Öğrenme hedefi
Guajla, üç ile beş renklik sınırlı bir paletle ve düz renk alanlarıyla, bir afiş diliyle konuşan bir illüstrasyonu baştan sona tamamlayabileceksin. Bir fikri güçlü bir siluete indirgeyebilecek, uzaktan okunacak bir figür-zemin düzeni kurabilecek, renklerini önceden karıştırıp saklayarak tutarlı düz alanlar boyayabilecek, çalışmayı zeminden ön plana doğru bir sırayla ilerletebilecek ve bitmiş illüstrasyonun birkaç metre uzaktan okunup okunmadığını sınayabileceksin.
Kanca
Bir poster estetiğini guajla yakalamak.
Bir sokakta yürürken bir duvardaki afiş, birkaç saniye içinde dikkatini çeker ve sana bir şey söyler. Yakından bakacak, ayrıntıları inceleyecek zamanın yoktur; afiş bunu bilir. Bu yüzden onu okutan şey ayrıntı değil, büyük bir biçim, birkaç güçlü renk ve açık bir karşıtlıktır. Bir önceki derste guajla düz ve yoğun renk alanları boyamayı öğrendik. Bu projede o alanları bir araya getirip, bir afişin uzaktan okunan dilini konuşan bir illüstrasyon kuracağız. Soru, bir fikri, bir yeri ya da bir karakteri en az renkle ve en az ayrıntıyla nasıl anlatacağımızdır.
Bağlam
Fransız ressam Henri de Toulouse-Lautrec, 1891'de Paris'teki Moulin Rouge dans salonu için ilk afişini tasarladı: Moulin Rouge: La Goulue. Bu bir guaj değil, renkli bir litografidir, yani taşa çizilip birkaç renkle basılmış bir baskıdır; muhtemelen yaklaşık üç bin kopya basılmıştır ve o kadar büyüktür ki üç ayrı kâğıda basılması gerekmiştir. New York'taki MoMA, bu afişin bir kopyasını koleksiyonunda saklar.
Afişin dili, bu projenin konusudur. Ortada dans eden La Goulue'nun kabarık etekleri, basılmamış kâğıdın beyazıyla, tek bir büyük açık biçim olarak kurulmuştur. Onu çevreleyen kalabalık, arka planda simsiyah, düz siluetlerden oluşan bir şerittir. Ön planda dans partnerinin mor-gri silueti, resmin kenarından içeri doğru kesilir. Az sayıda renk, geniş düz alanlar, güçlü siluetler ve cesur bir kırpma, afişin uzaktan bir bakışta okunmasını sağlar. MoMA'nın açıklamasına göre bu düzleştirilmiş mekân, cesur kırpmalar ve biçimi düzleştiren konturlar, Toulouse-Lautrec'in Japon ağaç baskılarına ve Degas'nın resimlerine olan ilgisini yansıtır. Guaj, düz ve mat alanları sayesinde aynı dili elle boyamak için elverişli bir boyadır.
Ana anlatım
Afiş dili nedir?
Afiş dili, bir görüntünün kısa sürede ve uzaktan okunmasını amaçlayan bir anlatım biçimidir. Bu dilin ilk öğesi siluettir. Bir figürün ya da nesnenin iç ayrıntıları kaldırıldığında geriye kalan dış biçimi, onu tanımak için yeterliyse, siluet güçlüdür. Kolları gövdeden ayrılmış, hareketi açık bir figür, kolları gövdesine yapışık, hareketsiz bir figürden çok daha kolay okunur. Toulouse-Lautrec'in kalabalığı tam da bu yüzden okunur: şapkalar, profiller ve omuzlar, siyah bir şeridin içinde bile tanınabilir.
İkinci öğe sınırlı renktir. Az sayıda renk, her birinin daha güçlü görünmesini ve görüntünün bütünlüklü olmasını sağlar. 3.1'deki renk uyumu derslerinde gördüğümüz baskın, destek ve vurgu renkleri burada özellikle işe yarar: bir renk zeminin büyük bölümünü kaplar, ikincisi figürü taşır, üçüncüsü küçük ama güçlü bir vurgu olarak gözü odağa çeker.
Üçüncü öğe figür ile zemin arasındaki karşıtlıktır. Figür açıksa zemin koyu, figür koyuysa zemin açık olmalıdır; iki alan arasındaki değer farkı, renk farkından daha çok iş görür. Dördüncü öğe cesur kırpmadır: figürün bir kısmını kâğıdın kenarında kesmek ya da ön plana büyük bir biçimi yaklaştırmak, görüntüye hareket ve derinlik katar. Afiş dilinde boşluk da bir biçimdir. Figürün çevresinde kalan ve genellikle negatif alan (negative space) denen zemin parçaları, kendi başına okunabilir şekiller oluşturur. Toulouse-Lautrec'in beyaz etekleri, bir anlamda böyle bir boşluktur: basılmamış kâğıt, resmin en güçlü biçimine dönüşür. İllüstrasyonunu tasarlarken yalnızca figürün değil, onun çevresinde kalan zemin parçalarının da ilginç ve dengeli şekiller oluşturup oluşturmadığına bak.
