M24-D03
Yorum
Yorumun türlerini, zamanlamasını ve dozunu açıklar.
Psikanaliz Akademisi — M24, Müdahale yelpazesi · 3.039 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Yorum savunmayı ya da korunan içeriği, odadaki ilişkiyi ya da dışarıyı, bugünkü işlevi ya da kökeni hedef alabilir.
Malan'ın iki üçgeni bu seçimleri bir haritaya döker: savunma, kaygı ve gizli duygu bir yanda; terapist, bugünkü insanlar ve geçmişteki insanlar öbür yanda.
Freud 1913'te, çözümün danışana ona bir adım kalmışken söylenmesini öğütledi; erken isabetin direnci artırdığını da yazdı.
Doz haftalara yayılabilir. Kısa, danışanın kendi dünyasından bir imgeyle kurulan ve anlamı kapatmayan bir cümle, uzun bir açıklamanın ulaşamadığı yere ulaşabilir.
Tam isabet etmeyen bir yorum da rahatlatabilir; rahatlama tek başına kanıt sayılmaz. Kontrol-ustalık kuramına göre bir yorumun değeri danışanın kendi planına hizmet edip etmemesine de bağlıdır.
Açılış sahnesi
Balıkesir'in Havran ilçesi, Edremit yoluna bakan bir ikinci el eşya dükkânı. Zeytin hasadından dönen kamyonetler kapının önünde yavaşlıyor; içeride gardıroplar, büfeler, üst üste konmuş sandalyeler, kapının yanında bir terazi.
Murat üçüncü kez geliyor. Kevser onu kamyonetinden tanıyor. İlk gelişinde bir tek kişilik koltuk için kaç para verebileceğini sormuştu. İkincisinde yine sormuş, koltuğu getirmemişti; Kevser yalnızca gördüğünü söylemişti: "Geçen hafta da fiyatını sordunuz." Murat gülüp "hanım yer kaplıyor diyor" demiş ve gitmişti.
Bugün koltuk kamyonetin kasasında, battaniyeye sarılı. Murat içeri giriyor, fiyatı bir kez daha soruyor, sonra koltuğu kimin alacağını. Kevser kasaya bakıyor; ipler çözülmemiş.
Kevser'in aklından uzun bir cümle geçiyor: koltuğu vermenin, onunla geçen yılları vermek gibi geldiği, emeklilikten sonra evde bir şeyin boşaldığı, belki de bu yüzden... Onu söylemiyor. Kısa olanı söylüyor: "Belki zor olan satmak değil, kapıdan çıkarmak."
Murat kamyonete bakıyor. "O koltuk düğünümüzde kayınpederimin hediyesiydi," diyor. "Otuz sekiz yıl. Yayları çıktı ama..." Gülüyor. "Hanım bir şey demiyor aslında. Ben diyorum."
Kevser terazinin yanındaki makbuz defterini açmıyor. "Acelesi yok," diyor. "Ben buradayım." Murat ipleri çözmeden kamyonete biniyor; giderken camı indirip el sallıyor.
Bu derste ne olacak
Kevser iki ziyaret boyunca yalnızca olanı gösterdi, üçüncüsünde bir anlam önerdi ve aklındaki uzun cümleyi yuttu. Klinik yorumu bu üç karar üzerinden açacağız. Önce yorumun hedef alabileceği malzemeyi ve David Malan'ın bunu düzenleyen iki üçgenini kuracağız. Sonra Freud'un 1913'te önerdiği beklemeye, ardından bir yorumun uzunluğuna, diline ve açık bıraktığı boşluğa geçeceğiz. Son iki konu daha ince: tam isabet etmeyen bir yorumun ne yaptığı ve bir yorumun danışanın kendi değişim planına uyup uymamasının ne fark yarattığı.
Sıfır noktası
Yorumun psikodinamik terapideki genel yeri S05-P01-D01'de (Terapi) kuruldu; aktarım yorumunun sorunlarını M23-D02, savunmalarda yüzeyden derine sırayı M22-D05 işledi. Bibring'in listesinde yorum son ilkeydi (M24-D02).
Yorum (interpretation), danışanın söylediği ya da yaptığı bir şeye, onun henüz göremediği bir anlam, neden ya da bağlantı önerir. Açıklığa kavuşturma ve yüzleştirme danışanın malzemesini düzenler; yorum o malzemeye terapistin çıkarımını ekler. Eklenen şey bir varsayımdır ve yanlış çıkabilir.
Mekanizma
Yorumun hedefleri: türler ve iki üçgen
Klinik yazında yorumlar birkaç eksende ayrılır. Savunma yorumu kişinin kendini neye karşı ve nasıl koruduğunu gösterir; içerik yorumu korunan şeyin kendisini, bir isteği ya da duyguyu adlandırır. Burada ve şimdi yorumu odadaki ilişkiye bakar, orada ve o zaman yorumu terapist dışındaki ilişkilere ya da geçmişe (aktarım içi ve dışı ayrımı M23-D02'de). Bir eksen daha sık kullanılır.
