İçeriğe geç

Ders 3.1.07 · Seviye 3 — Renk ve Boya

Işıkta ve boyada karıştırma

Ekranda kırmızı ile yeşil sarı eder; boyada neden çamur?

3.1 Renk Kuramı

1.905 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Animasyon, 10 dk video senaryosu · Orta

  • toplamsal karışım
  • çıkarımsal karışım
  • ortalama karışım
  • yansıtma eğrisi
  • karışım tablosu

Önce okunması önerilen: 3.1.06 Renk uyumları

Öğrenme hedefi

Işıkların karışımı ile boyaların karışımının neden bambaşka sonuçlar verdiğini, ikisinin arkasındaki mekanizmayı göstererek açıklayabileceksin. Toplamsal ve çıkarımsal karışımı birbirinden ayırabilecek, yan yana konan küçük renk lekelerinin ya da dönen bir diskin gözde yarattığı üçüncü tür karışımı, ortalama karışımı tanıyabilecek ve paletindeki iki boyanın karışımının neden bazen temiz, bazen bulanık çıktığını önceden tahmin etmek için bir karışım tablosu kurabileceksin.

Kanca

Ekranda kırmızı ile yeşil sarı eder; boyada neden çamur?

Telefonunun ekranına bir büyüteçle bak: sarı görünen bir alan aslında yan yana dizilmiş minik kırmızı ve yeşil ışık noktalarından oluşur; mavi noktalar sönüktür. Göz bu kırmızı ve yeşil ışığı birleştirir ve sarı görür. Şimdi paletine bir kırmızı ve bir yeşil sık ve onları karıştır. Sarıya benzeyen hiçbir şey çıkmaz; ortaya koyu, kahverengimsi, bulanık bir renk çıkar. Aynı iki renk adı, bir yerde parlak bir sarıyı, öbür yerde bir çamur rengini veriyor. Renk çemberinin tarihini konuşurken bunun iki farklı karışım türü olduğunu söylemiştik. Bu derste, bu iki karışımın içinde tam olarak ne olduğunu açıyoruz.

Bağlam

Chicago Sanat Enstitüsü (Art Institute of Chicago), Fransız ressam Georges Seurat'nın 1884–86 yıllarında yaptığı La Grande Jatte Adasında Bir Pazar Öğleden Sonrası (A Sunday on La Grande Jatte — 1884) adlı büyük tablosunu saklar. Seine nehrinin bir adasında dinlenen Parislileri gösteren tablo, yakından bakıldığında binlerce küçük renk lekesinden oluşur. Bir figürün turuncu yeleği mavi, sarı, yeşil ve pembe noktalar taşır; yeşil ağaçların içinde turuncu dokunuşlar vardır. Seurat 1888–89 yıllarında tabloya kırmızı, turuncu ve mavi noktalardan oluşan boyalı bir kenar da ekledi.

Seurat renkleri paletinde karıştırmak yerine tuvalde yan yana koydu; karışımı izleyicinin gözüne bıraktı. Bu yolla, boyaları fiziksel olarak karıştırdığında elde edeceğinden daha parlak, daha ışıklı bir renk elde edeceğine inanıyordu. Bu inanç kısmen doğru, kısmen yanlıştı; nedenini anlamak için üç ayrı karışım türünü birbirinden ayırmak gerekiyor. Tabloya bakarken önce uzaktan, sonra yakından bak ve renklerin nerede birleştiğini, nerede ayrı kaldığını ara.

Ana anlatım

Işıklar karışınca ne olur?

Toplamsal karışımda (additive mixing) bir yüzeye birden çok ışık aynı anda düşer ve göze ulaşan ışık miktarları birbirine eklenir. 3.1.01'de gördüğümüz gibi, göz rengi üç koni türünün ne kadar uyarıldığını karşılaştırarak kurar. Kırmızı bir ışık ağırlıkla uzun dalga konilerini, yeşil bir ışık ağırlıkla orta dalga konilerini uyarır. İkisi aynı yere düştüğünde, iki koni türü birlikte uyarılır; bu uyarılma oranı, saf sarı bir ışığın uyandıracağı orana çok yakındır. Göz aradaki farkı ayırt edemez ve sarı görür. Bu, 3.1.01'deki metamerizmin gündelik bir örneğidir: fiziksel olarak sarı ışık yoktur, ama sarı görülür.

