İçeriğe geç

M20-D10

Kendi okuma ölçütlerin

Akademinin okur katmanında kazanılan ölçütleri psikanalize dair yeni bir iddia üzerinde uygular.

Psikanaliz Akademisi — M20, Psikanaliz bilim mi? · 2.997 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

M20 psikanalize "bilim mi" diye sordu ve tek bir cevap yerine, kuramın her katmanı için ayrı bir sınav buldu.

Okur katmanı Freud'un keşfiyle başladı: hipnozdan konuşma kürüne, rüyadan sürçmeye. Bölüm II kuramı kurdu: dürtü ve gelişim, zihnin yapısı ve savunmalar, yas ve tekrar, beş büyük vaka, uygarlık ve din. Bölüm III Jung'un ayrılan yolunu, ruhun haritasını, tipleri ve bireyleşmeyi izledi. Bölüm IV Freud'dan sonraki yüzyılı dolaştı: ilk ayrılıklar, ego psikolojisi, nesne ilişkileri, Lacan, kendilik ve bağlanma, sonunda da bilimle hesaplaşma. Her durakta kurucunun ne yazdığı ile bugün neyin bilindiği ayrı başlıklarda tartıldı.

Bir paylaşımdaki tek cümle bile kimin söylediği, hangi kavrama yaslandığı ve hangi veriye dayandığı diye üçe ayrılabilir; hüküm de parça parça verilir.

Bundan sonraki bölümde okuma yeri değişiyor: terapi odasının içine giriliyor ve dersler bir terapistin hamlelerini ve gerekçelerini gösteren vaka kutularıyla ilerliyor.

Açılış sahnesi

Arhavi'de, sahil yolunun arkasındaki kapalı pazar yeri. Kestane balının yeni süzüldüğü haftalar; tezgâhlarda kavanozlar ışığa karşı dizilmiş. Neşe limanda ticari dalgıç, sabah iskele ayaklarını kontrol edip gelmiş. Burak fiber altyapı kuruyor; yayla yoluna çıkmadan bir kavanoz bal almak istiyor.

İlk tezgâhtaki satıcı kavanozu çeviriyor: "Bakın, donmuş. Saf bal donar, şekerli olan donmaz." Üç tezgâh ötede başka bir satıcı tam tersini söylüyor: "Benimki akar, çünkü içine hiçbir şey katılmadı."

Burak gülüyor. "İkisi de aynı kanıtı gösteriyor, ama ters yönden."

Neşe etiketi okuyor: "Analizli" yazıyor, altında bir tarih yok. "Hangi kavanoz analiz edilmiş, bu mu, geçen yılınki mi?" Satıcı cebinden katlanmış bir rapor çıkarıyor: laboratuvarın adı var, numunenin hangi kovandan alındığı yok.

"Saf ne demek peki?" diyor Neşe. "Katkısız mı, tek çiçekten mi, hiç ısıtılmamış mı?" Satıcı düşünüyor; üçünü de kastettiğini söylüyor. Burak kavanozu bırakmıyor, ama sorusu değişmiş: Kime, neye, hangi kâğıda bakacak?

Pazar, tezgâhlar ve bu iki komşu bu sayfa için yazıldı. Bir iddianın kimden geldiğini, ne demek istediğini ve neye dayandığını ayrı ayrı sormak ise uydurma bir alışkanlık sayılmaz; bu akademi yüz altmış beş derstir onu kuruyor.

Bu derste ne olacak

Bu ders okur katmanını kapatıyor. Akademinin dağınık derslerde kurduğu soruları iddianın tarihi, dayandığı kavram ve arkasındaki kanıt diye üç kümede toplayacak, sonra bu ders için yazılmış bir sosyal medya cümlesini parça parça açacağız. Usta katmanında aynı sorular olumlu bir iddiayı ve kendi kötüye kullanılışlarını tartacak.

Sıfır noktası

Akademinin onuncu dersinde (M01-D10) bir vapur güvertesinde bir kâğıt vardı ve üstündeki cümle bir noktalı virgülle ikiye bölünüyordu. Sol yarı birinin ne yazdığını bildiriyordu, sağ yarı dünyanın nasıl olduğunu. O gün okura söz verilen şuydu: Bu iki yarıyı ayırmayı öğreneceksin, her yarıyı kendi aletiyle tartacaksın, dokuz kanıt etiketiyle de tartının sonucunu adlandıracaksın. O derste atıf cümlesi ve kanıt etiketi tanımlandı; bu ders o sözün hesabını veriyor.

