Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kuzey Amerika fotoğraf laboratuvarları uzun süre açık tenli bir kadını gösteren "Shirley" kartlarını ten normu olarak kullandı ve renkli film kimyası açık tenler lehine bir yanlılıkla tasarlandı.
- Koyu tenlerin temsili, çikolata ve mobilya reklamcılarının kahverengi tonlarla ilgili şikâyetleri gibi ticari baskılarla ve fotoğrafçıların geliştirdiği tekniklerle iyileşmeye başladı; kartlar çeşitlendi, ama tümüyle dönüşmedi.
- Bir teknolojinin varsayılanı, tasarımcıların aklındaki tipik kullanıcıya göre ayarlanır; bugün yüz analizi algoritmalarında da benzer bir örüntü görülür ve ortalamadan uzak tenler varsayılandan farklı bedeller öder.
Kısa cevap
Renkli fotoğraf baskısının yıllarca bir ten referansına göre ayarlandığı belgelenmiştir: Kuzey Amerika'daki laboratuvarlar, açık tenli bir kadını gösteren ve sektörde "Shirley" adıyla anılan kartları norm olarak kullandı ve renkli film emülsiyonları açık tenleri iyi gösterecek biçimde tasarlandı. Koyu tenlerin temsili, çoğu zaman teknik bir kaygıdan önce ticari bir baskıyla, örneğin çikolata ve mobilya reklamcılarının kahverengi tonlardan şikâyet etmesiyle iyileşmeye başladı. Bir teknolojinin varsayılanı, onu tasarlayanların kimi düşündüğünü taşır; bu varsayılan, sonradan kimin iyi, kimin kötü göründüğünü de belirler.
Bir kartın adı
Bir fotoğraf laboratuvarında baskı alınırken, renklerin doğru olup olmadığını anlamak için bir referansa ihtiyaç vardır. Laboratuvar çalışanları bu yüzden bilinen renkleri ve bir yüzü gösteren test kartlarını basar, sonucu bir norma göre ayarlar.
İletişim bilimci Lorna Roth, 2009'da yayımladığı makalesinde bu kartların tarihini inceler. Roth'a göre fotoğraf baskısında bir norm referans kartı, parlak ve yüksek kontrastlı bir elbise giymiş, açık tenli bir kadını gösterirdi. Bu kadınların açık ten tonları, sektördeki erkek kullanıcılar tarafından ilk renk test kartı modelinin adıyla "Shirley" diye anıldı ve yirminci yüzyılın başlarından itibaren Kuzey Amerika'daki analog fotoğraf laboratuvarlarının çoğunda tanınan ten ideali oldu. Roth, renkli televizyon sektörünün de 1950'lere kadar beyaz porselen bir "China Girl" ile benzer bir referans kullandığını yazar.
Yanlılık nereden geldi?
Roth'un 1995'te Kodak'ta yaptığı görüşmelere dayanan anlatımına göre, hareketsiz fotoğraf için renkli film kimyası başlangıçta açık tenler lehine bir yanlılıkla tasarlandı. Yani sorun yalnız laboratuvardaki karta bakan gözde değildi; kartın doğru göründüğü noktaya varan emülsiyonun kendisi de aynı yüzlere göre ayarlanmıştı.
Sorunun en görünür olduğu yer, farklı tenlerden kişilerin aynı karede olduğu fotoğraflardı. Roth'un aktardığı tanıklıklara göre, tek bir kişinin portresinde ten farkı ışıkla ve baskı ayarıyla karşılanabiliyordu; ama birbirinden çok farklı tenlerden kişiler aynı grup portresinde yer aldığında bu yollar yetmiyordu. Tek bir baskı ayarı her yüzü aynı yöne kaydırır, ama her yüzü aynı ölçüde düzeltmez; bir filmin taşıyabildiği ton aralığı dar olduğunda, aynı karedeki çok açık ve çok koyu yüzleri birlikte doğru göstermek olanaksızlaşır.
Değişimi ne tetikledi?
Roth'un anlattığı değişim, beklenmedik bir yerden geldi. Kodak'ta çalışmış Earl Kage'in aktardığına göre, şirketin en büyük profesyonel müşterilerinden bazıları şikâyetçiydi: çikolata üreticileri, çikolataların reklam fotoğraflarında doğru kahverengi tonları alamadıklarını söylüyordu; mobilya üreticileri ise vernik tonlarının ve ahşap damarlarının fotoğraflarda gerçeğe uygun görünmediğinden yakınıyordu. Kimyacılar bunun üzerine çalıştı ve Roth'un görüştüğü bir Kodak yöneticisine göre bu profesyonel pazarlar için yapılan araştırma, koyu tenlerin fotoğraflanmasında da biraz daha iyi sonuçlara yardım etti.
