Öğrenme hedefi
Durgun suyu, dalgayı ve denizin ışığını renkle boyayabileceksin. Suyun renginin gökyüzünden, dipten ve bakış açısından nasıl geldiğini açıklayabilecek; bir dalgayı kabarma, tepe, kırılma ve köpük olarak anatomisine ayırabilecek; ışığın bir dalganın ince tepesinden geçerek oluşturduğu saydam rengi ve güneşin denizde bıraktığı parıltı yolunu gözlemleyebilecek ve hareket hâlindeki bir denizin tek bir anını, suyun hareket yönünü izleyen fırça darbeleriyle kurabileceksin.
Kanca
Bir dalga tuvalde nasıl dondurulur?
Bir dalga hiçbir an aynı kalmaz. Yükselir, incelir, tepesi kıvrılır, kırılır, köpüğe dönüşür ve kaybolur; bütün bunlar birkaç saniyede olur. Bir fotoğraf bu anlardan birini dondurabilir. Ama bir ressam dalgayı saniyelerce değil, saatlerce, hatta günlerce boyar. Dalgaya bakarak onu boyamak mümkün değilse, ressamlar bu anı nasıl yakaladı?
Bağlam
Rus ressam İvan Ayvazovski'nin 1850 tarihli Dokuzuncu Dalga'sı, Sankt-Peterburg'daki Devlet Rus Müzesi'ndedir: tuval üzerine yağlı boya, 221 × 332 santimetre. Bir gece fırtınasının ardından, bir gemi enkazının parçalarına tutunan bir grup insan, gün doğumunun ya da batımının sıcak ışığı altında devasa dalgalarla yüz yüzedir. Resim, ressamın en tanınmış eseri olarak anılır.
Tabloya bakınca önce dalgaların büyük kütlelerini ve nereye doğru aktıklarını izle: ilerleyen, kabaran ve kırılan bir su. Sonra ışığı ara: güneşin sıcak ışığının dalgaların ince tepelerinden geçerek yeşilimsi, saydam bir renk kazandığı yerler ve köpüğün ışık aldığı parlak kenarlar. Ayvazovski'nin denizlerini büyük ölçüde bellekten ve atölyede kurduğu anlatılır; bu, kancadaki sorunun bir yanıtını önerir: bir dalga, tek bir anın kopyası olarak değil, çok sayıda gözlemden çıkarılmış bir anlayışla dondurulur.
Ana anlatım
Suyun rengi nereden gelir?
Durgun suda yansımaların nasıl yerleştiğini ve değerlerinin nasıl değiştiğini çizim derslerinde görmüştün. Renkle boyarken bir soru daha belirir: su hangi renktir? Su rengi (water colour), büyük ölçüde üç kaynaktan gelir. Suyun yüzeyi gökyüzünü ve çevresini yansıtır; suyun kendisi, derinleştikçe hafif mavimsi ya da yeşilimsi bir renk alır; sığ ve berrak sularda ise dipteki kum, taş ya da yosun suyun içinden görünür.
Bu kaynakların hangisinin ağır basacağı, bakış açısına bağlıdır. Suya yukarıdan, dik bir açıyla baktığında yüzeyin yansıttığı ışık azdır ve suyun içini, dibi daha çok görürsün. Suya yatık bir açıyla, uzaklara doğru baktığında ise yüzey bir ayna gibi davranır ve gökyüzünü yansıtır. Bu yüzden bir göl ya da deniz kıyısında, ayaklarının dibindeki su saydam ve dibin renginde, uzaktaki su ise gökyüzünün renginde görünebilir. Bu geçişi resimde kurmak, suyun derinliğini ve genişliğini anlatır.
Hareketli suda her dalgacık, yüzeyin küçük bir parçasını farklı bir açıya çevirir. Gökyüzüne bakan yüzeyler gökyüzünün açık rengini, bakıcıya ya da koyu bir kıyıya bakan yüzeyler ise daha koyu renkleri yansıtır. Deniz yüzeyi bu yüzden açık ve koyu küçük parçaların bir mozaiği olarak görünür; uzaklaştıkça bu parçalar küçülür ve birbirine karışarak daha düz bir renge dönüşür.
Bir dalga nasıl kurulur?
