M07-D01
Narsisizm Üzerine
Freud'un birincil ve ikincil narsisizm ayrımını ve ego ideali kavramını açıklar.
Psikanaliz Akademisi — M07, Narsisizm, yas ve tekrar · 3.226 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 22 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Freud 1914'te narsisizmi bir sapkınlık adından herkesin gelişimine ait bir varsayıma taşıdı: başlangıçtaki birikim birincil, nesnelerden bene geri dönen libido ikincil narsisizmdi.
Hastalık, uyku ve hipokondri bu teraziyi oynatan gündelik örneklerdi. Aşkta bakan kişiye yaslanan seçimin yanına kişinin kendine göre seçtiği yolu ekledi.
Çocuğuna her mükemmelliği yakıştıran ebeveyn sevgisini kendi yitik narsisizmlerinin yeniden doğuşu, ben idealini ise çocukluk mükemmelliğini geri kazanma çabası olarak okudu. Bugünkü araştırma narsisizmi öz-saygıdan ayırmaya ve aşırı değer biçmenin çocuklar üzerindeki etkisini ölçmeye çalışıyor.
Açılış sahnesi
Manisa'da çarşının arka sokağında küçük bir stüdyo. Gülizar yirmi yıldır yenidoğan fotoğrafı çekiyor; Murat yan dükkânda onun albümlerini ciltleyen usta, deri kapakları kesip sırtlarına yaldızla isim basıyor.
Öğleden sonra on iki günlük bir bebek geldi. Annesi kadife bir taç getirmiş, babası kapağa yazılacak sözü telefonundan okuyor: "Evimizin sultanı." Babaanne çekim boyunca bu çocuğun, babasının okuyamadığını okuyup doktor olacağını söylüyor. Bebeğin alnındaki küçük kırmızı lekeyi anne ilk karede fark ediyor ve rötuşta silinmesini istiyor.
Akşam Murat kapak provasını getiriyor. Gülizar bir eski dosyayı açıyor: otuz yıl önce aynı stüdyoda çekilmiş bir bebek fotoğrafı, başında aynı türden bir taç. Bugünkü anne o bebekmiş. "Taç aynı," diyor Murat, "ama o gün kimin başındaydı, bugün kimin?" Gülizar cevap vermiyor, lekeyi silmek için fırçayı seçiyor, sonra vazgeçip kareyi olduğu gibi bırakıyor.
Stüdyo, cilt tezgâhı ve o kadife taç bu ders için uyduruldu; sorusu ise Freud'un 1914 yazısının ortasından geliyor.
Bu derste ne olacak
Yedinci modül, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Freud'un kuramını yerinden oynatan üç metni okuyor: kendini sevme, kayıp ve acının tekrarı üzerine. İlk durak 1914'te Jahrbuch der Psychoanalyse'nin altıncı cildinde yayımlanan Zur Einführung des Narzißmus, Türkçede Narsisizm Üzerine ya da Narsisizme Giriş adıyla bilinen yazı.
Freud'un birincil narsisizmi neden varsaydığını, ben libidosu ile nesne libidosu arasındaki terazisini, iki nesne seçimi tipini ve ben idealinin çocukluk narsisizmiyle bağını okuyacağız. Bugünün tarafında narsisizmin çocuklukta nereden geldiğini izleyen bir araştırma ve onu öz-saygıdan ayıran bir derleme var.
Sıfır noktası
Narsisizm sözcüğü Ovidius'un anlattığı, sudaki yansımasına vurulan genç Narkissos'tan gelir. Freud yazısına sözcüğün klinik tarihini anarak başlar: terimi Paul Näcke 1899'da, kişinin kendi bedenine bir cinsel nesneye davranır gibi davrandığı bir sapkınlığı adlandırmak için seçmişti. Freud kavramı ilk kez 1910'da Leonardo incelemesinde, eşcinsel bir erkeğin sevgi nesnesini kendi çocukluk imgesine göre seçtiğini anlatırken kullandı; ertesi yıl Schreber'in anıları üzerine yazdığı çalışmada (M08-D06) paranoyayı açıklamak için yeniden başvurdu. 1914 yazısı bu dağınık kullanımları bir varsayıma bağlar.
Libido ve dürtü M05-D02'de konuşuldu; oradaki kendini koruma ve cinsel dürtü ikiliği bu yazıda sarsılıyor.
Yaygın yanlış"Narsisizm kavramını Freud buldu."
Freud terimi Paul Näcke'nin 1899'daki klinik betimlemesinden aldığını yazısının ilk cümlesinde söyler ve Otto Rank'ın 1911 tarihli bir çalışmasını da anar. Freud'un payı sözcüğü bir sapkınlık adı olmaktan çıkarıp herkesin gelişiminde yer alan bir libido durumuna genişletmesidir.
