M16-D10
Bion: kapsama ve düşünme
Bion'un kapsayan-kapsanan modelini ve düşünme kuramını açıklar.
Psikanaliz Akademisi — M16, Nesne ilişkileri · 3.095 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bion'un düşünme sorusu önce gruplarda belirdi: bir arada olan insanlar görevlerini neden bir ruh hâline teslim eder? Klein'la analizden sonra aynı soruyu tek bir zihnin doğuşuna taşıdı.
1962'deki modelinde ham izlenimler alfa işlevinden geçerek rüyada, bellekte ve düşünmede kullanılabilir hâle gelir. Bu işlev önce başka bir zihinde, rêverie içindeki bakım verende çalışır; bebek sindirilmiş duyguyla birlikte işlevin kendisini de içine alır.
Düşünme aygıtı Bion'a göre düşüncelerden sonra gelir ve hüsrana katlanabildiği ölçüde gelişir. Kapsama zihinsel bir sindirimi, Winnicott'un tutması ise taşıyan bir çevreyi adlandırır. Ebeveynin zihin-zihinliliği üzerine bulgular bu fikre akrabadır ama onu sınamaz.
Modül Klein'ın bebeğe yüklediği yoğun iç dünyayla açıldı, iki konumdan ve duyguyu bir başkasına yerleştirme fantezisinden geçti, Londra'daki büyük tartışmaların ardından Winnicott'un taşıyan ortamına ve Fairbairn'ın ilişki arayan libidosuna uğradı ve Bion'da bütün bu mirasın düşünmenin nasıl doğduğu sorusuna dönüştüğünü gördü.
Açılış sahnesi
Samandağ'da, vergi dairesinin zemin katında mükellef hizmetleri masası, perşembe, kapanışa yarım saat var. Şebnem günün son dosyasını rafa kaldırırken kapı açılıyor. Volkan'ın portakal bahçesi ilçenin güneyinde; elinde buruşmuş bir zarf var, merdiveni koşarak çıkmış.
"Bunu bugün kapıya bırakmışlar. Ödeme emri yazıyor. Babamdan kalan bir borç mu, benim mi, anlamadım. Muhasebeci telefonu açmıyor. Bahçeye haciz gelirse ne yaparım, bu yıl dolu da vurdu zaten, ben..."
Şebnem sandalyeyi gösteriyor. "Otur. Zarfı ver bana." Kâğıdı açıp yavaşça okuyor. Volkan konuşmayı sürdürüyor; Şebnem onu kesmiyor, arada başını kaldırıp yüzüne bakıyor.
"Şimdi," diyor sonunda. "Bu senin adına, geçen yılın bir taksidi. Babanla ilgisi yok. Burada bir son tarih var ve vaktin var. Bahçeden tek satır söz edilmiyor." Kâğıdın kenarına kalemle iki satır yazıyor. "Yarın muhasebeciyi ara. Açmazsa buraya gel, birlikte bakarız."
Volkan kenardaki iki satıra bakıyor. "Ben bunu evde okumuştum," diyor. "Ama okuyamamışım."
Ne Şebnem'in masası ne Volkan'ın zarfı bir kayıttan geliyor; dağınık gelen bir korkunun başka birinin zihninden geçip birkaç sıralı satır olarak geri dönmesini ise İngiliz bir analist 1962'de anne ile bebek arasında tarif etti.
Bu derste ne olacak
Fairbairn ve Guntrip içeri kapanan ihtiyaca bakmıştı (M16-D09); bu kez bakış dışarıya, bir başkasına ulaşan duyguya dönüyor. Modülün son dersi, Klein'ın yansıtmalı özdeşimini (M16-D04) bir iletişim yoluna, oradan bir düşünme kuramına çeviren Wilfred Bion'u ele alıyor.
Önce Bion'un savaşlardan ve gruplardan geçen yoluna, sonra 1962'nin iki metnine bakacağız: alfa işlevine, kapsayan ile kapsananın ilişkisine ve düşüncenin düşünürden önce geldiği iddiasına. Usta katmanında Winnicott'un tutmasıyla farkı ve geç dönemin zor kavramları var. En sonda gelişim araştırmasının bu fikre nerede yaklaştığını, nerede ondan ayrıldığını tartacağız.
Sıfır noktası
Bazı duygular insana adı konmuş olarak gelir: kızgınım, özledim, utandım. Bazıları ise önce bir baskı olarak gelir: çarpan kalp, düğümlenen mide, "her şey bitti" diyen ama neyin bittiğini söyleyemeyen bir telaş. Bion'un sorusu bu ikinci türle ilgilidir. Ham bir yaşantı nasıl üzerinde düşünülebilir bir şeye dönüşür? Onun cevabı, bunun ilk kez yalnız başına olmadığı, bir başka zihnin içinden geçerek olduğudur.