Bir dalgayı boyamanın ilk adımı, onun anatomisini anlamaktır. Dalga anatomisi (wave anatomy), bir dalganın kabarma, tepe, kırılma ve köpük olarak ayrılan bölümleridir. Kabarma, suyun yükselen, geniş, koyuca gövdesidir. Tepe, dalganın en yüksek noktasında incelen ve öne doğru kıvrılmaya başlayan bölümdür. Kırılma, tepenin devrilip aşağı düştüğü andır. Köpük ise kırılan suyun havayla karışıp beyazlaştığı bölgedir; kırılan dalganın önünde ve arkasında dağınık şeritler hâlinde yayılır.
Saydam dalga tepesi (translucent crest), dalganın incelen tepesinden güneş ışığının geçtiği bölgedir. Güneş dalganın arkasından ya da yanından geldiğinde, ince su katmanı bir cam gibi ışığı geçirir ve çoğu zaman canlı, açık bir yeşil ya da turkuaz bir renk alır. Dalganın geri kalanı daha koyu olduğu için bu saydam bölge, suyun içinden gelen bir ışık gibi parlar. Bu bölgeyi boyamak, dalgaya ağırlık kadar hafiflik ve ışık da verir.
Köpük (foam) beyaz görünse de saf beyaz değildir. Güneşe dönük köpük ılık bir krem, güneşten saklanan köpük ise göğün rengini alan soluk mavi-gri bir tondur. Köpüğü tek bir beyazla boyamak onu düz bir lekeye dönüştürür; köpüğün de bir ışıklı yüzü ve gölgeli yüzü olduğunu hatırlamak, ona hacim verir.
Dalgayı dondurmanın yolu, onu tek bir anın kopyası olarak değil, bir hareketin temsili olarak düşünmektir. Aynı tür dalgaları uzun süre izleyip onların tekrar eden biçimini, kabarmanın yüksekliğini, tepenin kıvrılışını, köpüğün yayılışını anlamak, sonra bu biçimi bir dalgada birleştirmek gerekir. Fırça darbelerini suyun hareket yönünde, kabarmanın eğimini ve tepenin kıvrılışını izleyerek sürmek, donmuş bir anı bile hareketli gösterir.
Denizin ışığı nasıl boyanır?
Güneş denizin üzerindeyken, su yüzeyindeki sayısız dalgacık güneşi farklı noktalardan yansıtır ve güneşten izleyiciye doğru uzanan parlak bir yol oluşturur. Buna parıltı yolu (glitter path) diyebiliriz. Bu yol, güneşin tam altından başlayıp bakıcıya doğru genişleyen, küçük, keskin ve çok parlak noktalardan oluşan bir şerittir. Yolun dışında kalan deniz ise daha koyudur, çünkü o bölgedeki dalgacıklar güneşi değil, gökyüzünü yansıtır.
Parıltı yolunu boyarken önce denizin genel rengini ve değerini kurar, yolu en sona, kalın ve açık küçük dokunuşlarla eklersin. Bu dokunuşları bakıcıya yakın bölgede daha büyük ve seyrek, ufka yakın bölgede daha küçük ve sık yapmak, perspektifi de anlatır. Yolun en parlak noktalarını saf beyaz yerine güneşin rengiyle hafifçe tonlamak, sabah ya da akşam ışığının sıcaklığını korur.
Ufuk çizgisinin çevresinde deniz ve gökyüzü birbirine yaklaşır. Açık bir günde ufuktaki deniz şeridi genellikle üstündeki göğe göre bir ton koyu kalır; puslu bir günde ise ikisi neredeyse birbirine karışır. Bu çizginin netliğini gözlemlemek, havanın durumunu da anlatır.
Denizin rengi derinliğe ve dibe göre de bölgelere ayrılır. Kumlu bir dibin üzerindeki sığ su çoğu zaman açık bir turkuaz, yosunlu ya da kayalık bir dibin üzerindeki su daha koyu bir yeşil, derin açık deniz ise koyu bir lacivert olarak görünebilir. Bu bölgeler arasındaki sınırlar yumuşaktır ve dalgaların hareketiyle titreşir. Kıyıdan açığa doğru bu renk bantlarını yatay, yumuşak geçişlerle kurmak, denizin derinliğini anlatmanın bir yoludur.
