İçeriğe geç

Ders 3.2.02 · Seviye 3 — Renk ve Boya

Pigmentlerin tarihi

Bir mavi neden altından pahalıydı?

3.2 Pigmentler ve Malzeme Bilimi

2.078 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Animasyon, 12 dk video senaryosu · Orta

  • lapis lazuli
  • ultramarin
  • yapay pigment
  • zehirli pigment
  • renk ekonomisi

Önce okunması önerilen: 3.2.01 Pigment ve bağlayıcı

Öğrenme hedefi

Resim tarihinde hangi renklerin nasıl ve neden kullanıldığının, yalnızca ressamların zevkine değil, pigmentlerin kaynağına, fiyatına, dayanıklılığına ve tehlikesine de bağlı olduğunu açıklayabileceksin. Lapis lazuliden elde edilen ultramarinin neden son derece değerli olduğunu, ilk yapay pigmentlerin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını, bazı pigmentlerin neden zehirli olduğunu ve on dokuzuncu yüzyıldaki yeni pigmentlerin ressamların paletini nasıl değiştirdiğini anlatabilecek; sevdiğin bir tablonun pigmentlerini araştırmak için kaynakları kullanabileceksin.

Kanca

Bir mavi neden altından pahalıydı?

Bugün bir sanat malzemeleri dükkânında bir tüp ultramarin mavisi, diğer tüplerden pek farklı bir fiyata satılmaz. Ama birkaç yüzyıl önce, İtalya'da bir ressamla bir sipariş veren arasında imzalanan bir sözleşmede, bu mavinin ayrıca adı geçebilir, hangi kalitede olacağı, hatta ne kadar kullanılacağı yazılabilirdi. Çünkü bu mavi, ağırlığına göre altından daha değerli olabiliyordu. Neden? Bir rengin fiyatını ne belirler: gözümüze ne kadar güzel göründüğü mü, yoksa nereden geldiği, nasıl yapıldığı ve ne kadar dayandığı mı?

Bağlam

Londra'daki Ulusal Galeri (National Gallery), Michelangelo'ya atfettiği ve yaklaşık 1500–1501 yıllarına tarihlediği Gömülme (The Entombment) adlı bitmemiş bir tabloyu saklar. Tabloda öğrencileri İsa'nın cansız bedenini mezara taşır. Resmin sağ alt köşesi ise tamamen boş, boyanmamış bir alandır. Galerinin açıklamasına göre, burada büyük olasılıkla Meryem diz çökmüş, dua eden bir figür olarak yer alacaktı.

Geleneksel olarak Meryem'in pelerini ultramarin mavisiyle boyanırdı. Galeri, Michelangelo'nun bu alanı boş bırakmasının nedenlerinden birinin, en pahalı pigment olan ve bulunması zor olabilen ultramarini son âna kadar beklemesi olabileceğini öne sürer. Bu kesin bir bilgi değil, bir olasılıktır; tablonun bitmemiş olmasının başka nedenleri de vardır, örneğin Michelangelo'nun Floransa'ya dönerek Davut heykeline başlaması. Ama boş kalan köşe, bir pigmentin bir tablonun kaderini nasıl etkileyebileceğine dair güçlü bir görüntüdür.

Ana anlatım

Ultramarin neden bu kadar değerliydi?

Ultramarin (ultramarine), lapis lazuli adlı mavi bir taştan elde edilir. Tarihsel olarak Avrupa'ya ulaşan lapis lazulinin büyük bölümü, bugünkü Afganistan'ın kuzeydoğusundaki Bedahşan bölgesinde, Kokça vadisindeki Sar-i Sang madenlerinden çıkarılıyordu. Bu madenler dünyanın hâlâ işletilen en eski değerli taş yataklarından biri sayılır. Taşın Avrupa'ya ulaşması, Orta Asya'yı ve Akdeniz'i aşan uzun ticaret yolları gerektiriyordu ve her aşamada fiyat artıyordu. Adı da bu uzaklıktan gelir: İtalyanca oltremare, yani «denizin ötesinden».

Taşın boyaya dönüşmesi de zahmetliydi. Lapis lazuli yalnızca ezilip toz hâline getirildiğinde soluk, grimsi bir mavi verir, çünkü taşın içinde mavi mineralin yanında başka mineraller de bulunur. Saf ve derin bir mavi elde etmek için, taş tozu bir hamur hâline getirilip uzun ve emek isteyen bir ayıklama işleminden geçirilirdi. İşlemin ilk aşamasından çıkan mavi en derin ve en pahalı olanıydı; sonraki aşamalar daha soluk ve ucuz mavilere yol açardı. Cennini de kitabında bu işlemi anlatır: ezilmiş taş tozu reçine, balmumu ve yağdan yapılmış bir hamura yedirilir, günlerce bekletilir ve sonra hafif bir kül suyunun içinde yoğrulur. Mavi taneler hamurdan sıvıya geçer, diğer mineraller hamurun içinde kalır. Bu yöntem, bir atölyenin tek bir mavi için günlerce uğraşabildiğini gösterir; fiyatın bir kısmı da bu emekti.

