M08-D04
Küçük Hans
Küçük Hans vakasını ve bir çocuğun fobisinin Oidipus kuramıyla açıklanışını değerlendirir.
Psikanaliz Akademisi — M08, Beş büyük vaka · 3.272 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 22 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Küçük Hans, Freud'un 1909'da yayımladığı ve büyük ölçüde babanın notlarından oluşan bir çocuk vakasıdır. Tedaviyi baba yürüttü; Freud çocukla bir kez konuştu.
Freud at korkusunu babaya yönelik duygulardan ata kaymış bir kaygı saydı ve vakayı Oidipus kuramının bir çocuktaki doğrulanması olarak sundu. Telkin itirazını kendisi kurdu ve kısmen kabul etti. Wolpe ve Rachman 1960'ta korkuyu tanık olunan at kazasından öğrenilmiş bir tepki olarak açıkladı.
Özgül fobi yaygındır ve çoğunlukla çocuklukta başlar; tek uzun oturumda yapılan adım adım maruz bırakma kontrollü çalışmalarda etkili bulundu. On dokuz yaşındaki Herbert Graf ise kendi analizini hatırlamıyordu.
Açılış sahnesi
Osmaniye'de, çarşının arka sokağında bir yer fıstığı kavurma atölyesi. Sabiha atölyeyi kocasından kalma işletiyor; on dört aydır altı yaşındaki torununa da o bakıyor, çünkü oğlu Adana yolundaki bir inşaatta çalışmaya gitti ve ancak ayda bir eve uğruyor. Karşı dükkânın çilingiri Ergün, kilidi bozulan çekmeceyi açmaya gelmiş.
"Çocuk üç haftadır sokağa çıkmıyor," diyor Sabiha. "Kapıya kadar geliyor, köpek sesi duyunca içeri kaçıyor. Okul servisine bile kucakta biniyor."
Ergün tornavidayı bırakıyor. "Fırının önündeki iki sokak köpeği kavga etmişti ya, o gün oradaydı. Biri öbürünü ısırdı, kan çıktı, çocuk bağıra bağıra ağladı. Korku oradan. Köpeği gördükçe o günü yaşıyor."
"Ben öyle düşünmüyorum," diyor Sabiha. "Babası gittiğinden beri geceleri uyanıyor, telefonla konuşurken sesini kısıyor. Köpek bahane. Asıl korktuğu başka bir şey ama adını koyamıyor."
Ergün çekmeceyi açıp bir süre içine bakıyor. "İkimiz de haklı olabiliriz. Ama hangimiz haklıysa, ona göre başka şey yaparız."
Sabiha, Ergün ve torunun köpekleri yalnız bu sayfada yaşıyor; aynı tartışmanın, bir hayvan korkusunun gerçekte neyin korkusu olduğu sorusunun, bir yüzyıldan uzun bir geçmişi var ve bir Viyana sokağındaki yük arabası atıyla başlıyor.
Bu derste ne olacak
Dora'da hastanın sesi hekimin kaleminden geçiyordu. Modülün tek çocuk vakasında araya bir halka daha girer: çocuğun sözleri önce babasının defterine, oradan Freud'un metnine ulaşır.
Önce bu belgenin kimin elinden çıktığına, sonra Freud'un at korkusunu nasıl okuduğuna bakacağız. Ardından babanın sorularının cevapları biçimlendirmiş olabileceği itirazını ve korkuyu sade bir öğrenme süreciyle açıklayan rakip okumayı tartacağız; usta katmanı bugünkü çocukluk fobisi araştırmasına geçiyor. Freud'un çocukluk cinselliği kuramını yalnız yetişkin dilinde özetliyoruz; çocuğa ait ayrıntıları aktarmıyor, ne ona ne ailesine tanı koyuyoruz.
Sıfır noktası
Karanlık, gök gürültüsü, yabancı bir köpek: çocuk korkularının çoğu yaşla değişir. Korku belli bir nesneye bağlanıp kaçınmaya ve günlük hayatı aksatmaya varınca psikiyatri onu ayrı bir adla anar.
Freud'un anlattığı korku bugünkü bir hayvan fobisine benzer; ders ona yine de geriye dönük tanı koymuyor.
Yaygın yanlış"Küçük Hans'ı Freud aylarca kendi muayenehanesinde tedavi etti."
Freud metnin ilk paragrafında tedaviyi çocuğun babasının yürüttüğünü, kendisinin planı yönettiğini ve çocukla yalnız bir kez, bir görüşmede doğrudan konuştuğunu yazar. Elimizdeki malzemenin neredeyse tamamı babanın notlarıdır.