Roth, sonraki yıllarda ortaya çıkan filmlerde koyu tenlerin temsilinin iyileştiğini de belgeler: 1980'lerin başında geliştirilen profesyonel bir portre filminin farklı tenleri esnek biçimde karşıladığını, popüler bir tüketici filmi olan Gold Max'in ise Kodak içinde başlangıçta "karanlık bir ışıkta koyu bir atın ayrıntılarını fotoğraflayabilen" film diye anıldığını aktarır. Kartlar da değişti: tek bir açık tenli kadından, farklı kökenlerden üç kadına. Ama Roth'un dikkat çektiği gibi, üç kadının da görece açık tenli olduğu bir kart, normu genişletir ama tümüyle dönüştürmez.
Bilişsel eşitlik ve bugün
Roth, bu tarihten bir kavram çıkarır.
Aynı soru bugün başka teknolojilerde de sorulur. Joy Buolamwini ve Timnit Gebru, 2018'de yayımladıkları bir çalışmada iki yüz analizi veri setinin ten tipi dağılımını inceledi ve bunların büyük çoğunluğunun açık tenli kişilerden oluştuğunu buldu. Üç ticari cinsiyet sınıflandırma sistemini ten tipi ve cinsiyet bakımından dengelenmiş yeni bir veri setiyle sınadıklarında, en çok yanlış sınıflandırılan grup koyu tenli kadınlardı.
Bu çalışma renk düzeltmesi değil, yüz analizi üzerinedir; ama Roth'un anlattığı yapıyla aynı örüntüyü gösterir: bir sistem, kendisini eğiten ya da ayarlayan örneklerin çoğunluğu için iyi, azınlık için kötü çalışır. Bu sorunun kameralarda ve yazılımlarda bugün hangi teknik çözümlerle ele alındığı FS-11'in konusudur.
Kartın sorusu: varsayılan kimin için?
Bir teknolojinin "varsayılanı" kimin için tasarlandığını nasıl etkiler? Varsayılan, bir sistemin kimse bir şey değiştirmediğinde verdiği sonuçtur ve çoğu zaman tasarımcıların aklındaki "tipik" kullanıcıya göre ayarlanır. Bir film, açık tenli yüzler üzerinde denenip ayarlandığında, o yüzler için iyi sonuç verir; öbür yüzler için iyi sonuç almak, bir fotoğrafçının ek bilgisine, ek ışığına ya da laboratuvardaki ek bir düzeltmeye bağlı kalır. Yani varsayılan, bazı kullanıcılara hiçbir çaba gerektirmeden iyi sonuç verir, öbürlerinden ek emek ister.
Örnek — orta gri, her yüzü aynı griye çeker
Bir varsayılanın nasıl işlediğini basit bir modelle görelim. Otomatik pozlama yapan bir sistemin, çerçeveyi dolduran bir yüzü ortalama olarak yüzde 18 yansıtan orta bir gri gibi göstermeye çalıştığını varsayalım. Bu, gerçek kameraların karmaşık ölçüm sistemlerinin sadeleştirilmiş bir hâlidir. Yüzde 18'lik gri, CIELAB'da L\* = 49,5'e karşılık gelir. Bir ITU raporu, yüzde 18'lik gri kartın ten tonlarına en yakın standart yansıtma kartı olduğunu belirtir; ama hangi tene yakın olduğu tenden tene değişir.
| Ten örneği | Tenin L\* değeri | Yüzü orta griye getirmek için pozlama düzeltmesi |
|---|---|---|
| F1C7A9 | 83,1 | −1,79 stop |
| C68863 | 62,1 | −0,76 stop |
| 8D5524 | 41,7 | +0,55 stop |
| 4A2C1D | 21,4 | +2,43 stop |
Böyle bir sistem, en açık yüzü neredeyse iki stop karartır, en koyu yüzü iki buçuk stopa yakın açar; sonuçta dört yüz de aynı griye yaklaşır. Hiçbiri kendi tonunda görünmez, ama en büyük düzeltme en koyu tene uygulanır ve bu düzeltme, gölgelerdeki gürültüyü ve arka plandaki parlak alanların kırpılmasını da büyütür. FS-02'de koyu tenlerde zayıf kalan mavi kanalın gürültüsü, böyle bir açmayla daha da görünür olur. Varsayılan bir ortalamaya göre ayarlandığında, ortalamadan uzaklaştıkça sistemin yaptığı düzeltme de, düzeltmenin yan etkileri de büyür; çok açık ve çok koyu tenler, bu yüzden aynı varsayılandan farklı bedeller öder.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Kameralar teknik olarak nötrdür; koyu tenlerin kötü görünmesi yalnız fotoğrafçının hatasıdır."
Roth'un belgelediği gibi renkli film kimyası ve laboratuvar referansları uzun süre açık tenlere göre ayarlandı; koyu tenler için iyi sonuç almak, fotoğrafçılardan ek bilgi ve çaba istedi ve teknolojinin kendisi ancak ticari baskılar ve eleştirilerle değişti.
