M05-D10
Çocukluk ve gelişim: Freud'dan sonra
Gelişim psikolojisinin Freud'un çocukluk tablosundan neyi tuttuğunu ve neyi düzelttiğini karşılaştırır.
Psikanaliz Akademisi — M05, Dürtü, cinsellik ve gelişim · 3.129 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S01-P03-D03
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Modül 1905'te cinselliğin çocukluğa doğru genişletilmesiyle açıldı ve bir bilançoyla kapanıyor. Freud tablosunu yetişkinlerin anlatılarından geriye doğru çizdi; gelişim psikolojisi aynı soruları çocukların peşinden yıllarca yürüyerek soruyor.
Ayakta kalanlar daha çok gözlemlerdi: çocuğun bedensel merakı, ilk bağların ağırlığı, hafızadaki erken boşluk. Elden geçen ise onları birbirine bağlayan şema oldu; beden bölgelerine dizilmiş evreler, hikâyeyi çocuklukta kapatan bir belirleyicilik ve tek bir şehrin orta sınıf evini insanlık sanan bir genelleme.
Uzun izlemeler erken eğilimle yetişkin kişilik arasında gerçek ama gevşek bir bağa işaret ediyor. Zor bir başlangıçtan iyi bir yetişkinliğe varmak beklenenden sık; bir bebeğin nerede uyuduğu bile topluluktan topluluğa değişiyor.
Açılış sahnesi
Kırk yıllık kayıt defterleri, mavi bez ciltli, rutubetten biraz kabarmış. Aynur otuz bir yıldır Kastamonu'da, Nasrullah Camii'nin arka sokağında bir anaokulu işletiyor; okulun yeni binaya taşınması için dolapları boşaltıyor. Rıza nüfus müdürlüğünde kayıt memuru, cumartesi gününü karısına koli bantlayarak geçiriyor. Bir defterin arasından 1997 tarihli bir gözlem kâğıdı çıkıyor: "Kapının yanından ayrılmıyor, kimseyle konuşmuyor, öğle uykusunda ağlıyor."
Aynur kâğıttaki adı okuyunca gülüyor. "Bu kız şimdi belediyede meclis üyesi. Geçen ay kürsüde yarım saat konuştu."
Rıza bandı dişiyle koparıyor. "Ben yine de derim ki çocuk üç yaşında neyse odur. Öbürünü sen eğitmişsindir."
"Bazıları öyle," diyor Aynur. "Bu deftere bak. Kimini aynen tanırsın, kimini hiç tanıyamazsın. Hangisinin hangisi olacağını o gün kimse bilmiyordu."
Anaokulu da, defterler de, meclis üyesi de bu sayfaya yazılırken doğdu; Kastamonu'da onları arayan bir şey bulamaz. Rıza'nın cümlesinin bir akrabası ise basılı duruyor: Freud 1909 sonbaharında Amerika'da verdiği derslerde, hastalarının çözümlemesinin her seferinde erken çocukluğa vardığını anlattı.
Bu derste ne olacak
Bu modül Freud'un çocukluk tablosunu parça parça okudu: cinselliğin genişletilmiş tanımı (M05-D01), dürtü kavramı (M05-D02), evreler (M05-D03, M05-D04), gizil dönem ve ergenlik (M05-D05), saplanma ve gerileme (M05-D06), kadınlık ve eşcinsellik tartışmaları (M05-D07, M05-D08) ve psikoseksüel kuramın sınanması (M05-D09). Bu son ders bir bilanço çıkarıyor.
Önce tablonun ana iddialarını Freud'un 1910'da basılan Amerika derslerinden okuyacağız. Sonra bugünkü gelişim psikolojisinin bu iddialardan hangilerini koruduğuna, hangilerini düzelttiğine bakacağız. Kanıt tarafında Yeni Zelanda'da üç yaşından yirmi altı yaşına izlenen bir kuşak, Hawaii'de bir adada aynı yıl doğan bütün çocukları otuz iki yaşına kadar izleyen bir çalışma, Maya ve Amerikalı ailelerin uyku düzenlerini karşılaştıran bir saha çalışması ve dayanıklılık araştırmalarını toplayan bir makale var.
Sıfır noktası
Gelişim psikolojisi, insanın doğumdan ölüme nasıl değiştiğini ve neyin aynı kaldığını gözlem, ölçüm ve izlemeyle inceleyen bilim dalıdır. Freud bu dalın kurucuları arasında sayılmaz; çocukları sistemli biçimde gözlemlemedi, kuramını yetişkin hastaların çözümlemesinden ve kendi çözümlemesinden kurdu. Gene de yirminci yüzyılın gelişim sorularının bir kısmını o sordu: Erken yıllar sonrakini ne ölçüde biçimlendirir, çocuğun bedensel hazları ve ilk ilişkileri neden önemlidir, insan çocukluğunu neden unutur?
