İçeriğe geç

M05-D09

Psikoseksüel kuram sınandı mı

Oral ve anal karakter iddialarını sınayan araştırmaları kanıt düzeyiyle değerlendirir.

Psikanaliz Akademisi — M05, Dürtü, cinsellik ve gelişim · 3.250 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 15 dk okuma · 22 dk dinleme

Temel Psikoloji Akademisi’nde: M12-D02

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Oral ve anal karakter tarifleri iki iddia taşır: bazı özelliklerin birlikte görüldüğü ve bunun bebeklikteki haz yazgısından doğduğu. İlki anketle, ikincisi uzun izlemle sınanır.

Sewell 1952'de çiftçi ailelerinin çocuklarında bebeklik disiplinleriyle sonraki uyum arasında ilişki bulmadı; köken iddiasının ilk riskli sınavı tutmadı.

Kline'ın ölçekleri anal ve oral özellik kümelerini faktör analizinde buldu; kümelenme bulgusu orta düzeyde destek gördü, anal üçlünün durumu yöntem açısından tartışmalı kaldı.

Bornstein'ın derlemesi bağımlılığı ölçülebilir bir örüntü olarak korudu, kökenini emzirmeden çekip ebeveynin aşırı koruyucu ve otoriter tutumuna taşıdı.

Emzirme ile yetişkin kişilik arasında büyük bir kohortta bulunan ilişkiler gözlemseldir ve saplanma mekanizmasını sınamaz.

Açılış sahnesi

Kırklareli'de, Babaeski yolu üzerindeki bir peynir mandırasının kalite laboratuvarında akşam vardiyası bitmek üzere. Burak buradaki kalite kontrol mühendisi; o gün gelen sütün yağ oranlarını bir tabloya geçiriyor, her partinin yanına numune saatini yazıyor. Tülay, kasabada on iki yıldır kendi kreşini işletiyor ve eşini almaya geldiğinde elinde bir velinin yazdığı mesaj var.

Mesajı okuyor: "Oğlum her şeyi sıraya diziyor, oyuncaklarını kimseyle paylaşmıyor. Tuvalet eğitimini erken mi yaptık? İnternette anal kişilik diye bir şey okudum."

Burak tablodan başını kaldırmıyor. "Bunu biri ölçmüş mü?"

"Neyi ölçecek?"

"İki şeyi," diyor Burak. "Düzenli olanlar gerçekten cimri ve inatçı da mı, bir. Öyleyse, bu tuvaletten mi geliyor, iki. Birincisini ölçmek kolay, sütün yağını ölçer gibi. İkincisi için çocuğu doğduğu günden yetişkin olana kadar izlemen gerekir."

Tülay mesajı cebine koyuyor. Veliye ne yazacağını bilmiyor; elinde bir kavram adı var, bir ölçüm yok.

Mandıra, kreş ve bu iki kişi gerçek bir kasabadan alınmadı, dersin sorusunu taşısınlar diye yazıldı. Burak'ın ayırdığı iki soru ise yirminci yüzyıl boyunca psikologların gerçekten sorduğu sorulardır ve iki soruya gelen cevaplar birbirine benzemiyor.

Bu derste ne olacak

M05-D03 oral ve anal evreyi Freud'un ve Abraham'ın metinlerinden okudu ve üçlünün gerçek insanlarda kümelenip kümelenmediği sorusunu bu derse havale etti. Önceki ders de psikoseksüel kuramın bir kolunun kanıt karşısında nasıl çözüldüğünü izledi (M05-D08). Burada aynı soru karakter tiplerine soruluyor.

Önce kuramdan sınanabilir iddiaları ayıklayacağız. Sonra bebeklik bakımıyla sonraki kişilik arasında ilişki arayan bir izlem çalışmasına, İngiltere'de kurulan karakter anketlerine ve Amerika'da oral bağımlılık üzerine yürüyen araştırma programına bakacağız. Her bulguya bir kanıt düzeyi vereceğiz ve bir iddianın yarısının desteklenip öbür yarısının desteklenmemesinin ne demek olduğunu göreceğiz.

Sıfır noktası

Freud'un 1908'de yazdığı ve Abraham'ın 1920'lerde genişlettiği karakter tarifleri iki ayrı iddiayı bir arada taşır. Birincisi bir betimlemedir: bazı insanlarda düzenlilik, tutumluluk ve inatçılık bir arada bulunur; bazılarında da iyimser bir bekleyiş ya da başkasına yaslanma eğilimi öne çıkar. İkincisi bir açıklamadır: bu kümeler bebeklikte ağız ve dışkılama bölgesine bağlanan hazzın yazgısından doğar.

