İçeriğe geç

M18-D04

İki narsisizm kuramı

Kohut ile Kernberg'in narsisizme bakışını karşılaştırır ve tartışmanın klinik sonuçlarını açıklar.

Psikanaliz Akademisi — M18, Kendilik, narsisizm ve kişilik örgütlenmesi · 3.058 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kohut'ta patolojik narsisizm dönüşemeden kalmış olağan bir evredir; hayranlık beklentisi terapide önce anlaşılır.

Kernberg'de aynı tablo, gerçek ve ideal imgelerin kaynaşmasından doğan ve bağımlılığa ve hasete karşı koruyan bir yapıdır; terapide olumsuz aktarım düzenli yorumlanır.

Ayrılık idealleştirmenin anlamında yoğunlaşır: Kohut'ta gelişimsel bir yaslanma, Kernberg'de hasete karşı bir kalkan.

Adler ve Gabbard iki yazarın farklı hasta gruplarını tarif ettiğini öne sürdü; umursamaz ve aşırı tetikte uçlar, Rosenfeld'in kalın ve ince derisi bu fikrin klinik dilidir. Alt tiplere dair ölçek ve klinisyen verisi var, iki tekniği karşılaştıran kontrollü terapi denemesi yok.

Açılış sahnesi

Serdivan'da, teknoparkın üçüncü katındaki yazılım şirketinin mutfağı, perşembe öğleden sonra. Şule on iki yıldır kod yazıyor, son dört yıldır da ödeme ekibinin lideri. Okan şirketin en eski veritabanı yöneticisi; yeni gelenlerin çoğu ilk haftalarını onun masasının yanında geçiriyor.

"Kod incelemesini gördün mü?" diyor Şule. "Yedi yorum yazdım. Yedisini de 'gereksiz' diye kapatmış. Bir de altına, bu katta bu modülü ondan iyi yazacak kimse olmadığını eklemiş."

"Gördüm. Sonra toplantıya geldi, sesi titriyordu. Kimse yüzüne bakmayınca ekranını kapatıp erken çıktı."

"Bunu ben de gördüm. Ama geçen hafta stajyerin yaptığı işe 'çocuk oyuncağı' dedi. Stajyer iki gün konuşmadı."

Okan bardağını çeviriyor. "Bence içi çok kırılgan. Övülmediği her gün biraz daha kapanıyor. Biri arkasında durup iyi yaptığı yeri görürse açılacak."

"Belki. Ama ben arkasında durdukça öbür gençlerin işi eziliyor. Biri ona bunu sakin ama açıkça söylemeli. Söylemezsek ekip onun etrafında yürümeyi öğrenecek."

"Söyleyince kaçarsa?"

"O da mümkün," diyor Şule. "Senin dediğin olabilir. Yalnız hangisinin olduğunu ilk ay nasıl anlayacağız?"

Ofis de bu iki kıdemli çalışan da gerçek bir şirketten alınmadı; aynı kişiye bakıp birinin incinme, öbürünün kibir görmesi ise her işyerinde sık yaşanan bir anlaşmazlık.

Bu derste ne olacak

Kohut'un kendilik psikolojisi (M18-D01) ve Kernberg'in örgütlenme haritası (M18-D03) aynı on yılda, çoğu zaman aynı hastalar üzerine yazıldı. Bu ders iki yazarı narsisizm sorusunda karşılaştırıyor: patolojik narsisizmin nereden geldiği, terapide neyin öne alınacağı ve idealleştirmenin nasıl okunacağı. Sonra iki kuramı aynı seans anına uygulayıp sonradan önerilen alt tip ayrımlarına ve onları sınayan sınırlı araştırmaya bakacağız.

Sıfır noktası

Freud narsisizmi libido kuramının içinde bir evre ve bir dağılım olarak kurmuştu; birincil ile ikincil ayrımı M07-D01'de, büyüklenmeci ve kırılgan görünüm ise M07-D02'de anlatıldı. 1960'ların sonunda Amerika'daki tartışma başka bir soruya kaydı: analize gelen ve kendine dair değeri sürekli sarsılan, hayranlık bekleyen, yakın ilişkileri bozulan hastaları nasıl anlamalı ve nasıl tedavi etmeli?