Freud'un cevabı eserinden okunan bir tarihsel kayıttır; bugünün cevabı çocukları yıllarca izleyen ya da toplumları karşılaştıran araştırmadan gelir.
Yaygın yanlış"Gelişim psikolojisi Freud'u bütünüyle reddetti."
Bilanço tek yönlü kapanmıyor. Çocukluk cinselliğinin varlığı, erken ilişkilerin önemi ve ilk yılların unutulması bugünkü araştırmada da yer alıyor; psikoseksüel evrelerin katı sırası, çocukluğun belirleyiciliği ve bir Viyana ailesinin bütün insanlığa genellenmesi ise düzeltildi.
Mekanizma
Freud'un tablosu, 1909
Freud Eylül 1909'da Massachusetts'teki Clark Üniversitesi'nde beş ders verdi; dersler ertesi yıl Almanca olarak "Über Psychoanalyse" adıyla basıldı. Dördüncü ders çocukluk tablosunu Amerikalı bir dinleyiciye özetler.
Freud dersi bir klinik gözlemle açar. Bir hastalığı aydınlatmak için yürütülen çözümleme hiçbir vakada hastalığın başladığı dönemde durmaz, ergenliğe ve erken çocukluğa kadar geri gider. Kişinin sonraki örselenmelere karşı duyarlılığını ancak çocukluk yaşantıları açıklar. Ardından tablonun ikinci ayağını koyar: çocukluğun bu güçlü istek uyarılmaları genel olarak cinsel nitelikte sayılmalıdır.
Freud dinleyicisinin itirazını önceden söyler: Çocukluk, cinsel dürtünün bulunmadığı dönem değil midir? Cevabı kesindir. Çocuk cinsel dürtülerini dünyaya getirir ve yetişkinin "normal" cinselliği bunlardan aşamalı bir gelişimle çıkar. Bu dışavurumları görmek zor sayılmaz, Freud'un kendi çevirimizle aktardığımız sözüyle onları gözden kaçırmak için asıl "belli bir ustalık" gerekir. Yetişkinlerin çocuk cinselliği konusundaki direncini de eğitimin baskısı altında kendi çocukluklarını unutmuş olmalarına bağlar.
Freud inandırıcılık için dinleyicilerinin kendi kurumundan bir tanık çağırır: Clark'ta çalışmış Sanford Bell'in 1902'de American Journal of Psychology'de yayımlanan, çocuklar arasındaki sevgi duygusunu inceleyen gözlem çalışması. Freud, Bell'in on beş yılda iki bin beş yüz olumlu gözlem topladığını ve aralarında üç, dört, beş yaşında çocuklar bulunduğunu aktarır. Kuram ilk kez, kendi divanının dışından gelen gözlem verisine yaslanmaya çalışmaktadır.
Freud 1909'da Clark Üniversitesi'nde verdiği ve ertesi yıl Viyana'da beş ders hâlinde basılan konferansların dördüncüsünde (aynı dizinin başka bir pasajı M02-D03'te geçti) çözümlemenin her vakada erken çocukluğa vardığını, sonraki örselenmelere duyarlılığı çocukluk yaşantılarının açıkladığını ve çocukluğun güçlü istek uyarılmalarının cinsel nitelikte sayılması gerektiğini ileri sürdü. Dayanağı klinik çözümlemelerin birikimi, Küçük Hans vakası, Jung'un aynı gün okuduğu bir kız çocuğu gözlemi ve Bell'in gözlem derlemesiydi; çocukların ileriye doğru izlendiği bir karşılaştırma yoktu. Geniş bir dinleyici için yazılmış bu özet anlatı, geriye doğru kurulan yetişkin öykülerine ve tek tük çocuk gözlemine yaslanıyordu.
Bilançonun kalemleri bu özetten ve modülün önceki derslerinden çıkıyor: erken yılların belirleyiciliği, çocukluk cinselliği, evreler, Oidipal karmaşa, gizil dönem ve ilk yılların unutulması. Bugün her birinin akıbeti başka.
Gelişim psikolojisinin tuttukları
Küçük çocuklarda bedensel merak ve hazzın olağan biçimde bulunduğu, bugünkü pediatri ve gelişim araştırmasında kabul görüyor; bakım verenlerin bildirimlerine dayanan çalışmalar M05-D01'de okundu. Kabul edilen olgudur; Freud'un ona verdiği libidinal açıklama ayrı bir kalem.