Mekanizma
Bir varsayımın üç kaynağı
Freud birincil narsisizmin doğrudan gözlemle yakalanmasının, geriye dönük çıkarımla doğrulanmasından daha zor olduğunu açıkça yazar; varsayımı üç yerden geriye doğru kurar. İlki, kendi zamanında dementia praecox ya da şizofreni denen ağır tablolar; Freud bu hastalar için parafreni adını önermişti. Bu hastalarda iki şey göze çarpar: büyüklenme sanrısı ve ilginin kişilerden ve nesnelerden çekilmesi. Nevrozlu kişi gerçek kişilerden uzaklaşsa da onları hayalinde tutar; ağır tabloda ise libido dış dünyadan gerçekten çekilmiş görünür. Çekilen libido nereye gider? Freud'un cevabı, bene döndüğü ve büyüklenmeyi doğurduğudur.
İkinci kaynak çocuklar ve Freud'un, döneminin diliyle, "ilkel halklar" dediği topluluklardır: dileklerin gücüne inanmak, sözcüklerin büyüsüne güvenmek, düşüncenin her şeye kadir olduğunu sanmak. Bu ifade antropolojinin bugün terk ettiği bir sömürge dönemi sınıflamasını taşır (kültür metinleri M09'da). Üçüncü kaynak nesne seçimidir; Freud onu yazısının "en güçlü" gerekçesi sayar ve aşağıda ayrı ele alıyoruz.
Bu üç yoldan Freud bir resim kurar: benin başlangıçta libidoyla dolu olduğu, bu libidonun bir bölümünün sonradan nesnelere gönderildiği, ama özünün bende kaldığı bir durum. Benzetmesi biyolojiden gelir. Ben, küçük bir tek hücreli canlının gövdesi gibidir; nesnelere yönelen yatırımlar ise o gövdenin uzatıp geri çektiği yalancı ayaklara (Pseudopodien) benzer.
Freud aynı sayfada bir terazi de kurar: ben libidosu (Ichlibido) ile nesne libidosu (Objektlibido) arasında bir karşıtlık vardır, biri ne kadar harcanırsa öteki o kadar yoksullaşır. Terazinin bir ucunda aşık olmak, kişinin kendi kişiliğinden nesne uğruna vazgeçmesi durur.
Yaygın yanlış"Freud narsisizmi bir hastalık adı olarak kullandı."
Yazının ilk sayfası bunun tersini önerir: bu anlamdaki narsisizm bir sapkınlık sayılmaz, her canlıya haklı olarak yakıştırılan kendini koruma bencilliğinin libido tarafındaki tamamlayıcısıdır.
Hasta yatağı, uyku ve hipokondri
Narsisizme dolaylı yoldan yaklaşmak için Freud üç gündelik duruma bakar. İlki, fikrini Sándor Ferenczi'nin sözlü bir önerisine borçlu olduğunu belirttiği organik hastalıktır. Ağrı çeken insan dış dünyaya ilgisini kaybeder, acı sürdükçe sevmeyi de bırakır. Freud bu sıradan gözlemi libido diline çevirir: hasta yatırımlarını bene geri çeker, iyileşince yeniden gönderir. Wilhelm Busch'un diş ağrısı çeken şaire dair dizesini anar: ruh yalnız azı dişinin dar oyuğunda oturur.
Uyku da benzer bir geri çekilmedir; Freud'a göre uyuyan kişi libidosunu tek bir dilekte, uyuma isteğinde toplar ve rüyaların bencilliği buraya bağlanır (uyku isteği M03-D09'da geçti). Hipokondri üçüncü yoldur. Hipokondriyak kişi de ilgisini onu meşgul eden organa toplar; farkı, duyumların gösterilebilir bir doku değişikliğine dayanmamasıdır. Freud bütün organların bir ölçüde erojen olabileceğini düşünür, sonra fizyolojinin alanına fazla girdiğini söyleyip durur.
Bu bölümden Freud'un en çok aktarılan cümlelerinden biri çıkar. Libidonun bende birikmesi bir noktadan sonra hoşnutsuzluk verir; güçlü bir bencillik hastalıktan korur, ama "endlich muß man beginnen zu lieben, um nicht krank zu werden": sonunda hasta olmamak için sevmeye başlamak gerekir, engellenip sevemeyen ise hastalanır.
