İçeriğe geç

M14-D02

Otto Rank

Rank'ın doğum travması ve irade kavramlarını ve terapide zamana dair önerisini açıklar.

Psikanaliz Akademisi — M14, İlk ayrılıklar ve kültürcüler · 3.052 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Rank, tutanaklarını tuttuğu Çarşamba toplantılarından gizli komiteye uzanan yolda Freud'un en yakın halkasında yetişti.

Doğum travması kitabı (1924) doğumu birincil ayrılık, sonraki kaygıları ise onun tekrarı saydı ve analizin sonunu bu ayrılığın yeniden yaşanması olarak okudu. Freud 1926'da kuramı keyfî yoruma açık buldu; yine de doğumun sınanabilir bir etken olduğunu kabul etti.

Sonraki yıllarda hastanın karşı koyuşunu kırılacak bir direnç yerine güçlenecek bir istek saydı; yaratıcı tip bu iradenin en serbest biçimiydi.

Terapide zaman önerisi, işlevsel okul ve Rogers üzerinden kuramından uzun yaşadı. Kısa dinamik terapiler yöntem olarak orta düzeyde destek görür; doğumun sonraki kaygıyı biçimlendirdiği iddiası ise bugün desteklenmiş değildir.

Açılış sahnesi

Ürgüp'te, eski çarşının taş kemerli sırasında bir saraç dükkânı, mart başı. Sabri yirmi bir yıldır burada eyer, kolan, at başlığı dikiyor. Kira sözleşmesi geçen ay bitti, oğlu İstanbul'dan "Artık gel" diye arıyor, ama vitrindeki "Kapanıyoruz" yazısı üç haftadır aynı yerde duruyor ve dükkân hâlâ açık. Yan dükkânda yorgan diken Meral her sabah önünden geçerken içeri bakıyor.

Bugün içeri giriyor. Sabri tezgâhta bir kolanın tokasını değiştiriyor, kimsenin sipariş etmediği bir kolanın. "Bunu da bitireyim, sonra toplarım," diyor. Meral bir tabure çekip oturuyor. "Geçen hafta da bir başlık bitiriyordun."

Sabri iğneyi bırakıyor. "Kapıyı kilitlediğim gün bir daha açmayacağım. Bunu bile bile kilitlemek zor." Meral bir süre deri kokusunu dinler gibi susuyor. "O zaman günü sen seç. Ben seçersem bana kızarsın, kimse seçmezse bu kolan hiç bitmez. Takvime yaz, ben de o sabah çay getireyim."

Sabri duvardaki eczane takviminden bir yaprak koparıyor, ayın yirmi beşini daire içine alıyor. Sonra tokayı yerine takıp kolanı bir kenara koyuyor.

Çarşı da iki komşu da dersin icadıdır; son günü erteleyip duran ustayı ise pek çok çarşı tanır.

Bu derste ne olacak

M14-D01 Freud'un çevresinden ayrılan ilk büyük adla açılmıştı. Bu ders, ayrılığı bir kuramın merkezine koyan adamı izliyor. Otto Rank kaygının ilk kaynağını doğumda aradı, sonra "istemek" denen gücü psikolojinin baş kavramı yaptı ve terapinin bitişini en baştan konuşulacak bir konuya çevirdi.

Rank'ın Viyana'daki yerinden doğum kitabına ve Freud'un cevabına, oradan irade kavramına ve terapide zaman önerisinin Amerika'daki yoluna geçeceğiz. Kanıt tarafında doğumun sonraki kaygıyı biçimlendirip biçimlendirmediğine ve kısa dinamik terapilerin sonuçlarına bakacağız.

Sıfır noktası

"Doğum travması" sözü iki farklı şeyi karıştırır. İlişki Akademisi (M21-D06) bu adı, zor bir doğumun anne ve eşi üzerinde bıraktığı travmatik iz için kullanır; bu derste ise söz konusu olan Rank'ın 1924 kuramıdır, yani doğarken yaşanan ayrılığın ileride gelecek kaygıların ilk kalıbı olduğu iddiası. Rank, kaygı kuramının değiştiği M06-D03'te kısaca anılmıştı.

