M24-D08
Çalışıp geçmek
Çalışıp geçme kavramını ve tekrar eden örüntünün terapide nasıl değiştiğini açıklar.
Psikanaliz Akademisi — M24, Müdahale yelpazesi · 3.054 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Klinikte çalışıp işleme, adı konmuş bir temanın farklı kişiler ve sahnelerle yeniden yaşanmasıdır; her dönüşte küçük bir fark birikir.
Greenson onu içgörüden sonraki özümseme işi olarak, Sedler hastanın emeği olarak okudu; Brenner kavramın analizin kendisiyle sınırını sorguladı.
Değişim çoğu kez örüntünün yok olmasıyla gelmez: örüntü daha erken fark edilir, daha kısa sürer, kişinin önünde başka bir yol açılır. Ustalık ve katılık ölçümleri bu kaymayı yakalamaya çalışıyor.
Yas benzetmesi ve yıldönümleri sürecin neden hızlanmadığını hatırlatır; bellekle kurulan bağ henüz bir hipotez.
Terapistin "bunu konuştuk" sıkıntısı karşıaktarımın bir haberidir; geri dönüş de sürecin içinden okunur.
Açılış sahnesi
Muğla'nın Ortaca ilçesi, devlet hastanesinin karşı kaldırımında iki masalık bir kahve ocağı. Ocağı yirmi yedi yıldır Uğur işletiyor. Nesrin mart başında, çalıştığı cam fabrikası kapanınca yanına geldi. Refakatçiler, nöbet değiştiren hemşireler, tahlil sonucu bekleyenler sabahtan akşama kahve istiyor.
İlk haftalarda Nesrin cezveyi günde dört beş kez taşırırdı. Uğur her seferinde bezini uzatır, "Bir daha," der, başka bir şey eklemezdi. Taşma hep aynı anda oluyordu: biri tezgâha eğilip Nesrin'e bir şey sorduğunda. Nesrin dönüp cevap veriyor, köpük kabarıyor, iş bitiyordu.
Ekimin ilk serin sabahı kapıda bir refakatçi, laboratuvarın kaçta açıldığını soruyor. Nesrin cevap verirken cezve kabarıyor. Bu kez kadına bakarken eli de kalkıyor, ama yarım saniye geç. Ocağın kenarına bir parmak köpük akıyor. Nesrin bezi kendisi alıyor.
"Yine konuşurken oldu," diyor.
Uğur fincanı tepsiye koyuyor. "Martta tencere gibi taşıyordu. Bugün bir parmak. Bir de bunu ben söylemeden sen söyledin."
Nesrin gülmüyor. "Ama yine oldu."
"Olur." Uğur yeni cezveyi suya daldırıp uzatıyor. "Mayısta ben de bir kere 'kaç kere konuştuk bunu' dedim, hatırlıyor musun? O gün üç cezve taşırdın."
Bu derste ne olacak
Rüya üzerine önceki ders, anlaşılmamış bir isteğin geri gelişiyle kapanmıştı. Burada geri gelişin kendisini terapinin aylarına yayılmış hâliyle izliyoruz. Kavramın Freud'dan sonraki serüveniyle başlıyor, sonra aynı temanın eşle, işte ve odada dönüşünü ve bu dönüşlerde neyin değiştiğini ölçen araştırmalara geçiyoruz. Yas benzetmesi, yıldönümleri ve bellek araştırmasından doğan açıklamalar onu izliyor. Son durak terapistin kendisi: aynı konunun yedinci kez gelişine verdiği tepki ve geri dönüşü nasıl okuduğu.
Sıfır noktası
Çalışıp işleme (working through) Freud'un 1914 teknik yazısından M07-D05'te tanımlandı. Klinikteki görünümü sadedir: danışan bir örüntüyü tanır, adını terapistle birlikte koyar, birkaç hafta sonra kendini aynı örüntünün içinde bulur. Bu dönüş sürecin malzemesidir. Değişim de çoğu kez örüntünün ortadan kalkması biçiminde gelmez. Örüntü daha erken fark edilir, daha kısa sürer, daha az zarar verir ve kişinin önünde birden fazla yol belirir.
Terapistin göreceği şey çoğunlukla bu küçük kaymalardır. Onları görmek için neyin aynı kaldığını bilmek gerekir; formülasyondaki ana tema (M22-D06) bu yüzden çalışıp işlemenin haritasıdır.
Yaygın yanlış"Çalışıp işleme, aynı yorumun tekrar tekrar söylenmesidir."
Tekrarlanan şey danışanın yaşantısıdır: tema her seferinde başka bir kişiyle, başka bir sahnede ve başka bir duyguyla gelir. Terapistin aynı cümleyi yinelemesi direnci (M23-D09) çoğu zaman sertleştirir; işi ilerleten, her yeni sahnede neyin farklı olduğunu birlikte bulmaktır.
Mekanizma
Freud'dan sonra kavramın açılımı
Freud 1914'te çalışıp işlemeyi adı konmuş bir direncin zamanla aşılması olarak anlattı. On iki yıl sonra kaygı kitabının eklerinde tekrar zorlantısının çekimini it'ten gelen bir direnç sayınca, ben dirençleri çözüldükten sonra işin neden sürdüğüne de bir gerekçe vermiş oldu (M23-D09).
