İçeriğe geç

M06-D04

Bastırma

Bastırmayı temel savunma olarak tanımlar ve bastırma ile bastırılmış anı tartışmasını ayırt eder.

Psikanaliz Akademisi — M06, Zihnin yapısı, kaygı ve savunma · 3.177 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Temel Psikoloji Akademisi’nde: M08-D09

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Freud'un bastırması kişinin fark etmeden yaptığı, sürekli kuvvet isteyen bir geri çevirmedir; bilinçli duygu bastırmasıyla adından başka ortak yanı azdır.

1915'te iki aşamalı bir süreçti ve bastırılan kılık değiştirerek dönüyordu; 1926'da geniş bir savunma ailesinin ilk tanınan üyesi oldu.

Eksiksiz geri dönen travma anısı iddiası bu kavramın içinden çıkmıyor ve bellek araştırmasıyla tartılıyor. Bastırıcı tarzın ayrışan ölçümleri ve istemli unutma Freud'un işlemine komşu, ama onu doğrudan ölçmüyor.

Açılış sahnesi

Sinop'ta, kalenin arkasındaki dar bir sokakta iki katlı ahşap bir evin yan duvarı. Fikriye yirmi yıldır eski evlerin badanasını ve boyasını yapan bir usta; merdiveni duvara dayamış, üçüncü kat kireci sürüyor. Kardeşi Ergün tersanede kaynakçı, öğle arasında ona çay getirmiş.

Duvarda yıllar önce biri kara boyayla kocaman bir isim yazmış. Fikriye iki kat sürmüş, harfler yine de gölge gibi beliriyor. "Altında duruyor," diyor Ergün. "Bir gün kazırsan aynen çıkar, okursun."

"Çıkmaz," diyor Fikriye. "Kazırsan sıvayla beraber dökülür, yarısını da ben tahmin ederim. Ama şu da var: boya yalnız yazının üstüne sürülmez. Yazının dokunduğu her yere sürmen gerekir, kenarındaki çatlağa bile. Yoksa ilk yağmurda oradan sızar."

Sinop'taki duvar ve üstündeki isim bu derse bir resim vermek için icat edildi; o sokakta böyle bir ev aramayın. Fikriye'nin iki cümlesi ise 1915'te yazılmış bir denemenin iki ayrı iddiasına denk düşüyor.

Bu derste ne olacak

M06-D01 bastırmayı yürüten egonun da bilinçdışı olabildiğini, M06-D02 kişiye kendini bildirmeyen bir suçluluğu anlattı. Bu ders iki derste de adı geçen ama tanımı ertelenen işleme ayrılıyor: Freud'un Verdrängung dediği bastırma.

1915 denemesinden bastırmanın iki aşamasını ve sürekli bir iş oluşunu, 1926'dan savunma ailesine katılışını okuyacağız. Sonra dersin hedefi olan ayrıma geleceğiz: bir isteği bilinçten uzak tutan bastırma ile "travmanın bütünüyle silinip yıllar sonra bozulmadan geri geldiği" iddiası aynı şey sayılmamalı. Bugünün tarafında bastırıcı baş etme tarzı üzerine kalp atışı ölçümleri ve istemli unutma üzerine bir meta-analiz var.

Sıfır noktası

Türkçede "bastırmak" sözcüğü en az üç işi görüyor. Öfkeni bastırırsın, yüzüne çıkmasın diye; bir düşünceyi bastırırsın, aklına gelmesin diye; bir de psikanalizin bastırması vardır, kişinin hiç fark etmediği. Terapi Akademisi duygu düzenleme dersinde (S01-P02-D09) aynı sözcüğü ilk anlamıyla, ortaya çıkmış bir duygunun dışa vurumunu kısmak diye tanımladı. Freud'un kavramı o işten iki noktada ayrılır: kişi ne yaptığını bilmez ve iş yalnız ifadeye uğramaz, temsilin kendisini bilinçten uzak tutar.

Freud kavrama 1914'te, psikanalitik hareketin tarihini yazdığı uzun denemede en yüksek yeri verdi: bastırma öğretisi, psikanaliz binasının üzerinde durduğu temel direkti (Grundpfeiler). Öğreti ona göre hipnozsuz çözümlemede istenildiği kadar tekrarlanabilen bir deneyimin kuramsal ifadesiydi: hasta direnç gösteriyor, anılarda boşluk beliriyordu. Schopenhauer'deki öncülü M01-D02'de geçti.