Toplamsal karışımda her yeni ışık, göze ulaşan toplam ışığı artırır. Bu yüzden karışım, bileşenlerinden daha parlaktır. Kırmızı, yeşil ve mavi ışık uygun oranlarda buluştuğunda göz beyaz görür. Ekranlar, projektörler ve sahne ışıkları bu yolla çalışır; bu yüzden onların ana renkleri kırmızı, yeşil ve mavidir.

Boyalar karışınca ne olur?

Çıkarımsal karışımda (subtractive mixing) ise ışık tektir; karışıma giren her pigment, o ışıktan kendi payını soğurarak eksiltir. Bunu görmenin en iyi yolu, bir pigmentin tayfın her noktasında ne kadar ışık geri verdiğini çizen grafiğe, yansıtma eğrisine (reflectance curve) bakmaktır. Kırmızı bir pigmentin eğrisi uzun dalgalarda yüksek, kısa ve orta dalgalarda düşüktür; yeşil bir pigmentin eğrisi ise orta dalgalarda yüksek, uzun ve kısa dalgalarda düşüktür.

İki pigment karıştığında, ışık her iki pigmentin parçacıklarıyla karşılaşır ve her biri kendi soğurduğunu soğurur. Kabaca söylersek, karışımın yansıtma eğrisi iki eğrinin çarpımına benzer: bir dalga boyunu ancak iki pigment de yansıtıyorsa, o dalga boyu göze ulaşır. Kırmızı pigment yeşil ışığı, yeşil pigment kırmızı ışığı soğurur; ikisinin de yansıttığı tek bölge, eğrilerin kesiştiği sarı ve turuncu dalgalardaki küçük bir alandır. Göze bu dar bölgeden az miktarda ışık ulaşır ve sonuç koyu, düşük doygunluklu, kahverengimsi bir renk olur. Kanca sorusunun yanıtı budur: boyada kırmızı ile yeşil karışınca sarının dalgaları da büyük ölçüde soğurulur.

Beyaz eklemek bu işleme farklı bir katkı yapar. Beyaz pigment ışığı soğurmaz, güçlü biçimde saçar; karışıma girdiğinde göze ulaşan ışığı artırır ve rengi açar. Ama aynı zamanda renkli pigmentin payını seyreltir, bu yüzden açılan renk çoğu zaman doygunluğunu da yitirir ve bazen renk tonu hafifçe kayar. Siyah ise her dalga boyunu soğurarak göze ulaşan ışığı eşit olmayan biçimde azaltır; sarıya siyah eklendiğinde yeşilimsi bir renk çıkması bu yüzdendir.

Gerçek pigmentlerin davranışı bu basit çarpımdan daha karmaşıktır; parçacıkların boyutu, bağlayıcının içinde ışığı nasıl saçtıkları ve saydam ya da örtücü olmaları sonucu değiştirir. Ama temel ilke değişmez: çıkarımsal karışımda her yeni pigment göze ulaşan ışığı azaltır. Bu yüzden karışım, bileşenlerinden daha koyudur ve çok sayıda pigment karıştıkça renk bulanıklaşır. Matbaacıların camgöbeği, eflatun ve sarıyı ana renk olarak seçmesinin nedeni de budur: bu üç mürekkep, ışığın üç ana bölgesinden yalnızca birini soğurur ve böylece çıkarma işlemini en temiz biçimde yapar.

Yan yana konan renkler nasıl karışır?

Üçüncü bir karışım türü, renkler ne ışık olarak üst üste binmediğinde ne de pigment olarak birbirine karışmadığında ortaya çıkar. İskoç fizikçi James Clerk Maxwell, 1855'te sunduğu renk deneylerinde, farklı renkli kâğıt dilimlerinden oluşan bir diski bir topacın üzerinde hızla döndürdü. Disk göz takip edemeyecek kadar hızlı döndüğünde, renkler tek bir renkte birleşiyordu. Maxwell bu yolla renkleri ölçülü oranlarda karıştırıp karşılaştırabildi.

