İçeriğe geç

M08-D07

Kurt Adam

Kurt Adam vakasını, ilkel sahne kavramını ve hastanın sonraki tanıklığını karşılaştırır.

Psikanaliz Akademisi — M08, Beş büyük vaka · 3.144 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kurt Adam vakası bir çocukluk rüyasına ve Freud'un o rüyadan geriye doğru kurduğu bir sahneye dayanır. Freud sahneyi okurdan geçici inanç isteyerek sundu ve gerçekliği sorusunu sonunda açık bıraktı.

Metin aynı zamanda 1914'teki ayrılıklara bir cevaptı; çocukluğun belirleyiciliğini Jung'a ve Adler'e karşı savunuyordu. Hastanın iyileştiği yargısını Freud 1937'de kendisi sınırladı.

Brunswick'in analizi, Gardiner'in derlediği anılar ve Obholzer'in konuşmaları aynı hayatı başka yerlerden gösterir. Bellek araştırması bir buçuk yaşa ait bir sahnenin yetişkinlikte anı olarak bulunmasını beklemeyi zorlaştırır; sahnenin yaşanmadığını kanıtlamaz, ama onu anı yoluyla doğrulanamaz kılar.

Açılış sahnesi

Karaman'da, bir apartmanın zemin katındaki diş protez laboratuvarı. Saniye alçı kalıpları rafa dizerken ağabeyi Coşkun içeri giriyor; elinde, ailenin köy derneği için hazırladığı spiralli bir kitapçık var. Otobüs firmasının yazıhanesinde otuz yıl bilet kesmiş, emekli olunca aile tarihini yazmaya oturmuş.

"On yedinci sayfayı oku," diyor. "Senin yangın korkun oradan."

Sayfada, Saniye iki yaşındayken samanlığın yandığı gece anlatılıyor: küçük kız annesinin kucağında alevleri seyretmiş, o geceden sonra kibrit sesine bile ağlarmış. Saniye kitapçığı tezgâha bırakıyor.

"Ben öyle hatırlamıyorum. Ben hiç hatırlamıyorum. Bildiğim ne varsa her bayram sofrada anlatılandan. Kibrit korkusu da yok bende, ocağı ben yakıyorum."

"Ama annem hep anlatırdı."

"Annem yangını anlatırdı. Benim ağladığımı sen ekledin, Coşkun. Yazınca da gerçek oldu."

Laboratuvar da Saniye'yle Coşkun da kitapçıktaki samanlık da bu sayfanın icadıdır; benzer bir tartışma ise psikanalizin en uzun vaka öyküsünün etrafında altmış yıl sürdü.

Bu derste ne olacak

Önceki derste Freud elindeki tek belgeyi, hiç görmediği bir adamın kitabını okumuştu. Bu derste durum tersine dönüyor: Freud hastasını dört yıl dinledi, hasta ise Freud'un yazdığını yaşlılığında okuyup kendi sesiyle karşılık verdi.

Önce hastanın çocukluk rüyasını, sonra Freud'un bu rüyadan geriye doğru kurduğu sahneyi ve sahnenin gerçekliği konusunda kendisinin ne söylediğini izleyeceğiz. Usta katmanında vakanın sonraki anlatıcıları konuşacak: bir başka analist, hastanın kendi anıları ve bir gazeteci. Ardından bellek araştırmasının bir buçuk yaşına tarihlenen bir sahne hakkında neyi söyleyebildiğine bakacağız. Hastanın analistlerinin ona verdiği adlar burada yalnız dönemin sözleri olarak geçiyor; ders kendi sesinde bir tanı kurmuyor.

Sıfır noktası

"Kurt Adam" (Almanca der Wolfsmann) Freud'un bir hastası için kullandığı lakaptır; gerçek adı Sergei Pankejeff'ti. 1886'nın Noel günlerinde, Güney Rusya'da varlıklı bir toprak sahibi ailede doğdu; 1979'da, ömrünün büyük bölümünü geçirdiği Viyana'da öldü. Lakap, çocukken gördüğü bir rüyadan gelir. Vaka öyküsünün başlığı ise lakabı taşımaz: "Aus der Geschichte einer infantilen Neurose", yani "Bir çocukluk nevrozunun tarihinden".

Başlık niyeti söyler: Freud yirmili yaşlarındaki bir adamı tedavi etti, ama metnin merkezinde o adamın dört yaşı durur. Yetişkinin şikâyetleri yalnızca kenardan geçer.