Bu yüzden ultramarin, Orta Çağ ve Rönesans Avrupa'sında çoğu zaman ağırlığına göre altından daha pahalıydı ve dini resimlerin en önemli ögelerine, özellikle Meryem'in pelerinine ayrılırdı. Sipariş sözleşmelerinde ultramarinin kalitesinin ve miktarının ayrıca belirtilmesi, bu değerin bir göstergesidir. Bir resimde ultramarinin nerede kullanıldığı, resmin anlamındaki ve bütçesindeki hiyerarşiyi de gösterir.

On dokuzuncu yüzyılda bu durum değişti. 3.1.04'te andığımız gibi, 1820'lerin sonunda yapay ultramarin üretilmeye başlandı ve bu mavi kısa sürede herkesin ulaşabileceği bir renge dönüştü. Bugün tüplerdeki ultramarinin büyük çoğunluğu bu yapay pigmenttir; lapis lazuliden yapılan doğal ultramarin ise ancak özel üreticilerden, yüksek fiyatlarla bulunur.

İlk yapay pigmentler ne zaman ortaya çıktı?

İnsanların kullandığı en eski pigmentler, doğrudan topraktan ve ateşten gelir. Paleolitik mağara resimlerinde kırmızı ve sarı toprak renkleri, yani demir oksit içeren okralar, ve yanmış ağaçtan elde edilen kömür karası kullanıldı. Bu pigmentler bulunması kolay, dayanıklı ve ucuzdu; bu yüzden binlerce yıl boyunca her resim geleneğinin temel paletinde yer aldılar ve bugün de aynı rolü sürdürüyorlar.

Yapay pigmentler sanıldığı kadar yeni değildir. Bilinen ilk yapay pigment, bugün Mısır mavisi (Egyptian blue) dediğimiz kalsiyum bakır silikattır. Bu pigment, yaklaşık MÖ 2600 civarında tarihsel kayıtlarda görünür ve kum, bakır içeren bir mineral ve kireç gibi malzemelerin yüksek sıcaklıkta birlikte ısıtılmasıyla üretilirdi. Mısır'dan Mezopotamya'ya ve Roma'ya kadar yayılan bu mavi, Roma döneminin sonuna kadar kullanıldı; sonra üretim bilgisi büyük ölçüde unutuldu.

Kurşun beyazı da insan eliyle üretilen eski bir pigmenttir. Kurşunun sirke buharı ve ısı altında yavaş yavaş aşındırılmasıyla elde edilir ve antik çağdan on dokuzuncu yüzyıla kadar dünyanın pek çok yerinde en çok kullanılan beyaz pigment oldu. Yağlı boya resminin uzun tarihinin büyük bölümünde tenlerin, kumaşların ve gökyüzlerinin ışıklı bölgeleri kurşun beyazıyla kuruldu.

Bu örnekler, «doğal» ile «yapay» ayrımının resim tarihinde tek başına bir kalite ölçüsü olmadığını gösterir. Bazı yapay pigmentler binlerce yıldır kullanılır; bazı doğal pigmentler, örneğin toprak renkleri, hem ucuz hem dayanıklıdır; bazı doğal pigmentler ise ışıkta solar ya da zamanla renk değiştirir. Bir pigmentin değeri, kaynağından çok rengine, dayanıklılığına ve fiyatına bağlıdır.

Hangi pigmentler tehlikeliydi?

Resim tarihinin pek çok pigmenti zehirliydi, ve bu tehlike yalnızca ressamları değil, pigmenti üreten işçileri de etkiledi. Kurşun beyazı, yutulduğunda ya da tozu solunduğunda kurşun zehirlenmesine yol açar. On dokuzuncu yüzyılda daha az zehirli çinko beyazı, yirminci yüzyılda ise titanyum beyazı yaygınlaştıkça kurşun beyazının yeri küçüldü; ama bazı ressamlar onun yağlı boyadaki özelliklerini hâlâ tercih eder ve dikkatle kullanır.

