M08-D06
Schreber
Freud'un Schreber'in anılarını okuyarak geliştirdiği paranoya açıklamasını ve yönteminin sınırını açıklar.
Psikanaliz Akademisi — M08, Beş büyük vaka · 3.299 kelime · 18 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 22 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Schreber hastalığını 1903'te kendi kitabında anlatan, vesayet davasını kendi dilekçeleriyle kazanan bir yargıçtı. Freud onu hiç görmedi; 1911 incelemesini bu kitaptan kurdu.
Freud paranoyayı bastırılmış bir sevgi isteğine karşı bir savunma olarak açıkladı ve dört sanrı biçimini tek bir cümlenin farklı yerlerden yadsınması diye sundu. Sanrıyı bir iyileşme girişimi saydı ve kendi iddiasının çok sayıda vakayla sınanması gerektiğini yazdı.
Babanın eğitim kitaplarını Freud okumadı; Niederland ve Schatzman öne çıkardı, Israëls ve Lothane bu okumayı da tartıştı. Paranoya ile eşcinsellik arasında kurulan bağ araştırmada desteklenmedi; bugünkü bilişsel model paranoyayı tehdit inançları ve erken karar verme gibi sınanabilir süreçlerle açıklıyor.
Açılış sahnesi
Cizre adliyesinin karşısında, iki daktilo ve bir bilgisayarın sığdığı dar bir yazıhane. Fikriye otuz yıldır arzuhalcilik yapıyor; adliyenin mübaşiri Turgut öğle arasında çayını onun tezgâhında içiyor. Sabah biri, kendisi gelmeden, bir torunla on iki sayfalık el yazısı bir şikâyet göndermiş: daktiloya çekilip su idaresine verilecek.
Turgut iki sayfa okuyup kâğıdı bırakıyor. "Sayaç okuyucuları her ay gelip sayacını kurcalıyormuş, onu cezalandırmak için. Tarih tarih yazmış, kim hangi gün gelmiş, fatura kaç lira artmış. Adamı görmeme gerek yok, kafasında bir düşman kurmuş."
Fikriye gözlüğünü takıp kâğıdı geri alıyor. "Bunu yazan madde numarası vererek yazmış, Turgut. Faturalar da ekte. Sayaç gerçekten oynanıyor olabilir. Belki de oynanmıyor. Ama ikimiz de yalnızca kâğıdı gördük."
"Kâğıt yetmez mi?"
"Neye yetmez, ona bak," diyor Fikriye ve ilk satırı yazmaya başlıyor.
Fikriye'nin tezgâhı da su sayacıyla uğraşan o yaşlı adam da gerçek kişiler sayılmaz, sahne bu sayfa için kuruldu. Freud 1911'de benzer bir yerden başladı: hiç görmediği bir adamın kendi eliyle yazıp yayımladığı bir kitaptan.
Bu derste ne olacak
Sıçan Adam'ı Freud aylarca dinlemişti; Schreber'in yalnız sayfaları vardı. M06-D05 de yansıtmanın Freud'un elinde bir hastalık öyküsünü açıklamak için nasıl kullanıldığını bu derse bırakmıştı. Önce elimizdeki belgeye bakacağız: bir yargıcın kendi anıları ve ekindeki hekim raporları.
Ardından Freud'un açıklamasını kuracağız, sonra Freud'un hiç bakmadığı bir rafı, babanın eğitim kitaplarını açacağız. Usta katmanı, paranoya ile eşcinsellik arasında kurulan bağın bugün ne durumda olduğunu ve paranoid düşüncenin bilişsel açıklamasını tartıyor. Ders Schreber'e bugünün bir tanısını koymuyor; Freud'un ve dönemin hekimlerinin adlandırmalarını tarihsel kayıt olarak aktarıyor.
Sıfır noktası
Gündelik dilde "paranoyak" sözcüğü kuşkucu insanlar için gelişigüzel kullanılır. Psikiyatride bir inancın ağırlığı, kesinliğine ve karşı kanıta ne kadar kapalı olduğuna bakılarak tartılır.