Dönen bir diskte ya da Seurat'nın noktalarında olduğu gibi, gözün ayırt edemeyeceği kadar küçük ya da hızlı değişen renk lekelerinin karışımına ortalama karışım (averaging mixture) ya da optik karışım denir. 1.5.03'te taramada gördüğün optik karışım, bunun siyah beyaz hâliydi. Bu karışımda göze ulaşan ışık, bileşenlerin ışıklarının alanlarına göre ağırlıklı bir ortalamasıdır. Bu yüzden sonuç, en parlak bileşenden daha parlak olamaz; toplamsal karışım gibi aydınlanmaz, çıkarımsal karışım gibi de koyulaşmaz.

Ressamların eski bir yöntemi, bu iki dünyanın arasında durur. Kuruyan bir boya katmanının üzerine ince, saydam bir renk katmanı, bir sır (glaze) sürüldüğünde, ışık önce saydam katmandan geçer, alttaki katmandan yansır ve yeniden saydam katmandan geçerek göze döner. Renkler palette karışmadığı hâlde sonuç çıkarımsaldır: her katman ışıktan kendi payını soğurur. Ama ışık ince katmanlardan geçtiği için, aynı iki rengin palette karıştırılmasına göre daha derin ve daha doygun bir renk elde edilebilir. Sırlamaya ilerideki boya derslerinde ayrıntılı olarak döneceğiz.

Seurat'nın beklentisi burada kısmen boşa çıkar. Tamamlayıcı iki rengin noktaları yan yana konduğunda, ortalama karışım genellikle gri bir renge doğru gider. Ama yakından ve orta mesafeden bakıldığında, noktalar tam birleşmez; yüzey titreşen, canlı bir doku kazanır ve eşzamanlı kontrast her noktayı komşusuna göre güçlendirir. Seurat'nın tablolarındaki ışıltı, bu kısmi birleşmenin ve kontrastın bir ürünüdür.

Karışımlar önceden nasıl tahmin edilir?

Bir karışımın sonucunu tahmin etmenin en güvenilir yolu, kendi paletindeki boyalarla bir karışım tablosu (mixing chart) kurmaktır. Tablonun satırlarına ve sütunlarına paletindeki boyaları aynı sırayla yaz; her kesişim karesine o iki boyanın eşit karışımını sür. Köşegen boyunca boyaların kendisi, geri kalan karelerde bütün ikili karışımlar durur. Böyle bir tablo, 3.1.04'te gördüğün sıcak ve soğuk çiftlerin hangi karışımda temiz, hangisinde bulanık sonuç verdiğini tek bir sayfada gösterir.

Tablo, hangi boyaların örtücü, hangilerinin saydam olduğunu ve bir boyanın karışımlara ne kadar baskın girdiğini de ortaya çıkarır. Bazı pigmentler çok güçlüdür; küçük bir miktarları bile karışımı kendi rengine çeker. Bu tür bilgiler bir çemberden okunamaz; ancak denenerek öğrenilir.

Karışım tablosu ten tonları için de bir haritadır. Tenler, kırmızılar, sarılar ve maviler ya da yeşiller gibi birkaç pigmentin dikkatli karışımlarıyla boyanır; bu karışımlar, çıkarımsal karışımın kolayca bulanıklaşabildiği bölgededir. Koyu tenler için değeri düşürürken doygunluğu korumak, hangi pigmentlerin birbirini söndürdüğünü bilmeyi gerektirir. Tablonun kahverengi ve kızıl bölgesinde, açıktan koyuya farklı tenlere yakın düşen karışımları işaretlemek, portrede aradığın rengi paletinde bulmayı hızlandırır.