Yaygın yanlış"Bastırma, bir şeyi kafandan atmaya çalışmaktır."
Doğrusu

Bilerek bir düşünceyi uzaklaştırma çabasının araştırmadaki adı düşünce bastırmadır ve sonuçlarını M04-D05'teki ironik süreç tartışması işledi. Freud'un Verdrängung'u tanımı gereği kişinin fark etmediği bir işlemdir; kişi bir şeyi bastırdığını söyleyebiliyorsa, Freud'un sözcük dağarında büyük ihtimalle başka bir şey yapıyordur.

Mekanizma

Bilinçten uzak tutmak: 1915'in tanımı

Freud 1915'te metapsikoloji denemelerinden birini yalnız bastırmaya ayırdı. Deneme bir bulmacayla açılır. Dışarıdan gelen bir uyarandan kaçılabilir; içeriden gelen bir dürtüden kaçmak mümkün değildir, çünkü ben kendinden kaçamaz. İleride yargı yoluyla bir isteği reddetmek (Verurteilung) iyi bir çare olacaktır. Freud bastırmayı bu ikisinin arasına yerleştirir: kaçış ile mahkûm etme arasında bir ara basamak.

Tanım birkaç sayfa sonra gelir. Freud aktarım nevrozlarındaki deneyimin kendisini bir sonuca zorladığını yazar: bastırma başlangıçtan beri var olan bir savunma mekanizması sayılamaz, bilinçli ve bilinçdışı zihinsel etkinlik arasında keskin bir ayrım kurulmadan ortaya çıkamaz ve özü yalnızca bir şeyi geri çevirip bilinçten uzak tutmaktır ("in der Abweisung und Fernhaltung vom Bewußten").

Ardından iki aşama gelir. İlki birincil bastırmadır: dürtünün zihindeki temsiline bilince girme izni hiç verilmez ve bu temsil o andan sonra değişmeden kalır, dürtü de ona bağlanır. İkincisini Freud asıl bastırma diye adlandırır ve "Nachdrängen" der, sonradan itme. Bastırılmış temsilin türevleri ya da onunla çağrışım yoluyla bağlantıya giren düşünce zincirleri de aynı yazgıya uğrar. Freud bir uyarı ekler: yalnız bilinç itmez, önceden bastırılmış olan da bağlantı kurabildiği her şeyi kendine çeker. Açılıştaki Fikriye'nin çatlağa kadar boya sürmesi bu ikinci aşamanın bir benzetmesi.

Sürekli bir harcama ve bastırılanın geri dönüşü

1915 denemesinin ikinci bulgusu bastırmanın bir kez yapılıp biten bir iş olmadığıdır. Freud yanlış bir resmi açıkça reddeder: bastırmayı, canlı bir şeyi öldürmek gibi, bir kez yapılıp kalıcı sonuç veren bir olay sanmamak gerekir. Bastırılan bilince doğru sürekli bir basınç uygular ve bu basıncı ancak aralıksız bir karşı basınç dengeler. Bastırmayı sürdürmek bu yüzden sürekli bir kuvvet harcaması ister; bastırmanın kalkması ise ekonomik açıdan bir tasarruftur. Freud bastırmanın son derece bireysel ve hareketli işlediğini de ekler: biraz daha fazla ya da az çarpıtma bütün sonucu değiştirebilir. Bastırmanın geçici olarak kalktığı yerlerden biri de espridir (M04-D04).

Bastırılmış temsil ortadan kalkmadığı için başka bir kılıkta döner. Freud bunlara yerine geçen oluşumlar (Ersatzbildung) ve belirtiler der ve hemen bir uyarı koyar: bunları üreten bastırmanın kendisi olmayabilir, ikisi "bastırılanın geri dönüşünün" işaretleridir ve başka süreçlere borçludur. Türev bastırılmış temsilden yeterince uzaklaşmışsa, araya yeterince halka girmişse ya da yeterince çarpıtılmışsa, bilince serbestçe girebilir. Rüyada sansürün çarpıtma işi (M03-D06) bu düşüncenin gece hâlidir.

Freud denemede düşüncenin yanına bir duygu payı (Affektbetrag) koyar; ikisi farklı yazgılara uğrayabilir. Bastırma duygunun yol açtığı acıyı önleyemiyorsa, düşünceyi uzak tutmayı başarmış olsa bile başarısız sayılır. Duygunun dönüşümleri M06-D03'ün konusu.

Yaygın yanlış"Bastırılan şey bilinçdışında bozulmadan saklanır."
Doğrusu

1915 denemesi iki farklı şey söyler. Birincil bastırmada temsil değişmeden kalır, ama bilince geri döndüğü her yerde çarpıtılmış, kılık değiştirmiş, türevlere bölünmüş olarak döner. Bu denemede bilinç, bastırılmış olandan ancak dönüşmüş parçaları alır; saklanan şey ile geri gelen şey aynı biçimi taşımaz.