Freud'un başlığı vakayı "paranoya (dementia paranoides)" diye anar. Bu adlandırma 1911'in sınıflamasına aittir ve aşağıda o dönemin kaydı olarak geçer.
Yaygın yanlış"Sanrı, mantıksız ve dağınık bir düşüncedir."
Schreber'in kendi hastane müdürü 1899 ve 1900 raporlarında onun belleğinin, bilgisinin ve muhakemesinin yerinde olduğunu, sofrada siyasetten sanata her konuda yerinde fikirler yürüttüğünü yazdı; aynı raporlar bir sanrı sisteminin varlığını da kaydetti. Sanrı mantığın yokluğu sayılmaz; çoğu zaman düzenli bir akıl yürütme, düzeltilemeyen bir öncülün çevresinde kurulur.
Mekanizma
Bir yargıcın kitabı
Daniel Paul Schreber 1842'de Leipzig'de doğdu ve Saksonya yargısında yükseldi. İlk hastalığı 1884 sonbaharında, Reichstag adaylığının ardından başladı; Leipzig'de psikiyatr Paul Flechsig'in kliniğinde altı ay kaldı, 1885 sonunda iyileşti. Flechsig bu dönemi sonradan ağır bir hipokondri nöbeti diye adlandırdı.
İkinci hastalık 1893'te, Dresden'deki üst eyalet mahkemesinde daire başkanı (Senatspräsident) olarak göreve başladıktan birkaç hafta sonra, uykusuzlukla geldi. Schreber yeniden Flechsig'in kliniğine yattı, 1894 yazında Pirna yakınlarındaki Sonnenstein akıl hastanesine geçti ve yıllarca orada kaldı. Hastane müdürü Dr. Weber'in raporları bu dönemde bir zulüm sanrısının giderek dinsel bir sisteme dönüştüğünü anlatır: Schreber dünyayı kurtarmakla görevlendirildiğine ve bunun için bedeninin bir kadın bedenine dönüşmesi gerektiğine inanıyordu. Bir zamanlar minnet duyduğu Flechsig bu sistemde ona zarar veren bir figürdü.
Schreber vesayet altındaydı ve vesayetin kaldırılması için mahkemeye ardı ardına dilekçe yazdı. Sanrılarını gizlemedi, kitabını yayımlama niyetini de; yalnız inançlarının kimseye zarar vermediğini savundu. Temmuz 1902'de vesayet kaldırıldı. Ertesi yıl Leipzig'de Oswald Mutze yayınevinden "Denkwürdigkeiten eines Nervenkranken", yani bir sinir hastasının anıları çıktı. Başlığa eklenmiş bir ek, akıl hastası sayılan bir kişinin hangi koşullarda kendi iradesine karşın bir hastanede tutulabileceği sorusunu tartışıyordu. Freud'un aktardığına göre kitap sansürlenmiş, bazı bölümleri çıkarılmış olarak yayımlandı.
Freud'un aktardığı önsözünde Schreber, bazı yaşayan kişileri kırabileceğini bildiğini ama bedeninin ve kaderinin "yetkin kişilerce" incelenmesinin bilime ve dinsel hakikatlerin anlaşılmasına değer katacağını düşündüğünü yazdı.
Görmediği bir hastaya okuma
Freud çalışmasını 1911'de, psikanaliz yıllığının üçüncü cildinin ilk yarısında yayımladı; kısa bir ek aynı cildin ikinci yarısında çıktı. Metnin özgün başlığı "Psychoanalytische Bemerkungen über einen autobiographisch beschriebenen Fall von Paranoia (Dementia paranoides)", kendi eliyle anlatılmış bir paranoya vakası üzerine psikanalitik notlardır.
Psikiyatr ve psikanalist Zvi Lothane bu çalışmayı sonradan klinik değil uygulamalı bir psikanaliz örneği diye niteledi: metin Schreber'in hayatını anlatmıyor, kitabını yorumluyordu. Freud'un bütün malzemesi, Schreber'in seçtiği ve mahkemeye ve kamuya hitap eden bir metindi; analizde hastanın çağrışımlarıyla sınanabilecek bir yorumu Freud burada yalnız kitabın başka pasajlarıyla sınayabiliyordu.