İngilizce containment Türkçe yazında kapsama ya da kapsayıcılık diye karşılanır; bu derste kapsama kullanılıyor. Bion "anne" der, ama anlattığı işi bugün bebeğin yanında sürekli duran kim olursa olsun üstlenebilir.
Yaygın yanlış"Kapsamak, karşıdakini sakinleştirmek ya da rahatlatmaktır."
Bion'un modelinde kapsayan, gelen duyguyu önce gerçekten alır ve ona bir biçim verir. Bu biçim her zaman rahatlatıcı olmaz; acı bir gerçeği adıyla söylemek de kapsamaya girer. Ölçüt, duygunun düşünülebilir hâle gelip gelmediğidir.
Mekanizma
Tank birliğinden grup odasına
Wilfred Ruprecht Bion 1897'de Hindistan'da, Mathura'da doğdu ve küçük yaşta İngiltere'de yatılı okula gönderildi. Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da tank komutanı olarak savaştı ve Cambrai çarpışmasındaki davranışı için DSO nişanı aldı. Savaştan sonra Oxford'da tarih, Londra'da tıp okudu ve Tavistock Kliniği'nde psikoterapi eğitimi gördü.
İkinci Dünya Savaşı'nda ordu psikiyatristiydi. 1942'de Birmingham'daki Northfield askerî hastanesinin eğitim bölümünü ilk analisti John Rickman'la birlikte grup ilkeleriyle yönetti; askerî makamlar deneyi onaylamadı ve altı hafta sonra ikisinin de tayini çıktı. Deney üzerine 1943'te Lancet'te ortak bir yazı yayımladılar. Bion savaştan sonra Tavistock'ta küçük gruplarla çalıştı; 1948 ile 1951 arasında bir dergide çıkan yazıları 1961'de Experiences in Groups adıyla kitaplaştı.
Kitabın fikri kısaca şudur: her grupta iki düzey birlikte işler. Biri grubun asıl görevine yönelen çalışma grubudur. Öbürü, sanki üyeler sessizce anlaşmış gibi davranışı yönlendiren temel varsayımlardır: grup kendisini kurtaracak birine yaslanabilir (bağımlılık), bir düşmana karşı toplanabilir ya da ondan kaçabilir (savaş-kaç) ya da iki üyesinin birlikteliğinden bir kurtuluş bekleyebilir (eşleşme). Bion'un sonra bireye taşıyacağı soru burada doğdu: insanlar birlikteyken neden düşünmek yerine ortak bir duyguya kapılır?
1946 civarında Bion Melanie Klein'la analize girdi ve 1950'de Britanya Psikanaliz Derneği'nin tam üyesi oldu. 1950'lerde Hanna Segal ve Herbert Rosenfeld'le birlikte psikotik hastalarla, analiz tekniğini değiştirmeden çalışmayı denedi. 1968'de, yetmiş bir yaşında, Los Angeles'a taşındı; ölümünden kısa süre önce İngiltere'ye döndü ve 1979'da öldü.
Alfa işlevi: hamdan düşünülebilire
Bion 1962'de Londra'da yayımlanan kısa kitabı Learning from Experience'ta (Deneyimden Öğrenmek) bu soruyu bireyin içine taşıdı. Kavramlarına bilerek Yunan harfleri verdi: bir sözcüğün eski anlamları gözlenecek şeyi örtmesin diye.
Duyulardan ve duygulardan gelen sindirilmemiş izlenimlere beta öğeleri dedi. Bunlar hatırlanamaz, rüyada kullanılamaz, üzerinde düşünülemez; ancak dışarı atılabilir. Bion bu atmanın yollarını eylemde ve Klein'ın tarif ettiği yansıtmalı özdeşimde gördü. Alfa işlevi bu ham malzemeyi işleyip alfa öğelerine çevirir: saklanabilen, rüya düşüncelerinde ve uyanıkken süren bilinçdışı düşünmede kullanılabilen öğelere. Bion'a göre yalnız bu sindirimden geçen izlenim bastırılabilir, hatırlanabilir, öğrenmeye dönüşebilir.
