İçeriğe geç

M14-D05

Karen Horney

Horney'nin temel kaygı ve nevrotik ihtiyaçlar kavramlarını açıklar.

Psikanaliz Akademisi — M14, İlk ayrılıklar ve kültürcüler · 3.032 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Horney Berlin'de öğretti, 1932'de Amerika'ya geçti ve 1941'de New York'taki dernekten koparak kendi kurumunu kurdu; kopuşun ardında libido kuramına yönelik eleştirisi vardı.

Horney'de kaygının kökü tek bir sarsıntıda aranmaz: çocuğun güvenliğini yıllarca aşındıran ilişkilerde aranır.

On nevrotik ihtiyaç 1945'te üç yönelime indirgendi: doğru, karşı, uzak. Sorun birinin katılaşmasıdır.

1950'de idealleştirilmiş imge ve "-meli" buyrukları kuramı kişinin kendisiyle ilişkisine taşıdı.

Üç yönelimin ölçümü erken aşamada, mükemmeliyetçilikteki kuşak artışı da yorumu tartışılan bir bulgu.

Açılış sahnesi

Mersin'de, Yenişehir'deki bir müteahhitlik bürosunun üst katı, gece yarısını biraz geçe. İhale dosyası iki saat önce kargoya verildi; masada soğumuş pide kutuları, açık kalmış metraj tabloları duruyor. Şerife on dört yıldır bu büroda keşif ve metraj işini yapıyor. Bu hafta kendi kalemlerinin yanında elektrik tesisatı listesini, yeni gelen teknikerin eksik bıraktığı birim fiyatları ve müdürün unuttuğu teminat mektubu yazısını da o bitirdi.

Kadri, teklif fiyatlarını hesaplayan maliyet uzmanı, termostan iki çay koyuyor. Aynı odada on bir yıldır oturuyorlar. "Elektrikçinin listesi senin işin miydi?" diye soruyor. Şerife omuz silkiyor: "Biri yapacaktı."

"Hep sen oluyorsun ama," diyor Kadri, sesinde suçlama yok. "Geçen ay müdür cumartesi işini sorduğunda daha soru bitmeden 'tamam' dedin. Ben seni hiç 'olmaz' derken duymadım." Şerife bir süre bardağını çeviriyor. "Hayır dersem bir şey eksik kalacakmış gibi geliyor. Eksik kalırsa da sanki benim yüzümden."

Kadri bir şey eklemiyor. Pencereden limana doğru sıralanan ışıklara bakıyorlar.

Büro, ihale ve iki meslektaş bu derse sahne olsun diye yazıldı; Şerife'nin tek cümlesindeki o "sanki" ise 1930'larda bir analistin kuramının başlangıç noktasıydı.

Bu derste ne olacak

Adler, Rank, Ferenczi ve Reich'tan sonra (M14-D01–D04) Karen Horney, bu kuşakta kaygının kaynağını içgüdüden çok insanlar arasındaki ilişkide arayan sesti.

Önce Horney'nin Berlin'deki kürsüsünden 1941'deki kopuşa giden yolu izleyeceğiz. Sonra kuramın dört taşını sırayla kuracağız: temel kaygı, nevrotik ihtiyaçlar, bu ihtiyaçların toplandığı üç yönelim ve kişinin kendine dayattığı "-meli"ler. Bugün tarafında üç yönelimin bir ölçekle sınanmasına ve mükemmeliyetçilik araştırmasına bakacağız.

Sıfır noktası

Horney'nin adı bu akademide ilk kez kadınlık tartışmasında geçti: M05-D07, onun Freud'un kadın gelişimi şemasına 1920'lerde getirdiği itirazı ve rahim kıskançlığı fikrini anlattı. Horney, kadın psikolojisini erkek bakışından kurtarmaya çalışırken daha genel bir soruya vardı: insanın ruhsal çatışmalarını biyolojiden çok içinde büyüdüğü ilişkiler ve kültür biçimlendiriyorsa ne olur?

Burada "nevroz" sözü Horney'nin kullandığı geniş anlamdadır: kişinin kendini ve başkalarını sıkıştıran, katılaşmış bir yaşama biçimi. Bugünkü tanı sistemlerinin bir kategorisi olarak okunmamalı.

