Öğrenme hedefi
Resim malzemelerinin hangi yollarla sağlığa zarar verebileceğini açıklayabileceksin: yutma, soluma ve deri yoluyla. Zehirli pigmentleri ve tehlikeli solventleri tanıyabilecek, keten yağına bulanmış bezlerin neden yangın çıkarabildiğini anlatabilecek ve kendi atölyende havalandırma, temizlik, koruyucu donanım ve atık konularında güvenli alışkanlıklar kurup sürdürebileceksin.
Kanca
Ressamlar boyalarıyla zehirlendi mi?
Boyalar bize masum görünür: renkli, yumuşak, bir çocuğun elinde bile bulunabilecek şeyler. Oysa önceki iki derste andığımız beyazın, kırmızının ve yeşilin bir kısmı kurşun, cıva ya da arsenik taşıyordu. Atölyeler bu tozları yüzyıllarca taş üzerinde elle ezdi, boyalar kapalı odalarda terebentinle inceltildi. Bunun bedelini ödeyenler oldu mu? Ve bugün, bu tehlikelerin çoğu bilinirken, bir atölyede hâlâ nelere dikkat etmek gerekir?
Bağlam
İtalyan hekim Bernardino Ramazzini, 1700 yılında Modena'da İşçilerin Hastalıkları Üzerine (De Morbis Artificum Diatriba) adlı bir kitap yayımladı. Kitap, elliden fazla mesleğin çalışanlarını etkileyen hastalıkları sistemli biçimde anlatıyordu ve bugün iş sağlığı biliminin kurucu metinlerinden biri sayılır. Ramazzini hekimlere, Hipokrat'ın hastalara sorulmasını önerdiği sorulara bir tane daha eklemelerini öneriyordu: «Mesleğin nedir?»
Kitabın bölümlerinden biri ressamlara ayrılmıştır. Ramazzini, ressamların kullandığı renklerin sağlıklarına zarar verebileceğini ve onları metal işçilerine benzer hastalıklara açık bıraktığını anlattı. Bu kitap, ressamların malzemelerinden zarar görebileceği fikrinin üç yüzyıldan fazla bir süredir yazılı olduğunu gösterir.
Ana anlatım
Ressamlar gerçekten zehirlendi mi?
Bu sorunun dürüst yanıtı karmaşıktır. Pigmentlerin zehirli olduğu kesindir; ama tek tek ressamların hastalıklarını kesin olarak bu pigmentlere bağlamak çoğu zaman mümkün değildir. İspanyol ressam Francisco de Goya, 1792'de baş dönmesi, güçsüzlük, işitme ve görme kaybı gibi belirtilerle ağır bir hastalık geçirdi ve ardından tamamen sağır kaldı. Bazı araştırmacılar, kendi boyalarını hazırlayan ve kurşun beyazını yoğun biçimde kullanan Goya'nın kurşun zehirlenmesi yaşamış olabileceğini öne sürdü. Ama bu yalnızca bir olasılıktır; başka araştırmacılar aynı belirtileri başka hastalıklarla, örneğin bağışıklık sisteminin iç kulağa ve beyne saldırdığı nadir bir hastalık olan Susac sendromuyla açıklamayı önerdi. Tartışma sürüyor.
Daha iyi belgelenmiş olan, pigmentleri üreten işçilerin durumudur. 3.2.02'de gördüğümüz arsenikli yeşillerin ve kurşun beyazının üretildiği yerlerde çalışanların zehirlendiği kayıtlıdır. Zarar görenler çoğu zaman ressamlardan çok, bu maddeleri her gün büyük miktarlarda soluyan ve elleyen işçilerdi.
Bu ayrım bugün için de önemlidir. Tehlike, maddenin ne kadar zehirli olduğuna olduğu kadar, ona ne kadar, ne sıklıkla ve hangi yoldan maruz kaldığına da bağlıdır. Bir ressam, doğru alışkanlıklarla zehirli bir pigmenti bile görece güvenli kullanabilir; yanlış alışkanlıklarla görece zararsız bir maddeden bile zarar görebilir.
Zararlı maddeler vücuda nasıl girer?
Bir maddenin vücuda girmesinin üç ana yolu vardır; bunlara maruziyet yolları (exposure routes) denir. Birincisi yutmadır: boyalı elle yemek yemek, bir şey içmek ya da sigara içmek, bir fırçanın ucunu ağızla sivriltmek. Her biri, eldeki ya da fırçadaki pigmenti doğrudan ağza taşır. Bugün de atölyede yemek yememek, içecekleri boya masasından uzak tutmak ve çalıştıktan sonra elleri iyice yıkamak, bu yolu büyük ölçüde kapatır.
İkincisi solumadır. Tüp içindeki bir hamur boya havaya karışmaz; ama kuru pigment tozu, bir pastel tozu, kurumuş bir boyanın zımparalanması ya da püskürtülen bir boya, havaya ince parçacıklar bırakır. Kuru pigmentle çalışırken ya da zımparalarken uygun bir toz maskesi kullanmak, toz çıkaran işleri havalandırılmış bir yerde yapmak ve yerleri süpürmek yerine ıslak bir bezle silmek bu riski azaltır; kuru süpürme tozu yeniden havaya kaldırır.
