İçeriğe geç

M10-D05

Sabina Spielrein

Sabina Spielrein'ın hasta, analist ve kuramcı olarak öyküsünü ve psikanalize katkısını belgelerle aktarır.

Psikanaliz Akademisi — M10, Jung'un yolu · 3.114 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S02-P02-D12

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Spielrein'ın öyküsü Burghölzli'deki bir hasta kaydıyla açılıyor, ama orada bitmiyor. Yedi yıl içinde aynı klinikten bir hekimlik tezi çıkardı ve bu tezde hastanın sözlerini okurun denetimine açtı.

1912 makalesi, yeni bir şeyin oluşmasının eski bir biçimin çözülmesini gerektirdiğini savundu. Freud 1920'de bu çalışmayı andı; iki kuramın ne kadar örtüştüğü ise bugün de inceleniyor.

Jung ile ilişkisi, aynı olayı iki ayrı kalemden anlatan mektuplarla ve 1977'de bir bodrumdan çıkan bir günlükle biliniyor. Bugünün etiği hekim ile hasta arasındaki eşitsiz gücü merkeze alıyor; Spielrein'ı kuramcı olarak görmek de bu çerçevenin içinde mümkün.

Cenevre'de çocuk dili üzerine yazdı, Piaget'yi analiz etti, Moskova'da bir çocuk evinde çalıştı ve 1942'de Rostov'da öldürüldü. Adının uzun süre düşmesi, bilim tarihinde kadınların katkılarının kayıtlardan düşmesine dair daha geniş bir tartışmanın da konusu oldu.

Açılış sahnesi

Burdur'da, göle inen yolun üstündeki eski bir evin kileri, nisan sonu. Ev satılacak; Rabia ile Bora iki gündür eşyaları ayırıyor. Rabia belediyenin park ve bahçeler biriminde peyzaj mimarı, Bora ilçedeki itfaiye istasyonunda çalışıyor. Kilerin dibinde, üstüne kilim örtülmüş tahta bir sandık duruyor.

Sandıktan çeyiz çıkmıyor. Çıkan, ip ile bağlanmış altı defter: sulama kanalları için yapılmış eğim hesapları, el çizimi kesitler, bir barajın yan duvarına dair uzun bir not. Defterlerin sahibi büyük halaları. Ailede ondan söz edilirken hep "okumuş, evlenmemiş" denirdi; mühendis olduğunu kimse söylememişti.

Bora bir zarfın içinden, daktiloyla yazılmış bir rapor çıkarıyor. Hesaplar defterdekilerin aynısı; imza bir erkek meslektaşın. Rabia sayfayı ışığa tutuyor. "Bunu neden hiç duymadık?" diye soruyor. Bora cevap vermeden defterlerden birini açıyor.

Rabia'yı, Bora'yı ve sandıktaki defterleri biz kurduk. Rabia'nın sorusu ise psikanaliz tarihinde de soruldu: 1977'de Cenevre'de bir binanın bodrumunda, yetmiş yıl önce yazılmış bir günlük ve bir yığın mektup bulunduğunda.

Bu derste ne olacak

M10-D04 Jung ile Freud'un yollarının libido sözcüğü üzerinden nasıl ayrıldığını izledi. Bu ders, o ayrılığın kenarında duran ve uzun süre yalnız bir dipnotta yaşayan bir kadına bakıyor.

Sabina Spielrein'ı üç konumda izleyeceğiz: Burghölzli'de bir hasta, Zürih'te bir tıp öğrencisi ve tez yazarı, sonra Viyana'dan Cenevre'ye ve Moskova'ya uzanan bir kuramcı ve analist. Jung ile ilişkisini, belgelerin birbirini nerede tuttuğu ve nerede ayrıldığı üzerinden, bugünün etik çerçevesiyle okuyacağız. Usta katmanı unutuluşun kendisini inceliyor.

Sıfır noktası

Spielrein 1885 kasımında Rostov-na-Donu'da, bir Yahudi ailede doğdu. 1904 ağustosunda Zürih'teki Burghölzli kliniğine yatırıldı. Klinik kaydı ona dönemin adlandırmasıyla bir tanı koymuştu; o adı burada tarihsel bir kayıt olarak anıyoruz ve bugünün diliyle yeniden yorumlamıyoruz. Jung, Bleuler'in kliniğinde yeni denediği çözümleyici yöntemi bu genç hastayla uyguladı (Burghölzli'nin kendisi M10-D01'de).