1926: Savunmanın bir türü

Freud 1926'da kaygı üzerine yazdığı kitabın eklerinden birinde, çalışmalarının başında yalnız savunma (Abwehr) sözcüğünü kullandığını, sonra yerine bastırmayı koyduğunu ve ikisinin ilişkisini belirsiz bıraktığını yazar (savunma histerisi için M02-D04). Şimdi bir düzeltme önerir: savunma, benin nevroza varabilecek çatışmalarında kullandığı bütün tekniklerin genel adı olacak, bastırma ise bunlardan biri, araştırma ilk onu incelediği için en iyi tanınan yöntem olarak kalacaktı.

Bu düzeltmenin gerekçesi zorlantılı hastalardan gelir. Freud tepki oluşumunun (Temel Psikoloji M12-D02'deki tanımıyla) ben üzerindeki rolünü, bir içeriği duygusundan koparan yalıtmayı (Isolierung) ve büyüsel bir işlem saydığı yapılmamış kılmayı (Ungeschehenmachen) sayar. Bunların savunma amacı taşıdığından şüphe yoktur, ama bastırmaya benzemezler. Freud'un ifadesiyle eski savunma kavramı aynı eğilimi taşıyan bütün bu işlemleri kapsayabilir, bastırma da onun özel bir durumu sayılabilir. Savunmanın bugünkü genel tanımı Terapi Akademisi'nde, S05-P01-D01'de verildi.

Bastırma ile bastırılmış anı: iki ayrı iddia

Dersin hedefi olan ayrım tam burada kurulur. Freud'un 1915'teki bastırması bir dürtünün temsiline, yani bir isteğe ya da onu taşıyan bir düşünceye uygulanır; dönüşü de çarpıtılmış, parça parça ve türevler aracılığıyladır. 1980'lerin sonundan itibaren Amerika'daki terapi pratiğinde yaygınlaşan iddia ise başkadır: ağır bir travmanın, çoğunlukla çocukluk istismarının anısı bütünüyle silinir, yıllarca hiçbir iz bırakmaz ve sonra, çoğunlukla terapide, ayrıntısıyla ve doğru olarak geri gelir.

Birinin doğru ya da yanlış çıkması ötekini kendiliğinden belirlemiyor. Geri kazanılmış ve kesintili anılar üzerine bugün bilinenler kanıtlarıyla Temel Psikoloji M08-D09'da duruyor; telkinle yanlış anı kurulabildiği aynı akademinin M08-D07 dersinde. Baştan çıkarma kuramından 1897'de vazgeçiş ve sahte anı riski M02-D06'da işlendi. İki iddianın 1990'larda birbirine karışması M20-D08'e, bastırmanın deneysel sınanması M20-D06'ya kalıyor.

Yaygın yanlış"Freud, travmatik anıların bastırılıp yıllar sonra eksiksiz geri geleceğini kanıtladı."
Doğrusu

Freud'un 1915 tanımı bir dürtünün temsiline uygulanır ve geri dönüşü çarpıtılmış türevler üzerinden anlatır. Eksiksiz geri dönen travma anısı iddiası 1980'ler ve 1990'larda başka bir pratikte biçimlendi; Freud'un metinlerinde bunun bir kanıtı yok, bellek araştırması da iddiayı bu biçimiyle desteklemiyor.

Usta katmanı

Freud'un bastırması gözlem odasına bir başka yoldan girdi. Daniel Weinberger, Gary Schwartz ve Richard Davidson 1979'da kişileri bildirdikleri kaygı düzeyi ile kendilerini toplumca beğenilen biçimde sunma eğilimini ölçen bir ölçeğe göre gruplara ayırdı. Sonraki çalışmaların aktardığı ölçüte göre, kaygısını düşük bildiren ama savunmacılığı yüksek çıkan kişiler "bastırıcı" (repressor) diye adlandırıldı. Bu, Freud'un metapsikolojik işlemi değil, ölçülebilir bir kişilik özelliğidir; ilişkisi bir benzetmeden öteye geçmez.

Joachim Asendorpf ile Klaus Scherer 1983'te Almanya'da 206 erkek öğrencinin içinden on ikişer kişilik dört grup seçip cinsel, saldırgan ve nötr ifadelere serbest çağrışım yaptırdı. Bastırıcılar düşük kaygı bildirdi, ama kalp atışları ve yüzlerinde kodlanan kaygı yüksekti. Bu ayrışma laboratuvara özgü müydü?