Arada aletler çoğaldı: ilk tanıklık (M01-D05), okunan baskı (M01-D04), "hangi psikanaliz" sorusu (M01-D01), kanıt hiyerarşisi (M01-D07). M20 bunlara felsefenin, arşivin ve laboratuvarın sorularını ekledi. Gerçek iddialar ise bu sorulara tek tek gelmez, yapışık gelir.

Yaygın yanlış"Bir iddiayı eleştirel okumak, ona inanmamak demektir."
Doğrusu

Eleştirel okuma bir hüküm vermeden önce iddiayı parçalarına ayırır ve her parçaya kendi dayanağını sorar. Sonuç kabul de olabilir, ret de, "henüz bilinmiyor" da. Her iddiayı baştan reddeden okur da her iddiayı kabul eden kadar az soru sormuş olur.

Mekanizma

Tarih sorusu: kim, ne zaman, hangi bağlamda

İlk küme iddianın bir atıf yarısı olup olmadığını sorar. Cümle bir ada yaslanıyorsa o ad hangi eserde, hangi yılda, hangi baskıda geçiyor? Apokrif söz de ikinci el aktarım da M01-D05'te adlandırıldı; Freud'a atfedilen bazı ünlü cümlelerin metinlerinde bulunmadığını orada gördük.

Bu kümenin ikinci adımı bağlamdır. Freud 1896'da histerinin kaynağını çocuklukta yaşanmış cinsel saldırıda aradı, ertesi yıl bu kuramdan geri adım attı (M02-D06). M20-D04 ise tarih sorusunun nerede durduğunu gösterdi: Freud'un kendi öyküsünü süslediğini belgelemek tarihçinin işidir; bir fikrin kaynağının kusuru o fikri tek başına çürütmez.

Kuram sorusu: hangi kavram, hangi katman

İkinci küme iddianın neye dayandığını sorar. Kullanılan kavram tanımlı mı, tanımı bu cümlede korunmuş mu? Bir kavram kuramın hangi katmanında duruyor: seansta gözlenen örüntüleri anlatan klinik kuramda mı (M20-D01), enerji ve yapı diliyle konuşan metapsikolojide mi (M01-D01)? İkincisinin önermeleri birincisininkilerden çok daha zor sınanır.

Bu kümede iki ayrım da çalışır. Bilinçdışı sözcüğü, farkında olmadan işlenen bir uyarandan isteğin güdülü biçimde dışarıda tutulmasına kadar geniş bir alanı kapsar; laboratuvarın sağlam gösterdiği şey ilkiydi (M20-D05; kavramın iki anlamı Temel Psikoloji M01-D05'te). Öteki ayrım M20-D03'ten: bir yorum kişinin hayatına anlam kazandırabilir, ama bu, yorumun anlattığı şeyin belirtiye neden olduğunu göstermez.

Kavramların gündelik dile geçerken anlam değiştirmesini bir grup araştırmacı listeye döktü.

Kanıt sorusu: hangi veri, hangi düzey

Üçüncü küme veriyi sorar: seans odasından mı geliyor, dışından mı? Seanstan gelen onay ve anı beklentiyle şekillenmiş olabilir; Grünbaum klinik veriyi bu yüzden tek başına yetersiz saydı (M20-D02). Oda dışındaki veri için de soru biter mi? Bastırmaya bağlı unutma bazı denemelerde kayboldu, toplu bakışta küçük bir etki olarak kaldı (M20-D06); psikolojinin geneline yayılan tekrarlama tartışması Temel Psikoloji M02-D11'de. Projektif testler ölçüm sorusunu sordurdu: güvenilir bir puan, iddia edilen şeyi ölçtüğünü kendiliğinden göstermez (M20-D07). M20-D03 ile M20-D08 de bir öykünün bugün inandırıcı ve iyileştirici olmasının geçmişte öyle yaşandığını kanıtlamadığını gösterdi.

Bir iddiayı açmak

Şimdi bu ders için yazılmış bir cümleyi açalım. Bir sosyal medya hesabında, pastel bir arka planın üstünde şöyle yazdığını düşün: "Çocukluk travması zihnin derinlerine gömülür, orada saklanır ve yetişkinlikteki bütün ilişki sorunlarının kaynağı olur." Altında ad da kaynak da yok. Cümle kurmaca, kalıbı ise tanıdık.

