Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Ekolojik değerlik kuramına göre renkleri, onlarla ilişkilendirdiğimiz nesneleri ne kadar sevdiğimize göre severiz; Berkeley'deki çalışmada bu, ortalama tercihlerin yaklaşık yüzde sekseninin karşılığını verdi.
- Koyu sarımsı kahverengi ve zeytin tonları bu çalışmada az sevildi; Avustralya ve Birleşik Krallık, çekiciliği azaltmak için sigara paketlerinde donuk koyu kahverengiyi zorunlu kıldı.
- Himba ile İngiliz katılımcıların karşılaştırması, tercihlerin ve onları belirleyen etkenlerin kültüre göre değiştiğini gösterdi; tek bir model iki kültürü birlikte açıklayamadı.
Kısa cevap
Bazı çalışmalar, insanların renkleri o renklerle ilişkilendirdikleri nesneleri ne kadar sevdiklerine göre sevdiğini gösterir: mavi temiz su ve açık gökyüzünü, koyu sarımsı kahverengi ise dışkıyı ve çürümüş yiyeceği çağrıştırdığı için ilki sevilir, ikincisi sevilmez. Bu açıklama ABD'li katılımcıların ortalama tercihlerini çok iyi tahmin ediyor, ama Namibya'daki Himba halkıyla yapılan bir karşılaştırmada ne bu kuram ne de başka bir kuram iki kültürün tercihlerini birlikte açıklayabildi. Yani favori rengin nereden geldiği sorusunun bugün tek bir cevabı yok; en iyi desteklenen açıklama bile kültüre bağlı görünüyor.
Tercih nasıl ölçülür?
Bir kişiye "en sevdiğin renk ne?" diye sormak kolaydır, ama cevap bir renk adıdır, bir renk değil. "Mavi" diyen biri gök mavisini de lacivert de kastedebilir. Bu yüzden laboratuvar çalışmaları renk adları yerine ekranda gösterilen renk örnekleri kullanır ve her birinin ne kadar beğenildiğini bir ölçekte puanlatır.
Bu yaklaşımın bir sınırı baştan bellidir: laboratuvarda beğenilen renk, bir boşlukta asılı duran bir karedir. Bir arabanın, bir kazağın ya da bir duvarın rengi seçilirken nesnenin kendisi, kullanım amacı ve çevresi de işe karışır. RH-02'de anlatılan çok ülkeli anket, mavinin favori renk sorusuna en sık verilen cevap olduğunu gösteriyordu; bu ders, o cevabın arkasındaki olası nedenlere bakıyor.
Nesnelerden renklere: ekolojik değerlik kuramı
Kaliforniya Üniversitesi Berkeley'den Stephen Palmer ve Karen Schloss 2010'da bir açıklama önerdi. Kuramlarına göre bir rengi sevmemiz, o rengi taşıyan nesnelere karşı ortalama duygusal tepkimizden gelir. Mavi pek çok hoş şeyle birlikte görülür: açık bir gökyüzü, temiz bir su. Koyu sarımsı kahverengi ise hoş olmayan şeylerle: dışkı, çürümüş yiyecek. Renk, bu nesnelerin iyi ya da kötü değerini üzerine alır. Değerlik kavramı, yani bir şeyin ne kadar hoş ya da hoş olmayan bulunduğu, PS-02'de tanıtılmıştı.
Palmer ve Schloss kuramı şöyle sınadı. Otuz iki renkli örneğin her biri için insanların o renkle ilişkilendirdiği nesneleri ve bu nesnelerin ne kadar sevildiğini topladılar. Bu bilgilerden her renk için ağırlıklı bir "nesne değerliği" hesapladılar ve bunu kırk sekiz katılımcının doğrudan verdiği beğeni puanlarıyla karşılaştırdılar. Sonuç çarpıcıydı: nesne değerliği, ortalama renk tercihlerindeki farklılığın yaklaşık yüzde sekseninin karşılığını veriyordu. Çalışmada koyu turuncu, yani kahverengi, ve koyu sarı, yani zeytin tonu, öbür turuncu ve sarılardan belirgin biçimde daha az sevildi.