Yaygın yanlış"Horney yalnız kadın psikolojisi üzerine yazdı."
Doğrusu

Kadınlık üzerine makaleleri 1920'lerde ve 1930'ların başında çıktı. Kalıcı etkisini yapan kitapları ise kadın ya da erkek ayırt etmeden nevrozun kişiler arası kaynağını ve kişinin kendisiyle ilişkisini ele aldı.

Mekanizma

Berlin, Chicago, New York

Horney 1885'te Hamburg yakınlarında doğdu, Berlin'de tıp okudu ve Karl Abraham'la analize girdi. 1920'de kurulan Berlin Psikanaliz Enstitüsü'nün kurucu kadrosunda yer aldı; orada uzun yıllar ders verdi. 1932'de Franz Alexander'ın daveti üzerine Chicago Psikanaliz Enstitüsü'nün müdür yardımcısı olarak Amerika'ya geçti. İki yıl sonra New York'a taşınıp muayenehane açtı ve ders vermeyi sürdürdü.

Amerika'da yazdığı ilk kitap, 1937 tarihli The Neurotic Personality of Our Time (Çağımızın Nevrotik Kişiliği), nevrozu dönemin kültürüyle birlikte okudu: rekabeti över, kardeşliği öğütleyen bir toplumun bireyin içine taşıdığı çelişkiler. 1939'da çıkan New Ways in Psychoanalysis (Psikanalizde Yeni Yollar) ise libido kuramına, Oidipus kompleksinin evrenselliğine ve ölüm dürtüsüne yönelik kapsamlı bir eleştiriydi. Bu ikinci kitap New York'taki kurumla gerilimi büyüttü.

1941'de New York Psikanaliz Derneği Horney'nin eğitim analistliği yetkisini kaldırdı. Horney ve ona yakın birkaç analist dernekten ayrıldı. Aynı yıl Psikanalizin Gelişimi Derneği'ni (Association for the Advancement of Psychoanalysis) kurdu, American Journal of Psychoanalysis dergisini başlattı ve kısa süre sonra açılan American Institute for Psychoanalysis'in dekanı oldu. 1952'de New York'ta öldü.

Temel kaygı

Horney'nin kuramı bir çocuğun ilk ilişkileriyle başlar. Ebeveynler ilgisiz, tutarsız, aşırı koruyucu ya da küçümseyici olduğunda, çocuk sevgiye ve güvenliğe dair temel bir şeyi alamaz. Horney bu eksikliğin çocukta yavaş yavaş büyüyen bir duygu doğurduğunu yazar: dünyanın ona karşı olabileceği ve orada tek başına, gücü yetmeden durduğu duygusu.

Freud kaygıyı dürtü ile yasak arasındaki çatışmaya bağlamıştı; M06-D03 sinyal kaygısını bu çerçevede kurdu. Horney'nin sorusu başka yerden gelir: çocuk neyden korkar? Ona göre çocuk önce sevgisini yitirmekten, terk edilmekten ve kendisine yönelen düşmanlıktan korkar. Bu koşullarda çocuğun içinde bir öfke de doğar, ama öfkesini gösterirse muhtaç olduğu sevgiyi büsbütün yitireceğinden korktuğu için onu bastırır. Bastırılan düşmanlık kaygıyı büyütür, büyüyen kaygı düşmanlığı daha tehlikeli kılar.

1937 kitabı bu döngüyü bir kültür çözümlemesiyle birleştirir. Horney, kendi döneminin Amerikan toplumunda çocuğa hem başarıyı hem alçakgönüllülüğü, hem rekabeti hem kardeş sevgisini öğütleyen çelişkili beklentileri sayar ve nevrotik kişinin bu çelişkileri herkesten keskin yaşayan kişi olduğunu öne sürer.

Nevrotik ihtiyaçlardan üç yönelime

Horney 1942'de çıkan Self-Analysis (Kendi Kendini Çözümleme) kitabında, temel kaygıya karşı geliştirilen korunma yollarını on nevrotik ihtiyaç olarak sıraladı. Liste sevgi ve onay ihtiyacından başlar; hayatını üstlenecek bir eş arama, yaşamı dar sınırlar içinde tutma, güç, başkalarını kullanma, toplumsal saygınlık, hayranlık görme, kişisel başarı, kendine yetme ve bağımsızlık, sonunda da kusursuzluk ve eleştirilemezlik ile kapanır.

