M16-D03
Paranoid-şizoid ve depresif konum
Klein'ın iki konumunu ve bölme ile onarım kavramlarını açıklar.
Psikanaliz Akademisi — M16, Nesne ilişkileri · 2.993 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Klein'ın konumları, bir kez geçilip bırakılan evreler yerine yaşam boyu gidip gelinen örgütlenmelerdir; Ps↔D bu salınımın kısaltmasıdır.
Paranoid-şizoid konumda kaygı dışarıdan gelecek saldırıya yöneliktir; bölme iyi ve kötü nesneyi ayrı tutar, idealleştirme iyiyi büyütür, inkâr engellenmeyi yok sayar.
Depresif konumda sevilen ve nefret edilen kişinin aynı kişi olduğu kavranır; suçluluk ve kaybetme korkusu belirir, onarma isteği bu konumun ürünüdür. Manik savunmalar denetim, zafer ve küçümsemeyle bu acıdan kaçmaya çalışır.
Kuramın bebek hakkındaki iddiaları çıkarımdır ve doğrudan sınanamaz; yetişkinde ikili algının ve onarım isteğinin betimlenmesi ise klinikte ve ölçümde işe yarar kaldı.
Açılış sahnesi
Turgutlu'da, sanayi sitesinin girişinde bir hırdavat toptancısı, cuma akşamı. Nermin dokuz yıldır tezgâhın sorumlusu. Karşıdaki büfeyi işleten Ufuk kepengi yarıya indirmiş, iki ayran açıp kapının önündeki kasaya oturuyor.
"Sabah sana ne dedim, hatırlıyor musun?" diye soruyor Nermin.
"Ahmet Bey'in dünyanın en iyi patronu olduğunu. İkramiyeyi erkenden yatırmış."
"Öğleden sonra pazartesi için izin istedim. Bu hafta olmaz dedi, sayım var. Ben de arka tarafta çocuklara 'hep böyleydi zaten, adam bizi makine sanıyor' dedim. Hep böyleydi, dedim, Ufuk. Sabah söylediğimin tam tersini."
Ufuk ayranını çalkalıyor. "Öfkeliydin."
"Öfkeliydim. Ama o an gerçekten öyle görünüyordu, sanki ikramiye hiç olmamış gibi. Akşamüstü dükkân boşalınca oturdum, yaptığı iyilikler tek tek geri geldi. Şimdi utanıyorum. Pazartesi erken gelip sayımı ben başlatmak istiyorum, o sevinsin diye."
"Özür mü bu?"
"Bilmiyorum. Ama bir şeyi düzeltmek istiyorum."
Nermin de Ufuk da bu derse yazılmış kurgusal kişiler; bir günün içinde aynı insanın iki kez baştan çizilmesi ise Melanie Klein'ın iki kavramının, konumların, gündelik bir resmi olabilir.
Bu derste ne olacak
Klein'ın bebeğe en baştan işleyen bir iç dünya tanıdığını, oyun tekniğini ve erken süperegoyu M16-D02'de gördük. Klein bu örgütlenmeyi iki adla andı: önce 1935'te depresif konumu, on bir yıl sonra ondan önce gelen paranoid-şizoid konumu tanımladı.
Önce konumu evreden ayıracak, sonra iki konumun kaygılarını ve savunmalarını izleyeceğiz; en sonda ikili algıyı ölçmeye çalışan araştırmalar gelecek.
Sıfır noktası
Gündelik dilde "paranoyak" birine kuşkucu, "depresif" birine çökkün denir. Klein'ın terimlerinde ikisi de bir tanı adı taşımaz. Sözcükler kaygının türünü söyler: paranoid tarafta korku dışarıdan, kötü bir nesneden gelecek bir saldırıya yöneliktir; depresif tarafta korku sevilen nesneye kişinin kendisinin zarar vermiş olmasına yöneliktir. Konum ise bu kaygının, ona karşı kurulan savunmaların ve nesneyle kurulan ilişkinin bir arada durduğu bir düzenin adıdır.
Yaygın yanlış"Depresif konumdaki biri depresyondadır."
