İçeriğe geç

M07-D02

Narsisizm: kavramdan tanıya

Freud'un narsisizm kavramını gündelik kullanımdan ve bugünkü kişilik tanımlarından ayırt eder.

Psikanaliz Akademisi — M07, Narsisizm, yas ve tekrar · 3.006 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S04-P01-D10

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Freud narsisizmi libidonun nereye yöneldiğini anlatan bir kuramsal kavram olarak kullandı; kendi döneminde "narsisistik nevroz" bile bugünkü kişilik tanısından farklı bir tabloyu anlatıyordu.

Gündelik dilde kelime bir sıfata ve çoğu zaman bir suçlamaya dönüştü. Bu kullanım gerçek acılardan doğabilir, ama bir tartışmada karşı tarafın her sözünü baştan geçersiz kılma gücü taşır.

Bugünkü psikiyatride narsisistik kişilik bozukluğu bir kategori, alternatif modelde ise bir derece meselesi. Topluluktaki yaygınlık tahminleri sıfırdan yüzde altıya kadar dağılıyor.

Araştırmalar narsisizmin büyüklenmeci ve kırılgan iki yüzünü ayırıyor. Tanı ölçütleri ve en yaygın ölçek büyüklenmeci yüze ağırlık veriyor; kırılgan yüz popüler resimde de ölçeklerde de daha az görünüyor.

Açılış sahnesi

Bolu'da, ocak ayında bir kayak otelinin personel odası. Sevim otelin resepsiyon şefi; gece nöbetini devralmasına yarım saat var. Orhan orman muhafaza memuru, karısını işe bırakmış, kahvesini bitirmeden çıkmak istemiyor. Sevim'in telefonu titriyor. Kız kardeşi bir ekran görüntüsü yollamış: internetteki kırk soruluk bir test, en altta kırmızı harflerle bir sonuç. Altına şunu yazmış: "Soruları onun yerine ben doldurdum, otuz birinde evet çıktı. Kesin narsist. Avukata da söyleyeceğim, mahkemede işe yarar."

Orhan masadaki kitabı kaldırıyor; nöbet kulübesinde okumak için aldığı, Freud'un kuramını anlatan eski bir giriş kitabı. "Tuhaf," diyor. "Burada da narsisizm yazıyor. Ama kitaba göre herkesin içinde var, büyümenin bir parçası. Hastalık gibi anlatmıyor."

Sevim telefonu ters çeviriyor. "Kardeşimin kocası bencil, orası doğru. Bana iki yıl önce taşınırken bir kez bile yardım etmedi. Ama bu test ne ölçüyor, kitabın dediği ne, bir doktor aynı kelimeyi söylese ne demek olur, bilmiyorum."

"Üçü aynı kelimeyi kullanıyor," diyor Orhan, kitabın kapağını kapatıyor.

Sevim, Orhan, mesajı atan kardeş ve sözü geçen enişte gerçek kişiler değil; otel odası da test de bu dersin sorularını bir yere oturtmak için yazıldı.

Bu derste ne olacak

Önceki ders, M07-D01, Freud'un 1914 tarihli metnini okudu. Burada o metnin içeriğine dönmüyoruz; kelimenin sonraki yüz yılda geçtiği yollara bakıyoruz. Aynı sözcük bugün en az üç ayrı işte çalışıyor: Freud'un kuramında zihnin enerjisinin nereye yatırıldığını anlatan bir kavram, gündelik konuşmada bir suçlama ya da bir uyarı, psikiyatride ise bir kişilik bozukluğunun adı.

Ders önce Freud'un kelimeyi hangi düzeyde kullandığını, sonra gündelik dilin ondan ne aldığını, en sonunda da bugünkü tanı ve kişilik araştırmasının kelimeyi nasıl yeniden kurduğunu anlatıyor. Kanıt bölümünde bir ölçeğin doğuşunu, kuşaklar arası bir tartışmayı ve yaygınlık tahminlerinin ne kadar dağıldığını göreceksin.