Önce tarih sorusu. Cümle bir ada yaslanmıyor, ama kelimeleri Freud'dan ödünç alıyor: gömülme ve saklanma, M20-D08'in anlattığı kasa imgesinin popüler biçimi. Freud'un kendisi ise travmanın yeri konusunda tek bir görüşte durmadı; 1896 kuramı ile 1897'deki geri adım arasındaki fark bu cümlede kaybolmuş.

Sonra kuram sorusu. Cümle üç kavramla çalışıyor: travma, gömülme ve kaynak olma. Travmanın neyi kapsadığı tanımlanmamış: ağır istismar mı, ebeveyn kaybı mı, okulda yaşanan bir aşağılanma mı? Gömülme, bilinçdışı işleyen bir bastırma varsayımına dayanıyor; bu varsayımın laboratuvardaki durumu M20-D06'da ince bir iz olarak kaldı. Kaynak olma ise nedensel bir iddia ve "bütün" sözcüğüyle tek nedenli bir açıklamaya dönüşüyor.

Son olarak kanıt sorusu. Cümlenin ilk parçasının ciddi bir dayanağı var.

Kart ilişkiyi destekliyor, "kaynak olur" fiilini taşımıyor. Karıştırıcı değişkenler (Temel Psikoloji, M02-D03) burada geniş yer kaplar: yoksulluk, ebeveynin sağlığı, kalıtım. Bir de ölçüm sorunu var: geriye dönük bildirim ile ileriye dönük kayıt (M19-D06) aynı kişileri göstermeyebilir.

M19-D06'da kart olarak gördüğümüz bir meta-analiz, istismarın hem çocuklukta kaydedildiği hem de yetişkinlikte sorulduğu on altı çalışmayı bir araya getirmişti: iki yoldan gelen bilgi büyük ölçüde farklı kişileri gösteriyordu ve uyum zayıftı. Yazarlar iki ölçümün farklı risk yollarını yakalıyor olabileceğini savunur; hangisinin doğru olduğunu söylemez. Bizim iddia için anlamı açık: «çocuklukta yaşanan» bir şeyi yetişkinin bugünkü anlatısından okumak, ölçümün kendisini de soru hâline getirir.

Uyumsuzluk unutmadan da, sonradan yeniden yorumlamadan da, hiç kayda geçmeyen olaylardan da doğabilir; bu yüzden bir bastırma kanıtı sayılmaz. Söylediği daha mütevazı: "çocukluk travması" ölçülürken neyin ölçüldüğü sorulmalı.

Hüküm üç parçalı. Ağır çocukluk olumsuzluklarının yetişkin sağlığıyla ilişkisi desteklenir; derine gömülüp saklanma fikri zayıf bir varsayıma yaslanır. "Bütün ilişki sorunlarının kaynağı" ise bu biçimiyle sınanamaz: her ilişki sorununda bir çocukluk kaynağı aranırsa, bulunamadığında da "gömülü olduğu için" denebilir; M20-D01'in yazı tura itirazı burada yeniden çalışır.

Yaygın yanlış"Bir iddiada doğru bir parça varsa iddianın bütünü de doğrudur."
Doğrusu

Bileşik bir iddianın en güçlü parçası çoğu zaman en zayıf parçasını taşımak için oradadır. Çocukluk olumsuzluklarının yetişkin sağlığıyla ilişkisi sağlam bir bulgu; "bütün ilişki sorunları" ise o bulgunun üstüne kurulmuş, onun desteklemediği bir genelleme. Hüküm parça parça verilir.

Usta katmanı

Olumlu bir iddiayı aynı sorularla okumak

Yalnız abartılı iddialara uygulanan ölçüt bir silaha dönüşür. Aynı soruları psikanalizin lehine bir cümleye soralım: "Psikodinamik terapi depresyonda işe yarar."

Tarih sorusu cümleyi kimin söylediğini sorar: bir derneğin tanıtım sayfası da bağımsız bir meta-analiz de aynı cümleyi kurabilir ve yazarın yaklaşıma bağlılığı bir bağlam bilgisidir. Kuram sorusu "hangi psikodinamik terapi" diye sorar: haftada birkaç seanslı uzun bir analiz, haftada bir yüz yüze terapi ve seans sayısı baştan belli kısa bir terapi aynı adı taşıyabilir.