Erken ilişkilerin önemi de korundu, ama yeni bir dille. Karşılıklı ayarlanma, bağlanma ve erken yoksunluk araştırmaları Terapi akademisinde işlendi (S01-P03-D02, S01-P03-D06). Bu çizginin psikanalizden nasıl ayrıldığı M19-D03'ün, Spitz'in kurum bebekleri gözlemleri M15-D04'ün konusu.
Çocukluk amnezisi, M04-D02'de görüldüğü gibi, olgu olarak tutuldu ve açıklaması değişti: bugünkü araştırma boşluğu bastırmaya bağlamak yerine bellek sistemlerinin, dilin ve benlik duygusunun gelişimiyle açıklıyor.
Erken yıllarla sonrası arasındaki bağ da silinmedi; soru, bu bağın ileriye doğru izlenen çocuklarda ne kadar güçlü göründüğüydü.
Bulgu Freud'un sezgisine yakın görünür, ama ölçülen şey mizaçtır (Terapi, S01-P03-D08); bir çocukluk çatışmasının izi ölçülmüyor. Dunedin çalışmasının yöntemi Temel Psikoloji'de boylamsal desen örneği olarak anlatıldı (M11-D01).
Gelişim psikolojisinin düzelttikleri
Freud'un şemasında gelişim beden bölgelerine göre sıralanan dönemlerden geçer. Bugünkü gelişim psikolojisi değişimi bilişte, dilde, duyguda ve ilişkide ayrı ayrı izliyor ve bazı alanlarda sıçrama, bazılarında yavaş bir akış buluyor; psikoseksüel evrelerin sırası ve yaş sınırları bağımsız gözlemle desteklenmedi. Gizil dönemde cinselliğin sustuğu fikrinin hormon düzeyindeki karşılığının bulunmaması M05-D05'te, Oidipal kalıbın kültürden kültüre değişip değişmediği M05-D04'te tartışıldı.
Belirleyicilik de düzeltildi. Jerome Kagan 1998'de Harvard'da basılan Three Seductive Ideas kitabında bebeklik belirlenimciliğini yaygın ve çok sevilen bir inanç olarak eleştirdi. Kitabın yayıncı tanıtımına göre Kagan bu inancın insanın duygusal ve bilişsel uyum gücünü küçümsediğini, mutsuz çocukluklardan çıkan mutlu yetişkinleri ve tersini açıklayamadığını savunuyor.
Temel Psikoloji'nin kişilik değişimi dersi (M12-D06) Roberts ile DelVecchio'nun 2000 meta-analizinden, insanların birbirine göre sırasını en az çocuklukta koruduğunu aktarmıştı; kişiliği beş yaşında tamamlanmış sayan bir tablo tersini beklerdi. Daha doğrudan bir sınama, zor koşullarda doğan çocukları yetişkinliğe kadar izlemekti.
Erken güçlük burada bir hüküm yerine bir başlangıç koşulu gibi okunuyor; Terapi akademisinin çoksonluluk dediği şey (S01-P03-D01).
Yaygın yanlış"Freud kişiliğin beş yaşında tamamlandığını kanıtladı."
Cümle Freud'un adıyla sık dolaşır. Freud erken yılların belirleyiciliğini yetişkin çözümlemelerinden geriye doğru kurdu; çocukları ileriye doğru izlemedi. İleriye doğru izleyen çalışmalar kişiliğin çocukluktan sonra da uzun süre değiştiğini gösteriyor.
Tek bir ailenin genellenmesi
Freud'un çocukluk tablosu, yüzyıl başı Viyana'sının orta sınıf ailelerinden gelen hastaların anlatılarıyla kuruldu ve o ailelerin düzeninin bir kısmını insan doğasına yazdı. Gelişim psikolojisi de uzun süre varlıklı Batı toplumlarının örneklemleriyle çalıştı; WEIRD eleştirisi (Temel Psikoloji, M02-D08) aynı genelleme riskinin bugün de sürdüğünü hatırlatıyor.
Bir çocuğun nerede uyuduğu kadar sıradan bir soru bile toplumlar arasında çok farklı cevaplanıyor.
Çocuğun anne babanın yatak odasının dışında bırakılması gibi Freud'un tablosunda olağan sayılan bir düzen, böylece bir topluluğun tercihine dönüşüyor. Bu tercihlerin arkasında ebeveynlerin çocuk hakkındaki inançları durur.