Sıfır noktası

Freud'un kuramının en soyut katmanı olan metapsikolojiyi M01-D01 tanıttı; libido kavramı da M05-D02'de kuruldu. Bu dersin ilk adımı, narsisizmin Freud'da bu katmana ait olduğunu görmek. Freud kelimeyi bir insan tipini anlatmak için seçmedi; libidonun dış dünyadaki kişilere mi yoksa bene mi yöneldiğini, bu yönelimin gelişim içinde nasıl yer değiştirdiğini anlatmak için kullandı. Kuramın içinde narsisizm bir dağılım, bir yön, bir gelişim uğrağıdır.

Gündelik kullanım ve psikiyatrik tanı ise kelimeyi tamamen başka bir düzeye taşır: bir kişinin davranışlarını betimleyen bir sıfata. Bu iki düzey arasındaki mesafe ders boyunca karşına çıkacak.

Yaygın yanlış"Freud narsisizmi bir kişilik bozukluğu olarak tanımladı."
Doğrusu

Freud'un kavramı libidonun nereye yöneldiğini anlatan kuramsal bir terimdi ve herkesin gelişiminde bir yeri vardı. Narsisistik kişilik bozukluğu adıyla bir tanı kategorisi Freud'un ölümünden on yıllar sonra psikiyatrik sınıflamaya girdi. Bugünkü tanı ölçütlerini Freud'a geri yansıtmak, iki ayrı tarihi tek bir isme bağlamak olur.

Mekanizma

Kuramdaki narsisizm: bir yatırımın yönü

Freud 1916–17 kışında Viyana Üniversitesi'nde verdiği ve sonradan kitap olarak basılan giriş derslerinin yirmi altıncısını libido kuramına ve narsisizme ayırdı. Bu ders, kavramın 1914'ten birkaç yıl sonra ne kadar genişletildiğini gösterir. Freud burada narsisizmi aktarım nevrozlarından ayırdığı bir grup rahatsızlığı açıklamak için de kullanır; libidonun dış dünyadan çekilip bene döndüğü durumlara "narsisistik nevrozlar" (narzißtische Neurosen) adını verir ve bu hastaların analize aynı biçimde açılmadığını düşünür.

Bu kartın en çok gözden kaçan yanı şu: Freud'un kendi tanısal sözlüğünde bile "narsisistik" sıfatı bugünkü anlamından başka bir şey söylüyordu. 1917'de bu sıfat ağır bir içe çekilmeyi anlatıyordu. Bugün çoğu insanın aklına gelen kendini göstermeye düşkün, hayranlık bekleyen kişi tipi ise kavrama sonradan, başka yazarların elinden geçerek eklendi.

Gündelik dildeki narsisizm: sıfat ve suçlama

Kelime yirminci yüzyılın ikinci yarısında kuramdan çıkıp gündelik dile yerleşti ve yolda kuramsal bütün yükünü bıraktı. Gündelik konuşmada "narsist" bugün kendini beğenen, empati kurmayan, ilişkide karşısındakini kullanan kişiyi anlatan bir sıfat. Klinik terimlerin bu biçimde genişlemesine verilen ad, kavram kaymasıydı (İlişki Akademisi, M01-D08); aynı dersin uzaktan tanı uyarısı da burada geçerli.

Bu kullanımın kökü gerçek bir deneyimdir. İnsanlar ilişkilerinde küçümsenmeyi, hayal kırıklığını, sömürülmeyi yaşıyor ve bu deneyime ad koymak istiyor. Ad bulmak rahatlatıcı olabilir; dağınık bir acıya bir çerçeve verir. Aynı ad bir tartışmada kullanıldığında ise başka bir işe yarar: karşıdakinin söylediği her şeyi baştan geçersiz kılar. "Narsist" denen birinin itirazı da, özrü de, sessizliği de etiketin kanıtı gibi okunabilir. Bir örüntünün sorun sayılmasında kimin şikâyetinin belirleyici olduğu sorusunu Terapi tarafında S04-P01-D10 açmıştı; gündelik "narsist" etiketi bu soruyu tek bir kelimeyle kapatabilir.

