İçeriğe geç

M24-D09

Sonlandırma

Psikodinamik terapide sonlandırma evresini ve sonlandırma ölçütlerini açıklar.

Psikanaliz Akademisi — M24, Müdahale yelpazesi · 3.097 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S02-P01-D11

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Psikodinamik gelenekte bitiş kendi malzemesi olan bir evredir: tarih konunca eski belirtiler kısa süre dönebilir, ayrılık eski ayrılıkların dilini konuşur.

Freud 1937'de pratik bitişi analiz saatlerinin sona ermesi, ölçütü de benin işleyişi için en elverişli koşullar diye koydu; mutlak bir normalliği hedef saymadı.

Belirtinin azalması, çatışmaya terapistsiz bakabilmek, ilişki örüntüsünün gevşemesi ve işte ve sevgide işlev birbirini tamamlar; aktarımın tümüyle çözülmesi bir ideal olarak kalır.

Tarih koymak direnci gevşetebilir ama geri alınamaz; Mann zamanı tedavinin konusu yaptı.

Kapıyı açık bırakmak ve dönüşü başarısızlık saymamak bitişin parçasıdır; terapistin bırakamaması ya da erken bırakması süpervizyonda okunur.

Açılış sahnesi

Turhal'da, hükümet caddesine açılan pasajın girişinde bir kitapçı. Erdal dükkânı otuz bir yıldır işletiyor ve ağustosun son cumartesi kepengi son kez kendisi indirecek. Şermin on yıl önce burada dört yıl tezgâhın arkasında durmuş, sonra Tokat'ta büyük bir mağazada çalışmıştı. Nisanda dükkânı devralmak için döndü. Temmuzdan beri ikisi aynı tezgâhı paylaşıyor.

Şermin'in buradaki ilk yıllarından bir huyu kalmıştı: dağıtımcının bölge temsilcisi sipariş edilmemiş kolileri kapıya yığdığında sesi kısılır, irsaliyeyi imzalar, sonra arka odaya, Erdal'a bakardı. Erdal çıkar, kolilerin yarısını geri yükletirdi.

Bugün temsilci yeni çıkmış bir deneme kitabından on koli getiriyor. Şermin kalemi alıyor, imzanın ilk harfini atıyor ve gözü arka odanın kapısına kayıyor. Erdal içeride çaydanlığın altını kısıyor, kapıya gelmiyor. Şermin kalemi bırakıyor. "Beşini alalım. Kalanını eylülde, satışa bakıp konuşuruz." Temsilci beş koliyi minibüse geri taşıyor.

Erdal elinde iki bardakla çıkıyor. "On yıl önce hepsini imzalardın."

"Bu hafta iki kere imzaladım zaten," diyor Şermin. "Siz gidiyorsunuz diye mi, nedir, eskisi gibi oldum."

Erdal gülüyor. "Ben de bu hafta iki kere vitrini senin dizdiğin gibi bırakmadım, gece gelip geri çevirdim."

Şermin bardağı alıyor. "Eylülde takılırsam ararım sizi."

"Ara. Önce temsilciye ne diyeceğini kendine sor. Cevabı biliyorsun."

Bu derste ne olacak

Ders, bitişi psikodinamik gelenekte ayrı bir evre yapan şeyle açılıyor: tarih konunca eskinin geri gelmesi, ayrılığın yası, aktarıma ne olduğu. Sonra bitişe hangi ölçütlerle karar verildiğine, ardından bitişi önceden bir tarihe bağlamaya ve son seanstan sonrasına geçiyor. Usta katmanı bırakamayan ya da erken bırakan terapisti ele alıyor.

Sıfır noktası

Sonlandırmanın genel yapısını S02-P01-D11 (Terapi) kurdu: bitişin tek bir görüşme olmadığı, kazanımın devri, kayma ile nüksün ayrımı, tek taraflı ve uygulayıcı kaynaklı bitişler. İlişki akademisi aynı soruyu çiftler için işledi. Burada sorulan, psikodinamik bakışın bu yapıya ne eklediği.

Psikodinamik terapinin aracı ilişkinin kendisi olduğu için, ilişkinin bitmesi de çalışılacak bir yaşantıdır. Danışan hayatındaki önceki ayrılıkları bitişe yaklaşırken yeniden, bu kez gözler önünde yaşar.

Yaygın yanlış"Bitiş tarihi konduktan sonra eski şikâyet geri dönerse tarih geri alınmalıdır."
Doğrusu

Sonlandırma evresinde eski belirtilerin kısa bir süre canlanması sık görülür ve çoğu kez ayrılığın kendisine verilen bir cevaptır. Terapist önce bu dönüşü danışanla birlikte bitişin diliyle okur; tarihi değiştirmek, dönüşün ağırlığı ve süresi bunu gerektirdiğinde verilen ayrı bir karardır.