Mekanizma
Babanın defteri
Metnin özgün adı "Analyse der Phobie eines fünfjährigen Knaben", yani beş yaşındaki bir erkek çocuğun fobisinin çözümlemesi. 1909'da, Freud ile Bleuler'in yönetiminde yeni çıkmaya başlayan psikanaliz yıllığının ilk cildinde yayımlandı. Freud girişte, çevresinden topladığı çocuk gözlemleri arasında Hans'la ilgili düzenli haberlerin öne çıktığını ve çocuğun anne babasının en yakın taraftarlarından olduğunu yazar. Sonradan kimliği açıklanan baba, Freud'un çevresinden müzik eleştirmeni ve müzikolog Max Graf'tı.
Metin üç parçadan oluşur: bir giriş, babanın notları ile mektuplarının Freud'un dipnotları ve araya giren yorumlarıyla aktarıldığı uzun hastalık ve tedavi öyküsü, son olarak Freud'un vakayı değerlendirdiği "Epikrise". Babanın notları korkunun 1908'in ocak ayının ilk günlerinde başladığını kaydeder; Freud ile görüşme 30 Mart'ta olur, notlar mayıs başında biter.
Freud bu düzenlemeyi bir şans olarak sunar: başka hiç kimsenin çocuğu böyle konuşturamayacağını düşünür. Okur için aynı düzenleme, kaydı tutanın hem baba hem kuramın taraftarı hem de tedavinin yürütücüsü olması demektir. Metin bir varlık kanıtı (M08-D01) olarak bir şeyin olabildiğini gösterebilir; gözlemcisi ise kuramın içindedir.
Attan babaya: Freud'un yorumu
Babanın notlarına göre çocuk önce sokakta bir atın kendisini ısıracağından korktuğunu söyler, sonra evden çıkmak istemez. Korku özellikle ağır yük ve yolcu arabalarını çeken atlara bağlanır. Aile, gün boyu arabaların yüklenip boşaltıldığı büyük gümrük binasının karşısında oturmaktadır.
30 Mart'taki tek görüşmede Freud çocuğa, atların gözlerinin önündeki şeyi ve ağızlarının çevresindeki siyahlığı sorar. Bu ayrıntıları babanın gözlüğüne ve bıyığına bağlar ve çocuğa, babasından korktuğunu, çünkü babasının kendisine kızdığını sandığını, oysa babasının onu sevdiğini söyler. Değerlendirmede bu ayrıntıların doğrudan babadan atlara aktarıldığını yazar. Freud'un okumasında at babanın yerini almıştır: çocuk annesine çok bağlıdır, babasını bir rakip olarak görür, bu düşmanca duygudan ve onun cezasından korkar; korku, babaya katlanılamayacağı için sokaktaki ata yer değiştirir. Bu, M06-D05'te kurulan duygunun yer değiştirmesi düzeneğinin bir fobi nesnesine uygulanmasıdır.
Freud değerlendirmenin sonunda, anne baba ile ilişkisinde çocuğun rüya kitabında ve 1905 kuramında ileri sürdüklerini "en canlı ve en elle tutulur biçimde" doğruladığını yazar. Oidipus kompleksinin kendisi M05-D04'te anlatıldı; Hans vakası, Freud'un o kuramı bir çocuğun kendi sözlerinde gördüğünü ilk kez öne sürdüğü metindir.
Öykünün başka bir yerinde bir olay daha kaydedilir. Çocuk bir gün annesiyle yürürken bir yolcu arabasının atının yere yığılıp ayaklarını çırptığını görmüş, çok korkmuş, atın öldüğünü sanmıştır. Freud bu olayı kendi başına önemsiz ama hastalığın patlak vermesine vesile olmuş bir yaşantı sayar.
Yaygın yanlış"Fobinin geçmesi, Freud'un yorumunun doğru olduğunu gösterir."
Notlara göre korku mayıs başında belirgin biçimde azaldı ve Freud değerlendirmede çocuğun iyileştiğini yazdı. Ama aynı haftalarda çocuk her gün biraz daha uzağa yürüdü, mevsim değişti, zaman geçti. Tek bir iyileşmede yorumun etkisini bu öbür etkenlerden ayıracak bir karşılaştırma yoktur.
Telkin itirazı ve Freud'un cevabı
Freud metnin değerlendirme bölümünü iki itirazla açar. İlki, çocuğun "normal" olmadığı, bu yüzden ondan başka çocuklara genelleme yapılamayacağıdır. İkincisini kendisi daha sert bulur: Freud'un görüşlerine bağlı bir babanın yürüttüğü çözümlemenin nesnel bir değeri olamaz; çocuk telkine çok açıktır, belki en çok babasına karşı; söyledikleri, gösterilen yöne doğru itilmiş olabilir.