Ralph Greenson 1967 tarihli teknik kitabında çalışıp işlemeyi, içgörü verildikten sonra yapılan ve davranışta ya da tutumda kalıcı bir değişime götüren psikolojik iş diye tarif etti. Bu işin içinde içgörünün kullanılması, özümsenmesi ve yeniden yönelme vardı; Greenson bu kavramları Edward Bibring'in 1954 sınıflamasından (M24-D02) aldı. Kitapta aktarım yorumlarının çalışıp işlenmesine ayrı bir kesim ayrılır: terapist bir aktarım tepkisini bir kez yorumlamakla yetinmez, izini yeni bağlamlarda sürer ve geçmişle bağını yeniden kurar.
Mark Sedler 1983'te kavramı analistin tekniği yerine hastanın emeği olarak okudu. Ona göre süreç direnci tanımakla, yani içgörüyle, ve onu aşmakla, yani değişimle, yürüyordu. Bu iki adımı hatırlamanın ve tekrarlamanın hem iş birliği yapan hem çatışan işlevlerine bağladı. Charles Brenner ise 1987'de 1914'ten o güne kavrama yüklenen anlamları gözden geçirdi ve çalışıp işleme ile analizin kendisi arasındaki ilişkiyi tartıştı.
Her döngüde küçülen kayma
Klinik deneyimin söylediği, örüntünün dönüşleri arasında bir farkın birikmesidir. Luborsky'nin ekibi ana temanın yaygınlığını (M22-D06) terapi boyunca izleyerek bir cevap aradı. Başka bir çizgi temanın ne sıklıkla göründüğüne değil, kişinin onunla ne yapabildiğine baktı.
Ölçeği Almancaya uyarlayan Ulm ekibi 2001'de basamakları, dürtü denetiminin yokluğundan olumsuz duyguların içe alınıp yansıtılmasına, anlama güçlüğüne, kişilerarası farkındalığa ve en üstte kendini anlama ile öz denetime uzanan bir sırayla tanıttı. Tema aynı kalabilir; değişen, kişinin temanın içindeki yeridir.
Ustalığın artması temanın kaybolduğu anlamına gelmez. Uzun terapilerden sonra ana temanın çoğunlukla yerinde kaldığını, esnekliğin ve olumlu tepkilerin arttığını bulan İsveç çalışması M22-D06'da kart olarak okundu. Aynı fikri başka bir ölçüyle sınayan bir ekip ergenlere yöneldi.
Yas gibi: zaman ve yıldönümü
Çalışıp işleme sık sık yasa benzetilir. Freud'un yas çalışması (M07-D03) kaybedilen kişiye bağlı anıların tek tek ele alınmasını anlatıyordu; tedavide de bir örüntüden vazgeçmek, ona bağlı sahneleri birer birer yeniden yaşamayı ister. Benzetmenin dayanağı klinisyenlerin gözlemidir ve iki yönden işe yarar: bir örüntüyü bırakmanın da bir kayıp olduğunu hatırlatır, sürecin neden hızlandırılamadığını anlatır. Yasın hep bu sırayla ilerlemediğini gösteren araştırma M07-D04'te tartışıldı; benzetme bir mekanizma kanıtı sayılmaz.
Zaman sorunu terapinin süresine de taşınır. Görüşme sayısı ile kazanım arasındaki ilişki (doz-yanıt, Terapi S02-P01-D08) düz bir çizgi izlemez. Uzun psikodinamik terapinin karmaşık sorunlarda daha kısa terapilerden üstün olup olmadığı tartışması ve 2008 meta-analizi M20-D09'da okundu. Kısa terapinin sınırı da burada görünür: tema adlandırılabilir, ama farklı sahnelerde defalarca yaşanmasına zaman kalmayabilir.
Örtük bilginin yeniden yazılması
Çağdaş görüşler çalışıp işlemenin neden zaman aldığına başka bir açıklama getirir. Boston grubunun örtük ilişkisel bilgisi (M19-D02) yaşantıyla edinilmiş bir "insanlarla nasıl olunur" bilgisidir; bir yorumla değişmez, yeni ilişki deneyimleri biriktikçe yavaşça yeniden yazılır. Şimdi anları ve düzeltici duygusal deneyim (M24-D04) bu yeniden yazımın yoğun anları sayılabilir.
Bellek araştırmasından gelen bir öneri bu tabloyu bir mekanizmaya bağlamayı dener. Yeniden pekişme (Terapi S01-P01-D08) hatırlanan bir izin bir süre değişebilir hâle gelmesini anlatıyordu; aynı ders, insan uygulamalarındaki tutarsızlığı da göstermişti.
Modelin son bileşeni, yeni biçimin farklı bağlamlarda pratik edilmesi, çalışıp işlemenin klinik tarifine çok yakın. Bu yakınlık bir doğrulama sayılmaz; bağ şimdilik spekülatiftir.