İngiliz psikiyatrist David Malan (1922–2020) 1967'de Tavistock Kliniği'nde kısa psikoterapi atölyesini kurdu ve 1979 tarihli kitabı Individual Psychotherapy and the Science of Psychodynamics'te bu eksenleri iki şemada topladı.
Malan bu bağlantının sıklığını sonuçla ilişkilendirmişti; bir tekrar çalışması bunu seans kayıtlarıyla sınadı.
Zamanlama: bir adım kala
Freud 1913'te tedavinin başlangıcına dair yazısında hekimin bir bağlantıyı tahmin eder etmez hastaya bildirmesini eleştirdi. Bağ kurulmadan yorum yapılmaması öğüdü M23-D07'de anlatıldı. Aynı paragraf iki adım daha atar. Önce bir paradoks: erken söylenen tahmin ne kadar isabetliyse direnç o kadar şiddetli olur ("je eher man richtig geraten hat", yani ne kadar erken doğru tahmin edilmişse). Sonra tedavinin ileri evreleri için bir ölçüt: çözüm hastaya "nicht eher mitzuteilen, als bis der Patient knapp davorsteht, so daß er nur noch einen kurzen Schritt zu machen hat". Çevirisi: hasta onun hemen önüne gelmeden, öyle ki ona kendisi sahip olmak için yalnızca kısa bir adımı kalmadan bildirilmemelidir. Freud gerekçeyi kendi deneyiminden verir: erken söylenen çözümler, uyandırdıkları dirençle ve sağladıkları rahatlamayla tedavileri vaktinden önce bitirmişti.
Bu öğüt, M23-D02'deki önbilinç eşiği fikrinin öncülüdür; pratikte danışanın temaya kendiliğinden dönmesine ve kendi cümlesinin bağlantının bir ucuna dokunmasına bakılır.
Yaygın yanlış"İyi bir yorum danışana bilmediği bir şeyi öğretir."
İşe yarayan yorumların çoğu danışana kendi düşüncesinin devamı gibi gelir. Freud'un ölçütü de bu yöndedir: çözüm, danışanın ona bir adım kaldığı yerde söylenir.
Doz ve biçim: kısa, imgeli, açık uçlu
Biçimin temel öğütleri M23-D02'de sıralandı: tek bağlantı, somut bir an, kesinlik iddiası taşımayan dil ve danışanın kendi sözcükleri. Doz bir seansla sınırlı değildir. Uzun bir formülasyon (M22-D01) haftalara bölünerek verilir; bugün yalnızca savunma, birkaç hafta sonra dinamik halka, en sonda köken.
Biri imge: danışanın kendi hayatından, işinden ya da konuşmasından gelen bir resim, soyut bir açıklamanın taşıyamadığını taşır. Öteki açık uç. Bion'un düşüncesinden yola çıkan analitik alan (M19-D08) yazarları, özellikle Antonino Ferro, anlamı kapatmayan yorumdan söz eder.
Kesin olmayan yorum ve danışanın planı
Edward Glover 1931'de psikanaliz dergisinde yayımlanan makalesinde, analistlerin tam isabet etmeyen yorumlarına rağmen hastaların neden düzeldiğini sordu. Cevabı rahatlatıcı değildi.
Freud altı yıl sonra yeniden kurma üzerine yazısında (Konstruktionen in der Analyse, 1937) daha iyimserdi. Analistin bir kez yanılmasının zarar getirmediğini yazar ("es bringt keinen Schaden, wenn wir uns einmal geirrt … haben"); kaybedilen yalnızca zamandır. Yazının evet ve hayır cevaplarına dair bölümü M20-D01'de. İki görüş bugün de birlikte okunur: tek bir yanlış yorum tedaviyi çoğu zaman bozmaz, ama danışanın hemen rahatlaması yorumun doğru olduğunu da göstermez.
Joseph Weiss ile Harold Sampson'ın geliştirdiği kontrol-ustalık kuramı (control-mastery theory) yorumun isabetini başka bir soruyla ölçer. Kurama göre danışan terapiye, kendisini kısıtlayan ve çoğu çocuklukta edinilmiş inançları terapistle sınayıp çürütmeye yönelik bilinçdışı bir planla gelir (bu çizginin kişiler arası suçluluk kavramı M06-D02'de). Bir yorumun değeri, kuramsal olarak doğru olmasından çok bu plana hizmet edip etmemesindedir.
Silberschatz, Fretter ve Curtis 1986'da üç kısa psikodinamik terapinin dökümlerinde her yorumu hem aktarım yorumu olup olmadığına göre ayırdı hem de bu plana uygunluğunu puanladı. Üç vakanın her birinde plana uygunluk, danışanın Yaşantılama Ölçeği'yle (Experiencing Scale) puanlanan ilerlemesiyle anlamlı ve olumlu biçimde ilişkili çıktı; yorumun türü ise ilerlemeyle ilişkili değildi. Aynı veriler sonra yeniden çözümlendi.