Son olarak, bir afişte çoğu zaman bir yazı ya da başlık için boş bırakılmış bir alan bulunur; bu projede yazı yazmasak da böyle bir alanı düşünmek kompozisyonu dengelemeye yardım eder.
Tasarım nasıl planlanır?
Bir guaj illüstrasyonu, boyamaya başlamadan önce büyük ölçüde tasarlanır. İlk adım bir konu seçmektir: bir yer, bir mevsim, bir etkinlik, bir hayvan ya da bir karakter. Konuyu tek bir cümleyle söyleyebiliyorsan, örneğin «yaz akşamı bir iskelede balık tutan biri», tasarım daha odaklı olur.
Sonra fikri küçük kutucuklarda sınamaya geç. Kâğıdına birkaç santimetrelik dikdörtgenler çiz ve her birinde konunun farklı bir düzenini dene: figür yakın ya da uzak, merkezde ya da kenarda, ufuk yüksek ya da alçak. Sonra en iyi iki eskizi yalnızca siyahla doldurarak bir siluet sınaması yap. Siyah bir leke olarak bile konunun anlaşılıp anlaşılmadığına bak. Anlaşılmıyorsa, figürün duruşunu, bakış açısını ya da kırpmayı değiştir.
Üçüncü adım değer ve renk planıdır. Seçtiğin eskizi önce yalnızca iki ya da üç değerle, açık, orta ve koyu olarak yeniden boya; figür ile zeminin değerce ayrıldığından emin ol. Ardından paletini seç: üç ile beş renk, beyaz ve siyah bunlara dahil ya da hariç. Her değer bölgesine hangi rengin gideceğine karar ver ve bunu küçük bir renk eskiziyle dene.
Son hazırlık karışımlardır. Sınırlı bir paletle düz alanlar boyarken, aynı rengin farklı yerlerde birebir aynı görünmesi gerekir. Bu yüzden her rengi, bütün illüstrasyona yetecek miktarda önceden karıştırıp küçük kapaklı kaplarda sakla. Böylece kuruma kayması ve yarı yolda farklı çıkan karışımlar sorun olmaktan çıkar.
Boyama hangi sırayla ilerler?
Tasarımı büyük kâğıda aktarırken, yalnızca biçimlerin dış hatlarını hafif bir kurşun kalemle çiz; guaj örtücü olduğu için kurşun kalem çizgileri çoğu zaman altta kalır. Bir eskizi büyütmek için kare ızgara yöntemini ya da bir ışıklı masayı kullanabilirsin.
Boyama genellikle en büyük ve en arkadaki alandan başlar: gökyüzü, duvar ya da düz bir zemin. Bu geniş alanı ilk sürmek, sonraki biçimlerin kenarlarını onun üzerine temiz biçimde kesmeyi kolaylaştırır. Ardından orta plandaki büyük biçimler, sonra figür ve ön plan gelir. Her alanı bir öncekinin kurumasını bekleyerek boya; ıslak bir alanın kenarına dokunan yeni bir renk, iki rengi karıştırır ve kenarı bulanıklaştırır.
Kenarların keskinliği, afiş dilinin önemli bir parçasıdır. Biçimlerin kenarlarını, fırçanın ucuyla sınırdan içeri doğru çekerek kes. Çok düz ve uzun kenarlar için, boyanın altına sızmasını önlemek amacıyla kenarı iyice bastırılmış düşük yapışkanlı bir bant kullanabilirsin. Bir alan ilk katta örtmediyse, ikinci ince katmanı kuruduktan sonra tek bir hafif geçişle sür.
Figürlerin tenleri de bu sırayla, sınırlı paletin içinden kurulur. Paletinde ten için ayrı bir renk yoksa, paletteki renklerin karışımlarından her figür için bir ten tonu hazırla. Afiş dili sadeleştirmeye dayanır, ama bu sadeleştirme yüz hatlarını ya da bedenleri abartarak bir kalıba sokmak anlamına gelmemelidir. Farklı tenlerden figürleri düz renk alanlarıyla verirken, her birinin tenini kendi değerinde ve sıcaklığında tutmak, hem daha doğru hem de daha saygılı bir sadeleştirmedir.
Son dokunuşlar ve bitirme nasıl yapılır?