Üçüncüsü deri yoludur. Bazı solventler deriden emilebilir ve deriyi kurutup tahriş edebilir. Elleri solventle temizlemek yerine sabun ve suyla ya da deri için üretilmiş temizleyicilerle yıkamak, gerekirse eldiven kullanmak bu yolu korur.
Solventler ve yangın neden tehlikelidir?
Yağlı boya ile çalışanlar fırçaları temizlemek ve boyayı inceltmek için sıklıkla terebentin ya da madeni ruh gibi solventler kullanır. Bu solventlerin buharları, kapalı bir odada uzun süre solunduğunda baş ağrısına, baş dönmesine ve uzun vadede daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. «Kokusuz» diye satılan solventler de buhar çıkarır; koku almamak, buharın olmadığı anlamına gelmez. Solvent kullanılan bir atölyede iyi havalandırma, kapları kapalı tutmak ve gerekenden fazla solvent kullanmamak temel önlemlerdir. Bazı ressamlar solvent kullanımını en aza indirerek, fırçalarını önce bir bezle ve yağla temizleyip sonra sabunla yıkayarak çalışır.
Atölyede daha az bilinen bir tehlike de yangındır. Yağlı boyanın kuruması bir buharlaşma değil, yağla oksijen arasındaki bir tepkimeydi (3.2.01). Bu tepkime ısı üretir. Yağa bulanmış bezler bir yığın hâlinde bırakıldığında, bu ısı dağılamaz, birikir ve bezler hiçbir kıvılcım olmadan kendiliğinden tutuşabilir. Buna kendiliğinden tutuşma (spontaneous combustion) denir. Yangın kurumları, yağlı bezlerin kapaklı, metal bir kapta, suyla ıslatılmış olarak saklanmasını ya da atılmadan önce havalandırılmış bir yerde tek tek serilerek kurutulmasını önerir.
Güvenli bir atölye nasıl kurulur?
Güvenli bir atölye, pahalı donanımdan çok alışkanlıklarla kurulur. Yiyecek ve içecekleri çalışma alanının dışında tutmak, çalışırken giyilen ve başka yerde giyilmeyen bir önlük kullanmak, çalıştıktan sonra elleri yıkamak ve atölyeyi havalandırmak, riskin büyük bölümünü ortadan kaldırır. Kişisel koruyucu donanım (personal protective equipment), yani eldivenler, toz maskeleri ve gerektiğinde koruyucu gözlükler, belirli işler için bu alışkanlıkları tamamlar.
Atıkların yönetimi de güvenliğin parçasıdır. Boyalı su ya da kirli solvent doğrudan lavaboya dökülmemelidir; pigmentler ve solventler su sistemine karışır. Boyalı suyu bir kapta bekletip pigmentin dibe çökmesini sağlamak, üstteki suyu ayırmak ve dipteki çökeltiyi yerel kurallara göre atmak, solventleri ise geri dönüşüm ya da tehlikeli atık noktalarına götürmek önerilen yöntemlerdir.
3.2.04'te gördüğümüz etiket bilgisi burada da işe yarar. Bir boyanın etiketinde bir sağlık uyarısı varsa, o boyayı kullanırken önlemleri artırmak ya da gerekirse daha güvenli bir «hue» seçeneğine yönelmek mümkündür. Bu, ten karışımlarında sık kullanılan kırmızılar için de geçerlidir: kadmiyum kırmızısı ya da vermilyon yerine, onların rengine yakın ve etikette sağlık uyarısı taşımayan pigmentler seçilebilir. Hamilelik, çocuklarla aynı alanda çalışmak ya da solunum ve deri hassasiyetleri gibi özel durumlarda ise bir hekime danışmak en doğru yoldur.
Uygulama
Bu kısa denemede, atölye güvenliğinin büyük bir kısmının birkaç basit alışkanlıkla sağlanabildiğini göreceksin.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış«Kokusuz» solventi zararsız sanmak.
Koku almamak buharın olmadığı anlamına gelmez. Kokusuz solventlerle de havalandırılmış bir alanda çalış.
Yaygın yanlışYağlı bezleri bir çöp kutusuna ya da bir yığına atmak.
Keten yağı oksijenle ısı üretir ve bezler kendiliğinden tutuşabilir. Bezleri suyla ıslatılmış, kapaklı bir metal kapta sakla.
Yaygın yanlışBoyalı suyu ya da solventi lavaboya dökmek.
Pigmentler ve solventler su sistemine karışır. Suyu çöktürüp çökeltiyi ayır; solventleri tehlikeli atık noktalarına götür.
