İçeriğe geç

M23-D05

Karşıaktarımı yönetmek

Karşıaktarımı fark etmenin ve yönetmenin yollarını ve ilgili araştırmaları açıklar.

Psikanaliz Akademisi — M23, Aktarım, karşıaktarım ve ittifak · 3.030 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Tepki çoğu zaman adıyla gelmez; uzayan bir seans, kaybolan bir dosya, bir rüya ya da mide kasılması habercisi olabilir ve değeri tekrar eden bir örüntüde ortaya çıkar.

Öz-içgörü, öz-bütünlük, kaygı yönetimi, empati ve kavramsallaştırma, seçkin sayılan terapistlerde daha yüksek derecelendirildi; onları ölçen araçların danışan sonucuyla bağı hâlâ sınanıyor.

Süpervizyon, kendi terapisi ve seans sonrası yazı, içeriden görünmeyeni dışarıdan gösterir; Freud 1937'de analistin aşağı yukarı beş yılda bir, utanmadan, yeniden analize girmesini önerdi.

Yas, hastalık ve yorgunluk dinlemeyi değiştirir; terapist tükenmişliği daha kötü danışan sonuçlarıyla birlikte görülüyor.

Fark edilen tepki çoğunlukla söylenmeden, yorumun yönünü belirleyerek kullanılır; kendini izlemek ölçüyü aşınca dinlemenin önüne geçer.

Açılış sahnesi

Çankırı'nın Ilgaz ilçesinde, itfaiye binasının arkasında gönüllü arama-kurtarma derneğinin deposu. Arama dokuzuncu saatinde bitti: evden gece çıkan yaşlı adamı ikinci ekip, ilçe girişindeki kapalı bir benzinliğin yıkama bölmesinde buldu. Üşümüş ama yaşıyor.

Gül gündüzleri ilçede bir halı yıkama işletmesi çalıştırıyor, hafta sonları derneğe geliyor. Raftaki telsizleri şarja diziyor. Celal derneğin saha koordinatörü; her aramadan sonra yaptığı gibi malzeme listesini okuyor: fenerler, ip, ısı battaniyeleri.

Liste bitince defteri kapatıyor ama kalkmıyor.

"Malzemeyi saydık. Şimdi seni sayalım."

Gül gülüyor, sonra gülmüyor. Sabah adamın oğluna kapıyı neden kilitlemediğini sormuş, sesi kendine bile yabancı gelmişti. Mola verilince yerinde duramamış, bir sokak daha yürümüştü. Çenesi hâlâ ağrıyor; dişlerini sıktığını yeni fark ediyor.

"Babamın elleri de öyle titriyordu son yıllarında," diyor. "Bütün gün aklımdan çıkmadı."

Celal başını sallıyor. "O yüzden ikinci molayı da almadın."

"Bağırmamalıydım."

"Onu da konuşuruz. Ama bunu burada anlatman, telsizleri şarja koymak kadar işin parçası. Anlatmayan gönüllü bir sonraki aramada bunu sahaya taşıyor."

Gül son telsizi yerine oturtuyor. Kırmızı ışık yanıyor, sonra yeşile dönüyor.

Bu derste ne olacak

Karşıaktarımın tarihini geride bırakıp gündelik çalışmaya iniyoruz. Önce bir tepkinin terapistin içinde nasıl haber verdiğine bakacağız: beden, saat, unutkanlık, bir rüya. Sonra Maryland'deki bir araştırma grubunun önerdiği yönetim niteliklerini, bunları ölçen araçları ve onları besleyen dış kaynakları, yani süpervizyonu, terapistin kendi terapisini ve yazıyı ele alacağız. Dördüncü durak terapistin yasının, hastalığının ve yorgunluğunun odaya girdiği yer. Usta katmanı tepkiyi söylemekle kullanmayı ayırıyor.

Sıfır noktası

Karşıaktarım yönetiminin genel çerçevesi için Terapi Akademisi (S02-P02-D07) temel alınıyor: tepkiyi fark etmek, kaygıyı düzenlemek, tepkiyi danışanın örüntüsüyle ilişkilendirmek, bu sırada empatiyi korumak. Psikanalitik çerçeve o tarife bir şart ekliyor: yönetilen şey tepkinin anlamıdır. Bastırılan bir duygu çoğu zaman yalnızca görünmez olur, sonra davranışa sızar. Açılıştaki depoda Celal Gül'ün öfkesini silmeye çalışmadı; onu adlandırdı, babasının ellerinden ayırdı ve bir sonraki aramadan önce görünür kıldı.