Usta katmanı
Freud'dan sonra psikanalizin içinde gelişim sorusu birçok kola ayrıldı. Erikson evreleri yetişkinliğe ve topluma doğru genişletti (M15-D03); Spitz kurumda büyüyen bebekleri gözledi (M15-D04); Mahler çocuğun anneden ayrışmasını aşamalara böldü (M15-D05). Bowlby bağlanmayı psikanalizden ayırıp etoloji ve gözlem üzerine kurdu (M19-D03), bebek araştırması da psikanalitik gelişim şemalarının bir kısmını doğrudan gözlemle sınadı (M19-D06).
Belirleyicilik tartışmasından doğan bir alan da dayanıklılık (resilience) araştırması; kavramın tanımı Terapi akademisinde (S01-P03-D01). Bu çizginin çok anılan bir özeti Ann Masten'in 2001 makalesi.
Masten'in vardığı yer Freud'un tamamlayıcı dizisine (M05-D06) uzaktan benzer: sonuç tek bir erken etkene bağlanmıyor. Freud kırılganlığın kaynağını yatkınlıkta ve saplanmada aradı; dayanıklılık araştırması iyi gidişin kaynağını olağan uyum süreçlerinde arıyor.
Yaygın yanlış"Zor bir çocukluk geçirip iyi olan kişi istisnai bir güce sahiptir."
Dayanıklılık araştırması bu tabloyu sık görülen bir sonuç olarak betimliyor. Masten 2001'de iyi gidişin çoğunlukla olağan uyum süreçlerinden doğduğunu savundu; bu, güçlüğün zararsız olduğu anlamına gelmiyor, yalnız sonucun baştan yazılmadığını gösteriyor.
Kanıtın sınırı
Bilanço, iki farklı türden bilginin karşılaştırılmasından çıkıyor ve bu karşılaştırmanın kendisinin de sınırları var. Freud'un tablosu yetişkin çözümlemelerinden geriye doğru kuruldu; gelişim psikolojisinin verisi çocukları ileriye doğru izliyor, ama çoğu zaman Freud'un kavramlarını ölçmüyor. Caspi ve arkadaşlarının ölçtüğü şey mizaç ve kişilik özellikleri, Werner'in izlediği şey yetişkinlikteki genel uyum; bir Oidipal çözümün ya da saplanmanın sonraki hayata etkisini ölçen bir çalışma bu derste yok, çünkü bu kavramlar ölçülebilir biçimde tanımlanmadı.
Kültür kanadında Morelli ve arkadaşlarının çalışması iki toplulukla, otuz iki aileyle sınırlı; çocukluk düzenlerinin dünyadaki çeşitliliği hakkında bir fikir veriyor, ama bu çeşitliliğin gelişime etkisini göstermiyor. Werner ile Masten'in dayandığı dayanıklılık tanımları çalışmadan çalışmaya değiştiği için oranlar tartışmalı. Türkiye'deki çocuklarla benzer uzunlamasına izlemelerin sayısı az, buradaki bulguların bu ülkenin farklı bölgelerine ve kuşaklarına nasıl taşınacağı açık bir soru olarak kalıyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Modül 1905'te cinselliğin çocukluğa doğru genişletilmesiyle açıldı ve bir bilançoyla kapanıyor. Freud tablosunu yetişkinlerin anlatılarından geriye doğru çizdi; gelişim psikolojisi aynı soruları çocukların peşinden yıllarca yürüyerek soruyor.
Ayakta kalanlar daha çok gözlemlerdi: çocuğun bedensel merakı, ilk bağların ağırlığı, hafızadaki erken boşluk. Elden geçen ise onları birbirine bağlayan şema oldu; beden bölgelerine dizilmiş evreler, hikâyeyi çocuklukta kapatan bir belirleyicilik ve tek bir şehrin orta sınıf evini insanlık sanan bir genelleme.
Uzun izlemeler erken eğilimle yetişkin kişilik arasında gerçek ama gevşek bir bağa işaret ediyor. Zor bir başlangıçtan iyi bir yetişkinliğe varmak beklenenden sık; bir bebeğin nerede uyuduğu bile topluluktan topluluğa değişiyor.
Sonraki derse köprü
Freud'un çocukluk tablosu bir gelişim anlatısıydı: dürtünün beden bölgeleri arasında yolculuğu ve bu yolculuğun izleri. 1920'lerin başında Freud ağırlık merkezini değiştirdi. Soru, çocukluğun nasıl geçtiğinden zihnin hangi parçalardan oluştuğuna ve bu parçaların birbiriyle nasıl çekiştiğine kaydı. Yeni modül, Zihnin yapısı, kaygı ve savunma, bu değişimi izliyor; ilk adımı olan M06-D01 Ego ve İd, Freud'un 1923'te önerdiği yapısal modeli ve id, ego ile süperego arasındaki ilişkileri açacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.