Su kenarında bulunan bir figür, suyun ışığını teninde de taşır. Sudan yansıyan ışık, bir yüzü ya da bir kolu alttan aydınlatır: çenenin altı, burnun altı, kaşların altı gibi normalde gölgede kalan yerler açık ve hafif titreşen bir ışık alır. Açık bir tende bu alttan gelen ışık serin, mavimsi bir parlaklık olarak, koyu bir tende ise çene ve elmacık kemiğinin altında belirgin, açık ve serin bir yansıma olarak görünür. Islak ten ise yüzeyindeki su katmanı nedeniyle daha parlak, parlamaları daha keskin ve rengi biraz daha koyu ve doygun görünür. Bir sahil sahnesinde figürleri boyarken bu ışık ve ıslaklık, onları suyla aynı ortama bağlar.
Uygulama
- Gerekenler: iki mavi (ultramarin ve daha açık, yeşile çalan bir mavi), bir yeşil ya da sarı-mavi karışımı, yanık sienna, beyaz, astarlı bir karton, iki fırça, palet bıçağı. Mümkünse bir deniz ya da göl kıyısı; değilse dalga fotoğrafları. Kırk beş dakika ayır.
- Kartonun bir köşesinde su rengi şeridi yap: yakın, saydam, dibi görünen bir su (kum rengi ve hafif yeşil); orta mesafede su; uzakta gökyüzünü yansıtan su. Üç rengi yatay bantlar hâlinde yan yana koy.
- Bir dalgayı önce küçük bir eskizle anatomisine ayır: kabarma, tepe, kırılma, köpük; hareket yönünü bir okla işaretle.
- Dalgayı boya: önce kabarmanın koyu gövdesini hareket yönünde darbelerle, sonra ince tepeyi açık, saydam bir yeşil ya da turkuazla, sonra köpüğün ışıklı ve gölgeli yüzlerini ayrı tonlarla.
- Kartonun kalan bölümüne ufuk çizgisi olan küçük bir deniz boya ve güneşten bakıcıya uzanan bir parıltı yolunu en son, küçük ve kalın açık dokunuşlarla ekle.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışSuyu tek bir mavi olarak boyamak.
Suyun rengi gökyüzünden, dipten ve bakış açısından gelir. Yakında saydam ve dibin renginde, uzakta gökyüzünün renginde bir geçiş kur.
Yaygın yanlışKöpüğü saf beyazla düz boyamak.
Köpüğün de ışıklı ve gölgeli yüzleri vardır. Işıkta sıcak, gölgede serin bir griyle hacim ver.
Yaygın yanlışDalgaya hareket yönüne ters fırça darbeleri vurmak.
Darbeler suyun akışıyla çelişince dalga donuk görünür. Fırçayı kabarmanın eğimini ve tepenin kıvrılışını izleyerek sür.
Kapanış
Bir dalga tuvalde nasıl dondurulur? Tek bir anın kopyası olarak değil, çok sayıda gözlemden çıkarılmış bir anlayışla: kabarma, tepe, kırılma ve köpükten oluşan anatomisini bilerek ve fırça darbelerini hareket yönünde sürerek. Suyun rengi gökyüzünden, dipten ve bakış açısından gelir; yakında saydam, uzakta gökyüzünün aynasıdır. Işık bir dalganın ince tepesinden geçtiğinde saydam bir yeşil verir, köpüğün ışıklı ve gölgeli yüzleri vardır, güneş denizde bakıcıya uzanan bir parıltı yolu çizer. Ayvazovski'nin Dokuzuncu Dalga'sı bu öğelerin bir fırtınanın ardından nasıl bir araya geldiğini gösterir. Ödevde bir deniz manzarası eskizi yapacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Su rengi | Water colour | Suyun gökyüzünden, dipten ve suyun kendisinden gelen, bakış açısına göre değişen rengi |
| Dalga anatomisi | Wave anatomy | Bir dalganın kabarma, tepe, kırılma ve köpük olarak ayrılan bölümleri |
| Saydam dalga tepesi | Translucent crest | Dalganın incelen tepesinden ışığın geçtiği, çoğu zaman yeşil ya da turkuaz parlayan bölge |
| Köpük | Foam | Kırılan suyun havayla karışıp beyazlaştığı, ışıklı ve gölgeli yüzleri olan bölge |
| Parıltı yolu | Glitter path | Güneşin denizdeki dalgacıklarda yansıyarak bakıcıya doğru uzanan parlak noktalardan oluşan şerit |
Ödev
Bir deniz manzarası eskizi yap.