Yaygın yanlış"Deneyimli bir terapist karşıaktarım duymaz."
Doğrusu

Karşıaktarımı her türlü tepki olarak gören tanım benimsendiğinde hiçbir terapist bu tepkilerden muaf sayılmaz (M23-D04). Deneyimin kazandırdığı şey tepkinin daha erken fark edilmesi ve davranışa dönüşmeden tartılmasıdır. Araştırma geleneği de yönetimi tepkinin sıfırlanması olarak tanımlamaz.

Mekanizma

İçeriden gelen haberler

Tepki çoğu zaman kendini adıyla tanıtmaz. Klinik yazında sık anılan işaretler dolaylıdır: seanstan önce ya da sonra bedende beliren gerginlik, uyuşukluk ya da ağırlık; bir randevuyu unutmak, adı karıştırmak, ücreti konuşmayı ertelemek; seansı her seferinde birkaç dakika uzatmak ya da erken bitirmek; bir danışana başkalarına yapmadığı kadar yardım etmek; derin bir sıkılma; danışanı rüyada görmek ya da onu meslektaşlara sık sık anlatmak. Bu işaretlerin anlamı tek tek ortaya çıkmaz, aynı danışanla tekrar eden bir örüntüde belirir.

Tepki, terapist onu düşünmeye fırsat bulmadan davranışa dönüşmeye eğilimlidir; Gelso ve Hayes'in araştırma programı bu yüzden içsel tepkiyi ve odadaki davranışı ayrı ölçer.

Yönetimi taşıyan nitelikler

Maryland Üniversitesi'nde Charles Gelso ve Jeffrey Hayes'in çevresindeki araştırmacılar 1990'ların başında yönetimi beş terapist niteliğine bağladı. Öz-içgörü, terapistin kendi duygularını ve onların kaynağını bilmesidir. Kaygı yönetimi, kaygıyı hissedip davranışı ona bırakmamaktır. Empati dikkati danışana geri çağırır. Kavramsallaştırma becerisi tepkiyi danışanın dinamiklerine dair bir çerçeveye yerleştirir.

Dışarıdaki kaynaklar

İç nitelikler yetmez, çünkü kör noktayı sahibi göremez (S02-P02-D07). Psikanalitik gelenek bu yüzden terapistin dışında üç destek kurdu. Süpervizyon tepkiyi bir başkasının bakışına açar; yapısı ileride ayrıca ele alınacak (M29-D06). Terapistin kendi analizi, tepkilerin kaynağını bir başkasının odasında tanımayı sağlar; kurumsal biçimi eğitim analizidir (M01-D08). Yazı ise en ucuzudur: seanstan sonra tutulan süreç notunun (M08-D01) yanına terapistin kendi tepkilerini ayrı bir köşeye yazması. Seans içindeki iç süpervizör işlevi (M21-D06) bu dış kaynaklarla beslenir.

Freud bu desteğin sürekli olmasını istemişti. Analizin sonlanabilirliğini tartıştığı son büyük teknik yazısında analizi, eğitim ve yönetimin yanında üçüncü "imkânsız" meslek sayar ve analistin kendini de korumasını ister.

Bugün terapistlerin büyük çoğunluğu bir noktada kendi terapisine gidiyor; bunun danışan sonucuna yansıdığı ise gösterilemedi ve Terapi Akademisi'ndeki kart bu karma tabloyu kuruyor (S02-P02-D07).

Terapistin kendi hayatı

Bir yakının ölümü, bir hastalık, bir gebelik ya da bir ayrılık terapistin dikkatini daraltır ve danışanın malzemesinde belli temalara karşı duyarlılığını keskinleştirir. Danışanın göreceği biçimde açılan kısmı M21-D08 ele almıştı. Burada daha sessiz yan var: danışan hiçbir şey görmese bile terapistin içinde değişen dinleme.

Yorgunluk da bir hayat olayıdır. Tükenmişlik kavramı komşu akademide kuruldu (Terapi, S09-P01-D05), terapistin yükü ise klinik katmanda ileride (M26-D08) işleniyor. Burada kısa bir bağ yeter: tükenmiş bir terapist tepkilerini fark etmek için gereken iç boşluğu yitirir.

Yükünün ağırlaştığını fark eden bir terapistin ilk başvuracağı yerler yine bu dersin dış kaynaklarıdır: süpervizörüne söylemek, kendi terapisine dönmek, vaka yükünü onlarla birlikte gözden geçirmek. Freud'un 1937 önerisinin bugünkü karşılığı budur.

Yaygın yanlış"Kendi terapisine geri dönen terapist yetersizliğini kabul etmiş olur."
Doğrusu

Freud 1937'de yeniden analize girmeyi utanılacak bir adım saymadı, mesleğin doğasından gelen bir bakım olarak önerdi. Bugün de terapistlerin büyük çoğunluğu kariyerinin bir noktasında kendi terapisine başvuruyor ve oran kıdemle düşmüyor.