Spielrein hızla toparlandı. Klinikte kalırken tıp fakültesine başvurdu, 1905 yazında kliniğden çıktı; tıp fakültesine kaydı da o yıla düşer. 1911 başında hekim olarak mezun oldu. Yani bu öykünün ilk sahnesindeki hasta, yedi yıl sonra aynı yıllığa makale yazan bir meslektaşa dönüştü.

Yaygın yanlış"Spielrein, Jung'un hastası olarak tanınan bir kadındır; psikanalize katkısı bu ilişkidir."
Doğrusu

Bu, uzun süre anlatıldığı biçimdir. Belgeler başka bir yüz de gösteriyor: hekimlik tezi, Viyana Psikanaliz Derneği üyeliği, Freud'un 1920'de andığı bir kuramsal makale, Cenevre'de çocuk dili üzerine yazılar ve Moskova'da çocuklarla yürütülen çalışma. Hastalık dönemi öykünün bir bölümüdür, bütünü o bölümle ölçülmez.

Mekanizma

Bir hastanın kaydı, bir hekimin tezi

Spielrein'ın kliniğe girdiği yıllarda Jung Freud'la henüz yazışmıyordu; yazışmanın 1906'da açıldığını M10-D03 anlatmıştı. 1993'te Burghölzli'den Minder, bu tarihten önceye ait bir mektup yayımladı. 25 Eylül 1905 tarihli mektupta Jung, Freud'a Spielrein'ın hastalığını kısaca özetliyordu. Mektup Spielrein'ın annesine verilmiş, Freud'a hiç ulaşmamıştı.

Spielrein'ın tezi 1911'de Jahrbuch'un üçüncü cildinde yayımlandı: Über den psychologischen Inhalt eines Falles von Schizophrenie (Dementia praecox), Türkçesiyle bir şizofreni vakasının psikolojik içeriği üzerine. Tez Bleuler'in kliniğinde, Bleuler ile Jung'un gözetiminde hazırlanmıştı. Konusu Burghölzli'de yatan bir kadının görünüşte dağınık konuşmasıydı. Dementia praecox ile şizofreni adlarının nasıl yer değiştirdiğini M10-D01 izlemişti.

Tezin girişinde bir yöntem cümlesi dikkat çeker. Spielrein hastanın sözlerini olabildiğince eksiksiz ve neredeyse kelimesi kelimesine aktaracağını yazar, gerekçesini de söyler: okur, kendi çıkarımlarının haklı olup olmadığını denetleyebilsin. Yorumu kurarken malzemeyi de okura vermek, vaka yazısının kanıt değerini tartışan M08-D01'in ölçütlerine yakın bir şeffaflıktı.

Yıkım ve oluş

Spielrein 1911'de Viyana'daydı ve o yılın ekiminde Viyana Psikanaliz Derneği'ne üye olarak kabul edildi; derneğe giren ikinci kadındı. 1912'de Jahrbuch'un dördüncü cildinde, 465. sayfadan başlayan uzun bir makale yayımladı: Die Destruktion als Ursache des Werdens, yıkım oluşun nedeni olarak. Makalenin başlığının altında adı "Dr. Sabina Spielrein (Wien)" diye geçer.

Makale bir soruyla açılır: insanı türünü sürdürmeye iten güçlü dürtü neden olumlu duyguların yanında korku ve tiksinti gibi olumsuz duygular da taşır? Eğitimi, bastırmayı ya da her tasarımın karşı yüzünü gösteren çağdaş cevapları sıraladıktan sonra başka bir yol önerir: biyolojide yeni bir canlının oluşması eski birimlerin çözülmesini gerektirir; ruhsal yaşamda da benzer bir çözülme vardır.

