M10-D03
Freud ile Jung
Freud ile Jung'un mektuplaşmasını ve aralarındaki yakınlığın kuramsal zeminini anlatır.
Psikanaliz Akademisi — M10, Jung'un yolu · 3.114 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Yazışma Nisan 1906'da, Jung'un gönderdiği deney derlemesi için Freud'un yazdığı bir teşekkür notuyla açıldı ve 1913'e kadar sürdü. İki ailenin kararıyla tek bir bütün olarak basılan 360 mektup, ilişkinin iki tarafını da aynı ciltte bir araya getiriyor.
Yakınlığın kuramsal zemini, bir üniversite kliniğinden gelen deneysel çalışmanın Freud'un bastırma düşüncesini desteklemesiydi. Freud bunun yanında, Abraham'a açıkça yazdığı gibi, hareketi Viyana'daki çevrenin dışına taşıyacak bir halef de görüyordu.
Salzburg toplantısı, Zürih'te yayımlanan yıllık, Clark yolculuğu ve Nürnberg'deki başkanlık, Jung'u birkaç yıl içinde hareketin merkezine yerleştirdi.
Cinsellik kuramına çekince ve okült olgulara ilgi baştan beri mektuplardaydı. Bu gerilimlerin en canlı sahneleri ise Jung'un yaşlılığında anlattığı ve başkasının derlediği bir kitaptan geliyor; onlar olayların değil, hatırlayışın kaydıdır.
Açılış sahnesi
Düzce'de, çarşının arka sokağındaki kunduracı dükkânında saat gece on biri geçiyor. Şükran kepengi yarıya kadar indirmiş, tezgâhın üstüne kırk yıllık kalıp defterini açmış, telefonu da hoparlöre almış. Hattın öbür ucunda Erol var: on beş yıl önce bu dükkânda çıraklık etmiş, sonra Almanya'da Pirmasens'teki bir ayakkabı atölyesine geçmiş, şimdi orada model ustası.
Konuşma bir soruyla başlamıştı. Şükran bir müşterinin ayağından aldığı ölçüyü sormuştu: topuğu dar, burnu geniş, hiçbir hazır kalıba oturmayan bir ayak. Erol çözümü anlatıyor; Şükran defterinden kendi eski çözümlerini okuyor. Çay demleniyor, soğuyor, yeniden demleniyor; ikisi de telefonu kapatmıyor.
Gecenin bir yerinde Şükran aylardır içinden geçen şeyi ilk kez yüksek sesle söylüyor: dükkânı bir gün Erol'a bırakmak istiyor. Oğlu bu işe hiç yanaşmadı; Erol'u ise eline ilk kez bıçak aldığı gün tutuşundan tanımıştı. Hattın öbür ucundan önce bir nefes geliyor, sonra bir teşekkür.
Konuşmanın sonuna doğru küçük bir şey oluyor. Erol tabanı dikmek yerine yapıştırdıklarını, bunun bazı ayaklar için daha iyi sonuç verdiğini anlatıyor. Şükran bir an duraksıyor. "Dikiş olmadan ayakkabı olmaz," diyor, yarı şaka. Erol da yarı şaka karşılık veriyor. Telefon sabah ezanından sonra kapanıyor; ikisi de memnun.
Düzce'deki bu dükkân da, Şükran ile Erol da yalnız bu sayfada var. Bir mirası devretmeyi düşünen birinin sabaha kadar süren konuşması ve o konuşmanın içindeki küçük duraksama ise 1907'de Viyana'da başlayan bir yakınlığın da iskeletidir.
Bu derste ne olacak
M10-D01 Jung'u Burghölzli'de, Bleuler'in kliniğinde bıraktı; M10-D02 onun laboratuvarına girdi. Şimdi iki adamın nasıl tanıştığına, birbirine ne yazdığına ve aralarındaki yakınlığın hangi kuramsal zemine oturduğuna bakıyoruz.