İki yol: yaslanma ve narsisistik seçim
Üçüncü yaklaşım aşk hayatıdır. Freud önce bilineni hatırlatır: cinsel dürtüler başlangıçta kendini koruma işlevlerine dayanır (yaslanma kavramı için M05-D03), bu yüzden çocuğu besleyen, bakan ve koruyan kişiler, önce anne ya da onun yerini tutan kişi, ilk sevgi nesneleri olur. Freud bu yolu yaslanma tipi (Anlehnungstypus) diye adlandırır.
Sonra analizin hazırlıksız yakaladığı ikinci bir yolu anlatır: bazı insanlar sonraki sevgi nesnelerini annenin örneğine göre değil, kendi kişiliklerine göre seçer; kendilerini sevgi nesnesi olarak ararlar. Burada önemli bir kayıt düşer: insanları iki keskin gruba ayırmaz, iki yolun da herkese açık olduğunu yazar. İnsanın iki ilk sevgi nesnesi vardır: kendisi ve onu büyüten kişi.
Freud yazıyı kısa bir dökümle bağlar. Narsisistik tipe göre insan kendisini, bir zamanlar olduğu kişiyi, olmak istediği kişiyi ya da bir zamanlar kendisinin bir parçası olan kişiyi sever. Yaslanma tipine göre ise besleyen kadını, koruyan erkeği ve onların yerine geçen kişileri sever.
Bu bölümün en tartışmalı sayfaları kadın ve erkek arasındaki karşılaştırmadır. Freud tam nesne aşkını yaslanma tipiyle erkeğe, ergenlikte artan bir narsisizmi ve sevmekten çok sevilmek istemeyi kadının "en sık" tipine yakıştırır. Hemen ardından kadını küçümseme niyeti taşımadığını, erkek tipine göre seven sayısız kadın bulunduğunu ekler. Dayandığı gözlemler betimlenmez; M05-D07'deki itirazlar bu sayfalara da yöneltilebilir.
Majesteleri bebek ve ben ideali
Freud birincil narsisizmi dolaylı bir yerden doğrulamayı dener: şefkatli anne babanın çocuğa bakışından. Anne babalar çocuğa, soğukkanlı bir gözlemin göremeyeceği her mükemmelliği yakıştırır, kusurlarını örter. Hastalık, ölüm, hazdan vazgeçmek onun için geçerli olmasın isterler. Freud bu cümlenin sonunu İngilizce yazar: "His Majesty the Baby", yani bir zamanlar kişinin kendini sandığı gibi. Çocuk anne babanın gerçekleşmemiş düşlerini gerçekleştirecektir. Freud'a bakılırsa dokunaklı ebeveyn sevgisi, yeniden doğmuş ebeveyn narsisizmidir.
Yetişkinin büyüklenmesi zamanla söner; peki ben libidosu nereye gider? Freud cevabı bastırmadan geçerek verir. Aynı isteği birinin kabul edip ötekinin öfkeyle geri itmesini, ikincisinin içinde bir ideal kurmuş olmasına bağlar. Çocukken gerçek benin tadını çıkardığı öz sevgi şimdi bu ideal bene yönelir. Freud'un kısa formülü şudur: kişinin önüne koyduğu ideal, "in der er sein eigenes Ideal war", kendi kendisinin ideali olduğu çocukluğun yitik narsisizminin yerine geçer.
Yazı burada öz-saygıya (Selbstgefühl) geçer. Freud öz-saygının üç kaynağını sayar: çocukluk narsisizminin artığı, ben idealini gerçekleştirmekten gelen doyum ve nesne libidosunun doyumu. Aşkla ilişkisi bir teraziye bağlanır: sevmek, özlemek ve yoksun kalmak öz-saygıyı düşürür; sevilmek, karşılık bulmak onu yeniden yükseltir. Aşık olan alçakgönüllüdür, diye yazar; seven kişi narsisizminden bir parça yitirmiştir ve onu ancak sevilerek geri alabilir.
Yaygın yanlış"Freud'a göre kendini seven insan başkasını sevemez."
Metin kişiyi iki gruba bölmeyi açıkça reddeder; birincil narsisizmi herkese yakıştırır, iki nesne seçimi yolunu da herkese açık sayar. Freud'un iddiası bir ölçü iddiasıdır.
Yaygın yanlış"Freud kadınları narsisist, erkekleri sevmeye yatkın saydı."
Metin bir eğilimden söz eder ve bunu "düzenli olmayan" farklar diye niteler; Freud aynı sayfada erkek tipine göre seven sayısız kadın bulunduğunu, narsisistik kadınların da çocukla ya da bir idealle tam nesne aşkına ulaşabileceğini yazar. Bu kayıtlar iddiayı kanıtlamaz; yalnız metnin gündelik özetlerden daha temkinli kurulduğunu gösterir.