Yaygın yanlış"Kurt Adam vakası, yetişkin bir adamın kurt korkusunun tedavisidir."
Doğrusu

Hasta Freud'a yetişkinliğindeki ağır bir çöküşle geldi; kurtlarla ilgili korku onun dört yaş civarındaki bir dönemine aitti ve on yaşına doğru sönmüştü. Freud'un metni o çocukluk dönemini yeniden kurmaya çalışır. Lakap yetişkin hastadan çok, yetişkinin çocukken gördüğü rüyayı adlandırır.

Mekanizma

Bir rüya ve bir çizim

Pankejeff Freud'a 1910'un başında, özel hekimi ve bakıcısı eşliğinde geldi. Freud 1937'de onu servetin şımarttığı, kendi başına yaşayamayan bir genç olarak anar. Tedavi 1914 yazına kadar sürdü. Freud vaka öyküsünün başındaki notunda metni tedavinin hemen ardından, 1914–15 kışında yazdığını belirtir.

Aynı bölüm bir teknik hamleyi de kaydeder. Hasta uzun süre uysal ama ilgisiz bir dinleyici kaldı, ilk ilerlemelerden sonra çalışmayı durdurdu. Freud bağlılığı yeterince güçlendiğinde tedavinin belli bir tarihte, nereye varılmış olursa olsun, biteceğini açıkladı. Ona göre direnç bu baskı altında çözüldü ve çocukluğa dair açıklamaların hepsi bu son dönemden geldi. Bitişi en baştan belirleyen bugünkü çalışma biçimi Terapi tarafında S02-P01-D08'in konusuydu; Freud'un hamlesi ise tıkanmış bir tedavinin ortasında verilmiş bir karardı.

Rüyanın kendisi kısadır. Hasta geceleyin yatağında yattığını, penceresinin kendiliğinden açıldığını ve pencerenin önündeki büyük ceviz ağacının dallarında altı ya da yedi beyaz kurdun oturduğunu görür. Kurtlar kıpırdamadan ona bakmaktadır; tilkiye ve çoban köpeğine benzerler. Çocuk yenileceği korkusuyla bağırarak uyanır, dadısı yanına koşar. Hasta bunu ilk korku rüyası sayar ve rüyayı üç, dört, en çok beş yaşına yerleştirir. Freud rüyayı ilk kez 1913'te, rüyalardaki masal motifleri üzerine kısa bir yazıda yayımlamıştı.

Metinde hastanın kendi çizdiği bir resim de yer alır: dalları üzerinde kurtlar olan bir ağaç. Freud çizimde beş kurt bulunduğunu not eder ve bu sayıyı da yorumuna katar. Hasta resmi yıllar sonra bir analistin isteğiyle yağlıboyayla yeniden yaptı.

Bir buçuk yaşına uzanan sahne

Hasta rüyadan söz ederken hep iki ayrıntının üzerinde dururdu: kurtların hiç kıpırdamaması ve dikkatle kendisine bakmaları. Bir üçüncüsünü de önemli bulurdu, uyandıktan sonra uzun süre geçmeyen gerçeklik duygusunu. Freud bu duyguyu rüyanın, unutulmuş ama gerçekten yaşanmış bir olaya işaret ettiğinin belirtisi saydı. Freud rüyada tersine çevirmeler aradı; kurtların bakışını çocuğun kendi bakışı, kıpırtısızlığı da tersine dönmüş bir hareket saydı.

Bu yoldan Freud, hastanın yaklaşık bir buçuk yaşındayken ebeveynlerinin odasında uyurken bir sahneye tanık olduğunu varsaydı ve o sahneye bir ad verdi.

Freud bu sahneyi hastanın anılarından çıkarmadı. Rüyanın tekrar tekrar dönen biçimlerinden ve çağrışımlarından kurdu, okurundan da kuşkuları sonra ele alacağına söz vererek sahnenin gerçekliğine şimdilik inanmasını istedi. Okura bu çağrının yapıldığı bölümün başlığı "Rüya ve ilkel sahne"dir.

Yaygın yanlış"Bir buçuk yaşındaki bir bebeğin yaşadıkları hiçbir iz bırakmaz."
Doğrusu

Bellek araştırması bu yaştaki olayların yetişkinlikte sözle anlatılabilen bir anı olarak bulunmasının çok güç olduğunu gösterir; erken yaşantıların başka türden, sözsüz etkiler bırakıp bırakmadığı ise ayrı yöntemlerle incelenen bir sorudur. Freud'un iddiasını asıl zorlayan, izin tek bir sahneye ve ayrıntılarına kadar geri izlenebileceği varsayımıdır.