Yaygın yanlış"Rank doğumu hatırladığımızı söyledi."
Doğrusu

Rank'ın iddiası bir anı iddiası değildir. Ona göre doğum izlenimi hatırlanmaz; kaygının biçiminde, rüyalarda, oyunlarda ve terapi ilişkisinde tekrarlanır. Bu iddia anı iddiasından daha zor sınanır, çünkü neyin tekrar sayılacağına yorumcu karar verir; Freud'un itirazı da tam bu noktaya yöneldi.

Mekanizma

Halkanın en genç üyesi

Rank 1884'te Viyana'da doğdu. Tıp okumadı; çevreye geniş bir okumayla gelmiş bir gençti. 1905'te yazdığı ve 1907'de yayımladığı Der Künstler (Sanatçı) adlı küçük kitap, sanatçıyı psikanalizin araçlarıyla anlamaya çalışan erken bir denemeydi. Freud'un evinde toplanan Çarşamba grubu 1906'da onu ücretli sekreter olarak aldı: Rank toplantılara kimin geldiğini, aidatları ve tartışmaları kaydetti. Bugün o yılların tartışmalarını bildiğimiz tutanaklar onun elinden çıktı.

Sonraki yıllarda Rank hareketin yayın işlerinin merkezine yerleşti. 1909'da yayımladığı Der Mythus von der Geburt des Helden (Kahramanın doğuşu miti), kahraman öykülerinin ortak bir doğum ve terk edilme şeması taşıdığını öne sürdü; M11-D02'de Campbell'den önceki bu kahraman listesi anılmıştı. 1912'den itibaren Hanns Sachs'la birlikte psikanalizi kültür ve sanat alanına taşıyan Imago dergisini yönetti. Gizli komitede (M01-D08, M10-D04) yer aldı. Rüya kitabının sonraki baskılarına katkısı M03-D06'da, Freud'un narsisizm yazısının andığı 1911 çalışması M07-D01'de geçmişti.

Doğumdan kaygıya: ilk ayrılık

Rank kitabın elyazmasını Freud'a 6 Mayıs 1923'te, altmış yedinci doğum gününde sundu. Basılı kitabın ithaf sayfası Freud'u "bilinçdışının araştırıcısı, psikanalizin yaratıcısı" diye anar. Das Trauma der Geburt und seine Bedeutung für die Psychoanalyse (Doğum travması ve psikanaliz için önemi) 1924'te hareketin kendi yayınevinden çıktı.

Rank'a göre bebeğin anne bedeninden kopuşu bir ilk kaygı (Urangst) doğurur. Çocuğun karanlıktan, yalnız kalmaktan, küçük hayvanların deliklere girip çıkmasından korkması bu ilk ayrılığın yeni sahnelerde canlanmasıdır. Rank analizi de aynı çerçeveye oturtur: hasta, analistiyle kurduğu bağda anne bedenindeki dönemi, analizin sonunda ayrılırken de doğumu yeniden yaşar. Bu nedenle analizin işi, ilk seferinde eksik kalmış bir ayrılığı bu kez daha iyi tamamlatmaktır.

Rank aynı sayfanın dipnotunda, Ferenczi'yle o yıl birlikte yayımladıkları teknik kitabına, Entwicklungsziele der Psychoanalyse'ye (Psikanalizin gelişim hedefleri) gönderme yapar. Hastaların her seansın sonunu bir "aktif terapi" gibi yaşadığını da not eder. Kitabın kuramı ile teknik önerisi buradan itibaren birbirine bağlıdır.

Freud elyazmasını okuyunca kitabı ilgiyle karşıladı ve ithafı kabul ettiğini Rank'a yazdı; sonra mesafe koydu. 1926'daki kaygı kitabında (Hemmung, Symptom und Angst) Rank'ı iki yerde tartışır. Bebeğin kaygı durumlarını ele aldığı bölümde Rank'ın erken çocukluk fobilerini doğuma bağlama girişimini "çok enerjik" bulur ama başarılı saymaz; Rank'ın gerektiğinde ana rahmindeki mutlu varlığı, gerektiğinde onun bozuluşunu devreye sokmasıyla yorumda "keyfîliğe kapının ardına kadar açıldığını" yazar. Nevrozun nedenini soran sonraki sayfalarda ise daha ince bir şey söyler.