Ana renk alanları bittikten sonra, illüstrasyona birkaç son dokunuş eklenebilir. Bazı biçimlerin çevresine ince bir kontur çekmek, afiş dilinde onları zeminden daha belirgin ayırır; bunu koyu bir guajla ince bir fırçayla ya da suya dayanıklı bir mürekkeple yapabilirsin. Ama konturu her biçime eklemek, görüntüyü kalabalıklaştırır; yalnızca okunurluğu artıracağı yerlerde kullan.
Ayrıntılar az ve seçici olmalıdır. Bir yüzde bir göz çizgisi, bir pencerede bir ışık, bir suda birkaç yatay parıltı, görüntünün geri kalanıyla aynı düz ve sade dilde eklenirse güçlenir. Guajın örtücülüğü sayesinde bu ayrıntılar açık renklerle koyu alanların üzerine rahatça konabilir.
Bitirmeden önce uzaktan okuma testi yap. İllüstrasyonu bir duvara as ve odanın öbür ucundan bak; ya da telefonunla fotoğrafını çekip ekranda çok küçük boyutta gör. Konu bir bakışta anlaşılıyor mu? Figür zeminden ayrılıyor mu? Göz önce istediğin yere mi gidiyor? Bu sorulardan birinin cevabı olumsuzsa, sorunu genellikle bir alanın değerini ya da rengini değiştirerek çözebilirsin; guaj kuru alanların üzerine yeniden boyamaya izin verir.
Son olarak, çalışmanın aşamalarını fotoğraflarla kaydet: küçük eskizler, siluet sınaması, renk eskizi ve bitmiş illüstrasyon. Bu kayıtlar, Seviye 3'ün sonundaki projede aynı konuyu başka bir teknikle yeniden ele alırken sana yol gösterebilir.
Uygulama
- Malzeme: guaj boyalar, planlamada seçeceğin üç–beş renk ve beyaz, en az A4 ölçüsünde bir karton, farklı boylarda yassı ve yuvarlak fırçalar, etiketlenecek birkaç küçük kavanoz, maskeleme bandı, bir cetvel. Yarım günlük bir çalışma; iki oturuma bölmek rahatlatır.
- Planlama, yaklaşık kırk dakika: konunu tek bir cümleyle yaz, en az altı küçük eskiz çiz, en iyi ikisini siyah siluet olarak doldur ve birini seç. Seçilen eskizin üç değerli ve renkli birer küçük hâlini hazırla.
- Karışımlar ve aktarım, yaklaşık yarım saat: her rengi bütün illüstrasyona yetecek miktarda karıştırıp kaplarda sakla; tasarımın dış hatlarını büyük kâğıda hafifçe aktar.
- Geniş alanlar, yaklaşık bir saat: en arkadaki ve en büyük alanı boya; kuruduktan sonra orta plandaki büyük biçimleri ekle. Kenarları içeri doğru kes ya da bantla sınırla.
- Figür ve ön plan, bir saate yakın: figürleri ve ön plandaki biçimleri düz alanlarla boya; tenleri paletin karışımlarından, her figür için kendi değerinde hazırla.
- Son dokunuşlar, yaklaşık yarım saat: seçili yerlere ince kontur ve birkaç açık ayrıntı ekle.
- Uzaktan okuma testi: illüstrasyonu odanın öbür ucundan ve küçültülmüş bir fotoğrafta kontrol et; gerekiyorsa bir alanın değerini ya da rengini düzelt ve bitmiş illüstrasyonun fotoğrafını çek.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışÇok fazla ayrıntı eklemek.
Afiş dili uzaktan okunmaya dayanır; ayrıntı çoğaldıkça ana biçim kaybolur. Siluet sınamasından geçen büyük biçimleri koru, ayrıntıyı seçerek ekle.
Yaygın yanlışFigür ile zemini aynı değerde boyamak.
Renkleri farklı olsa bile değerleri yakınsa figür zemine karışır. Figür ile zemin arasında belirgin bir açık-koyu farkı kur.
Yaygın yanlışRenkleri yarı yolda yeniden karıştırmak.
Aynı renk farklı yerlerde farklı görünür ve düz alanlar tutarsızlaşır. Bütün renkleri baştan yeterli miktarda karıştırıp sakla.
Kapanış
Bir poster estetiğini guajla yakalamak, bir fikri en az renkle ve en az ayrıntıyla, uzaktan bir bakışta okunacak biçimde anlatmaktır. Bunun yolu, siluet sınamasından geçen güçlü biçimlerden, üç ile beş renklik sınırlı bir paletten, figür ile zemin arasındaki belirgin değer farkından ve cesur bir kırpmadan geçer. Renkler önceden karıştırılıp saklanır, alanlar en arkadan öne doğru düz ve keskin kenarlarla boyanır, ayrıntılar en son ve seçerek eklenir. Toulouse-Lautrec'in dans salonu afişi, başka bir teknikle yapılmış olsa da, aynı dilin bir görüntüyü bir bakışta nasıl akılda kalıcı kılabildiğini gösterir.
