Öğrenme hedefi
Kuru bir kâğıda ya da kurumuş bir boya katmanının üzerine sürülen suluboyanın keskin kenarlar ve belirgin biçimler verdiğini gösterebileceksin. Saydam katmanları üst üste koyarak derinlik ve renk zenginliği kurabilecek, katmanlar arasında neden tam kuruma beklemek gerektiğini açıklayabilecek, kâğıda işleyip kalkmayan boyayan pigmentleri ve kolayca kalkan pigmentleri ayırt edebilecek ve kuru fırça tekniğiyle doku ekleyebileceksin.
Kanca
Şeffaf katmanlar nasıl derinlik yaratır?
Renkli bir cam parçasını beyaz bir kâğıdın üzerine koy. Kâğıt o rengi alır. Üzerine başka renkte ikinci bir cam koy; iki camın üst üste bindiği yerde ne birinin ne ötekinin rengi görünür, ikisinin birlikte süzdüğü üçüncü, daha koyu bir renk belirir. Suluboya katmanları da böyle çalışır. Her katman bir önceki katmanın ışığını tamamen örtmez, onu biraz daha süzer ve değiştirir. Bu yüzden birkaç saydam katmanla boyanmış bir elma, tek bir kalın lekeyle boyanmış bir elmadan daha derin, daha zengin görünebilir. Ama aynı katmanlar yanlış anda ya da gereğinden fazla konduğunda, renk derinleşmek yerine bulanıklaşır.
Bağlam
New York'taki Morgan Kütüphanesi ve Müzesi, Fransız ressam Paul Cézanne'ın Armutlar ve Elmalarla Natürmort, Kapaklı Mavi Kavanoz ve Bir Şarap Şişesi adlı suluboyasını saklar. Yaprağın arka yüzünde Sainte-Victoire dağının bir eskizi bulunur. Müze bu yaprağın, Cézanne'ın yaptığı son üç suluboyadan biri olduğunun düşünüldüğünü belirtir.
Cézanne suluboyada çoğu zaman aynı yöntemle çalıştı: küçük, saydam renk lekelerini birbirinin üzerine, her birinin kurumasını bekleyerek yerleştirdi. Chicago Sanat Enstitüsü'nün Cézanne suluboyaları üzerine yaptığı incelemeler, üst üste binen saydam lekelerin açık renk kâğıdın üzerinde üçüncü, ışıklı bir renk oluşturduğunu, yoğun sürülmüş lekelerin ise kâğıdı tamamen örten opak bir katman verdiğini anlatır. Meyvelerin yuvarlaklığı, tek bir geçişle değil, bu kesişen ve üst üste binen katmanlarla kurulur.
Ana anlatım
Kuru kâğıtta boya nasıl davranır?
Islak üzerine kuru (wet-on-dry), ıslak bir boyanın kuru bir kâğıda ya da tamamen kurumuş bir boya katmanının üzerine sürülmesidir. Kâğıtta boyanın yayılabileceği bir su olmadığı için boya fırçanın bıraktığı yerde kalır. Sonuç, sert kenar (hard edge) denen keskin ve belirgin bir sınırdır.
Bu, 3.3.03'te gördüğümüz ıslak üzerine ıslak tekniğin tersidir. Islak kâğıtta biçimler birbirine akar; kuru kâğıtta biçimler ayrı durur. Bir yaprağın kenarı, bir pencerenin çerçevesi, bir binanın köşesi ya da bir gözün çizgisi gibi keskin ayrıntılar kuru kâğıtta boyanır. İyi bir suluboya çoğu zaman ikisini birlikte kullanır: yumuşak kenarlı geniş alanlar ıslakta, keskin ve önemli biçimler kuruda.
Sert ve yumuşak kenar arasındaki seçim, resimde nereye dikkat çekileceğine de karar verir. Keskin kenarlar göze çarpar ve öne çıkar; yumuşak kenarlar geri çekilir ve arka plana karışır. Bir resmin odak noktasında sert kenarları, çevresinde yumuşak kenarları kullanmak, izleyicinin gözünü yönlendirmenin bir yoludur.
Katmanlama nasıl derinlik kurar?
