erken saatlerde güneş alçaktır; ışık görece serin ya da hafif sarımsı, havada çoğu zaman bir pus vardır. Gölgeler uzun ve yumuşaktır, değer karşıtlığı düşüktür, uzaklıklar pusun içinde kaybolur. Renkler açık ve soluktur.
Öğle saatlerinde güneş yüksektir ve ışık beyaza yakın, serttir. Gölgeler kısa, keskin ve nesnelerin altına toplanmıştır; değer karşıtlığı en yüksek düzeydedir. Işık o kadar güçlüdür ki ışıklı yüzeylerde renkler soluklaşıp beyaza yaklaşabilir; gölgeler ise göğün mavi ışığıyla serin kalır. Öğle ışığı biçimleri düzleştirebilir, çünkü yüzeyler ışığı büyük ölçüde aynı açıdan alır.
Akşam saatlerinde güneş yeniden alçalır; ışık sarı, turuncu ve giderek kırmızıya çalan sıcak bir renk alır. Gölgeler uzar ve yere uzanır. Işıklı yüzeyler sıcak bir altın rengine bürünürken gölgeler, tersine, serin ve mavimsi ya da morumsu görünür. Güneş battıktan sonraki alacakaranlıkta ise doğrudan ışık kaybolur; bütün manzara gökyüzünün yumuşak ışığıyla aydınlanır, değerler sıkışır ve renkler hızla soluklaşır.
Tamamlayıcı gölge (complementary shadow), gölgelerin ışığın renginin tamamlayıcısına çalma eğilimidir. Sıcak, turuncu bir akşam ışığında gölgeler mavimsi ya da mor görünür; serin bir ışıkta ise gölgeler görece sıcak görünebilir. Bunun bir nedeni, gölgelerin doğrudan güneşi değil, gökyüzünün serin ışığını almasıdır; bir nedeni de gözün yan yana duran renklerin karşıtlığını güçlendirmesidir. Monet'nin yığınlarının gölgelerindeki mavi ve morlar, bu gözlemin yoğunlaştırılmış bir biçimidir.
Mevsimler paleti nasıl değiştirir?
Mevsim paleti (seasonal palette), bir mevsimin ışığına ve bitki örtüsüne özgü renklerin bütünüdür. İlkbaharda yapraklar açık, sarıya çalan yeşillerdir; ışık yumuşak, hava çoğu zaman nemli ve puslu olabilir. Yazın yeşiller koyulaşır ve maviye yaklaşır, güneş yüksektir, gölgeler kısa ve derindir. Sonbaharda yapraklar sarı, turuncu, kırmızı ve kahverengiye döner; güneş alçalır ve ışık daha sıcak, daha yatay bir açıyla gelir.
Kış, kendine özgü bir renk dersidir. Kar, ışığın rengini ve gökyüzünün rengini en açık biçimde gösteren yüzeydir. Güneş alan kar sıcak, kremsi ya da gül rengine çalan bir beyazdır; gölgedeki kar ise gökyüzünün mavisini alarak belirgin biçimde mavi ya da mor görünür. Kışın alçak güneşi gün boyunca uzun gölgeler bırakır ve bu gölgeler karın üzerinde net bir ritim kurar. Dizideki karlı yığın tabloları, kar üzerindeki bu sıcak ışık ile serin gölge karşıtlığını açıkça gösterir.
Bir resmin genel renk anahtarı (colour key), onun bütününe yayılan baskın renk sıcaklığı ve değer düzeyidir: sıcak ve açık bir sabah, serin ve koyu bir kış akşamı gibi. Bir seride her resim için anahtarı baştan belirlemek ve bütün renkleri bu anahtara göre karıştırmak, her resmin kendi saatini ve mevsimini tutarlı biçimde taşımasını sağlar. Paletine her resimde o ışığın rengini, örneğin akşam için biraz turuncu, öğle için biraz beyaz, küçük bir miktar karıştırmak, bu anahtarı bütün renklere yayar.