Ödevde guaj illüstrasyonunu tamamlayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Afiş dili | Poster language | Bir görüntünün kısa sürede ve uzaktan okunmasını amaçlayan, siluet, düz renk ve karşıtlığa dayanan anlatım biçimi |
| Siluet okunurluğu | Silhouette readability | Bir biçimin iç ayrıntıları olmadan, yalnızca dış hattıyla tanınabilmesi |
| Sınırlı palet | Limited palette | Üç–beş renkle yetinerek görüntüye bütünlük kazandıran seçim |
| Figür-zemin karşıtlığı | Figure-ground contrast | Figür ile arka plan arasında, renkten çok değerle kurulan belirgin ayrım |
| Uzaktan okuma testi | Distance-reading test | Bitmiş görüntünün birkaç metre uzaktan ya da küçültülmüş bir fotoğrafta okunup okunmadığını sınama |
Ödev
Guaj illüstrasyonunu tamamla.
- Bir konu seç ve onu tek bir cümleyle yaz; bir afiş için boş bir başlık alanı da düşün.
- Hazırlık aşamalarının hepsini, kutucuk eskizlerden renk denemesine kadar, ayrı bir sayfada sakla.
- İllüstrasyonu en fazla beş renkle, bu dersteki sırayla, düz alanlarla boya.
- Bitmiş illüstrasyonu uzaktan okuma testinden geçir ve yanına, figürlerinin tenlerini sınırlı paletle nasıl kurduğunu ve bir sonraki çalışmanda neyi değiştireceğini anlatan kısa bir not ekle.
Kendini değerlendir
- Kompozisyon: Konu uzaktan bir bakışta okunuyor mu; figür zeminden belirgin biçimde ayrılıyor mu?
- Değer (Ton): Figür ile zemin arasında güçlü bir açık-koyu farkı var mı?
- Teknik ve Malzeme: Düz alanlar eşit ve lekesiz mi; kenarlar keskin mi?
- Bitmişlik ve Sunum: Hazırlık aşamaları ve bitmiş illüstrasyon düzenli biçimde kaydedildi mi?
Kendini sına
1. Afiş dilinde bir siluetin güçlü olduğu nasıl anlaşılır?
- A) İç ayrıntılar kaldırıldığında bile biçim tanınabiliyorsa.
- B) Çok renkliyse.
- C) Çok küçükse.
- D) Ayrıntılı gölgelendirilmişse.
2. Figür ile zemini ayırmada renkten çok ne iş görür?
- A) Fırça boyutu.
- B) Kâğıt türü.
- C) Değer farkı.
- D) Kontur kalınlığı.
3. Sınırlı paletli bir guaj illüstrasyonda renkler neden önceden karıştırılıp saklanır?
- A) Boyadan tasarruf etmek için.
- B) Aynı rengin farklı yerlerde birebir aynı görünmesi için.
- C) Renklerin daha çabuk kuruması için.
- D) Renklerin karışması için.
4. Toulouse-Lautrec'in Moulin Rouge: La Goulue afişi hangi teknikle yapılmıştır?
- A) Guaj.
- B) Yağlı boya.
- C) Suluboya.
- D) Renkli litografi.
5. Uzaktan okuma testi neyi sınar?
- A) Konunun bir bakışta anlaşılıp anlaşılmadığını ve figürün zeminden ayrılıp ayrılmadığını.
- B) Boyanın kuruyup kurumadığını.
- C) Kâğıdın kalınlığını.
- D) Fırçaların temizliğini.
Cevaplar
- A — Siyah bir leke olarak bile tanınan biçim, uzaktan da okunur.
- C — Renkleri farklı ama değerleri yakın iki alan birbirine karışır.
- B — Kuruma kayması ve yeni karışımlar düz alanları tutarsızlaştırabilir.
- D — Afiş taşa çizilip birkaç renkle basılmış bir baskıdır; guaj değildir.
- A — Sorun varsa bir alanın değeri ya da rengi değiştirilerek çözülür.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: bir konunun altı küçük eskizi ve en iyi ikisinin siyah siluet sınaması.
- Özgün fotoğraf: önceden karıştırılmış beş rengin etiketli kapaklı kapları.
- Özgün fotoğraf: bitmiş illüstrasyonun yakından ve telefon ekranında küçültülmüş hâli yan yana.
Sonraki derse köprü
Guaj modülü, düz renklerin ve güçlü siluetlerin dilini kullanan bir illüstrasyonla kapanıyor. Sonraki modülde suyla inceltilen ama kuruduktan sonra bir daha çözülmeyen bir boyaya geçiyoruz: akriliğin neden sık sık yağlı boyayla karşılaştırıldığını ve bu karşılaştırmanın neyi doğru, neyi yanlış anlattığını soracağız.