Uygulama

Bu kısa denemede, aynı iki rengin toplamsal, çıkarımsal ve ortalama karışımda üç ayrı sonuç verdiğini göreceksin.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışEkrandaki bir renk karışımını boyada tekrarlamaya çalışmak.
Doğrusu

Ekranda ışıklar toplanır, boyada pigmentler çıkarır. Boyada bir rengi elde etmek için çemberde o renge doğru eğilen pigmentlerden başla.

Yaygın yanlışBir rengi canlandırmak için daha çok pigment eklemek.
Doğrusu

Her yeni pigment göze ulaşan ışığı azaltır ve karışımı bulanıklaştırır. Karışımları mümkün olduğunca az pigmentle kur.

Yaygın yanlışNoktalarla yapılan optik karışımın her zaman daha parlak olacağını varsaymak.
Doğrusu

Ortalama karışım en parlak bileşeni geçemez ve tamamlayıcılar griye doğru gider. Etkiyi, bakış mesafesinde deneyerek sına.

Kapanış

Ekranda kırmızı ile yeşil sarı eder; boyada neden çamur? Çünkü ekranda iki ışık toplanır ve gözün kırmızıya ve yeşile duyarlı konilerini birlikte uyarıp sarı ışığın uyandıracağı tepkiyi üretir. Boyada ise iki pigment, birbirinin yansıttığı ışığı soğurur ve göze yalnızca iki eğrinin kesiştiği küçük bir bölgeden az miktarda ışık ulaşır. Seurat'nın noktaları ve Maxwell'in dönen diski üçüncü bir yolu gösterir: renklerin gözde ortalanması. Bu üç karışımı ayırmak, paletinde bir rengi ararken hangi yolu izleyeceğini seçmeni sağlar.

Ödevde kendi boyalarınla bir renk karıştırma tablosu yapacaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Toplamsal karışımAdditive mixingAynı yere düşen ışıkların miktarlarının eklenmesi; sonuç bileşenlerden parlaktır
Çıkarımsal karışımSubtractive mixingTek bir ışıktan her pigmentin kendi payını soğurması; sonuç bileşenlerden koyudur
Ortalama karışımAveraging mixtureGözün ayırt edemeyeceği kadar küçük ya da hızlı renk lekelerinin ağırlıklı ortalama olarak birleşmesi; optik karışım
Yansıtma eğrisiReflectance curveBir pigmentin tayf boyunca geri verdiği ışık oranını çizen grafik
Karışım tablosuMixing chartPaletteki boyaların bütün ikili karışımlarını bir ızgarada gösteren çalışma sayfası

Ödev

Bir renk karıştırma tablosu yap.

  1. Paletindeki beş ya da altı boyayı seç ve bir kâğıda bu boyaları hem satır hem sütun başlığı olarak aynı sırayla yaz.
  2. Her kesişim karesine iki boyanın yaklaşık eşit karışımını sür; köşegene boyaların kendisini koy.
  3. Tabloyu bitirince temiz çıkan karışımları bir işaretle, bulanık çıkanları başka bir işaretle göster ve her bulanık karışımın nedenini, 3.1.04'teki sıcak-soğuk çiftleri düşünerek yaz.
  4. Tablonun altına, açıktan koyuya üç farklı ten tonuna en yakın düşen karışımları ayrıca işaretle.

Kendini değerlendir

  • Teknik ve Malzeme: Kareler eşit oranlarla ve temiz fırçayla mı boyandı; karışımlar birbirine bulaşmadı mı?
  • Değer (Ton): Karışımların bileşenlerinden daha koyu çıktığını tabloda görebiliyor musun?
  • Bitmişlik ve Sunum: Tabloya bir yıl sonra bakan biri, hangi karenin hangi iki tüpten geldiğini okuyabilir mi?
  • Tablodaki hangi karışım, beklentinden en farklı çıktı?

Kendini sına

1. Ekranda kırmızı ile yeşil ışığın birleşimi neden sarı görünür?

  • A) Ekran sarı ışık da yayar.
  • B) İki ışık, uzun ve orta dalga konilerini sarı ışığın uyandıracağı oranda uyarır.
  • C) Kırmızı ile yeşil pigmentler birbirini soğurur.
  • D) Göz sarıyı hatırlar.

