M24-D04
İçgörü ve değişim
İçgörünün değişimdeki rolüne dair kuramları ve kanıtı karşılaştırır.
Psikanaliz Akademisi — M24, Müdahale yelpazesi · 3.013 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Freud 1913'te, hastaya iletilen bilginin dirençler aşılmadıkça bir şey değiştirmediğini kendi erken tekniğinin başarısızlığından çıkardı.
Alexander ile French yaşantıyı öne aldı ve bilinçli rol önerisiyle eleştirildi; Boston grubu aynı yönü içten, planlanmamış anlarla savundu.
Wachtel'in döngüsü bugünde döner; bir davranış adımıyla kırılabilir ve anlam o adımı izleyebilir.
Zihinselleştirme çerçevesinde kazanım bir cümle olmaktan çıkıp zihinleri düşünebilme kapasitesine dönüşür.
İçgörü iyileşmeyle birlikte değişiyor; bu bağıntı terapi türlerini aşıyor, ama yönü ve ölçülen şeyin ne olduğu hâlâ açık.
Açılış sahnesi
Kastamonu'nun İnebolu ilçesi, sahil yolunun denize bakan tarafında dar bir emlak ofisi. Camda kiralık daire ilanları, masanın arkasında bir anahtar panosu; her anahtarın ucunda mahalle adı yazılı bir karton.
Saadet bu ofisi on bir yıldır işletiyor. Emre'yi de neredeyse o kadar zamandır tanıyor. Kereste deposunda bıçkı ustası; yılda bir iki kez uğrayıp annesinden kalan yukarı mahalledeki evi kiraya vermeyi konuşuyor. Konuşma her seferinde aynı yere varıyor. Emre nedenini çok iyi anlatıyor: o evi boşaltırsa annesini ikinci kez kaybedeceğini, dolaptaki hırkaların kokusunu, mutfak takviminin hâlâ annesinin öldüğü ayda durduğunu. Saadet dinliyor, ilan formunu çekmeceden çıkarıyor. Emre "biraz daha düşüneyim" deyip kalkıyor.
Bu sabah Emre içeri elinde anahtarla giriyor ve anahtarı masaya bırakıyor. "Ver," diyor. "Boyattım da." Dolapları geçen ay boşaltmış, hırkaları komşunun kızına vermiş, takvimi duvardan indirmiş.
Saadet formu doldururken soruyor: ne oldu? Emre omuz silkiyor. "Bilmiyorum. Bir sabah işe gitmeden uğradım, dolabı açtım. Baktım elim boşaltıyor." Pencereden denize bakıyor. "Ben o evi annem için tutmuyormuşum galiba. Kendim bekçi kalayım diye tutuyormuşum. Bunu şimdi, sana anlatırken söylüyorum."
Saadet anahtara yeni bir karton bağlıyor ve üstüne mahallenin adını yazıyor.
Bu derste ne olacak
Emre'nin yıllarca kurduğu açıklama yanlış sayılmazdı, yine de kapıyı açmadı; kapıyı açan adımın anlamı ise anahtar masaya konduktan sonra geldi. Psikodinamik gelenek bu sıraya tek bir cevap vermedi. Ders Freud'un 1913'te kendi erken tekniğine dair yazdığı hayal kırıklığından başlayıp yaşantıyı öne alan Alexander ile French'e, Boston grubunun sözsüz anlarına, davranışı öne koyan Wachtel'e ve kapasiteye bakan zihinselleştirme çerçevesine uzanıyor. Sonra bulgular geliyor: içgörü sonuçla ne kadar birlikte değişiyor, bu bağ ekole özgü mü?
Sıfır noktası
Duygusal ve entelektüel içgörü ayrımı S05-P01-D01'de (Terapi) kuruldu; bir duyguyu kuramın konusu yaparak uzakta tutma savunmasını M06-D06 işledi. Bu ders ikisini yeniden tanımlamıyor, bir kuramlar tartışmasına yerleştiriyor.
Psikodinamik terapiler uzun yıllar "içgörü odaklı" diye anıldı; ad, değişimin yolunun anlamaktan geçtiği iddiasını taşır. Bu iddiayı kuram mı taşıyor, bulgu mu?
Yaygın yanlış"Psikodinamik terapide değişim, danışan sorununun nedenini anladığında başlar."
Freud bu beklentinin boşa çıktığını daha 1913'te yazdı. Bugünkü bulgular içgörünün iyileşmeyle birlikte hareket ettiğini gösteriyor; hangisinin önden yürüdüğünü ise çoğu zaman göstermiyor.
