M25-D02
Malan ve iki üçgen
Malan'ın çatışma ve kişi üçgenlerini ve odak belirleme yöntemini açıklar.
Psikanaliz Akademisi — M25, Kısa süreli psikodinamik terapiler · 3.062 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kişi üçgeni Menninger'in 1958'deki içgörü üçgenine, çatışma üçgeni Ezriel'in Tavistock gruplarında okuduğu gerekli, kaçınılan ve felaket ilişkilerine dayanır; Malan 1979'da ikisini yan yana kullandı.
Malan'ın çizgisinde odak, aynı çatışmanın bugünkü bir ilişkide, geçmişte ve görüşmenin içinde görülebildiği yerde aranır ve bir deneme yorumuna verilen yanıtla sınanır.
Odak cümlesi savunmayı, korkuyu ve gizli isteği birlikte taşır; fazla derin odak kısa çerçevede taşmaya, fazla sığ odak dağılmaya götürebilir.
Seansın içinde üçgenler bir yön bulma aracıdır: savunmadan kaygıya, kaygıdan duyguya, oradan da terapistle ebeveyn arasındaki bağlantıya.
Malan'ın bulguları kendi kliniğinden ve kendi değerlendirmesinden geldi; sonraki çalışmalar bağlantının değerine dair karışık bir tablo verdi.
Açılış sahnesi
Mersin'in Mut ilçesi, çarşıdan yukarı çıkan caddede üç katlı bir bina. Zemin katta Sinan'ın kuruyemiş dükkânı, üstünde onun evi, en üstte kiracısı. Yeni kuru kayısı çuvallarla gelmiş, dükkân tatlı ve tozlu kokuyor.
Gülay hidrofor servisinden geliyor. Sinan onu kapıda bir kâğıtla karşılıyor: dükkânın lavabosundaki musluk hava tükürüyor, yukarıdaki duşta su bir güçlü bir zayıf akıyor, gece pompa her iki üç dakikada bir çalışıp kiracının çocuğunu uyandırıyor. Listede başka şeyler de var: eski termosifon, damlayan bahçe musluğu, merdiven altındaki nem lekesi.
"Hepsini birden mi yapacaksın?" diye soruyor Sinan.
Gülay cevap vermeden merdiven altına iniyor, pompanın yanındaki gri basınç tankına parmak eklemiyle vuruyor. Tankın tepesindeki hava sibobuna manometreyi takınca bir fışkırık su geliyor. "Tankın içindeki zar yırtılmış," diyor. "Hava yastığı kalmamış. Pompa her açtığın muslukta sıfırdan basmak zorunda kalıyor. Musluktaki hava da duştaki dalgalanma da gecenin tıkırtısı da buradan."
"Termosifon?"
"Termosifon eski ama suçlu o değil. Nemi de not ettim, o başka bir boru. Bugün yalnız tankı değiştirelim. Akşam duşa girdiğinde su yine dalgalanırsa yanılmışım demektir, o zaman termosifona bakarız."
Sinan kâğıdı katlıyor. "Ya nem?"
"O bekleyebilir. Ama unutmayalım diye kâğıdın arkasına yazdım."
Bu derste ne olacak
Dağınık bir yakınmadan tek bir çalışılabilir hedef çıkarmak, kısa terapinin en riskli kararlarındandır. Önce iki üçgenin kökenine, Karl Menninger'e ve Henry Ezriel'e bakıyoruz. Sonra Malan'ın ilk görüşmede odağı nasıl aradığını, sınadığını ve bir cümleye sığdırdığını; odağın fazla derin ya da sığ seçildiği durumları ve seansın içinde üçgenlerle iz sürmeyi izliyoruz. En sonda Malan'ın bulgularına yöneltilen eleştiri var.
Sıfır noktası
İki üçgenin köşeleri M24-D03'te tanıtıldı ve orada yorumun hedeflerini düzenleyen bir şema olarak kullanıldı. Odaklı psikoterapinin Tavistock'taki doğuşu M25-D01'in konusuydu. Burada aynı şemalar başka bir işe koşuluyor: tedaviye başlamadan önce, sınırlı sayıda seansın neye harcanacağına karar vermek. Bu karar psikodinamik formülasyondan (M22-D09) daha dardır; formülasyon bir kişinin bütün örüntülerini toplar, odak bunlardan birini seçer.
Mekanizma
İki üçgenin kökeni
Kişi üçgeninin bilinen ilk biçimi Malan'a ait değil. Amerikalı psikiyatrist Karl Menninger 1958'de yayımlanan Theory of Psychoanalytic Technique kitabında analitik tedavide içgörünün hangi bağlantılardan kurulduğunu bir üçgenle anlattı. Kitabın 1973'teki ikinci baskısı Philip Holzman'la birlikte çıktı.