- Bir deniz ya da göl kıyısında, değilse iyi bir fotoğraf dizisinden bir kıyı ve en az bir belirgin dalga içeren bir kadraj seç.
- Dalgaları birkaç dakika izle ve tekrar eden biçimlerini, kabarmanın yüksekliğini ve köpüğün yayılışını küçük eskizlerle not et.
- Denizi yakından uzağa doğru bir renk geçişiyle kur; bir dalgayı anatomisine göre, hareket yönündeki darbelerle boya; köpüğü ışıklı ve gölgeli yüzleriyle ekle.
- Güneş görünüyorsa bir parıltı yolu, görünmüyorsa gökyüzünü yansıtan yüzeyleri ekle; eskizin altına hareket yönünü ve güneşin konumunu not et.
Kendini değerlendir
- Değer (Ton): Deniz yakından uzağa değer olarak geçiş yapıyor mu; köpük ve parıltılar en açık değerler mi?
- Teknik ve Malzeme: Fırça darbeleri suyun hareket yönünü izliyor mu; saydam tepe ve köpük ayrı tonlarla mı boyandı?
- Kompozisyon: Ufuk çizgisi ve dalganın yerleşimi resme bir hareket yönü veriyor mu?
- Dalgayı gözlemlerken hangi biçimin tekrar ettiğini fark ettin?
Kendini sına
1. Suya yatık bir açıyla, uzaklara bakıldığında su genellikle neyin rengini taşır?
- A) Dipteki kumun.
- B) Gökyüzünün.
- C) Suyun kendi siyah renginin.
- D) Güneşin.
2. Dalga anatomisinde «kırılma» neyi anlatır?
- A) Suyun yükselen geniş gövdesini.
- B) Köpüğün yayılmasını.
- C) Tepenin devrilip aşağı düştüğü anı.
- D) Suyun durgun hâlini.
3. Dalganın ince tepesi neden yeşil ya da turkuaz parlayabilir?
- A) Işık ince su katmanından geçtiği için.
- B) Tepede yosun olduğu için.
- C) Tepe her zaman gökyüzünü yansıttığı için.
- D) Boya kuruduğu için.
4. Parıltı yolu nasıl boyanmalıdır?
- A) İlk olarak, geniş bir beyaz şeritle.
- B) Hiç boyanmamalıdır.
- C) Koyu bir renkle.
- D) En son, küçük ve kalın açık dokunuşlarla; yakında büyük ve seyrek, uzakta küçük ve sık.
5. Su kenarındaki koyu tenli bir yüzde sudan yansıyan ışık nerede görünebilir?
- A) Yalnızca alnın üstünde.
- B) Çene ve elmacık kemiğinin altında belirgin, açık ve serin bir yansıma olarak.
- C) Hiçbir yerde.
- D) Yalnızca saçta.
Cevaplar
- B — Yatık açıda su yüzeyi bir ayna gibi davranır ve gökyüzünü yansıtır.
- C — Tepe incelip öne kıvrıldıktan sonra devrilir; bu an kırılmadır.
- A — İnce su katmanı ışığı geçirir; kalın kabarmadan daha açık ve renkli görünür.
- D — Parıltılar resmin en parlak noktalarıdır ve perspektife göre ufka doğru küçülür.
- B — Su alttan ışık verir; normalde gölgede kalan yüzeyler aydınlanır.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: bir göl kıyısında ayak dibinde saydam, uzakta gökyüzünü yansıtan su.
- Özgün fotoğraf: bir dalganın kabarma, tepe, kırılma ve köpük anları ardışık olarak.
- Özgün fotoğraf: güneşten bakıcıya uzanan bir parıltı yolu ve dışında kalan koyu deniz.
Sonraki derse köprü
Denizin ışığı, güneşin konumuna ve günün saatine göre sürekli değişir: sabahın serin parıltısı, öğlenin sert ışığı, akşamın sıcak yolu. Sonraki derste bu değişimin kendisini konu ediyoruz ve aynı yeri farklı saatlerde ve mevsimlerde boyamanın ne öğrettiğini görüyoruz.