İstemli unutma araştırması aynı soruyu belleğe taşıdı. Bir anıya erişimi bilerek engelleme deneyinin, düşün/düşünme düzeninin yöntemi ve ilk sonucu daha önce anlatıldı (Temel Psikoloji, M08-D09). Bir meta-analiz bu düzende kim ne kadar unutuyor sorusunu topluca sordu.

İki bulgunun Freud'la ilişkisi kısmidir. Bastırıcıların bedeni ile sözü arasındaki açıklık, bildirilmeyen bir şeyin başka bir kanaldan görünebildiğini düşündürüyor; düşün/düşünme deneyindeki unutma ise bilerek yapılan bir işten doğuyor. Furnham, Petrides, Sisterson ve Baluch 2003'te 59 çalışmayı gözden geçirip bastırıcıların kendilerini olumlu ve iyimser sunduğunu yineledi; aynı yazarlar alandaki pek çok bulgunun kaygı ya da sosyal beğenirlik ölçeğinin tek başına etkisiyle de açıklanabileceğini, iki ölçeği birleştiren bir yapıya gerek olmayabileceğini savundu.

Yaygın yanlış"Bastırıcılar stresi iyi kaldıran sakin insanlardır."
Doğrusu

Ölçümlerde tablo tersine dönebiliyor: düşük kaygı bildiren bu kişilerde stres altında kalp atışı ve yüzde görünen gerginlik yüksek çıkabiliyor. Sakin görünmek ile bedenin sakin olması aynı şey sayılmıyor.

Kanıtın sınırı

Freud'un bastırma tarifi klinik çıkarsamaya dayanır ve Freud bunu saklamaz: mekanizmaya ancak sonuçlarından geriye doğru ulaşılabildiğini 1915'te kendisi yazar. Sürekli harcama, sonradan itme ve önceden bastırılmış olanın çekim gücü doğrudan gözlenmiş süreçler değil, gözlenen dirençten ve boşluklardan kurulmuş bir modelin parçalarıdır.

Bugünkü araştırma kavramın iki komşusunu ölçüyor. Bastırıcı baş etme tarzı bir anket ölçütüyle seçiliyor ve ölçütün kendisi tartışmalı; bulguların bir kısmının yalnız kaygı ya da yalnız sosyal beğenirlik puanıyla açıklanabileceği savunuldu. İstemli unutma deneyleri kişinin bilerek yaptığı bir işi ölçüyor ve sözcük çiftleri ile hayatın ağır anıları arasındaki mesafe bilinmiyor; tekrarlama sorunları ve yayın yanlılığı bu literatürün kendi tartışma konusu. Örneklemler çoğunlukla Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'dan, üniversite öğrencilerinden ya da gönüllülerden geliyor. Duyguyu açıkça göstermenin değerinin kültürden kültüre değiştiği bir dünyada, düşük kaygı bildirip yüksek savunmacılık gösteren birinin her toplumda aynı şeyi yaptığını varsaymak için yeterli veri yok. Freud'un kavramının doğrudan sınanıp sınanamayacağı ise hâlâ tartışmalı.

Kendin dene

Aklında kalsın

Freud'un bastırması kişinin fark etmeden yaptığı, sürekli kuvvet isteyen bir geri çevirmedir; bilinçli duygu bastırmasıyla adından başka ortak yanı azdır.

1915'te iki aşamalı bir süreçti ve bastırılan kılık değiştirerek dönüyordu; 1926'da geniş bir savunma ailesinin ilk tanınan üyesi oldu.

Eksiksiz geri dönen travma anısı iddiası bu kavramın içinden çıkmıyor ve bellek araştırmasıyla tartılıyor. Bastırıcı tarzın ayrışan ölçümleri ve istemli unutma Freud'un işlemine komşu, ama onu doğrudan ölçmüyor.

Sonraki derse köprü

Freud'un 1926'daki düzeltmesi savunma ailesine yer açtı, ama ailenin üyelerini tek tek tanıtmadı. Bastırma bir temsili içeride, bilincin dışında tutar; başka savunmalar sorunu dışarı taşır, gerçekliğin bir parçasını kabul etmez ya da bir duyguyu başka bir hedefe yöneltir. Kendine ait bir isteği başkasında görmek, bir algıyı reddetmek ve bir öfkeyi daha güvenli bir hedefe çevirmek gündelik hayatta birbirine çok benzeyebilir. Yansıtma, yadsıma ve yer değiştirmenin hangi noktada ayrıldığını sınırlarıyla birlikte göstermek M06-D05'e kalıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.