İrade ve karşı irade

Ayrılık kitabın ardından kişiselleşti. Rank 1926'da Viyana'dan ayrıldı, sonraki yıllarını Paris ile Amerika arasında geçirdi ve 1930'larda New York'a yerleşti. Bu dönemde kuramının merkezine iradeyi (Wille) taşıdı. Ona göre insan yalnız dürtülerin ve dış baskıların sonucu olan bir varlık değildir; isteyen, seçen, kendi biçimini yaratan bir güç taşır. Freud'un ben kavramını edilgen bulur, onun yerine kendini bütünleyen ve yöneten bir irade koyar.

Rank 1929'da yayımladığı Wahrheit und Wirklichkeit (Hakikat ve gerçeklik) kitabında iradenin başlangıçta olumsuzlayıcı olduğunu yazar. Burada Freud'a yönelik en keskin itirazı da yapar: terapistin otoriter baskısıyla uyanan karşı iradeyi "direnç" diye yorumlamak, terapisti hastanın değil toplumun temsilcisi yapar. Direncin klasik anlamı Terapi tarafında S05-P01-D01'de kurulmuştu; Rank aynı olguya ters yönden bakar.

Rank iradeyi insan tiplerine de bağlar. Ortalama insan iradesini topluluğun kurallarına uydurur; nevrotik iradesini kendine karşı çevirir ve onu kullanamaz; yaratıcı insan ise iradesini kendi biçimini kurmak için, gerekirse topluluğa karşı kullanır. Rank nevrotiği bu yüzden "başarısız bir sanatçı" diye anar.

Yaygın yanlış"Rank'ın kuramını Freud baştan reddetti."
Doğrusu

Freud elyazmasını okuyunca kitabı ilgiyle karşıladı ve ithafı kabul etti. Eleştirisi iki yıl sonra, 1926'da geldi ve o zaman bile Rank'ın uyarısının kaygı sorununu yeniden düşünmesine yol açtığını yazdı.

Terapide zaman

Rank'ın en kalıcı katkısı teknikte kaldı. Doğum kitabındaki "sabit tarih" önerisi, sonraki yıllarda bitişi baştan konuşulan, kısa süreli bir çalışmaya dönüştü. Rank için bitiş tedavinin bir kazası değildi; hasta ayrılığı terapistle yaşayarak, iradesiyle kabul edilmiş bir ayrılığı ilk kez deneyimliyordu. Geçmişin ayrıntılı yeniden kurulması yerine şimdiki ilişkiye odaklanan bu yaklaşım, 1926 ile 1931 arasında çıkan Technik der Psychoanalyse ciltlerinde gelişti.

Freud da bir kez tarih koymuştu. Kurt Adam'ın tedavisinde, ilerleme durunca, tedavinin belli bir tarihte biteceğini açıkladığını M08-D07 anlatmıştı; Freud bu hamleyi bir tıkanıklığı aşmak için başvurulan istisnai bir zorlama olarak sundu. Rank ise bitişi tedavinin olağan bir parçası, hatta işleyişinin merkezi saydı. Bitişin baştan belirlendiği bugünkü süre sınırlı çalışmanın gerekçeleri Terapi tarafında S02-P01-D08'de işlendi.

Rank'ın düşüncesi Amerika'da iki yoldan yayıldı. Jessie Taft 1926 sonbaharında New York'ta Rank'la analize başladı, sonra onun iki kitabını İngilizceye çevirdi. Taft ve Virginia Robinson, Pennsylvania Sosyal Hizmet Okulu'nda Rank'tan beslenen bir yaklaşım kurdu. Bu "işlevsel okul" sosyal hizmetteki baskın, tanı odaklı Freudcu yönle uzun süre tartıştı; azınlıkta kaldı ama etkili oldu.

İkinci yol Carl Rogers'tan geçti. Rogers 1936'da Rank'ı Rochester'daki çocuk rehberlik kliniğine birkaç günlük bir çalışma için davet etti. Rogers'ın biyografi yazarına bu karşılaşmadan sonra Rank'ın fikirlerine "bulaştığını" söylediğini Robert Kramer 1995'te aktarır; Kramer danışan merkezli terapinin kökünü bu karşılaşmada görür. Rogers'ın gerçekleştirme eğilimi Terapi tarafında (S05-P01-D05) anlatıldı; Rank'tan kalan iz, danışanın iradesine ve ilişkinin kendisine verilen ağırlıktır.