Bu iki iddia farklı yöntemlerle sınanır. Kümelenme iddiası için bir grup yetişkine ölçek uygulamak ve özelliklerin birlikte değişip değişmediğine bakmak yeter. Köken iddiası ise çocukluktaki bakımın ölçülmesini, aynı çocukların yıllar sonra yeniden ölçülmesini ve aradaki bağın başka etkenlerden ayıklanmasını ister. Temel Psikoloji'de anlatılan boylamsal desen (M11-D01) bu ikinci işin aracıdır ve pahalıdır.

Yaygın yanlış"Psikoseksüel kuram sınandı ve tamamen çürütüldü."
Doğrusu

Bazı karakter kümeleri anketlerde bir arada çıktı ve bu bulgular tartışmalı da olsa yerinde duruyor. Kümelerin bebeklikteki emzirme ya da tuvalet eğitimiyle açıklanması ise yapılan çalışmalarda destek bulmadı.

Mekanizma

İddiayı ölçülebilir parçalara ayırmak

Freud'un evreler şeması bir laboratuvarda doğmadı; nevrozlu yetişkinlerin çözümlemesinden geriye doğru çıkarıldı ve Freud bunu açıkça yazdı (M05-D03). Kuramı dışarıdan sınamak isteyen psikologlar onu önce kendi diline çevirmek zorundaydı. M01-D06'da adı geçen Robert R. Sears'ın Social Science Research Council için 1943'te hazırladığı döküm, psikanalitik kavramlara dair nesnel çalışmaları bir araya getiren bu çeviri işinin ilk büyük envanteriydi.

Çeviri şu biçimi aldı: Freud'un "anal bölgeye bağlı hazzın yüceltilmesi" dediği şey gözlenemez; ama tuvalet eğitiminin ne zaman başladığı, ne kadar sert yürütüldüğü, bebeğin ne kadar emzirildiği sorulabilir. Kuram doğruysa bu bakım değişkenleri çocuğun sonraki kişiliğini bir ölçüde yordamalıdır. 1952'de sosyolog William H. Sewell bu mantıkla Freudcu iddiaları bir dizi sıfır hipotezi biçiminde sınadı.

Sewell'in çalışmasının önemi sonucu kadar biçiminden de gelir. Kuram burada riskli bir öngörü yapmak zorunda kaldı ve öngörü tutmadı. Ölçülen uyumun Freud'un karakter tiplerine denk düşmediği itirazı da haklıdır.

Üçlü bir arada mı: anketler ve faktörler

İngiliz psikolog Paul Kline 1960'ların sonundan itibaren anal ve oral özellikler için ölçekler kurdu, 1972'de bu literatürü Fact and Fantasy in Freudian Theory adlı kitabında derledi. Ölçeği Freud'un ve Abraham'ın betimlemelerinden yazıp başka kişilik testleriyle birlikte faktör analizine soktu (yöntem için Temel Psikoloji, M09-D10); soru, maddelerin tek bir boyut gibi birlikte değişip değişmediğiydi.

Kline'ın anal özellikler testi Ai3 adını taşıdı. 1969'da yayımlanan bir çalışmada test hem kurulup sınandı hem de Gana'da uygulandı: Ganalı öğrenciler İngiliz öğrencilerden anlamlı biçimde yüksek puan aldı ve Kline bu farkı Gana'daki eğitim sistemiyle açıkladı, tuvalet eğitimiyle açıklamadı. Aynı makale kişilik envanterlerini yabancı kültürlerde kullanmanın güçlüklerini de tartıştı. Yüksek bir puan ölçülebilir; nereden geldiği ayrı bir yorumdur.

Bir ölçeğin maddeleri Freud'un betimlemesinden yazıldıysa, maddelerin birlikte çıkması kısmen yazılış biçimlerinden gelebilir. "Eşyalarımı düzenli tutarım" ile "Para harcamakta zorlanırım" maddelerini aynı insanların onaylaması gerçek bir küme olabilir; aynı zamanda kendini dikkatli, tutumlu ve kararlı bir insan olarak sunma eğiliminin ortak bir ifadesi de olabilir. Öz bildirim bu iki okumayı ayırmayı güçleştirir.

Kline ayrıca saplanma iddiasının bir uzantısını sınadı. 1979'da yayımlanan kısa bir raporda 128 kişiye oral ve anal özellik testlerini bir nevrotiklik ölçeğiyle birlikte uyguladı ve psikoseksüel saplanmanın nevrotiklikle ilişkili olduğu hipotezinin desteklendiğini bildirdi. 1992'de Cooper, Lewis ve Kline, 142 üniversite öğrencisine aynı türden ölçekleri uygulayıp aşırı uçlardaki 26 kişiye, oral ya da anal çatışmayı uyandırmak için tasarlanmış resimleri çok kısa ve soluk gösterdi. Yüksek puanlıların algıladıklarını daha çok bozduğunu ve sonuçların anal erotizme karşı savunmalarla anal karakter arasındaki bağı desteklediğini yazdılar. İki çalışma da küçük örneklemli ve yorum, ölçekleri kuran ekibin kendi yorumu.