Klein'ın terimi bir ruh sağlığı tanısını anlatmaz. Sevilen ve öfkelenilen kişinin aynı kişi olduğunu fark etmenin getirdiği üzüntüyü ve suçluluğu adlandırır; Klein bu fark edişi gelişmenin ileri bir adımı saydı.
Mekanizma
Konum, evre değil
Freud'un psikoseksüel gelişim anlatısı (M05-D03) evrelerle ilerler: biri biter, sıradaki başlar. Klein "konum" (position) sözcüğünü seçerek başka bir şey önerdi. Konum bir kez aşılıp bırakılan bir basamak sayılmaz; yaşamın başında ilk kez kurulan, sonra yaşam boyunca yeniden etkin hale gelebilen bir ruhsal düzendir. Klein 1946 makalesinde iki konum arasındaki gidip gelmeleri olağan gelişmenin parçası saydı.
Sonraki yazarlar bunu Ps↔D diye kısalttı; ok iki yönlüdür. Wilfred Bion bu salınımı düşünmenin kendisiyle ilişkilendirdi (M16-D10).
Paranoid-şizoid konum: iyi ile kötüyü ayrı tutmak
Klein 1946'da yayımlanan "Notes on Some Schizoid Mechanisms" makalesinde yaşamın ilk aylarına ait kaygıları ve savunmaları bir araya getirdi. Makalenin 1952'deki kitap baskısına eklediği bir dipnotta, ilk yayında kendi "paranoid konum" terimini Ronald Fairbairn'ün "şizoid konum" terimiyle eş anlamlı kullandığını, sonra ikisini birleştirmeye karar verdiğini yazdı. "Paranoid-şizoid" adı böyle doğdu: paranoid sözcüğü zulmedici kaygıyı, şizoid sözcüğü bölünmeyi anlatır.
Bu konumda kaygının kaynağı, Klein'a göre bebeğin içinde iş gören yıkıcılıktır; yok olma korkusu ve onun dışarıya yansıtılması M07-D07'de anlatıldı. Klein'ın burada eklediği, bu kaygıyla nasıl başa çıkıldığıdır. Bebek, ona göre, nesneyi ve kendini iyi ve kötü diye ikiye ayırır. Doyuran deneyim iyi bir nesneye, engelleyen deneyim kötü bir nesneye bağlanır ve ikisi ayrı tutulur. Klein bu ayrımı iyi olanı korumanın yolu saydı.
Klein bölmenin yanına iki işlem daha koydu. İyi nesne, kötüden olabildiğince uzak tutulmak için abartılır, kusursuz ve tükenmez sayılır; bu idealleştirmedir. Gündelik anlamı İlişki M05-D08'de incelenen bu işlem, Klein'da zulüm korkusuna karşı bir kalkandır. Engellenme ve kötü nesnenin varlığı ise inkâr edilir. Klein 1946 metninde bu inkârın bebeğin her şeye gücü yettiği duygusuna dayandığını yazar. Yadsıma kavramının Freud'daki kökü M06-D05'te görüldü.
Depresif konum: bütün nesne ve suçluluk
Klein depresif konumu 1935'te yayımlanan "A Contribution to the Psychogenesis of Manic-Depressive States" makalesinde tanımladı ve 1940'taki yas makalesinde genişletti. Kavramın merkezinde bir fark ediş durur: bebek, beslenen ve engellenen deneyimlerin aynı anneden geldiğini kavramaya başlar. Klein'ın teknik dilinde kısmi nesne ile ilişki, bütün nesne ile ilişkiye dönüşür. Oyuncak evi deviren ama anne figürünü yeniden içine koyan çocuk (M16-D02) bu geçişin oyundaki izine benzetilebilir. 1946 metni bunu yaşamın ilk yılının ikinci çeyreğine yerleştirir.
Bu kazanımın bedeli yeni bir kaygıdır. Nefret edilen kişi sevilen kişiyle aynıysa, öfke sevilen kişiyi de hedef almıştır. Klein bu noktada kaybetme korkusunu, yasa yakın hâlleri ve güçlü bir suçluluk duygusunu sayar. Kaygının yönü değişmiştir: paranoid-şizoid konumda kişi saldırıya uğramaktan korkar, depresif konumda zarar vermiş olmaktan. Sevginin ve nefretin aynı kişiye yöneldiğini taşıyabilmek, Freud'un Bleuler'den aldığı ambivalans sözcüğünün (M05-D03) Klein'daki karşılığıdır.