Kanıt sorusu karşılaştırmanın adını ister: bekleme listesine göre mi, olağan bakıma göre mi, başka bir yerleşik terapiye göre mi? Genel tabloyu bir önceki derste (M20-D09) gördük; kısa süreli psikodinamik terapiler üzerine bir Cochrane derlemesi de M14-D02'de kart olmuştu; psikodinamik terapinin etkililiğini savunan 2010 derlemesinin Tartışmalı etiketi M01-D01'de; farklı terapilerin birbirine yakın sonuçlar verdiği tartışması M14-D08'de. Bu tablodan savunulabilir bir cümle çıkar: tanımlı bir biçimiyle, adı konmuş bir karşılaştırmada ve bir hasta grubunda işe yaradığına dair destek var. "Öteki terapilerden üstündür" ya da "kalıcı iyileşmenin tek yoludur" ise daha zayıf iddialar.

Bir bulgunun doğru olma olasılığı

Tek bir olumlu bulgu ne kadar ağırlık taşır? Bir tıp araştırmacısı bu soruya bir model önerdi.

"Ağır çocukluk olumsuzlukları sağlıkla ilişkilidir" gibi birçok alandan desteklenen bir hipotezin çalışma öncesi olasılığı yüksektir. "Bu rüya imgesi şu bastırılmış isteğin işaretidir" gibi dar bir hipotezinki düşüktür; onu destekleyen çarpıcı bir sonuç tekrarlanmadan az şey söyler.

Yaygın yanlış"Ölçütlerden geçemeyen bir psikanalitik fikir değersizdir."
Doğrusu

Ölçütler bir iddianın bugün hangi dayanakla söylenebileceğini gösterir; bir fikrin bir hayata ya da bir metne ne kattığı başka bir sorudur. Sınanmamış bir klinik gözlem Uzman görüşü olarak kalır, o da bir düzeydir. Bir fikri değersiz ilan etmek de bir iddiadır ve aynı sorulara tabidir.

Kanıtın sınırı

Bu dersin ölçütleri akademinin kendi seçimidir. Tarih, kuram ve kanıt kümelerine ayırmanın okurun bir iddiayı tartma becerisini gerçekten artırıp artırmadığı ölçülmedi; ölçütlerin değeri şimdilik bir öneri düzeyinde duruyor. Ioannidis'in modeli varsayımsal değerlerle çalışır ve psikoloji ile psikanaliz araştırmasında o değerlerin ne olduğu tartışmalıdır. Olumsuz çocukluk yaşantıları derlemesi yüksek tutarsızlık bildirdi ve yakın ilişkileri incelemedi; bulguyu Türkiye'deki okura ve ilişkilere genellemek bir çıkarımdır. Geriye dönük ve ileriye dönük ölçümler arasındaki uyumsuzluğun nedeni bilinmiyor. Terimler listesi bir uzman yargısıdır ve yazarları onu geçici saymıştır. Uygulanan iddia da bu ders için yazıldı; gerçek bir gönderide bağlam hükmü değiştirebilir.

Kendin dene

Aklında kalsın

M20 psikanalize "bilim mi" diye sordu ve tek bir cevap yerine, kuramın her katmanı için ayrı bir sınav buldu.

Okur katmanı Freud'un keşfiyle başladı: hipnozdan konuşma kürüne, rüyadan sürçmeye. Bölüm II kuramı kurdu: dürtü ve gelişim, zihnin yapısı ve savunmalar, yas ve tekrar, beş büyük vaka, uygarlık ve din. Bölüm III Jung'un ayrılan yolunu, ruhun haritasını, tipleri ve bireyleşmeyi izledi. Bölüm IV Freud'dan sonraki yüzyılı dolaştı: ilk ayrılıklar, ego psikolojisi, nesne ilişkileri, Lacan, kendilik ve bağlanma, sonunda da bilimle hesaplaşma. Her durakta kurucunun ne yazdığı ile bugün neyin bilindiği ayrı başlıklarda tartıldı.

Bir paylaşımdaki tek cümle bile kimin söylediği, hangi kavrama yaslandığı ve hangi veriye dayandığı diye üçe ayrılabilir; hüküm de parça parça verilir.

Bundan sonraki bölümde okuma yeri değişiyor: terapi odasının içine giriliyor ve dersler bir terapistin hamlelerini ve gerekçelerini gösteren vaka kutularıyla ilerliyor.

Sonraki derse köprü

"Psikodinamik terapi işe yarar" cümlesini açarken bir soru cevapsız kaldı: Haftada kaç kez, kaç ay ya da kaç yıl, divanda mı yüz yüze mi? Klinik katman M21-D01 ile, «Psikanaliz, psikodinamik terapi, kısa terapi» dersiyle açılıyor; üç uygulamanın seans sıklığını, süresini ve tekniğini birbirinden ayırarak, bu derste tek bir adın altında toplanan şeyi parçalarına bölecek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.