Yaygın yanlış"Freud Schreber'i bir süre tedavi etti ve vakayı seanslarından yazdı."
Freud, metninin ilk sayfasında Schreber'i hiç görmediğini açıkça yazar; çözümlemenin tek kaynağı 1903 tarihli kitap ve ekindeki hekim raporları ile mahkeme kararıdır. Schreber Nisan 1911'de, üçüncü bir hastalık döneminde, Leipzig yakınlarındaki bir hastanede öldü.
Tek bir cümle, dört sanrı
Freud'un açıklamasının merkezinde, bastırılmış ve kabul edilemeyen bir istek fantazisi durur: bir erkeğin bir erkeğe yönelen sevgisi. Ona göre paranoya bu isteğe karşı bir savunmadır ve bilinen paranoya biçimleri tek bir önermeye, "ben (bir erkek) onu (bir erkeği) seviyorum" cümlesine itiraz etmenin olası bütün yollarını tüketir.
Zulüm sanrısındaki dönüşüm, yansıtmanın Freud'daki en bilinen kullanımıdır: içeride duyulması gereken, dışarıdan bir algı olarak bilince gelir. Savunmanın kendisini Temel Psikoloji (M12-D02) tanımlamıştı. Freud ise yansıtmayı paranoyanın imzası saymaktan kaçınır: her paranoya biçiminde aynı rolü oynamaz, sağlıklı ruhsal hayatta da, bir duyumun nedenini dışarıda aramakta, düzenli olarak görülür. Ayrıntılı incelemeyi başka bir çalışmaya erteler.
Freud'un bu konudaki sözlüğünün kökü M05-D08'de tartışıldı. İddia açıkça eşcinsel olan insanlarla ilgili kurulmaz; konusu, kişinin kendinde tanımadığı ve savunduğu bir istektir.
Dünyanın sonu ve yeniden kuruluşu
Schreber hastalığının fırtınalı döneminde dünyanın sona erdiğine, çevresindeki insanların aceleyle "yapılıp konmuş" gölgeler olduğuna inanmıştı. Freud bunu libidonun çekilmesiyle okur: hasta sevgisini insanlardan ve dış dünyadan geri çekmiştir; dünyanın batışı bu içsel felaketin dışarıya yansımasıdır. Bu okuma, 1914'te kurulacak narsisizm kuramının (M07-D01) üç yıl önceki bir habercisidir.
Freud'un vakaya en kalıcı katkısı bir sonraki adımdır: "Was wir für die Krankheitsproduktion halten, die Wahnbildung, ist in Wirklichkeit der Heilungsversuch, die Rekonstruktion." Hastalığın ürünü sandığımız sanrı oluşumu, gerçekte bir iyileşme girişimi, bir yeniden kuruluştur. Dünya eskisinden güzel kurulmaz, ama yeniden içinde yaşanabilir; insanlarla bağ, düşmanca da olsa, geri gelir. Freud burada yansıtma üzerine söylediğini de düzeltir: içeride ortadan kaldırılan, dışarıdan geri döner.
Hekimden Tanrı'ya, Tanrı'dan babaya
Freud zinciri kitaptan çıkarır. Schreber'in Flechsig'e duyduğu minnet, ona göre bir aktarımdı (Terapi, S02-P02-D06): kardeşe ya da babaya ait bir bağlanma hekime taşınmıştı. Sonra Flechsig'in yerini Tanrı alır; yalnız cesetlerle uğraşmayı bilen, yaşayanı tanımayan, gülünç mucizeler yapan, hem tapılan hem alay edilen bir Tanrı. Freud bu karışımı, oğlanın babasına karşı tutumundaki hayranlıkla başkaldırının birleşmesine benzetir.