Işığın rengi, bir manzaradaki figürlerin tenini de dönüştürür. Sabahın serin ve soluk ışığında ten daha açık ve daha az doygun görünür; öğlenin sert ışığı yüzde keskin, kısa gölgeler bırakır; akşamın sıcak ışığı ise her tene turuncu ve altın bir parıltı verir. Açık bir tende akşam ışığı pembemsi turuncuya, koyu bir tende kızıla ve altına çalan zengin bir sıcaklığa dönüşebilir; her iki durumda da gölgeler serin ve mavimsi bir karşıtlıkla ayrılır. Aynı figürü farklı saatlerde boyamak, bir tenin tek bir sabit renk değil, ışığın o anki rengiyle birlikte değişen bir renk olduğunu gösterir.
Uygulama
- Malzeme: aynı boyutta dört küçük pano, sınırlı bir palet (beyaz, bir sarı, bir kırmızı, bir mavi, bir toprak rengi), iki fırça, bir kavanoz, bir bez. Bir gün içinde birkaç kısa oturum planla.
- Evinden görebildiğin sıradan bir motif belirle: bir ağaç, bir duvar, bir çatı ya da bir bahçe köşesi. Kadrajı bir kez belirle ve not et.
- Sabah, öğle ve akşam olmak üzere en az üç saatte, her seferinde yirmi dakikada aynı kadrajı boya. Her çalışmaya başlamadan önce paletine o saatin ışığına uyan bir anahtar rengi karıştır.
- Her çalışmada ışığın rengini, gölgelerin uzunluğunu ve yönünü, gölgelerin rengini ve değer karşıtlığını gözlemle ve çalışmanın arkasına saati yaz.
- Günün sonunda panoları yan yana koy ve hangisinin ışığının en sıcak, hangisinin gölgelerinin en mavi, hangisinin karşıtlığının en yüksek olduğunu karşılaştır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışHer saatte aynı renkleri kullanmak.
Işığın rengi gün boyunca değişir ve bütün renkleri etkiler. Her çalışmanın başında o saatin renk anahtarını belirle.
Yaygın yanlışGölgeleri yalnızca nesnenin renginin koyusuyla boyamak.
Gölgeler gökyüzünün ışığını ve ışığın tamamlayıcısını taşır. Sıcak ışıkta serin, serin ışıkta görece sıcak gölgeler ara.
Yaygın yanlışKarın gölgesini gri boyamak.
Gölgedeki kar gökyüzünün mavisini alır. Güneşli karı sıcak, gölgedeki karı serin bir mavi ya da morla ayır.
Kapanış
Monet aynı saman yığınını neden onlarca kez boyadı? Çünkü asıl konusu yığınlar değil, onların üzerine düşen ve sürekli değişen ışıktı: konu sabit kaldığında resimler arasındaki bütün fark ışıktan gelir. Sabahın pusu ve uzun yumuşak gölgeleri, öğlenin sert ve kısa gölgeleri, akşamın sıcak ışığı ve mor gölgeleri, alacakaranlığın sıkışan değerleri birbirinden farklıdır. Mevsimler de paleti değiştirir; kar, sıcak ışıkla serin gölgenin karşıtlığını en açık gösterir. Her resim için bir renk anahtarı seçmek, onun saatini ve mevsimini tutarlı kılar. Ödevde aynı manzarayı üç farklı saatte boyayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Seri çalışması | Series painting | Aynı konuyu aynı kadrajla, farklı ışık koşullarında birçok kez boyama |
| Işığın rengi | Colour of light | Güneşin yüksekliğine ve havaya göre gün boyunca serinden sıcağa değişen ışık rengi |
| Renk anahtarı | Colour key | Bir resmin bütününe yayılan baskın renk sıcaklığı ve değer düzeyi |
| Tamamlayıcı gölge | Complementary shadow | Gölgelerin ışığın renginin tamamlayıcısına çalma eğilimi; sıcak ışıkta serin gölge |
| Mevsim paleti | Seasonal palette | Bir mevsimin ışığına ve bitki örtüsüne özgü renklerin bütünü |
Ödev
Aynı manzarayı 3 farklı saatte boya.
