M01-D01
Yapım şirketi nedir
Bir reklam yapım şirketinin yönetmen temsil eden, bütçeleyen ve riski taşıyan yapısını açıklar.
Reklam Yapımcılığı Akademisi — M01, Yapım şirketinin işi · 1.858 kelime · 6 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Dayanak: Araştırma bulgusu: reklam sektöründe proje ekolojisi (Grabher 2002); İngiliz ticari televizyonunda ajans ve yapım şirketi ilişkisi (Payne 2017)
Reklam Filmi Yönetmenliği Akademisi’nde: M01-D02
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir reklam yapım şirketi üç işi bir arada yapar: yönetmenleri temsil eder, bir filmin bütçesini kurar ve yapımın riskini üstlenir. Şirketin kalıcı kısmı küçüktür; her filmde onlarca kişiyi bir araya getiren şey bu küçük kısmın ilişkiler ağıdır. Geçici projeler kalıcı şirketlere, kişisel bağlara ve ağlara yaslanır. Bir yapım şirketinin kiminle, hangi ilişki içinde çalıştığı onun piyasadaki yerini belirleyebilir. Teklifin her satırı, aşılırsa şirketin taşıyacağı bir tahmindir.
Açılış sahnesi
Feride Hanım ofisin camından aşağıdaki sokağa bakıyor. Çıra Film'i on dokuz yıl önce iki odalı bir dairede kurdu; bugün şirketin dokuz kadrolu çalışanı var: kendisi, Kaan, bir yapım müdürü, bir koordinatör, muhasebe, iki yönetmen ve bir stajyer. Masasının üzerinde haftaya çekilecek Lâl Çay filminin ekip listesi duruyor: altmış iki isim.
Kaan içeri girip listeyi işaret ediyor. «Altmış ikisinin elli üçü bizim değil,» diyor. «Görüntü yönetmeni, ışık ekibi, sanat departmanı, makyaj, şoförler. Çekim bitince hepsi başka bir sete gidecek.»
Feride Hanım başını sallıyor. Bu cümleyi on dokuz yıldır duyuyor.
Telefon çalıyor. Arayan Hüseyin Usta. Kınalı Fırın'ın sahibi, ajansın müşterisi; ama Çıra Film'i doğrudan arıyor. «Yeni şubemiz için küçük bir film istiyorum,» diyor. «Ajansa sormadan. Siz çekseniz olmaz mı?»
Feride Hanım bir an susuyor. Sonra Kaan'a bakıyor.
«Bu,» diyor telefonu kapatınca, «bizim ne olduğumuzla ilgili bir soru.»
Bu derste ne olacak
Bu akademinin ilk dersi Feride Hanım'ın sorusundan başlıyor: bir reklam yapım şirketi nedir? Dışarıdan bakınca bir filmin çekildiği yer gibi görünür; ama Çıra Film'in dokuz kişilik ofisi ile altmış iki kişilik seti arasındaki fark, şirketin asıl işinin başka bir şey olduğunu gösteriyor. Bir reklam yapım şirketi üç şeyi bir arada yapar: yönetmenleri temsil eder, bir filmin bütçesini kurar ve o filmin yapımındaki riski üstlenir. Bu ders bu üç işi ve şirketin kiminle, hangi ilişki içinde çalıştığını soruyor. Londra reklam sektöründe projelerin kalıcı şirketlerle ilişkisini inceleyen bir araştırma ile İngiliz ticari televizyonunun ilk yıllarında ajansların yapım şirketleriyle nasıl çalıştığını belgeleyen tarihsel bir araştırma, Hüseyin Usta'nın telefonunu tartmamıza yardım edecek.
Kanıt ne diyor
Bir reklam filmi geçici bir projedir: birkaç haftalığına kurulur ve dağılır. Bu projeler kalıcı şirketlerin yerini mi alıyor, yoksa onlara mı yaslanıyor? Londra reklam sektöründe yapılan bir çalışma ikinci cevabı veriyor.
İkinci soru yapım şirketinin kiminle çalıştığı. 1950'lerin Londra'sına bakan bir tarih araştırması, bu sorunun bir şirketin piyasadaki yerini nasıl belirleyebildiğini gösteriyor.
Bu iki çalışma yapım şirketi için şunu söylüyor: şirketin değeri yalnızca bir filmi çekebilmesinde değil, kimlerle kalıcı bir ilişki kurduğunda ve o ilişkinin içinde nerede durduğunda.
Sahada
Kalıcı şirket, geçici film
Yaygın yanlış«Yapım şirketi bir ekipman ve ekip kiralama firmasıdır; kamerayı ve ışığı getirir, gerisi ajansın işidir.»