Mekanizma

Bitişin kendine özgü evresi

Freud 1937'de yayımlanan sonlu ve sonsuz analiz yazısında "analizin sonu" sözünün iki anlamını ayırır. Pratik anlamı basittir: analiz, analist ile hasta "sich nicht mehr zur analytischen Arbeitsstunde treffen", yani artık analiz saatinde buluşmadığında biter. Bunun için hasta belirtilerinden, kaygı ve ketlenmelerinden artık acı çekmemeli, analist de hastalık süreçlerinin tekrarından korkmayı gerektirmeyecek kadar çok şeyin bilince çıkarıldığına ve direncin aşıldığına kanaat getirmelidir. Öbür anlam, daha fazla değişimin vaat edilemeyeceği mutlak bir normalliktir; Freud onu sorgular. Yazının ilerleyen sayfalarında Ferenczi'nin analizin doğal bir sona ulaşabileceğini savunan 1927 konuşmasını da anar.

Sonraki kuşaklar bitişi ayrı bir evre saydı. Bitişin ilanı bir kayıp, bazen bir terk edilme yaşantısı uyandırır; yas çalışmasının (M07-D03) klinikteki karşılığı bu evrede yaşanır. Ayrılık üzerine kurulan gelişim kuramları, Mahler'in ayrışma-bireyleşmesi (M15-D05) ya da Klein'ın depresif konumu (M16-D03), terapiste neyin kaybedildiğini ve neyin içte kaldığını sormak için kullanılır.

Aktarımın bitişte tümüyle çözüldüğü düşüncesi, bitişten sonra olanlara bakınca sarsılır. Analiz bittikten sonra eski analizanlara ne yaşadıklarını soran bir çalışma bunu gösterdi.

Craige iyi giden bir analizden sonra kişinin yalnız analistin işlevlerini değil, analistin kendisine dair kalıcı ve olumlu bir iç imgeyi de içselleştirdiğini öne sürdü. Kazanımın devri bu içselleştirmenin davranış tarafını anlatıyordu; psikodinamik okuma ona bir iç ses ekler: danışan zor bir anda "terapistim ne derdi" diye sorar, zamanla soruyu kendi sesiyle sorar.

Bitişe nasıl karar verilir

Freud aynı yazıda, karakter analizinde doğal bir sonun kolay öngörülemeyeceğini, analizin herkesi şematik bir normalliğe zımparalamayı ya da iyice analiz edilmiş kişinin hiç tutku ve iç çatışma duymamasını hedeflemediğini yazar. Görevi şu cümleyle sınırlar: analiz "die für die Ichfunktionen günstigsten psychologischen Bedingungen", yani benin işlevleri için en elverişli ruhsal koşulları hazırlamalıdır; bununla görev yerine gelmiş olur.

Sonraki yazında ölçüt tartışması genişledi; Stephen Firestein 1974'te yetişkin analizinde sonlandırma yazınını derledi, 1978'de konuyu Termination in Psychoanalysis kitabında ele aldı. Klinik yazında sık anılan ölçütler belirtilerin azalması, iç çatışmalara terapistsiz bakabilme, ilişki örüntüsünde katılığın gevşemesi (M24-D08) ve işte ve sevgide işlevdir. Hiçbiri tek başına yetmez, hiçbiri tam gerçekleşmez.

Yaygın yanlış"Freud sağlıklı insanı sevebilen ve çalışabilen kişi diye tanımladı; terapi bu ikisi sağlanınca biter."
Doğrusu

Söz Freud'un yazılarında geçmez; Erikson'un 1950 tarihli kitabındaki bir aktarımdan yayıldı (M01-D05). Freud'un 1937'deki ölçütü benin işleyişine en elverişli koşullardır; işte ve sevgide işlev bugün anılan bir ölçüttür, kurucunun formülü sayılmaz.

Danışanlar bitişi neden istediklerini sorulunca terapistin ölçütlerinden biraz farklı konuşur.

Aynı ekip aynı yıl, yine 84 kişiyle, bitişteki duygulara da baktı: duyguların önemli bir kısmı olumluydu, olumsuz duyguda en sık anılan neden anlamlı bir ilişkinin kaybıydı ve daha uzun terapi bitişe dair daha olumlu duygularla birlikte gitti.

Tarih koymak

Freud Kurt Adam tedavisinin son yılını 1918 vaka öyküsünde anlattı; tarihin konması ve direncin gevşemesi M08-D07'de okundu. 1937'de aynı hamleye geriye bakar. Hasta birkaç yılda bağımsızlığının büyük kısmını geri kazanmış, sonra bulduğu rahata çekilip sona yaklaştıracak her adımdan kaçınmıştı; Freud tedavinin kendi kısmi başarısında takıldığını yazar. 1914'ün yaz ortasında hastayı tümüyle iyileşmiş sanarak uğurlar; ortaya çıkmamış çocukluk parçalarının sonraki yıllarda, bir ameliyattan sonra atılan iplikler gibi geldiğini ekler.