Yazışmayı bir tarih belgesi olarak tanıttıktan sonra ilk mektuptan ilk buluşmaya, Freud'un Jung'a biçtiği role, kongreye, yıllığa ve Amerika yolculuğuna geçeceğiz; mekanizma ilk çatlaklarla kapanıyor. Usta katmanı bu ilişkinin bugün nasıl okunduğunu soruyor: bir tarihçinin mektup okuması, mektuplardaki küçük sözcükleri sayan bir araştırma ve akademik soy ağaçları.
Sıfır noktası
Freud ile Jung arasındaki yazışma 1906 baharından 1913'e uzanır. Korunmuş 360 mektubun 164'ü Freud'dan, 196'sı Jung'dan; bir kartpostaldan bin beş yüz sözcüklük denemelere kadar değişir. 1970'te iki aile yazışmanın tek bir bütün olarak yayımlanmasına karar verdi ve mektuplar William McGuire'ın editörlüğünde 1974'te basıldı. İki tarafın sesi aynı ciltte duruyor; M02-D07'deki Fliess mektuplarında ise elimizde yalnız Freud'un yazdıkları kalmıştı.
Bir mektup bir kuramın doğruluğunu göstermez; bir ilişkinin, bir stratejinin, bir beklentinin izini taşır. Bu ders mektupları o izler için okuyor.
Yaygın yanlış"Jung, Freud'un analizinden geçmiş bir öğrencisiydi."
Jung Freud'la tanıştığında kendi kliniği, kendi deneyleri ve yayımlanmış bir kitabı olan bir psikiyatristti (M10-D01). Aralarında düzenli bir analiz ilişkisi kurulmadı; 1909'daki Amerika yolculuğunda birbirlerinin rüyalarını yorumladıkları aktarılır. Öğrencilik ve evlatlık Freud'un ona biçtiği rolün adıdır, Jung'un mesleki yolunu tarif etmez.
Mekanizma
Bir kitap, bir teşekkür, uzun bir pazar
Jung, Riklin'le yürüttüğü çağrışım deneylerini 1906'da Diagnostische Assoziationsstudien adlı bir derlemede topladı ve bir cildi Freud'a gönderdi. Freud 11 Nisan 1906'da kısa bir teşekkür notu yazdı; yazışma bu notla açılır. Deneylerin kendisi M10-D02'nin konusuydu. Freud için önemli olan, Zürih'teki bir üniversite kliniğinden gelen deneysel bir çalışmanın onun bastırma düşüncesiyle uyumlu sonuçlar bildirmesiydi.
Jung aynı yıl Freud'u kamuya açık biçimde de savundu ve Aschaffenburg'un histeri kuramına yönelttiği eleştiriye bir yanıt yayımladı (tartışma M01-D06'da). 1907'de dementia praecox kitabıyla Freud'un kavramlarını ağır psikiyatrik tablolara taşımayı denedi. Freud'un gözünde bu, kuramının Viyana'daki küçük çevrenin dışında, bir psikiyatri kürsüsünün içinde sınanmasıydı. Yakınlığın kuramsal zemini buydu: deneysel bir laboratuvar ve bir hastane, onun klinik muayenehanede vardığı sonuçlara başka bir kapıdan yaklaşıyordu.
İki adam ilk kez 3 Mart 1907'de Viyana'da buluştu. Jung'un yıllar sonraki anlatısına göre konuşma on üç saat aralıksız sürdü. Bu sayının dayanağı Jung'un yaşlılığındaki hatırlayışıdır ve Jaffé'nin derlediği anı kitabından gelir; o kitabın neden ihtiyatla okunduğunu M10-D01 göstermişti. Buluşmanın tarihi belgelidir, süresi bir anının ölçüsüdür.