Yaygın yanlış"İnternetteki bir narsisizm testi birine tanı koyar."
Doğrusu

Çevrimiçi testlerin çoğu araştırma ölçeklerinden alınmış ya da onlara benzetilmiş maddelerden oluşur ve bir kişinin kendini nasıl gördüğünü ölçmek için tasarlanmıştır. Başkası adına doldurulduğunda ölçtüğü şey dolduran kişinin izlenimidir. Kişilik bozukluğu tanısı, yapılandırılmış görüşmeyle ve kişinin hayatının geniş bir bölümüne bakılarak konur.

Tanıdaki narsisizm: bir kategori ve bir eşik

Amerikan Psikiyatri Birliği'nin tanı el kitabının bugünkü metin revizyonu DSM-5-TR, narsisistik kişilik bozukluğunu on kişilik bozukluğundan biri olarak sayar. Tanı, erken yetişkinlikte başlayan ve pek çok bağlamda görülen bir büyüklenmecilik, hayranlık ihtiyacı ve empati eksikliği örüntüsüne dayanır; el kitabı belirli sayıda ölçütün karşılanmasını ister. Freud'un 1914'te geri çekilen libidoya bağladığı büyüklenme (M07-D01) bu tanıda bir davranış örüntüsü olarak yaşıyor; onu açıklayan libido ekonomisi ise tanı metnine hiç girmedi. Ölçütleri burada tek tek aktarmıyoruz. Önemli olan yapı: bir kişi ya eşiği geçer ya geçmez.

Aynı el kitabının üçüncü bölümünde yer alan Alternatif Kişilik Bozuklukları Modeli ise başka bir yol önerir. Bu modelde önce kişilik işlevselliğinin, yani kendilik ve ilişkiler alanındaki güçlüğün derecesi değerlendirilir, sonra belirli patolojik özelliklerin ne kadar belirgin olduğuna bakılır. Narsisizm için öne çıkan özellikler büyüklenmecilik ve ilgi arayışıdır. Kişilik özelliklerini kategoriler yerine süreklilik üzerinde düşünme fikri, boyutsal sınıflama adıyla Terapi S01-P03-D10'da işlenmişti.

İki yüzlü bir özellik: büyüklenmeci ve kırılgan

Klinik yazında uzun süredir iki ayrı görünüm anlatılıyordu: dışa dönük, kendinden emin, hayranlık bekleyen bir yüz ile utanca açık, eleştiriye aşırı duyarlı, içe çekilen bir yüz. Cain, Pincus ve Ansell 2008'de klinik kuram, kişilik psikolojisi ve psikiyatrik tanı yazınını taradı ve üçünde de bu iki temanın tekrar tekrar ortaya çıktığını, ama tanı ölçütlerinin ağırlığını büyüklenmeci yüze verdiğini gösterdi. Pincus ve Lukowitsky'nin 2010 tarihli derlemesi aynı soruna bir adım öteden baktı: düşük tanı yaygınlığı ile klinisyenlerin sık gördüğünü bildirdiği narsisistik güçlükler arasındaki açığı, kavramın farklı alanlarda farklı tanımlanmasına bağladı.

Yaygın yanlış"Narsist insanlar kendini çok sever, özsaygıları yüksektir."
Doğrusu

Bu resim büyüklenmeci görünüme bir ölçüde uyar, kırılgan görünüme uymaz. Kırılgan uçtaki kişiler kendileriyle ilgili sık sık utanç, yetersizlik ve olumsuz duygu bildirir. Narsisizmi tek bir "kendini fazla sevme" boyutuna indirmek, bu iki yüzden birini görünmez kılar. Narsisizmin öz-saygıdan ayrıştığına dair gelişim bulgusu M07-D01'de geçti.

Usta katmanı

Kişilik psikolojisi narsisizmi klinik bir tanı olarak değil, herkesin bir ölçüde taşıdığı bir özellik olarak ölçmeye 1970'lerin sonunda başladı. Bu çizginin en çok kullanılan aracı Raskin ve arkadaşlarının geliştirdiği bir envanterdir. Aynı gelenek narsisizmi sonradan makyavelizm ve psikopatiyle aynı pakette, karanlık üçlü adı altında da ölçtü (Temel Psikoloji, M12-D05).