Rank'ın kısaltma girişimi M14-D02'de tanıtılmıştı. James Mann ise 1973 tarihli Time-Limited Psychotherapy kitabıyla zamanı tedavinin malzemesine dönüştürdü: terapi on iki seansla sınırlıdır, son seans en baştan bilinir ve danışanın merkezi sorunu sona yaklaşmanın uyandırdığı ayrılık duygularıyla birlikte çalışılır. Kısa terapinin biçimleri M21-D01'de haritalandı; açık uçlu ile önceden tarihli terapi arasındaki seçim sözleşmeye (M21-D05) yazılır.

Bitişten sonra

Bitişin pratiği üzerine en geniş uzlaşı, kuramlar arası bir ankette görüldü.

Açık uçlu terapide bitişin nasıl konuşulduğunu seans kayıtlarından izleyen bir Norveç çalışması, bitişin karar anından çok bir pazarlık olduğunu gösterdi.

Süren bağın onaylanması pratikte kapının açık bırakılmasıdır. İzlem görüşmesi, bitişten aylar sonra gelen bir mektup ya da küçük bir hediye çerçevenin (M21-D02) bitişten sonra da sürdüğünü hatırlatır; terapist bunları geri çevirmeden ama ilişkiyi yeniden açmadan karşılar.

Yaygın yanlış"İyi biten bir terapiden sonra danışan bir daha gelmez."
Doğrusu

Yeni bir yaşam evresi, bir ölüm ya da bir doğum eski temayı başka bir yüzle getirebilir. Kapının açık olduğu bitişte söylenirse dönüş erken ve utanmadan gelir. Freud da 1937'de Kurt Adam'ın sonraki kısa tedavilerini anlatırken bu iyileşme öyküsünü hastalık öyküsünden pek daha az ilginç bulmadığını yazar.

Usta katmanı

Bitişin zorluğu terapistte de yaşanır. Terapist danışanı bırakamayabilir: ilerlemeyi küçümser, yeni konular açar, bitişi ertelemeye bahane bulur. Ya da zor bir danışanda bitirme isteğini klinik bir gerekçeyle örter. İkisi de karşıaktarımın davranışa dönüştüğü yerlerdir (M23-D05). Riskin sürdüğü bir danışanda bitiş, acil durum planı ve ilgili sağlık birimine yönlendirme konuşulmadan yapılmaz (M26-D06).

Bir bitiş kararını hangi işaretlere dayandırdığını sınamanın yeri süpervizyon saatidir; bu sayfa yalnız o saatte kullanılacak bir dil önerir.

Kanıtın sınırı

Bitiş psikodinamik yazının en çok tartışılan, en az ölçülen evrelerinden biridir. Veriler geriye dönük bildirime, uzman anketine ve az sayıda vakanın nitel incelemesine dayanıyor; bitiş evresindeki bir işin sonucu değiştirip değiştirmediğini sınayan karşılaştırmalı çalışma yok. Craige'in örneklemi analist adaylarından, Roe'nun ve Råbu'nun örneklemleri birer ülkeden geliyor; geniş ailenin gündelik hayatta sürekli yakın olduğu kültürlerde bitişin nasıl yaşandığı ayrıca sınanmadı. Tarih koymanın değeri Freud'un ve Mann'ın klinik yargısına dayanıyor; aktarımın ne kadar çözüldüğü ve öz-analiz işlevinin nasıl ölçüleceği tartışmalı. Belirtinin dönüşünü ayrılık tepkisi diye okumak bir çıkarımdır; aynı dönüş başka bir yaşam olayına da bağlı olabilir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Psikodinamik gelenekte bitiş kendi malzemesi olan bir evredir: tarih konunca eski belirtiler kısa süre dönebilir, ayrılık eski ayrılıkların dilini konuşur.

Freud 1937'de pratik bitişi analiz saatlerinin sona ermesi, ölçütü de benin işleyişi için en elverişli koşullar diye koydu; mutlak bir normalliği hedef saymadı.

Belirtinin azalması, çatışmaya terapistsiz bakabilmek, ilişki örüntüsünün gevşemesi ve işte ve sevgide işlev birbirini tamamlar; aktarımın tümüyle çözülmesi bir ideal olarak kalır.

Tarih koymak direnci gevşetebilir ama geri alınamaz; Mann zamanı tedavinin konusu yaptı.

Kapıyı açık bırakmak ve dönüşü başarısızlık saymamak bitişin parçasıdır; terapistin bırakamaması ya da erken bırakması süpervizyonda okunur.

Sonraki derse köprü

Müdahaleleri bu modülde tek tek ele aldık. Gerçek bir seansta bunlar sırayla gelmez: terapist birkaç dakikada destekten yüzleştirmeye geçer, bir yorumu yarıda bırakır, danışanın tepkisine göre yön değiştirir. Bir seansın dökümünü satır satır okuyup her müdahalenin türünü ve akışı neyin yönlendirdiğini sormak, M24-D10 «Bir oturumu çözümlemek» dersinin işi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.