Özet
- Kuzey Amerika fotoğraf laboratuvarları uzun süre açık tenli bir kadını gösteren "Shirley" kartlarını ten normu olarak kullandı ve renkli film kimyası açık tenler lehine bir yanlılıkla tasarlandı.
- Koyu tenlerin temsili, çikolata ve mobilya reklamcılarının kahverengi tonlarla ilgili şikâyetleri gibi ticari baskılarla ve fotoğrafçıların geliştirdiği tekniklerle iyileşmeye başladı; kartlar çeşitlendi, ama tümüyle dönüşmedi.
- Bir teknolojinin varsayılanı, tasarımcıların aklındaki tipik kullanıcıya göre ayarlanır; bugün yüz analizi algoritmalarında da benzer bir örüntü görülür ve ortalamadan uzak tenler varsayılandan farklı bedeller öder.
Kendini sına
- (Kolay) "Shirley kartı" nedir ve adını nereden alır?
- (Kolay) Roth'a göre Kodak'ın koyu kahverengi tonlar üzerinde çalışmasını hangi müşteri şikâyetleri tetikledi?
- (Orta) Bir teknolojinin "varsayılanı" kimin için tasarlandığını nasıl etkiler?
- (Orta) Farklı tenlerden kişilerin aynı karede olduğu fotoğraflar neden özellikle zordu?
- (Zor) Farklı tenlerden üç kadını gösteren yeni Shirley kartı, Roth'a göre neden sorunu tümüyle çözmez?
- (Zor) Orta gri modelinde en büyük pozlama düzeltmesinin en koyu tene uygulanması, gürültü ve kırpma bakımından ne anlama gelir?
Cevaplar
- Kuzey Amerika'daki analog fotoğraf laboratuvarlarında renk ve ten ayarı için kullanılan, açık tenli bir kadını gösteren referans kartıdır; Roth'a göre sektördeki erkek kullanıcılar tarafından ilk renk test kartı modelinin adıyla anılmıştır («Bir kartın adı»).
- Çikolata üreticilerinin reklam fotoğraflarında doğru kahverengi tonları alamaması ve mobilya üreticilerinin vernik ve ahşap damarlarının gerçeğe uygun görünmemesi («Değişimi ne tetikledi?»).
- Varsayılan, sistemin kimse bir şey değiştirmediğinde verdiği sonuçtur ve tasarımcıların aklındaki tipik kullanıcıya göre ayarlanır; o kullanıcıya hiçbir çaba gerektirmeden iyi sonuç verirken, öbürlerinden ek bilgi, ek ışık ya da ek düzeltme ister. Açık tenler üzerinde ayarlanan filmler, koyu tenler için iyi sonucu fotoğrafçının ek emeğine bıraktı («Kartın sorusu: varsayılan kimin için?»).
- Tek bir kişinin portresinde ten ışık ve teknik ayarlarla karşılanabiliyordu; ama farklı tenlerden kişiler aynı karede olduğunda, filmin dar ton aralığı çok açık ve çok koyu yüzleri birlikte doğru göstermeye yetmiyordu («Yanlılık nereden geldi?»).
- Çünkü kartta farklı kökenlerden kadınlar olsa da üçünün de görece açık tenli olduğunu belirtir; norm genişlemiş ama en koyu tenler hâlâ referansın dışında kalmıştır («Değişimi ne tetikledi?»).
- En koyu tenin orta griye getirilmesi yaklaşık iki buçuk stop açmayı gerektirir; bu açma, koyu tenlerde zaten zayıf olan kanalların gürültüsünü ve arka plandaki parlak alanların kırpılmasını büyütür. Ortalamaya göre ayarlanmış bir varsayılan, ortalamadan uzak tenlere daha büyük düzeltmeler ve daha büyük yan etkiler yükler («Örnek — orta gri, her yüzü aynı griye çeker»).
Kaynaklar
- Roth, L., «Looking at Shirley, the Ultimate Norm: Colour Balance, Image Technologies, and Cognitive Equity», Canadian Journal of Communication, 34(1), 2009, s. 111–136.
- Buolamwini, J. ve Gebru, T., «Gender Shades: Intersectional Accuracy Disparities in Commercial Gender Classification», Proceedings of Machine Learning Research, 81, 2018, s. 77–91.
- ITU-R, «Report BT.2408-7: Guidance for operational practices in HDR television production», 2023.
Sonraki adım
Shirley kartları renkli fotoğrafın ve renkli televizyonun tarihine aitti; ama sinemada rengin kendisi de bir anda gelmedi. FS-10 bu uzun geçişi anlatır: filmlerin elle boyanmasından ve tintlenmesinden iki ve üç şeritli renk süreçlerine, renk danışmanlığından renkli televizyona geçişe kadar, ve renkli filmin neden hemen standart hâline gelmediğini. Bugünkü teknik çözümler için FS-11'e bak.