Kuramın çekici yanı, tercihin neden değişebileceğini de açıklamasıdır. Bir renk yeni ve sevilen bir nesneyle, örneğin sevilen bir takımın formasıyla ya da bir markayla bağlanırsa, o rengin değeri de değişebilir. Yani kuram, tercihi doğuştan sabit bir şey olarak değil, deneyimle beslenen bir ortalama olarak görür. Yazarların kendileri de bu tercihlerin doğuştan mı olduğu yoksa bir ömür boyunca mı öğrenildiği sorusunun açık kaldığını belirtir.
Kartın sorusu: koyu sarımsı kahverengi
Kartın sorusu, koyu sarımsı kahverenginin neden dünyanın en az sevilen renklerinden biri olabileceği. Ekolojik değerlik kuramının cevabı basittir: bu ton, çoğu insanın kaçındığı nesnelerle, çürümüşlükle ve atıkla, sık sık birlikte görülür.
Bu çıkarımın beklenmedik bir uygulaması halk sağlığında görüldü. Avustralya, 21 Kasım 2011'de sigara paketlerinin standart hâle getirilmesini yasalaştıran ilk ülke oldu. Yasa, paketlerin bütün logolardan, renklerden ve simgelerden arındırılıp "donuk koyu kahverengi" olmasını şart koştu. Yasanın amaçlarından biri, tütün ürünlerinin çekiciliğini azaltmaktı. Birleşik Krallık da 2016–2017'de yürürlüğe giren düzenlemesinde aynı rengi zorunlu kıldı.
Buradaki mantık, kuramla yan yana okunduğunda açıktır: sevilmeyen nesneleri çağrıştıran bir renk, pakete de o çağrışımı taşır. Ama bu uygulama kuramın doğru olduğunu kanıtlamaz; yalnızca, bu tür renklerin birçok izleyicide olumsuz bir tepki uyandırdığı varsayımına dayanan bir politika seçimidir.
Karşı görüş
Ekolojik değerlik kuramının güçlü sonuçları tek bir kültürde, Berkeley'deki katılımcılardan elde edildi. Kuram evrensel bir mekanizma önerir, ama bunu sınamak için tüketim kültürünün etkisinden uzak toplumlarla karşılaştırma gerekir.
Taylor, Clifford ve Franklin 2013'te tam da bunu yaptı. İngiliz yetişkinlerin renk tercihlerini, kırsal Namibya'da sanayileşmemiş bir toplulukta yaşayan Himba yetişkinlerininkiyle karşılaştırdılar. İki grubun tercihleri çok az ortak özellik gösterdi ve Himba tercihlerinde "evrensel" diye önerilen örüntülerin ve cinsiyet farklarının hiçbiri görülmedi. Nesne çağrışımlarının değerliği, uyaranla arka plan arasındaki koni kontrastı ve rengin canlılığı gibi etkenler iki kültürde de tercihle ilişkiliydi, ama bu ilişkiler iki kültürde çarpıcı biçimde farklıydı. Hiçbir tek model iki grubun tercihlerini birlikte açıklayamadı.
Bu sonuç ekolojik değerlik kuramını çürütmez; hatta kuramın mantığıyla uyumlu bir okuması da vardır. Eğer tercih nesnelerden geliyorsa, farklı nesnelerle farklı biçimde yaşayan toplulukların farklı renkleri sevmesi beklenir. Tartışma, kuramın bir mekanizma olarak doğru olup olmadığından çok, Berkeley'de bulunan güçlü uyumun başka yerlerde de aynı güçte görülüp görülmediği üzerinedir. Palmer ve Schloss'un makalesi de Japonya, Meksika, Hindistan ve Sırbistan'da süren karşılaştırmalı çalışmalardan söz ederek bu sorunun açık olduğunu kabul eder.