Burada zamanlama ince bir iş görür. Freud'a göre bir buçuk yaşındaki çocuk izlenimleri almış, ama onları anlamamıştı; anlam, dört yaşındaki çocuğun gelişimi, merakı ve rüyası sırasında geldi. Freud bir dipnotta bu ayrımı açıkça yapar; ana metinde de sahnenin sonradan etki ettiğini ve aradaki yıllarda tazeliğinden bir şey yitirmediğini yazar. Bu düşünceyi M02-D06 baştan çıkarma kuramının zaman makinesi olarak tanıtmıştı; burada aynı mekanizma, gerçekliği kesinleşmemiş bir sahneye uygulanıyor.

Kurulan, hatırlanmayan

Freud bu vakada kendi kurduğu sahneye kuşkuyla da döner. "Bazı tartışmalar" başlıklı beşinci bölümde, bu kadar erken ve bu içerikteki sahnelerin tedavide anı olarak geri gelmediğini, ipuçlarından adım adım tahmin edilmesi gerektiğini yazar. Aynı bölümde sahnenin gerçek değeri tartışmasını bu kez bir "non liquet" ile, yani "açık değil" hükmüyle kapatacağını söyler. Sekizinci bölümde de ilkel sahnenin bu hastada fantezi mi yoksa gerçek bir yaşantı mı olduğunu kendisinin de bilmek istediğini, ama benzer vakaları düşününce bunun karar verilmesi gereken bir şey sayılmayabileceğini ekler.

Freud'un gerçeklik sorusunu neden önemsizleştirebildiğinin cevabı bir başka kavramdadır. Ona göre çocuğun ebeveyn birleşmesine tanık olması, baştan çıkarılma ve iğdiş edilme tehdidi gibi sahneler türün geçmişinden devralınmış bir mirastır; bireysel yaşantı eksik kaldığında bu miras boşluğu doldurur.

Bu kadar emeğin bir nedeni metnin yazıldığı andı. Freud başlangıç notunda yazıyı Jung'un ve Adler'in yeniden yorumlarının taze etkisi altında yazdığını, 1914'teki hareket tarihi yazısının kişisel polemiğini malzemeyle tamamlamak istediğini söyler. Karşı görüş, bu tür erken sahnelerin sonraki yıllarda kurulup çocukluğa geri taşınmış fanteziler olduğunu söylüyordu. Freud beşinci bölümde bu görüşü uzun uzun tartışır, sonradan geriye doğru fantezi kurmayı ilk kendisinin tarif ettiğini hatırlatır, ama kendi deyişiyle daha zor ve daha az olası açıklamayı, çocukluk izleniminin belirleyiciliğini savunur. Kurt Adam bu yüzden bir tedavi kaydı olduğu kadar bir savunma dosyasıdır.

Yaygın yanlış"Freud, Kurt Adam'ın bir buçuk yaşında o sahneyi gördüğünü kanıtladı."
Doğrusu

Freud sahneyi rüyadan ve çağrışımlardan kurdu, okurdan ona geçici olarak inanmasını istedi ve sonunda tartışmayı açık bıraktı. Hastanın bu sahneyi hatırladığına dair bir kayıt metinde yer almaz. Freud'un kendisi bu tür sahnelerin anı olarak geri gelmediğini yazar.

Usta katmanı

Freud 1914 yazında hastasını iyileşmiş saydı. 1937'de yazdığı sonlu ve sonsuz analiz üzerine yazıda bu yargıyı kendisi düzeltir: hasta savaşın sonunda yurdunu ve servetini yitirmiş bir göçmen olarak Viyana'ya döndü, Freud onunla birkaç ay daha çalıştı ve sonraki yıllarda tekrarlayan rahatsızlık dönemlerini öğrencisi Ruth Mack Brunswick kısa tedavilerle giderdi.

Brunswick'in analizi Ekim 1926 ile Şubat 1927 arasında dört ay sürdü; makalesi 1928'de, Freud'un vaka öyküsüne bir ek başlığıyla yayımlandı. Hasta o sırada burnundaki bir iz üzerine yoğunlaşan bir kaygıyla gelmişti. Brunswick yaşananları kendi döneminin tanı diliyle adlandırdı; sonraki analistler aynı hastanın çocukluğunu başka adlarla okudu, Harold Blum'un 1980'de yayımlanan yazısı bunlardan biridir. Bu adlandırmaların hangisinin isabetli olduğu bu dersin konusu dışındadır; aynı insanın farklı on yıllarda farklı kuramsal sözlüklerle anlatılmış olması da tarihsel bir olgudur.