Yaygın yanlış"Bellek araştırması psikodinamik terapinin nasıl işlediğini kanıtladı."
Yeniden pekişmeyi terapötik değişime bağlayan model kuramsal bir sentezdir. Laboratuvar bulguları insan uygulamalarına tutarsız biçimde aktarıldı ve terapi seansında bir anının yeniden pekiştiği gösterilmedi. Benzerlik bir hipotez kurmaya yeter, bir sonuç ilan etmeye yetmez.
Usta katmanı
Çalışıp işlemenin en zor yanı terapistte yaşanabilir. Aynı temanın yedinci gelişinde içinden "bunu zaten konuştuk" geçer. Bu sıkıntı karşıaktarımdır ve bir karşıaktarım davranışına (M23-D05) dönüşebilir: yorumu sertleştirmek, konuyu değiştirmek, danışanı ilerlemeye zorlamak. Freud'un 1914'te analistin sabrına yüklediği yük burada somutlaşır. Sıkıntı aynı zamanda bilgi taşır: danışanın hayatındaki başkalarının da aynı bıkkınlığı duyduğunu, örüntünün odada canlandığını (M23-D06) gösterebilir.
Geri dönüş de aynı bakışla okunur. Aylar süren bir ilerlemenin ardından eski örüntü bütün gücüyle dönebilir; geçici kayma ile nüks arasındaki ayrım (S02-P01-D11, Terapi) burada işe yarar. Psikodinamik çerçevede eski örüntünün bir kayıp, bir ayrılık ya da terapide yaklaşan bir değişiklik karşısında geri gelmesi, temanın en derinde nereye bağlı olduğunu gösterebilir. Tek bir bozulmayı bütün sürecin çöküşü saymak (kural çiğneme etkisi, Terapi S08-P01-D08) danışan kadar terapistte de görülür.
Yaygın yanlış"Örüntü geri döndüyse terapi başarısız olmuştur."
Eski örüntünün dönüşü, özellikle bir kayıp ya da ayrılık döneminde, çalışıp işlemenin olağan seyrine aittir. Bakılacak yer dönüşün süresi, tanınma hızı ve kişinin ondan çıkış biçimidir.
Bir temanın aylar içinde nasıl inceldiğini görebilmek, kendi uzun vakalarının süreç notlarını süpervizörle baştan sona okumayı ister; bu sayfa o okuma için yalnız bir harita çiziyor.
Kanıtın sınırı
Çalışıp işleme psikanalizin en çok kullanılan, en az ölçülen kavramlarından biridir. Ustalık ölçeği ve katılık puanı onun izini yakalamaya çalışıyor, ama ikisi de aynı dönemde ölçülen iki değişimin birlikte gittiğini gösteriyor; hangisinin ötekini doğurduğu açık değil. Çalışmaların çoğu Luborsky çevresinden ve az sayıda hastadan geliyor; karşılaştırma grubu olan tek çalışma kurayla atama yapmadı. Örüntünün terapiden bağımsız olarak zamanla, yaşla ya da hayat koşullarıyla değişme payı ayrılmış değil. Bellek yeniden pekişmesiyle kurulan bağ kuramsal bir öneridir ve yayımlandığı sayıdaki eleştirilerle birlikte okunmalıdır. Örneklemler birkaç ülkenin kliniklerinden geliyor; geniş aile içinde ve sık temasla süren ilişkilerde aynı temanın kaç sahnede, ne hızla döndüğü ayrıca sınanmadı. Yas benzetmesi ve yıldönümü tepkisi klinik deneyime dayanıyor; zamanlamalarını öngören bir ölçüt tartışma konusu olmayı sürdürüyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Klinikte çalışıp işleme, adı konmuş bir temanın farklı kişiler ve sahnelerle yeniden yaşanmasıdır; her dönüşte küçük bir fark birikir.
Greenson onu içgörüden sonraki özümseme işi olarak, Sedler hastanın emeği olarak okudu; Brenner kavramın analizin kendisiyle sınırını sorguladı.
Değişim çoğu kez örüntünün yok olmasıyla gelmez: örüntü daha erken fark edilir, daha kısa sürer, kişinin önünde başka bir yol açılır. Ustalık ve katılık ölçümleri bu kaymayı yakalamaya çalışıyor.
Yas benzetmesi ve yıldönümleri sürecin neden hızlanmadığını hatırlatır; bellekle kurulan bağ henüz bir hipotez.
Terapistin "bunu konuştuk" sıkıntısı karşıaktarımın bir haberidir; geri dönüş de sürecin içinden okunur.
Sonraki derse köprü
Kısa ya da uzun, her terapide tema birkaç kez yaşanır, ama dönüşlerin bir kısmı terapi bittikten sonra gelir. Terapist bitişi hangi işaretlere bakarak önerir: belirtilerin azalmasına mı, temanın daha erken fark edilmesine mi, danışanın bir dönüşü kendi başına okuyabilmesine mi? Bitişin kendisi de bir ayrılıktır ve tema son haftalarda bir kez daha uyanabilir. Terapinin son evresi ve bitişe nasıl karar verildiği, «Sonlandırma» başlıklı M24-D09'un konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.