Usta katmanı
Yazının kurama asıl yükü dürtü ikiliğinedir. Ben libidoyla yatırılıyorsa, bene yönelen ilgi ile libido nasıl ayrılacaktır? Freud ayrımı biyolojik gerekçelerle ama geçici olarak savunur; daha iyi bir varsayım çıkarsa bırakacağını yazar. Metnin hedeflerinden biri Jung'dur. Jung, libido kuramının şizofreniyi açıklamada başarısız olduğunu ve Freud'un Schreber çözümlemesinde libidoyu genel ruhsal ilgiyle eşitlediğini ileri sürmüştü; Freud böyle bir vazgeçişte bulunmadığını yazar. Üçüncü bölümde Alfred Adler de eleştirilir. Jung ile yolların ayrılması M10'da, Adler M14'te; dürtü ikiliğinin 1920'de yaşam ve ölüm dürtüleriyle yeniden kuruluşu ise bu modülün Haz İlkesinin Ötesinde dersinde (M07-D06).
Sonraki kuşaklar birincil narsisizmin kendisini de tartıştı; narsisizmi kişilik örgütlenmesi olarak ele alan Kohut ve Kernberg çizgisi M18'de.
Freud'un ebeveyn sayfası bugünkü gelişim araştırmasıyla bir yerde kesişiyor: Freud aşırı değer biçmeyi anne babanın narsisizminin belirtisi olarak okumuştu, çocuğun narsisizminin nedeni olarak değil. Bir araştırma ekibi aşırı değer biçmeyi çocuklarda doğrudan sınadı.
Aynı ekibin bir yıl sonraki derlemesi narsisizmi "aşırı yüksek öz-saygı" sayan inanca karşı çıktı.
Freud 1914'te narsisizmi öz-saygının kaynaklarından biri sayıyordu; bugünkü araştırma ikisini ayrı ölçülerle ele alıyor.
Kanıtın sınırı
Yazının merkezindeki birincil narsisizmin doğrudan bir gözlemi yoktur; Freud onu ağır ruhsal hastalıklardan, dönemin uzak topluluklara dair yargılarından ve hastalarının nesne seçimlerinden geriye doğru çıkarır. Ben libidosu ile nesne libidosu arasındaki ters ilişki ölçülebilir bir nicelik olarak tanımlanmadığı için doğrudan sınanamaz. Kadın ve erkek arasındaki farka dair iddia hiçbir gözlemle desteklenmez ve Freud'un kendi itirazıyla birlikte okunsa bile tartışmalı kalır.
Bugünkü bulgular Freud'un metnine dolaylı dokunuyor. Brummelman ekibinin bulgusu tek bir boylamsal örnekleme dayanır ve yazarların sınadığı "psikanalitik" açıklama sonraki kuramlardan gelir. Bulgunun farklı ebeveynlik geleneklerinde tekrarlanıp tekrarlanmadığı ayrıca sınanması gereken bir konu; Türkiye'den veri olmadan onu buradaki ailelere taşımak bir tahmin olur.
Kendin dene
Aklında kalsın
Freud 1914'te narsisizmi bir sapkınlık adından herkesin gelişimine ait bir varsayıma taşıdı: başlangıçtaki birikim birincil, nesnelerden bene geri dönen libido ikincil narsisizmdi.
Hastalık, uyku ve hipokondri bu teraziyi oynatan gündelik örneklerdi. Aşkta bakan kişiye yaslanan seçimin yanına kişinin kendine göre seçtiği yolu ekledi.
Çocuğuna her mükemmelliği yakıştıran ebeveyn sevgisini kendi yitik narsisizmlerinin yeniden doğuşu, ben idealini ise çocukluk mükemmelliğini geri kazanma çabası olarak okudu. Bugünkü araştırma narsisizmi öz-saygıdan ayırmaya ve aşırı değer biçmenin çocuklar üzerindeki etkisini ölçmeye çalışıyor.
Sonraki derse köprü
Aydın'daki pazarda söylenen "narsist" ile Freud'un ben libidosu arasındaki mesafeyi yüz yıllık bir tanı tarihi dolduruyor. Freud'un herkese yakıştırdığı bir libido durumu nasıl oldu da bir kişilik bozukluğunun adına dönüştü, ve bugünkü tanı ölçütleri 1914 metninden neyi alıp neyi bıraktı? M07-D02 «Narsisizm: kavramdan tanıya» bu dönüşümü izliyor: gündelik sıfatı, kavramı ve kişilik tanımını birbirinden ayırarak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.