Çatışma üçgeninin kaynağı ise Tavistock'un kendi içindeydi. Klein çizgisinde yetişmiş analist Henry Ezriel, 1950'lerde grup terapisi üzerine yazdığı makalelerde grubun terapistle ve kendi üyeleriyle kurduğu ilişkileri üç katmanda okudu. Bugünkü yazın, Malan'ın çatışma üçgenindeki üç köşenin bu katmanlardan türediğini söyler.
Yaygın yanlış"İki üçgen kısa terapi için icat edildi."
Kişi üçgeni Menninger'in analitik tedavi üzerine kitabından, çatışma üçgeni Ezriel'in grup çalışmalarından geldi. Malan onları kısa terapinin odağını bulmak için bir araya getirdi; şemalar uzun süreli terapide de yorumu düzenlemek için kullanılır.
Malan iki şemayı 1979 tarihli kitabında yan yana koydu: biri kişinin içindeki işleyişi, öbürü onun hangi ilişkilerde tekrar ettiğini gösteriyordu. Kişi üçgeninin köşelerini kısaltmalarla yazdı: terapist ya da aktarım için T, bugünkü önemli kişiler için O (other), geçmişteki önemli kişiler, çoğunlukla ebeveynler için P (parent).
Odağı bulmak
Malan'ın Tavistock atölyesinde ilk görüşme yalnız bilgi toplamak için yapılmıyordu. Terapist bir psikodinamik öykü çıkarıyor, bugünkü yakınmayı tetikleyen olayı geçmişteki bir örüntüye bağlayan bir hipotez kuruyordu. Malan'ın çizgisinde aktarılan ölçüt şudur: aynı çatışma birden fazla alanda, ideal olarak bugünkü bir ilişkide, geçmişteki bir ilişkide ve görüşmenin içinde terapistle görülebiliyorsa, kısa bir terapinin üzerinde duracağı bir odak vardır.
Hipotez kurulduktan sonra sınanır. Terapist o ana kadar gördüğü bağlantıyı kısa bir deneme yorumuyla (M21-D03) söyler ve danışanın ne yaptığına bakar. Malan iki şeyi birlikte tartıyordu: danışanın yoruma duygusal bir yanıt verip vermediği ve odaktaki işe gerçekten girmek isteyip istemediği. Sifneos'un seçim ölçütleri (M25-D01) aynı soruların daha sistemli bir listesiydi.
Yaygın yanlış"Deneme yorumunu kabul eden danışan kısa terapiye uygundur."
Kabulün biçimi içeriğinden çok şey söyler. Duygusuz ve hızlı bir onay yorumu uzakta tutmanın bir yolu olabilir; duyguyla gelen bir itiraz ise çalışılabilir bir odağa işaret edebilir.
Odak sonunda bir cümleye indirilir. İyi bir odak cümlesi, çatışma üçgeninin üç köşesini ve bu çatışmanın görüldüğü ilişkileri birlikte taşır. Gürkan için Sibel'in yazdığı cümle şöyle olabilir: "Görülmek ve hak ettiğini almak istediğinde, bu isteği dile getirirse bir kenara atılacağından korktuğu için geri çekilip 'önemli değil' diyor; bu örüntü işyerinde, babasıyla ilişkisinde ve terapistle ilk görüşmede görünüyor." Cümle danışana da söylenebilir ya da yalnız terapistin pusulası olarak kalabilir; hangisinin seçileceği danışana ve çerçeveye göre değişir.
Odak bulunamayan danışan kısa terapiye alınmaz; bu bir mahkûmiyet sayılmaz. Tutarlı bir çatışmanın çıkmaması, yoruma duygusal bir yanıt gelmemesi ya da kısa sürenin sonundaki ayrılığın taşınamayacak olması bu kararı getirir.
Odağın derinliği
Odak seçimi iki yönde yanılabilir. Fazla derin seçilen bir odak, danışanı tedavinin başında en ağır yaşantısıyla yüz yüze getirir ve kısa bir çerçevede taşınamayacak kadar kaygı uyandırabilir. Fazla sığ seçilen bir odak ise bir davranış hedefine indirgenir; çatışma üçgeninin kaygı ve duygu köşeleri boş kalır, seanslar konudan konuya kayar. Dengeyi kurarken danışanın ego gücüne bakmak işe yarar (M24-D01).
Yaygın yanlış"Odak, danışanın ilk görüşmede söylediği yakınmadır."
Yakınma odağa açılan kapıdır. Odak, yakınmanın arkasında birkaç ilişkide tekrar eden çatışmadır; "zamanı iyi kullanamamak" gibi bir yakınma ancak bir korkuya ve bir isteğe bağlandığında çalışılabilir hâle gelir.
Odak cümlesi tedavinin ortasında değişebilir. Ölçüt, yeni malzemenin aynı çatışma üçgenine oturup oturmadığıdır.
Seans içinde iz sürmek
Odak seçildikten sonra üçgenler seansın içinde bir yön bulma aracına dönüşür. Malan'ın ve onu izleyen klinisyenlerin anlattığı sıra şöyledir: terapist önce savunmayı gösterir, savunmanın neyi önlediğini sorar, bu kaygıyı görünür kılar ve kaygının altındaki duyguya ulaşmaya çalışır. Duygulanım fobisi modeli (M24-D06) bu sırayı Malan'ın şemasından alıp kendi diline çevirdi.