Bir veliaht arayışı
Freud'un Jung'a ilgisinin bilimsel bir yanı vardı; mektuplar başka bir yanı da açıkça gösteriyor. Freud'un çevresi Viyana'da neredeyse bütünüyle Yahudi hekimlerden oluşuyordu. Jung ise İsviçreli bir Protestan papazın oğluydu ve saygın bir üniversite kliniğinin ikinci adamıydı.
Freud bunu Berlin'deki Karl Abraham'a açıkça yazdı. Abraham da Burghölzli'de Jung'la çalışmıştı ve ikisi arasında 1908'de bir soğukluk başlamıştı. Freud, Abraham'ın Yahudi olarak psikanalizi kabul etmekte Jung'dan daha az iç dirence sahip olduğunu hatırlattı; Jung'un katılımını bu yüzden daha değerli buldu. Ardından, tarihçilerin aktardığına göre, temkinli bir cümle kurdu: Jung'un ortaya çıkışının psikanalizi bir Yahudi ulusal meselesi sayılma tehlikesinden kurtardığını "neredeyse" söyleyeceğini yazdı. O "neredeyse" önemli; Freud bir hesabı dile getiriyor ve aynı anda onu yumuşatıyor.
Freud Jung'a yazdığı mektuplarda da ona bir miras biçti. 1909 baharında, Jung'un Viyana ziyaretinden hemen sonra yazdığı bir mektupta, o akşam onu en büyük oğlu olarak benimsediğini, halefi ve veliahdı (Kronprinz) ilan ettiğini hatırlatır. Başka mektuplarında Jung'u, Musa'nın görüp giremediği vaat edilmiş topraklara girecek Yeşu'ya benzetir.
Yaygın yanlış"Freud, Jung'u yalnız bilimsel üstünlüğü için seçti."
Jung'un deneysel çalışması ve kliniği Freud için gerçekten değerliydi. Ama Abraham'a yazdığı mektuplar, Freud'un Jung'un kimliğini ve kurumunu da hesaba kattığını açıkça gösteriyor. Psikanalizi Viyana'daki Yahudi hekimler çevresinin dışına taşıma isteği, bu yakınlığın açıkça yazılmış bir gerekçesiydi.
Kongre, yıllık, yolculuk
Nisan 1908'de Salzburg'da Freud'un çevresinin ilk uluslararası toplantısı yapıldı. Ertesi yıl ilk cildi çıkan bir yıllığın, Jahrbuch für psychoanalytische und psychopathologische Forschungen'in yayımını Jung üstlendi; yayıncı olarak Bleuler ile Freud'un adları kapakta duruyordu.
1909 yazının sonunda Freud, Jung ve Ferenczi Bremen'den gemiyle Amerika'ya gitti. Eylülde Worcester'daki Clark Üniversitesi'nin yirminci kuruluş yıldönümü törenlerine katıldılar; Freud'un orada verdiği konferanslara M05-D10 değinmişti. Yolculuk boyunca birbirlerinin rüyalarını yorumladıkları aktarılır.
Yolculuğun öncesine dair bir sahne Jung'un anılarında anlatılır. Bremen'de öğle yemeğinde Jung, kuzey Avrupa'nın turbalıklarında bulunan eski cesetlerden söz ederken Freud bayıldı; Jung'un aktarımına göre Freud sonradan bu ceset konuşmasının ardında ona yönelik bir ölüm isteği gördüğünü söyledi. Bayılmanın nedenine dair bir yargı kurmuyoruz; elimizdeki kayıt bir tarafın yıllar sonraki anlatısı.
Mart 1910'da Nürnberg'deki kongrede Uluslararası Psikanaliz Derneği kuruldu ve Jung ilk başkanı oldu; M01-D08 bu örgütün kuruluşunu hareketin haritası içinde göstermişti. Böylece dört yıl içinde Jung yıllığın başına, kongrelerin merkezine ve yeni örgütün başkanlığına yerleşti.