Horney bu ihtiyaçların herkeste bir ölçüde bulunduğunu kabul eder. Nevrotik olan, ihtiyacın orantısızlığı ve kişinin onu durumdan bağımsız, her yerde aynı biçimde izlemesidir. Açılıştaki Şerife'nin "hayır" diyememesi bu dilde bir tavır olarak betimlenebilir; ama kuramın betimlediği şey bir yaşama biçimidir, tek bir sahneden bir kişiye ad konmaz.

1945'te Our Inner Conflicts (İç Çatışmalarımız) kitabında Horney listeyi üç ana yönelimde topladı. İnsanlara doğru yönelen kişi sevgi, onay ve korunma arar; başkalarının isteğine boyun eğer, kendi isteğini küçültür. İnsanlara karşı yönelen kişi dünyayı bir rekabet alanı olarak görür; güç, üstünlük ve başkalarını kullanma ihtiyacını öne çıkarır. İnsanlardan uzaklaşan kişi kendine yetmeye, bağımsız ve duygusal olarak dokunulmaz kalmaya çalışır.

İdealleştirilmiş imge ve "-meli"lerin zorbalığı

Horney son büyük kitabı Neurosis and Human Growth'ta (Nevroz ve İnsanın Gelişimi, 1950) dikkatini kişinin başkalarıyla ilişkisinden kendisiyle ilişkisine çevirdi. Temel kaygının ortasında büyüyen kişi, kendine ait gerçek duygu ve isteklerinden, Horney'nin gerçek benlik (real self) dediği büyüme kaynağından uzaklaşır. Onun yerine kendisi hakkında parlak bir imge kurar: her şeye yeten, hiç hata yapmayan, herkesin sevdiği ya da hiç kimseye ihtiyaç duymayan biri. Horney bu imgeye idealleştirilmiş imge (idealized image) der. İlişki Akademisi'nin M05-D09'daki ideal benlik kavramı kişinin olmayı umduğu ve ona doğru büyüdüğü hedefi anlatır; Horney'nin imgesi ise kişinin gerçekte olduğu kişiyi sürekli mahkûm eden bir hayaldir.

İmge bir dizi buyruk üretir. Kişi her şeyi anlamalı, her işi kusursuz yapmalı, kimseye kızmamalı, kimseden bir şey istememeli, her sorunu hemen çözmelidir. Horney bu iç buyrukların toplamını "-meli"lerin zorbalığı (tyranny of the should) diye adlandırdı. Buyruklar koşulsuzdur; kişinin gerçek durumuna, gücüne, o anki koşullara bakmaz. Yerine getirilemediklerinde kişi kendine öfke ve küçümsemeyle döner.

Yaygın yanlış"Horney, '-meli' ile başlayan her cümleyi zararlı saydı."
Doğrusu

Horney'nin eleştirdiği, kişinin gerçek durumunu hiç hesaba katmayan, yerine gelmediğinde kendine yönelik küçümseme doğuran buyruklardı. Kişinin kendi seçtiği değerleri ve sorumlulukları bu kapsama girmez; ayrım buyruğun içeriğinde değil, katılığında ve kaynağındadır.

Usta katmanı

Horney ile Freudcu ana akım arasındaki tartışmanın merkezinde biyolojinin payı vardı. Horney libido kuramını ve Oidipus kompleksinin evrenselliğini reddederken çocukluğun önemini bırakmadı; çocukluğu ilişkilerin, kültürün ve güvenliğin dili ile yeniden yazdı. Eleştirmenleri bunu cinselliğin hafife alınması diye okudu; Horney ise bilinçdışı çatışmayı koruyup yalnız taraflarını değiştirdi. Bu yönelim onu sonradan kültürcü ya da kişilerarası okul diye anılan çevreye yerleştirdi (M01-D08).

Horney'nin kavramlarının bugünkü araştırmaya iki giriş kapısı var. Birincisi üç yönelimin ölçülmesidir. Psikolog Frederick Coolidge ve arkadaşları, uyma, saldırganlık ve çekilmeyi ölçen Horney-Coolidge ölçeğini (Horney-Coolidge Type Indicator, sonraki adıyla Tri-dimensional Inventory) geliştirdi. Geçerliğine dair veriler yakın zamana kadar sınırlı kaldı.