Katmanlama (layering), kurumuş bir suluboya katmanının üzerine yeni bir saydam katman sürmektir. Suluboya katmanları, kancadaki renkli camlar gibi, alttaki rengi örtmek yerine onu süzer. Sarı bir katmanın üzerine sürülen mavi bir katman, iki rengin palette karıştırılmasından doğan yeşilden farklı, daha ışıklı bir yeşil verebilir; çünkü ışık her iki katmandan ayrı ayrı geçer ve kâğıttan yansır.
Katmanlamanın en önemli kuralı sabırdır: bir sonraki katmana geçmeden önce alttaki katman tamamen kurumalıdır. Nemli bir katmanın üzerine sürülen boya, alttaki boyayı çözüp karıştırır ve kenarlarda geri akma lekeleri bırakabilir. Kâğıdın kuruyup kurumadığını anlamak için yüzeye yandan bakıp parlaklık kalıp kalmadığını kontrol edebilir ya da elinin sırtını kâğıda yaklaştırıp serinlik hissedip hissetmediğine bakabilirsin. Bir saç kurutma makinesi süreci hızlandırabilir, ama sıcak havayı yakından tutmak boyayı itip lekeler oluşturabilir.
Katmanlar genellikle açıktan koyuya doğru konur: önce en açık ve geniş katmanlar, sonra orta değerler, en son en koyu ve en küçük ayrıntılar. Katman sayısı arttıkça renk koyulaşır ama doygunluğu da düşebilir. Boyaların çıkarımsal karışımı burada da işbaşındadır (3.1.07): çok sayıda farklı rengin üst üste binmesi, rengi bulanık bir kahverengiye doğru çeker. Birkaç iyi seçilmiş katman, çok sayıda gelişigüzel katmandan daha derin bir sonuç verir.
Hangi pigmentler katmanlamaya uygundur?
Suluboya pigmentleri, kâğıda nasıl yapıştıklarına göre de farklı davranır. Bazıları çok ince öğütülmüştür ve kâğıdın liflerine işler; bunlara boyayan pigment (staining pigment) denir. Ftalo maviler ve bazı kinakridon kırmızıları bu gruptadır. Kuruduktan sonra üzerlerine ıslak bir katman sürüldüğünde yerlerinden oynamazlar; bu yüzden katmanlamanın alt katmanları için güvenilirdirler. Ama bir kez sürüldüklerinde kaldırılıp düzeltilmeleri çok zordur.
Başka pigmentler kâğıdın yüzeyinde durur ve ıslak bir fırçayla kolayca kaldırılabilir. Bu pigmentler, üzerine yeni bir katman sürüldüğünde biraz çözülüp karışabilir. Bu özellik, düzeltme yapmak ya da yumuşak ışıklar elde etmek için bir avantajdır; ama katmanlarken dikkatli ve az fırça darbesiyle çalışmayı gerektirir.
Işık haslığı ve opaklık dersinde tanıdığın örtücülük (3.2.03) burada önem kazanır. Opak ya da yarı opak bir pigment, üzerine konduğu katmanı büyük ölçüde örter ve kâğıdın ışığını keser. Katmanlamada saydam pigmentlerle çalışmak, alttaki katmanların ve kâğıdın ışığını korur. Cézanne'ın yaptığı gibi saydam ve opak pigmentleri bilinçli olarak birlikte kullanmak da mümkündür; opak bir leke, saydam katmanların arasında daha yoğun ve düz bir alan olarak öne çıkar.
Kuru fırça ve ayrıntılar nasıl eklenir?
Kuru fırça (dry brush), az boya taşıyan, neredeyse kuru bir fırçanın kâğıdın yüzeyinde hızla sürülmesidir. Fırça kâğıdın çukurlarına inmez, yalnızca tepelere boya bırakır. Sonuç, kırık, pürüzlü bir iz olur. Bu teknik, bir ağaç kabuğunun, eski bir tahtanın, bir kumaşın ya da suyun üzerinde parlayan ışığın dokusunu vermek için kullanılır. Soğuk pres ya da kaba kâğıtlar, dokuları yüzünden kuru fırçaya en iyi yanıt veren yüzeylerdir.