Spielrein bu çözülmeyi bireyin sınırlarıyla da ilişkilendirir. Bir kişisel yaşantı sanatta, rüyada ya da bir hastalığın simgelerinde türe ait bir yaşantıya dönüştüğünde, onun deyişiyle "Ben" bir "Biz"e dönüşür. Kendini koruma eğilimi bireyi ayrı tutar; türü sürdürme eğilimi onu çözüp yeniden biçimlendirir. Makalenin ikinci bölümü bu düşünceyi mitolojiden seçilmiş örneklerle sınar.

Makalenin son cümlelerinden birinde Spielrein vardığı yeri özetler. Kendi çevirimizle: bu dürtü ruhsal olarak da birbirine karşıt iki bileşenden oluşur ve bu yüzden bir oluş dürtüsü olduğu kadar bir yıkım dürtüsüdür. Freud sekiz yıl sonra Haz İlkesinin Ötesinde'de bu çalışmayı bir dipnotta andı; o dipnotun içeriğini M07-D06 aktarmıştı, ölüm dürtüsü tartışmasının sonraki seyrini de M07-D07.

Yaygın yanlış"Ölüm dürtüsü fikrini Spielrein buldu, Freud ondan aldı."
Doğrusu

Freud'un 1920'de çalışmayı açıkça anması bir etkiyi ya da en azından bir öncelliği gösterir. Ama iki kuram aynı değildir: Spielrein yıkımı türü sürdürme dürtüsünün içine yerleştirir, Freud ise yaşam dürtüleriyle karşıtlık içinde ayrı bir dürtü önerir. Bu farkları inceleyen çalışmalar Usta katmanında.

İki mektup, iki anlatı

Spielrein ile Jung arasındaki ilişki, tedavinin bitişinden sonra yıllarca sürdü. Bu ilişkinin niteliği, nerede başlayıp nerede bittiği tarihçiler arasında bugün de tartışılıyor. Ders ilişkinin özel ayrıntısına girmiyor; belgelerin ne gösterdiğine ve aynı olayın iki tarafça nasıl anlatıldığına bakıyor.

1909'da Jung Freud'a yazdığı mektuplarda bir söylentiden ve eski bir hastasının yarattığı sıkıntıdan söz etti; önce sorumluluğu ona yükleyen bir dille yazdı, sonra kendi payını kabul eden bir mektup gönderdi. Spielrein de Freud'a yazdı ve olanları kendi cümleleriyle anlattı. Freud'un yıllar sonra Spielrein'a yazdığı bir mektupta Jung hakkındaki görüşünün onun ilk mektubunu aldığı günden beri çok değiştiğini söylediği aktarılır.

Bu belgelerin bir bölümünü kamuoyu 1974'teki Freud ile Jung yazışmasından öğrendi. Spielrein'ın kendi sesini taşıyan bölüm ise ancak 1977'de, Cenevre'de eski psikoloji enstitüsünün binasında bulunan bir bavulla ortaya çıktı: 1909–1912 yıllarına ait bir günlük ve yazışmalar. Jungçu analist Aldo Carotenuto bu belgelerden bir seçkiyi 1980'de İtalyanca, Diario di una segreta simmetria adıyla yayımladı; kitap 1982'de İngilizceye çevrildi.

Carotenuto'nun okuması ikincil literatürü uzun süre belirledi. Zvi Lothane 1999'da bu okumaya itiraz etti. Ona göre Spielrein tedavisinin kliniğe yatışıyla ve taburcu oluşuyla bittiğini açıkça yazmıştı; Jung ise ilişkiyi bir nüksü önlemek için sürdürdüğünü söylüyor ve ona dostluk diyordu. Lothane'ye göre Jung'un söylentiyi Spielrein'a bağlaması da başka bir kadına dair dedikoduları yanlış okumasından doğmuştu.

Bugünün meslek etiği bu tartışmaya bir çerçeve sağlıyor, bir hüküm sağlamıyor. Bugün bir hekimin ya da terapistin hastasıyla, tedavi bittikten sonra da, romantik bir ilişki kurması meslek kurallarının açıkça yasakladığı bir ihlal sayılır. Gerekçe odadaki eşitsiz güçtür: biri ötekini çok iyi tanır, öteki ona güvenmek zorunda kalmıştır. Sınırların aşınmasını Terapi tarafında S02-P02-D12 anlattı; klinik ayrım M29-D01'e kalıyor. Spielrein'ı bu çerçevede okumak onu yalnız bir kurban ya da yalnız bir sevgili yapmayı gerektirmiyor; aynı yıllarda tez yazan, mektuplarında kendi kuramını tartışan bir genç hekimdi.