Yaygın yanlış"Kurt Adam, Freud'un tamamen ve kalıcı biçimde iyileştirdiği hastadır."
Doğrusu

Freud'un 1914'teki yargısını 1937'de kendisi sınırladı; hasta hayatının geri kalanında da aralıklarla analistlerden yardım aldı.

1971'de psikanalist Muriel Gardiner, hastanın on dokuz yıla yayılarak yazdığı anılarını Freud'un ve Brunswick'in metinleriyle aynı kapak altında yayımladı: "The Wolf-Man by the Wolf-Man".

Dördüncü ses 1970'lerde geldi. Genç bir gazeteci olan Karin Obholzer, 1974 ile 1976 arasında yaşlı hastayla Viyana'da defalarca konuştu. Hasta konuşmaların kendisi yaşarken yayımlanmasını istemedi; "Gespräche mit dem Wolfsmann" 1980'de çıktı. Freud Müzesi'nin aktarımına göre hasta bu konuşmalarda Freud'un ilkel sahne kurgusunu küçümseyerek reddetti, ama Freud'dan son derece saygıyla söz etti. Aynı konuşmalarda ücretsiz tedavi gördüğünü ve bunun kendisinde zararlı bir bağımlılık yarattığını da söyledi; Freud Müzesi hastanın Freud'dan ve meslektaşlarından sık sık maddi destek aldığını ayrıca kaydeder.

Kanıtın sınırı

Freud'un sahnesini dışarıdan doğrulamanın ya da yanlışlamanın yolu yok: tanık da kayıt da yok, hasta da sahneyi hatırlamıyor. Araştırmanın sorabileceği soru bu yüzden daha dar: bir buçuk yaşında yaşanmış bir olay, yetişkinlikte ya da dört yaşında anlamlı bir iz bırakabilir mi, ve bu iz bir anı olarak ulaşılabilir mi?

Yazarlar bu eşiği önceki araştırmaların düşündüğünden erken buldu; yine de eşik iki yaştır ve Freud'un sahnesi onun altında kalır. M04-D02'deki kurmaca ilk anılar anketi de iki yaş öncesine tarihlenen anıların çoğunu olasılık dışı buluyordu. Peki üç yaşında hatırlanan bir şey sonra ne oluyor?

Bu iki kart Freud'un kurgusunun bir sınırını çizer: bir buçuk yaşındaki bir izlenim yetişkinlikte anı olarak bulunsa bile, aradaki yıllarda aile anlatıları, resimler ve yorumlarla karışmış olması beklenir. Deneyle kurulan yanlış anılar Temel Psikoloji'de (M08-D07) anlatılmıştı; burada analistin kendisi de bir anlatı kaynağıdır. Öte yandan bu araştırmalar ABD'li örneklemlerden gelir ve sözel anıyı ölçer; dil öncesi bir izlenimin sözsüz bir iz bırakıp bırakmadığı hakkındaki bilgi sınırlıdır. Çocuğun dadıyla ya da geniş ailede büyüdüğü evlerde erken anıların nasıl biçimlendiği de bu örneklemlerden okunamaz; aktarımın sınırı orada başlar.

Kendin dene

Aklında kalsın

Kurt Adam vakası bir çocukluk rüyasına ve Freud'un o rüyadan geriye doğru kurduğu bir sahneye dayanır. Freud sahneyi okurdan geçici inanç isteyerek sundu ve gerçekliği sorusunu sonunda açık bıraktı.

Metin aynı zamanda 1914'teki ayrılıklara bir cevaptı; çocukluğun belirleyiciliğini Jung'a ve Adler'e karşı savunuyordu. Hastanın iyileştiği yargısını Freud 1937'de kendisi sınırladı.

Brunswick'in analizi, Gardiner'in derlediği anılar ve Obholzer'in konuşmaları aynı hayatı başka yerlerden gösterir. Bellek araştırması bir buçuk yaşa ait bir sahnenin yetişkinlikte anı olarak bulunmasını beklemeyi zorlaştırır; sahnenin yaşanmadığını kanıtlamaz, ama onu anı yoluyla doğrulanamaz kılar.

Sonraki derse köprü

Beş vakanın her biri artık iki sesle okundu: Freud'un anlatısı ve sonradan gelen bir kimlik, bir not defteri, bir kitap ya da bir gazeteciye verilmiş cevap. Modülün kapanış dersi (M08-D08) bu beş dosyayı yan yana koyuyor: vakaların ardından kurama kalıcı olarak ne kaldı, ve sonradan çıkan belgeler o mirası hangi noktalarda daralttı?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.