Tartışmanın bir başka ayağı biyolojik açıklamalardır. Palmer ve Schloss, kendi kuramlarını insanların evrimsel geçmişine dayanan biyolojik uyum açıklamalarıyla ve renk-duygu ilişkilerine dayanan açıklamalarla karşılaştırır ve verilerine en iyi kendi kuramlarının uyduğunu bildirir. Yaş da bir etken olabilir: çocuklarla yetişkinleri karşılaştıran bir çalışmanın başlığı, pembe ile kırmızı arasındaki tercihin cinsiyete göre ayrıştığını, mavinin ise iki cinsiyette de sevildiğini özetler. Cinsiyet kodlarının tarihi TK-18'in konusudur.
Örnek — "kahverengi" dediğimiz aynı renk mi?
Kahverengi, gündelik dilde çok geniş bir alanı kaplayan bir sözcüktür ve bu alanın içinde insan tenlerinin büyük kısmı da vardır. Laboratuvarda sevilmediği bulunan ton ise belirli bir bölgedir: koyu, düşük doygunluklu ve sarıya ya da zeytine kayan bir kahverengi. Bu ayrımı görmek için donuk koyu kahverengiyi temsil etmek üzere 4A412A kodunu seçelim; bu bir tahmin, herhangi bir paketten ölçülmüş bir değer değil.
| Örnek | Açıklık (L\*) | Kroma | Ton açısı | Donuk kahverengiyle ΔE00 |
|---|---|---|---|---|
| 4A412A (donuk kahverengi) | 27,9 | 15,5 | 90° | — |
| F1C7A9 | 83,1 | 23,2 | 63° | 53,1 |
| C68863 | 62,1 | 35,3 | 56° | 36,1 |
| 8D5524 | 41,7 | 41,8 | 63° | 19,2 |
| 4A2C1D | 21,4 | 19,6 | 52° | 14,1 |
En koyu ten örneği donuk kahverengiye açıklık ve kroma bakımından yakındır, ama ton açısı otuz sekiz derece kadar farklıdır: ten kırmızıya, paket rengi sarı-yeşile bakar. Aynı sözcükle anılan iki renk, renk ölçümünde ayrı bölgelerdedir.
Bu ayrım önemlidir, çünkü "kahverengi en az sevilen renklerden biri" gibi bir cümle bağlamından kopunca kolayca yanlış yerlere taşınabilir. Tercih çalışmaları tek başına gösterilen renk karelerini ölçer; insan tenini, yüzleri ya da insanları değil. Bir renk karesine verilen beğeni puanı, o rengin adını taşıyan her şeye genellenemez.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Herkesin favori rengi mavi, çünkü insanlar doğuştan maviyi sever."
Mavinin sık seçildiği doğrudur, ama nedeni tartışmalıdır: ekolojik değerlik kuramı bunu sevilen nesnelerle açıklar ve Himba karşılaştırması tercih örüntülerinin kültürden kültüre değiştiğini gösterir.
Özet
- Ekolojik değerlik kuramına göre renkleri, onlarla ilişkilendirdiğimiz nesneleri ne kadar sevdiğimize göre severiz; Berkeley'deki çalışmada bu, ortalama tercihlerin yaklaşık yüzde sekseninin karşılığını verdi.
- Koyu sarımsı kahverengi ve zeytin tonları bu çalışmada az sevildi; Avustralya ve Birleşik Krallık, çekiciliği azaltmak için sigara paketlerinde donuk koyu kahverengiyi zorunlu kıldı.
- Himba ile İngiliz katılımcıların karşılaştırması, tercihlerin ve onları belirleyen etkenlerin kültüre göre değiştiğini gösterdi; tek bir model iki kültürü birlikte açıklayamadı.
Kendini sına
- (Kolay) Ekolojik değerlik kuramına göre mavi neden sevilir?
- (Kolay) Avustralya sigara paketleri için hangi rengi zorunlu kıldı?
- (Orta) Koyu sarımsı kahverengi neden dünyanın en az sevilen renklerinden biri olabilir?