Mekanizma
Klasik konum: bilmek gerekli ama yetmez
Freud'un erken tedavi modelinde unutulmuş bir anının hatırlanması belirtiyi çözüyordu (M02-D05); değişimin motoru bilinçdışını bilinçli kılmaktı. 1913'te tedaviye başlamayı anlatan yazısında bu modelin bir parçasını kendisi geri alır. İlk yıllarda hastanın bilgisiyle kendi bilgilerini karıştırdıklarını, unutulmuş bir çocukluk olayını bir yakından öğrendiklerinde hemen hastaya ilettiklerini anlatır ve sonucu tek cümleyle verir: "Es war eine schwere Enttäuschung, als der erwartete Erfolg ausblieb." Yani beklenen başarı gelmeyince ağır bir hayal kırıklığı yaşandı. Hasta artık olayı biliyordu ama bilmiyormuş gibi davranıyordu.
Klasik görüş bu düzeltmeden sonra içgörüyü bırakmadı, ona yeni bir yer verdi. Bilgi, dirençler çalışıldığında, aktarımda yaşandığında ve tekrar tekrar işlendiğinde (çalışıp işleme, M07-D05) etki eder. Strachey'nin mutasyonel yorumu (M23-D02) bu çizginin sonraki bir durağıdır. İçgörüyü kalıcı iyileşmenin zorunlu koşulu sayan öncüle Grünbaum'un yönelttiği itiraz ise M20-D02'de.
Önce yaşantı: Alexander, French ve Boston grubu
Chicago Psikanaliz Enstitüsü'nden Franz Alexander ile Thomas French, 1946'da yayımladıkları Psychoanalytic Therapy: Principles and Application kitabında ağırlığı başka yere koydu. Onlara göre hasta, geçmişte örseleyici biten bir ilişki durumunu terapistle bu kez başka bir sonla yaşamalıydı; düzeltici duygusal deneyim adı buradan gelir (kavramın genel tanımı Terapi S02-P02-D09'da). Yazarlar terapistin, danışanın beklediği ebeveyn tepkisinin karşıtı bir tutumu bilerek takınabileceğini, seans sıklığını ve aralarını da esnek kullanabileceğini önerdi. İçgörü bu şemada çoğunlukla yaşantının ardından gelir.
Klasik çevreden gelen itiraz sertti. Terapistin bir tutumu bilerek üstlenmesi, aktarımı çözümlemek yerine onu yönlendirmek, yani telkin sayıldı. 1950'lerin başında psikanaliz ile psikanalitik psikoterapinin sınırı üzerine süren tartışmalarda Amerikalı analistlerin büyük kısmı bu önerilerden uzak durdu. Sonraki kuşaklar çekirdeği korudu: düzeltici yaşantı planlanıp oynanamaz, ama terapistin danışanın beklediği gibi davranmaması değişimin parçası olabilir. Kontrol-ustalık kuramının sınama fikri (M24-D03) bu çekirdeğin akrabası.
Yarım yüzyıl sonra Boston'daki çalışma grubu benzer bir sezgiye bebek araştırmasından ulaştı ve kalıcı etkinin önemli bir kısmının örtük ilişkisel bilgide gerçekleştiğini öne sürdü (Stern ve arkadaşları, 1998; M19-D02). Orada anlatılan karşılaşma anına açılan kapının da bir adı var.
Grup içgörüye karşı çıkmaz: bir karşılaşma anında olan sonradan söze dökülebilir, yalnız değişimi taşıyan o söz sayılmaz. Anthony Ryle 2003'te grubun makalesine yazdığı yorumda, anne-bebek ilişkisiyle terapist-hasta ilişkisinin farklarının hafife alındığını, sözsüz bellekle sözel belleğin fazla keskin ayrıldığını savundu; örtük bilgiyi açık hâle getirmenin doğrudan yollarının da düşünülmesini önerdi.
Yaygın yanlış"Düzeltici duygusal deneyim, terapistin danışanın ebeveyninin tersini oynamasıdır."
Alexander ile French böyle bilinçli bir tutumu önerdi ve en çok eleştirilen de bu öneri oldu. Bugünkü kullanım planlanmış bir role değil, terapistin içten ve danışan için beklenmedik yanıtına bakar.
Önce davranış: Wachtel'in döngüsü
Paul Wachtel 1977'de yayımladığı Psychoanalysis and Behavior Therapy: Toward an Integration kitabında psikodinamik düşünceyi davranışçı yöntemlerle birleştirmeyi önerdi. Wachtel'e göre bir örüntüyü yalnız geçmişte donup kalmış istekler taşımaz; örüntü bugünkü ilişkilerde kendini yeniden üreten bir kısır döngüyle sürer. Kaygı kaçınmayı doğurur, kaçınma başkalarından beklenen tepkiyi çağırır, gelen tepki eski beklentiyi doğrular. Döngü bugünde döndüğü için bir davranış adımı onu kesebilir ve anlam bu adımın arkasından gelebilir.