Ayrıntılar ve kuru fırça genellikle bir resmin son aşamasında eklenir. Bunları erken eklemek, sonraki katmanların onları örtmesine ya da bulanıklaştırmasına yol açabilir. En keskin çizgiler, en koyu gölgeler ve en belirgin dokular en sona bırakılır.
Tenler katmanlamanın en çok işe yaradığı konulardan biridir. Bir yüz çoğu zaman seyrek bir ilk katmanla başlar; gölgeler, yanakların sıcaklığı ve formun dönüşü birbiri üzerine binen saydam katmanlarla kurulur. Açık bir ten birkaç ince katmanla tamamlanabilir. Koyu bir tende ise derin ve ışıklı bir renk elde etmek için daha fazla sayıda saydam katman gerekebilir; her katman bir öncekinin ışığını koruyarak rengi derinleştirir. Bu katmanlarda sıcak ve serin renkleri dönüşümlü kullanmak, koyu tenin düz ve donuk bir kahverengiye dönmesini önler.
Uygulama
- Malzeme: bantlanmış bir suluboya kâğıdı, bir yuvarlak ve bir küçük uçlu fırça, saydam bir sarı, saydam bir kırmızı ve saydam bir mavi, mümkünse bir boyayan bir de kolayca kalkan pigment, su kapları ve bez. Konu olarak bir elma ya da armut. Süre bir saat.
- Nesnenin dış çizgisini hafifçe çiz. İlk katman olarak bütün nesneyi, ışık alan küçük bir alanı boş bırakarak, seyrek bir sarıyla boya ve tamamen kurut.
- İkinci katman olarak nesnenin gölge tarafına ve dönüşüne saydam bir kiremit kırmızısı sür; kenarını ışığa doğru yumuşat ya da sert bırak. Yeniden tamamen kurut.
- Üçüncü katman olarak en koyu gölgeleri ve masaya düşen gölgeyi saydam bir mavi ya da morla ekle. Katmanların kesiştiği yerlerde oluşan renklere bak.
- Son olarak küçük fırçayla sapı, bir leke ya da bir parıltının kenarı gibi keskin ayrıntıları kuru kâğıtta ekle; kuru fırçayla masanın dokusunu dene.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışAlttaki katman kurumadan yenisini sürmek.
Nemli katman çözülür, renkler bulanır ve geri akma lekeleri oluşur. Her katmandan sonra kâğıdın tamamen kurumasını bekle.
Yaygın yanlışÇok sayıda farklı rengi üst üste bindirmek.
Çıkarımsal karışım rengi bulanık bir kahverengiye çeker. Birkaç iyi seçilmiş saydam katmanla çalış.
Yaygın yanlışAyrıntıları en başta eklemek.
Sonraki katmanlar onları örter ve bulanıklaştırır. Keskin çizgileri ve en koyu değerleri en sona bırak.
Kapanış
Şeffaf katmanlar nasıl derinlik yaratır? Her saydam katman, alttaki rengi örtmek yerine onu süzer; ışık katmanlardan geçer, kâğıttan yansır ve kesişen katmanlarda yeni, ışıklı renkler doğar. Kuru kâğıtta boya fırçanın bıraktığı yerde kalır ve keskin kenarlar verir; katmanlar arasında tam kuruma beklemek, renkleri temiz tutar. Boyayan pigmentler alt katmanlar için güvenilir, kalkan pigmentler düzeltme için yararlıdır. Cézanne'ın son suluboyalarındaki meyveler, küçük saydam lekelerin üst üste binerek bir biçimi ve derinliği nasıl kurabildiğini gösterir.
Ödevde üç katmanlı bir nesne boyayacaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Islak üzerine kuru | Wet-on-dry | Islak boyanın kuru kâğıda ya da kurumuş bir katmanın üzerine sürülmesi |
| Sert kenar | Hard edge | Kuru kâğıtta boyanın yayılmadan bıraktığı keskin sınır |
| Katmanlama | Layering | Kurumuş bir suluboya katmanının üzerine yeni saydam bir katman sürme |
| Boyayan pigment | Staining pigment | Kâğıdın liflerine işleyen ve kuruduktan sonra kolayca kaldırılamayan pigment |
| Kuru fırça | Dry brush | Neredeyse kuru bir fırçayla kâğıdın yalnızca tepelerine boya bırakarak doku oluşturma |
Ödev
Üç katmanlı bir nesne boya.