Freud babayı da anar. Moritz Schreber Leipzig'de ünlü bir hekimdi; adı Saksonya'daki Schreber derneklerinde yaşıyordu, ev jimnastiği kitabı da pek çok baskı yapmıştı. Freud bir dernek dergisinden babanın 1808'de doğup 1861'de öldüğünü öğrenmişti; oğul o sırada on dokuz yaşındaydı. Erken kaybedilen bu hekim baba, Freud'a göre oğlun anısında bir tanrıya dönüşmeye elverişliydi; mucize yapıp yaşayanı tanımayan Tanrı ona yönelmiş bir alaydı. Freud kapanış sayfalarında, babayla gerçek hayattaki ilişkinin "muhtemelen bulanıklaşmamış" olduğunu, bunun da kişinin fantaziyle uzlaşmasını kolaylaştırdığını yazar.
Freud'un açmadığı raf burada başlar. Moritz Schreber'in 1858'de Leipzig'de yayımlanan "Kallipädie", güzelliğe eğitim adlı kitabı, çocuğun bedenini ve alışkanlıklarını düzeltmek için ayrıntılı yöntemler önerir. Yazı yazarken dik oturmak için demirden, vidayla ayarlanan bir "Geradhalter", dik tutucu, çizimiyle anlatılır; yazar aleti kendi çocukları ve ortopedi kurumundaki hastalar üzerinde denediğini söyler. Psikanalist William Niederland 1959'da "Schreber: Father and Son" başlıklı makalesiyle başlayıp 1974 kitabına uzanan çalışmalarında, babanın bu yazılarını oğlun anlattığı bedensel deneyimlerle yan yana okudu. Psikiyatr Morton Schatzman 1973'te yayımlanan "Soul Murder: Persecution in the Family" kitabında bu çizgiyi daha ileri götürdü; başlık, Schreber'in Flechsig için kullandığı "ruh katili" sözünü ödünç alır ve alt başlığı zulmün kaynağını ailede arar.
Yaygın yanlış"Freud Schreber'in babasını hiç hesaba katmadı."
Freud babayı adıyla anar ve Schreber'in Tanrı'sının modeli sayar. Hesaba katmadığı, babanın eğitim kitapları ve çocuklarında denediğini yazdığı düzeltme yöntemleridir; ilişkiyi gerçek hayatta muhtemelen sorunsuz saydı.
Usta katmanı
Babayı merkeze alan okuma da tartışmasız kalmadı. Felemenk tarihçi Han Israëls'in 1980'lerin başında yayımlanıp 1989'da İngilizceye çevrilen belgeli biyografisi, psikanalitik anlatılara tarihsel-eleştirel notlar düştü. Lothane 1992'de "In Defense of Schreber" kitabında Niederland ile Schatzman'ın yorumlarına karşı çıktı ve hastalık dönemlerini kayıplarla bağlantılı çöküntü dönemleri olarak okudu; başka kaynaklar aynı hayatı başka tanı adlarıyla anar. Bu tarihçiler arasında süren bir tartışmadır ve ders ona taraf olmuyor.
Paranoyanın bastırılmış eşcinsel bir isteğe karşı savunma olduğu iddiası yirminci yüzyılın ortasında sınanmaya çalışıldı.
Bu bağ bugün tarihsel bir iddiadır; sınandığı ölçüde desteklenmedi ve kavramları da geride kaldı. Eşcinsellik bir bozukluk değildir: Amerikan Psikiyatri Birliği onu 1973'te tanı el kitabından çıkardı (M05-D01), Dünya Sağlık Örgütü de 1990'da ICD-10'dan çıkardı. Freud iddiasını herkeste var saydığı bir eğilimin savunulması üzerine kurdu; yine de metni, eşcinselliği bir patolojiyle aynı cümlede anan bir dilin içindedir ve bu dil bugün reddedilir.
Paranoid düşüncenin bugünkü bilişsel açıklaması başka bir yerden başlar. Psikolog Daniel Freeman 2016 tarihli bir derlemesinde paranoyayı genel nüfusta hafiften ağıra uzanan bir yelpaze olarak tanımlar; kime güvenileceğine karar vermek insan bilişinin temel ve zor işlerinden biridir. Ağır uçtaki zulüm sanrılarını genetik ve çevresel risk zemininde gelişen tehdit inançları sayar; onları aşırı kaygılanma, düşük özgüven, kaygıya tahammülsüzlük, olağandışı içsel deneyimler, akıl yürütme yanlılıkları ve güvenlik arama davranışları sürdürür. Klinik sonucu, güvenliğin yeniden öğrenilmesidir.