Yeşillerde tehlike daha da büyüktü. İsveçli kimyacı Carl Wilhelm Scheele, 1775'te arsenik içeren parlak bir yeşil pigment buldu; bugün Scheele yeşili diye anılır. 1814'te bundan daha derin, zümrüt tonlu bir başka arsenikli yeşil, bugün Paris yeşili ya da zümrüt yeşili diye bilinen pigment üretildi. Bu yeşiller yalnızca resimde değil, duvar kâğıtlarında, kumaşlarda ve süslemelerde de kullanıldı; üretildikleri fabrikalarda işçilerin arsenikle zehirlenmesine yol açtılar.

3.1.08'de andığımız vermilyon ise cıva içerir. Bu kırmızı, doğada zincifre (cinnabar) adlı bir mineral olarak bulunur; Orta Çağ'da cıva ve kükürtün birlikte ısıtılmasıyla yapay yolla da üretilmeye başlandı. Parlak ve örtücü bir kırmızı olduğu için yüzyıllar boyunca en değerli kırmızılardan biri oldu. Bazı vermilyon katmanlarının zamanla, özellikle ışık altında koyulaştığı ve karardığı bilinir; bu da tehlikenin yanında bir dayanıklılık sorunudur. Bu pigmentlerin tarihini bilmek, müzelerdeki eski resimleri daha iyi anlamanın yanında, bugün hangi pigmentlerle nasıl çalışman gerektiğini de hatırlatır. Tarihsel pigmentleri toz hâlinde kullanan ya da özel üreticilerden satın alan bir ressam, üreticinin güvenlik bilgilerini okumalı, tozunu solumamalı, boyalı eliyle yemek yememeli ve yüzüne dokunmamalıdır. Bu uyarı yalnızca tarihsel pigmentler için değil, bugün de kullanılan bazı pigmentler için geçerlidir: kadmiyum renkleri, örneğin, boya olarak kullanılabilir ama tozları solunmamalıdır.

Yeni pigmentler resmi nasıl değiştirdi?

Yeni renkler yalnızca laboratuvardan değil, ticaretten de geldi. Kırmız böceklerinden elde edilen kırmızı bir boyarmadde, koşnil (cochineal), on altıncı yüzyılda İspanyollar aracılığıyla Amerika kıtasından Avrupa'ya ulaştı ve dokumacılar kadar ressamlar için de önemli bir kaynak oldu. 3.2.01'de gördüğümüz gibi, bu tür boyarmaddeler renk taşımayan bir taşıyıcı toza bağlanarak lake pigmentlere dönüştürülür. Kökboya bitkisinden elde edilen kırmızı lake de aynı yolla yapılırdı. Bu lakeler saydam ve derin kırmızılar verir, ama çoğu zaman ışıkta soluyabilir.

Modern anlamda ilk yapay pigmentlerden biri, on sekizinci yüzyılın hemen başında Berlin'de, bir boyacının başka bir renk üzerinde çalışırken rastlantıyla elde ettiği Prusya mavisidir. Bu koyu ve güçlü mavi, pahalı ultramarine göre çok daha ucuzdu ve kısa sürede Avrupa'nın dört bir yanına yayıldı. Japonya'ya da ulaştı ve on dokuzuncu yüzyılın gravür ustalarının mavilerinde kullanıldı. Prusya mavisinin öyküsü, bir kimya kazasının bir resim geleneğinin renklerini nasıl değiştirebileceğini gösterir.

On sekizinci yüzyılın sonundan başlayarak, kimya bilimindeki gelişmeler ressamların paletine birbiri ardına yeni renkler ekledi. Kobalt maviler, kadmiyum sarıları ve kırmızıları, yeni yeşiller ve sentetik lakeler, daha önce ya bulunmayan ya da çok pahalı olan parlak ve dayanıklı renkler sundu. 3.2.01'de gördüğümüz hazır boya tüpleri de aynı yüzyılda yaygınlaştı ve ressamların boyayı atölyeden çıkarıp açık havaya götürmesini kolaylaştırdı.

Bu gelişmeler, 1800'lerin son çeyreğine doğru açık havada ve parlak renklerle çalışan ressamların işini kolaylaştıran koşullardan biriydi. Bir rengin yeni bulunması, onun hemen kullanılacağı anlamına gelmez; ama kullanılabilir ve karşılanabilir olması, ressamların deneme alanını genişletir. Bir tablonun renklerini yorumlarken, o dönemde hangi pigmentlerin var olduğunu ve ne kadara mal olduğunu bilmek, ressamın seçimini doğru değerlendirmeye yardım eder.

