M06-D10
Savunma, uyum ve sağlık
Savunma olgunluğu ile uzun dönem uyum arasındaki ilişkiye dair uzunlamasına araştırmaları değerlendirir.
Psikanaliz Akademisi — M06, Zihnin yapısı, kaygı ve savunma · 3.128 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Freud 1937'de savunmaların karaktere yerleşip ömür boyu tekrarlandığını bir klinisyenin birikimiyle yazdı. Harvard'da 1938'de başlayan çalışma ve Boston'un yoksul mahallelerinden eklenen örneklem, bu tür bir iddiayı ilk kez zaman içinde sınamaya imkân verdi.
O verilerde daha olgun savunmalar daha iyi yetişkin uyumuyla ve ileri yaşta daha iyi beden sağlığıyla birlikte göründü; bağın bir kısmı sosyal destekten geçti. Savunmalar yaşla, bir ölçüde uzun terapiyle de değişti ve zor bir çocukluğun açtığı fark ileri yaşta kapandı.
Kanıtın gücü sürekliliğinde, zayıflığı kimden toplandığında yatıyor: iki kuşak Amerikan erkeği, araştırmacı yargısıyla okunan yaşam öyküleri ve dönemin iyi hayat ölçütü.
Modül benin yapısal modeldeki yeriyle açılmış, savunmayı kaygı sinyaline verilen bir yanıt diye tanımlamıştı. Anna Freud'un kataloğundan ve ölçüm tartışmasından geçen yol burada bir insan ömrünün ölçeğine vardı; açık kalan, bu işlemlerin kimde sabitlenip kimde gevşediği.
Açılış sahnesi
Aksaray'da bir düğün salonunun önü, gece yarısına doğru. Lisenin 1984 mezunları kırkıncı yıl yemeğinden çıkıyor. Hayriye ilçede büyükbaş hayvanlara bakan veteriner hekim; Necati maden ocağından emekli bir mühendis. Arabaya binmeden duvarın dibinde durup sınıfın eski albümünü karıştırıyorlar.
"Şuna bak," diyor Necati, fotoğraftaki gözlüklü oğlanı göstererek. "Bütün öğretmenler onun için doktor olacak derdi. Bu akşam üç kez tuvalete gidip geldi, elinde hep bardak vardı."
Hayriye sayfayı çeviriyor. Arka sırada, okulu ikinci sınıfta bırakıp babasının dükkânına geçen kız var. Şimdi ilçenin en büyük fırınını işletiyor, yemekte kürsüye çıkıp kaybettikleri iki arkadaşları için kısa, gülümseten bir konuşma yaptı. "Babası onu ne kadar döverdi, hatırlıyor musun?" diyor Hayriye. "Kim bilirdi."
"Kendisi biliyormuş," diyor Necati. "Az önce bana 'Ben o evde kalsam batardım, fırına sığındım' dedi."
Hayriye albümü kapatıyor. "O da kırk yıl sonra kurulmuş bir cümle. On sekizinde sorsaydık başka bir şey derdi."
Bu buluşmanın ne salonu ne albümü gerçek; ikisini ve sınıf arkadaşlarını, bir hayatın nasıl gittiğini kimin, ne zaman ve hangi ölçüyle yargıladığını sormak için biz uydurduk.
Bu derste ne olacak
Savunmaların ölçülüp ölçülemeyeceği M06-D09'un sorusuydu. Burada soru zamana uzanıyor: bir insanın savunma biçimi, yıllar sonra işinde, evliliğinde, bedeninde bir iz bırakıyor mu?
Freud'un 1937'deki bir yazısından başlayıp Harvard'da 1938'de açılan izleme çalışmasına, ona eklenen yoksul mahalle örneklemine ve savunmaların yaşla, tedaviyle değişip değişmediğini soran yeni çalışmalara geçeceğiz. Son söz, bu kanıtın kimlerden toplandığına kalıyor.
Sıfır noktası
Aynı kişileri yıllar boyunca aralıklarla yeniden ölçen boylamsal desen (Temel Psikoloji, M11-D01) aşağıdaki kartların hepsini taşıyor; burada katılımcılar on sekiz, on dokuz yaşlarında seçilmiş ve seksen yaşlarına kadar izlenmiş.
Ders boyunca iki kavram birlikte yürüyor. Savunma olgunluğu, kişinin hayatı boyunca anlattığı zorluklar karşısında hangi savunmalara yaslandığından çıkarılan bir derecedir; olgun savunmanın ne olduğu M06-D07'de anlatıldı. Uyum ise sonucu ölçen taraftır: iş hayatı, evlilik, arkadaşlık, ruhsal sağlık, beden sağlığı. İkisini ilişkilendirmek için ikisinin de bağımsız ölçülmesi gerekir; yoksa iyi gitmiş bir hayatın savunmalarını olgun saymak, olgun savunmanın iyi hayat getirdiğini söylemekle aynı yere varır.