Usta katmanı

Bir tepkiyi fark etmek onu danışana söyleme yükümlülüğü doğurmaz. Kendini açmanın genel çerçevesi M21-D08'de kuruldu; karşıaktarıma özgü olan, tepkinin çoğu durumda söylenmeden kullanıldığında daha çok işe yaramasıdır. Bir yorumun zamanlamasını, bir sorunun yönünü, bir sessizliğin süresini belirler. Söylendiği seyrek durumlarda seçicidir: danışanın o an kullanabileceği kısmı, ona dönük bir soruyla birlikte verilir. Erotik tepkilerde bu alan en dardır (M23-D03).

İkinci incelik, yönetimin kendi aşırılığıdır. İç süpervizör seansın kenarında çalışan bir gözdür; merkeze geçtiğinde terapist danışanını dinlemeyi bırakıp kendisiyle meşgul olur.

Üçüncü incelik bir eşiğe açılıyor. Bazen tepki fark edilmeden davranışa dönüşür ve danışanın da katkısıyla odada bir sahne kurulur. O zaman yönetim geriye dönük bir iştir: olanı fark etmek, kendi payını görmek, sahnenin ne anlattığını danışanla anlamak.

Yaygın yanlış"Karşıaktarımı fark ettiysen dürüstlük gereği danışana söylemelisin."
Doğrusu

Dürüstlük önce terapistin kendine karşı borcudur. Her tepkiyi danışana aktarmak çoğu zaman yükü ona devreder ve seansın odağını terapiste çevirir. Tepki daha sık, danışanın deneyimine dönük bir soru ya da yorum olarak işe yarar; açmanın seçildiği durumlarda da ölçü danışanın yararıdır.

Bu yollar, bir tepkiyi kendi kayıtlarında ve bir süpervizörün yanında defalarca tanıyarak öğrenilen bir becerinin yalnızca dili.

Kanıtın sınırı

Yönetim araştırmasının büyük kısmı tek bir geleneğe, Maryland'de başlayan Gelso ve Hayes programına dayanıyor. Kavramların aynı ekip tarafından hem tanımlanıp hem ölçülmesi, bağımsız sınamanın azlığını da gösteriyor. Ölçümlerin çoğu süpervizör ya da meslektaş derecelendirmesi; seansta bir tepkinin fark edilip yönetildiği an doğrudan gözlenmiyor. Kişisel terapinin yaygınlığı iyi belgelenmiş; danışan sonucuna etkisi tartışmalı ve rastgele atamayla sınanması güç. Tükenmişlik bulguları bağıntısal. Rüya, unutkanlık ya da bedensel işaretlerin karşıaktarımı ne ölçüde yansıttığını sınayan sistematik bir araştırma bilinmiyor; bunlar klinik deneyimin aktardığı ipuçları. Çalışmaların çoğu İngilizce konuşulan ülkelerden; Türkiye'de süpervizyona ve kişisel terapiye erişim ya da kültürün hangi tepkileri söylenebilir kıldığı üzerine genelleme yapacak veri bu derste yok.

Kendin dene

Aklında kalsın

Tepki çoğu zaman adıyla gelmez; uzayan bir seans, kaybolan bir dosya, bir rüya ya da mide kasılması habercisi olabilir ve değeri tekrar eden bir örüntüde ortaya çıkar.

Öz-içgörü, öz-bütünlük, kaygı yönetimi, empati ve kavramsallaştırma, seçkin sayılan terapistlerde daha yüksek derecelendirildi; onları ölçen araçların danışan sonucuyla bağı hâlâ sınanıyor.

Süpervizyon, kendi terapisi ve seans sonrası yazı, içeriden görünmeyeni dışarıdan gösterir; Freud 1937'de analistin aşağı yukarı beş yılda bir, utanmadan, yeniden analize girmesini önerdi.

Yas, hastalık ve yorgunluk dinlemeyi değiştirir; terapist tükenmişliği daha kötü danışan sonuçlarıyla birlikte görülüyor.

Fark edilen tepki çoğunlukla söylenmeden, yorumun yönünü belirleyerek kullanılır; kendini izlemek ölçüyü aşınca dinlemenin önüne geçer.

Sonraki derse köprü

Bu dersteki vakaların çoğunda terapist tepkisini zamanında yakaladı: saat, mide, rüya ya da bir meslektaşın sorusu onu davranıştan önce durdurdu. Bazen ise terapist durmadan önce oynamaya başlamıştır ve danışan da kendi rolünü almıştır; ikisi, haftalarca, danışanın eski bir ilişkisini farkında olmadan birlikte sahneler. Sahneyi kimin başlattığının neden çoğu zaman cevapsız kaldığını ve fark edildiği anın neden terapinin verimli anlarından biri sayıldığını M23-D06 açıyor: Canlandırma.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.