Çıra Film'in dokuz kişisinin hiçbiri kamera kiralamıyor; kamera bir kiralama şirketinden geliyor. Şirketin işi, bir fikri çekilebilir bir filme dönüştürecek yönetmeni, ekibi, takvimi ve bütçeyi bir araya getirmek ve bunun sorumluluğunu almak. Grabher'in çalışması, proje temelli örgütlenmenin şirketlerden, kişisel bağlardan ve ağlardan beslendiğini gösteriyor. Ekipman bir satın alma kalemidir; yapım şirketinin değeri o kalemleri bir filme bağlayan ilişkilerde ve kararlarda.
Yönetmeni temsil etmek
Yaygın yanlış«Bir yapım şirketinin değeri yalnızca yönetmenlerindedir; iyi bir yönetmeni olan şirket her işi alır.»
Payne'in çalışmasında ajansların tercihini belirleyen şey yalnızca yönetmenlerin yeteneği değildi: maliyet, şirketin reklamverenle mi ajansla mı çalıştığı ve kimin yaratıcı denetimi elinde tuttuğu da belirleyiciydi. Grabher'in çalışması da projelerin kişisel bağlara, yerelliklere ve kurumsal ağlara yaslandığını gösteriyor. Bir ajans yapımcısı, Gül gibi, bir yönetmeni seçerken o yönetmeni temsil eden şirketin bütçeyi tutturup tutturamayacağını, takvimi yönetip yönetemeyeceğini ve geçmişteki işleri nasıl teslim ettiğini de sorar.
Bütçe ve risk
Yaygın yanlış«İşi kazanmak için en düşük teklifi vermek her zaman doğrudur; aradaki fark sette bir şekilde kapanır.»
Yapım şirketi teklifin altında kalan farkı sette kapatmak zorunda kalırsa, bu fark çoğu zaman ya şirketin kendi payından, ya ekibin süresinden, ya da filmin kalitesinden çıkar. Kaan'ın «biz öderiz» cevabı bunun neden ciddi olduğunu söylüyor: yapım şirketi riskin taşıyıcısı. Düşük bir teklif bir işi kazandırabilir, ama aynı zamanda şirketin üstlendiği riski büyütür. Bir teklifi değerlendirirken toplam rakamdan çok, hangi satırın neyi varsaydığına bakmak gerekir.
Gri alan
Bir reklam yapım şirketinin yapısı ülkeden ülkeye ve şirketten şirkete değişiyor. Bazı şirketler kalabalık bir yönetmen kadrosuyla ve geniş bir kadrolu ekiple çalışır; bazıları tek bir yönetmenin ve bir yapımcının etrafında kurulur. Grabher'in çalışması Londra'daki ajanslar üzerine; Türkiye'deki yapım şirketlerinin kadrolu ve proje bazlı çalışan oranlarını ya da gelir modellerini gösteren bir ölçüme ulaşılamadı; bu oranlar belirsiz. Payne'in çalışması 1950'lerin sonundaki İngiltere'yi anlatıyor; bugün yapım şirketlerinin reklamverenle doğrudan ne kadar sık çalıştığı ve bunun ajanslarla ilişkiyi nasıl etkilediği başka bir tartışmanın konusu. Dijital içerik çoğaldıkça bazı markalar kendi içlerinde yapım birimleri kuruyor; bunun yapım şirketinin üç işinden hangisini, ne ölçüde değiştirdiği de henüz açık değil. Riskin teklifte ve sözleşmede nasıl paylaşıldığı ise her işte yeniden konuşuluyor.
Senin işinde
Bir yapım şirketinde çalışıyorsan ya da kurmak istiyorsan, önce şirketin üç işini ayrı ayrı düşün: hangi yönetmenleri temsil ediyorsun, bir filmin bütçesini nasıl kuruyorsun ve hangi riskleri üstleniyorsun? Kadrolu ekibini küçük tutabilirsin, ama her projede altmış kişiyi bir araya getirecek ilişkiler ağını sürekli besle. İşini kimden aldığını açıkça tanımla: ajanslardan mı, reklamverenlerden mi, ikisinden mi? Bir reklamveren seni doğrudan aradığında, bunun ajansla ilişkine ne yapacağını düşünmeden cevap verme. Her teklifte «aşılırsa kim öder?» sorusunu kendine sor ve hava, iptal, ek gün gibi riskleri bir satır olarak yaz. Oyuncu ve makyaj satırlarında filmde görünecek farklı ten tonlarıyla deneyimli kişilere bütçe ayır. Yapım şirketi seçen taraftaysan, şirketleri yalnızca yönetmenlerine göre değil, bütçeyi tutturma, takvimi yönetme ve riski nasıl ele aldıklarına göre de değerlendir; en düşük teklifin hangi satırı küçülterek düştüğünü sor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir reklam yapım şirketi üç işi bir arada yapar: yönetmenleri temsil eder, bir filmin bütçesini kurar ve yapımın riskini üstlenir. Şirketin kalıcı kısmı küçüktür; her filmde onlarca kişiyi bir araya getiren şey bu küçük kısmın ilişkiler ağıdır. Geçici projeler kalıcı şirketlere, kişisel bağlara ve ağlara yaslanır. Bir yapım şirketinin kiminle, hangi ilişki içinde çalıştığı onun piyasadaki yerini belirleyebilir. Teklifin her satırı, aşılırsa şirketin taşıyacağı bir tahmindir.