Yaygın yanlış"Bir ankette anal karakter puanı yüksek çıkan kişinin tuvalet eğitimi sert geçmiştir."
Doğrusu

Kline'ın ve başkalarının ölçekleri yetişkinin bugünkü özelliklerini ölçer, çocukluğunda ne yaşandığını ölçmez. Puanı yüksek bir kişinin bakım geçmişi hakkında bu puandan bir sonuç çıkarmanın dayanağı yok.

Ağız tarafı: iyimserlik, kötümserlik, bağımlılık

Abraham'ın oral karakteri iki yönlüydü: emme döneminin doyumla geçmesi iyimser bir bekleyişe, hayal kırıklığıyla geçmesi kötümser bir tutuma bağlanıyordu (M05-D03). Kline ve Storey bu ikiliği iki ayrı ölçeğe çevirdi.

Amerika'daki çizgi ölçme aracı bakımından farklı bir yoldan gitti. Joseph Masling ve arkadaşları 1960'ların sonunda Rorschach cevaplarını oral bağımlı içerik bakımından puanlayan bir yöntem yayımladı; Rorschach testi Temel Psikoloji'de tartışıldı (M12-D09). Bu puanlamanın kuramdan türetilen adı kalıcı oldu.

Robert F. Bornstein 1980'lerin ortasından itibaren bu ölçümle bir dizi çalışma yaptı. 1986'da 193 erkek üniversite öğrencisinde Rorschach oralite puanı yüksek olanların anneyi daha olumsuz betimlediğini buldu. 1990'da psikiyatri servisinde yatan hastalarla yapılan bir çalışma, yüksek oral bağımlılık puanlıların testlerde yardım arayan bir cevap tarzı benimsediğini ve bunun klinik ölçeklerdeki puanları şişirdiğini gösterdi; aynı çalışmada kalıp yargıların aksine kadınlar erkeklerden daha bağımlı çıkmadı. Bulgular ölçülebilir bir örüntüyü betimliyor, kökeni hakkında susuyor.

Köken sorusu: bakım mı, beslenme mi

Kümelenme iddiası bir ölçüde ayakta kaldıysa köken iddiası ne oldu? Bornstein 1992'de bağımlı kişilik üzerine gelişim, sosyal ve klinik psikoloji bulgularını toplayan bir derleme yayımladı. Derlemenin vardığı sonuç Abraham'ın şemasından belirgin biçimde ayrılıyordu.

Bağımlılık ölçülebilir bir örüntü, çocukluk da önemli bir etken olarak kaldı. Değişen, çocukluğun hangi yanının önemli olduğuydu: memede geçen ayların yerini ebeveynin çocuğun bağımsızlık denemelerine nasıl karşılık verdiği aldı. Freud'un çocukluğa verdiği ağırlık korundu, onun önerdiği mekanizma düştü. Bornstein 1996'da yayımladığı bir makalenin başlığında da bu dönüşü açıkça adlandırdı: oralitenin ötesine, nesne ilişkileri ve etkileşimci bir açıklamaya.

Yakın yıllarda emzirmenin kendisini büyük bir örneklemde inceleyen bir çalışma da yapıldı.

Bu kartı Abraham'a bir doğrulama gibi okumak cazip olabilir, çünkü iyimserlik emzirilenlerde daha yüksek çıktı. Abraham'ın öngörüsü ise bir saplanma mekanizmasına dayanıyordu. Emzirmenin ailedeki zaman, gelir, annenin sağlığı ve bağlanma örüntüsüyle birlikte gelmesi, aynı ilişkiyi psikoseksüel olmayan pek çok yolla açıklayabilir. Karıştırıcı değişken kavramı (Temel Psikoloji, M02-D03) tam burada iş görür.

Yaygın yanlış"Bebeğini emzirmeyen anne çocuğunu bağımlı bir yetişkin yapar."
Doğrusu

Bu cümle Abraham'ın şemasından türetilen bir sonuçtur. Bağımlılık üzerine derlenen bulgular kökeni beslenmede değil ebeveynin aşırı koruyucu ve otoriter tutumunda gösteriyor.

Usta katmanı

Okunan araştırmaların çoğu 1950 ile 1995 arasında yapıldı. Aynı dönemde düzen tutkusu ve katılık daha çok obsesif kompulsif kişilik örüntüsü başlığı altında incelenmeye başladı; Pollak'ın 1979'da Psychological Bulletin'de yayımlanan derlemesi bu başlığı taşır.