Yaygın yanlış"Bir insanın hayatının nasıl gittiğini çocukluğuna bakarak söyleyebiliriz."
İzleme çalışmalarında çocukluk koşulları önemli çıktı, sonradan gelen etkenler de. Zor bir çocukluk geçirenlerin bir bölümü yetişkinlikte savunmalarını değiştirdi ve iyi bir uyuma ulaştı. Çocukluk bir başlangıç noktasıdır, bir hüküm değildir.
Mekanizma
Freud: savunmalar karaktere yerleşir
Freud 1937'de yayımladığı sonlu ve sonsuz analiz üzerine yazısında analizin neden kimi zaman bitmediğini sorar ve cevabın bir parçasını savunmaların zamanla uğradığı değişimde bulur. Yazıya göre her insan olası savunmaların hepsini kullanmaz, bir seçki kullanır; bu seçki bende yerleşir ve kişinin karakterinin düzenli tepki biçimlerine dönüşür, ilk tehlikeye benzeyen bir durum her geri geldiğinde tekrarlanır. Freud bu yerleşmeyi bir kurumun yararlı olduğu dönemi aşıp ayakta kalmaya çalışmasına benzetir ve Goethe'den bir dize aktarır: "Vernunft wird Unsinn, Wohltat Plage", akıl saçmalığa, iyilik belaya döner.
Freud'a bakılırsa yetişkinin güçlenmiş beni artık gerçekte var olmayan tehlikelere karşı kendini savunmayı sürdürür, hatta eski tehlikenin yerini tutabilecek durumları arar ki alışkın tepkilerini haklı çıkarabilsin. Bu kalıcı izi ben değişikliği (Ichveränderung) diye adlandırır ve kızının bir yıl önce çıkan kitabına (M06-D08) dayanarak işler. Analizdeki önemi şudur: hasta bu tepki biçimlerini seansta da tekrarlar ve analist onları ancak orada görür.
İddia sınanabilir bir öngörü taşıyor: savunmalar ömür boyu sabitse yetişkinlikte ölçülen örüntü yıllar sonraki hayatı da yansıtmalı. Freud ise bu tepki biçimlerinin analizi imkânsız kılmadığını da ekliyordu. Sonraki araştırma iki ucu da yokladı.
Harvard'ın sağlıklı gençleri
Ömür boyu izleme fikri psikanalizin dışından geldi. Harvard Üniversitesi'nin sağlık hizmetlerinde 1938'de başlayan ve W. T. Grant Vakfı'nın parasıyla yürütülen çalışma, 1939–1944 mezunu sınıflardan sağlıklı ve gelecek vaat eden diye seçilen 268 erkeği izlemeye aldı. Amaç hastalığı değil, sağlığı incelemekti. Psikiyatrist George Vaillant çalışmaya 1966'da katıldı, sonra uzun yıllar yönetti.
Vaillant 1976'da bu adamların otuz yıllık kayıtlarını savunma kavramıyla okudu ve savunmaları olgunsuzdan olguna, ruhsal bozukluktan sağlığa uzanan bir sıraya dizdi. Ertesi yıl çalışmayı Adaptation to Life (Hayata uyum, 1977) kitabıyla geniş okura taşıdı. Kitap uyum mekanizmalarını olgun, nevrotik, olgunlaşmamış ve psikotik diye dört basamakta sınıflıyordu.
Makalenin özetinde ilişkinin "kör değerlendirmeye rağmen" bulunduğu vurgulanıyor. Uyumu puanlayanların savunma puanını bilmemesi bulgunun en sağlam yanı. Sonuç tarafındaki ölçüt ise dönemin Harvard'ının iyi hayat tasarımını taşıyor.
Çekirdek kentten gelen ikinci grup
Harvard örneklemi ayrıcalıklı ve tek tipti; bulgunun sınıftan mı, savunmadan mı geldiğini ayırmak için ikinci bir grup gerekiyordu. Hukukçu Sheldon Glueck ve Eleanor Glueck 1940'ta Boston'da gençlik suçluluğu üzerine büyük bir çalışma başlatmıştı. Karşılaştırma grubu, suça karışmamış diye değerlendirilen ve yoksul mahallelerde büyüyen 456 oğlandan oluşuyordu. Bu grup 1970'lerde Harvard'daki izleme çalışmasına katıldı; Vaillant onlara "çekirdek kent" (Core City) örneklemi dedi.