Sonraki derse köprü
Feride Hanım Hüseyin Usta'nın işini Gül'e açtığında iki yapımcı aynı masaya oturdu: Çıra Film'in yapımcısı Kaan ve Sarmaşık'ın ajans yapımcısı Gül. İkisi de «yapımcı», ama ikisinin işi aynı değil. M01-D02, Yapımcı ve ajans yapımcısı, yapım şirketi yapımcısının işini ajans yapımcısının işinden ayırıyor ve aynı süreçte iki masanın nerede buluştuğunu soruyor.
Kendini sına
Soru 1 · Kavram
Grabher'in Londra reklam sektörü çalışmasına göre geçici projeler ile kalıcı şirketler arasındaki ilişki nasıldır?
- A) Projeler kalıcı şirketlerin yerini tamamen almıştır.
- B) Projeler ile şirketler arasında hiçbir ilişki yoktur.
- C) Projeler ajanslara, kişisel bağlara, yerelliklere ve kurumsal ağlara yaslanır; bunlar proje temelli örgütlenmenin temel kaynaklarıdır.
- D) Yalnızca büyük şirketler proje yürütebilir.
Cevap: C. Çalışma projelerin şirketlerin yerini aldığını varsaymıyor; aralarındaki karşılıklı bağımlılığı «proje ekolojisi» olarak tarif ediyor.
Soru 2 · Tuzak
Bir ajansın müşterisi olan bir reklamveren, yapım şirketini doğrudan arayıp ajanssız bir film istiyor. Payne'in aktardığı tarih göz önüne alındığında en yerinde değerlendirme hangisidir?
- A) Yapım şirketi her zaman reklamverenle doğrudan çalışmalıdır.
- B) Yapım şirketinin kiminle çalıştığı piyasadaki yerini etkileyebilir; reklamverenle doğrudan çalışmaya alışkın şirketler, fikrin denetimini elinde tutmak isteyen ajansların tercihinden düşmüştü, bu yüzden karar ajansla ilişki düşünülerek verilmelidir.
- C) Bu karar yalnızca bütçeye bağlıdır.
- D) Yapım şirketi böyle bir teklifi her zaman reddetmelidir.
Cevap: B. Payne'e göre Kıta Avrupası şirketlerinin reklamverenle doğrudan çalışma alışkanlığı, Londra ajanslarının onları bırakmasının nedenlerinden biriydi.
Soru 3 · Senaryo
Bir yapım şirketi, işi kazanmak için rakiplerinden belirgin biçimde düşük bir teklif vermeyi düşünüyor. En yerinde değerlendirme hangisidir?
- A) Düşük teklif her zaman doğrudur; fark sette kapanır.
- B) Teklifin rakamı riskle ilgisizdir.
- C) Düşük teklif yalnızca ajansı ilgilendirir.
- D) Teklif kabul edildikten sonra ortaya çıkan maliyet çoğu zaman yapım şirketinde kalır; düşük bir teklif işi kazandırabilir ama şirketin üstlendiği riski büyütür, bu yüzden hangi satırın neyi varsaydığına bakılmalıdır.
Cevap: D. Yapım şirketi riskin taşıyıcısıdır; teklifin her satırı aşılırsa şirketin cebinden çıkacak bir tahmindir.
Soru 4 · Uygulama
Bir yapım teklifinde, farklı ten tonlarında iki oyuncu için tek bir makyaj sanatçısı yazılmış ve sanatçının deneyimi bilinmiyor. En yerinde adım hangisidir?
- A) Sanatçının iki ten tonuyla deneyimini sormak, gerekirse deneyimli bir sanatçıyı ekleyip bedeli yeniden hesaplamak.
- B) Teklifi küçük tutmak için satırı olduğu gibi bırakmak.
- C) Makyajı tamamen kaldırmak.
- D) Sorunu renk düzeltmeye bırakmak.
Cevap: A. Bütçenin satırları bir filmin kimi nasıl göstereceğine dair kararlardır; kesilen bir satır sette geri dönebilir.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.