İkinci kapı mükemmeliyetçiliktir. Horney'nin 1950 kitabından kırk yıl kadar sonra Paul Hewitt ile Gordon Flett mükemmeliyetçiliği tek bir özellik yerine üç yönelimde ölçen bir ölçek geliştirdi: kişinin kendinden kusursuzluk beklemesi, başkalarından beklemesi ve başkalarının kendisinden kusursuzluk beklediğine inanması. Akrabalık kavramsal düzeydedir; iki çalışma çizgisi arasında doğrudan bir soy bağı kurmak ayrıca kanıt ister.

Bilişsel terapide katı "-meli" kurallarının duygusal sıkıntıyı beslediği fikri de sık sık Horney'ye bağlanır. Bilişsel çarpıtma ve temel inanç kavramları Terapi tarafında (S05-P01-D03) kurulmuştu; Horney'nin buyrukları bunlarla aynı aileden görünür. Bu akrabalığın ne kadarının doğrudan bir etkileşimden, ne kadarının aynı klinik gözlemin bağımsız olarak yeniden bulunmasından geldiği bir tarih sorusudur.

Yaygın yanlış"Horney'nin üç yönelimi üç kişilik tipidir ve herkes birine aittir."
Doğrusu

Horney üç yönelimi bir insanı yerleştirecek kutular olarak önermedi; sağlıklı kişide üçünün de esnekçe kullanıldığını, sorunun birinin katılaşmasında olduğunu yazdı. Bugünkü ölçekler de üç eğilimi aynı kişide farklı düzeylerde ölçer.

Kanıtın sınırı

Horney'nin kuramı onun klinik deneyimine ve kendi döneminin Amerikan orta sınıfına dair gözlemlerine dayanıyor; temel kaygının çocuklukta nasıl oluştuğunu doğrudan izleyen bir araştırma programı ondan doğmadı. Ebeveyn ilgisizliğinin ve tutarsızlığının sonraki kaygıyla ilişkisini bugün bağlanma araştırması başka kavramlarla inceliyor, ama o bulgular Horney'nin özgül tezlerini sınamak için tasarlanmadı. Üç yönelimin ölçümü yeni ve büyük ölçüde üniversite öğrencileriyle yapılmış öz bildirim çalışmalarına dayanıyor; başka yaş gruplarında, kültürlerde ve klinik örneklemlerde aynı yapının çıkıp çıkmayacağı açık bir soru. Mükemmeliyetçilik araştırmasıyla akrabalık da kavramsal bir benzerlik düzeyinde kalıyor: Horney'nin "-meli" buyruklarının mükemmeliyetçilik ölçeklerinin ölçtüğü şeyle örtüşüp örtüşmediği tartışmaya açık. Kültürün kişiliği biçimlendirdiği fikri ise bugün geniş kabul görse de, Horney'nin bu biçimlenmeyi hangi mekanizmayla açıkladığı tek tek sınanmış değil.

Kendin dene

Aklında kalsın

Horney Berlin'de öğretti, 1932'de Amerika'ya geçti ve 1941'de New York'taki dernekten koparak kendi kurumunu kurdu; kopuşun ardında libido kuramına yönelik eleştirisi vardı.

Horney'de kaygının kökü tek bir sarsıntıda aranmaz: çocuğun güvenliğini yıllarca aşındıran ilişkilerde aranır.

On nevrotik ihtiyaç 1945'te üç yönelime indirgendi: doğru, karşı, uzak. Sorun birinin katılaşmasıdır.

1950'de idealleştirilmiş imge ve "-meli" buyrukları kuramı kişinin kendisiyle ilişkisine taşıdı.

Üç yönelimin ölçümü erken aşamada, mükemmeliyetçilikteki kuşak artışı da yorumu tartışılan bir bulgu.

Sonraki derse köprü

Horney bir kültürün çelişkilerinin tek tek insanların kaygısına nasıl sızdığını sordu. Aynı yıllarda Amerika'da yazan Erich Fromm soruyu bir basamak büyüttü: bir toplumun ekonomik ve siyasal düzeni, üyelerinin çoğunda ortak bir karakter yapısı üretebilir mi? Fromm'a göre modern insan geleneksel bağlardan kurtulduğu ölçüde yalnızlaştı ve bu yalnızlıktan kaçmak için yeni bağımlılıklara sığındı. Toplumun biçimlendirdiği karakter ile özgürlüğün yüküne verilen kaçış tepkileri, Erich Fromm başlıklı M14-D06'nın iki ana kavramı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.