İki grubun verisi savunma sıralamasının sınandığı başlıca zemin oldu. Vaillant, Bond ve Vaillant 1986'da kırk yıldır izlenen 307 orta yaşlı erkekte, kırk yedi yaşında yapılan iki saatlik bir görüşmeden savunma olgunluğunu puanladı. Çocukluk koşulları orta yaştaki ruhsal sağlığı yordadı, ama savunma olgunluğunu yordamadı. Dahası çocukluk ne kadar zorsa savunma olgunluğu ile yetişkin ruhsal sağlığı arasındaki bağ o kadar güçlüydü. Yazarlar savunma tarzının ruhsal sağlığın bağımsız bir boyutu olduğunu öne sürdü.
Soldz ve Vaillant 1998'de çekirdek kent örnekleminden 306 adamı savunma örüntülerine göre kümelere ayırdı: olgun savunmaları en çok kullananlar bütün psikososyal ve sağlık değişkenlerinde en iyi durumdaydı, eyleme dökmeye yaslananlar alkol sorunları, yasa dışı davranış ve evlilik kopuşlarında öne çıktı.
Beden sağlığı tarafında Vaillant 1979'da Grant örnekleminden bir bulgu yayımladı: 21 ile 46 yaşları arasında ruhsal sağlığı en iyi değerlendirilen 59 adamdan yalnız ikisi 53 yaşına kadar süreğen bir hastalığa yakalanmış ya da ölmüştü; en kötü değerlendirilen 48 adamda bu sayı 18'di. İlişki alkol, tütün, kilo ve ataların ömrü denetlendiğinde de sürdü. Buradaki ölçü genel ruhsal sağlıktı; savunmayı ileri yaştaki beden sağlığıyla doğrudan bağlayan bir analiz 2013'te geldi.
Yazarların yorumunda olgun savunmalar ilişki kurmayı kolaylaştırıyor, ilişkiler de yaşlılıkta sağlığa katkı veriyor. Aracı değişken Terapi tarafında S01-P01-D10'da anlatıldı; burada çizgi bir insanlar ağından geçiyor.
Yaygın yanlış"Olgun savunmalar uzun ve sağlıklı bir ömrün nedenidir."
İzleme çalışmaları bir ilişki buldu; aynı adamlarda olgun savunmalar, daha fazla sosyal destek, daha az alkol ve daha iyi sağlık bir arada görüldü. Hangisinin hangisini doğurduğu, bu desenle kesin söylenemez. Sağlıklı bir bedenin de bir insanın zorluklara daha sakin yaklaşmasını kolaylaştırması mümkün.
Savunmalar yaşla değişir mi
Freud'un 1937 tarifi savunmaların yerleşip kaldığını söylüyordu. Vaillant'ın 1976 makalesi ise kişiler olgunlaştıkça savunma tarzında anlamlı kaymalar bildirdi. Çocukluk ve ergenlik tarafında Phebe Cramer, Berkeley'deki bir kuşak çalışmasının verileriyle 150'yi aşkın kişiyi 11, 12 ve 18 yaşlarında, anlattıkları resimli öykülerden puanladı (2007). Yansıtma ve özdeşleşme her yaşta yadsımadan sık görüldü ve ikisi de ergenlik boyunca arttı. Farklı yaş gruplarını tek seferde karşılaştıran 1987 çalışması M06-D05'te aktarılmıştı; 2007 verisi aynı çocukları yıllar içinde izlediği için kişi içindeki değişimi gösteriyor.
Yaşamın ikinci yarısı için Harvard verisinin en ileri ucuna bakmak gerekiyor.
Bulgu Freud'un karamsar ucunu yumuşatıyor ve 1986'daki bağımsız boyut yorumuyla uyumlu duruyor: savunmalar yerleşiyor, ama yaşlılıkta bile kıpırdıyor.
Tedavide değişen savunma
Freud'un 1937 yazısı analizin yarısını savunmaların incelenmesine ayırıyordu. Bugün sorulan, uzun bir psikodinamik terapide savunmaların değişip değişmediği ve bu değişimin sonraki iyileşmeyi haber verip vermediği.
J. Christopher Perry ve Michael Bond 2012'de bu soruyu küçük ama uzun soluklu bir izleme çalışmasıyla yokladı. Seans kayıtları, M06-D09'da tanıtılan ve görüşme dökümünü savunma düzeylerine göre puanlayan gözlemci yöntemiyle değerlendirildi.
Çocuklukta cinsel istismar ya da şiddete tanıklık öyküsü olan ve birden çok ruhsal bozukluk tanısı taşıyan katılımcılarda savunmalar daha yavaş iyileşti. Ben değişikliğinin kimi insanlarda daha derin oturduğunu düşündüren bu ayrıntı, 21 kişiden çıkıyor.
Yaygın yanlış"Terapide savunmalar olgunlaştıysa kişi iyileşmiş demektir."
Perry ve Bond'un çalışmasında savunmalar belirgin biçimde iyileşti ama sağlıklı karşılaştırma aralığının altında kaldı. Savunma değişimi sonraki iyileşmeyle ilişkiliydi; aynı şey olduğu gösterilmedi.