Usta katmanı

Rank'ın Freud'dan ayrılışı yalnız kuramsal bir anlaşmazlık değildi; tarihçiler onu hareketin iç gerilimleri içinde okur. Doğum kitabı, Ferenczi'yle yazılan teknik kitapla aynı yıl çıktı. Komitenin iki üyesi, Karl Abraham ve Ernest Jones, kitaba karşı çıktı; kitabın Freud'un temel fikirleriyle örtük biçimde çeliştiğini düşünüyorlardı. Freud'un ilk ilgisinden 1926'daki eleştiriye geçişte kişisel gerilimin payı tarihçiler arasında tartışmalıdır; ders bu soruyu kesinleştirmiyor.

Rank'ın sonraki etkisi ise ilginç biçimde psikanalizin dışında kaldı. Rollo May, Rank'ın Amerikan derslerine yazdığı önsözde onu Freud çevresinin tanınmamış büyük dehası diye anar; Ernest Becker'ın ölüm korkusu üzerine düşüncesi de Rank'tan beslenir. 1970'lerin ortasından itibaren geliştirilip sınanan kısa dinamik terapiler süre sınırını bir araç olarak kullanır, doğum kuramını taşımaz.

Yaygın yanlış"Bitiş tarihi koymak Rank'ın doğum kuramına inanmayı gerektirir."
Doğrusu

Rank öneriyi doğum ayrılığının yeniden yaşanmasıyla gerekçelendirdi, ama sonraki kısa terapiler süre sınırını bu kuram olmadan kullandı. Bir tekniğin işe yarayıp yaramadığı, onu ilk öneren kişinin gerekçesinden ayrı sınanır.

Kanıtın sınırı

Rank'ın kuramını doğrudan sınamak neredeyse olanaksızdır: her insan doğar ve doğumun "izinin" nasıl ölçüleceği tanımlanmamıştır. Araştırmacılar bu yüzden dolaylı bir soru sordu: doğumun biçimi ya da zorluğu, çocuklukta kaygıyı yordayabiliyor mu?

Bu kartın Rank için anlamı sınırlıdır. Rank sezaryenden söz etmedi, her doğumu travma saydı; bir ilişki bulunsa bile annenin gebelikteki kaygısı, kalıtım ya da ailenin ortamı aynı sonucu açıklayabilirdi. Bulguların bir kısmı tekrarlanmadı ve sonuçlar ülkeden ülkeye değişiyor. Kısa dinamik terapilerin çoğu Avrupa ve Kuzey Amerika'da sınandı, başka kültürlerde süre sınırının nasıl yaşandığı az bilinir. Rank'ın irade kavramı ise bugünkü kişilik araştırmasında doğrudan ölçülmüş bir yapı değildir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Rank, tutanaklarını tuttuğu Çarşamba toplantılarından gizli komiteye uzanan yolda Freud'un en yakın halkasında yetişti.

Doğum travması kitabı (1924) doğumu birincil ayrılık, sonraki kaygıları ise onun tekrarı saydı ve analizin sonunu bu ayrılığın yeniden yaşanması olarak okudu. Freud 1926'da kuramı keyfî yoruma açık buldu; yine de doğumun sınanabilir bir etken olduğunu kabul etti.

Sonraki yıllarda hastanın karşı koyuşunu kırılacak bir direnç yerine güçlenecek bir istek saydı; yaratıcı tip bu iradenin en serbest biçimiydi.

Terapide zaman önerisi, işlevsel okul ve Rogers üzerinden kuramından uzun yaşadı. Kısa dinamik terapiler yöntem olarak orta düzeyde destek görür; doğumun sonraki kaygıyı biçimlendirdiği iddiası ise bugün desteklenmiş değildir.

Sonraki derse köprü

Rank'ın doğum kitabının dipnotunda adı geçen ortak, onunla aynı yıl teknik bir kitap imzalamıştı. Sándor Ferenczi analisti daha etkin kılmanın yollarını aradı, sonra tersine dönüp analistin kendisinin de çözümlenebileceği bir karşılıklılığı denedi; son yazılarından biri, yetişkinle çocuğun aynı dili konuşmadığı bir ilişkiyi anlatır. Analist ile hasta arasındaki bu güç ve yakınlık sorusu M14-D03'ün konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.