Kapsayan ve kapsanan
Bion bu işlevin bebekte hazır bulunmadığını düşündü. Bebek, örneğin öleceğini sandığı bir korkuyu taşıyamayınca onu annenin içine yerleştirir. Bion 1959 tarihli "Attacks on Linking" yazısında yansıtmalı özdeşimin olağan bir biçimini ayırmıştı (M16-D04): bebeğin anlaşılmak için kullandığı ilk iletişim yolu. Anne bu yükü alabilecek bir zihin durumundaysa korkuyu kendi içinde işler ve bebeğe katlanılabilir bir biçimde geri verir. Bebek zamanla yatışmış duyguyla birlikte bu işi yapan işlevin kendisini de içine alır. Kendi kapsama kapasitesi böyle kurulur.
Annenin alıcı zihin durumuna Bion rêverie dedi. İlişkinin iki yanını da iki simgeyle gösterdi: kapsayan için dişi işareti ♀, kapsanan için erkek işareti ♂. İşaretler cinsiyet anlatmaz; içine alan ile içine alınan arasındaki soyut bağı gösterir. Bion bu bağı sonraki kitaplarında bir fikir ile onu taşıyan dil, bir grup ile ona gelen yeni düşünce arasında da aradı.
Kapsama işlemeyebilir. Anne bebeğin korkusunu alamazsa ya da onu kendi telaşıyla büyütüp geri verirse, bebeğin içine aldığı şey anlamı soyulmuş bir korkudur. Bion buna adsız dehşet (nameless dread) dedi.
Düşünceler düşünürden önce
Aynı yıl yayımlanan "A Theory of Thinking" yazısında Bion alışılmış sırayı ters çevirdi. Ona göre önce düşünceler vardır; zihin onlarla başa çıkmak zorunda kaldığı için düşünme aygıtını geliştirir.
Örneği bebeğin açlığıdır. Bebek bir doyum beklentisiyle doğar; bu beklenti beklenen şeyin yokluğuyla karşılaştığında bir düşünce doğabilir: burada olmayan bir meme. Bebek hüsrana yeterince katlanabiliyorsa bu yokluk düşünülebilir bir şeye dönüşür; katlanamıyorsa yokluk, kurtulunması gereken kötü bir nesne gibi yaşanır ve dışarı atılır. Bion burada Freud'un 1911 tarihli iki ilke yazısını izler: düşünme, ihtiyaç ile doyum arasındaki aralığa dayanmayı mümkün kılar.
1959 yazısı bu sürecin bozulduğu yeri anlatıyordu. Bazı hastalar iki şeyi birbirine bağlayan her bağa, analistin zihnindeki bağlar da dahil, saldırır. Bion bunun kökenini, bebeğin yansıtmalarını alamayan bir nesneyle yaşanan ilişkide aradı: anlaşılma yolu kapanınca bağın kendisi tehlike sayılır. Klein'ın iki konumu arasındaki gidiş gelişi de Bion bu çerçevede okudu (M16-D03): yeni bir anlam, parçalar bir süre dağınık kalmaya katlanıldıktan sonra bir araya gelir.
Usta katmanı
Kapsama ile Winnicott'un tutma ortamı (M16-D06) sık sık birbirinin yerine kullanılır. Tutma bebeği taşıyan çevreye bakar: kucak, beden, zamanın sürekliliği. Kapsama bir içeriğin zihinsel olarak sindirilmesine bakar: bir korkunun alınıp anlam kazanarak geri verilmesine. Birçok klinisyen ikisini aynı seansın iki yüzü olarak birlikte kullanır.
Klinikte kapsama şu demektir: hastanın henüz taşıyamadığını önce terapist taşır. Terapistte uyanan sıkıntı, yansıtmalı özdeşim tartışmasında görüldüğü gibi (M16-D04), hastanın düşünemediği bir şeyin habercisi olabilir; terapistin işi onu hemen geri vermek yerine bir süre içinde tutup düşünülebilir bir cümleye çevirmektir. Melanie Klein Trust'ın aktardığına göre Klein, Bion'un karşıaktarımı genişletilmiş bir yansıtmalı özdeşim kavramıyla açıklamasını desteklemedi. Bion 1967'deki kısa "Notes on Memory and Desire" yazısında analiste her seansa önceki seansların hatırasına ve sonuç arzusuna tutunmadan girmesini önerdi; amaç o saatte yeni olanı duyabilmekti.
Geç dönemi okuması en güç bölümdür. Bion düşünceleri sınıflandırmak için ızgara (grid) adlı bir tablo kurdu, sonra onu bıraktı; bilinemeyen nihai gerçekliği O harfiyle adlandırdı ve son yıllarında kuramını A Memoir of the Future adlı bir anlatı üçlemesinde yeniden işledi. Bu metinler kimine bilgi kuramı, kimine mistik bir öğreti gibi geliyor. Eleştiri buradan başlar: bilerek boş bırakılmış kavramlar donmaya direnir, ama sınanmaya da direnir. Bir alfa işlevinin çalışmadığını gösterecek gözlem tarif edilmedi; yanlışlanabilirlik tartışması (M20) bu modelin de kapısını çalar.