Kohut ile Kernberg bu soruya zıt yönlerden cevap verdi; ikiliği çoğu zaman bir terim çifti özetler.

Yaygın yanlış"Narsist, kendini beğenmiş ve başkalarını kullanan kişinin adıdır."
Doğrusu

Gündelik dilde sözcük bir hakarete dönüştü ve tek bir davranıştan bütün bir insana yapıştırılıyor. Psikanalizde narsisizm hem sağlıklı bir kendilik değeri alanını hem de ağır bir kişilik sorununu kapsayan geniş bir yelpazedir; bu dersteki iki kuram da bir kişiyi etiketlemek için kurulmadı. Tanıyı taşıyan kişiler de çoğu zaman yoğun bir iç acı yaşar.

Mekanizma

Kohut: yarıda kalmış bir gelişim

Kohut'un 1966'da yayımlanan narsisizmin biçimleri ve dönüşümleri üzerine makalesi, ardından 1971 kitabı (M18-D01), patolojik narsisizmi bir gelişim duraklaması olarak okudu. Ona göre çocuğun kendini kusursuz ve güçlü yaşadığı büyüklenmeci kendilik olağan bir evredir. Ebeveynin sevinçli karşılığı ve katlanılabilir hayal kırıklıklarıyla bu evre zamanla gerçekçi hırslara dönüşür. Karşılık hiç gelmezse ya da çocuk ebeveynin kendi ihtiyaçları için kullanılırsa, büyüklenmeci kendilik dönüşmeden, ilkel biçimiyle donup kalır.

Bu okumada yetişkinin abartılı hayranlık beklentisi bir kusur gibi bastırılmaz; eksik kalmış bir karşılığın yeniden aranmasıdır. Analizde bu arayış aynalama ve idealleştirme aktarımları olarak yeniden canlanır (M18-D02). Kohut'un önerisi bu aktarımların gelişmesine izin vermek, onları erken yorumla bir savunma gibi çözmeye çalışmamak ve analistin kaçınılmaz kopukluklarını empatiyle konuşmaktı. Yapı bu döngülerde, dönüştürücü içselleştirmeyle (M18-D01) kurulacaktı. Kohut narsisistik kişiliği sınırda tablolardan da ayırdı: bu hastaların kendiliği ona göre kırılgan ama özünde bütündü.

Kernberg: patolojik bir yapı

Kernberg'in narsisizm yazıları 1970'te Amerikan Psikanaliz Derneği dergisindeki bir makaleyle başladı ve 1975 kitabında toplandı. Kernberg de olağan bir çocukluk narsisizmini kabul eder; hastalarda ise o evrenin kalıntısını görmez, gelişimin yolundan sapmış ve kendine özgü biçimde örgütlenmiş bir yapı görür.

Bu yapının işi, Kernberg'e göre, bağımlılığın ve hasetin acısından korumaktır. Başkasına muhtaç olmak, yoksun kalınmış ve öfkeyle karşılanmış erken bir ilişkiyi yeniden yaşamak gibi gelir; başkasının sahip olduğu iyi şey de dayanılmaz bir haset uyandırır. Hasetin gündelik anlamı İlişki Akademisi'nde (M03-D07) tanımlandı; Kernberg'de duygu Klein çizgisinden gelen daha yıkıcı bir anlam taşır. Kişi değer verdiği birinden alacağını alınca onu değersizleştirebilir. Bölme ile idealleştirme-değersizleştirme salınımı M16-D03'te tarif edilmişti; Kernberg narsisistik kişiliği bu yüzden sınırda örgütlenmenin bir alt türü saydı (M18-D03). Onu öbür sınırda tablolardan ayıran, büyüklenmeci yapının sağladığı görece bütünlüktür.

Tedavi önerisi bu tablodan çıkar. Kernberg'e göre analist idealleştirmeyi olduğu gibi kabul ederse, altındaki küçümseme ve öfke hiç konuşulmaz. Olumsuz aktarım (Terapi S02-P02-D06) ve haset bu yüzden erken ve düzenli biçimde yorumlanmalıdır. Kernberg her narsisistik hastanın bu yoğun çalışmayı kaldıramayacağını da kabul etti ve bir kısmı için destekleyici bir tedaviyi daha uygun buldu.