Pigmentlerin tarihi ten tonlarının boyanmasını da etkiledi. Cennini'nin anlattığı İtalyan tempera geleneğinde, tenlerin altına önce yeşil bir toprak katmanı sürülür, üzerine kurşun beyazı, vermilyon ve toprak renklerinden karışımlar gelirdi. Yüzyıllar içinde üst katmanlar aşındığında, bazı eski resimlerdeki yüzler alttaki yeşilin açığa çıkmasıyla bugün yeşilimsi görünür. Açıktan koyuya farklı tenlerin boyanmasında ise tarih boyunca demir oksit temelli toprak renkleri temel oldu; bu pigmentler ucuz, dayanıklı ve dünyanın hemen her yerinde bulunabilirdi. Bir müzedeki bir portrenin tenine bakarken, gördüğün rengin bir kısmının ressamın seçimi, bir kısmının ise pigmentlerin yüzyıllar içindeki değişiminin sonucu olabileceğini akılda tutmak gerekir.

Uygulama

Bu kısa denemede, bir tablonun renklerinin arkasında bir malzeme, bir ticaret ve bir kimya tarihi olduğunu göreceksin.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışEski bir tablonun bugünkü renklerini ressamın ilk seçimi sanmak.
Doğrusu

Bazı pigmentler solar, kararır ya da katmanlar aşınır. Müzelerin teknik incelemelerine bakarak rengin değişip değişmediğini araştır.

Yaygın yanlışDoğal pigmenti her zaman yapay pigmentten üstün saymak.
Doğrusu

Mısır mavisi ve kurşun beyazı binlerce yıllık yapay pigmentlerdir; bazı doğal pigmentler kolay solar. Pigmenti kaynağına değil, özelliklerine göre değerlendir.

Yaygın yanlışTarihsel pigmentleri güvenlik bilgisini okumadan kullanmak.
Doğrusu

Kurşun, arsenik ve cıva içeren pigmentler zehirlidir. Üreticinin uyarılarına uy, tozunu soluma ve boyayla elini ağzına götürme.

Kapanış

Bir mavi neden altından pahalıydı? Çünkü ultramarin, Afganistan'daki uzak madenlerden gelen lapis lazuliden, uzun ticaret yollarından ve emek isteyen bir ayıklama işleminden geçerek elde ediliyordu. Değeri, onu dini resimlerin en önemli ögelerine ayırttı; Michelangelo'nun Gömülmesindeki boş köşe, belki de bu değerin bir izidir. Pigmentlerin tarihi, Mısır mavisinden kurşun beyazına, arsenikli yeşillerden on dokuzuncu yüzyılın parlak yeni renklerine uzanan bir kaynak, fiyat, dayanıklılık ve tehlike tarihidir. Bir tablonun renklerini okumak, bu tarihi de okumaktır.

Ödevde sevdiğin bir tablonun pigmentlerini araştıracaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Lapis lazuliLapis lazuliUltramarinin elde edildiği, tarihsel olarak büyük ölçüde Afganistan'dan gelen mavi taş
UltramarinUltramarineLapis lazuliden ya da 1820'lerin sonundan beri yapay yolla üretilen derin mavi pigment
Yapay pigmentSynthetic pigmentİnsan eliyle kimyasal olarak üretilen pigment; Mısır mavisi bilinen ilk örneğidir
Zehirli pigmentToxic pigmentKurşun, arsenik ya da cıva gibi sağlığa zararlı maddeler içeren pigment
Renk ekonomisiColour economyPigmentlerin kaynağının, fiyatının ve ulaşılabilirliğinin resimdeki renk seçimlerini etkilemesi

Ödev

Sevdiğin bir tablonun pigmentlerini araştır.

  1. On dokuzuncu yüzyıl ya da öncesinden, bir müzenin koleksiyonunda bulunan ve sevdiğin bir tablo seç; tablonun künyesini, yani ressamını, tarihini ve bulunduğu müzeyi yaz.
  2. Müzenin çevrimiçi sayfasında, teknik yayınlarında ya da güvenilir bir koruma kaynağında tablonun pigmentleri hakkında bilgi ara.
  3. Bulduğun en az üç pigment için kaynağını, dönemindeki değerini ya da tehlikesini ve tabloda nerede kullanıldığını bir tablo hâlinde yaz; bilgi bulamadığın yerleri açıkça belirt.
  4. Tablo bir figür ya da portre içeriyorsa, tenin hangi pigmentlerle boyanmış olabileceğini ve rengin zamanla değişip değişmediğini not et.

Kendini değerlendir

  • Teknik ve Malzeme: Her pigment bilgisi güvenilir bir kaynaktan mı alındı; kaynaklar yazıldı mı?
  • Bitmişlik ve Sunum: Tablo; pigment, kaynak, değer ya da tehlike ve kullanıldığı yer bilgilerini düzenli biçimde gösteriyor mu?
  • Kompozisyon: Pigmentlerin tabloda nerede kullanıldığı, resmin önemli ögeleriyle ilişkilendirildi mi?
  • Araştırma, tablonun renklerine bakışını değiştirdi mi?