Yaygın yanlış"Kapsama, Winnicott'un tutma kavramının başka bir adıdır."
Tutma, bebeği bedeniyle ve zaman içinde taşıyan çevrenin sürekliliğine bakar. Kapsama, bir içeriğin bir zihinde sindirilip dönüştürülmesine bakar. İkisi aynı bakım ilişkisinde birlikte bulunabilir, ama farklı işleyişleri adlandırır.
Yaygın yanlış"Alfa ve beta öğeleri beyinde bulunabilecek yapılardır."
Bion bu terimleri bilerek içi boş işaretler olarak seçti ve gerçekten var olan şeyler gibi alınmamaları gerektiğini yazdı. Onları beyin bölgelerine eşlemek Bion'un önerisi sayılamaz, ayrı bir kuramsal hamledir.
Kanıtın sınırı
Bion'un modeli analiz odasından ve psikotik hastalarla çalışmadan çıktı; bebek gözlemiyle kurulmadı. Alfa işlevi ve beta öğeleri tanım gereği doğrudan gözlenemez, bu yüzden model bir deneyle doğrulanamaz ya da çürütülemez. Aşağıdaki çalışmalar bir fikir akrabalığı gösterir: bebeğinin zihnini aklında tutabilen ebeveynin çocuğunun daha güvenli bağlandığını. Bunlar Bion'un kanıtı sayılamaz; bağlanma araştırmasından ve Fonagy ile arkadaşlarının zihinselleştirme çizgisinden gelirler (Terapi S05-P01-D08; bu çizgi M19-D05'te açılacak). Ebeveynin konuşmasını ölçerler, sindirimin kendisine ulaşamazlar. İlişkiler bağıntısaldır; sonuç ebeveynin sıcaklığından, eğitiminden ya da bebeğin mizacından da gelebilir. Bu çizgi İngiliz ve Amerikan araştırma merkezlerinde doğdu; bebeğin zihninden yüksek sesle söz etmenin bir konuşma alışkanlığı olduğu düşünülürse, bulguların bu alışkanlığın başka işlediği kültürlere nasıl genelleneceği tartışmalı bir sınır olarak kalıyor. Birlikte duygu düzenleme araştırmaları da (İlişki tarafında M08-D01) aynı akrabalığı taşır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bion'un düşünme sorusu önce gruplarda belirdi: bir arada olan insanlar görevlerini neden bir ruh hâline teslim eder? Klein'la analizden sonra aynı soruyu tek bir zihnin doğuşuna taşıdı.
1962'deki modelinde ham izlenimler alfa işlevinden geçerek rüyada, bellekte ve düşünmede kullanılabilir hâle gelir. Bu işlev önce başka bir zihinde, rêverie içindeki bakım verende çalışır; bebek sindirilmiş duyguyla birlikte işlevin kendisini de içine alır.
Düşünme aygıtı Bion'a göre düşüncelerden sonra gelir ve hüsrana katlanabildiği ölçüde gelişir. Kapsama zihinsel bir sindirimi, Winnicott'un tutması ise taşıyan bir çevreyi adlandırır. Ebeveynin zihin-zihinliliği üzerine bulgular bu fikre akrabadır ama onu sınamaz.
Modül Klein'ın bebeğe yüklediği yoğun iç dünyayla açıldı, iki konumdan ve duyguyu bir başkasına yerleştirme fantezisinden geçti, Londra'daki büyük tartışmaların ardından Winnicott'un taşıyan ortamına ve Fairbairn'ın ilişki arayan libidosuna uğradı ve Bion'da bütün bu mirasın düşünmenin nasıl doğduğu sorusuna dönüştüğünü gördü.
Sonraki derse köprü
Bion Londra'da Klein'ın mirasını genişletirken, Paris'te bir başka analist bambaşka bir yerden itiraz ediyordu. Jacques Lacan, Amerika'da yükselen ego psikolojisinin güçlü ve uyumlu ego hedefini Freud'un keşfinden bir sapma saydı ve 1950'lerden başlayarak Freud'un kendi metinlerine, bilinçdışının dil ve sözle işleyişine geri gidilmesini istedi. Dönülen Freud hangisiydi ve bu dönüş kime karşı yapıldı? Lacan'ın "Freud'a dönüş" çağrısı, M17-D01'in açtığı tartışma.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.