Usta katmanı
Vaillant'ın 2000 tarihli makalesindeki olgun savunma listesi (M06-D07) bu izleme verilerine yaslanıyordu; eleştirisi de aynı verilerden doğuyor. Harvard'ın adamları 1938'de sağlıklı diye seçildi, hepsi erkekti ve seçkin bir üniversitenin öğrencisiydi. Çekirdek kent örneklemi sınıfı değiştirdi, cinsiyeti ve şehri değiştirmedi. Harvard Gazette'in çalışma tarihçesine göre kadınlar ilk kuşağa giremedi, çünkü kolej o yıllarda yalnız erkeklere açıktı; eşler ve çocuklar çok sonra katıldı.
Yönteme dair itiraz daha ince. Savunmalar çoğu kez kişinin kendi hayatını anlattığı görüşmelerden, eğitimli bir okurun yargısıyla çıkarıldı. Aynı anlatı hem savunma puanına hem uyuma malzeme veriyorsa, iyi kurulmuş bir yaşam öyküsü iki tarafta da yüksek puan alabilir. Açılıştaki fırıncının "fırına sığındım" cümlesi böyle bir malzeme: yüceltme gibi okunabilir, ama kırk yılın ardından kurulmuştur.
Yaygın yanlış"Harvard çalışması iyi bir hayatın formülünü buldu."
Çalışma, belirli bir dönemde, belirli bir ülkede doğmuş iki erkek grubunu olağanüstü bir süreklilikle izledi. Bulguları bu gruplar hakkında güçlü, başka insanlar hakkında ise bir hipotezdir.
Kanıtın sınırı
Bu dersin bütün izleme verileri iki Amerikan erkek kuşağından geliyor; kadınlar, başka ülkeler ve başka yüzyıllar dışarıda. Örneklemler yüzlerle ölçülüyor ve yıllar içinde küçülüyor: yetmiş beşine kadar çalışmada kalan, zaten sağlıklı ve iş birliğine açık olandır. Savunmalar yaşam anlatılarından araştırmacı yargısıyla çıkarıldı ve sonuç ölçütleri dönemin, sınıfın iyi hayat tarifini taşıyor. Olgun savunmanın sağlığı mı ürettiği, sağlıklı hayatın mı savunmayı olgunlaştırdığı, yoksa ikisinin üçüncü bir etkenden mi doğduğu bu desenle ayrılamıyor. Tedavi çalışması kontrol grupsuz ve yirmi bir kişilik; Freud'un 1937 iddiası ise hiç izleme verisine dayanmıyordu. Bu bulguları Türkiye'ye ya da başka kültürlere genellemek için gereken çalışmalar yok; sıralamanın kendisinin kültürden bağımsız olup olmadığı da tartışmaya açık.
Kendin dene
Aklında kalsın
Freud 1937'de savunmaların karaktere yerleşip ömür boyu tekrarlandığını bir klinisyenin birikimiyle yazdı. Harvard'da 1938'de başlayan çalışma ve Boston'un yoksul mahallelerinden eklenen örneklem, bu tür bir iddiayı ilk kez zaman içinde sınamaya imkân verdi.
O verilerde daha olgun savunmalar daha iyi yetişkin uyumuyla ve ileri yaşta daha iyi beden sağlığıyla birlikte göründü; bağın bir kısmı sosyal destekten geçti. Savunmalar yaşla, bir ölçüde uzun terapiyle de değişti ve zor bir çocukluğun açtığı fark ileri yaşta kapandı.
Kanıtın gücü sürekliliğinde, zayıflığı kimden toplandığında yatıyor: iki kuşak Amerikan erkeği, araştırmacı yargısıyla okunan yaşam öyküleri ve dönemin iyi hayat ölçütü.
Modül benin yapısal modeldeki yeriyle açılmış, savunmayı kaygı sinyaline verilen bir yanıt diye tanımlamıştı. Anna Freud'un kataloğundan ve ölçüm tartışmasından geçen yol burada bir insan ömrünün ölçeğine vardı; açık kalan, bu işlemlerin kimde sabitlenip kimde gevşediği.
Sonraki derse köprü
Bu modülde ben hep tehlikeye karşı kendini koruyan bir yapı olarak göründü. Freud ise kaygı kuramını 1926'da yeniden kurmadan on iki yıl önce daha temel bir soruyla uğraşmıştı: ben sevgisini kendine mi yöneltir, başkalarına mı, ve bu yatırım nereden başlar? Kişinin kendini tarttığı içerideki ideal de bu sorunun içinden doğar. Modül 7, Narsisizm, yas ve tekrar, Freud'u bu zemine götüren 1914 metniyle açılıyor; iki narsisizm biçimini ve o ideali M07-D01 okuyacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.