Ayrıldıkları yer

Büyüklük duygusu, hayranlık beklentisi, incinince öfke ve yakınlıkta güçlük iki yazarın da gözlemiydi. Kohut'ta patolojik narsisizm gelişimin bir yerinde kalmış olağan bir yapıdır; Kernberg'de olağan yoldan sapmış ve savunma için kurulmuş bir yapı. Bu ayrım terapistin tutumuna doğrudan yansır. Kohut'un analisti önce hastanın deneyimini anlamaya çalışır, hayal kırıklığını onunla birlikte konuşur ve yorumu çoğu zaman bu kopukluğun anlaşılmasına ayırır. Kernberg'in analisti ise hastanın kendisine yönelttiği küçümsemeyi, sızlanmayı ya da kayıtsızlığı fark edip konuşulabilir kılar; bunu yapmamak ona göre hastayı yalnız bırakmaktır.

Üçüncü ayrılık idealleştirmenin anlamıdır. Kohut'a göre hastanın analisti idealleştirmesi, çocukluğunda yaslanacak sakin bir figür bulamamış birinin bu ihtiyacı yeniden denemesidir ve bozulmamalıdır. Kernberg'e göre aynı idealleştirme, analiste duyulacak hasetten ve ona muhtaç olmanın tehlikesinden korunmanın bir yoludur ve altındaki değersizleştirme er geç ortaya çıkar. Kohut, Kernberg'in tutumunun aktarımı daha doğmadan bastıracağını; Kernberg ise Kohut'un tutumunun olumsuz aktarımla ve saldırganlıkla yüzleşmekten kaçınmak olduğunu düşündü.

Yaygın yanlış"Kohut narsisizme hoşgörü, Kernberg sertlik önerdi."
Doğrusu

Kernberg'in önerdiği yorum hastayı azarlamayı ya da kibrini kırmayı amaçlamaz; küçümsemeyi ve haseti hastayla birlikte anlaşılır kılmayı hedefler. Kohut'un empatisi de her söyleneni onaylamak anlamına gelmiyordu (M18-D01). İki yazar da hastanın iyileşmesini istiyordu; ayrıldıkları yer, bunun hangi yoldan olacağıydı.

Aynı seans, iki tutum

Aşağıdaki seans anı bir hastadan aktarılmadı; iki tutumu karşılaştırmak için kurulmuş bir örnek. İşinde başarılı bir adam, ikinci yılındaki terapisine bir pazartesi gelir. Terapist önceki hafta iki seansı iptal etmiştir. Adam oturur, saatine bakar ve geçen hafta terapistin söylediği bir sözün "her kitapta yazan sıradan bir şey" olduğunu söyler. Sonra kendisini anlamayan yöneticisini uzun uzun anlatır.

Kohut'un çizgisini izleyen bir terapist önce iptallere bakar. Küçümsemeyi yokluğun bıraktığı kopukluğun bir yansıması olarak okur ve bunu söyleyebilir: haftalarca ulaşılamayan birinin sözleri değersiz görünebilir. Amaç kopukluğun nasıl yaşandığını anlamak ve bağın onarılmasına alan açmaktır.

Kernberg'in çizgisini izleyen bir terapist ise küçümsemenin kendisine dikkat çeker: yöneticiye yönelen küçümsemenin seansa taşındığını ve terapiste ihtiyaç duymanın öfke uyandırıyor olabileceğini yoruma açar. Amaç bu öfkenin ve hasetin konuşulabilir olmasıdır.

İki müdahalenin hangisinin daha yardımcı olacağını bu kısa an tek başına söylemez. Bir sonraki dakikada adamın yumuşaması da kapanması da her iki terapist için bir veridir.

Usta katmanı

Gerald Adler 1986'da iki yazarın farklı hasta gruplarını tarif ediyor olabileceğini öne sürdü; Glen Gabbard 1989'da bu fikri bir süreklilik olarak kurdu.

Benzer bir ayrım Londra'daki Klein çizgisinden de geldi. Herbert Rosenfeld'in son kitabıyla (1987) ilişkilendirilen bu ayrımı Anthony Bateman 1998'de, hastaların iki konum arasında gidip geldiği anları incelemek için kullandı.