- Basit bir nesne seç: bir meyve, bir fincan ya da bir taş; yandan gelen tek bir ışıkla aydınlat.
- Birinci katmanda nesnenin genel rengini ışık alanını boş bırakarak seyrek bir lavi olarak sür ve tamamen kurut.
- İkinci katmanda orta değerleri ve formun dönüşünü, üçüncü katmanda en koyu gölgeleri ve düşen gölgeyi ekle; her katmandan sonra kurut.
- Aynı katman sırasını, kâğıdın bir köşesinde küçük bir ten alanında dene: ilk katmandan sonra gölgeyi ve yanağın sıcaklığını iki ayrı saydam katmanla kur.
Kendini değerlendir
- Teknik ve Malzeme: Katmanlar arasında tam kuruma beklendi mi; renkler bulanmadan üst üste bindi mi?
- Değer (Ton): Üç katman açıktan koyuya belirgin bir değer düzeni kuruyor mu?
- Kenar ve Ayrıntı: Keskin kenarlar ve ayrıntılar odakta, yumuşak kenarlar çevrede mi?
- Katmanların kesiştiği yerlerde beklemediğin hangi renkler doğdu?
Kendini sına
1. Islak üzerine kuru tekniği ne tür kenarlar verir?
- A) Yumuşak ve akışkan.
- B) Keskin ve belirgin.
- C) Hiç kenar vermez.
- D) Yalnızca bulanık.
2. Katmanlamanın en önemli kuralı nedir?
- A) Bir sonraki katmandan önce alttaki katmanın tamamen kurumasını beklemek.
- B) Bütün katmanları aynı anda sürmek.
- C) Her katmanda siyah kullanmak.
- D) Katmanları ıslakken karıştırmak.
3. Boyayan pigment nedir?
- A) Kâğıdın yüzeyinde duran ve kolayca kalkan pigment.
- B) Opak bir beyaz pigment.
- C) Suda hiç çözünmeyen boya.
- D) Kâğıdın liflerine işleyen ve kuruduktan sonra zor kalkan pigment.
4. Çok sayıda farklı rengi üst üste bindirmek neden sorun yaratabilir?
- A) Renkler daha parlak olur.
- B) Kâğıt yırtılır.
- C) Çıkarımsal karışım rengi bulanık bir kahverengiye çeker.
- D) Katmanlar kurumaz.
5. Kuru fırça tekniği nasıl bir iz bırakır?
- A) Kâğıdın yalnızca tepelerine boya bırakan kırık, pürüzlü bir iz.
- B) Düzgün ve pürüzsüz bir lavi.
- C) Yumuşak kenarlı bir leke.
- D) Görünmez bir iz.
Cevaplar
- B — Kâğıtta boyanın yayılabileceği su olmadığı için boya fırçanın bıraktığı yerde kalır.
- A — Nemli bir katman yeni boyayla çözülür ve bulanıklaşır.
- D — Ftalo maviler ve bazı kinakridonlar bu gruptadır.
- C — Birkaç iyi seçilmiş saydam katman daha derin bir sonuç verir.
- A — Soğuk pres ya da kaba kâğıtta bu etki daha belirgindir.
Referans görseller
- Özgün fotoğraf: iki renkli cam ya da asetat parçasının beyaz kâğıt üzerinde üst üste binmesi ve oluşan üçüncü renk.
- Özgün fotoğraf: bir elmanın üç katmanlık aşamaları yan yana.
- Özgün fotoğraf: boyayan ve kolayca kalkan iki pigmentin, üzerine ıslak fırça sürüldükten sonraki hâlleri.
Sonraki derse köprü
Bu derste katmanların alttaki kâğıdın ışığını koruyarak derinlik kurduğunu gördük. Sonraki derste o ışığın kaynağına, kâğıdın beyazına dönüyoruz: suluboyada en açık yerlerin neden boyayla değil kâğıtla yapıldığını ve beyazı baştan nasıl planlayıp koruyacağımızı göreceğiz.