Bu satırları okurken kendi terapi ilişkinde sınırların aşıldığı izlenimine kapılıyorsan, bunu tek başına taşımak zorunda değilsin: başka bir uzmana ya da terapistinin bağlı olduğu meslek örgütüne danışabilirsin.

Yaygın yanlış"Spielrein'ın Jung'la ilişkisinin bütün ayrıntıları kendi günlüğünden bellidir."
Doğrusu

Günlük ve mektuplar seçki hâlinde yayımlandı, bazıları yıllar sonra başka arşivlerden çıktı. Bir günlük yazanın o günkü yaşantısını gösterir; olayların bütününü tek başına kurmaya yetmez.

Cenevre, Moskova, Rostov

1912'de Spielrein Rus Yahudi hekim Pavel Sheftel'le evlendi ve Berlin'e yerleşti; orada Karl Abraham'ın çevresinde çalıştı. Birinci Dünya Savaşı sırasında İsviçre'ye döndü. 1920'den 1923'e kadar Cenevre'de, çocuk gelişimi üzerine çalışan Rousseau Enstitüsü'nde bulundu. 1921'de genç Jean Piaget onunla sekiz ay süren bir analize girdi.

Cenevre yılları onun dil ve düşünce üzerine yazdığı dönemdir. 1922'de çocukların "papa" ve "mama" sözcüklerinin kökeni üzerine, 1923'te çocuk düşüncesi, afazi ve bilinç altındaki düşünce arasındaki benzerlikler üzerine yazılar yayımladı. Caropreso 2020'deki incelemesinde bu yazıların dilbilimsel ve nörolojik bilgiyi psikanalitik varsayımlarla birleştiren özgün bir dil kuramı içerdiğini savunur.

1923'te Spielrein Sovyet Rusya'ya döndü. Moskova'da Devlet Psikanaliz Enstitüsü'nde çalıştı ve 1921'de Vera Schmidt'in kurduğu, çocukları psikanalitik ilkelere göre yetiştirmeyi amaçlayan çocuk evi deneyine, Detski Dom'a katıldı. Bu ev 1924'te, çocukların cinselliğinin erkenden uyarıldığı suçlamalarının ardından kapatıldı. Spielrein 1924 sonunda ya da 1925'te Rostov'a, ailesinin yanına döndü. 1920'lerin sonunda baskı Sovyetler'deki psikanaliz hareketini dağıttı; Angelini'nin tarih incelemesine göre sözcüğün kendisi on yıllarca yasaklı kaldı.

1942 yazında Alman ordusu Rostov'u işgal etti. Ağustosta Spielrein, iki kızıyla birlikte, kentin yakınındaki Zmievskaya Balka'da SS'in bir öldürme biriminin Yahudilere yönelik toplu katliamında öldürüldü. Kaynaklar günü 11 ya da 12 Ağustos olarak veriyor.

Usta katmanı

Spielrein'ın adı yeniden duyulmaya Carotenuto'nun kitabıyla başladı. Skea 2006'da, o kitaptan sonra Spielrein'a ilginin yeniden canlandığını, ama ölüm dürtüsü üzerine sonraki Freudçu yayınlarda adının düzenli olarak düştüğünü yazdı. Skea'ya göre Jung da 1912'de bu makaleyi yayına hazırladığı hâlde, aynı yıl kendi kitabında ona atıf yapmadı.

Spielrein'ın Freud'u önceden haber verip vermediği sorusu da yeniden okundu. Caropreso 2017'de, onun 1912'de bir ölüm dürtüsü varsaydığının psikanaliz literatüründe sıkça söylendiğini, ama iki kuram arasındaki önemli farkların nadiren tartışıldığını yazdı. Metinde haz ilkesinden daha ilkel bir ruhsal işleyiş varsayımı da bulur; orada da iki yazar ayrışır. De Vleminck ise 2014'te Spielrein'ın çocuk psikiyatrisi ve oyun terapisinin öncülerinden biri olarak unutulduğunu savunan bir inceleme yayımladı.