Kendini sına

1. Ultramarin tarihsel olarak hangi taştan elde edilirdi?

  • A) Malahit.
  • B) Lapis lazuli.
  • C) Mermer.
  • D) Kuvars.

2. Bilinen ilk yapay pigment hangisidir?

  • A) Titanyum beyazı.
  • B) Ftalo mavisi.
  • C) Mısır mavisi.
  • D) Kadmiyum sarısı.

3. Scheele yeşili ve Paris yeşili neden tehlikeliydi?

  • A) Arsenik içerdikleri için.
  • B) Çok çabuk soldukları için.
  • C) Suda çözündükleri için.
  • D) Çok pahalı oldukları için.

4. Ulusal Galeri'ye göre Michelangelo'nun Gömülmesinde boş kalan alanın olası nedenlerinden biri nedir?

  • A) Tuvalin yırtılması.
  • B) Resmin sonradan kesilmesi.
  • C) Ressamın o alanı hiç düşünmemesi.
  • D) Pahalı ve bulunması zor ultramarinin son âna kadar beklenmesi.

5. Bazı eski İtalyan tempera resimlerinde yüzler neden yeşilimsi görünür?

  • A) Ressamlar yüzleri bilerek yeşil boyadı.
  • B) Üst katmanlar aşındıkça tenin altındaki yeşil toprak katmanı açığa çıktı.
  • C) Yeşil ışıkta sergilendikleri için.
  • D) Ultramarin zamanla yeşile döndüğü için.

Cevaplar

  1. B — Taş büyük ölçüde Afganistan'daki Sar-i Sang madenlerinden geliyordu.
  2. C — Kalsiyum bakır silikat, yaklaşık MÖ 2600'den beri bilinir.
  3. A — Arsenik hem ressamlar hem de fabrika işçileri için zehirliydi.
  4. D — Bu kesin bir bilgi değil, galerinin öne sürdüğü bir olasılıktır.
  5. B — Cennini'nin anlattığı gelenekte tenlerin altına yeşil bir toprak katmanı sürülürdü.

Referans görseller

  • Özgün fotoğraf: ham lapis lazuli taşı, ezilmiş soluk tozu ve ayıklanmış derin ultramarin yan yana.
  • Özgün şema: Bedahşan'dan Venedik'e uzanan ticaret yolu ve fiyatın aşama aşama artışı.
  • Özgün şema: bir pigment zaman çizelgesi; Mısır mavisinden kurşun beyazına, arsenikli yeşillerden yapay ultramarine ve kadmiyumlara.

Sonraki derse köprü

Bu derste bazı pigmentlerin zamanla solduğunu ya da renk değiştirdiğini gördük. Sonraki derste bu soruyu kendi resimlerine çeviriyoruz: bugün kullandığın boyaların ışıkta ne kadar dayandığını, hangilerinin alttaki katmanı gizleyip hangilerinin onu gösterdiğini ve tablonun yirmi yıl sonra solup solmayacağını nasıl önceden bilebileceğini göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 · Kanca. Bir terazinin bir kefesinde altın, öbüründe mavi bir toz; kefeler dengelenir. Soru ekranda.
  • 0:50–2:20 · Bağlam. Michelangelo'nun bitmemiş tablosu, galerinin lisansladığı görüntüyle; sağ alttaki boş alan vurgulanır.
  • 2:20–4:40 · Ultramarin. Sar-i Sang madenleri, Orta Asya'dan Akdeniz'e uzanan ticaret yolu; taşın ezilmesi ve ayıklanması; Meryem'in mavi pelerinleri.
  • 4:40–6:40 · İlk yapay pigmentler. Mısır mavisinin fırında üretimi; kurşun beyazının sirke buharında oluşumu.
  • 6:40–8:40 · Tehlikeli pigmentler. Kurşun, arsenik ve cıva simgeleri; arsenikli yeşil bir duvar kâğıdı; bugünkü güvenlik uyarıları.
  • 8:40–11:00 · Yeni pigmentler ve tenler. On dokuzuncu yüzyılın yeni renkleri ve boya tüpleri; bir tempera yüzünün katmanları ve aşınmış üst katmanın altından görünen yeşil.
  • 11:00–12:00 · Hatalar ve kapanış. Solmuş bir eski tablo, güvenlik uyarısı; son görüntü güneşte yavaşça solan bir renk şeridi.