Freud bu tartışmanın ortasında, bugünün okuruna en çok şey söyleyen cümlelerinden birini kurar: "Eine Psychoanalyse ist eben keine tendenzlose, wissenschaftliche Untersuchung, sondern ein therapeutischer Eingriff." Bir psikanaliz eğilimsiz bir bilimsel araştırma değil, bir tedavi müdahalesidir; ona göre bir şey kanıtlamak istemez, bir şeyi değiştirmek ister. Cümle dürüsttür; ama bir tedavi kaydı kuramın doğrulanması olarak okunduğunda bu ağırlığı taşıyamayabilir.
Babanın notlarında sorular çoğu zaman cevabı içinde taşır. Bu soru türü Terapi tarafında, S02-P03-D02'de yönlendirici soru adıyla ele alındı; çocukların bu tür ipuçlarına ne kadar açık olduğunu ise S01-P02-D07 (Terapi) telkin edilebilirlik başlığı altında anlattı.
Atın düştüğü gün: rakip açıklama
1960'ta iki davranış terapisti, Joseph Wolpe ve Stanley Rachman, vakayı psikanalitik kanıtın bir örneği olarak ele alan bir eleştiri yayımladı. Argüman, makaleyi aktaran sonraki literatüre göre veriliyor. Onlara göre çocuğun korkusu, kendisinin de çok korktuğu bir anda, yere yığılan bir atı görmesiyle öğrenilmişti; korku o atın görüntüsüne, sesine, arabalara bağlanmış ve oradan bütün atlara yayılmıştı. Açıklama klasik koşullanmaya (Terapi S01-P02-D03) dayanır; yazarlar vakayı Watson ile Rayner'ın 1920'deki küçük Albert deneyiyle karşılaştırdı. Aktarıldığına göre notların Freud'un yorumunu doğrudan desteklemediğini ve iyileşmenin çocuğun korktuğu sokaklara her gün biraz daha yaklaşmasıyla açıklanabileceğini de savundular.
İki açıklama arasındaki fark, tek bir olayın nereye yerleştirildiğinde düğümlenir. Freud atın düşüşünü bir vesile sayar; korkunun kaynağını babaya yönelik duygularda arar. Wolpe ve Rachman aynı olayı kaynağın kendisi sayar. Psikanalitik yazarlardan gelen karşı eleştiriler ise davranışçı okumanın metnin ayrıntılarını yanlış aktardığını öne sürdü. Notlar iki okumaya da malzeme verir; aralarında karar verecek bir gözlem notlarda yoktur.
Usta katmanı
Bugünkü bilgi topluluk taramalarından ve rastgele atamalı tedavi çalışmalarından geliyor.
Hayvan korkuları çocukluktaki özgül fobilerin en yaygın türleri arasında sayılır; hangi hayvanların ve durumların korkuya daha kolay bağlandığı sorusunu Temel Psikoloji hazırlanmışlık başlığıyla (M07-D04) işledi. Tedavi tarafında çocuklar için en çok sınanmış yaklaşım, maruz bırakmayı (Terapi S05-P01-D02) tek ve uzun bir oturuma toplayan bir yöntemdir.
Bu bulgular Hans'ın korkusunun ne olduğunu söylemez; söyledikleri, bugün bir çocuğun hayvan korkusu için en iyi sınanmış yolun, "gerçek nedeni" bulmayı beklemeden korkulan şeye güvenli biçimde ve adım adım yaklaşmak olduğudur. Freud da 1909'da çocukluk fobilerinin çok sık görüldüğünü ve aylar ya da yıllar içinde çoğu zaman gerilediğini yazmıştı. Kendiliğinden düzelme (Temel Psikoloji, M17-D03) tek bir vakada iyileşmenin nedenini okumayı daha da zorlaştırır.
Vakanın psikanaliz içindeki hayatı da tek bir okumayla kalmadı. Freud 1926'da aynı fobiyi kaygı kuramını değiştirirken yeniden okudu; bu dönüşü M06-D03 anlattı. Nick Midgley 2006'da yayımlanan bir yazısında, sonradan Melanie Klein'ın, Jacques Lacan'ın ve John Bowlby'nin vakayı kendi zihin modelleriyle yeniden yorumladığını ve her birinin kendi kuramına "kanıt" bulduğunu gösterdi. Midgley'e göre bu okumalar vakanın gizli kalmış yönlerini aydınlattı, ama kuramın veride neyin görülebileceğini belirlediğini de gösterdi.