İlk çatlaklar
Yakınlığın içinde gerilim baştan vardı ve mektuplar onu gizlemez. Jung ilk yılların mektuplarında Freud'un nevrozların cinsel kökenine dair görüşlerini belli bir noktanın ötesine taşıyamadığını yazdı; deneylerinin desteklediği bastırma düşüncesini benimsiyor, ama her şeyi cinsel dürtüye bağlamaktan çekiniyordu. Freud'un 1914 narsisizm yazısında Jung'a yönelttiği eleştiriyi M07-D01 aktarmıştı; o eleştirinin tohumu bu yıllardadır.
İkinci gerilim alanı okült olgulardı. Jung'un tezi transa geçen bir genç kadının seanslarını konu alıyordu (M10-D01) ve ilgisi sürdü. Jung'un anılarında anlatılan bir sahneye göre, Mart 1909'daki Viyana ziyaretinde Freud'la bu konuyu konuşurlarken kitaplıktan yüksek bir çatırtı geldi; Jung bunun bir daha olacağını söyledi ve ikinci bir çatırtı duyuldu. Bu anekdotun dayanağı Jaffé'nin derlediği kitaptır. Freud'un hemen ardından yazdığı mektup ise sahnenin öbür yüzünü gösterir: Jung gittikten sonra odadaki gıcırtıları gözlemlediğini, onları tahta raflara yüklenen ağır taş eserlere bağladığını ve inanmaya hazırlığının Jung'un varlığıyla birlikte kaybolduğunu yazar.
Aynı anı kitabında bir konuşma daha aktarılır: Freud'un Jung'dan cinsellik kuramını asla bırakmayacağına söz vermesini istediği, kuramı bir dogma, okültizme karşı sarsılmaz bir siper gibi koruma isteğini dile getirdiği bir konuşma. Bu sahne Freud'un mektuplarında aynı sözlerle geçmez; Jung'un ayrılıktan onlarca yıl sonra, kendi bakış açısından anlattığı bir anıdır. Bu yüzden onu Freud'un tutumundan çok Jung'un ayrılığı nasıl hatırladığına tanıklık eden bir kayıt olarak okuyoruz.
Yaygın yanlış"Freud ile Jung arasındaki gerilim ancak 1912'de ortaya çıktı."
Mektuplar ilk yıllardan itibaren bir çekinceyi taşır: Jung bastırma düşüncesini benimsiyor, ama nevrozların cinsel kökenine dair iddiayı Freud kadar ileri götürmüyordu. Okült olgulara ilgi de 1909'da açıkça konuşulmuştu. Kopuş birdenbire gelmedi; baştan var olan farklar, yakınlığın içinde bir süre taşındı.
Usta katmanı
Bu ilişkinin en çok okunan iki anlatısı ayrılıktan sonra yazıldı: Freud'unki 1914'teki hareket tarihi yazısında (M01-D08), Jung'unki yaşlılığında, Jaffé'nin derlediği kitapta. Baba ile oğul, usta ile asi çırak imgeleri büyük ölçüde bu iki metinden beslendi.
Psikanaliz tarihçisi Ernst Falzeder 2020'de yayımlanan bir makalesinde ilişkiyi yazışmanın kendisinden yeniden izledi: iki adamın, ilişkileri sürerken, birbirleri hakkında ne söylediklerini, nerede anlaşıp nerede ayrıldıklarını.
Mektuplara sayarak da bakıldı. Psikologlar Molly Ireland ile James Pennebaker, iki metnin zamir, edat ve bağlaç gibi küçük sözcükleri ne kadar benzer oranlarda kullandığını tek bir sayıya çeviren bir yöntem geliştirdi.
Usta ile çırak imgesine geniş bir veriden de bakılabiliyor: matematikçilerin kimin yanında doktora yaptığını yüzyıllar boyunca kaydeden bir soy ağacı, hocaların ve öğrencilerinin kaç öğrenci yetiştirdiğini izlemeye izin veriyor.