- Kolayca dönebileceğin, basit bir konu içeren bir manzara seç ve kadrajı sabit bir işaretle not et.
- Aynı boyutta üç pano hazırla ve sabah, öğle ve akşam olmak üzere üç farklı saatte, her biri için aynı süreyi ayırarak aynı kadrajı boya.
- Her çalışmaya başlamadan önce o saatin renk anahtarını belirle ve paletindeki renklere küçük bir miktar ışığın rengini karıştır.
- Üç çalışmayı bir sıraya diz; her birinin altına ışığın rengini, gölgelerin rengini ve uzunluğunu, değer karşıtlığını kısa notlarla yaz.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Üç çalışmanın değer karşıtlıkları birbirinden farklı mı; öğle en yüksek, sabah ve akşam daha düşük mü?
- Teknik ve Malzeme: Her çalışma kendi renk anahtarını tutarlı biçimde taşıyor mu?
- Kompozisyon: Kadraj üç çalışmada da aynı kaldı mı; gölgelerin uzunluğu ve yönü doğru değişti mi?
- Üç saatten hangisinin ışığı seni en çok şaşırttı?
Kendini sına
1. Monet'nin saman yığını dizisinde asıl konu neydi?
- A) Saman yığınlarının biçimi.
- B) Yığınların üzerine düşen ve değişen ışık.
- C) Tarlanın sahibi.
- D) Giverny'deki evi.
2. Öğle saatlerinde gölgeler genellikle nasıldır?
- A) Uzun ve yumuşak.
- B) Hiç görünmez.
- C) Kısa, keskin ve nesnelerin altına toplanmış.
- D) Turuncu.
3. Sıcak bir akşam ışığında gölgeler hangi renge çalar?
- A) Mavimsi ya da mor.
- B) Parlak sarı.
- C) Siyah.
- D) Işıkla aynı turuncu.
4. Gölgedeki kar neden mavi görünür?
- A) Kar mavi olduğu için.
- B) Güneş ışığını yansıttığı için.
- C) Göz yanıldığı için.
- D) Gökyüzünün serin ışığını aldığı için.
5. Akşamın sıcak ışığı koyu bir tende nasıl görünebilir?
- A) Griye çalan soluk bir ton olarak.
- B) Kızıla ve altına çalan zengin bir sıcaklık olarak.
- C) Maviye çalan serin bir ton olarak.
- D) Hiç değişmeden.
Cevaplar
- B — Konu sabit kaldığında resimler arasındaki bütün farklar ışıktan gelir; Monet bu farkları arıyordu.
- C — Güneş yüksekken ışık dik gelir; gölgeler kısalır ve keskinleşir.
- A — Gölgeler gökyüzünün serin ışığını alır ve ışığın tamamlayıcısına çalar.
- D — Güneşi görmeyen kar, gökyüzünün mavi ışığıyla aydınlanır.
- B — Sıcak ışık koyu tenin kendi sıcak alt tonlarıyla birleşerek zengin bir parıltı verir.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: aynı ağacın sabah, öğle ve akşam çekilmiş üç görüntüsü; gölgelerin uzunluğu ve rengi.
- Özgün fotoğraf: güneşli ve gölgeli kar; sıcak beyaz ve mavi gölge.
- Özgün fotoğraf: aynı figürün yüzü sabah, öğle ve akşam ışığında; farklı ten renklerinde.
Sonraki derse köprü
Alacakaranlıkta doğrudan ışık kaybolur, değerler sıkışır ve renkler solar. Sonraki derste bu sınırın ötesine, gecenin kendisine geçiyoruz: güneşin olmadığı, ışığın sokak lambalarından, pencerelerden ve aydan geldiği bir manzarayı boyamanın mümkün olup olmadığını soruyoruz.