Klein bu konumun en verimli ürününü onarım (reparation) diye adlandırdı. Zarar verdiğini düşündüğü nesneyi korumak ve onarmak isteği, Klein'a göre nesne ilişkilerini olgunlaştırır, yüceltmelere (M06-D07) yol açar ve benin bütünleşmesini artırır. Bebek araştırmasındaki etkileşimsel onarım (Terapi S01-P03-D02) bozulan uyumun karşılıklı yeniden kurulmasıdır; Klein'ınki iç dünyadaki bir nesneyi iyileştirme isteğidir.
Klein'ın yas düşüncesi Freud'un kaybedilen nesnenin bende iz bırakmasına dair görüşünü (M07-D03) farklı bir yöne taşıdı. Ona göre kayıp yaşayan yetişkin, o kişiyle birlikte içeride kurduğu iyi nesneleri de yitirme tehlikesi hisseder ve yas çalışması bu iç dünyayı yeniden kurmaktır. Klein'ın büyük oğlu Hans 1934 baharında bir dağ yürüyüşünde öldü; bazı yazarlar bu kaybı iki makalenin arka planında görür, ama bu kuramın doğruluğuna dair bir şey göstermez.
Yaygın yanlış"Onarım, suçluluğu bastırmak için yapılan bir özürdür."
Klein'ın kavramında onarım suçluluğun inkârından değil, suçluluğun hissedilip taşınabilmesinden doğar. Suçluluğu yok saymak için yapılan, abartılı ve karşı tarafı küçülten düzeltmeleri ayrıca "manik onarım" diye andı; asıl onarım, zarar görmüş olanın değerini tanır.
Manik savunmalar ve haset
Depresif kaygı ağır gelince kişi geri adım atabilir. Klein bu durumda devreye giren savunmalara manik savunmalar dedi. Bu savunmalar nesneye bağımlılığı ve ambivalansı inkâr eder: Klein çizgisinin özetlerinde nesnenin fantezide her şeye gücü yeten bir tavırla denetlendiği, ona karşı zafer kazanılmış gibi davranıldığı ya da küçümsendiği anlatılır. Nermin'in "adam bizi makine sanıyor" cümlesi, patronunu bir an için hem kötü hem önemsiz kılıyordu.
Klein 1957'de haset ve şükran üzerine kitabında bu çizgiye bir halka ekledi; haseti iyi olanı bozmaya yönelen erken bir yıkıcılık biçimi saydı. Kavramın ölüm dürtüsüyle bağı M07-D07'de, gündelik haset İlişki M03-D07'de anlatıldı. Burada önemli olan, hasedin iyi nesneyi de hedef alarak bölmenin koruyucu işini bozmasıdır.
Yaygın yanlış"Paranoid-şizoid konum kötüdür, depresif konum iyidir; insan birinden çıkıp öbürüne yerleşir."
Klein bölmeyi gelişmenin gerekli bir aşaması saydı: iyi nesnenin önce güvenle kurulabilmesi için kötüden ayrı tutulması gerekir. İki konum yaşam boyu gidip gelir; yorgunluk, tehdit ve kayıp zamanlarında herkes bölünmüş bir bakışa kayabilir.
Usta katmanı
Klein'dan sonra konumlar birkaç yönde esnetildi. Bion, Ps↔D salınımında yeni bir anlamın doğabilmesi için gerekli bir dağılma ve yeniden toplanma gördü; bu fikir M16-D10'da açılacak. John Steiner'in psişik sığınaklar (psychic retreats) kavramı ise kişinin iki konumun da acısından kaçmak için sığındığı, ikisinin arasında donmuş üçüncü bir düzeni betimler. Amerika'da Otto Kernberg bölmeyi sınırda kişilik örgütlenmesinin merkezine koydu; bu kullanım M18-D03 ve M18-D06'da işlenecek. Bölmenin bir ucunda duran yansıtma işlemi ise Klein'ın en çok genişletilen kavramına, M16-D04'e bağlanır.