Bu bulgu Freud ile Jung hakkında hiçbir şey kanıtlamıyor, yalnız şunu hatırlatıyor: bir ustanın yanında yetişmek, o kişinin kariyerinin belli bir anıyla da karşılaşmaktır. Jung, kurduğu hareketi örgütlemeye yeni girişmiş ve bir halef arayan bir Freud'la karşılaştı.
Kanıtın sınırı
Bu dersin tarihsel kısmı mektupların kendisinden çok onların aktarımlarına dayanıyor: yayınevinin baskı tanıtımı, kitabın 1974'teki bir eleştirisi, genel tarih aktarımları ve bir tarihçinin makale özeti. McGuire baskısının 360 mektubu bu aktarımlar üzerinden anılıyor. Freud'dan aktardığımız tek Almanca cümle ikincil bir kaynaktaki alıntıya dayanıyor ve tarihi o kaynağa göre verildi. On üç saatlik konuşma, Bremen sahnesi, kitaplık çatırtısı ve dogma konuşması Jung'un yaşlılığında anlattığı ve başkasının derlediği bir kitaptan geliyor; bunları anlatı olarak verdik ve hiçbirinden Freud'a ya da Jung'a dair bir tanı çıkarmadık.
Araştırma kartlarının da kendi sınırları var. Dil stili ölçümü üç çifte uygulandı ve geriye dönük okundu; bir yazışmadaki dalgalanmayı ilişkinin bilinen tarihine bağlamak, o tarihi önceden bilen birinin yorumudur. Soy ağacı çalışması tek bir alanı ve tek bir ölçüyü kapsıyor; matematikçilerin öğrenci sayısındaki örüntülerin psikanaliz gibi küçük, karizmatik bir harekete genellenip genellenemeyeceği bilinmiyor. "Usta ile çırak" kalıbının kendisi de tartışmaya açık: tarafların kurduğu bir dil olduğu kadar sonraki kuşakların benimsediği bir anlatı.
Kendin dene
Aklında kalsın
Yazışma Nisan 1906'da, Jung'un gönderdiği deney derlemesi için Freud'un yazdığı bir teşekkür notuyla açıldı ve 1913'e kadar sürdü. İki ailenin kararıyla tek bir bütün olarak basılan 360 mektup, ilişkinin iki tarafını da aynı ciltte bir araya getiriyor.
Yakınlığın kuramsal zemini, bir üniversite kliniğinden gelen deneysel çalışmanın Freud'un bastırma düşüncesini desteklemesiydi. Freud bunun yanında, Abraham'a açıkça yazdığı gibi, hareketi Viyana'daki çevrenin dışına taşıyacak bir halef de görüyordu.
Salzburg toplantısı, Zürih'te yayımlanan yıllık, Clark yolculuğu ve Nürnberg'deki başkanlık, Jung'u birkaç yıl içinde hareketin merkezine yerleştirdi.
Cinsellik kuramına çekince ve okült olgulara ilgi baştan beri mektuplardaydı. Bu gerilimlerin en canlı sahneleri ise Jung'un yaşlılığında anlattığı ve başkasının derlediği bir kitaptan geliyor; onlar olayların değil, hatırlayışın kaydıdır.
Sonraki derse köprü
Jung'un mektuplarında baştan beri taşınan çekince, 1911 ile 1912 arasında Jahrbuch'ta iki bölüm hâlinde yayımlanan bir kitapta kuramsal bir öneriye dönüştü. Wandlungen und Symbole der Libido, Türkçede Libidonun Dönüşümleri ve Sembolleri diye anılan bu eser, libidoyu cinsel bir dürtüden daha geniş bir ruhsal enerji olarak okumayı deniyordu. Sözcüğün ne anlama geleceği tartışması, veliahdı ustasından nasıl uzaklaştırdı? Bu soruyu M10-D04 kitabın kendisinden ve iki adamın son mektuplarından açıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.