Freud, Schreber'in "Tanrı ışınları"nın kendi libido kuramına tuhaf biçimde benzediğini de gizlemedi; kuramı kitabı okumadan önce geliştirdiğine bir dostunun tanıklık edebileceğini ekledi ve şunu yazdı: "Es bleibt der Zukunft überlassen zu entscheiden, ob in der Theorie mehr Wahn enthalten ist, als ich möchte, oder in dem Wahn mehr Wahrheit, als andere heute glaublich finden." Kuramda istediğinden fazla sanrı mı, sanrıda başkalarının bugün inanabileceğinden fazla hakikat mi olduğuna gelecek karar verecekti.
Kanıtın sınırı
Schreber vakası tek bir kişiye ve o kişinin mahkemeyi ikna etmek, dinsel bir öğretiyi duyurmak için yazdığı, üstelik sansürlenmiş bir kitaba dayanır. Freud hastayı görmedi, onun yaşını ve ailesini bilmiyordu; yorumunu sınayabileceği ikinci bir ses yoktu. Freud'un kendi koyduğu sınır, yani iddianın ancak çok sayıda vakayla güvenceye alınabileceği, sonraki çalışmalarda karşılanmadı; sınandığı ölçüde paranoya ile eşcinsel istek arasındaki bağ beklenen biçimde çıkmadı ve o çalışmaların kavramları da bugün tartışmalıdır. Babayı merkeze alan okumalar yeni belgeler getirdi, ama bir babanın kitabında yazanla evde yaşananı birbirine bağlamak da bir çıkarımdır. Bilişsel model laboratuvar görevlerine ve geniş örneklemlere dayanır, ama erken karar vermenin sanrıya mı yol açtığı, onunla birlikte mi ortaya çıktığı henüz bilinmiyor; bir kuşkunun ne zaman yerinde olduğu da azınlık olarak yaşamaya ve kültüre göre değişir, ölçeklerin bu farkı her zaman ayırmadığı tartışılır. Freud'un "iyileşme girişimi" fikri ise ölçülmüş bir süreç değil, bir yorumdur; klinik değeri olabilir ama doğruluğu bu vakadan çıkmaz.
Kendin dene
Aklında kalsın
Schreber hastalığını 1903'te kendi kitabında anlatan, vesayet davasını kendi dilekçeleriyle kazanan bir yargıçtı. Freud onu hiç görmedi; 1911 incelemesini bu kitaptan kurdu.
Freud paranoyayı bastırılmış bir sevgi isteğine karşı bir savunma olarak açıkladı ve dört sanrı biçimini tek bir cümlenin farklı yerlerden yadsınması diye sundu. Sanrıyı bir iyileşme girişimi saydı ve kendi iddiasının çok sayıda vakayla sınanması gerektiğini yazdı.
Babanın eğitim kitaplarını Freud okumadı; Niederland ve Schatzman öne çıkardı, Israëls ve Lothane bu okumayı da tartıştı. Paranoya ile eşcinsellik arasında kurulan bağ araştırmada desteklenmedi; bugünkü bilişsel model paranoyayı tehdit inançları ve erken karar verme gibi sınanabilir süreçlerle açıklıyor.
Sonraki derse köprü
Schreber'in sesi Freud'dan önce vardı: kitap yazılmış, mahkeme kazanılmış, Freud yalnızca okumuştu. Modülün son vakasında sıra tersine döner. Rus bir aristokratın yıllarca süren analizinde Freud, hastanın çok küçükken gördüğünü varsaydığı bir sahneyi, ilkel sahne adını verdiği bir anı kurgusunu kuramın merkezine taşıyacak; hasta ise o yorumlara, Freud öldükten çok sonra, yaşlılığında bir gazeteciyle konuşurken kendi cevabını verecek. Aynı vakanın iki anlatıcısını M08-D07 karşılaştırıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.