Bir son belge daha var. Freud 1922 baharında kısa bir sonsöz yazdı. Kendini "küçük Hans" olarak tanıtan on dokuz yaşındaki bir genç onu ziyaret etmişti. Freud'un aktarımına göre genç kendini iyi hissettiğini, bir yakınması olmadığını söyledi; anne babası boşanmış, ikisi de yeniden evlenmişti. Kendi vaka öyküsünü okuduğunda hiçbir şeyi tanımamış, yalnız bir yaz yolculuğunun adı ona belli belirsiz bir şey hatırlatmıştı. Freud, analizin kendisinin de unutulduğunu yazdı ve bunu açıklamaya cesaret edemediğini ekledi; çocukluk amnezisi tartışmasına (M04-D02) eklenen bir tanıklık. Herbert Graf yetişkinliğinde opera sahneleyen bir yönetmen oldu ve uzun yıllar New York'taki Metropolitan Operası'nda çalıştı. 1972'de Opera News dergisinde dört bölüm hâlinde yayımlanan, Francis Rizzo'yla yaptığı "Memoirs of an Invisible Man" başlıklı söyleşide küçük Hans olduğunu kamuya açıkladı.
Yaygın yanlış"Küçük Hans yetişkinliğinde çocukluk analizini hatırlıyor ve ondan söz ediyordu."
Freud'un 1922 sonsözüne göre genç, vaka öyküsünü okuduğunda kendini tanımadı ve neredeyse hiçbir şey hatırlamadı. Kimliğini yıllar sonra, 1972'deki söyleşide kendisi açıkladı.
Kanıtın sınırı
Hans vakası tek bir çocuğa, tek bir aileye ve kuramın taraftarı olan bir babanın tuttuğu notlara dayanır; Freud'un doğrudan gözlemi tek bir görüşmedir. Metin, Oidipal duyguların bir çocukta görülebildiğine dair Freud'un iddiasını taşır, ama gözlemle yorumun aynı elden çıkması bu iddianın bağımsız bir sınamasını imkânsız kılar. Davranışçı açıklama daha az varsayım içerir, ama o da yarım yüzyıl sonra aynı notlardan kurulmuş bir yeniden okumadır. Hangi açıklamanın doğru olduğu bu vakada tartışmalı kalacak. Bugünkü fobi araştırması güçlü, ama sınırları da görünür: tedavi çalışmaları çoğunlukla İsveç ve ABD'de, yöntemi geliştiren ekiplerce yapıldı; yaygınlık oranları geriye dönük hatırlamaya dayanıyor ve düşük gelirli ülkelerde neden daha düşük çıktığı açık değil. Bir yüzyıl önce Viyanalı orta sınıf bir ailede görülen bir at korkusuyla bugün Stockholm'de tedavi edilen bir örümcek korkusunun aynı şey olup olmadığı da kesin değil.
Kendin dene
Aklında kalsın
Küçük Hans, Freud'un 1909'da yayımladığı ve büyük ölçüde babanın notlarından oluşan bir çocuk vakasıdır. Tedaviyi baba yürüttü; Freud çocukla bir kez konuştu.
Freud at korkusunu babaya yönelik duygulardan ata kaymış bir kaygı saydı ve vakayı Oidipus kuramının bir çocuktaki doğrulanması olarak sundu. Telkin itirazını kendisi kurdu ve kısmen kabul etti. Wolpe ve Rachman 1960'ta korkuyu tanık olunan at kazasından öğrenilmiş bir tepki olarak açıkladı.
Özgül fobi yaygındır ve çoğunlukla çocuklukta başlar; tek uzun oturumda yapılan adım adım maruz bırakma kontrollü çalışmalarda etkili bulundu. On dokuz yaşındaki Herbert Graf ise kendi analizini hatırlamıyordu.
Sonraki derse köprü
Hans'ın yayımlandığı 1909, Freud'un yetişkin bir hastasının, genç bir hukukçunun vakasını da yayımladığı yıldır. Bu kez korku sokaktaki bir hayvana bağlanmaz; zihnin içinde döner durur: istenmeden gelen düşünceler, onları etkisiz kılmak için yapılan törensel eylemler, sevdiği insanlara bir şey olacağı kuşkusu. Freud bu tabloyu Sıçan Adam adıyla bilinen metinde obsesyonel nevrozun bir açıklamasına dönüştürdü ve bu kez elimizde onun kendi akşam notları da var. M08-D05 bu açıklamayı ve notlarla metin arasındaki farkı izleyecek.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.