NPI'nin geniş kullanımı, bir kuşak tartışmasını da doğurdu. Twenge ve arkadaşları 2008'de 1979–2006 arasında NPI dolduran Amerikalı üniversite öğrencilerinin puanlarının yıllar içinde yükseldiğini bildirdi. Aynı yıl Trzesniewski, Donnellan ve Robins çok daha büyük bir veriyle 1980'lerden 2007'ye böyle bir artış bulmadı. Bu iki çalışma birlikte okunduğunda, "bugünün gençleri daha narsist" cümlesinin bir bulgu olmaktan çok bir tartışma başlığı olduğu görülüyor.

Psikanalitik gelenek ise narsisizmi bu tartışmalardan önce, 1960'lar ve 1970'lerde klinik bir kuram olarak yeniden kurmuştu; Heinz Kohut ile Otto Kernberg'in birbirine karşıt iki yaklaşımı M18'in konusu. Bugünkü büyüklenmeci–kırılgan ayrımının klinik kökleri büyük ölçüde bu iki yazarın tartışmasına uzanır.

Kanıtın sınırı

Narsisizm araştırmasının büyük kısmı tek bir ülkeden ve dar bir örneklemden geliyor: Amerikalı üniversite öğrencileri ve onların öz bildirimleri. Bu derste kart olarak geçen ölçek çalışmaları da kuşak tartışması da bu sınırın içinde. Türkiye'de ya da kolektivist değerlerin daha belirgin olduğu toplumlarda aynı maddelerin aynı yapıyı ölçüp ölçmediği, kendini övme ile alçakgönüllülük normlarının yanıtları nasıl değiştirdiği yeterince sınanmış değil.

Tanı tarafında ise yaygınlık tahminlerinin genişliği, ölçütlerin ve görüşme araçlarının sonucu ne kadar belirlediğini gösteriyor. Klinisyenlerin sık gördüğünü bildirdiği narsisistik güçlüklerle düşük tanı oranı arasındaki açık hâlâ kapanmış değil ve bu açığın ne kadarının ölçütlerin büyüklenmeci yüze odaklanmasından kaynaklandığı tartışılıyor. Freud'un kavramı ise bütün bu ölçümlerin dışında kalıyor: libidonun bene yatırılması kuramsal bir açıklamadır ve doğrudan ölçülemez. Bugünkü ölçekler Freud'u doğrulamıyor ya da yanlışlamıyor; başka bir soruyu ölçüyorlar.

Kendin dene

Aklında kalsın

Freud narsisizmi libidonun nereye yöneldiğini anlatan bir kuramsal kavram olarak kullandı; kendi döneminde "narsisistik nevroz" bile bugünkü kişilik tanısından farklı bir tabloyu anlatıyordu.

Gündelik dilde kelime bir sıfata ve çoğu zaman bir suçlamaya dönüştü. Bu kullanım gerçek acılardan doğabilir, ama bir tartışmada karşı tarafın her sözünü baştan geçersiz kılma gücü taşır.

Bugünkü psikiyatride narsisistik kişilik bozukluğu bir kategori, alternatif modelde ise bir derece meselesi. Topluluktaki yaygınlık tahminleri sıfırdan yüzde altıya kadar dağılıyor.

Araştırmalar narsisizmin büyüklenmeci ve kırılgan iki yüzünü ayırıyor. Tanı ölçütleri ve en yaygın ölçek büyüklenmeci yüze ağırlık veriyor; kırılgan yüz popüler resimde de ölçeklerde de daha az görünüyor.

Sonraki derse köprü

Freud 1917'deki dersinde paranoyadan sonra melankoliye de uğrar ve onu libidonun yönüyle açıklamaya çalışır: dış dünyaya bağlı libidonun bir kayıptan sonra nereye gittiği sorusu, kavramı bir kişilik betimlemesinden çok uzağa taşıyordu. M07-D03 bu soruyu Freud'un yas ile melankoliyi karşılaştırdığı metinden okuyacak; sevilen biri ya da bir ideal kaybedildiğinde ona yatırılmış olanın başına ne geldiğini, iki tepkinin nerede ayrıldığını Yas ve Melankoli dersi açacak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.