İçerikten kapasiteye: zihinselleştirme
Zihinselleştirme çerçevesi (kavramı ve ölçümü M19-D05'te, tedavi biçimi M26-D04'te) soruyu başka bir eksene taşır. Bu görüşe göre değişen şey "neden böyleyim" sorusunun cevabından çok, kişinin kendi davranışını ve ötekininkini zihin durumlarıyla düşünebilme kapasitesidir. Bu yüzden zihinselleştirme temelli çalışmada terapist hazır bir anlam vermekten kaçınır, merakı ve bilmeme tutumunu öne çıkarır. Danışan kendi zihnini düşünemeyecek kadar uyarılmışken isabetli bir yorum da ezberlenecek bir içeriğe dönüşür.
Bulgular: içgörü ne kadar iş görüyor?
Aktarım yorumunun uzun vadeli yararının içgörüdeki artış üzerinden aktığını gösteren aracı çözümleme M23-D10'da (Johansson ve ark., 2010). Soruyu terapi türlerinin geneline taşıyan bir sentez sonra geldi.
Üç kart birlikte okununca tablo karışık. İçgörüyle iyileşme arasındaki bağ terapi türlerini aşıyor; içgörünün kendisinin artması ise iki çalışmada dinamik terapide daha belirgin.
Yaygın yanlış"İçgörü yalnız psikodinamik terapide işe yarar."
Jennissen ve arkadaşlarının sentezinde içgörüyle sonuç arasındaki bağ terapi türlerini aştı. Ekolden ekole değişen, içgörünün ne ölçüde arttığı.
Usta katmanı
Bu bulguları ölçüm sorunları gölgeler. İçgörü ölçeklerinin önemli bir kısmı danışanın kendi örüntüsünü terapinin kavramlarıyla anlatabilmesini puanlar. Danışan terapistinin dilini öğrendikçe puanı artabilir; ölçülen şeyin anlamak mı, uyum mu olduğu bulanıklaşır. Ters yön de açık: belirtisi hafifleyen biri geçmişine daha az tehdit altında bakar ve daha tutarlı bir öykü kurar. Emre'nin sabahı bu ihtimalin gündelik biçimi.
Bir danışanda anlamın mı, yaşantının mı önden yürüyeceğini kestirmek, vakalarını düzenli olarak süpervizyona taşıyan klinisyenin birikimiyle gelişir; bu ders o konuşmaya götürülecek soruları hazırlar.
Kanıtın sınırı
İçgörüyle iyileşme arasındaki bağ artık birkaç bağımsız kaynaktan geliyor, ama hemen tamamı bağıntısal ya da aracı çözümlemesi; içgörü düzeyini araştırmacının elle değiştirdiği bir deney kurulmadı, bu yüzden nedensellik sınırı aşılamıyor. Ölçüm araçları çalışmadan çalışmaya değişiyor ve çoğu, bir ekolün kavramlarıyla konuşmayı ödüllendirebilecek puanlamalara dayanıyor. Düzeltici duygusal deneyim, şimdi anları ve döngüsel psikodinamik büyük ölçüde klinik akıl yürütme ve vaka anlatısıyla savunuldu; bu kavramların kendine özgü katkısı ortak etkenlerden, örneğin iyi bir ittifaktan ayrılarak sınanmış değil. Örneklemler ağırlıkla Amerikan ve İskandinav kliniklerinden; kendini anlatmanın, geçmişi konuşmanın ve sözel açıklığın farklı değer taşıdığı ortamlara genellenip genellenemeyeceği tartışmaya açık.
Kendin dene
Aklında kalsın
Freud 1913'te, hastaya iletilen bilginin dirençler aşılmadıkça bir şey değiştirmediğini kendi erken tekniğinin başarısızlığından çıkardı.
Alexander ile French yaşantıyı öne aldı ve bilinçli rol önerisiyle eleştirildi; Boston grubu aynı yönü içten, planlanmamış anlarla savundu.
Wachtel'in döngüsü bugünde döner; bir davranış adımıyla kırılabilir ve anlam o adımı izleyebilir.
Zihinselleştirme çerçevesinde kazanım bir cümle olmaktan çıkıp zihinleri düşünebilme kapasitesine dönüşür.
İçgörü iyileşmeyle birlikte değişiyor; bu bağıntı terapi türlerini aşıyor, ama yönü ve ölçülen şeyin ne olduğu hâlâ açık.
Sonraki derse köprü
Yaşar'ın terapisi tek bir köken yorumu olmadan ilerledi. Onu taşıyan, uykusunu, öfke anlarını ve dükkândaki gerilimi konuşan, elindeki gücü pekiştiren müdahalelerdi. Güvence, öneri, övgü ve sınır koymak psikodinamik bir çerçevenin içinde hangi danışanda ilk tercih olur, hangi biçimde kullanılır? M24-D05 bu soruyu yelpazenin öbür ucundan, Destekleyici teknikler başlığıyla açıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.