Bornstein 1995'teki bir derlemede bağımlılığın edilginlikle eş tutulmasının tarihsel kökenlerini izledi ve bağımlı kişilerin belirli koşullarda etkin, girişken davranışlar sergilediğini gösteren çalışmaları topladı. Psikanalitik gelenek içinde çalışan bir araştırmacının oral şemayı kendi eliyle bırakması, düzeltmenin içeriden de gelebildiğini gösteriyor.

Kitap boyunda değerlendirmeler de yapıldı. Seymour Fisher ve Roger P. Greenberg 1977'de Freud'un kuramlarının ve terapisinin bilimsel inanılırlığını, 1990'ların ortasında da aynı soruyu yeniden ele alan kitaplar yayımladı; Temel Psikoloji M12-D02'de kart olarak okunan Westen 1998 de bu çizginin geniş bir özetidir.

Yaygın yanlış"Psikoseksüel kuram yanlış çıktıysa çocukluk yetişkin kişiliği için önemsizdir."
Doğrusu

Sınanan iddia belirli bir mekanizmaydı: beslenme ve dışkılama bölgesine bağlanan hazzın yazgısı. O mekanizma destek bulmadı. Ebeveynin tutumunun, bağlanma ilişkisinin ve erken güçlüklerin sonraki gelişimle bağına dair araştırmalar ise geniş ve sürüyor; çocukluğun önemi başka gerekçelerle ayakta.

Kanıtın sınırı

Okunan araştırmaların hiçbiri Freud'un ya da Abraham'ın iddiasını kendi koşullarında sınamadı. Sewell'in çalışması çocukluk uyumunu ölçtü, yetişkin karakterini ölçmedi; Kline'ın ve Bornstein'ın çalışmaları yetişkinlerde kesitsel ölçüm yaptı ve çocukluğu hiç ölçmedi. Köken iddiasını gerçekten sınayacak bir tasarım, bebeklikteki beslenme ve tuvalet uygulamalarını doğumdan itibaren kaydeden, aynı kişilerin karakterini yetişkinlikte ölçen ve aradaki ilişkiyi ailenin genel tutumundan ayıran bir izlem çalışması olurdu.

Ölçeklerin kendisi de sınırlı. Kline'ın ölçeklerinin bulgularını aynı araştırma grubu üretti ve savundu; Hill'in eleştirisi gibi yöntem itirazları bütünüyle kapanmadı. Rorschach temelli oralite puanının geçerliği projektif testlerin genel tartışmasına bağlı. Örneklemler İngiliz ve Amerikan üniversite öğrencileri ile psikiyatri hastalarından geliyor; Gana çalışması, bir kültürde ölçülen farkın kolayca o kültürün eğitimine ya da ekonomisine bağlanabileceğini gösterdi. Sonuçların başka kültürlere taşınabileceği bugün tartışmaya açık.

Kendin dene

Aklında kalsın

Oral ve anal karakter tarifleri iki iddia taşır: bazı özelliklerin birlikte görüldüğü ve bunun bebeklikteki haz yazgısından doğduğu. İlki anketle, ikincisi uzun izlemle sınanır.

Sewell 1952'de çiftçi ailelerinin çocuklarında bebeklik disiplinleriyle sonraki uyum arasında ilişki bulmadı; köken iddiasının ilk riskli sınavı tutmadı.

Kline'ın ölçekleri anal ve oral özellik kümelerini faktör analizinde buldu; kümelenme bulgusu orta düzeyde destek gördü, anal üçlünün durumu yöntem açısından tartışmalı kaldı.

Bornstein'ın derlemesi bağımlılığı ölçülebilir bir örüntü olarak korudu, kökenini emzirmeden çekip ebeveynin aşırı koruyucu ve otoriter tutumuna taşıdı.

Emzirme ile yetişkin kişilik arasında büyük bir kohortta bulunan ilişkiler gözlemseldir ve saplanma mekanizmasını sınamaz.

Sonraki derse köprü

Elde kalan, çocukluğun önemine dair bir sezgi ile sınavdan geçemeyen bir mekanizma. Gelişim psikolojisi yirminci yüzyılın ikinci yarısında bu boşluğa kendi yöntemleriyle girdi; bebekleri doğrudan gözledi, çocukların ne zaman ne bildiğini deneyle ölçtü, bağlanmayı ve mizacı ayrı ayrı inceledi. Freud'un çocukluk tablosundan hangi parçaların bu yeni gözlemlerden sağ çıktığını ve hangilerinin düzeltildiğini, M05-D10 «Çocukluk ve gelişim: Freud'dan sonra» bir karşılaştırma olarak kuracak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.