Unutuluşun bir örüntü olup olmadığını bilim tarihçisi Margaret Rossiter sordu. 1993'teki makalesinde, kadın bilim insanlarının görmezden gelindiği, emeklerinin başkasına mal edildiği vakaların artık bir örüntü oluşturacak kadar çok olduğunu savundu ve bu örüntüye bir ad verdi.

Rossiter'in önerisi bir tarih okumasıydı; Knobloch-Westerwick ve arkadaşları ise eğilimi deneyle sınadı: aynı bilimsel özetleri kimi zaman bir kadına, kimi zaman bir erkeğe aitmiş gibi okuttular.

Kanıtın sınırı

Bu dersin kurucu metinleri Spielrein'ın 1911 tezi ve 1912 makalesidir; onlar üzerine söylenenler yıllığın taranmış özgün baskısındaki giriş ve sonuç bölümlerine dayanıyor. Biyografik tarihlerin bir kısmı genel tarih aktarımlarından ve özetlerden geliyor; ölüm gününde kaynaklar ayrışıyor. İlişkinin niteliği üzerine tartışma yalnız bir tarafın, Lothane'nin makale özetiyle temsil ediliyor; Carotenuto'nun kitabı, Covington ile Wharton'ın 2003 tarihli derlemesi, Kerr'in kitabı ve Lothane'nin sonraki çalışmaları dersin dayandığı kaynaklar arasında değil.

Unutuluş üzerine kurulan kanıt da sınırlı. Skea'nın değerlendirmesi bir tarihçinin okumasıdır ve atfın kaç yayında düştüğünü sayan bir çalışma dayanılan kaynaklar arasında yok. Matilda etkisini sınayan deney tek bir alanda, genç araştırmacılarla, kurgusal özetler üzerinden yapıldı; bu bulgunun 1910'ların Viyana'sına taşınıp taşınamayacağı bilinmiyor. Spielrein'ın adının düşmesinde cinsiyetin, Sovyetler'e dönüşün, savaşın ve kendi metinlerinin dağınık dillerde basılmasının payları birbirinden ayrılamıyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Spielrein'ın öyküsü Burghölzli'deki bir hasta kaydıyla açılıyor, ama orada bitmiyor. Yedi yıl içinde aynı klinikten bir hekimlik tezi çıkardı ve bu tezde hastanın sözlerini okurun denetimine açtı.

1912 makalesi, yeni bir şeyin oluşmasının eski bir biçimin çözülmesini gerektirdiğini savundu. Freud 1920'de bu çalışmayı andı; iki kuramın ne kadar örtüştüğü ise bugün de inceleniyor.

Jung ile ilişkisi, aynı olayı iki ayrı kalemden anlatan mektuplarla ve 1977'de bir bodrumdan çıkan bir günlükle biliniyor. Bugünün etiği hekim ile hasta arasındaki eşitsiz gücü merkeze alıyor; Spielrein'ı kuramcı olarak görmek de bu çerçevenin içinde mümkün.

Cenevre'de çocuk dili üzerine yazdı, Piaget'yi analiz etti, Moskova'da bir çocuk evinde çalıştı ve 1942'de Rostov'da öldürüldü. Adının uzun süre düşmesi, bilim tarihinde kadınların katkılarının kayıtlardan düşmesine dair daha geniş bir tartışmanın da konusu oldu.

Sonraki derse köprü

Spielrein'ın günlüğü yazıldıktan neredeyse yetmiş yıl sonra okura ulaştı ve her okuyan, onu hangi soruyla açtığına göre başka bir şey buldu. Jung'un 1913'ten sonraki iç deneyiminin kaydı da uzun yıllar okurdan uzak kaldı ve ancak 2009'da Kırmızı Kitap adıyla basıldı. Bir iç yolculuğun kaydı, bir kehanet gibi ya da bir hastalık belgesi gibi okunmadan, tarihsel bir belge olarak nasıl okunabilir? M10-D06 bu kitabı yazıldığı yılların içine yerleştirerek açıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.