- (Orta) Palmer ve Schloss'un sonuçlarını genellemeden önce hangi sınırlamayı akılda tutmak gerekir?
- (Zor) Himba sonuçları ekolojik değerlik kuramını çürütür mü, yoksa onunla uyumlu bir biçimde okunabilir mi?
- (Zor) 4A2C1D örneği donuk kahverengiye açıklık ve kromada yakın olduğu hâlde, tercih bulgularını tene genellemek neden hatalıdır?
Cevaplar
- Çünkü mavi, çoğu insanın sevdiği nesnelerle, açık gökyüzü ve temiz suyla ilişkilendirilir ve bu nesnelerin olumlu değeri renge geçer («Nesnelerden renklere: ekolojik değerlik kuramı»).
- Donuk koyu kahverengi; paketler logo, renk ve simgelerden arındırıldı («Kartın sorusu: koyu sarımsı kahverengi»).
- Ekolojik değerlik kuramına göre bu ton, çoğu insanın kaçındığı nesnelerle, dışkıyla ve çürümüş yiyecekle, sık sık birlikte görülür ve bu nesnelerin olumsuz değerini üzerine alır. Ancak bu açıklama en güçlü biçimde ABD'li katılımcılarda gösterildi; başka kültürlerde aynı sıralamanın görülmesi garanti değildir («Kartın sorusu: koyu sarımsı kahverengi», «Karşı görüş»).
- Sonuçların Berkeley'den örneklenen günümüz Amerikalılarına ait olduğunu; yazarlar da başka ülkelerdeki karşılaştırmaların sürdüğünü belirtir («Nesnelerden renklere: ekolojik değerlik kuramı»).
- Çürütmez: nesne değerliği Himba'da da tercihle ilişkiliydi, ama ilişki farklı işledi. Tercih nesnelerden geliyorsa farklı nesnelerle yaşayan toplulukların farklı renkleri sevmesi beklenir; tartışılan şey, Berkeley'deki güçlü uyumun evrensel olup olmadığıdır («Karşı görüş»).
- İkisi ton açısında otuz sekiz derece kadar ayrılır; ten kırmızıya, paket rengi sarı-yeşile bakar. Üstelik tercih çalışmaları tek başına gösterilen renk karelerini ölçer, insanları ya da yüzleri değil («Örnek — "kahverengi" dediğimiz aynı renk mi?»).
Kaynaklar
- Palmer, S. E. ve Schloss, K. B., «An ecological valence theory of human color preference», PNAS, 107(19), 2010, s. 8877–8882.
- Taylor, C., Clifford, A. ve Franklin, A., «Color preferences are not universal», Journal of Experimental Psychology: General, 142(4), 2013, s. 1015–1027.
- Skaczkowski, G., Durkin, S., Kashima, Y. ve Wakefield, M., «Influence of premium vs masked cigarette brand names on the experienced taste of a cigarette after tobacco plain packaging in Australia: an experimental study», BMC Public Health, 18, 295, 2018.
- Purves, R. I., Moodie, C., Eadie, D. ve Stead, M., «The Response of Retailers in Scotland to the Standardised Packaging of Tobacco Products Regulations and Tobacco Products Directive», Nicotine & Tobacco Research, 21(3), 2019, s. 309–313.
- Jonauskaite, D. ve arkadaşları, «Pink for Girls, Red for Boys, and Blue for Both Genders: Colour Preferences in Children and Adults», Sex Roles, 80(9–10), 2019, s. 630–642.
Sonraki adım
Bir rengi sevmek ile bir rengin gözümüze çarpması ayrı şeylerdir. PS-04 ikinci soruya geçer: rengin görsel aramada bir hedefi nasıl öne çıkardığına, renkli görüntülerin siyah-beyazlardan daha iyi hatırlanıp hatırlanmadığına ve bir metnin tamamını fosforlu kalemle boyamanın neden işe yaramadığına. Renklerin duygularla ilişkisine dönmek istersen PS-02'ye bak.