Bir görüşe göre tekniği hastanın görünümü seçer: kimi hasta empatik ve deneyime yakın bir tutumdan başkasına dayanamaz, kimine ancak hasetin kararlı biçimde konuşulmasıyla ulaşılır. Bu uzlaşma iki yazarın kendi iddiasını da daraltır, çünkü ikisi de narsisizmin kökenini bütünüyle açıkladığını düşünüyordu.

Russ ve arkadaşları 2008'de bu ayrımlara geniş bir klinisyen verisiyle baktı.

Yaygın yanlış"Kırılgan narsisizm, büyüklenmeci narsisizmin hafif hâlidir."
Doğrusu

Klinik yazında iki görünüm bir şiddet derecesi olarak değil, farklı yüzler olarak anlatılır ve aynı kişide sırayla görülebilir. Russ ve arkadaşlarının klinisyen verisinde kişiler arası kırılganlık ve alttaki duygusal sıkıntı bozukluğun çekirdeğinde çıktı; kırılgan görünümün daha hafif bir aşama olduğunu gösteren bir bulgu yok.

Kanıtın sınırı

İki kuram da analistlerin kendi hastalarından kurduğu çıkarımlara dayanır; çocuklukta neyin eksik kaldığına ya da hangi yapının kurulduğuna dair temel iddialar doğrudan sınanmadı. Shulman ile Ferguson 1988'de NPI'de (M07-D02) en yüksek puanı alan on üç üniversite öğrencisine iki kuramın birer öncülünü temsil eden ve bilinç eşiğinin altında sunulan uyaranlar gösterdi; Kernberg uyaranı ölçümler üzerinde etki gösterdi, Kohut uyaranı göstermedi. Örneklem bu sonucu bir kuram hükmüne çevirmeye izin vermeyecek kadar küçüktür.

Alt tip araştırmasının zemini daha sağlam.

Terapi kanıtı ise belirgin biçimde zayıf. Psikodinamik terapileri kişilik bozukluklarında toplayan ilk sistemli meta-analiz, narsisistik kişilik bozukluğunu az araştırılmış alanlar arasında saydı.

Kültürel genelleme de açık bir sorudur. İki kuramın hastaları ağırlıkla 1960'lar ve 1970'lerin Amerikan şehirlerindendi. Hangi davranışın kibir sayıldığı toplumdan topluma değişir. Twenge ve arkadaşlarının, kuşakların giderek daha narsisistik hâle geldiği iddiası ve onu çürüten veriler M07-D02'de tartışıldı; ölçüm sorunları M18-D05'te ayrıca ele alınacak.

Kendin dene

Aklında kalsın

Kohut'ta patolojik narsisizm dönüşemeden kalmış olağan bir evredir; hayranlık beklentisi terapide önce anlaşılır.

Kernberg'de aynı tablo, gerçek ve ideal imgelerin kaynaşmasından doğan ve bağımlılığa ve hasete karşı koruyan bir yapıdır; terapide olumsuz aktarım düzenli yorumlanır.

Ayrılık idealleştirmenin anlamında yoğunlaşır: Kohut'ta gelişimsel bir yaslanma, Kernberg'de hasete karşı bir kalkan.

Adler ve Gabbard iki yazarın farklı hasta gruplarını tarif ettiğini öne sürdü; umursamaz ve aşırı tetikte uçlar, Rosenfeld'in kalın ve ince derisi bu fikrin klinik dilidir. Alt tiplere dair ölçek ve klinisyen verisi var, iki tekniği karşılaştıran kontrollü terapi denemesi yok.

Sonraki derse köprü

Wink'in iki etkeni ve Russ'ın üç alt tipi klinik tartışmayı bir ölçüm sorusuna çevirdi. Narsisizm bir kişilik özelliği olarak nasıl ölçülür, hangi ölçek büyüklenmeci yüzü, hangisi kırılgan yüzü yakalar ve bu iki yüz gerçekten ayrı mıdır? Bu sorulara bugünkü narsisizm araştırması cevap arıyor; M18-D05 o araştırmanın araçlarını ve büyüklenmeci-kırılgan ayrımına dair bulgularını tartacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.