Kişi üçgeninde Malan'ın en çok önem verdiği bağlantının kendi kısaltması vardı.
Bu bağlantının sonuçla ilişkisini seans kayıtlarıyla sınayan çalışma M24-D03'te kart (Marziali, 1984).
Usta katmanı
Malan'ın odaklı terapiye dair bulguları büyük ölçüde kendi kliniğinin vakalarından geldi. 1976 tarihli Toward the Validation of Dynamic Psychotherapy, otuz hastalık bir seride terapist notlarından yorumları yeniden puanladı ve terapisti ebeveyne bağlayan yorumların payı ile sonuç arasındaki ilişkiyi savundu. Puanlama terapistin kendi notlarına dayandığı için, notlara neyin girdiği sonucu da etkileyebiliyordu. Malan, 1992'de Ferruccio Osimo'yla birlikte yayımladığı Psychodynamics, Training, and Outcome in Brief Psychotherapy başlıklı kitabı yayımladı; adı, eğitim ve sonuç sorularını aynı çatı altında topladığını gösteriyor.
Bu bulgu iyi bir ilk görüşmenin kendi başına bir müdahale olabileceğini düşündürür; kısa terapiden sonraki değişimin terapiye ait payını da sorgulatır.
Perry, Luborsky, Silberschatz ve Popp 1989'da aynı video kaydı üzerinde üç formülasyon yöntemini karşılaştırdı: çekirdek çatışmalı ilişki teması (M22-D06), Mount Zion ekibinin plan tanısı ve Perry ile Cooper'ın çatışma formülasyonu. Yazarlara göre her yöntem biraz farklı bir şeye odaklanıyordu; odağın bir kısmı yöntemin bakışından da geliyor olabilir.
İki üçgen bir odağı bulmanın ve seansın neresinde olunduğunu görmenin dilidir; bu dili bir danışanın karşısında zamanında konuşabilmek, kayıtların süpervizörle satır satır geçildiği bir eğitimle kazanılır.
Kanıtın sınırı
İki üçgen klinikte yaygın, ama şemanın kendisi sınanmış bir kuram sayılmaz. İlk bulgular Malan'ın kendi kliniğinden, terapist notlarından ve sonucu da kendisi değerlendiren bir ekipten geliyor. Marziali'nin tekrarı küçük bir örneklemde ve ilişkisel bir desende kaldı; bağlantı sıklığı ile sonucun birlikte görülmesi, iyi giden terapilerin bu bağlantıya daha çok fırsat tanımasıyla da açıklanabilir. Uygunluk ölçütlerinin güvenirliği birkaç değerlendiricinin ortalamasında elde edildi; tek bir klinisyenin tek görüşmedeki yargısının ne kadar isabetli olduğu bilinmiyor. Aktarım yorumu üzerine çalışmaları toplayan derleme ise ölçümler ve desenler arasında o kadar çeşitlilik buldu ki bir sonuç çıkaramadı. Çalışmaların neredeyse tamamı İngiltere, Norveç ve Kuzey Amerika kliniklerinden; odağın aile ilişkilerinin farklı örgütlendiği bağlamlarda nasıl kurulduğu ayrıca sınanmalı.
Kendin dene
Aklında kalsın
Kişi üçgeni Menninger'in 1958'deki içgörü üçgenine, çatışma üçgeni Ezriel'in Tavistock gruplarında okuduğu gerekli, kaçınılan ve felaket ilişkilerine dayanır; Malan 1979'da ikisini yan yana kullandı.
Malan'ın çizgisinde odak, aynı çatışmanın bugünkü bir ilişkide, geçmişte ve görüşmenin içinde görülebildiği yerde aranır ve bir deneme yorumuna verilen yanıtla sınanır.
Odak cümlesi savunmayı, korkuyu ve gizli isteği birlikte taşır; fazla derin odak kısa çerçevede taşmaya, fazla sığ odak dağılmaya götürebilir.
Seansın içinde üçgenler bir yön bulma aracıdır: savunmadan kaygıya, kaygıdan duyguya, oradan da terapistle ebeveyn arasındaki bağlantıya.
Malan'ın bulguları kendi kliniğinden ve kendi değerlendirmesinden geldi; sonraki çalışmalar bağlantının değerine dair karışık bir tablo verdi.
Sonraki derse köprü
Bu derste süre bir çerçeve olarak kaldı: seans sayısı baştan konuşuldu, asıl iş odaktaydı. Başka bir yaklaşım bunu tersine çevirdi ve son seansın tarihini, danışanın ayrılık ve zamanla ilişkisini harekete geçiren bir müdahalenin kendisi saydı. M25-D03, zaman sınırlı terapinin takvimi neden tedavinin merkezine koyduğunu soruyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.