2. Çıkarımsal karışımda karışım bileşenlerine göre nasıldır?

  • A) Daha parlak.
  • B) Aynı parlaklıkta.
  • C) Daha koyu.
  • D) Her zaman beyaz.

3. Seurat'nın noktaları hangi tür karışımın örneğidir?

  • A) Ortalama karışım.
  • B) Toplamsal karışım.
  • C) Çıkarımsal karışım.
  • D) Hiçbir karışım.

4. Ortalama karışımda sonuç en parlak bileşene göre nasıldır?

  • A) Her zaman daha parlak.
  • B) Beyaz.
  • C) Siyah.
  • D) Ondan daha parlak olamaz.

5. Kendi boyalarının karışım davranışını öğrenmenin en güvenilir yolu nedir?

  • A) Bir renk çemberine bakmak.
  • B) Paletindeki boyalarla bir karışım tablosu kurmak.
  • C) Ekranda renk karıştırmak.
  • D) Boya adlarını ezberlemek.

Cevaplar

  1. B — Bu metamerizmin bir örneğidir; fiziksel sarı ışık yoktur ama sarı görülür.
  2. C — Her pigment ışığın bir kısmını soğurur; göze ulaşan toplam ışık azalır.
  3. A — Noktalar gözde, alanlarına göre ağırlıklı bir ortalama olarak birleşir.
  4. D — Ortalama, bileşenlerin en parlağını geçemez; tamamlayıcılar griye yaklaşır.
  5. B — Pigmentlerin gücü, saydamlığı ve bulanıklaşması ancak denenerek görülür.

Referans görseller

  • Özgün şema: kırmızı ve yeşil ışığın aynı noktaya düşüp sarı vermesi; uzun ve orta dalga konilerinin birlikte uyarılması.
  • Özgün şema: kırmızı ve yeşil pigmentlerin yansıtma eğrileri ve çarpımlarından doğan dar, alçak karışım eğrisi.
  • Özgün fotoğraf: bir ekranın büyütülmüş ışık noktaları, aynı iki rengin palette karışımı ve kâğıttaki nokta karışımı yan yana.

Sonraki derse köprü

Bu derste her yeni pigmentin karışımı koyulaştırdığını gördük. Sonraki derste bu bilgiyi bir sınır olarak değil bir güç olarak kullanan bir yaklaşıma bakıyoruz: yalnızca dört boyayla, ten ve gökyüzü dahil ne kadar geniş bir renk aralığı elde edilebileceğini sınayacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 · Kanca. Bir ekranın sarı alanı büyüteç altında kırmızı ve yeşil noktalara ayrışır; yanında paletteki kırmızı ve yeşil karışarak kahverengiye döner. Soru ekranda.
  • 0:50–2:00 · Bağlam. Seurat'nın tablosu, müzenin lisansladığı görüntüyle; uzaktan yakına yaklaşan kamera, turuncu yeleğin noktalara ayrışması; boyalı kenar.
  • 2:00–3:40 · Toplamsal. Karanlık bir duvarda kesişen üç spot; kesişim bölgelerinde sarı, camgöbeği, eflatun ve ortada beyaz.
  • 3:40–5:40 · Çıkarımsal. İki yansıtma eğrisi, çarpımlarının dar ve alçak bir tepeye inmesi; matbaanın üç mürekkebi.
  • 5:40–7:30 · Ortalama. Maxwell'in dönen diski; Seurat'nın noktaları; tamamlayıcı noktaların griye yaklaşması ve orta mesafede titreşmesi.
  • 7:30–9:10 · Karışım tablosu. Altı boyalı bir ızgaranın doluşu; temiz ve bulanık karışımlar işaretlenir; farklı ten tonlarına yakın düşen kareler.
  • 9:10–10:00 · Hatalar ve kapanış. Ekrandaki karışımı boyada arayan bir el, çok pigmentli bir çamur; son görüntü dört tüpten açılan geniş bir renk yelpazesi.