Kapanış
Ressamlar boyalarıyla zehirlendi mi? Pigmentlerin zehirli olduğu ve bunun üç yüzyıldan fazla bir süredir bilindiği kesindir; Ramazzini 1700'de ressamların hastalıklarını ayrı bir bölümde anlatmıştı. Ama tek tek ressamların hastalıklarını kesin olarak pigmentlere bağlamak çoğu zaman mümkün değildir; Goya'nın kurşun zehirlenmesi bir olasılık olarak kalır. Daha açık olan, pigment üreten işçilerin zarar gördüğüdür. Bugün atölyede güvenliği sağlayan şey, maruziyet yollarını bilmek ve kapatmaktır: yememek, solumamak, deriyle temas etmemek; solventleri havalandırmak, yağlı bezleri ıslatıp kapalı metal kapta saklamak ve atıkları doğru yönetmek.
Ödevde atölye güvenlik kontrol listeni dolduracaksın.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Maruziyet yolu | Exposure route | Zararlı bir maddenin vücuda girdiği yol: yutma, soluma ya da deri |
| Solvent buharı | Solvent vapour | Terebentin ya da madeni ruh gibi solventlerin havaya karışan ve solunan buharı |
| Kendiliğinden tutuşma | Spontaneous combustion | Yağa bulanmış bezlerin oksidasyonla ürettiği ısının birikip kıvılcım olmadan yanmaya yol açması |
| Kişisel koruyucu donanım | Personal protective equipment | Eldiven, toz maskesi ve koruyucu gözlük gibi kişiyi maruziyete karşı koruyan donanım |
| Atık yönetimi | Waste management | Boyalı su, solvent ve yağlı bezlerin çevreye ve sağlığa zarar vermeden bertaraf edilmesi |
Ödev
Atölye güvenlik kontrol listesini doldur.
- Çalıştığın yeri gözden geçir ve şu başlıklarla bir liste hazırla: yeme ve içme, havalandırma, solventler, tozlar, yağlı bezler, atıklar, etiketler.
- Her başlık için şu anki durumu ve bir risk görüyorsan onu yaz.
- Her risk için bir önlem belirle ve bu hafta uygulayabileceklerini işaretle.
- Kullandığın boyaların etiketlerinde sağlık uyarısı olanları ayrıca listele ve her biri için alacağın önlemi ya da seçebileceğin daha güvenli bir seçeneği yaz.
Kendini değerlendir
- Teknik ve Malzeme: Liste, kullandığın bütün boyaları ve solventleri kapsıyor mu?
- Bitmişlik ve Sunum: Her risk için somut ve uygulanabilir bir önlem yazıldı mı?
- Kompozisyon: Liste, atölyede kolayca başvurabileceğin bir yere asılabilecek kadar düzenli mi?
- Kontrol listesini hazırlarken hangi alışkanlığını değiştirmeye karar verdin?
Kendini sına
1. Zararlı maddelerin vücuda girdiği üç ana yol hangileridir?
- A) Görme, işitme ve dokunma.
- B) Yutma, soluma ve deri.
- C) Yalnızca soluma.
- D) Yalnızca yutma.
2. Keten yağına bulanmış bezler neden tehlikelidir?
- A) Kendiliğinden tutuşabilirler.
- B) Pigmenti çözerler.
- C) Boyayı hızlı kuruturlar.
- D) Koku yayarlar.
3. Goya'nın 1792'deki hastalığı hakkında ne söylenebilir?
- A) Kesin olarak kurşun zehirlenmesiydi.
- B) Hiç hastalanmadı.
- C) Kurşun zehirlenmesi olasılıklardan biridir; başka açıklamalar da önerilmiştir.
- D) Yalnızca solventlerden kaynaklandı.
4. «Kokusuz» solvent hakkında hangisi doğrudur?
- A) Hiç buhar çıkarmaz.
- B) Havalandırma gerektirmez.
- C) Deriden emilmez.
- D) Buhar çıkarır; havalandırılmış bir alanda kullanılmalıdır.
5. Kuru pigmentle çalışılan bir atölyede yer nasıl temizlenmelidir?
- A) Islak bir bezle silinerek.
- B) Kuru bir süpürgeyle.
- C) Üflenerek.
- D) Hiç temizlenmemeli.
Cevaplar
- B — Bu yolları bilmek, hangisini nasıl kapatacağını gösterir.
- A — Yağın oksidasyonu ısı üretir; yığında bu ısı birikir.
- C — Susac sendromu gibi başka hastalıklar da öne sürülmüştür; tartışma sürüyor.
- D — Koku almamak buharın olmadığı anlamına gelmez.
- A — Kuru süpürme tozu yeniden havaya kaldırır.
Referans görseller
- Özgün şema: üç maruziyet yolu; ağız, burun ve deri, her birinin önündeki basit önlemlerle.
- Özgün fotoğraf: suyla ıslatılmış bezlerin konduğu kapaklı metal bir kap.
- Özgün şema: boyalı suyun bir kavanozda çöktürülmesi; üstteki su ve dipteki pigment çökeltisi.
Sonraki derse köprü
Pigmentler ve malzeme bilimi modülü, atölyeyi güvenli tutmanın yollarıyla kapanıyor. Sonraki modül suluboyayı ele alıyor ve ilk dersinde boyanın değil, altındaki yüzeyin rolünü soruyor: suluboyada kâğıt neden boyadan daha önemlidir?