Savunma araştırması bölmeyi ölçülebilir bir davranışa çevirdi. Perry'nin gözlemci ölçeğinde (M06-D09), benlik imgesinin ve başkasının imgesinin bölünmesi, imgeyi en çok çarpıtan savunma düzeyinde yer alır. Kernberg'in yazılarından yola çıkan bir öz bildirim ölçeği de bölmeyi doğrudan sormaya çalıştı.
Bilişsel terapinin "ya hep ya hiç" düşünmesi, bilişsel çarpıtmalar arasında sayılır (Terapi S05-P01-D03) ve bölmeyle bir fikir akrabalığı taşır: ikisi de karışık bir gerçeği iki uca indirger. İkili düşünmeyi ölçen araştırmalar Klein'ı sınamaz; aynı olgunun başka bir kuramdan nasıl göründüğünü gösterir.
Kanıtın sınırı
Klein'ın bebek hakkındaki iddiaları doğrudan sınanamaz. Klein 1946 makalesinin girişinde bu varsayımları çocuk ve yetişkin analizlerinden çıkarım yoluyla kurduğunu kendisi söyler; ilk aylarda bir bebeğin iyi ve kötü nesneyi ayırdığı, zulüm kaygısı yaşadığı ya da ikinci çeyrekte bütün nesneyi kavradığı, sözü olmayan bir dönem için geriye doğru kurulmuş yorumlardır. Bebek araştırması ilk ayların algı ve etkileşim becerilerini gösterdi (M19-D06); iç fanteziyi ölçemez. Yetişkin klinikte ise tablo farklı: bir kişiyi aynı gün iki zıt resimle görme, değersizleştirme ve sonra telafi isteği gibi örüntüler gözlemciler tarafından güvenilir biçimde betimlenebiliyor ve bölmeyi soran ölçekler beklenen kişilik ölçümleriyle ilişki kuruyor. Bu ölçeklerin çoğu Kernberg'in tanımından türetildi, örneklemleri küçük ve büyük ölçüde Kuzey Amerika ile Doğu Asya'dan; bulguların başka kültürlere genellenmesi sınanmadı. Onarım kavramı klinik bir betimleme olarak verimli kaldı, ama bebeklikte başlayan bir sürecin yetişkin onarım kapasitesini belirlediğine dair doğrudan bir boylamsal kanıt yok.
Kendin dene
Aklında kalsın
Klein'ın konumları, bir kez geçilip bırakılan evreler yerine yaşam boyu gidip gelinen örgütlenmelerdir; Ps↔D bu salınımın kısaltmasıdır.
Paranoid-şizoid konumda kaygı dışarıdan gelecek saldırıya yöneliktir; bölme iyi ve kötü nesneyi ayrı tutar, idealleştirme iyiyi büyütür, inkâr engellenmeyi yok sayar.
Depresif konumda sevilen ve nefret edilen kişinin aynı kişi olduğu kavranır; suçluluk ve kaybetme korkusu belirir, onarma isteği bu konumun ürünüdür. Manik savunmalar denetim, zafer ve küçümsemeyle bu acıdan kaçmaya çalışır.
Kuramın bebek hakkındaki iddiaları çıkarımdır ve doğrudan sınanamaz; yetişkinde ikili algının ve onarım isteğinin betimlenmesi ise klinikte ve ölçümde işe yarar kaldı.
Sonraki derse köprü
Nermin dükkânın arkasında patronunu kötülerken o kötülüğü yalnız kendi içinde tutmadı; çevresindekilere de taşıdı, belki birinin ona katılmasını bekledi. Klein bölünen kötü parçanın dışarıya, bir başkasının içine atılabildiğini ve atanın onunla bağını sürdürdüğünü düşündü. Peki bir insan hissetmek istemediğini başka birine hissettirebilir mi, karşıdaki de bunu kendi duygusu sanabilir mi? Yansıtmalı özdeşim, Klein'ın bu soruya verdiği adla başlayıp ondan sonraki klinisyenlerin elinde terapi odasının bir aracına dönüşecek; M16-D04 bu yolculuğu izleyecek.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.