Usta katmanı
İlişkisel yazarlar (M19-D01) bir yorumun söylediğinden çok odada yaptığına bakar: terapist yorum yaparken danışanı yakalayan bir otorite mi, birlikte düşünen biri mi olmuştur? Yorum bazen bir canlandırmanın (M23-D06) parçasıdır. Lacancı teknik açıklamak yerine danışanın söyleminde bir yeri vurgulamayı ya da seansı orada kesmeyi önerir (noktalama, M17-D07).
Genetik yorum da tartışmalıdır. Bir kısım klinisyen köken bağlantılarının danışana entelektüel bir açıklama verip duyguyu odadan uzaklaştırabileceğini söyler ve burada ve şimdiye öncelik tanır. Ötekiler, tarihi kurulmamış bir örüntünün danışana keyfî ya da kişisel bir kusur gibi görüneceğini, kökenin bağışlayıcı bir işlev taşıdığını savunur. Malan'ın üçgeni iki tarafa da yer açar; hangi köşenin önce söyleneceği klinik bir karardır.
Bir yorumu hangi sözcükle, kaçıncı haftada ve ne kadarını söyleyeceğini kestirmek, ancak kendi cümlelerini düzenli olarak bir süpervizörün önüne koyarak edinilen bir beceri; bu sayfalar o masaya getirilecek soruların bir haritası.
Yaygın yanlış"Yorumdan sonra danışan rahatlıyorsa yorum doğrudur."
Glover'ın uyarısı tam bu noktada: kaygıyı asıl kaynağından uzak tutan bir açıklama da rahatlatır. Rahatlama yorumun etkisini gösterir, isabetini göstermez; isabet sonraki seanslarda gelen malzemeyle tartılır.
Yaygın yanlış"Kısa yorum yüzeysel yorumdur."
Uzunluk ile derinlik ayrı ölçülerdir. Tek bir imge, bir köken bağlantısını açıklamadan taşıyabilir; uzun bir açıklama ise danışanı en yüzeydeki savunmaya, entelektüel onaya itebilir.
Kanıtın sınırı
Yorum türleri ve zamanlama hakkında bilinenlerin çoğu klinik metinden gelir: Freud'un öğütleri, Glover'ın akıl yürütmesi ve Malan'ın şemaları sınanmış yasalar sayılmaz. Marziali'nin çalışması Malan'ın gözlemini 25 hastada tekrarladı, ama sıklık ile sonuç arasındaki birlikteliğin yönü bu desenle belirlenemez. Plan uygunluğu bulguları büyük ölçüde kuramı geliştiren San Francisco çevresinden ve az sayıda yoğun incelenmiş vakadan çıktı; başka ekiplerin bağımsız tekrarları sınırlı kaldı. İmgeyle ya da açık uçlu kurulan yorumun düz açıklamadan daha etkili olduğunu kurayla karşılaştıran bir çalışmaya rastlanmıyor. Ölçülen etkiler de çoğunlukla seans içi yaşantılama gibi ara göstergeler. Kültürel genelleme ayrıca tartışmalıdır: dolaylı söylemin ve ataların sözünün ağırlık taşıdığı ortamlarda hangi yorum biçiminin duyulduğu bu çalışmaların örnekleminden bilinmiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Yorum savunmayı ya da korunan içeriği, odadaki ilişkiyi ya da dışarıyı, bugünkü işlevi ya da kökeni hedef alabilir.
Malan'ın iki üçgeni bu seçimleri bir haritaya döker: savunma, kaygı ve gizli duygu bir yanda; terapist, bugünkü insanlar ve geçmişteki insanlar öbür yanda.
Freud 1913'te, çözümün danışana ona bir adım kalmışken söylenmesini öğütledi; erken isabetin direnci artırdığını da yazdı.
Doz haftalara yayılabilir. Kısa, danışanın kendi dünyasından bir imgeyle kurulan ve anlamı kapatmayan bir cümle, uzun bir açıklamanın ulaşamadığı yere ulaşabilir.
Tam isabet etmeyen bir yorum da rahatlatabilir; rahatlama tek başına kanıt sayılmaz. Kontrol-ustalık kuramına göre bir yorumun değeri danışanın kendi planına hizmet edip etmemesine de bağlıdır.
Sonraki derse köprü
Murat koltuğu bırakmanın neden zor geldiğini o gün dükkânın önünde anladı; ama bir gün iplerini çözüp çözmeyeceğini bu anlamak tek başına belirlemez. İçgörü (insight) bir değişimin nedeni midir, yoksa değişim başladıktan sonra onun anlatısı mı olur? Klasik analizden ilişkisel okula kadar bu soruya verilen cevaplar epey ayrışır; hangisinin bulgularla daha iyi geçindiği, M24-D04'te İçgörü ve değişim başlığı altında tartılacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.